T. C. Adnan menderes üNİversitesi sosyal biLİmler enstiTÜSÜ İŞletme anabiLİm dali


Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Zayıf Yönleri



Yüklə 3,81 Mb.
səhifə15/58
tarix29.07.2018
ölçüsü3,81 Mb.
#62247
1   ...   11   12   13   14   15   16   17   18   ...   58

5.2. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Zayıf Yönleri


Küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomi içinde avantajları yanında dezavantajları da vardır. Bu dezavantajları giderildikçe küçük işletmelerin ekonomiye katkıları daha da artar.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin zayıf yönlerini şu başlıklar altında toplamak mümkündür:



  • Finansman,

  • Yönetim ve organizasyon,

  • Üretim,

  • Pazarlama ve ihracat,

  • Personel ve eğitim,

  • Enformasyon,

  • Teknoloji.



5.2.1. Finansman


Küçük ve orta ölçekli işletmelerin en önemli sorunlarının başında finansal sorunları gelmektedir. Bu işletmelerin finansal sorunları yatırım döneminden başlamakta ve işletme döneminde devam etmektedir (Ceylan, 2000: 300). Küçük ve orta ölçekli işletmelerin başlıca finansal sorunları şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Küçük ve orta ölçekli işletmeler çoğu zaman bankaların uyguladığı yüksek faiz oranları ve istenilen teminatlar nedeniyle zor durumlara düşebilmektedirler. Banka ya da tefecilerden temin edilen kredi maliyetlerinin yüksek olması, üretilen mallardan elde edilen kar marjlarını da düşürebilmekte, bu ise yeterli fonun oluşturulamamasına yol açmaktadır. Bu durum işletmeleri düşük kapasite ile çalışmaya kadar götürebilmektedir.

  • Küçük ve orta ölçekli işletmeler, bankaların çoğu zaman kredilendirme koşullarını karşılayamamaktadırlar. Özellikle bu işletmelerin mal varlıklarının yetersiz olması, gerekli teminatı gösterememelerine neden olmakta, bu durum ise kredi almada caydırıcı unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Kredi almada karşılaşılan diğer bir sorun ise bu işletme sahiplerinin kredi almaya prensip olarak karşı olmalarıdır (Atik, Sezer, 2001: 86).

  • Küçük ve orta ölçekli işletmeler genelde ilgili mevzuat gereği tahvil ve hisse senedi ihraç edememekte, bu nedenle sermaye piyasasından kaynak sağlayamamaktadırlar.

  • Küçük ve orta ölçekli işletme sahiplerinin genellikle finansman konusunda yeterli bilgiye sahip olmamaları veya bu konuda uzman personel istihdam etmemeleri nedeniyle, işletmelerde çoğu zaman finansal planlama, sermaye bütçelemesi ve finansal denetim yapılmamakta ve işletmeler başarısız olmaktadır.

  • Küçük ve orta ölçekli işletmeler uzun vadeli sermaye yatırımlarını çoğu zaman öz kaynaklardan karşılamakta, bu nedenle de sık sık finansal sorunlar yaşamaktadırlar (Ban, 1999: 148).

  • Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal sorunlarının diğer bir kaynağı da maliyet enflasyonudur. Girdi maliyetlerinin artması, işletme sermayesinin giderek azalmasına neden olmakta ve aynı faaliyet için daha fazla sermayeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun sonucunda da KOBİ’ler rekabet gücünü yitirmektedirler (Özsoy, 1999: 320).

5.2.2. Yönetim ve Organizasyon


Küçük ve orta ölçekli işletmelerin işletme fonksiyonlarına göre profesyonel eleman bulundurmadıkları, ucuz işgücüne yöneldikleri, kalifiye elemanlarını yüksek ücretle büyük şirketlere kaptırdıkları veya personel eğitimine yeterince kaynak ayırmadıkları görülmektedir.

Yine bu işletmelerde işletme sahibi veya yöneticilerinin çoğu kez piyasa verilerinin temini ve değerlendirilmesinde mesleki ve teknik bilgilerinin yetersiz kalması, problemlerin çözümü için uzman eleman istihdamından kaçınmaları, kendilerinden başka yönetici istememeleri, yetki devredememeleri gibi nedenlerle esnekliklerini kaybettikleri ve başarısız oldukları sık rastlanan bir olgudur (Uludağ, Serin, 1991: 23).


5.2.3. Üretim


Küçük ve orta ölçekli işletmelerin gerçekleştirdikleri üretim miktarları, büyük işletmelere oranla daha düşük kaldığından bu firmaların hammadde ve ara malı piyasalarında fiyatlar ve diğer alım şartları üzerinde, kendi lehlerine yeterli etkide bulunmamalarına ve neticede daha yüksek fiyatlarla girdi temin etmelerine neden olmaktadır.

