Seçme nükteler


- HERŞEYE BURNUNU SOKMAZDI



Yüklə 1,3 Mb.
səhifə27/50
tarix28.07.2018
ölçüsü1,3 Mb.
#61439
1   ...   23   24   25   26   27   28   29   30   ...   50

52- HERŞEYE BURNUNU SOKMAZDI


Afacan çocuk elinde bir kutu şekerle parka gitmiş ve bir banka oturmuş. Etrafı seyrederken şekerleri ardı ardına ağzına atıyormuş. Yanında oturan yaşlı adam çocuğa bakmış ve;

—Evladım şeker tatlıdır ama fazlası zararlıdır. Hem dişlerin çürür hem yüzünde sivilce çıkar, üstelik bir de şişmanlatır’’ demiş.

İhtiyarın sözleri pek hoşuna gitmeyen çocuk adama dönmüş;

—Benim dedem yüz yedi yaşına kadar yaşadı’’ demiş.

Adam:’’Yaa!’’ demiş. ’’Yani deden de mi çok şeker yerdi’’ demiş. Çoçuk

—Hayır dedem her şeye burnunu sokmazdı’’demiş



53- İKİYÜZLÜLERİ SEVER OLDUM


İman, samimiyet ve dürüstlük abidesi Mehmet Akif, sağlam karakterli olmayan ikiyüzlü insanlara çok kızardı. Bir gün Mithat Cemal’e şöyle bir itirafta bulundu;

—İkiyüzlüleri bile artık sever oldum. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım.102


54- GERÇEK DOSTUN ÖLÜMÜ!


Toplumda sözü sohbeti dinlenen, hiçbir sözüne karşı çıkılmayan bir âlim varmış.

Yalnız İshak isimli bir adam, bu âlimin fikirlerine karşı çıkmaktan ve onunla ters düşmekten çekinmezmiş.

İshak vefat edince, âlim çok üzülmüş.

Halk;


—“Üstad! Neden bu kadar üzgünsün? O, her söylediğini eleştirirdi” demişler.

Âlim;


—“Şu anda Cennete doğru kanat çırpan bu arkadaşım için üzülmüyorum. Herkes beni hayran hayran dinlerken, O mertçe hatalarımı yüzüme vuruyor ve beni kendimi geliştirmeye zorluyordu. Şimdi O yanımda yokken kendimi geliştirememekten korkuyor ve üzülüyorum”103 cevabını vermiş.

●“Dostun sana dost olup doğruyu söyleyendir,



Yoksa sana güzel gözükmek için sürekli seni tasdik eden değildir.

(Sadîkuke men sadakake, lâ men saddâke)
Dost odur ki, sana doğrusun diye

Dost değildir sana ‘Doğrusun’ diye. Lâ edri104

55- ADAM OLAMAZSIN!


Fakir bir adam varını yoğunu harcayarak biricik oğluna yüksek tahsil yaptırmış. Bir taraftan da ona başarılı olması için bir takım öğütlerde bulunmuş. Ancak haylaz ve dik başlı oğlunda bütün bu çabalara rağmen umduğu olumlu gelişmeyi göremeyince üzüntü ile ona dönerek;

_Oğlum! Bu gidişle adam olamazsın. Ben elimden geleni yaptım. Artık bundan sonra ne halin varsa gör” diyerek sitemde bulunmuş.

Gün olmuş zaman geçmiş, bir memlekette Vali olmuş. Ancak babasının sitemkâr sözünü de unutmamış. Hemen maiyetine emir vererek;

—Falan adreste oturan şu ihtiyarı derhal huzuruma getirin” demiş ve neticede babasını huzuruna çıkartmış. Mağrur bir eda ile;

—Baba, baba! Hatırlar mısın? Bana sen adam olamazsın diyordun. Bak görüyorsun okudum, çalıştım ve bu makama yükseldim” demiş.

İhtiyar baba oğlunun yüzüne manalı manalı bakarak;

—Oğul oğul! Ben sana vali olamazsın demedim. Ben sana bu gidişle adam akıllı adam olamazsın dedim.

Düşün bir kerre! İnsan yaşlı başlı, saçlı sakallı bir piri fani olmuş babasını suçluyu celp eder gibi tâ ayağına kadar getirtir mi?” deyince hatasını anlayan evlat babasının ellerine sarılıp öperek ondan özür dilemiş.


Babanızı köle pazarında köle olarak satılıyor görseniz ve onu satın alarak hürriyetine kavuştursanız yinede babalık hakkını ödeyemezsiniz”105

(Hadis-i Şerif)
“Oğlana devlet gerekse, ana-babaya hürmet eyleye”

“Ana-baba bedduası alan onmaz”

(Atasözü)

56-YANIMDA SIFIRSIN


Necip Fazıl’ı sevmeyen bir yazar O’nu küçümsemek için bir yazısında O’na;

—Sen benim nazarımda sıfırsın” demiş.

Üstat Necip Fazıl ise ona karşılık verirken;

—Sen de benim yanımda çift sıfırsın” cevabını kondurmuş.



57-NEREDE?


Bahçeye uğrayan adam, bostancıya eşeğin boynundaki çıngırağın niçin takıldığını merak ederek sorar.

Bostancı:

—Eşeğin yürüyüp yürümediğini onunla anlıyorum. Eşek hareket ederse çıngırağın sesi duyulur. Durursa ses kesilir. Hemen eşeği tekrar yürütürüm” der.

Yolcu:


—Ya eşek durduğu yerde başını devamlı sallarsa?” deyince Bostancı:

—Aman efendim! Sizin gibi akıllısını nereden bulalım” demiş.




IV. BÖLÜM

MUHTELİF KONULARLA İLGİLİ NÜKTELER



1- BARUT YOK


Karşıdaki düşman hedeflerini gözetleyen komutan, siperdeki askeri uyarmış;

—“Evladım, karşında düşman gözüküyor. Niye silahını ateşlemiyorsun?”

Asker;

—“Komutanım! Ateşlemesine ateşleyeceğim ama on tane eksiğim var.”



Komutan;

—“Say bakalım evladım.”

Asker saymaya başlamış;

—“Bir, barut yok” deyince komutan;

—“Gerisini saymana hacet kalmadı evladım” demiş.

2- BİR KULP TAKARLAR


Köylünün birisi kulpsuz bir tencere almış, götürüyormuş. Görenler;

—“Bunu nasıl ocağa koyup da yemek pişireceksin” diye sormuşlar.



Köylü demiş ki;

—“Siz hiç merak etmeyin, falan yerden geçerken bir kulp takarlar”.



3- ÖĞRETMENİMİZİN TUVALETE GİDESİ GELMİŞ


Öğretmen, ders esnasında sık sık “öğretmenim tuvalete geldi” diyerek dersi bölen öğrencilerine bir çözüm öğretmiş;

—Tuvalete gitmek isteyen bunu söyleyerek dersi bölmesin. Ancak iki parmağını kaldırırsa ben anlarım. Onu tuvalete gönderirim. Hem de diğer arkadaşları bunu bilmemiş olur” demiş.

Bu ikazdan sonra tuvaleti gelen minik öğrenciler iki parmağını kaldırarak izin alır ve ihtiyaçlarını giderirlermiş.

Bir gün okula müfettiş gelmiş ve sınıfa girerek öğrencinin birine;

—Yavrum beş elmamız vardı; üçünü öğretmenimizle yedik. Geriye kaç elma kaldı” diye sormuş.

Müfettişi görünce heyecanlanan ve adeta dili tutulan öğrenci cevabı veremeyince, müfettişin peşinde dolaşan uzun boylu öğretmen öğrenciye kopya vermek için iki parmağını hafifçe kaldırarak işaret etmiş. Hemen başka sıralardan bir öğrenci parmak kaldırarak;

—Müfettişim! Müfettişim!

—Söyle yavrum. Ne diyeceksin?

Ayağa kalkan öğrenci;

—Öğretmenimizin tuvalete gidesi gelmiş” demiş.




Yüklə 1,3 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   23   24   25   26   27   28   29   30   ...   50




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin