Sosyal medya ve insan kaynaklari yönetiMİ Sosyal Medya Tarihçesi



Yüklə 36.33 Kb.
tarix06.09.2018
ölçüsü36.33 Kb.
növüYazı

SOSYAL MEDYA VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

Sosyal Medya Tarihçesi

Sosyal medya, terim olarak son birkaç yıl içerisinde hayatımızda yer etmiş olsa da, tarihi 70’li yıllara dayanır. Ward Christensen ve Randy Suess iki bilgisayar meraklısı arkadaş, 1978 yılında arkadaşları ile bilgi paylaşımı içerisinde bulunmak, onlarla irtibatta kalmak için BBS (Computerezed Bulletin Board System) isimli bir yazılımı hayata geçirerek ilk sosyal ağ örneğini ortaya koymuşlardır.

1994 yılında kurulan GeoCities’in internet kullanıcılarına kendi web sitelerini kurma olanağı sunması ve ilk tarayıcı Mosaic ile birlikte ‘halka inen’ internet 1994 yılında ‘Information Superhighway’ olarak tanımlanıyor.

1994 yılında ilk sosyal ağ Friends United kuruluyor. Aynı yıl içerisinde halka açılan GeoCities, 3,57 milyar dolara Yahoo tarafından satın alınmış.

1997 yılına geldiğimizde Google’ın kurulmuş olduğunu, AOL’nin (America On Line) anlık mesajlaşma servisinin yayında olduğunu görüyoruz.

2000 yılından itibaren MySpace’in kuruluşu ve en popüler ağ olması, LinkedIn’in kuruluşu, Blogger’ın Google tarafından satın alınması, Facebook’un Harvard Üniversitesi’nden başlayarak ABD’de üniversite öğrencileri arasında hızla yayılması gibi bilgiler yer alıyor.

1999 yılında Microsoft tarafından geliştirilen Messenger programı kullanıcılara gerçek isimleriyle kullanabilecekleri bir platform sundu.

2003 yılında iş dünyasının profesyonellerini bir araya getirmeyi hedefleyen LinkedIn kuruldu ve tamamı ile gerçek bilgiler gerçek isim isteyen bir yapı ile karşımıza çıktı.

Türkiye’de sosyal medya adına atılan önemli bir adımda 2004 yılında kurulan sosyal paylaşım platformu Yonja.com’dur. Pek çok üye edinen Yonja kayda değer reklam gelirleri de elde ediyordu. Fakat zamanla kendini yenilemekte geç kaldığı için yerini daha gelişmiş sosyal ağlara bıraktı. Halen yayında olmasına rağmen eski popülerliğinden oldukça uzak.

2004 yılı sosyal medya için tam bir dönüm noktası oldu. Bu yıl içerisinde resim paylaşma ağı olan Flickr faaliyete geçti ve oldukça popüler oldu. Artık sosyal paylaşımın sadece sohbet üzerinde olmadığı, insanların resim, fotoğraf gibi materyalleri de paylaşabileceği kanıtlandı. Yine aynı yıl içerisinde Fecabook, Mark Zuckerberg tarafından yayına sokuldu. İlk başlarda tek bir üniversite için kullanımda olan site, zamanla başka üniversitelere de yayıldı. Ancak Facebook beklenenden daha büyük bir hamle yaptı ve sadece üniversitelere açılmayı bırakıp tüm dünyaya açıldı. 2008 yılında ülkemizde de gündeme oturan Facebook artık bir zorunluluk haline gelmeye başladı.

2006 yılında kurulan YouTube’da sosyal paylaşım mecrasının video ayağını oluşturarak, bu alana çok büyük bir katkı yapmıştır. Yine aynı yıl hayatımıza giren Twitter kısa zamanda kendi kültürünü oluşturdu. (http://sosyalmedya.com)

İnsan Kaynaklarında Sosyal Medya

Pazarlama, reklam ve iletişim departmanlarının ardından insan kaynakları da sosyal medyanın potansiyelini keşfetti. İşveren markası kimliklerine sosyal medyayı entegre etmek isteyen şirketler de, insan kaynakları süreçlerine sosyal medyayı dahil etmeye başladılar.