Yeterli hammadde ve yardımcı madde stokunun bulundurulamaması, gerekli üretimin yapılamamasına ve zamanında üretimi yapılamayan malın geç teslimi nedeniyle müşteri kaybına yol açmaktadır. Bu da küçük ve orta ölçekli işletmelerin giderek güçlerini kaybetmelerine neden olmaktadır.

Türkiye’de hammadde ve yarımamul üretimi genellikle kamu sektörü tarafından yapılmaktadır. Kamudan direkt alım yapamayan, ithal de edemeyen firmalar piyasada hakim olan firmalara yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalmaktadırlar. Bu durum KOBİ’lerin maliyetlerini yükseltmekte ve rekabet güçlerini düşürmektedir. Ayrıca KOBİ’lerde alınan hammadde ve yarı mamulün kalite kontrolünü yapacak uzman eleman eksikliği söz konusudur (Atik, Sezer, 2001: 86).

Diğer yandan, içinde bulundukları finansal zorluklar nedeniyle modern makine parkına sahip olamamaları, çeşitli nedenlerle kalitenin ihmal edilmesi, alt yapı yetersizliği gibi nedenler de üretimin kaliteli ve zamanında gerçekleştirilmesini etkilemektedir (Karataş, 1991: 41).


5.2.4. Pazarlama ve İhracat


Küçük ve orta ölçekli işletmelerin işletmenin en önemli fonksiyonlarından biri olan pazarlama ve ihracat konusunda bilgiyi genellikle geleneksel yollardan elde etmeleri ve pazarlama araştırması yapmamaları günümüz rekabet ortamında başarı şanslarını azaltmaktadır (Akgemci, 2001: 30). KOBİ’lerin genellikle bir pazarlama departmanı olmadığı, bu nedenle pazarlamanın önemli bir fonksiyonel problem olduğu göze çarpmaktadır (Siu ve Kirby, 1996: 42).

KOBİ’ler, çağdaş pazarlama anlayışının gerektirdiği biçimde hedef pazarı tanıma ve ona göre hareket etme konusunu yeterince önemsememektedirler (Carson, 1985: 45). İşletme kararlarının alınmasında, işletme sahibinin bilgisi, satış tahmini, pazarı tanıma derecesi gibi kriterlere dikkat edilmektedir. Yalnız üretimle ilgilenen bu tür işletmeler için üretim sonrası satış, çoğunlukla sorun yaratmakta, nitelikli pazarlama elemanlarının istihdam edilmemesi genellikle üretimi sipariş üzerine yöneltmekte veya ürünün, bizzat üretici firma yerine diğer bazı kuruluşlar aracılığıyla pazarlanmasını gerektirmektedir (Aslan, 1994: 58).

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin piyasa araştırmaları yapmaları maliyet ve zaman açısından güç olabilir. Ancak yüzeysel bir piyasa araştırması ve gözlem bile işletmeye önemli veriler sağlayabilir. Örneğin işletmenin içinde çalıştığı sektöre ilişkin bazı yerli ve yabancı dergilerin izlenmesi, yerli ve yabancı fuarlara katılınması veya sadece ziyaret edilmesi, müşteri mektuplarının ve şikayetlerinin değerlendirilmesi, piyasa gelişmeleri konusunda önemli bilgiler sağlar. İhracat konusunda ilgili ülkelerin Türkiye’deki ticaret ateşelikleriyle ve Türkiye’nin ilgili ülkelerdeki ticaret müşavirlikleriyle bağlantı kurularak dış piyasalar hakkında önemli bilgiler edinebilirler. Ayrıca DİE, DPT, KOSGEB, İGEME, TOBB, TÜSİAD gibi kuruluşlardan da bilgi kaynağı olarak yararlanabilirler (Çakıcı, 2002:12).

5.2.5. Personel ve Eğitim


İçinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal gelişme aşaması, bilgi toplumu olarak adlandırılmakta, bu toplumun en önemli unsurlarından biri beşeri sermaye olarak adlandırılan eğitilmiş işgücü olarak ortaya çıkmaktadır.

Sanayi işletmelerinin özellikleri ve ölçekleri çalışan personelin niteliğini geliştirme amaçlı çalışmaların etkenliği üzerinde büyük ölçüde etkili olmaktadır. Büyük işletmeler gerek istihdam ettikleri gerekse yeni istihdam edecekleri personeli büyük ölçüde kendi imkanları ile hizmete uygun biçimde eğitebilmektedirler. Bu amaçla özel birimler meydana getirmektedirler. Böylesi birimlere sahip olmayanlar ise çalışanlarını özel ve kamu kuruluşlarının düzenledikleri eğitim programlarına gönderebilmektedirler. Böyle bir yaklaşımın küçük ve orta ölçekli işletmeler için çok fazla söz konusu olmadığı bilinmektedir. Gerek bilinç düzeyleri gerekse kaynaklarının kısıtlı, diğer yandan işgücü devir hızının yüksek olması KOBİ’lerin mesleki geliştirme ve yenileme amaçlı etkinliklere katılmalarını sınırlamaktadır (MPM, 1993: 1).

