T. C. Bayindirlik ve iskan bakanliği belediye Teknik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ankara



Yüklə 2.18 Mb.
səhifə17/26
tarix13.08.2018
ölçüsü2.18 Mb.
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   26

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00 /3401923866-22707




11 Kasım 1993

KONU

:










Bakanlığımıza iletilen gerek meslek odaları ve kurum ve kuruluşlara ait yazılardan gerekse şahıs başvurularından, Belediyelerin imar mevzuatına aykırı uygulamalara göz yumduğu bu durumun kentlerin ve antik kentlerin, doğal ve kültürel çevresinde çarpık yapılaşmaya neden olduğu ve kamuoyunda bilindiği şekilde yeni bir "İmar Affı" çıkarılacağı vaadinde bulunulduğu, vatandaşın da böyle bir beklenti içinde olduğu belirtilerek gerekli önlemin alınması istenmektedir.

Ayrıca; Bakanlığımıza yapılan çeşitli yazışmalardan kaçak ve imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen ve 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca yıkım amacıyla yasal işlemlere başlanan yapıların işgalli olması nedeniyle tahliye edilemediği tahliye işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi amacıyla, elektrik ve su bağlantılarının kesilmesi için ilgili kurumlar ile yazışmalar yapıldığı, ancak bu tür yazışmalardan herhangi bir sonuç alınamadığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği gibi 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 31. maddesinde, "İnşaatın bitme günü kullanma izni verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar" hükmü yer almaktadır.

Söz konusu madde uyarınca, yapı kullanma izni ibraz edilmeyen yapıların elektrik, su, kanalizasyon gibi hizmetlerden yararlandırılması yasalara aykırı bir uygulama olup, kaçak veya imar mevzuatına aykırı yapıların belediye hizmetlerinden her ne ad altında olursa olsun yararlanmaları yasal açıdan mümkün değildir.

Öte yandan, İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak İşlemler Hakkında 2981/3290/3366 sayılı Kanun ve Yönetmelikleri 10.11.1985 tarihinden önce imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemlere ilişkin esasları belirleyen bir kanun olup; bu tarihten sonra inşasına başlanan yapıların gerek gecekondu olsun gerekse imar mevzuatına aykırı yapı olsun bu kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu tarihten sonra inşa edilen imar mevzuatına aykırı yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirilmeleri ve Kanunun 32. ve 42. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. İmar mevzuatına aykırı yapılmış yapının ilgili mevzuat ve imar planına göre korunması mümkün ise ve yasal süresi içinde plan ve mevzuata uygun hale getirilebiliyor ise korunması ve kanunun ilgili hükümlerine göre uygulama yapılarak yasal hale getirilmesi gerekir. Gecekondular için ise, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesinde öngörüldüğü şekilde yıkım işleminin derhal gerçekleştirilmesi yasa gereğidir.

Yasalara saygılı olan vatandaşların, devlete olan güveninin sarsılmaması, ilgili idarelerin yasaları hiçbir ayrım gözetmeksizin hakkaniyet içinde uygulaması ile mümkündür. Bu kapsamda, 10.11.1985 tarihinden sonra inşa edilen gecekondu ve imar mevzuatına aykırı yapıların korunmasına yönelik Bakanlığımızca herhangi bir çalışma yapılmamakta ve yeni bir "İmar Affı Yasası" çıkarılması düşünülmemektedir.

Bu nedenle, vatandaşların kanunlara aykırı uygulama yapmalarına meydan verilmemesi, varsa bu tür uygulamalara göz yumulmaması, Kanunlarda görülen yasal işlemlerin yasal süreler içerisinde prosedürüne uygun olarak yerine getirilmesi hususunda, iliniz dahilindeki tüm belediyelerin uyarılmasını; ayrıca, yanlış uygulama yapan veya yapılmasına neden olan ilgililer hakkında gerekli idari ve yasal işlemlerin yapılacağının bilinmesini önemle arz/rica ederim.

Onur KUMBARACIBAŞI

Bakan


DAĞITIM:

Gereği : Bilgi :

İçişleri Bakanlığına Başbakanlığa

Valiliklere

Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına

Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğüne


T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00/ 000096034-22313




15 Kasım 1993

KONU

:

Köy Yerleşik Alanlarında ve İskan Dışı Alanlarda Yapılacak Akaryakıt Deposu ve Pompasına İlişkin Üst Yapı







İLGİ : a) 29 Aralık 1986 tarih ve 27405 sayılı genelgemiz

b) 27 Mart 1987 tarih ve 5986-5472 sayılı genelgemiz

Bilindiği gibi, ilgi (a) da kayıtlı Genelgemizin 2. maddesinde köy yerleşik alanlarında ve iskan dışı alanlarda, mevzii imar planı aranmaksızın ruhsata bağlanacak yapı ve tesislerin neler olabileceği belirtilerek, hiçbir şekilde üst yapı olmamak, zirai amaçla kullanılmak üzere bir akaryakıt pompası ile yer altında bir akaryakıt deposundan oluşan yapılara da bu kapsamda yer verilmişti.

Ancak, çeşitli tarihlerde Bakanlığımıza iletilen başvuru ve taleplerde, ilgi genelgemiz uyarınca yapılacak akaryakıt pompası ve deposundan oluşacak tesislerin korunması ve tesis görevlisinin barınma gereksiniminin karşılanması amacıyla bir üst yapı yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilerek konunun değerlendirilmesi istenmiştir.

Yapılan inceleme sonucu, tesisin korunması ve tesis görevlisinin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla, köy yerleşik alanları içinde ve dışında (iskan dışı alanda), inşaat alanı 25 m2yi geçmemek, H = 3.50 m. yi (1 kat) aşmamak, WC + büro + yatma mekanı olarak düzenlenmek koşulu ile, bir üst yapı yapılmasının gerekli olduğu görülmüştür.

Bu nedenle, ilgi (a) genelgenin 2. maddesinde yer alan "... hiç bir şekilde üst yapı olmamak" ifadesi metinden çıkarılmış bunun yerine "tesisin korunması ve tesis görevlisinin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla inşaat alanı 25 m2 yi geçmemek H=3.50 m. yi (1 kat) aşmamak, WC + büro + yatma mekanı olarak düzenlenmek ve ..." ifadesine yer verilerek yeniden düzenlenmiştir.

Bilgi alınmasını, yukarıda yer alan ifadenin ilgi (a) Genelgenin 2. maddesine dahil edilerek işlemlerin buna göre yapılması hususunda gereğini rica ederim.

Onur KUMBARACIBAŞI

Bakan

DAĞITIM :



76 İl Valiliğine

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00/ 000096147-23567




24 Kasım 1993

KONU

:

Büro Tescil Belgesi







TMMOB Mimarlar odasına kayıtlı bazı üyelerin başvurularından, "İmar Planlarının Yapımını Yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlik Yönetmeliği" gereğince Bakanlığımızdan almış bulundukları "yeterlik belgesine" rağmen serbest şehircilik hizmetleri kapsamına giren planlama işlerinin ihalelerine girebilmeleri için ayrıca Şehir Plancıları Odasına, bürolarını tescil ettirmelerinin istendiği ve adı geçen odaya da tescil edilmelerinin yürürlüğe konulan "TMMOB Serbest Müşavirlik Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliği" ile zorunlu hale getirildiği, bu nedenlerle şehircilik hizmetleri ile ilgili plan, proje ve mesleki ürün ve çalışmalarını yapamadıkları dolayısıyla mesleklerini icra edemedikleri öğrenilmiştir.

Bilindiği üzere İmar Kanunu'nun 38. maddesinde;

"Halihazır harita ve imar planlarının hazırlanması ve bunların uygulanmasının fenni mesuliyetini; uzmanlık, çalışma konuları ve ilgili Kanunlarına göre, mühendisler, mimarlar, şehir plancıları deruhte ederler.

Yapıların, mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık konularına ve ilgili kanunlarına göre mühendisler, mimarlar ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek olan fen adamları deruhte ederler." denilmektedir.

Görüldüğü üzere, İmar Kanunu'nun 38. maddesinde mimarlara mimari proje yapma ve uygulama yetkisinin yanı sıra, imar planlarının hazırlanması ve bunlara fenni mesuliyetini deruhte etmeleri yetkisi de tanınmıştır.

Ayrıca, İmar Kanunu'nun 44. maddesi I - (j) bendinde; halihazır harita alımı ve imar planlarının yapımını yükümlenecek müellif ve müellif kuruluşların ehliyet durumlarının yeniden düzenlenmesine ait esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği esası getirilmiştir.

Bu doğrultuda hazırlanan "İmar Planlarının Yapımını Yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlilik Yönetmeliği"nin ikinci kısmının imar planı yapacak uzmanlarda aranacak yeterlilik başlıklı birinci bölümünde imar planı yapacak uzmanlara hangi şartlarda yeterlilik verilmesi gerektiği hususundaki hükümler yer almakta ve bu bölümdeki 6. maddede planlama işlerini yapacak müelliflerin üniversite, akademi veya yüksek okulların şehir planlama, bölge planlama, kentsel tasarım veya mimarlık fakülte veya bölümlerinden şehir plancısı, bölge plancısı, kentsel tasarımcı veya mimar unvanları alarak mezun olmaları gerektiği şartı getirilmiş bulunmaktadır.

Diğer taraftan 6235 sayılı TMMOB Kanunu'nun 33. maddesinin birinci fıkrasında;

"Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler." denilmektedir.

Bu durumda mezkur görevleri üstlenecek ve yapacak mimarların "ihtisasına uygun" Mimarlar Odası'na kaydolmaları ve bürolarını tescil ettirmeleri yeterli olup, ayrıca Şehir Plancıları Odasına kaydolmaları ve bürolarını tescil ettirmelerine gerek bulunmamaktadır.

Esasen yukarıda bahsi geçen Yönetmeliğin yasal dayanağı da yoktur.

Şöyle ki;

a) Anayasanın 124. maddesinde;

"Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." denilmektedir.

b) 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun değişik 2. maddesinde, Odalar Birliğinin görevleri sayılmış bulunmaktadır.

Bu görevler arasında Birlikçe tanzim edilip yürürlüğe konulan "TMMOB Serbest Müşavirlik, Mühendislik ve Mimarlık Hizmetleri ve Büro Tescil Belgesi Yönetmeliği" kapsamına giren söz konusu tescil belgesine ilişkin görevler bulunmamaktadır.

Aksine, imar planlarının yapımı "İmar Kanunu" hükümleri gereğince istisnalar dışında Bakanlığımıza ve yerel yönetimlere ait bulunmaktadır.

Diğer taraftan 180 ve 209 sayılı Bakanlığımız teşkilat ve görevlerine ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2/n maddesi gereğince; görevlerine ilişkin yönetmelik çıkarma yetkisi de Bakanlığımıza aittir.

Bu nedenlerle, mimarların; yukarıda bahsi geçen imar planı ve proje gibi mesleki görevlerini yapmaları için ayrıca Şehir Plancıları Odasına kaydolmaları ve bürolarını tescil ettirmelerine ve söz konusu işlerin ihaleleri sırasında adı geçen oda ile ilgili kayıt ve tescil belgesi ibraz etmelerine gerek bulunmamaktadır.

Bilgilerinizi, durumun ilgililere duyurularak, uygulamanın bu Genelge esaslarına göre sağlanmasını rica ederim.

Onur KUMBARACIBAŞI

Bakan
DAĞITIM :

Bakanlıklara

Valiliklere

Bakanlık Merkez, Bağlı ve İlgili Kuruluşlarına

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine



T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.16.00.07/H




1 Nisan 1994

KONU

:

Yoksul ve Dargelirlilik Limitlerinin Arttırılması







17 Mayıs 1976 gün, 15590 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "775 sayılı Gecekondu Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yönetmelik'in" 7. maddesinde belirlenmiş olan yoksul ve dargelirlilik limitine ilişkin puanlama tablosu 1.1.1994 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlenerek yazımız ekinde gönderilmektedir.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

BAKAN ADINA

Feridun DUYGULUER

Genel Müdür Yardımcısı

Ek: Puanlama Tablosu

Dağıtım:

Valiliklere



775 SAYILI GECEKONDU KANUNU UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA YÖNETMELİĞE GÖRE ARSA, KREDİ, KİRALIK VE MÜLK KONUTLARIN DAĞITIMINDA PUANLAMA SİSTEMİNİ GÖSTERİR TABLO:

(Bakanlığımızın 4.3.1994 gün, 247/615 sayılı oluru ile belirlenmiştir.)



AİLE BÜYÜKLÜĞÜ

YILLIK NET GELİR

ANA PUAN

1-2 Kişilik Aile

90.000.000.-

-

86.500.000.-

1

86.499.999.-

-

83.000.000.-

2

82.999.999.-

-

79.500.000.-

3

79.499.999.-

-

76.000.000.-

4

75.999.999.-

-

72.500.000.-

5

72.499.999.-

-

69.000.000.-

6

68.999.999.-

-

65.500.000.-

7

65.499.999.-

-

62.000.000.-

8

61.999.999.-

-

58.500.000.-

9

58.499.999.-







10



3 Kişilik Aile

95.000.000.-

-

91.500.000.-

1

91.499.999.-

-

88.000.000.-

2

87.999.999.-

-

84.500.000.-

3

84.499.999.-

-

81.000.000.-

4

80.499.999.-

-

77.500.000.-

5

77.499.999.-

-

74.000.000.-

6

73.999.999.-

-

70.500.000.-

7

70.499.999.-

-

67.000.000.-

8

66.999.999.-

-

63.500.000.-

9

63.499.999.-







10



4 Kişilik Aile

100.000.000.-

-

96.500.000.-

1

96.499.999.-

-

93.000.000.-

2

92.999.999.-

-

89.500.000.-

3

89.499.999.-

-

86.000.000.-

4

85.999.999.-

-

82.500.000.-

5

82.499.999.-

-

79.000.000.-

6

35.599.999.-

-

34.200.000.-

7

75.499.999.-

-

72.000.000.-

8

71.999.999.-

-

68.500.000.-

9

68.499.999.-







10




AİLE BÜYÜKLÜĞÜ

YILLIK NET GELİR

ANA PUAN

5 Kişilik Aile

105.000.000.-

-

102.000.000.-

1

101.999.999.-

-

99.000.000.-

2

98.999.999.-

-

96.000.000.-

3

95.999.999.-

-

93.000.000.-

4

92.999.999.-

-

90.000.000.-

5

89.999.999.-

-

87.000.000.-

6

86.999.999.-

-

84.000.000.-

7

83.999.999.-

-

81.000.000.-

8

80.999.999.-

-

78.000.000.-

9

77.999.999.-

-




10



6 Kişilik Aile

110.000.000.-

-

107.000.000.-

1

106.999.999.-

-

104.000.000.-

2

103.999.999.-

-

101.000.000.-

3

100.999.999.-

-

98.000.000.-

4

97.999.999.-

-

95.000.000.-

5

94.999.999.-

-

92.000.000.-

6

91.999.999.-

-

89.000.000.-

7

88.999.999.-

-

86.000.000.-

8

85.999.999.-

-

83.000.000.-

9

82.999.999.-







10



7 Kişilik Aile

115.000.000.-

-

113.000.000.-

1

112.999.999.-

-

111.000.000.-

2

110.999.999.-

-

109.000.000.-

3

108.999.999.-

-

107.000.000.-

4

106.999.999.-

-

105.000.000.-

5

104.999.999.-

-

103.000.000.-

6

102.999.999.-

-

101.000.000.-

7

100.999.999.-

-

99.000.000.-

8

98.999.999.-

-

97.000.000.-

9

96.999.999.-







10




AİLE BÜYÜKLÜĞÜ

YILLIK NET GELİR

ANA PUAN

8 Kişilik Aile

120.000.000.-

-

118.000.000.-

1

117.999.999.-

-

116.000.000.-

2

115.999.999.-

-

114.000.000.-

3

113.999.999.-

-

112.000.000.-

4

111.999.999.-

-

110.000.000.-

5

109.999.999.-

-

108.000.000.-

6

107.999.999.-

-

106.000.000.-

7

105.999.999.-

-

104.000.000.-

8

103.999.999.-

-

102.000.000.-

9

101.999.999 -







10



9 Kişilik Aile

125.000.000.-

-

123.500.000.-

1

123.499.999.-

-

122.000.000.-

2

121.999.999.-

-

120.500.000.-

3

120.499.999.-

-

119.000.000.-

4

118.999.999.-

-

117.500.000.-

5

117.499.999.-

-

116.000.000.-

6

115.999.999.-

-

114.500.000.-

7

114.499.999.-

-

113.000.000.-

8

112.999.999.-




111.500.000.-

9

111.499.999.-







10




10 Kişilik Aile

130.000.000.-

-

128.500.000.-

1

128.499.999.-

-

127.000.000.-

2

126.999.999.-

-

125.500.000.-

3

125.499.999.-

-

124.000.000.-

4

123.999.999.-

-

122.500.000.-

5

120.999.999.-

-

119.500.000.-

6

120.999.999.-

-

119.500.000.-

7

119.499.999.-

-

118.000.000.-

8

117.999.999.-

-

116.500.000.-

9

116.499.999.-







10

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00/11131




23 Haziran 1994

KONU

:

Kaçak Yapılaşmanın Önlenmesi







İLGİ: a) 11 Kasım 1993 gün ve 93/5 sayılı genelgemiz.

b) 23 Şubat 1994 gün ve 273-965-5062 sayılı Turizm Bakanlığının dağıtımlı yazısı.

Yürürlükte bulunan kanunlar ile her türlü yasal önlemler alınmış olmasına rağmen ülkenin turizm potansiyeli yüksek olan yörelerinde, özellikle kıyı bölgelerinde kamu mülkiyetindeki arazilerin yoğun bir şekilde işgal edildiği, plansız ruhsatsız, kaçak yapılaşmalara konu olduğunun müşahede edildiği ilgi (b) Yazıda belirtilerek, temiz ve yaşanabilir bir çevre yaratmak ve var olan çevreyi korumak amacıyla kaçak yapılaşmanın önlenmesi, fuzuli işgallerin kaldırılmasından bizzat sorumlu ve görevli olan idarelere mevcut yasalar karşısındaki sorumluluklarının hatırlatılması ve gerekli tüm yasal önlemlerin alınması konusunda gerekli talimatın verilmesi ve kamuoyuna da bunun duyurulması istenmektedir.

Bilindiği gibi imar mevzuatına aykırı yapılan uygulamalar sonucu kentlerin ve antik kentlerin fiziki ve kültürel yapısının bozulduğu, imar mevzuatına aykırı yapıların korunmasına yönelik Bakanlığımızca herhangi bir yasa yapılmasına yönelik çalışma yapılmadığı ve yeni bir "İmar Affı Yasası" çıkarılmasının düşünülmediği ilgi (a) da yer alan Genelgemizde dile getirilerek; İmar mevzuatına ve diğer kanunlara aykırı yapılan uygulamalar hakkında ilgili idarelerce yapılması gereken yasal iş ve işlemler hatırlatılmış, imar mevzuatı ile öngörülen iş ve işlemlerin yasal süreler içerisinde ve yasal prosedüre uygun olarak yerine getirilmesi konusunda ilgili belediyelerin uyarılması ve yanlış uygulama yapan veya yapılmasına neden olan ilgililer hakkında idari ve yasal işlem yapılacağının bilinmesi ve konu ile ilgili gerekli önlemlerin alınması istenmiş olmasına rağmen bu konuya ilgili idarelerin gerekli hassasiyeti göstermedikleri anlaşılmaktadır.

İlgi (b) yazı örneği ekte gönderilmekte olup, ilgi (a) daki Bakanlık Genelgesinde yer alan talimatlar ve yapılması gereken iş ve işlemler konusunda ilgili idarelerin ve belediyelerin bir kez daha uyarılmasını ve konunun Valiliğinizce izlenmesini, sağlıksız kentleşme ve çarpık yapılaşmanın önlenmesi için ilgili idarelere gerekli yardımın zaman kaybına meydan verilmeksizin yapılmasını önemle ve tekiden arz/rica ederim.

Onur KUMBARACIBAŞI

Bakan

DAĞITIM :



Gereği: Bilgi:

İlgili Bakanlıklara Başbakanlığa

76 İl Valiliğine

Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına

T.E.K. Genel Müdürlüğüne
EK:

TURİZM BAKANLIĞI YATIRIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN

23 ŞUBAT 1994 TARİH VE A.T.T.D. BŞK./A.T./273-965-5062 SAYILI YAZISI

Bakanlıklar, Valilikler ve Belediyelere gereği için dağıtımı yapılan Başbakanlık Makamının 16.9.1992 gün ve Per. ve Pren. Gn. Md. ifadeli B.02.O.PPG.0.12-383-22629 sayılı emirleriyle;

Ülkemizin turizm potansiyeli arz eden bir çok yöresinde çevre düzeni planlarının yapıldığı 3194 sayılı İmar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bazı yerel idarelerce bu planlardaki koruma ve kullanma dengesini bozan, plan ana kararlarına uymayan değişiklikler yapılarak mevzi planların onandığı, bunun dışında, başka yapılaşmalara emsal teşkil eden, çevre kirliliği yaratan, planlı gelişmeye engel olan kaçak yapılaşmaların ve işgallerin önemli sorun yarattığı, turistik yörelerimizde ve kıyılarımızda altyapısı yetersiz, çevresiyle uyumsuz, geri dönüşü olmayan yoğun yapılaşmaların turizm sektörünü olumsuz yönde etkilediği ifade edilerek Kamu Kurum ve Kuruluşları ve özellikle Valilikler ve Belediyeler tarafından gerekli önlemlerin alınması istenilmiştir.

Ülkemizin turizm potansiyeli arz eden yörelerinde, özellikle kıyı bölgelerimizdeki kamu mülkiyetindeki arazilerin yoğun bir şekilde işgal edildiği, plansız, ruhsatsız kaçak yapılaşmalara konu olduğu müşahede edilmektedir.

Bakanlığımızın turizm yatırımlarını yoğunlaştırdığı, Ülkemizin en önemli turizm bölgesi haline gelen, Devlet eliyle imar planları yapılarak, büyük meblağlara ulaşan altyapı yatırımlarıyla donatılan Antalya yöremizdeki, kaçak yapılaşmalar ile fuzuli işgallerin giderek arttığı, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün, 28.1.1994 gün ve 686 sayılı yazıları ekinde Bakanlığımıza gönderilen "Rapor"dan da anlaşılmaktadır.

Söz konusu rapor arazi rantının çok değerli olduğu Antalya yöresi için hazırlanmış olmasına rağmen, ülke sathında ve diğer kentsel merkezlerimiz ile kıyılarımızda da yoğun işgallerin ve kaçak yapılaşmaların olduğu kamuoyu tarafından bilinmektedir.

Devlete ait taşınmazların işgallere karşı korunması için mevzuatımızda her türlü yasal önlem alınmış, çeşitli yasalarda arazinin mülki yapısına göre koruma ve takip yetkileri belirlenmiştir.

(Örneğin: 3194 sayılı İmar Kanunu, 775 sayılı Gecekondu Kanunu, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, 743 sayılı Medeni Kanun, 6831 sayılı Orman Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gibi)

Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerler ile Hazinenin özel mülkiyeti altındaki arazilerin koruma yetkisi Defterdarlık-Mal Müdürlükleri, orman mülkiyetinde alanların korunması ve men yetkisi (Turizm alan ve merkezi ilan edilerek 2634 sayılı Yasaya istinaden Bakanlığımıza tasarruf hakkı devredilen araziler dahil) orman idarelerine aittir. Ormana yapılan her türlü yapılaşma da müsadereye tabidir. Yapılan tecavüzler yapılaşma türünde ve Kal'i gerekecek nitelikte ise İmar Yasası hükümlerine göre işlem yapılması gerekmektedir. İmar Kanunu’nun hükümlerine göre kaçak yapıyı önleme görevi de Belediyelere ve İl Bayındırlık Müdürlüklerine aittir. Bu kurumlar bu tür yapılaşmayı resen takiple görevli olup, bu hizmeti yapıp yapmama konusunda da takdir yetkileri bulunmamaktadır. Yargıtay kararlarında da, Devlet arazilerinde kaçak yapılaşma yapanların enkaz bedeli dahi isteme haklarının mevcut olmadığı belirtilmektedir.

Son zamanlarda, yetkililerin imar uygulamaları konularındaki çeşitli beyanları, yasalara saygılı olmayan bir kısım menfaat grupları tarafından, kamu otoritelerinin müdahale etmeyeceği şeklinde yorumlanarak kaçak yapılaşmalara ve işgallere yoğun şekilde yönelmelerine sebebiyet verdirdiğini düşündürmektedir.

Kamu görevlilerinin de iyi niyetli bir yaklaşım sergileyerek, işgallere göz yumduğu ve kaçak yapılaşmalar için yasaların emrettiği görevleri, menfi toplumsal olaylara sebebiyet verdirmemek gerekçesi ile yerine getirmedikleri gözlenmektedir.

Ayrıca kamu yetkilileri ile yapılan görüşmelerde yasaların emrettiği yatırımları gerçekleştirme aşamasında, etkin çevrelerin önleyici müdahaleleri ile karşılaştıklarını belirtmektedirler. Bu durum yasaların tatbikçisi durumunda olan kamu görevlilerini de Türk Ceza Kanunu ve Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddeleri karşısında görevini ihmal, kusurlu davranma gibi suçları işlemiş konumuna getirmektedir. Çağdaş Devlet anlayışında, yasalara saygılı olmak veya yasaların farklılık gösterilmeden uygulanmasını sağlamanın son derece önem arz ettiği malumlarıdır.

Dar ve belirli bir kesimin korunması amacıyla yaptırımların yerine getirilmemesi, geniş toplumsal kesimlerde kamu düzeninin sağlanamaması, Devletin otoritesine olan saygının sarsılması, konumuzla ilişkili olarak imar anarşisine sebebiyet verecek boyutlara ulaşacağını da göz ardı etmememiz gerekir.

Demokratik ortamda çoğunluğun menfaati gözetilerek, belirli bir kesimin mağduriyetine sebebiyet verse de, temiz, yaşanılır bir çevreyi yaratmak ve korumak amacıyla kaçak yapılaşmaların önleneceği, fuzuli işgallere son verileceği hususlarının yetkililer tarafından özellikle bu günkü ortam içinde kamuoyuna duyurulmasını, ayrıca valiliklere, belediye başkanlıklarına ve/veya teşkilatınıza bu yönde talimat verilmesi hususunu arz ederim.


Abdülkadir ATEŞ

Bakan


DAĞITIM:

Başbakanlığa

İçişleri Bakanlığına

Maliye Bakanlığına

Bayındırlık ve İskan Bakanlığına

Orman Bakanlığına



T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00-000096062/19946




28 Kasım 1994

KONU

:

Kıyı Yasası ve Yönetmeliği







Bilindiği gibi, 3.8.1990 tarih ve 20594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin" bazı maddeleri 13.10.1992 tarih ve 21374 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmiştir. Yönetmeliğin uygulanması sırasında tereddüte düşülen konuların Bakanlığımıza iletilmesi üzerine özellikle meskun alanlardaki sorunların yerel yönetimlerce olabildiğince sağlıklı çözümlenmesinin sağlanması için söz konusu yönetmeliğin bazı maddeleri tekrar gözden geçirilerek değiştirilmiş ve "Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" 30.3.1994 tarih ve 21890 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu Yönetmelikle getirilen değişikliklerin detaylı olarak açıklanmasına ve Yönetmeliğin uygulaması sırasında ilgili idarelerce dikkat edilmesi gereken hususların vurgulanmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

GÜNÜBİRLİK TURİZM TESİSLERİ

3621/3830 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulama imar planı kararı ile sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmında toplum yararına açık olmak koşuluyla konaklama dışında "günübirlik turizm yapı ve tesisleri" yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

Sahil şeridinin ikinci bölümü özel mülkiyete konu olmakla birlikte, kamu yararı ilkesi doğrultusunda üzerinde toplumun yararlanmasına açık tesislerin yer alabileceği alanlar olduğundan, çağdaş toplum yaşamının gereksinimi olan kullanımlar göz önünde bulundurularak, bu alanlar üzerinde yapılabilecek tesislere, 30.3.1994 tarihli Yönetmelikte, spor tesisleri, golf alanları, lunapark, fuar ve su oyunları parkı gibi tesislerde eklenmiştir.

Ancak, bu alanlarda bu tür tesislere müsaade edilirken dikkat edilmesi gereken husus, uygulama yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca günübirlik turizm tesislerinin emsal 0,20'yi bir (1) katı, h= 4.50 metreyi, asma kat yapılması halinde h= 5.50 metreyi geçemeyeceğidir.

KISMİ YAPILAŞMA

30.3.1994 tarihli Yönetmelikte yer alan kısmi yapılaşma tanımı 13.10.1992 tarihli Yönetmelikten özünde farklı olmayıp, 11.7.1992 tarihinden önce onaylanmış imar planları içinde kalan imar adaları üzerinde yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan plan ve mevzuata uygun olarak tamamlanmış yapılar ile ruhsat alınarak en az subasman seviyesinde inşaatı tamamlanmış yapıların bulunduğu parsellerin sayısının veya kullanılan toplam taban alanının imar adasındaki toplam parsel sayısının veya toplam taban alanının yüzde ellisinden fazla olması durumudur.

Ancak, 13.10.1992 tarihli Yönetmelikte, hem kentsel hem kırsal alanlardaki sahil şeridinin, üzerinde yapı olmayan imar adalarında 100 metre olarak belirlenmesinin, özellikle yoğun yapılaşmış kent merkezlerinde kısmi yapılaşmanın imar adası bazında tanımlanması, kıyı ve sahil şeritlerinin toplum yararına kullanımı genel ilkesine bir katkıda bulunmayan bazı küçük ve anlamsız boşluklar meydana gelmesine, plan bütünlüğünün ve cephe hattının bozulmasına yol açtığı gözlenmiş ve yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan "Kısmi Yapılaşma" tanımı yeniden irdelenmiş ve 30.3.1994 tarihli Yönetmelik ile plan türleri esas alınarak farklı değerlendirmeler yapılması öngörülmüştür. Hangi plan türü içinde olursa olsun kısmi yapılaşma değerlendirmesi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus; herhangi bir imar adasının bir kısmının 100 m.lik sahil şeridi içinde, bir kısmının sahil şeridi dışında kalması durumunda, bu tür imar adalarının tamamının sahil şeridi içinde kaldığı kabul edilerek kısmi yapılaşma değerlendirmesinin yapılması gerektiğidir.

KENTSEL VE KIRSAL UYGULAMA İMAR PLANLARINDAKİ UYGULAMA

3194 sayılı İmar Kanununda uygulama imar planlarının "onaylı halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olduğu, yine Yasanın 8. maddesinde de, bu planların belediye ve mücavir alan sınırları içinde, belediyeler, mücavir alan sınırları dışında da valiliklerce hazırlanarak onaylanacağı, hüküm altına alınmıştır.

Kentsel ve kırsal uygulama planları 30.3.1994 tarihli Yönetmelikte "meskun ve gelişme alanlarını kapsayan, yerleşmenin mevcut ve projeksiyon nüfusuna dayalı gerekli tüm kullanım ve fonksiyonları içeren bir plan olarak tanımlanmaktadır.

30.3.1994 tarihli Yönetmeliğin 1. maddesinin (b) bendinde 11.7.1992 tarihinden önce onaylanmış bu tür planlara konu alanlarda kısmi yapılaşmanın, bu planların sahil şeridine giren kesiminin bütününde hesaplanacağı belirtilmektedir. Diğer bir deyişle planın sahil şeridi kesiminde her imar adası teker teker değil tümden değerlendirilecektir.

Ancak bu değerlendirme iki aşamalı olacaktır. Şöyle ki ilk önce her bir imar adasının kendi içinde kısmı yapılaşmaya sahip olup olmadığına bakılacak, ikinci aşamada ise 100 m.lik sahil şeridi içinde kalan imar adalarının sayısının %50 sinden fazlasında kısmi yapılaşma var ise sahil şeridi 100 m. olarak revize edilmeyecek, plana göre uygulama yapılmasına devam edilecektir.

Uygulama imar planı tanımına uygun ancak kent planı bütününden kopuk olan 1/1000 ölçekli imar planlarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir.

3194 sayılı Kanun uyarınca uygulanan İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinde "İLAVE İMAR PLANI" mevcut imar planının gelişme alanları açısından ihtiyaca cevap vermediği hallerde, mevcut imar planının genel arazi kullanış kararları ile tutarlı, mevcut imar planı ile ulaşım açısından bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde hazırlanmış bulunan planlar olarak tanımlanmıştır.

Dolayısıyla yukarıda açıklanan tanıma uygun olarak hazırlanan ve kentsel uygulama imar planına bitişik olan 11.7.1992 tarihinden önce onaylanan ilave imar planlarında da 100 metrelik sahil şeridi bütününde yapılacak kısmi yapılaşma değerlendirmesinin kentsel uygulama imar planı ile birlikte ele alınması, bir başka deyişle, kısmi yapılaşmanın 11.7.1992 tarihinden önce onaylanmış bu şekilde birbirine bitişik planların bütününde irdelenmesi gerekmektedir. Bu türden planlar değişik tarihlerde onanmış dahi olsalar hep birlikte değerlendirileceklerdir.

MEVZİ İMAR PLANLARINDA UYGULAMA

3194 Sayılı Kanun uyarınca uygulanan "İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmelikte" Mevzi İmar Planı: "Mevcut imar planı sınırları dışında olup, bu planla bütünleşmeyen bir konumda bulunan alanlar üzerinde hazırlanan ve sosyal ve teknik alt yapı gereksinimlerini kendi bünyesinde sağlamış olan plandır" şeklinde tanımlanmaktadır.

Buna göre, mevzi imar planları imar planı sınırları dışında genellikle ilgililerin talebi ile gündeme gelen veya gerekli durumlarda ilgili idarece belli bir sektörel kullanımı gerçekleştirmek amacıyla (II. konut, küçük sanayi v.b.) hazırlanan yukarıdaki tanıma uygun planlardır.

30.3.1994 tarihli Yönetmeliğin 1. maddesinde yer alan kısmi yapılaşma tanımının (a) bendinde yukarıdaki tanıma uygun olarak hazırlanan mevzi imar planlarının sahil şeridi içinde kalan bölümünde kısmi yapılaşmanın eskiden olduğu gibi imar adası bazında irdelenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Kentsel uygulama imar planına bitişik dahi olsa ilave imar planı niteliğinde olmayıp mevzi imar planı niteliğinde olan, 11.7.1992 tarihinden önce onaylanmış tüm mevzi planlarda da kısmi yapılaşma değerlendirmesi 30.3.1992 tarihli yönetmeliğin 1. maddesinde yer alan kısmi yapılaşma tanımının (a) bendi kapsamında, imar adası bazında ele alınacaktır.

TURİZM MERKEZ, ALAN VE BÖLGELERİNDE UYGULAMA

Öncü sektör olarak tanımlanan turizmin desteklenmesi için yaratılan ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasasına göre belirlenen turizm merkez, alan ve bölgelerinde özel olarak hazırlanmış plan bütünlüğünün bozulmasının önlenmesi için onaylanmış turizm amaçlı uygulama imar planlarında kısmi yapılaşmanın 100 metrelik sahil şeridi bütününde aranması gerektiği aynı maddenin (c) bendinde belirtilmektedir.

Ayrıca, aynı maddenin (d) bendi uyarınca Turizmi Teşvik Yasasına göre belirlenmiş turizm alan ve merkezlerinde turizm dışı kullanımlara yönelik olarak hazırlanmış ve 11 Temmuz 1992 tarihinden önce onaylanmış planların kırsal ve kentsel yerleşmeleri içeren uygulama imar planı niteliğinde olanlarında kısmi yapılaşma 100 metrelik sahil şeridi bütününde, mevzi imar plan niteliğinde olanların da ise, ada bazında irdelenecektir.

PLAN REVİZYONLARI

(3830 sayılı Kanunun geçici 1. maddesiyle kısmen veya tamamen yapılaşmamış alanlarla ilgili imar planı revizyonlarının 1 yıl içinde tamamlanacağı hükme bağlanmıştır. Bu şekilde, revizyonu yapılmış imar planlarındaki sahil şeridi aynen geçerlidir. Ancak, 30.3.1994 tarihine kadar revizyonu yapılmamış olan imar planlarındaki sahil şeridinin 30.3.1994 tarihli Kıyı Yönetmeliğinin 5. maddesi ile değişik 16. maddesinin (a), (b) ve (c) bendleri uyarınca belirlenmesi gerekir. (BU KISIM, 14 AĞUSTOS 1996 TARİH VE 1189/10163 SAYILI GENELGE İLE YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.)

ARITMA TESİSLERİ

Kıyı Kanununun 6. maddesinde, kıyıda yapılabilecek, kıyının kamu yararına kullanımı ve kıyıyı korumak amacına yönelik altyapı ve tesisler arasında tasfiye ve pompaj istasyonları niteliğini taşıyan tesisler de sayılmaktadır. Dolayısıyla, kıyıda ve sahil şeridinin ilk 50 metresinde ancak kamu amaçlı olan ve tasfiye ve pompaj istasyonu niteliğini taşıyan arıtma tesisleri yapılabilir. 30.3.1994 tarihli Yönetmelik ile Değişik Uygulama Yönetmeliğinin 13. maddesi bu konuya açıklık getirmekte ve sahil şeridinin ilk 50 metresine cepheli özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde yapılan tesislere yönelik arıtma tesislerinin kıyıya ve sahil şeridinin ilk 50 metresine kesinlikle inşa edilmemesi gerektiğini belirlemektedir. Kıyıda yer alabilecek arıtma tesisleri sadece kente hitap eden, kentsel altyapı niteliğinde ve kamu eliyle inşa edilenler olacaktır.

KARAKOL VE BENZERİ GÜVENLİK YAPILARI

30.3.1994 tarihli Yönetmeliğin 6. maddesi ile sahil şeridinin ikinci bölümünde yapılabilecek tesislere, karakol ve bu gibi güvenlik yapıları ilave edilmiş ise de, bu tesislere izin verilirken, bu tesislerin bünyesinde hiç bir şekilde lojman ve konaklama ve benzeri ünitelere yer verilmemesi ve sahil şeridi dışında her hangi bir alanda yapılmasının güvenlik nedeniyle mümkün olmamasına dikkat edilecektir.

DOLDURMA VE KURUTMA YOLUYLA KAZANILAN ALANLAR

3621/3830 sayılı Kıyı Kanununun 7. maddesi uyarınca doldurma ve kurutma yoluyla arazi kazanma konusu gündeme geldiğinde ekolojik dengenin korunması öncelikle üzerinde durulması gereken bir husustur. Doldurma ve kurutma, denizlerde ve içme ve kullanma suyu kaynağı olmamak kaydıyla tabii göl ve akarsularda;

a) Sadece kamu yararının gerektirdiği hallerde,

b) Daha uygun alternatifler bulunmaması halinde,

c) Kıyı alanının yetersiz olduğu durumlarda, imar planı kararı ile yapılacaktır.

Hiç bir şekilde özel mülkiyete konu olmayan bu arazilerin kazanılması sırasında, ilgili idareler ve konu ile ilgili tüm kurum ve kuruluşlarca, bu işlemin amacına uygun olarak yürütülmesi ve diğer yasa, yönetmelik, uluslararası sözleşmelere uygun olarak gerçekleştirilmesi hususunda gerekli titizliğin gösterilmesi gerekmektedir.

RAMSAR SÖZLEŞMESİ

31.12.1993 tarihinde TBMM'ce kabul edilen "Özellikle Su Kuşlarının Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Önleme Sahip Sulak alanların Korunması" sözleşmesi (RAMSAR sözleşmesi) uyarınca sulak alanların sınırlarının herhangi bir suretle değiştirilmeyeceği, doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunacağı ve geliştirileceği karara bağlanmış olup, doldurma ve kurutma yoluyla arazi kazanma önerileri bu sözleşme dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Bu uluslararası sözleşmeye konu olabilecek alanlarda doldurma ve kurutma yolu ile arazi kazanılması yasaktır.

Bilgi alınmasını, genelgenin iliniz dahilindeki tüm belediye ve ilgili kurum ve kuruluşlara duyurularak, uygulamada bu esaslara uyulmasının teminini rica ederim.

Halil ÇULHAOĞLU

Bakan

Gereği : Bilgi :



Başbakanlığa Başbakanlığa

(Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)

Devlet Bakanlıklarına

Bakanlıklara

Valiliklere

Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına

Bakanlık Merkez ve Bağlı ve ilgili Kuruluşlara

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine



TC.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00-000096061-11703




8 Eylül 1995

KONU

:

3194 Sayılı İmar Kanununun 16. Maddesi







Çeşitli tarihlerde Bakanlığımıza intikal eden yazılarda 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin belediye ve mücavir alan sınırları içerisini kapsadığı, bu alanların dışı ile ilgili bir hükme yer verilmediği ve uygulamada tereddütler oluştuğu ifade edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 16. maddesinde; “belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re’sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır” hükmü yer almaktadır.

Bu hükümde her ne kadar “Belediye ve Mücavir Alan Sınırları Dışında” ifadesine yer verilmemiş ise de, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan alanlarda, bu madde uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin karar almaya ve onaylamaya il idare kurulu yetkilidir.

Bilgilerinizi ve uygulamanın bu doğrultuda sağlanması hususunda gereğini rica ederim.

Halil ÇULHAOĞLU

Bakan


DAĞITIM:

Valiliklere



T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00 -000096134-15365




10 Kasım 1995

KONU

:

Kaçak Yapılaşmaların Önlenmesi







İLGİ: 1) 11.11.1993 tarih, 93/5 sayılı genelge.

2) 23.6.1994 tarih, 1994/1 sayılı genelge.

Bakanlığımızca yapılan çeşitli yazışmalardan ve ayrıca sözlü görüşmelerden kaçak ve imar mevzuatına aykırı inşaatların yapıldığı ve ilgili idarelerce gerekli ve yeterli önlemin alınmadığı, yıkım işlemlerinin çeşitli nedenlerle aksatıldığı anlaşıldığından ilgi Genelgeler ile gerekli uyarıda bulunularak, söz konusu aykırı yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirilmeleri ve Kanunun 32. ve 42. madde hükümlerinin uygulanması, gecekondular için ise, 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18. maddesinde öngörülen şekilde yıkım işleminin derhal gerçekleştirilmesi gerektiği bildirilmişti.

Bu kez gerek yazılı ve sözlü basından gerekse Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, yapılması kararı alınan milletvekili seçimleri nedeniyle, özellikle gecekondu yapımının hızlandığı ve yerel idarelerin bu konuda gerekli duyarlılığı göstermediği ayrıca plan değişiklikleri ile yeterli alt yapı oluşturulmadan yoğunluk arttırıcı uygulama yaptıkları anlaşılmaktadır.

Bilindiği gibi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler bu sınırlar dışında ise valilikler yetki alanlarında kalan tüm yapılaşmaların mevzuata (imar, gecekondu, kıyı, çevre vb.) uygun olmasını sağlamak ve bunları denetlemekle yükümlüdürler.

Ancak, özellikle de, son günlerde Senirkent, Dinar ve İzmir’de yaşanan sel ve deprem felaketleri sonucu oluşan can ve mal kaybı da göstermiştir ki idareler planlama ve yapılanma kararlarını ilgili tüm mevzuat kapsamında almamakta, plansız ve kaçak yapılaşmalar önlenememekte, gerekli kontroller sağlanamamaktadır.

Bakanlığımızca, her ne ad altında olursa olsun, gecekondu ve imar mevzuatına aykırı inşa edilen yapıların korunarak yasal hale getirilmesine ilişkin bir kanun çıkarılması düşünülmemekte olup, bu husus birçok kez kamuoyuna duyurulmuştur.

Aynı şekilde, su koruma havzalarında da ilgili mevzuatın uygulanmadığı Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde açıklanan mesafe ve yapılanma kriterlerine uyulmaksızın mevzuata aykırı yapılaşmaların olduğu çeşitli kanallarla Bakanlığımıza intikal etmiştir.

Ancak, kentsel yaşamın can damarı olan su kaynaklarının mutlak ve kısa koruma kuşaklarının yapılanmaya açılması kesinlikle önlenmelidir.

Doğal kaynakların korunma ve dengeli kullanma ilkesi çerçevesinde toplum hayatı için en sağlıklı yerleşme biçimlerini tanımlayan imar planları, birbirleri ile uyumlu çeşitli arazi kullanım kararlarını dengeleme amacını taşır. Bu açıdan bir kararda yapılan değişiklik (örneğin, yapılaşma alanlarında kat artışı emsal yükseltilmesi gibi) diğer plan kararlarını da etkileyerek genel dengenin bozulmasına neden olacaktır.

Ancak kentsel yaşamın getireceği dinamizm nedeniyle kaçınılmaz hale gelen imar planı değişiklikleri ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde yapılmak zorundadır.

Bu nedenle, vatandaşların mevzuata aykırı uygulama yapmalarına izin verilmemesi, yapılmış olan gecekondu ve imar mevzuatına aykırı yapılar hakkında, Kanunlarda öngörülen yasal işlemlerin süresi içinde yerine getirilmesi, planlama kararlarında, bölgenin yerleşme özelliği ve ihtiyacı göz önüne alınarak teknik ve sosyal altyapısının oluşturulması hususunda gerekli önlemlerin alınmasını, bu konuda İliniz dahilindeki tüm belediyelerin uyarılmasını, yanlış uygulama yapan veya yapılmasına neden olan ilgililer hakkında yasal işlem yapılacağının bilinmesini önemle arz/rica ederim.

Adnan KESKİN

Bakan


DAĞITIM:

İçişleri Bakanlığına

Valiliklere

Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına



T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.17.00.06-17587/2657




25 Aralık 1995

KONU

:

Büyükşehir Belediyeleri Mücavir Alan Teklifleri







İLGİ: a- 14.4.1986 gün ve 114 sayılı genelgemiz.

b- 14.6.1990 gün ve 881-13022 sayılı genelgemiz.

c- 10.3.1992 gün ve 431-3831 sayılı genelgemiz.

Bilindiği gibi 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca; belediye mücavir alan sınırları ile ilgili teklifler belediye meclisi ve il idare kurulu kararına bağlanarak Bakanlığımıza gönderilmektedir.

Ayrıca mücavir alan tekliflerinin Bakanlığımızca sağlıklı bir şekilde incelenebilmesi ve tekliflerin ilgili idarelerce Bakanlığımıza gönderilmesi sırasında dikkat edilecek ilke ve kriterleri belirlemek amacıyla ilgi (a), (b) ve (c) genelgeler hazırlanmıştır.

Ancak 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmeliğinde, 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkındaki Kanun ve ilgili Yönetmeliğinde ve Bakanlığımızca bugüne kadar hazırlanmış olan genelgelerde büyükşehir ve büyükşehir belediyesine bağlı ilçe belediyelerinin (veya alt kademe belediyeleri) mücavir alanları ile ilgili olarak açık bir tanım bulunmaması nedeniyle gerek büyükşehir belediyelerinin mücavir alanlarla ilgili olarak Bakanlığımıza yaptıkları tekliflerde gerekse mevcut mücavir alanlarında bazı tereddütlerin ortaya çıktığı belirlenmiştir.

Ancak, 9.7.1984 gün ve 18453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkındaki Kanunun 3. bölümünün 6. maddesinde büyükşehir ve ilçe belediyelerinin (alt kademe belediyelerin) görevleri açıkça belirtilmiştir.

Buna göre, imar planlaması ve uygulamaları açısından;

A- Büyükşehir belediyesinin; büyükşehir nazım imar planlarını yapmak, yaptırmak ve onaylanarak uygulamak, ilçe belediyelerinin (alt kademe belediyeleri) nazım plana uygun olarak hazırlayacakları tatbikat imar planlarını onaylamak ve uygulamasını denetlemek, imar programlarına göre sosyal ve teknik altyapı vb. gibi hizmetleri gerçekleştirmek gibi yetkileri bulunmaktadır.

B- İlçe belediyesinin (alt kademe belediyesi);

Bahsi geçen uygulama imar planlarını hazırlamak ve büyükşehir belediyesince onaylandıktan sonra bu plana göre imar uygulamalarını gerçekleştirmek (ifraz, tevhid, yapı, inşaat ve kullanma izinleri) vb. yetkileri bulunmaktadır.

Böylece büyükşehir belediyeleri; sınırları içindeki ilçe belediyelerinin çalışmalarını üst ölçekte koordine etmek, onaylamak ve yönlendirmek, ilçe belediyeleri için kendi sınırları içinde imar planlarını hazırlamak ve uygulamak ile görevlendirilmiştir.

Genelde, belediye sınırları içinde ve mücavir alanlarda imar mevzuatı aynı koşulları taşıdığı için nasıl büyükşehir belediyesi bütün ilçe belediyelerinden oluşuyor ise büyükşehir belediyesi mücavir alanının da ilçe belediyelerinin mücavir alanlarının bütünü olduğu açıktır.

Bu çerçevede; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca Bakanlığımızca büyükşehir belediyesi mücavir alanı olarak onaylanan alan, hangi ilçe sınırları içinde kalıyor ise o ilçe sınırları içinde kalan büyükşehir belediyesine bağlı ilçe belediyesinin mücavir alanı olup, bu alanlarda da yukarıda (B) maddesinde belirtilen hususlar geçerli olmaktadır.

Buna karşın büyükşehir belediyesinin tüm mücavir alanda yukarıda (A) maddesinde belirtilen yetkilere haiz olacağı da aşikardır.

Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, büyükşehir belediyeleri mücavir alan tekliflerinin sadece büyükşehir belediye meclis kararı ile değil, büyükşehir belediyesi koordinatörlüğünde büyükşehir belediyesini oluşturan ilgili ilçe belediye veya belediyelerinin belediye meclis kararı da dikkate alınarak yazışmalarının valilik kanalı ile yapılması koşulu ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca Bakanlığımıza gönderilmesi ve bu konuya ilişkin işlemlerin ve uygulamaların yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.

Bilgi alınmasını, gereğini ve Genelgenin İliniz dahilinde bulunan diğer belediye başkanlıklarına duyurulmasını arz/rica ederim.

Adnan KESKİN

Bakan

DAĞITIM:


Gereği: Bilgi:

Büyükşehir Valiliklerine Bakanlıklara

Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına İller Bankası Genel Müdürlüğüne
T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.ÖKM.0.00.00.00/117




5 Mart 1996

KONU

:

Müt.Hiz.Bilgi Mrk. (Sicil)






28 Mart 1981 gün ve 17293 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yapı, Tesis ve Onarım İşleri İhalelerine Katılma Yönetmeliği”ne göre müteahhitlik hizmetlerinin daha etkin ve düzenli yürütülmesi için bu Yönetmeliğin 16. maddesi gereğince M.K.R. (Müteahhitlik Kıymetlendirme Raporlarının) en geç 3 ay içinde Genel Müdürlüğümüze iletilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, bu Yönetmeliğin 17. maddesi uyarınca müteahhitlik sicilleri ve dosyalarının gizliliği esastır. Bu durumda;

a) İhale işlemleri dışında Bakanlığımız ve Bağlı Kuruluşlarca müteahhitlik karnelerine ait bilgilere ihtiyaç duyulması durumunda söz konusu Yönetmeliğin 17. maddesinin (a) bendi gereğince bilgi talep edilebilir. İstenilen bilgiler bu talebin Genel Müdürlüğümüze ulaşmasını müteakip mümkün olan en kısa sürede verilecektir.

b) 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 83 ve 84. maddesi uyarınca Bakanlığımızca yasaklanan müteahhitlerin durumları, ilgili genel müdürlüklerce Resmi Gazete’den takip edilecek ve gerekli tespitler yapılacaktır. Ancak, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yasaklamaları ile tereddüt edilen konularda Genel Müdürlüğünüzden istenilecek bilgilerin ihale tarihinden önce ilgili makamın yazılı talebiyle sorulması gerekmektedir.

c) Yukarıdaki iki bend’teki konularda bilgi iletişimi gizlilik esasına göre yapılacaktır.

Yukarıda açıklanan hususlara ilgili kuruluşlarca uyulmaması halinde meydana gelecek aksaklık ve hatalardan ilgili kuruluşlar sorumlu olacaktır.

Bilgi edinilmesini önemle rica ederim.

Adnan KESKİN

Bakan


DAĞITIM:

Bakanlık Merkez Birimlerine

Bakanlık Bağlı Kuruluşlarına

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü



ANKARA

SAYI

:

B.09.0.TAU.0.15.00.00-3402




25 Mart 1996

KONU

:

Genel Teftiş







İLGİ: a) 11.11.1985 tarih, 11820 sayılı genelgemiz.

b) 16.12.1985 tarih, 12730 sayılı genelgemiz.

c) 12.9.1986 tarih, 1780 sayılı genelgemiz.

d) 31.10.1986 tarih, 23202 sayılı genelgemiz.

e) 4.5.1992 tarih, 1075-7218 sayılı genelgemiz.

f) 27.5.1992 tarih, 1870-9107 sayılı genelgemiz.

g) 21.7.1992 tarih, 13348 sayılı genelgemiz.

h) 11.11.1993 tarih, 22707 sayılı genelgemiz.

i) 23.6.1994 tarih, 11131 sayılı genelgemiz.

j) 28.11.1994 tarih, 19946 sayılı genelgemiz.

k) 10.11.1995 tarih, 15365 sayılı genelgemiz.

1990 yılı normal teftiş programı çerçevesinde Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığınca 21 il Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünde yapılan teftiş sonucu düzenlenen Cevaplı Teftiş Raporları’nın incelenmesi sonucunda, gerek genel çalışma düzeni açısından, yürürlükteki mevzuatın titizlikle izlenmeyip uygulanmadığı, dosyalama arşiv sisteminin sağlıklı olmadığı, gerekse imar mevzuatı ile ilgili olarak, 2981/3290/3366 sayılı Kanun, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanununun uygulamalarında aksaklıkların olduğu, mevzuatta öngörülen iş ve işlemlerin süresinde ve doğru olarak yerine getirilmediği tespit edilmiş ve bu eksikliklerin ilgi (G) Genelgemizde belirtilen açıklamalar kapsamında giderilmesi tüm valiliklerden (Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü) istenmişti.

Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığınca 1995 yılı genel teftiş programı kapsamında 18 il Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünde yapılan teftiş sonucu düzenlenen Cevaplı Teftiş Raporları incelenmiş ve Genel Müdürlüğümüz görev alanına giren bir dizi iş ve işlemlerin eksik ve kusurlu yapıldığı ya da hiç yapılmadığı bir kez daha saptanmıştır.

İmar mevzuatı uygulaması sırasında eksiklikleri görülen konular belirli başlıklar altında aşağıda açıklanmaktadır.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   26


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə