37:20 Ama kötüler yıkıma uğrayacaklardır. Bütün mezmur boyunca bu ölüm çanları Rab’bin düşmanları için çalar. Onlar; kötüler, kötülük işleyenler, işleri yolunda olanlar, fesat düzenleyenler, Rab’bin düşmanları, Rab tarafından lanetlenenler, kötülük çocukları ve günahkârlar olarak adlandırılırlar. “Kötü” sözcüğü bu mezmurda on dört kez geçer ve mezmurun temel düşüncesini inşa eder.
Rab’bin düşmanları kır çiçekleri gibi kuruyup gidecekler, duman gibi dağılıp yok olacaklardır.
37:21 Kötüler ödünç alır, geri vermezler. Bunun anlamı ya borçlarına sadık kalmamaları ya da borçlarını ödememeleridir. Ama paraları olmasına rağmen neden geri ödememektedirler? Çünkü daima gereğinden fazla isterler. Para konusunda açgözlüdürler. Kaybettiklerinde, kayıplarını karşılamak için borç alırlar. Ali’nin borcunu kapatmak için Veli’den borç alırlar. Yaşamları borç üzerine kuruludur. Aksilikler geldiğinde, dağılan servetlerini toparlama konusunda umutsuzluğa kapılırlar. Sahte zenginliklerinin altında, ekonomik bir karmaşa yatar.
Doğru kişi genellikle bolluk içinde olmasa da, çok cömerttir, daima vermenin almaktan daha büyük bir mutluluk olduğunu düşünür. Eğer bir imanlı gerçekten vermek isterse, verebilmesi için kendisine her zaman kaynak sağlanacağı kanıtlanmıştır. Pavlus da aynı şeyi öğretmiştir:
Her zaman, her yönden, her şeye yeterli ölçüde sahip olarak her iyi işe cömertçe katkıda bulunabilmeniz için, Tanrı her nimeti size bol bol sağlayacak güçtedir (2Ko.9:8).
37:22Doğrunun ve kötünün durumu, Rab’le olan ilişkilerine bağlıdır. İman aracılığıyla aklanmış olanlar Rab tarafından kutsanırlar; ülkeye sahip olacaklardır. Tanrı’nın kurtarış önerisini reddedenler, kendilerini kimsenin imrenmeyeceği bir konum olan, Tanrı’nın laneti altına sokarlar.
37:23,24 Tanrı kendisiyle paydaşlık içinde yaşayan insanın yollarını düzenler. Kendisini hoşnut edenleri destekler. Böyle bir insan denenmelerden geçebilir, sıkıntılar yaşayabilir, ama onların içinde kaybolmaz. Çünkü Rab güvenle onun elinden tutmaktadır. Doğru kişinin günaha düştüğü de gerçektir; her ne kadar bu ayetin işaret ettiği düşme biçimi belirtilmemişse de, Rab tarafından terk edilmeyecektir.