Aktif ve hızlı bir geri bildirim aracı olan sosyal medya zaman ve mekân sınırlaması olmadan paylaşmanın, tartışmanın esas olduğu günümüzün en popüler iletişim biçimi haline geldi. İnsan kaynaşmasını en iyi şekilde yaratan sosyal medyanın gücünün farkına varan İK yöneticileri, vakti ve enerjisi bol olan Y kuşağını mercek altına almaya başladı. Bu gelişmeler, İK ile sosyal medyanın bir araya gelmesini sağladı.

Kurumların insan kaynakları bölümlerinin temel görevleri arasında işe alım süreçlerini yönetmesi, karşılaşabilinecek yasal riskleri en alt seviyeye indirmesi ve en önemlisi kurumların kurumsal kültürünü güçlendirip geniş kitlelere yaymasıdır. (http://sosyalikmedya.com/)



Sosyal Medyanın İnsan Kaynaklarına Etkileri

Sosyal medya insan kaynakları birimleri arasındaki etkileşimi sağladığından insan kaynakları personelleri edinmiş oldukları tecrübeleri birbirleri ile paylaşma imkânına kavuşmaktadır.

Sosyal medya sayesinde insan kaynakları bölümleri aradıkları yeteneklere çok daha kolay bir şekilde ulaşabilmekte ve potansiyel bir yetenek havuzu oluşturabilmektedir.

Sosyal medya mecraları kullanılarak kurum kültürü geniş kitlelere yayılmakta ve kurumsal imaj güçlendirilmektedir. (http://beycon.com.tr/sosyal-medya/sosyal-medya-ve-insan kaynakları)

Artık iş görüşmeleri ve adayla ilgili bilgi toplama işi Facebook ve Linkedln gibi sosyal medya kanallarından yapılıyor. Bu şekilde şirketler adayları daha ekonomik ve hızlı şekilde tanıma şansı buluyor. Şirketler sosyal medyayı işe alım süreçlerinde ihtiyaç duydukları nitelikli profesyonellere ve genç yeteneklere ulaşmak amacıyla kullanıyor. Ayrıca sosyal medyanın işveren markalaşması konusundaki etki alanı nedeniyle birçok şirket bu mecralarda hedefindeki insan kaynağına kendisini tanıtıyor. Bu kapsamda sadece LinkedIn’de CV incelemekle, Facebook’ta profillere göz atmakla ya da Twitter’da yazılanları incelemekle yetinmiyor, bu mecralara özel birçok uygulama gerçekleştiriyorlar. İnteraktif bir şekilde adayla iletişime geçiyor, yetenek havuzunu nitelikli çalışanlarla dolduruyor, insan kaynağını yakından tanırken ona da kendini en iyi şekilde tanıtmaya çalışıyorlar.

Sosyal medya pazarlama ve internet pazarlama alanlarında firmalara danışmanlık yapan Aytaç Mestçi;

İnsan Kaynakları çalışanlarının en önemli görevlerinden birinin doğru personeli seçerek yönlendirmek olduğunu ifade ediyor, çalışanların sosyal hesaplarının bulunup bulunmaması noktasında doğru karar verilmesi gerektiğini belirterek; çalışanların özel hayatlarına, kişisel ve sosyal hesaplarına saygı duyulmasını ancak kontrolün de elden bırakılmaması gerektiğini söylüyor.

Eskiden iş görüşmesine giden kişinin giyimine bakıldığını, hatta çoğu zaman kol düğmesine bakılarak yanında CV’siyle gelmesinin beklendiğini, günümüzde ise daha rahat giyimli, tablet bilgisayarlarla görüşmelere gelen kişilerin hızla arttığını belirtti. İş görüşmesine gelen kişi hakkında yeteri kadar bilgiye sosyal mecralardan ulaşılabildiğine dikkat çekti.

Sosyal medyayı aktif kullanıcı ya da pasif izleyici olarak kullanmanın mümkün olduğunu söyleyen Mestçi, “Sosyal ağlarda ya aktif kullanıcı ya da pasif izleyici olmalısınız. Aktif de olsanız pasif de olsanız, tüm sosyal ağlarda hesap oluşturmalısınız. Aktif kullanıcıysanız, gelen her türlü yazıyı sürekli değerlendirmek ve anlık cevap vermek durumundasınız. İçerikler üretmeli ve paylaşmalısınız. Sonuçları kontrol etmek zorundasınız. Ama pasif olarak sosyal medyayı kullanıyorsanız; içerik üretmeden, sadece izleyici olursunuz. Gelen bir şey olduğunda ise o an için aktif olur, cevabınızı verirsiniz. Çözümü sağladıktan sonra tekrar pasif hale dönersiniz.” dedi.

Sosyal medya maliyetinin “Çok ucuza yapılır.” diyenlere inanmamak gerektiğini vurguladı. Firmaların, maliyetin sıfır olmadığını göreceklerini; eleman, ölçüm, iş takibi, içerik oluşturulması gibi etkenlerin maliyeti yükselttiğini söyledi.

İK’cıların korkularının temelinde ifade yanlışlıkları, sorumlu olan kişinin yanlış bir şey yazması veya kurumdan ayrılan bir kişinin olumsuz yazılar yazma ihtimali gibi durumlar olduğunu söyleyen Mestçi; bu korkuların önüne geçebilmek için, öncelikle sosyal medyadan sorumlu olan kişinin kontrolünün sağlanması gerektiğini belirterek, “Yanlış yazmanın önüne geçmek için de cevap politikası belirlenmeli.” dedi. (http://www.markefront.com/sosyal-medya-insan-kaynaklarini-nasil-etkiledi/)

İnsan Kaynakları, Sosyal Medya’dan Nasıl Faydalanmalı?

Profesyonel Sosyal Medya Ağı: Linkedin

Linkedin iş odaklı bir site. Linkedin üyelerinin büyük bir kısmının amacı iş yapmak, kendilerini profesyonel anlamda geliştirmek, meslektaşlarıyla bağlantı kurmak, kariyer fırsatlarından haberdar olmak ve iş dünyasındaki yenilikleri takip etmek hatta bu yeniliklerin bir parçası olmak. 'İş yapmak' amacı doğrultusunda geçmiş, bugün ve geleceğe dönük bağlantılar geliştirmek fiziksel çevreyi sanala taşımak veya sanal ortamdaki tanışıklıkları projelere dönüştürmek şeklinde gerçekleşiyor: bazen fiziksel çevremizi yani okul, geçmiş ve mevcut işlerden tanıdıklarımız, iş yaptığımız müşteriler ve tedarikçilerin de içinde olduğu geniş ağı sosyal medyaya taşıyarak kurduğumuz ilişkilerin sürekliliğini sağlayabilir, bazense dünyanın uzak köşelerinden profesyonellerle biraraya gelip ortak çalışmalara imza atabiliriz.



Linkedin'de nasıl iş aramalı?

  • Doğru profil oluşturun

Birçok sosyal medya ağında olduğu gibi, Linkedin'de de doğru profil oluşturmak çok önemli. Profiliniz sizin sosyal medya kimliğiniz. Resminizden okuduğunuz okullara, çalıştığınız şirketlere, görev yaptığınız pozisyonlara özgeçmişinizin hap yapılmış hali Linkedin künyenizi oluşturmalı. İşinizden şu veya bu sebepten memnun değilseniz de, başarıyla devam eden bir kariyerin ortasındaysanız da profiliniz yaptığınız işi özetlemeli ve sizin niteliklerinizi, yetkinliklerinizi ve başarılarınızı vurgulamalıdır. Linkedin profilinizin çoğu zaman özgeçmişinizden daha etkili olacağını göreceksiniz. Bunun en basit sebebi, Linkedin'in interaktif bir platform olması. Burada sadece sizin geçmiş ve bugünkü işlerinin listesi yok. Bağlantılarınız, gruplara üyelikleriniz, hangi gruplarda ne tür tartışmalara katıldığınız, hangi konularda tartışmalar başlattığınız, kısaca nasıl bir profesyonel kişiliğiniz ve duruşunuz olduğunu işe alım yapacak kişiler kolaylıkla gözlemleyebilirler. Eksiksiz bir profile sahipseniz, profilinizde referanslarınızın sizinle ilgili görüşlerine de yer verilecektir. Linkedin'in çeşitli uygulamaları sayesinde, yapmış olduğunuz sunumlardan, okuduğunuz kitaplara, anlık tepkilerinizi arkadaşlarınızla paylaştığınız Twitter’dan insan kaynakları profesyonelleri sizinle ilgili birçok veriye henüz sizinle yüzyüze tanışmadan ulaşabilirler.

Linkedin'de bazen arayan değil, aranan konumunda da iş bulabilirsiniz. Bir diğer deyişle, sizin mesleğinizde, eğitim ve deneyim düzeyinizde bir kişiye ihtiyaç duyuluyorsa, insan kaynakları uzmanının radarına düşeceksiniz ve muhtemel bir iş görüşmesi için aranacaksınız. Bu da sizi çalışmak isteyebileceğiniz bir şirkete ilanları takip etmekten daha da yakınlaştıracaktır. Bazen açık pozisyon olarak dışarıya duyurulmayan bir işe bile uygun görülebilir, yoğun rekabetten sıyrılabilirsiniz.



  • Profesyonel Özet bölümünde deneyimlerinizi vurgulayın

Profesyonel deneyimlerinizden kısaca bahsettiğiniz bu bölümde kendinizi birkaç paragrafla tanıtmaya çalışın. Kısa ve öz bir üslupla kendinizden bahsedin. İmla hatası yapmamaya özen gösterin. Başlık bölümüne mevcut görevinizi veya çalışmalarınızı en iyi tanımlayan titri seçin. Bu özet profilini ziyaret eden kişiler sizinle ilgili ilk izlenimlerini burada yazdıklarınıza göre oluşturacaklardır.

  • Profilinizde profesyonel bir fotoğrafınıza yer verin

Çoğumuz görsel insanlarınız, bağlantıda olduğumuz veya özgeçmişine ulaştığımız kişinin nasıl bir görünüşe sahip olduğunu görmek isteriz. Kişinin güzel ve yakışıklı olmasından çok, prezantabl olmasına, profesyonel bir görüntüye sahip olmasına önem veririz. Linkedin nasıl iş odaklı bir sosyal network ise, burada oluşturacağımız profil resmi de iş ortamına uygun olmalıdır, taranmış, bakımlı saçlar, iş kıyafetleri vs...

  • Anahtar kelimeler ve yetkinlikler sizi yeni iş imkanlarına yakınlaştırır

Blog veya web sayfanızı tasarlarken ilgili kelimeler kullanarak arama motorlarında ön sıralarda çıkmayı hedeflersiniz. Linkedin'de de benzer bir hedefiniz olmalı. Özgeçmişinizde yer verdiğiniz uzmanlık alanınızı ve yetkinliklerinizi oluşturan kelimeleri profilinize dahil etmelisiniz. Böylece, Linkedin üzerinde arama yapan bir işe alım uzmanı sizin özelliklerinizde bir aday aradığında hemen sizi bulabilmeli.

  • Bağlantılarınızı arttırın

Linkedin üzerinde ne kadar fazla sayıda bağlantıya sahipseniz, o kadar fazla kişiye ulaşma ve bağlantılarınızın bağlantılarıyla beraber yeni fırsatlardan haberdar olma şansını arttırırsınız. Bu demek olmamalıdır ki, Linkedin'de karşınıza çıkan herkesle bağlantı kurmak için temasa geçmelisiniz. Fiziksel hayatta tanımadığınız ancak Linkedin üzerinden paylaşımlarda bulunduğunuz kişilerle bağlantı kurmak yerindedir. Ancak, hiç tanımadığınız, hiçbir temasta bulunmadığınız kişilere de sırf networkunuzu genişletmek istediğiniz için davet göndermenin yararı olmayacaktır.

  • Tavsiye mektubu alın

Beraber çalıştığınız kişilerin, direkt amirlerinizin sizinle ilgili görüşleri çok önemlidir. Linkedin üstünden referanslarınızdan tavsiye mektubu rica edebilir, bu tavsiye mektuplarını profilinize dahil edebilirsiniz. Başkalarının sizinle ilgili yorumları sizin kendinizi anlatmanızdan çok daha etkili olacaktır.

  • İş arama sayfasını düzenli olarak ziyaret edin

Çoğu uluslararası şirket yeni işe alımlarda sosyal medya sitelerini kullanmaya başladı. Bu şirketlerden veya pozisyonlardan biri sizin çalışmayı isteyeceğiniz yer olabilir. Dolayısıyla, sizin de aktif bir şekilde yayınlanan iş ilanlarına bakmanızda yarar var.

  • Gruplarda aktif bir katılımcı olun

Gruplarda başlatılan mesleki tartışmalara katılın, görüş alışverişi yapın. Bu sayede, benzer veya farklı görüşlerdeki profesyonellerle tanışmanız mümkün olacak. Bu tartışmaları takip ederken birçok yeni şey öğrenecek, konuyla ilgili trendleri takip edecek ve kişilerin görüşlerini duyacaksınız. Yeni insanlarla tanışmak geleceğe dönük kariyer planlarınız için yararlıdır. Böylece, yeni projelerden, şirketlerin uygulamalarından haberdar olur, edindiğiniz kontaktlarla insan kaynaklarına anonim bir başvuru yapmak yerine referans yoluyla işe başvuru yapabilirsiniz.

- Yammer ve Co-op: Bu sosyal ağlar şirket içinde etkileşimi arttırır. Şirket içindeki çalışanların birbirlerinin yaptıkları işten haberdar olması, departmanlar arasındaki etkileşime pozitif etki eder.

- Personelin online davranışlarının kurumsal kimliğe dayanıp dayanmadığını kontrol etmek için Sosyal Medya izleme araçları ile takip edilmesi (elbette sadece çalıştığı şirketin ismini açık bir şekilde ortaya koyan personele yapılmalıdır.) Aksi takdirde bu tutumun etik olup olmadığı tartışılacaktır.

- İnsan Kaynakları, personelinin Sosyal Medya’da sergilemesi gereken tavır hakkında öneri metni hazırlamalı ve bunu tüm personele duyurmalıdır.

- Blog : Kurum Blog’u oluşturması ve her hafta bir yönetici veya konusunda yetkin olan bir personelden uzmanlık alanıyla ilgili içerik paylaşmasının rica edilmesi. Bu iş gönüllülük esasına göre yapılmalıdır. Örn ;Turkcell Blog

- İçerik Pazarlama: İçerik Pazarlama’da SEO ilgisi olan uzman bir kişinin işe alınması. İşe alınacak kişi adeta bir marka elçisi ( Brand Ambassador) gibi çalışmalı ve sektörle ilgili portallarda, forumlarda makaleler yazmalıdır. Küçük bloglar kurarak bazı anahtar kelimelere dayalı olarak makale yazmalı, bu makalelerde şirketin sitesine link vermeli veya gizli bir tanıtım yapmalıdır. Konuyla ilgili bilgi için bu yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum. İçerik Pazarlama ( Content Marketing )önümüzdeki 10 seneye şekil verecek bir meslek olacak.

- Youtube, izlesene.com ve Uzman TV gibi popülerliği yüksek internet sitelerine işe alım süreciyle ilgili aydınlatıcı videolar konulabilir. Bu Kurumsal İtibar’ı arttıracak bir seçimdir.

- Bir emekli portalının oluşturulması: Alumni diye niteleyebileceğimiz, şirkete uzun seneler emek vermiş kişilerin şirketten tamamen kopmasını engellemek, bir aile algısı yaratmak için, gerektiğinde ise alumnilerin tecrübelerinden faydalanmak için eski çalışanlara bir Sosyal Medya Ağı hazırlanması.

- Online mecrada verdiğiniz işe alım ilanlarına, Twitter, Google+ ve Facebook paylaş butonları konulabilir. Böylece bu ilanı gören kişiler, bu profile uygun tanıdıklarına işi kolayca önerebilirler.(  http://aydancag.com/2012/02/)

Türkiye’nin ilk İK merkezli sosyal medya ajansı: sosyalik

Şirketler, insan kaynakları stratejileri için Facebook, Twitter ve Linkedin gibi mecraları çözümün bir parçası olarak konumlandırıyor. Bugün, işveren markasını sosyal medya ile buluşturmak isteyen şirketler sosyal medya yönetimini profesyonel bir ajansa bırakarak; işgücü, maliyet ve kontrol açısından avantajlı konuma geçiyor. İnsan kaynakları departmanlarına, potansiyel çalışanlarına ulaşma, onlarla diyalog kurma ve onları harekete geçirme olanağı sağlayan Sosyalik Medya, dijital dünyada fark yaratmanın anahtarını sunuyor. Sektörlerinde söz sahibi olan şirketlerin başta insan kaynakları süreçleri olmak üzere, kurumsal kimliklerinin sosyal medyadaki temsilcisi olan Sosyalik Medya Türkiye’nin ilk İK merkezli sosyal medya ajansı olarak yaşamını sürdürüyor.



Sosyalik Medya; Teknosa, Collezione, Koton, Secretcv.com, İpragaz ve Türkiye Eğitim ve Gelişim Platformu gibi birçok bilinen firma için dijital pazarlama stratejileri çiziyor. (http://sosyalikmedya.com/)


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə