T. C. Bayindirlik ve iskan bakanliği belediye Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ankara



Yüklə 2.18 Mb.
səhifə13/26
tarix13.08.2018
ölçüsü2.18 Mb.
1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   ...   26

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0. TAU. 0.15.00.06/ 000092145 -1606-7371




6 Mayıs 1992

KONU

:

Isı Yalıtımı







Ülkemizde ısınmada kullanılan yakıt tüketiminin giderek artması ve hatalı kullanılan ısıtma tesislerinin büyük boyutlarda hava kirliliğine yol açması sonucu ortaya çıkan sorunları bir ölçüde gidermek, yakıt tüketimini azaltmak amacıyla hazırlanan ve kısaca "Isı Yalıtımı Yönetmeliği" olarak bilinen Yönetmelik, 16.1.1985 tarih ve 18637 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış ve 1.1.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Isı Yalıtımı Yönetmeliğine göre, 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanuna tabi belediyeler de dahil olmak üzere tüm belediyelerin belediye ve mücavir alanlarında yapılacak resmi ve özel yapıların, ısı kayıpları bakımından çevre şart ve gereklerine uygun düzeyde yalıtılması ve bu hususun düzenlenecek bir "Isı Yalıtım Projesi" ile gösterilmesi gerekmektedir. Bu hususta hükümlere, Isı Yalıtım Yönetmeliği, 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği, Büyük Şehir Belediyeleri Uygulama Yönetmeliklerinde yer verilmiş olmasına rağmen, uygulamalarda, ısı yalıtımı konusunda gerekli işlemlerin yapılmadığı Bakanlığımıza iletilen başvurulardan anlaşılmaktadır.

Konunun önemi dikkate alınarak, binaların projelendirme, ruhsat, inşaat yapımı ve yapı kullanma izni aşamalarında, Isı Yalıtımı Yönetmeliği hükümlerine uyulması hususunda ilgililerin uyarılmasını, bu konudaki denetimlerin etkili ve sürekli bir şekilde yapılmasını temin için Genelgenin tüm belediyelere iletilmesini ve uygulamaların izlenmesini önemle rica ederim.

Onur KUMBARACIBAŞI

Bakan

DAĞITIM :

74 İl Valiliğine

Büyük Şehir Belediye Başkanlıklarına



T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0. TAU.0.15.00.08/000093172-1870-9107




27 Mayıs 1992

KONU

:

İfraz İşlemleri







İLGİ: a) 31.10.1986 tarih ve 23202 sayılı genelge

b) 26.8.1988 tarih ve 14618 sayılı genelge.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca hazırlanarak 9.11.1985 tarihinde yürürlüğe giren, "Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği"nin 4. maddesinin 4. bendinde yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan köy ve mezraların yerleşik alanlarının tespitinde uyulacak esaslar ilgi (a) Genelgemiz ile açıklanmış, ayrıca köy yerleşik alanlarındaki ifraz işlemleri ve ikinci konut uygulamasında dikkate alınması gereken hususlar konusunda ise ilgi (b) Genelgemiz ile gerekli açıklamada bulunulmuştu.

Bakanlığımıza iletilen konulardan ve yapılan incelemelerden belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki iskan dışı alanlarda yapılacak ifraz ve tevhit işlemlerine ilişkin uygulamalarda tereddüte düşüldüğü anlaşıldığından aşağıdaki açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.

Belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki iskan dışı alanlarda, "Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği"nin 6. bölüm hükümlerine göre ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır.

Anılan Yönetmeliğin 6. bölüm kapsamında yapılacak ifraz ve tevhit işlemlerine konu parsellerin 62. madde uyarınca tapu kadastro veya tapulama haritasında bulunan veya var olan bir yola ifrazdan sonra en az 25 metre cephesinin bulunması, aynı Yönetmeliğin köy ve mezraların yerleşik alanlarında uygulanacak esaslara ilişkin 5. bölüm, 44. madde uyarınca da kamuya ait bir yola cephesinin bulunması gerekmektedir.