Yapılan araştırmalar Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeteri kadar eğitilmiş işgücüne sahip olmadıklarını ortaya koymaktadır. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde başlıca işletme fonksiyonları için uzman personelin olmayışı, firma sahibinin yüksek ücretli personel istihdam edememesi gibi nedenler firma faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemektedir.

İşyerinde çalışanların genel olarak her işi yapmaları, kimi durumlarda mevcut personelin bilgi seviyesinin yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Bu durumda bilgi açığının giderilmesi bakımından mevcut personelin eğitimine ağırlık verilmesi, çoğu kez küçük ve orta ölçekli işletmelerin imkanlarını aşmaktadır (Karataş, 1991: 41). Bu bağlamda KOBİ’lere mesleki eğitim sunan KOSGEB, TOSYÖV, MEKSA (Mesleki Eğitimde Küçük Sanayi Destekleme Vakfı) gibi kuruluşlardan yararlanılmasının önemi ortaya çıkmaktadır. Bu kuruluşlardan TOSYÖV, düzenlediği konferans, panel ve seminerlerle KOBİ’lere eğitim vermektedir (Aksoy, 1997: 143). MEKSA, Alman Kalkınma Yardımı desteği ile 1985 yılında AB’nde son derece gelişmiş bir kurum olan çıraklık eğitimi konusunda Türkiye’de benzer çalışmalar yapılmasını sağlamak üzere kurulmuştur (Wise, 1997: 148).

KOBİ’lerin uluslararası pazarlar açılmada bugün en önemli sorunlarından biri de dil sorunudur. Ülkeler arası ithalat ve ihracatın artması ve teknoloji transferinin hızlanması ile dil bilen eleman ihtiyacı KOBİ’ler için daha da önem kazanmıştır (Karadal, 2001: 149).

5.2.6. Enformasyon


Endüstri alanında yapılan araştırmaların amacı, teknolojik gelişmeyi hızlandırmaktır. Teknolojik gelişmenin hedefi ise ekonomik büyümeye yöneliktir. Enformasyon ise tüm bu oluşumun gerçekleşmesini sağlayan temel unsur niteliğindedir (Gürdal, 1993: 60).

Bilgi yoğun bir ortamda faaliyet gösteren işletmelerin rekabet güçlerini yükseltmeleri, piyasadan gerekli bilgileri hızlı, doğru ve zamanında alarak bu bilgileri işletme için değerlendirebilmelerini gerekli kılmaktadır.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin en önemli başarısızlık nedenlerinden biri, alınan kararların yeterince sürekli ve düzenli bir bilgilendirmeye dayandırılmamasından kaynaklanan enformasyon eksikliği olarak görülmektedir.

Uygulamada küçük ve orta ölçekli işletmeler için gerekli bilgilerin yeterli ölçüde ve zamanında sağlanamamasının yanısıra, bu tür bilgilere işletmelerin duyarlı olmadığı ve ekstra bir masraf olarak gördüğü de önemli bir handikap olarak değerlendirilmektedir. Oysa, küresel kapitalizmin hızlı gelişim ve yayılma süreci ile enformasyon teknolojilerindeki gelişmelerin sonucunda, işletmenin önemli bir varlığı olan ve bir işletme süreci olan “bilgi yönetimi” yönetim literatüründe ve uygulamalarında giderek artan bir önem kazanmaktadır (Keskin ve Kalkan, 2002: 1051).


5.2.7. Teknoloji


Küçük ve orta ölçekli işletmelerin bir çoğu teknolojik yenilikleri tek başlarına takip edebilecek düzeyde değildir. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında gerçekleşen teknik ve ticari gelişmeleri izleyememektedirler.

Genel olarak bakıldığında teknoloji düzeyleri düşüktür. Finansman bulamama ve kredi temininde çekilen güçlükler nedeniyle gelişmiş teknoloji kullanarak üretim yapabilme kapasiteleri etkilenmektedir. Finansman sorunu ile karşı karşıya olan KOBİ’ler teknolojik altyapılarını yenileyememektedirler. Bu nedenle dünya standartlarında üretim yapmaları ve rekabet etmeleri güçleşmektedir. Genelde yurt dışından teknoloji ithali yoluyla makine ve teçhizat getirerek üretim yapılması da üretim maliyetini etkilemektedir (Yelkikalan, 2001: 231).



Yüklə 3,81 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   11   12   13   14   15   16   17   18   ...   58




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin