Öncelikle yapısal dönüşümlere ağırlık verdik. Tarımsal desteklerdeki anlayış değişikliğinden planlı tarım uygulamalarına, etkin gıda güvenliğinden hayvancılıktaki çağdaş yöntemlere yoğunlaşmaya kadar bir dizi alanda rasyonel ve çağdaş üretim modellerini esas alan, ancak sosyal boyutu da ihmal etmeyen “ilkler”i hayata geçirdik. 2002 yılında 23,7 milyar dolar olan tarımsal milli gelirimiz, 2010 yılında 61,8 milyar dolara, tarım ürünleri ihracatımız da 4 milyar dolardan 12,7 milyar dolara yükseldi.