Buna göre; ifrazı yapılmak istenen parsellerin yola cephesi yok ise, umumi bir yola çıkışı sağlanabilecek şekilde, en az 7 metre genişliğinde trafik akışını ve dönüş emniyetini sağlayacak biçimde ve şehircilik ilkelerine uygun olarak düzenlenmesi ve bunun tapudan yol olarak terkin edilmesi, şayet parsel çıkmaz yola cepheli ise yine yolun şehircilik ilkelerine uygun olarak trafik akışını ve dönüş emniyetini sağlayacak biçimde düzenlenmesi ve düzenleme sırasında parsellerden yola gidecek kısımların tapudan yol olarak terkin edilmesi halinde, yola cephenin sağlanması ve çıkmaz yol özelliğinin ortadan kaldırılmasını takiben ifraz ve tevhidinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, ilgi (a) Genelge doğrultusunda yerleşik alan tespiti yapılarak il idare kurulunca onaylanmamış durumlarda fiilen yerleşik alan olsa dahi, iskan dışı alanlarda uygulanacak hükümler geçerli olacağından, köy yerleşik alanı tespitlerine hız ve önem verilmesi, ifraz işlemleri konusunda ilgi (b) Genelge esaslarına titizlikle uyulması gerekmektedir.

Farklı uygulamalara neden olunmaması için bu konularda yapılacak işlemlerin yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yerine getirilmesi hususunda gereğini önemle rica ederim.

Onur KUMBARACIBAŞI

Bakan
DAĞITIM :

Valiliklere



T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00/000093155 000096071-9396




1 Haziran 1992

KONU

:

Standartlara Uygun Yapı Malzemesi Kullanılması






İLGİ: 31 Ekim 1991 tarih ve 20819-1991/1 sayılı genelgemiz.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun amacı, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamaktır.

İlgi (1) Genelgemizde de belirtildiği üzere 7 Ağustos 1991 gün ve 20953 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Vergi Usul Kanunu'nun 210 sıra no’lu Genel Tebliği uyarınca 1 Kasım 1991 tarihinden itibaren bu Tebliğ ekinde yer alan "TS 8737 Yapı Ruhsatı"nın standart olarak kullanımı zorunluluğu getirilmiştir.

1 Kasım 1991 tarihinden itibaren kullanım zorunluluğu getirilen "TS 8737 Yapı Ruhsatı"nda tüm yapılarda Türk standartlarına uygun (TSE markalı) malzeme kullanılmasının zorunlu olduğu belirtilmekte, ayrıca bu husus 1992 yılı İcra Planı'nın 281 numaralı tedbirinde de yer almaktadır.

Ülkemizde yaşanan Erzincan depremi binalarda standartlara uygun yapı malzemesi kullanılmasının gerekli ve zorunlu olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Bu nedenle ileride doğacak bir takım maddi ve manevi zararları önlemek açısından tüm kamu kurum ve kuruluşları ve yerel yönetimlerce hazırlanacak şartnamelere "standartlara uygun yapı malzemesi kullanılması" hususunda madde eklenmesi gerekli ve zorunlu görülmektedir.

Bilgi alınmasını, konunun İliniz dahilindeki tüm ilgili kuruluşlar ile belediyelere de duyurularak gereğinin sağlanması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini önemle rica ederim.

BAKAN ADINA

Altay BİRAND

Müsteşar
DAĞITIM:

Bakanlık Merkez Teşkilatına

Valiliklere

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.08/000093172-13348




21 Temmuz 1992

KONU

:

Yaz Teftişi







İLGİ : a) 17.3. 1988 tarih ve 1988/1 sayılı genelgemiz.

b) 2.4.1992 tarih ve 1992/1 sayılı genelgemiz.

c) 31.10.1986 tarih ve 28202 sayılı genelgemiz.

d) 26.8.1988 tarih ve 14618 sayılı genelgemiz.

e) 17.3.1988 tarih ve 88/2 sayılı genelgemiz.

f) 29.12.1986 tarih ve 27405 sayılı genelgemiz.

g) 23.9.1986 tarih ve 1791 sayılı genelgemiz.

h) 17.7.1986 tarih ve 201 sayılı genelgemiz.

i) 12.9.1986 tarih ve1780 sayılı genelgemiz.

j) 23.3.1987 tarih ve 492 sayılı genelgemiz.

k) 28.8.1989 tarih ve 48942 sayılı genelgemiz.

1990 yılı Normal Teftiş Programı çerçevesinde Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığınca 21 İl Bayındırlık ve İskan Müdürlüğümüzde yapılan teftiş sonucu düzenlenen cevaplı teftiş raporları Genel Müdürlüğümüzce incelenmiştir.

Yapılan bu inceleme sonucunda; genel olarak ilgililerin, uygulamada gereken titizliği göstermediği, ilgili mevzuatın yeterince bilinmediği görülmüştür.

Uygulamalardaki aksaklıkların asgariye indirilebilmesi için; öncelikle ilgili mevzuatın iyi bilinmesi uygulamada gereken önem ve özenin gösterilmesi, sonuçların yakın ve sürekli olarak takip edilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle gerek teftiş raporlarında belirtilen hataların tekrarını önlemek, gerekse ilgililerin en azından bu konularda bilgilenmelerini sağlamak için teftiş raporlarının bizzat Bayındırlık ve İskan Müdürlerimiz tarafından ilgili personele duyurulması gerekli görülmektedir.

Bakanlığımız Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerinin teftişi sonucu düzenlenen raporlarda belirlenen ve ortak sorun niteliği taşıyan konularda aşağıda sıralanan başlıklar altında hatırlatmada bulunulmasına ihtiyaç doğmuştur.



A) GENEL ÇALIŞMA DÜZENİ AÇISINDAN:

1) Yürürlükteki mevzuatın ve mevzuattaki değişikliklerin titizlikle izlenmesi ve genelgelerin takibi,

2) Dosyalama ve arşivleme sistemine düzenleme getirilerek, dosya içeriklerinin noksansız ve yanlışsız olarak düzenlenmesinin sağlanması gerekir.

B) İMAR MEVZUATINA İLİŞKİN UYGULAMALAR AÇISINDAN:

1) 2981/3290/3366 sayılı Kanun Uygulamasında;

a) Kanunun 7. maddesi uyarınca süresi içinde tespit ve değerlendirilmesi yapılmayan yapıların genelde belediyeler ve valiliklerce tespit ve değerlendirmelerinin tamamlanmadığı, bazı illerde ise yasal başvuruların yarı yarıya değerlendirildiği görüldüğünden, bu konuda ilgi (a) ve (b) Genelgelerimiz kapsamında ilgili işlemlerin tamamlatılması, işlemlerin geciktirilmesine sebep olanların uyarılması, süresi içerisinde işlemleri tamamlamayan yeminli özel teknik bürolar için suç duyurusunda bulunulması gereklidir.

b) 2981/3290/3366 sayılı Kanun uyarınca kurulması gereken fonun bulunmadığı tespit edilmiştir. Oysa fonun kaynakları belirli olup, fon hesabının teşkil edilmemiş olması mümkün değildir. Bu hususta 2981/3290/3366 sayılı Kanun Fon Yönetmeliği kapsamında gerekli işlemlerin yapılması gerekmektedir.

c) Fon gelir ve giderlerine ait banka hesaplarının kontrollerinin düzenli yapılmadığı, çoğunlukla fon harcamalarının fon yönetmeliğine aykırı olarak başka amaçlarda kullanıldığı ve bu yolda bazı usulsüzlükler yapıldığı, bazı illerde fon hesaplarının sadece Valilik Olur'u ile yönetmeliğe aykırı olarak valiliğin başka iş ve işlemlerinde kullanılmak üzere virman yoluyla başka hesaplara aktarıldığı ve yine Valilik Olur'u ile başka harcamalarda kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Oysa Fon Yönetmeliğinin fon giderlerini belirleyen 11. maddesinde fon gelirlerinin kanun uyarınca yapılacak iş ve işlemlerde kullanılacağı belirlenmiş, fonların tasfiyesine ilişkin 14. maddesi ile de bu hususlara yeterli açıklık getirilmiş olduğundan, gereğinin bu hükümler doğrultusunda sağlanması yoluna gidilmesi gerekir.

2- 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile ilgili uygulamada; Kıyı Kanunu kapsamında kalan deniz, göl ve yönetmelikte belirlenen nehirlere kıyısı bulunan illerde çoğunlukla bir program dahilinde kıyı kenar tespit çalışmalarının yapılmadığı görülmektedir.

3621 sayılı Kanunun kıyının kullanımı ile ilgili olarak getirdiği hükümler dikkate alınarak özellikle gelişme potansiyeli gösteren yörelerden başlamak üzere kıyı kenar çizgisi tespit çalışmalarına bir program dahilinde hız verilmesi gerekmektedir.

3- 3194 sayılı Kanun ile ilgili uygulamalarda;

A- Arşivleme;

Arşiv işlerinin 28.9.1989 gün ve 34735 sayılı "Muhafazasına Lüzum Kalmayan Evrak ve Malzemelerin Yok Edilmesi Hakkındaki Kanun" ile buna ilişkin "Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Arşiv Hizmetleri Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri ve kodlama sistemine uyulmadan rastgele yürütüldüğü anlaşıldığından, uygulamanın İlgili Yasa ve Yönetmelik çerçevesinde yapılması gerekmektedir.

B- Planlama;

İmar planlarına ilişkin uygulamalarda;

a) Mevzii imar planlarının yayın araçları ile ilan edilmesi aşamasında ilan tutanağı ile askıya çıkış ve askıdan iniş sürelerini gösteren tutanakların da temin edilerek ilgili dosyalarda muhafazasının,

b) İmar Planlarının Yapımını Yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlilik Yönetmeliğinin 12. maddesi uyarınca plan müelliflerinin yaptıkları işle ilgili olarak idarece hazırlanması gereken rapor, kayıt ve değerlendirmelerin "Standart form"a işlenerek Bakanlığımıza gönderilmesinin,

c) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında planı bulunmayan alanlardaki mevcut taleplerde mevzii imar planı yaptırılmasının,

d) Mevzii imar planı incelemelerin planın karne sahibi müellif tarafından yapılmış olmasının, planın onanlı halihazır harita paftaları üzerine çizilmesinin, ön izin koşullarına uygun olmasının, mülkiyet durumlarına kesinlikle özen gösterilmesinin,

e) Organize Sanayi Bölgelerine yakın konut taleplerinde ilgili bakanlık ve kuruluş görüşlerinin alınmasının, Çevre Kanunu ve ilgili Yönetmelikleri ile Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği hükümlerine uyulmasının,

f) Toplu konut alanlarının tespitinde ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uyulmasının,

g) Mevzii imar planlarında çizim tekniklerinin aranmasının,

h) Sanayi tesislerine ait imar planlarında sanayi türünün yazılması ve başkaca bir sanayi türüne izin verilmemesinin,

ı) Sanayi tesisleri ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığınca önerilen sağlık koruma bandının mutlaka imar planlarında gösterilmesinin,

sağlanması gerekmektedir.

C) İmar Programı;

İmar programı, köy payları, imar programları ile ilgili olarak, belediyelere yapılan genel bütçe vergi gelirleri ve akaryakıt tüketim vergisi fonundan sağlanan ödemeler ile ilgili denetimlerin başarılı olmadığı bunların Belediyelerin İmar Uygulamaları Yardım Yönetmeliği çerçevesinde denetlenmesi gerekmektedir.

D) Plansız Alanlardaki Uygulamalar;

a) Valilik görev alanında kalan köylerde köyün ortak kullanımına yönelik yapıların (köy konağı, düğün salonu, iş atölyeleri) ruhsatsız ve fenni sorumlusu olmaksızın 27. maddeye dayanarak yapıldığı anlaşılmış olup bu durumun önlenmesi,

b) İfraz ve tevhit taleplerinin değerlendirilmesinde esas olacak köy yerleşik alanlarının; talebi yoğun olan köylerden başlamak üzere tespitlerinin yapılması bunlara ilişkin çalışmaların ilgi (c) Genelgemiz doğrultusunda yerine getirilerek, örneklerin dosyasında muhafaza edilmesi gerekmektedir.

c) İfraz ve tevhit işlemleri ile yeni yol ihdası işlemleri;

Köy yerleşik alanlarında, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca yapılacak konut ve müştemilatına ilişkin ifraz ve tevhit talepleri dışında kalan taleplerin imar planı yapılmadan karşılanmaması gerektiği hususunda Bakanlığımızın ilgi (d) Genelgesiyle gerekli açıklamada bulunulmuştu.

Belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki iskan dışı alanlarda ise, "Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği"nin 6. bölüm hükümlerine göre ifraz ve tevhit işlemleri yapılmaktadır.

Anılan Yönetmeliğinin 6. bölümü kapsamında yapılacak ifraz ve tevhit işlemlerine konu parsellerin 62. madde uyarınca tapu kadastro veya tapulama haritasında bulunan veya varolan bir yola ifrazdan sonra en az 25 metre cephesinin bulunması, aynı yönetmeliğin köy ve mezraların yerleşik alanlarında uygulanacak esaslara ilişkin 5. bölüm 44. maddesi uyarınca da kamuya ait bir yola cephesinin bulunması gerekmektedir.

Buna göre; ifrazı yapılmak istenen parsellerin yola cephesi yok ise, umumi bir yola çıkışı sağlanabilecek şekilde, en az 7 metre genişliğinde trafik akışını ve dönüş emniyetini sağlayacak biçimde ve şehircilik ilkelerine uygun olarak düzenlenmesi ve bunun tapudan yol olarak terkin edilmesi, şayet parsel çıkmaz yola cepheli ise yine yolun şehircilik ilkelerine uygun olarak trafik akışını ve dönüş emniyetini sağlayacak biçimde düzenlenmesi ve düzenleme sırasında parsellerden yola gidecek kısımların tapudan yol olarak terkin edilmesi halinde yola cephesinin sağlanması ve çıkmaz yol özelliğinin ortadan kaldırılmasını takiben ifraz ve tevhidinin yapılması,

Ayrıca ilgi (c) Genelge doğrultusunda yerleşik alan tespiti yapılarak il idare kurulunca onaylanmamış durumlarda fiilen yerleşik alan olsa dahi, iskan dışı alanlarda uygulanacak hükümler geçerli olacağından, köy yerleşik alanı tespitlerine hız ve önem verilmesi, ifraz esaslarına titizlikle uyulması gerekmektedir.

Ayrıca ifraz ve tevhid işlemi dosyalarının düzenli tutulmadığı tespit edildiğinden, bu dosyalarda; ilgili haritaların, il idare kurulu kararlarının, ilgili mülkiyet belgelerinin bulundurulmasına özen gösterilmesi gerekir.

d) 3194 sayılı İmar Kanunu'nun, Anayasa Mahkemesinin 18.4.1987 gün, 19435 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 11.12.1986 tarih ve 1986/29 sayılı Kararı ile iptal edilen 26. madde 3. fıkrasına dayandırılan sanayi tesislerine ilişkin onamalar yapıldığı gözlendiğinden iptal edilen bu hüküm uyarınca işlem yapılmasının önlenmesi gerekmektedir.

e) 442/3367 sayılı Köy Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik uyarınca Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığınca tespit edilmiş köy yerleşme alanı ve burada onaylanmış köy yerleşme planı var ise bu yerlerde yerleşik alan tespiti yapılmaması, ifraz, tevhit ve ruhsat işlemlerinde köy yerleşme planının ve ilgi (e) Genelgemize göre uygulama yapılması gerekmektedir.

E- Ruhsat İşlemleri;

Ruhsat ile ilgili işlemlerde İmar Kanunu'nun 21, 22, 23 ve 26. maddelerine aykırı uygulamalar yapılarak;

a) İskan dışı alanlarda ve yerleşik alanlarda mevzii imar planı bulunmayan akaryakıt istasyonlarına ruhsat verildiği,

b) Tapu ve tapu yerine geçecek belgesi bulunmayan tesis talebi için kira kontratı ve projeye dayanarak inşaat ruhsatı verildiği,

c) Ruhsat aşamasında tesis kurulması düşünülen alanın tarımsal potansiyeli ve sulama potansiyelinin dikkate alınmadığı, toprak kabiliyetinin yüksek alandaki yapılaşmalar için ruhsat düzenlendiği,

d) Karayolları kenarında yapılacak yapılarda "Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik"in 25. maddesine aykırı olarak karayollarının istimlak hududu ve çekme mesafeleri içine rastlayan yerlerdeki yapılara ruhsat düzenlendiği,

e) Ön izin verilen tesislerde ise yapılanma koşullarına aykırı olarak gelişen yapılara bu aykırılıkları dikkate alınmaksızın ruhsat düzenlendiği,

f) Köy nüfusuna kayıtlı olmayan ve köyde sürekli oturmayanlarca yaptırılan besicilik tesislerine verilen ruhsatlarda Bakanlığımızın tarım hayvancılık amaçlı yapı ve tesislerine ilişkin ilgi, (f) ve (g) Genelgelerinde belirtilen hususlara uyulmadığı,

g) Plansız alanlarda, söz konusu alanın tüm yerel ve çevresel değerlerini irdelemek üzere ilgili kuruluşların görüşü alınmadan ve halihazır harita olmaksızın mevzii imar planı yapıldığı ve bunların valiliğe onaylattırılmadığı, ancak buna dayalı olarak ruhsat düzenlendiği,

h) Sanayi tesislerinde inşaat ruhsatı düzenlenirken çevre mevzuatı ve Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliğince belirlenen çevre kirliliği ile ilgili tedbirlerin alınıp alınmadığı yolunda herhangi bir irdeleme yapılmadığı,

ı) Sanayi tesislerine ait mevzii imar planı şartları arasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce istenen pis su arıtma tesisi yapımı hususunun yerine getirilip getirilmediği irdelenmeden kullanma ruhsatı verildiği,

j) Ruhsat fihrist defterlerinin düzenli tutulmadığı, ruhsat ekleri ile ilgili eksikliklere dikkat edilmediği, ruhsat iptali ile ilgili işlemlerin usulüne uygun yapılmadığı,

k) Yapı kullanma izinlerinin yapının son durumu kontrol edilmeden sadece inşaat ruhsatı üzerinden verildiği,

görülmüştür.

Bu hususlarda İmar Kanunu’nun 20, 21, 22 ve 23. maddeleri ve yürürlükteki ilgili diğer mevzuat hükümleri ile Bakanlığımızın ilgi ( f, g, h, ı, j ) genelgeleri doğrultusunda işlem yapılması gerekli ve zorunludur.

F) 32. ve 42. Maddelere İlişkin Uygulamalar;

a) Yapılan inşaatların yeterince ve gereğince denetlenmediği,

b) 32. maddenin öngördüğü 1 aylık yasal sürenin dikkate alınmadığı, mühür fekki yapanlar için 42. maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmadığı,

c) Kaçak yapı sonradan ruhsata bağlandığında, 42. maddenin öngördüğü para cezalarının uygulanmadığı,

d) 32. maddeye dayanarak alınan yıkım kararlarının ilgili mercilere aktarıldığı, ancak sonucun alınması için konunun izlenmediği,

e) Mevzuata aykırı yapılar ile ilgili denetim yetersizlikleri için eleman, taşıt ve yakıt eksikliklerinin gerekçe gösterildiği,

f) Cezası kesinleşen, ancak bedeli tahsil edilmeyen para cezaları hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca uygulama yapılmasının sağlanmadığı,

g) Kanunun 42. maddesi gereğince para cezası için hazırlanan valilik olurlarının bazılarının ilgili elemanlar ile müdür yardımcıları tarafından imzalandığı ancak valilik oluruna sunulmadığı,

anlaşılmıştır.

Bu nedenle; anılan Kanunun 42. maddesi 4. fıkrasında bu madde uyarınca belirlenen cezaların ilgisine göre en büyük mülki amir tarafından verileceği hüküm altına alındığından; bu konuda gerekli titizliğin gösterilmesi,

Ayrıca Kanunun sağlıklı biçimde işleyişinin sağlanması açısından mevzuata aykırı olarak yapılan yapıların denetimi özellikle de süratli denetimi için 32. maddenin öngördüğü 1 aylık sürede gerekli işlemlerin yapılması, yapı yasal hale getirilsin veya getirilmesin Kanunun ihlal edilmesi sebebi ile mevzuata aykırı yapıya; 42. maddenin öngördüğü para cezalarının, 3506 ve 3591 sayılı Kanunlara göre belirlenmesi ve cezaların uygulanması gerektiği hususu dikkate alınarak uygulama yapılması,

gereklidir.

Bu hususlar dışında bazı belediyelerce, belediyeleri hudutları dahilindeki fenni mesullerin sicil dosyaları hakkında yıl sonu itibariyle Bayındırlık ve İskan Müdürlüklerine bilgi verilmediği Müdürlüklerimizce de bunların istenmesi yoluna gidilmediği tespit edildiğinden; bu hususta Bakanlığımızın ilgi (k) Genelgesi uyarınca sicillerin takip edilmesi gerekmektedir.

Bilgi alınmasını Genelgenin ilgili maddeleri uyarınca gereğinin Valiliğinizce (Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü) yerine getirilmesini ayrıca öncelikle Bayındırlık ve İskan Müdürlerimiz olmak üzere, tüm ilgililerin üzerine düşen görevlerini, sorumluluklarının bilinci içinde, azami gayret göstererek yerine getirmesini, yapılan eleştiri ve önerilerden ilgili bütün personelin haberdar edilerek, hataların tekrarına meydan verilmemesini önemle rica ederim.


Onur KUMBARACIBAŞI

Bakan


DAĞITIM : Valiliklere


Dostları ilə paylaş:
1   ...   9   10   11   12   13   14   15   16   ...   26


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə