Soruşturma evraki incelendi


ŞÜPHELİLERİN BEYANLARI EYLEM VE SUÇA İLİŞKİN DELİLLER



Yüklə 1,62 Mb.
səhifə19/27
tarix03.05.2018
ölçüsü1,62 Mb.
#49955
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   ...   27

ŞÜPHELİLERİN BEYANLARI EYLEM VE SUÇA İLİŞKİN DELİLLER

1-) ŞÜPHELİ MEHMET BARANSU
Soruşturmamıza konu devletin güvenliğine ilişkin devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları 1. ordu karargahı kozmik odasında 'çok gizli ' ibaresiyle çok iyi korunan yerden örgütün TSK da bulunan üyeleri tarafından örgütün önemli üyelerinden biri olduğu açık kaynaklardan,kendi yazışmalarından ve örgüt lehine faaliyetlerinden anlaşılan hakkında yakalama kararı bulunan TUNCAY OPÇİN tarafından yine FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu,ESRA KONURun ayrıntılı beyanları yine HANEFİ AVCI 'nın MEHMET BARANSU ile yaptığı görüşmeye ilişkin ses kaydının çözümü,HANİFİ AVCI 'nın cumhuriyet bassavcılıgının beyanları,HTS raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Şüpheli kaçak TUNCAY OPÇİN ve MEHMET BARANSU 'nun sürekli görüştükleri görüşmelerinde gizliliğe önem verdikleri bu amaçla farklı telefon ve hat kullandıkları gizli mekanlar seçtikleri daha çok geceleyin görüşmeye çalıştıkları soruşturmamıza konu döküman ve cdlerin MEHMET BARANSU tarafından teslim edildiği günlerde de görüştükleri bu amaçla bir araya geldikleri, hattta içinde cumhuriyet bassavcılıgımza teslım edılen cd ve dokumanlar bulunan valizin tesliminden önce de taraf gazetesine teslim edilen dvd ve cd lerinde kaçak şüpheli TUNCAY OPÇİN tarafından MEHMET BARANSU ya getirildiği taraf gazetesinden yapılan haberlerden sonra oluşan çelişkiyi gidermek amacıyla ve cd lerde ki bilgilerin doğruluğunu kanıtlamak amacıyla şüpheli YILDIRAY OĞUR la bir araya geldiği cd lerdeki bilgileri savunduğu HTS kayıtlarına göre şüpheli taraf gazetesinin olduğu bölgede MEHMET BARANSU ile görüşmelerinin olduğu ayrıca taraf gazetesi ile temas da bulunduğu anlaşılmıştır bu husus şüpheli beyanları HTS kayıtları,şüpheliler MEHMET BARANSU,YILDIRAY OĞUR un beyanları ve açık kaynaklarda ki yazışmalarındanda açıkca anlaşılmaktadır.


Yukarıda özellikleri belirtilen FETÖ/PDY örgütünün üyesi olduğu anlaşılan TUNCAY OPÇİN ve MEHMET BARANSU nun yine TSK da bulunan örgüt üyesi marifetiyle 1.ordu karargahında bulunan 'çok gizli' ibareli yüksek korunmaya tabi devletin güvenliğine veya iç ve ya dış siyasal yararlarına ilişkin belge,vesikaları ele geçirerek örgütün amacı doğrultusunda kullanmaya çalıştıkları bu amaçla taraf gazetesinde çalışan MEHMET BARANSU nun çalıştığı gazeteyi kullanarak faaliyetleerini yürttüğü devletin güvenliğine ilişkin 'çok gizli' içerikli bilgilere vakıf olduğu hatta askeri savcılıkta alınan beyanında bu gizli bilgilerin orjinallerini de imha ettiğini belirtmiştir

Şüpheli Mehmet BARANSU'nun Karakuvvetleri Komutanlığı, 1 İnci Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 2014/474 esas ve 2010/59 sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair kararındaki beyanı;
Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet BARANSU; Soruşturma konusu belgeler ilk önce bana bavulla birlikte gelmişti, bavuldan bana orjinallerini gösterdi, sonra taranmış 3 adet DVD ve 1 adet CD'sini verdi, bavulla getirmemin sebebi orijinal olduklarını gör ve emin ol şeklinde konuştu, ben belgelere göz gezdirdim, el yazılı belgeleri inceledim, konuşma kasetlerine baktım, Dvd'lere baktım doğruluğuna kanaat getirerek 3 adet DVD ve 1 adet CD yi kendisinden aldım. Ancak bundan önce bavulun içinde Orijinal belgelerle birlikte CD ler ve kasetler vardı. Ben ilk etapta 3 adet DVD ile 1 adet CD yi aldım. Bunları da gazete içinde inceledik. Bazı belgelerin çıktısını aldım. Tarama işlemi yaptık. Belgeleri getiren şahıs bavulu alıp gitti, biz DVD ve CD içerisindeki bazı belgeleri yayınlayıp akabinde savcılık isteyince bunları savcılığa teslim ettik. Askeri savcılığıda birer suretini verdik. Yaklaşık 9 gün sonra sabahleyin tekrar benimle irtibata geçti, bana işyerine yakın bir yerde bavulun içindeki tüm Orijinal belgeleri teslim etti. Ben bavulu alıp gazeteye geldim. Savcı Bilal BAYRAKTAR'ı aradım. Bana polis gönderdiler, polisle birlikte bavulu savcılığa teslim ettik. Savcılık aşamasında belgelerin parmak izine bakıldı, önce bavuldaki parmak izinin, daha sonra bavulun içerisindeki belgelerdeki parmak izinin incelenmesine başlanıldı, bavulun içerisinde 19 adet CD vardı. CD ler üzerinde yazılar vardı. 10 adet ses kaydının bulunduğu kasetler vardı. Kasetlerin çözümlenmesi CD içerisinde hazırdı. Bu şekilde gelmişti. Biz çözümlemeyi yapmadık. Ancak kasetleri dinlemiştik. Bu arada çocuğum yoğun bakımda olduğu için çözümleme işini hatırlamıyorum. Bu konuda net bir bilgim yoktur. Bizim için önemli olan belgelerin Orijinal olup olmadığıydı. Muhbirin kimliğini önemsemiyordum. Ancak konuşmalarımızda bana emekli olduğundan bahsetmişti. Bana kendi kimliği ile ilgili bilgide vermek istemiyordu. Ancak 2003 yılında görevli olduğunu 2006-2007 gibi de emekli olduğunu tahmin etmiştim. Ancak bundan emin değilim. Belkide yalan söylüyordu. Halen görevde olan bir personel görüntüsü yoktu. Tıraşı görünümü emekli bir kişiye benziyordu. Saçları uzundu. Mavi klasörlerin içerisinde belgeler, fotoğraf albümü gibi bir şey ayrıca naylon föylerin içerisinde evraklar vardı. DVD leri incelediğimde bazı Orijinal belgelerin eksik olarak tarandığını gördüm. Biz genel olarak hangi bilgisayardan çıktığını görünce bunların 2003 yılındaki toplantı da dosyalar halinde getirildiğini ve muhafaza edildiğini kanaat edindik. Ayrıca içinde çok gizli belgeler olduğu için bunları imha ettik. Çünkü bunların sorumluluk doğuracağını bildiğimiz için savcılığa teslim ettikten sonra bunları imha etmiştik demiştir.
Şüpheli Mehmet BARANSU'nun 05/04/2011 tarihinde CMK'nun 250 Mad.Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde;

Üzerine atılı suçlamayı ve yasal haklarını anladığını hazır olan müdafii ile birlikte savunmasını yapacağını beyan eden şüpheliye soruldu;Ben Kadıköy yönetim yeri adresli Taraf gazetesinde muhabir ve yazar olarak çalışırım. Soruşturmaya konu belgeler haberin ilk yayın tarihinden 1 yada 2 gün önce bana ulaştı. Gazete dışında bulunduğum sırada önceden tanımadığım bir şahıs yanıma yaklaştı. Haberlerimi takip ettiğini, kendisinin emekli asker olduğunu, elinde önemli belgeler olduğunu söyledi. Yanında bir bavul taşıyordu. Bunun üzerine bir kafeteryada bu şahısla oturduk. Bana elindeki belgelerin çok önemli olduğunu, bunun yapacağım en önemli haber olacağını söyledi. Bana yanında taşıdığı bavulda bulunan çok önemli belgeleri tarayarak DVD'lere aktardığını söyleyipL 4 adet DVD teslim etti. Bu arada bavulda bulunan orjinal belgeleri de bavulu açmak suretiyle baña gösterdi. Ben emin olmak için orjinal belgeleri kısa bir süreyle kontrol ettim. Belgelerin önemli bir bölümü imzalı, orjinal belgelerdi. Ayrıca bir takip faks yazışmalar vardı. CD'ler ve kasetlerde bavul içersindeydi. Şahıstan bana verdiği 4 adet CD yada DVD'yi alıp kendisinden ayrıldım. Eşgal hafızam iyi olmadığı için şahsın ayrıntılı eşgalini veremem. Ancak, şahıs bana emekli asker olduğunu söylemişti Esmer tenli,bıyıksız, orta boylu bir şahıstı ancak yaşını tahmin edemiyorum. Belirgin bir şivesi de yoktu. Bana konuşmamız sırasında 1. ordudaki görevinden sonra Ankara'ya atandığını oradanda emekli olduğunu söylemişti. Ancak çok ayrıntı vermedi. Bu nedenle açık kimlik bilgilerini yada adresini bilmiyorum. Tanımadığım bu şahıstan aldığım elektronik materyeli hemen gazeteye götürdüm. Gazetenin yazı işleri kadrosuyla birlikte elektronik mataryeli inceledik. Bazı belgelerin çıktılarını aldık. Haber değeri taşıdığını düşündüğümüzden bazı belgeleri yayına hazır hale getirdik. Yaptığımız değerlendirme sonucu bunları gazetede yayınlamaya karar verdik. Zaten bu belgeler bize ulaşmadan da tüm medya camiası 2003 yılı içersinde 1. Orduda bir darbe hazırlığı olduğunu ve bu yönde planlar yapıldığını biliyordu. Kamuoyu medyaya yansıyan MIT Müsteşarı Şensal ATASAGUN 'un beyanları, Mustafa BALBAY'ın günlükleri ve aynı dönemlerde Aktüel dergisinin 1. Ordu Komutanı Çetin DOGAN'ın komutası altındaki birliklere çektiği yazılı emirleri yayınlaması nedeniyle darbe hazırlıklarından haberdardı. Bu doğrultuda tarafıma ulaştırılan elektronik ortamdaki belgelerle bunu teyit etmiş olduğumuz için haber yapmaya karar verdik. Bu şekilde 20-26 Ocak 2010 tarihleri arasında bahse konu belgelerin bir kısmını yayınladım. Daha sonraki tarihlerde de aynı konuda pek çok haber yaptım. Ancak, şunu özellikle belirtmek istiyorum. Gazetede yayınladığımız belgelerin hiç biri gizli belge değildi. Konusu suç teşkil eden belgeleri yayınladık. Belgeleri yayma hazırlarken devletin iç ve dış siyasal güvenliği açısından gizli olduğunu düşündüğümüz hiç bir belgeyi yayınlamadım. Örneğin bazı askeri birliklere ilişkin bilgileri içeren belgeleri keza 2002 yılında düzenlenen gerçek harp seminerine ilişkin belgelerin hiç birini yayınlamadık. Yayma başladıktan 3-4 gün sonra yapılan bir başvuru üzerine soruşturma başlatıldığını öğrendim. Aynı gün adliyeye geldim. Suç duyurusunda bulunan grubun içersinde bir arkadaşım vardı. Kendisiyle görüştüğümüz sırada Başsavcı Vekili Turan ÇOLAKKADI'yla karşılaştık. Turan bey, şikayet dilekçesi üzerine soruşturmaya başlandığını, resmi yazıyla elimde bulunan belgeleri isteyeceklerini, ancak süreci hızlandırmak için mümkünse elimde bulunan belgeleri getirmemi istedi. Bende aynı gün habere konu 4 adet DVD'yi getirip tutanakla teslim ettim. 29.01.2010 tarihinde kullandığım otomobil ile çalıştığım gazeteye giderken bana soruşturmaya konu belgeleri elektronik ortamda teslim eden şahsı gördüm. Kendisiyle göz teması kurduk. Arabayı park edip şahısla buluştum. Bana yanında bulunan bavulu göstererek belgelerin oıjinallerini teslim etmek istediğini söyledi. Bende şahsın elinde bulunan bavulu aldım. Şahıstan ayrılıp tekbaşıma gazeteye gittim. Bavulla birlikte gazete binasına çıktım. Daha sonra soruşturmayı yürüttüğünü bildiğim Cumhuriyet Savcısını arayıp kendisine teslim etmem gereken bir emanet olduğunu söyledim. Belgelerin önemli olduğunu, güvenlik açısından tek başıma getirmemin sakıncalı olacağını söyledim. Kendisine ancak, bir polis ekibiyle birlikte emaneti getirebileceğimi belirttim. Bunun üzerine soruşturmayı yürüten savcı Bilal Bey, hemen bir ekip göndereceğini söyledi. Teslim edeceğim bavul içersinde orjinal belgeler bulunduğundan yolda herhangi bir şekilde başıma birşey gelir ve belgeler kaybolursa haklılığımı ispat edemeyeceğimi düşündüğümden özellikle bir ekip görevlendirilmesini istedim. Ç. Savcısıyla görüştükten sonra gazetede bavulu açıp tekrar kontrol ettim. Belgelerin orj inal belgeler olduğunu gördüm. Hatta, bir bölümünün fotoğraflarını çektim. Daha sonra gazeteye gelen güvenlik görevlileriyle birlikte adliyeye gelip bahse konu belgelerin bulunduğu bavulu soruşturmayı yürüten C. Savcısına tutanakla teslim ettim. Daha sonraki süreçte bilindiği üzere Balyoz soruşturması olarak adlandırılan soruşturma yürütülüp ilgililer hakkında kamu davası açıldı.
Soruldu; Belgeleri bana teslim eden şahısla herhangi bir şekilde telefon görüşmesi yapmadım.

Soruldu; 0543 500 54 74 nolu hattı kullandığım doğrudur. Ancak, yukarıda belirttiğim gibi bana belgeleri teslim eden şahısla hiç telefon bağlantısı kurmadık. Kamuoyunda bilinen bir muhabir olduğu için pekçok kişi tarafından aranınm. Çeşitli konularda bana bilgi verilir. Önemli gördüğüm hususları araştırır haber değeri taşıyanları yayınlarım.


Soruldu; Tuncay OPÇİN gazetecidir. Kendisiyle görüşürüz.

Tanımam. Tuncay'ın bir akrabası olabilir. Aynı dönem içersinde yeni doğan çocuğum kalp rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olmuştu. Hastanede yoğun bakımda kalıyordu. Bu nedenle pek çok dostum ve arkadanım beni telefonla aramıştı. Görüşmelerin çoğu buna ilişkindir. Yukarıda belirttiğim hat dışında başkada bir hat kullanmadım. Ayrıca tespit edilen hatlar kullanıcıları dışında bir başkasının adına da kayıtlı olabilir. Bu nedenle sorduğunuz isimleri çoğunu tanımıyorum. Kullandığım telefon numarası ilgili GSM operatöründe gizli kalması yönünde bir başvuru olmadığından rahatlıkla tespit edilebilen bir numaraydı. Bu nedenle beni tanımayan insanlarda bana rahatlıkla ulaşabiliyordu. Ayrıca, basın sektöründe çalışan pek çok insanda da telefon numaram vardır.

Soruldu, Yıldıray OGUR çalıştığım gazetede yazı işleri müdürüdür. Adnan DEMİR sorumlu yazı işleri müdürüdür. Yasemin ÇONGAR genel yayın yönetmen yardımcısıdır. Ahmet ALTAN'da çalıştığım gazetenin genel yayın yönetmenidir. Bahsettiğiniz şikayet dilekçesinde isnat olunan suçları kabul etmiyorum. Tekrar devlet güvenliğine ilişkin gizli belgeleri yayınlamadığımı belirtmek isterim. Bana ulaşan belgelerden sadece konusu suç teşkil eden askeri darbe planlarına ilişkin belgeleri açıkladım. Zaten süreç içersinde belgelerin oıjinalleri de elime geçince hemen ilgili savcıyı haberdar edip belgeleri teslim ettim. Konusu suç teşkil eden belgeleri temin yada yayınlamanın suç olmadığını düşünüyorum. Kaldı ki, ısrarla belirttiğim gibi ben gizli kalması gereken hiç bir belgeyi yayınlamadım, iddialar doğrultusunda şayet kamu davası açılırsa bundan sonra hiç kimse konusu suç teşkil eden bir belgeyi ilgili makamlara teslim etmez. Çetin DOĞAN vekilinin şikayetçi olduğu kişiler bağımsız gazetecilik yapan şahıslardır. Temin edilen belgeler savcılığa teslim edilmiştir. O mantıkla bakarsak soruşturmayı yapan, iddianameyi düzenleyen C. Savcıları ile yargılamayı sürdüren mahkeme heyetinin de iddia edilen suç örgütünün üyesi olduğunu kabul etmek gerekir. Suçlamaları kabul etmiyorum. Savunmam bundan ibarettir dedi.
Şüpheli Vekilinden Soruldu, Savunmaya katılıyoruz. Halen sürdürülen yargılama sonunda soruşturmaya konu belgelerin, içerik itibariyle suç teşkil eden bir eyleme ilişkin belgeler olduğu belirlenirse müvekkilimin üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılacaktır. Konusu suç teşkil eden belgelerin temin ve yayınlanmasının suç olmadığını düşünüyoruz. Zaten, soruşturma konusu belgeler arasında gizli kalması gereken belgeler de halen Savcılık emanetindedir. Genel Kurmay Başkanlığının da bu türdeki belgelerin gizliliğine dikkat edilmesi konusundaki talebi doğrultusunda bu belgeler iddianamede belirtilmemiş, hali hazırda sürdürülen yargılamada da taraflara dahi verilmemiştir dedi.
Şüpheli Mehmet BARANSU'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 02/03/2015 günü alınan ifadesinde;

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca şüpheli Mehmet BARANSU hakkında TCK nın 220/1, 326/1, 327/1 ve 329. maddeleri gereğince üzerinde kısıtlama kararı bulunan soruşturmanın yürütüldüğü kendisine ifade edilerek; Soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 25/11/2014 tarihli yazısı ile; T.C.Genel Kurmay Başkanlığından Mehmet BARANSU tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen 19 adet kopya CD ve önceden teslim edilen 4 adet kopya DVD içerisinde devletin güvenliği ve askeri yararları açısından Egemen Harekat Planı ile ilgili çok gizli ve gizli belgeleri içerip içermediği ve bu konuda adli ve idari bir soruşturmanın bulunup bulunmadığı konusunda bilgi talebinde bulunulmuştur.


T.C. Genel Kurmay Başkanlığınca Genel Kurmay namına düzenlenen 05/12/2015 tarih ve ADGÜMÜŞ:26702250-9140-1245-14 sayılı gizli yazı ile;

Şüpheli Mehmet BARANSU tarafından orjinallerinin yok edildiği, kopyalarının teslim edildiği, 19 adet CD içeriğinde bulunan belgeler üzerinde Genel Kurmay İstihbarat Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda

11 ve 17 numaralı CD 1er içerisinde yer alan "Balyoz, Suga, Oraj, Çarşaf vb" isimlerle hazırlanmış olanların TSK'ya ait bilgi ve belgeler olmadığı, CD lerde yer alan açık ismi EGEMEN Harekat Planı olan ERTUĞRUL Harekat Planının yenisinin ihdas edilmesi nedeniyle, 18/12/2008 tarihinde imha edildiği, imha edilen harekat planının "ÇOK GİZLİ" gizlilik derecesine haiz olduğu tespit edilmiş ve söz konusu Harekat planındaki bilgilerin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken ve ifşası halinde Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.

Yazı ekinde, CD 1er içerisindeki 118 adet "ÇOK GİZLİ" belgenin de listesi gönderilmiştir, Yazı ekinde gönderilen 1. Ordu Askeri Savcılığınca yürütülen 2010/474 sayılı soruşturmaya konu Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair verilen Kararın ve 1. Ordu Askeri Savcılığınca, Başsavcılığımıza gönderilen 2010/474 sayılı soruşturma dosyalarının incelenmesinde;



1. Ordu Askeri Savcılığınca, Genel Kurmay Başkanlığı'nın yazısında da belirtildiği gibi, TCK'nun 326,327,329 Maddeleri kapsamında bir soruşturmanın yürütülmediği tespit edilmiştir.Suça konu 1. Ordu Komutanlığı'na ait içinde Devletin güvenliği ve askeri yararları açısından "Çok Gizli"belgeleri ihtiva eden CD leri l.Ordu Komutanlığından izinsiz dışarıya çıkaran ve şüpheli Mehmet BARANSU ile eylem birliği içinde suç örgütü faaliyeti kapsamında hareket eden şahıslar bu aşamada tespit edilememiştir.Şüpheli Mehmet BARANSU tarafından, 20/01/2010 tarihli "Taraf Gazetesi" nde "Darbenin Adı Balyoz, 1. Ordu Komutanı Çetin DOĞAN cuntasının 2003 yılındaki darbe planlarının Taraf ele geçirdi, Fatih Camii bombalanacaktı, 29'u general 162 Subay var, öfkeli kalabalığı alın toplayın, kendi jetimizidüşürecektik, Hava Müzesi basılsın, Fatih'e 9 kişilik özel tim, ezan öncesi kan dökülecekti" başlıklı haberlerin yapılmasından sonra, 21/01/2010 tarihinde İstanbul Başsavcılığı (Kapatılan CMK' nun 250. maddesi İle Yetkili) Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine, kendisine kimliğini bilmediği emekli bir subay tarafından verildiği iddiasında bulunduğu, yaptığı haberlere konu bilgileri ihtiva eden yaklaşık olarak beşbin(5.000) sayfa civarında tutan orjinal klasörlerden tarayarak aldığını ve bir kısmının da orjinal CD lerden aktarma yaptığını söylediği, 4 adet DVD kopyasını 21/01/2010 tarihli tutanakla teslim ettiği hatırlatılarak;
SORU-1: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında ( CMK nun 250. maddesi ile yetkili bölümü) düzenlenen 21/01/2010 tarihli tutanaktaki imza ve beyanlar size mi aittir?

CEVAP: Doğrudur tutanaktaki imza ve beyanlar bana aittir. Yalnız o gün içlerinde sanatçı ve aydınların olduğu bir grup İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan ÇOLAKKADI ile görüşerek Taraf Gazetesi manşeti ile ilgili suç duyurusunda bulundular, kamu adına haberdeki kişilerle ilgili soruşturma açılsın diye dilekçe verdiler, o gün bende adliyede olduğum için bu suç duyurusunu takip ettim. Suç duyurusunda bulunan kişilerden dilekçeyi alan Turan ÇOLAKKADI daha sonra benden Balyoz ile ilgili belgeleri istedi, aynı gün kendisine bana yolda tanımadıpım bir kişi tarafından verilen DVD leri teslim ettim. İstanbul C.Başsavcı vekili Turan ÇOLAKKADI kısa bir tutanak tutalım, savcılıkta tanıklık yapabileceğini söylediği için kısaca belgeleri tutanakla teslim alalım dedi, kendisine olayı yani belgelerin bana nasıl geldiğini detaylı anlattım, oda kısaca tutanağa bunu yazdı, bu tutanakta yanlış anlaşılmalara konu olabilecek bir detayı da açıklayayım, “bir kısmım orijinal CD’lerden aktarma yaptım, tarayarak aldım” bölümü sanki belgeleri aldığım anda gibi bir anlam çıkarıyor, ben Taraf gazetesine gelirken yolda gördüğüm bir kişinin benimle bir haber için konuşacağını söylemesi üzerine kendisi ile görüştüm, bana çeşitli CDler, çeşitli belgeler, fotoğraflar, yazışmalar gösterdi, bunların bir kısmı askeri yazışmalar bir kısmı el yazıları, bir askerin tuttuğu notlardı. Kendisi 3 DVD, 1 CD halinde bunları toparlamıştı, bazı orijinal belgelerde bunların yanında idi. Onlarmda bazılarına bakma fırsatım oldu, orijinal resmi yazışmalardı. Bunları da taradım, DVD ve CD içerisindeki bazı belgelerle karşılaştırdım, bazı belgelerim fotoğraflarını görüntülerini aldım. Gazeteye bu CDleri götürdüğümüzde CDlerin içerisinde binlerce belge olduğu için 6 kişi bu belgeleri taramaya başladık, bilgi işlem sorumlumuz CDler le ilgili kopyalar çıkarttı, her kişi bu belgeleri incelemeye başladı, Ahmet ALTAN, Yasemin ÇONGAR, Yıldıray OGUR, Kurtuluş TAYİZ ve ben diğerini hatırlamıyorum, belgeleri inceledik, ses kayıtlarına baktık, ePyazılı notlara baktık, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN eski Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL dahil olmak üzere AK Partinin üst düzey yetkilileri, belediye başkanları dahil bir çok insanın tutuklanmasına yönelik bir darbe planı hazırlandığını gördük, ardında da bunu haberleştirdik, Turan ÇOLAKKADI bu CDleri bizden talep edince gazetedeki CD'lerden aktarma yapıp bize geldiği şekliyle 3 DVD, 1 CD’yi kendilerine teslim ettim.
SORU-2: 20/01/2010 ve devam eden tarihlerde taraf gazetesinde yayınlanan, " Fatih Camii Bombalanacaktı" vb. Başlıklarla sunulan haberlere ilişkin belge veya dijital verileri siz mi elde ettiniz?

CEVAP/ Hayır, ben dijital verileri elde etmedim. Tanımadığım emekli asker olduğunu söyleyen kişiden aldığım önce kopya CDleri gazetedeki yönetimle paylaşıp iddiaların hepsinin ciddi olduğunu görüp haberleştirdik. Ardından CDler bizden istendi ve devlete teslim ettik, şuanda ifademin alındığı İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri savcılığın emri ile gelip bize haberden sonra aynı kişi tarafından teslim edilen orijinal belgeleri de aldılar, onları da aynı gün belgeleri alır almaz gazeteye gelir gelmez soruşturmayı yürüten savcılığı arayıp kendilerine teslim ettim.
SORU-3: Bunları kim yada kimlerden hangi tarihte teslim aldınız?

CEVAP/Bu belgeleri bir kişiden aldım, uzun zaman oldu, tam tarihini hatırlamıyorum. Ancak İstanbul C.Başsavcılığına ve daha sonra belgeleri benden isteyen 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığına verdiğim ifade de bu soruyla ilgili detayları anlatmıştım.
SORU-4: 20/01/2010 ve devam eden tarihlerde taraf gazetesinde yayınlanan haberlerde geçen yazıları hangi dokümanları inceleyerek haberleştirdinizmi.

CEVAP:Balyoz belgelerini aldığım dönemde bir çocuğum dünyada gelmişti, damarları ters doğmuştu, ameliyatı olması gerekiyordu biz bu durumu hamilelik döneminde biliyorduk, oğlum 11 Ocak 2010 tarihinde doğdu. Doğduğu zaman bazı komplikasyonlar oldu, 45 dakika sonra doktorlar kalbine müdahale edeceklerini ve kaybetme risklerinin olduğunu bana söylediler, kalbinde bir delik açtılar, nefes almasını sağladılar ve şimdilik kurtardık, ameliyata almamız gerekiyor, ancak yeni doğduğu için ciğerinin biraz toparlanması için beklememiz gerekiyor dediler, göstergeler çok iyi gitmeyince oğlum doğduğu gün ameliyata alındı, 8 saatlik bir ameliyat sürdü, ardından oğlum yoğun bakımda uzun bir süre kaldı, bende bu arada gazete hastane arasında mekik dokuyordum. Balyoz belgelerini böyle bir süreçte aldım, gazeteye götürdüm, gazete yönetimine belgeleri veren emekli asker olduğunu söyleyen kişinin söylediklerini, gördüğüm belgeleri, aldığım belgeleri anlattım, çocuğumun yoğun bakım sürecinden dolayı gazete yazı işlen (yukarıda isimlerini verdiğim) belgelerin büyük bir bölümünü incelediler, iş bölümü yaptık, çocuğum yoğun bakımda olduğu için Süha TANYERİ’nin el yazılı notlarını ses kayıtlarını ben inceledim. İş bölümünün ardından yazı işlerindeki kişilerin incelediği bölümleri masada konuşup ardından haberleştirildi. Ben muhabir olduğum için gazetenin manşetlerini belirleme yetkisi bana ait değil. İncelediğimiz belgelerde açık bir şekilde 2003 yılında AK Partiye Tayyip ERDOGAN’a Abdullah GÜL’e ve yakın arkadaşlarına bir müdahale ve yakın arkhazırlığı olduğu net bir şekilde görülüyordu, daha sonraki gelişmeler ve dönemin K.K.K. Aytaç YALMAN'ın açıklamaları da bu bilgilerimizi teyit etti.
SORU-5: 21/01/2010 tarihli tutanakta belirtilen 4 adet DVD’yi siz mi hazırladınız?

CEVAP/Hayır.
SORU-6:21/01/2010 tarihli tutanakta, taraf gazetesinde yayınlanan haberleri yaparken orjinal klasörleri gördüğünüzü ve tarayarak aldığınızı bir kısmını da orjinal CD 1er den aktarma yaptığınızdan bahsetmişsiniz, bu beyanınızdan hareketle tutanağa konu 4 adet DVD sizin tarafınızdan mı hazırlandı?

CEVAP/Hayır. Başta da dediğim gibi sayın Turan ÇOLAKKADI’ya detaylı birşeklide olayı anlatmama rağmen, kendisi kısa bir^tutanak tutmak istedi,Savcılıkta gerekli bilgiyi verirsin dedi, olayla ilgili 1. Ordu Komutanlığı da birsoruşturma başlatmıştı, soruşturmayı yürüten Albay Bülent MÜNGER‘de benden hem 3 adet DVD, 1 adet CD’yi istemiş, ayrıca ifademe de başvurmuştu, ona konuyla ilgili ifade verdim. MÜNGER’e de detaylı konuyu anlattım.Ardından kendisi anlattığım bilgileri özetleyip ifade haline getirdi, o ifademde CDlerin nasıl alındığını açıkladım, ifademde CDleri benim hazırlamadığım net bir şekilde görülecektir. Tarayarak almaktan aktarmaktan ne kastettiğimi açıkladım. Zaten 1. Ordu Komutanlığında vermiş olduğum ifademde bu görülecektir. Anladığım kadarıyla bu çelişkiye neden olan olay sayın Turan ÇOLAKKADI’nm tuttuğu kısa tutanaktan kaynaklıdır. Ben hatırladığım kadarıyla haberden 8-9 gün sonra orijinal belgeleri aynı şahıstan aldım, orijinal belgeleri devlete Savcılığa teslim ettim. Belgeler binlerceydi. Onbinlerce isim vardı, onbinlerce sicil numarası vardı, onbinlerce rütbe vardı, bunları bir gazetecinin bilmesi imkansız. CDlerin benim hazırlamış olma ihtifali hayatın doğasına aykırıdır.
Yüklə 1,62 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   ...   27




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin