Seçme nükteler



Yüklə 1,3 Mb.
səhifə33/50
tarix28.07.2018
ölçüsü1,3 Mb.
#61439
1   ...   29   30   31   32   33   34   35   36   ...   50

66- BİZDEN BİRİ VAR


Kurtlar tepede toplanıp, vadide ki sürüyü süzüyorlarmış;

—Çoban uyumuş! Niçin sürüye dalmıyorsunuz. Şu uyuyan çobandan mı korkuyorsunuz?” diye sormuşlar.

Kurtlar köpeği göstererek;

—Esas bizi engelleyen bizden biri var” demişler.



67- DELİKLİ ŞİİR


Cep delik cepken delik,

Kol delik, mintan delik,

Yen delik kaftan delik,

Kevgir misin be kardeşlik.123 (Orhan Veli)



68- EŞEKNAME


Merzifonlu bir edip Hamamizade İhsan’a şöyle der;

—Bir eşek kitabı yazmak istiyorum. Siz Hamsiname yazdınız. Ben de eşek name yazamaz mıyım sanki?

Cevap;

—Pekâlâ yazarsınız! Benim öz yurdumdan çok hamsi çıkar, Hamsiname yazdım. Sizinkinden de çok eşek çıkınca neden yazmayasınız?124



69- KOVDUM ONU


Necip Fazıl ile Osman Yüksel Serdengeçti Malatya tren istasyonunda bekliyorlarmış. Necip Fazıl trene binip İstanbul’a gitmek isterken, sohbete dalmışlar ve tren hareket etmiş.

Osman Yüksel;

—Üstat! Treni kaçırdın” demiş.

Necip Fazıl;

—Hayır, kovdum onu.125

70- GEÇ YİĞİDİM GEÇ


Bir gün Nasrettin Hoca, mezarlıkta dolaşıyormuş. Koskoca bir köpeğin mezarlardan birine pislediğini görünce, elindeki sopa ile hayvanın üzerine yürümüş. Ancak köpek, ağzını açıp hırlayarak hocaya saldırıvermiş. Hoca bakmış ki iş ciddi, kurtuluş yok, hemen kendisini toparlayıp geri çekilmiş ve köpeğe yol vermiş;

—Geç yiğidim geç” demiş.126



71- İPE UN SERMİŞLER


Bir komşusu hocadan çamaşır ipi istemiş;

—Hocam ipimiz yetişmedi. Sizin ipi verseniz de işimiz biter bitmez getirsek” demiş.

Hoca ipi vermek istemediği için, biraz duraklar. Adam ısrarla yalvarmaya devam edince, hoca;

—Hele içeri bir bakayım” demiş.

Tekrar dışarı çıkınca;

—Ne yazık ki mümkün değil!

Komşusu;

—Aman hocam bu kadar da muhannet olma. Bir ipten ne çıkar” deyince;

Hoca;

—Olmaz çünkü ipe un sermişler.



—Hiç ipe un serilir mi?

Hoca sırnaşık komşusundan bir an önce yakasını kurtarmak için;

—Canım! Uzun etme! İnsanın vermeye gönlü olmayınca elbette serilir.127

72- DOSTLAR ALIŞ VERİŞTE GÖRSÜN


Nasrettin Hoca dokuzunu bir akçeye aldığı yumurtaların, pazarda onunu bir akçeye satmaya başlayınca bu tuhaf alış verişi görenler;

—Hocam! Bu zahmete ne lüzum var? Bu iş anlaşılır şey değil” derler.

Hoca onlara şu cevabı vermiş;

—“Siz anlamazsınız bunu! Zarar da kârdan sayılır. Dostlar alış verişte görsünler yeter.”128



73- AH GENÇLİK


Hoca bir gün, oldukça iri ve huysuz bir ata binmek isterse de bir türlü binemez. Başlar başını sallamaya;

—Hey gidi gençlik hey! Anlaşılan artık ihtiyarlamışız!” der ve şöyle etrafına bir bakındıktan sonra kimsenin olmadığını görünce, kendi kendine söylenir;

—Gençliğini de gördük! Gençliğinde de bir matah değildin ya!129

74- SUBAŞININ EŞEĞİ


Eşeği kaybolan subaşı, etrafına;

—Çabuk benim eşeğimi bulun” diyerek âdeta ateş püskürmeye başlamış. Herkesi bir telaş, korkudur almış. Eşeği aramak için dört bir yana dağılan Akşehirliler, dağ yolunda hocaya rastlayınca;

—Aman hocam! Sen de bize yardım et! Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala!” demişler.

Hoca da “peki” demiş ve türkü söyleye söyleye yoluna devam etmiş. Karşısına çıkan bir köylü;

—Hocam! Böyle türkü söyleyerek nereye gidersin?” deyince, hoca;

—Subaşının eşeği kaybolmuş da onu arıyorum” demiş.

Adam yine sormuş;

—Hocam! Peki, ama böyle türkü söyleyerek eşek aranır mı?

Hoca;

—El elin eşeğini ancak böyle türkü söyleyerek arar evlat” demiş.



75- İLK BAKIŞTA MI GÖRECEKSİN?


Adamın birisi akıl hastanesini gezmeye gitmiş. Bakmış ki deliler kapıdaki delikten içeriye bakıyorlar. Bakan tekrar sıraya geçiyor. Yine bakıyor ve bu olay durmadan tekrar ediliyor.

Adam çok merak etmiş! O da sıraya girmiş. Sıra kendisine geldiğinde eğilip kapının deliğinden o da bakmış! Bakmış bakmasına da hiçbir şey görememiş.

Delinin birini durdurup sormuş;

—Yahu ben hiçbir şey göremedim. Siz durmadan sıraya bakıyorsunuz! Ne görüyorsunuz?” diye sormuş.

Delinin tepesi atmış;

—Biz iki yıldır bakıyoruz, bir şey göremiyoruz. Sen ilk bakışta mı göreceksin.



76- NE İŞ YAPARSIN?


Herkesin acısına, sevincine ortak olmaya çalışan, adeta kendini topluma adayan iyiliksever birisine sormuşlar;

—Arkadaş! Her mecliste seni görüyoruz. Ne iş yaparsın?

Adam bir tekerleme ile kendini tanıtmış;

—Ne iş olacak! Anlayacağınız ben hanımı ölenin ağıtçısı, kocası ölenin öğütçüsüyüm” der.



77- SEN BEĞENDİN BEN TAKTIM


Nasrettin Hoca, bir gün eşeğini kıra otlatmaya götürmüş. Eşek bu ya, taze, yeşil otlar dururken burnunu gübre yığınına sokup bir türlü ayrılmıyormuş. Bunu gören hoca, yem torbasına gübreleri doldurduğu gibi geri dönmüş.

Akşamüzeri yem verme zamanı gelince, gübre torbasını hayvanın boğazına takmış. Eşek huysuzlaşarak, boynundaki torbayı atmaya çabalayınca Hoca;



Aksi hayvan! Neden yemiyorsun. Kırda sen kokladın, sen beğendin. Bende topladım bunları!” demiş.130

78- NE ZAMAN EMEKLİ OLACAKSIN?


Yıllarca memurluk yapan birisine sormuşlar;

—Ne zaman emekli olacaksınız?

Yaşlı memur şöyle cevap vermiş;

—Meyveler üç kısımdır;



Birincisi çürük meyvelerdir, ağacın dibine düşer,

İkincisi olgunlaşan meyveler, tek tek elle toplanır,

Üçüncüsü ise fidanların, dalların ucunda kalanlardır ki, ancak sırıkla düşürülebilir. Biz artık dalların ucunda kalıp sırıkla, zorla düşürüleceklerdeniz” demiş.


Yüklə 1,3 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   29   30   31   32   33   34   35   36   ...   50




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin