Y1 Bayan:(00:01-00:43)Evet arkadaşlar herkesten alındı değil mi telefonlar (...anlaşılmıyor...)
X1Erkek: 00:43-34:54)Arkadaşlar merhaba bugün yarın (....anlaşılmıyor...) demokratik komfederalizm olacak. zaten dünden itibaren özerklik ilkeleri (....anlaşılmıyor...) özerklik derken kafamızda şekillenen artık belli bir yapılanma oldu. tüm demokratik kongreler aslında bir anlamda bir ayda (....anlaşılmıyor...) gördüğümüz tüm derslerinde ana hatları (....anlaşılmıyor...) olarak. bu kısmı (....anlaşılmıyor...) yasal görüşme var. örgütlenmesidir, ilkeleridir, esaslarıdır, dayanaklarıdır, (....anlaşılmıyor...) bunun örgütlenme tarzı vardır fakat(....anlaşılmıyor...) hiç yüzünden oradaki demokratik hakların (....anlaşılmıyor...) bütün bölümlerinde ana hatlarıyla (....anlaşılmıyor...) tarihi değerlendirirken tarihe bakış açımızdan tarih değerlendirmeleri yapılabiliyor ve(....anlaşılmıyor...) değerlendirdiği gibi değerlendirmiyoruz yani (....anlaşılmıyor...) değerlendirmelerinden ne fazla ayrıca uygulamamız gerektiği gibi (....anlaşılmıyor...) etkilerini geliştirmek zorunda olduğumuzu (....anlaşılmıyor...) oda bizim demokratik uygarlık seviyemizi ana eksenine bakmamız lazım (....anlaşılmıyor...) günümüze kadar konuyu anlatmamızın temel mantığında şu vardır arkadaşlar bir tarihi (....anlaşılmıyor...) sebep sonuç ilişkisi içerisinde kurulu mekanik bir olgu olarak görmemiz lazım bu anlamda tarihe baktığımızda tarih anayasal uzağında bir toplum gibi (....anlaşılmıyor...) olarak tarihi hem (....anlaşılmıyor...) hem de (....anlaşılmıyor...)gelişmek içinde kanunlar bu anlamda baktığımızda doğal toplumlar özellikle sürekli (....anlaşılmıyor...) doğal toplum (....anlaşılmıyor...) sonra bunlar medeni toplumlarda (....anlaşılmıyor...) başlayan (....anlaşılmıyor...) hiyerarşi egemenlik zorla buluşarak (....anlaşılmıyor...) olgusunun geliştiği ve (....anlaşılmıyor...) tarihçilerinde takibi başlattığı süreç günümüz günümüze kadar (....anlaşılmıyor...) demokratik toplum diyoruz. doğal toplumun özellikleriyle demokratik toplumun özelliklerini sürekli çatıştırıyoruz birbiriyle hani bir toplum vardır halklar lehinedir (....anlaşılmıyor...) meşgulatın varken halklar üzerine toplumlar üzerinde sürekli (....anlaşılmıyor...) olmasına yönelik adeta bir film şeridi gibi sürekli bunları inceliyoruz kuşkusuz bu süre içerisinde (....anlaşılmıyor...) sonra felsefi yaklaşımların çıkışı bir çok (....anlaşılmıyor...) diyalektik bağımsızlık egemenlik ve bunlar mütemadi şekilde yapılan bir şekle geliyor. demokratik kongreler (....anlaşılmıyor...) yaklaştıran bir yine doğal toplumun özelliklerini arıcaz orda demokratik kongreler (....anlaşılmıyor...) nasıl uyarlıcaz bunun (....anlaşılmıyor...) iradesiyle (....anlaşılmıyor...) egemenlikle doğrudan ilişkisi nasıl olacak veya en basitinden devletle olan ilişkisi nasıl olacak bu bakımdan (....anlaşılmıyor...) her zaman seslendiren diyalektiği tekrar döndüreceğiz yani (....anlaşılmıyor...) anlatırken işte doğal toplumun özellikleri doğal toplumun insanı insan eden ahlaki (....anlaşılmıyor...) doğal toplumda kendini nasıl geliştirdiğini belirtirken geçmişe özlem olarak (....anlaşılmıyor...) uygarlık tarihinde insanların çok büyük zaman dilimi içerisinde kendi varlıklarını kendi yaşamlarını kendi hayat perspektiflerini (....anlaşılmıyor...) olmadan (....anlaşılmıyor...) güçlendirme adına yapıyoruz. biz bugünde devleti bir (....anlaşılmıyor...) değerlendiren dolayısıyla hakları toplumları böyle bu anlamda (....anlaşılmıyor...) biz toplumların kendi organizasyonlarını kendi yaşam felsefelerini oluştururken devlet içinde organizasyonla kendilerini nasıl örgütleyip nasıl (....anlaşılmıyor...) olabileceğini ayrı geleceğiz. haliyle karşılaştığımız (....anlaşılmıyor...) böyle olduğuna göre ana hatlarıyla (....anlaşılmıyor...) terk edip zihin aklın (....anlaşılmıyor...) doğal toplum (....anlaşılmıyor...) böylelikle başlayan (....anlaşılmıyor...) toplum taa bu günümüze kadar ki sürece bağlı olanlar (....anlaşılmıyor...) yine demokratik modernize (...anlaşılmıyor...) toplum (...anlaşılmıyor...) sorunlarını gördüğümüzde baktık ki asıl (...anlaşılmıyor...) toplum ve (...anlaşılmıyor...) yorumcularının tehditleri ve tavırları doğrultusunda gitmiyoruz (...anlaşılmıyor...) ana hatlarıyla törecilere ritim veren törecilerin kendini dağıtan demiyim de (...anlaşılmıyor...) araçlarının üretim ilişkilerinin toplumun ve bölenin ana kaide ritmi olmalı (...anlaşılmıyor...) denildiğinde temel kaide neydi temel üretim araçları hepimizin töre olduğu törenin sadece bir hayvandan farklı olarak konuşabilme özelliği (...anlaşılmıyor...) bir araç pozisyonundayız. yine sonra biraz daha gelişen toplumsal (...anlaşılmıyor...) bu döneme (...anlaşılmıyor...) döneme bakıyoruz (...anlaşılmıyor...) ana hatlarıyla (...anlaşılmıyor...)büyük arazilerin hakim olduğu toprağın (...anlaşılmıyor...) üretim aracının toprak olduğu ve büyük toprakla ilgilenmenin süreci olarak tanımlanıyor. dolayısıyla işte (...anlaşılmıyor...) sonucu kapitalizm (...anlaşılmıyor...) özellikle bu süreçlere değinilirken zorunluluğun gereği olarak (...anlaşılmıyor...) dönem (...anlaşılmıyor...) kendi yeni topluma (...anlaşılmıyor...) zorundadır. (...anlaşılmıyor...) normal topluma göre ilerici toplum, törecilerin ise her dönemde (...anlaşılmıyor...) kapitalist topluma geldiğimizde ise zaten aklımıza gelir ki insanlığın en çete haline doğru gidişi var (...anlaşılmıyor...) kominzme doğru buda deniliyor ki işte partilerin özellikle bir sürecin içerisine giriyor (...anlaşılmıyor...) ya (...anlaşılmıyor...) sonu gelecek ya referansız sınırsız kuralları (...anlaşılmıyor...) bir toplum gelecek ya da (...anlaşılmıyor...) kurum organizasyonların büyük bir (...anlaşılmıyor...) şiddetlerin tacizin altından kurtulmuş insanların bireysel özgürlüklerinin ön plana çıktığı bir toplum modeli olmuş olacak. ve 21. yüzyıla geldik dolayısıyla bakıyoruz artık ideolojilerin (...anlaşılmıyor...) 21. yüzyıla geldiğimizde bakıyoruz ki tarih tecrübelerimizin bir çoğu (...anlaşılmıyor...) anlamada ciddi bunalım içerisindeyiz. Sosyalizme göre baktığımızda normalde kapitalizmin artık kendi gasp etmesi lazım (...anlaşılmıyor...) hakları için yerini sınırsız (...anlaşılmıyor...) egemenliği olmayan nihayetsiz olan kominizme bırakmalıdır. oysa bakıyoruz ki bu silsile devam ediyor. bunun bu (...anlaşılmıyor...) devam ettirilmesi artık 21. yüzyılın 20. yüzyılın son çeyreğinde (...anlaşılmıyor...) bir toplumsal anlamda uygarlık yeniden yorumlanmaya yeniden (...anlaşılmıyor...) uygarlığın sorunlarının tescili noktasında bir arayışa girecez bu arayış nedir işte (...anlaşılmıyor...) geliştiğini beraberinde kendini geliştirmek zorunda olan bir (...anlaşılmıyor...) gitmek zorundadır.gitmek zorundadır. Üç beş yılın (...anlaşılmıyor...) en büyük tartışmalarıdır. Fakat doğrunun birey (...anlaşılmıyor...) yeterlidir. Sonra batı rüya tarzı çıktı işte medeniyetler çatışması nerdeyse bugün uygarlığın(...anlaşılmıyor...) bir yandan Hıristiyanlar (...anlaşılmıyor...) bir yandan da (...anlaşılmıyor...) bugün dünya görüşü insanları büyük bir çatışma yaşıyor yer yer onun dışında batıl inanç sistemleri de var ama 1990 yıllardan bu tarafa bugünkü artık inanç sitemleri adı anılarak ifade etmeler (...anlaşılmıyor...) uygarlığa büyük zarar veren örgütsel hareketler büyük insan katliamları büyük savaşlara yol açan bir sistem olduğu ondan dolayı dediler ki günümüzde sonrasında en büyük tehlike uygarlığın bu iki medeniyetten İslam devletiyle Hıristiyan devletin birbiriyle çatışması dolayısıyla bu çatışmalar asıl devletlerin kendi (...anlaşılmıyor...) uygulamaktan öte (...anlaşılmıyor...) çatışma çıkacak o zaman medeniyetler çatışmasını ortadan kaldırabilmek için doğu ile batı kültür ve felsefesinin ortak noktalarından bir araya getirilebilmesi noktasında tartışmalar çıkabilir.Yine ulus devlet (...anlaşılmıyor...) yitirdi. Ulus devletin 17, 18. yüzyılda 19. yüzyıl (...anlaşılmıyor...) arttı ekonomik, sosyal, kültürel insanların birbirleriyle iletişimi diyalogu ile birlikte gerçekliği yitirmeye başladı. Halkları gelmiş olduğu aşamaya baktığımızda artık (...anlaşılmıyor...) doğan (...anlaşılmıyor...) anlamdaki sınırların (...anlaşılmıyor...) duygularımızda ki kadar büyük bir önemi kalmadığı ortaya çıkıyor. Bu sınırlar üzerinden gelişen stratejik engeller (...anlaşılmıyor...) konularının vereceği(...anlaşılmıyor...) politikası kent siyaseti denilen söz hakkı alma şeyleri çok gerçekleş (...anlaşılmıyor...) bu anlamayla (...anlaşılmıyor...) duvar paravanı yine uluslar arası büyük organizasyonlar oluştuysa (...anlaşılmıyor...) gelişmekte olan ülkeler ve benzeri birçok uluslar arası organizasyon konfederasyonları kuruldu. Bunlarda(...anlaşılmıyor...) uygarlığın gelinen şeyine bakıldığında özellikle yine sorun diğer medeni hiç bir hukuk (...anlaşılmıyor...) öyle bir duruma geldi ki toplum akla gelebilecek her türlü sorunda büyük kentleşmeler (...anlaşılmıyor...) vurgun, insanı insan (...anlaşılmıyor...), hırsızlık (...anlaşılmıyor...) halk kesimlerinin (...anlaşılmıyor...) her türlü tasavvurun kullanabilecek (...anlaşılmıyor...) sahip olabilmeleri bu noktada toplumda sorun diğer yerlerin (...anlaşılmıyor...) yani devlet sorunu, kadın sorunu, ekonomik sorun (...anlaşılmıyor...) barış sorunu, savaş sorunu ve benzeri birçok sorunu şimdi bu alanda sorunları ele alan sorunların tespitine bakıldığında (...anlaşılmıyor...) şunu gösteriyor. (...anlaşılmıyor...) dünya artık kendini (...anlaşılmıyor...) insanlar kendilerini (...anlaşılmıyor...) sürdürme iddialarını (...anlaşılmıyor...) gerçekten üzerinde yaşadığınız güzel (...anlaşılmıyor...) hem kendi yararınıza (...anlaşılmıyor...) hem devletin yararına , kendiyle barışık ortak hareket edebilen ama bu ortak hareketinin karar süreçlerinin belirleyenin belli bir (...anlaşılmıyor...) olmadığı halkların kendi kaderlerini, kendi gündemlerini, kendi siyasal projelerini (...anlaşılmıyor...) baskı altında kalmadan oluşturabilecekleri bir (...anlaşılmıyor...) 21. yüzyıl sorunlarına en (...anlaşılmıyor...) çözüm alternatifi olarak bulundu.ve bu (...anlaşılmıyor...) demokratik konfederal sistem adı altında (...anlaşılmıyor...) başlar. Dolayısıyla böyle olunca bir hani (...anlaşılmıyor...) tabiri (...anlaşılmıyor...) tahakküm ve egemenliktir. Kuşkusuz (...anlaşılmıyor...) ana özelliklerini aktararak üzerinde durulacak bir husus değildir. ama sorunun özüne gelindiğinde sorunun özünü şöyle tespit ediyoruz arkadaşlar insanların var olduğu üzerine kurulan bir tahakküm vardır. Bir yaşam gerçekliklerini devam ettirebilme koşulları doğal toplum özelliğinde olduğu gibi (...anlaşılmıyor...) dayalı bir sitemle değil aksine işte özellikle 19. ve 15. yüzyılda sosyal (...anlaşılmıyor...) güçlü olanın kazandığı güçlü olanın ayakta durabildiği o noktada güçsüzün her koşul altında her türlü nifak melekesine sahip olması en doğal bilinirdi. Bu siyasal düşünceye yansımasına baktığında halkların özgürlüğü adına şimdi bir çok toplumun bir çok ideolojinin dahi içine düştüğü bir hal, örneğin sosyalizmin kurucularının ve (...anlaşılmıyor...) dahi (...anlaşılmıyor...) olduğu, bir yerde toplumların kendi üst sınıflarını (...anlaşılmıyor...) özgürlüğüne kavuşması en doğal hak iken, farklı bir mekanda farklı bir coğrafyadaki farklı bir (...anlaşılmıyor...) kesimlerinde aynı hak arar ve (...anlaşılmıyor...) bir harekete geçmesi gerektiği zaman(...anlaşılmıyor...) gerektiği zaman (...anlaşılmıyor...) hiç alınmadı. Oysa ideolojilerin yaşam felsefelerinin en büyük özelliği ne kadar yaygınlaştırabiliyorsak toplumun toplum kesimlerini ne kadar etkileyebiliyorsanız bu noktada sorunlarına çözüm üretebiliyorsa o ideolojinin o düşüncenin haklılığının ve yaşanabilir olduğunu kabul ediyoruz. Bu noktada felsefemizin ve demokratik kongremizin yaklaşımı biraz bu yönde 21. yüzyıl modernize kesimlerin insanların hakların, devlet sistemine tabi olmuş tüm halkların bu noktada ki sorun ve sıkıntılarını kendi güçleriyle kendi yaklaşımlarıyla çözebildiği bir metod bir yöntem bir örgütlenme platformu. Nitekim (...anlaşılmıyor...) ondan önce şu vardır arkadaşlar bir daha çağın çelişkisine (...anlaşılmıyor...) arkadaşlar yani 18.,19. yüzyılda çağın çelişkilerine baktığımızda özellikle 19. yüzyıldaki çağın çelişkisine baktığımızda nedir en büyük çelişki halkların birbirleriyle çelişkisi şimdi bu noktada emek sermaye çağın çelişkisi, halklar arası gelir dağılımı çelişkisi onlara hiç girmedim. Çelişki oydu ona yönelik değişik projeleri vardı. Neydi işte halkların (...anlaşılmıyor...)meşruluğu eli bağlı kalmış sömürü ülkelere karşı zoru şiddeti de kullanaraktan bir özgürlük savaşı vermek. Sermayeler güçlere karşı, kapitalist güçlere karşı, legalist güçlere karşı (...anlaşılmıyor...) ayakta durabilmektir. Şimdi 21. yüzyıla geldiğimizde bakıyoruz ki artık 21. Yüzyıl gerçekliğinde çağın çelişkileri bellidir. hani az önce söyledik ya (...anlaşılmıyor...) ülke sınırları devlet otoritelerinin belli tavırların belli takip ettikleri bir noktadan sonra anlamını yitirmiştir. yerine geçen uluslararası şirketlerin uluslararası KGB'NİN büyük güç odaklarının dünyayı bir köy haline getiriyor.Bu köyle (...anlaşılmıyor...) bir hegemonya oluşturuyor. İşte Birleşmiş Milletler, Nato, Nasa buna benzer organizasyonların birleşmesi ise bu tür sorunların önüne geçebilme adı altında her yerde güçlü olan devletin bu organizasyonlara destek (...anlaşılmıyor...)Ama bunun yanında bu güçlerin kendi aralarında çelişkileri varken bu çelişkileri bu çelişkileri kimden (...anlaşılmıyor...) tüm dünya insanlarına (...anlaşılmıyor...) insanlara yönelik halka yönelik bu noktada (...anlaşılmıyor...) sadece belli bir coğrafya içerisindeki belli bir halka ulusa yönelik bir hareket alanı oluşturmadılar. Dolayısıyla halklarla ezilen sömürülen halklarla büyük uluslararası şirkete kartellerin arasındaki bir çelişki olarak görünüyor. Tüm sorunların yani (...anlaşılmıyor...) her türlü vurgunun ana kaynağına baktığımızda bu büyük güçlerin kendi aralarındaki çatışma ve bu çatışmayla birlikte halklarla olan çatışması olarak görünüyor. Ve nihayetinde şu noktaya geldik eğer bir hürriyet şeklinde toplumsal bir çözüm sürece yönelik istiyorsak öncelikle (...anlaşılmıyor...) olgusunu çok iyi (...anlaşılmıyor...) öncelikle barış süreci içerisindeki bütün konulara öncelikle iktidar tahakküm egemenlik zor olgusunu sürekli beynimiz bu noktada öne çıkarmamızın mantığında olan şey şudur. Odur iktidar. Öbür iktidar olgusunun (...anlaşılmıyor...) önümüze (...anlaşılmıyor...) değil. Nerden bakıyoruz işte Sümerler döneminde Hitit Devleti topluma yönelik çekişmeleri ilgili (...anlaşılmıyor...) süreçten başlayıp günümüze kadar gelen ama (...anlaşılmıyor...) neydi Hitit devleti (...anlaşılmıyor...) ana ayaklarından biri Sümer rahip devletlerindeki rahibin rolüydü rahip birazda güçlü adam(...anlaşılmıyor...) bu gücü o günde yaklaşık 4000-5000 yıl geçti o günden günümüze kadar ihtiyat olarak (...anlaşılmıyor...) kuruluş amacı olarak hep aynı kalmıştır. Ama ne yapmıştır süreçle tarihle zamanla (...anlaşılmıyor...) koşullarla birlikte kendini evirmiştir çevirmiştir, yani biçim değiştirmiştir. Değiştirilen biçim o (...anlaşılmıyor...) ordusunu oluşturan o (...anlaşılmıyor...) özünü değiştirmemiştir. Ve günümüze baktığımızda artık öyle bir hale gelmiş ki bu (...anlaşılmıyor...) sadece 1600 yıllarda sonra kendi (...anlaşılmıyor...) işte birazdan gelecez kurumlaşmalar bu kurumlaşmalar kendi yargıyla toplumun her alanına her noktasına nüfus edebilecek bir karaktere bürünmüştür. Ama önüne baktığımızda ise güçleri tahakkümleri olan toplumsal yani (...anlaşılmıyor...) paydan faydalanmışlardır. Yani (...anlaşılmıyor...) iktidar olgusuyla günümüzdeki iktidar olgusu arasında hiç bir fark yok. Koşullar materyaller (...anlaşılmıyor...) özgeçmiştir onun için biz programın en büyük toplumsal sorununu tespit ederken önce diyoruz ki toplumun toplum olmaktan çıkartılması en büyük sorundur. Doğal toplumun (...anlaşılmıyor...) toplumsallaşmasının yarattığı en büyük (...anlaşılmıyor...) neydi doğarak çevre (...anlaşılmıyor...) insanın varoluşu (...anlaşılmıyor...) koşulunu hatırlatıyor. Dolayısıyla (...anlaşılmıyor...) bir noktadan sonra toplumsallaşması doğa üzerindeki hakimiyetini doğa üzerindeki var oluşunu varlığını sürdürmesi en güçlü materyali oluyor.Ve bu materyal üzerinden toplumsallaşma gelişerek (...anlaşılmıyor...) organize etti inşa etti. Ama günümüze gelindiğinde artık bakıyoruz ki toplumun toplum olmaktan çıkartılması yani zihniyetler paramparça edilmiş. (...anlaşılmıyor...) harap edilmiş ki katmerleşmiş birinin diğerindeki tahakkümü diğerinin diğerlerindeki kendi varlığı kendi söylemleri kendi düşüncelerini konuşturması (...anlaşılmıyor...) organizasyonları olmakla birlikte toplumun en küçük birimlerine kadar çok doğal bir şey yani (...anlaşılmıyor...) işte (...anlaşılmıyor...) en küçük toplum olan aile bakıyoruz ki aileden erkeğin kadına kadının çocuklara çocuklarında kendi aralarında bir (...anlaşılmıyor...) olur bu artık yaşamın doğal bir parçası olarak görülerek kanıtlanmıştır. Toplum kendi (...anlaşılmıyor...) sevdalandırılmıştır. Toplumun toplum olmaktan çıkartılmasının önünde ise bakıyoruz ki arkadaşlar toplum diye nitelendirdiğimiz toplum toplumsal olarak varlığını sürdürdüğü sürdürebildiği baktığımızda iki unsur öne çıkıyor. (...anlaşılmıyor...) yaklaştığında özellikle doğal toplum özelliklerinden birinci özellikleri yaşam koşulu insanın insan üzerindeki tahakkümünün olmadığı sorunların gelip geçici (...anlaşılmıyor...) sorunlar olduğu bu noktada temel sorunun varoluş toplumsal varoluş olgusunu yaşayan o dönemlere baktığımızda toplum toplumdur niye toplum, toplum olarak var olgusu sürdürdüğü için temel kaygı bireysel bir kaygı değildir.(...anlaşılmıyor...) eğer benim içinde bulunduğum toplum genel bir (...anlaşılmıyor...) bu genelin içerisinde benim sağ olarak kurtulmamın çok bir anlamı yoktur mantığı toplumun toplum olmasının en büyük özelliğiydi. Ama günümüze gelindiğinde bakıyoruz ki hani doğal toplumun en büyük özelliklerinden biri artık bir ahlaksızlık olarak görülmektedir. Her türlü (...anlaşılmıyor...) ihtiyacı karşılamak ihtiyacı karşılamanın ötesinde ki artı en büyük ahlaksızlık olarak bakılıyor. Niye ihtiyacın ötesinde ki artı o toplumun toplum olma özelliğinin çok şeyi değil gerekliliği değil dolayısıyla fazlapaylaşılınıp doğa ile toplum doğayla olan ilişkilerinin ihtiyacı ne kadar (...anlaşılmıyor...) ne kadar ihtiyacı varsa o kadar doğada kalmalı (...anlaşılmıyor...) o anlamıyla toplum toplum olmanın dışına çıkmıyor ama yerleşik yaşam hiyerarşik sistem biraz daha (...anlaşılmıyor...) artık bu yaklaşım biraz önce belirttiğim (...anlaşılmıyor...) ihtiyacı olmayan ahlaki yaklaşım yerini yeni bir ahlak olgusuna bırakıyor bu olgu ise nedir (...anlaşılmıyor...) çok daha fazlaysa o daha ahlaklı (...anlaşılmıyor...) daha doğrusu kim daha zenginse o toplumun en ahlaklısı görünüyor fakirlik en ahlaksızlık olarak görünüyor bu anlamıyla fakirlik adeta insan olma özelliğini insan olmama özelliğinin bir parçası halinde göründü. dolayısıyla toplum toplum olmaktan çıktı. Artık toplumun yerine kendini özelliklerini toplumun özelliklerine (...anlaşılmıyor...) özelliklerine bir çok özelliklerini ön plana çıkaran bireyler oldu. Bu amaçla baktığımızda artık günümüz koşullarında tüm toplumların sadece Türklerin değil sadece Kürtlerin değil uygarlık bir çok insanların temel sorunu bu katliamlar cinayetler savaşlar tehditler (...anlaşılmıyor...) altta kalanın canı çıksın (...anlaşılmıyor...) kavramlaştırma ise buna benzer yaklaşımların meşrulaştırılıp devlet zihniyetiyle meşrulaştırılıp insanlara dayatıl (...anlaşılmıyor...) ve kanıtlandı. Bu kanıtlama artık adeta olmazsa olmaza dönüştü. Hani bazen şey yapıyor arkadaşlar böyle özellikle büyük kentlerde metropollerde çevresine duyarlı kendi dışındaki insanlara duyarlı birbirinin yardımına koşan birbirinin sorunları ile ilgilenene enayi gözükmeye başladı. Keriz görünmeye başladı ve ben böyle aşağılayıcı (...anlaşılmıyor...) kardeşim kendi işime gücüme adam orda düşmüş ölmüş mü trafik kazası mı geçirmiştir (...anlaşılmıyor...) yanıyo başımı dönmüş baktığımızda şehrin mekanikleşmiş şeyi insanları da mekanikleştirmiş. Kendi dışındakilere (...anlaşılmıyor...) insanlar mümkün olduğu kadar duyarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Bu duyarsızlığın (...anlaşılmıyor...) neyse farkılı kavramlarla farklı terimlerle adeta alay konusu yapmıştır. Bu işlerle uğraşan toplumun toplum olmaktan çıkartılmasıdır. İşte biz arkadaşlar demokratik konfederal sistem diğer anlamıyla demokratik özerkliği (...anlaşılmıyor...) atıp belli bir yaşamsal alan oluşturmaya çalışırken en güçlü iki şeyimiz ahlaki ve (...anlaşılmıyor...) toplum özelliklerinin toplumun geneline yeniden hakim kılabilecek bir felsefeyi yaratmaktır. Yani felsefenin özü birazda ordan geliyor. Eğer ahlaki ve (...anlaşılmıyor...) yani o konulara birazdan değinecez ahlak (...anlaşılmıyor...) hangi anlamda hani o kavramlara hangi anlamıyla anlam katıyor. Ve bu anlam nasıl şekillenecek eğer biz bu şekilde toplumun geneline kendi toplumumuza yaygınlaştırdığımız zaman da görecez ki demokratik konfederal sistem (...anlaşılmıyor...) bir noktasında yaşadığımız birçok sıkıntı örgütsel halksal bölgesel bir çok sorunları (...anlaşılmıyor...) yaklaşımımız daha şey olacak (...anlaşılmıyor...) onun için demokratik konfederal sistemin felsefesini oluşturan en büyük özelliğimiz ahlaki ve (...anlaşılmıyor...)toplumun yeniden icra sürecidir. Eğer bu icra sürecini şekillendirir kişiliklerde, bireylerde, gruplarda, partide, organizasyonlarda hakim yaşanabilir bir (...anlaşılmıyor...) şeklinde girebildiğimiz zaman da bireyin kendisine bireyin çevresine bireyin halkına bireyin ailesine bireyin kendi dışındaki bütün toplumsal organizasyonlara yaklaşımında (...anlaşılmıyor...) ve hani özellikle bireyin var ya demokratik kongre (...anlaşılmıyor...) değerlendirirken (...anlaşılmıyor...) yaşandıkça yaşamsallaştırdıkça yeni (...anlaşılmıyor...) merkezi olacaktır. arkadaşlar bir konuda geçmeden aklımda şey var (...anlaşılmıyor...) politik toplumun özelliği hem (...anlaşılmıyor...) hem de beş altı madde ile toplumun her kesimine yansıyacak (...anlaşılmıyor...) bir yazı var ben biraz oradan şey yaptım derledim onu da biraz okuduktan sonra konfederal sistemin ilkeleri, dayanakları, esasları (...anlaşılmıyor...) birbirlerine daha (...anlaşılmıyor...) bu felsefi bu ahlaki yaklaşımı oturtmadan sadece tek olarak işte bir konfederalizm budur özelliği budur yaşam tarzı budur demek biraz (...anlaşılmıyor...) olur. Ne kendimiz (...anlaşılmıyor...) ne yarının büyük toplumun farklı kesimlerine özellikle çalışma arkadaşlarımıza aktardığımız zaman her gün bir aktarma şey yaparız. Meselabugün arkadaşlar dün biraz farklı takip ettik herkesin dilinde şey var ya bu demokratik toplum kongresi (...anlaşılmıyor...) ama olayı öyle bir değerlendiriyorlar ki öyle bir nasıl değerlendiriyorlar ki sizin üzerinize oturttuğumuz bu felsefeyi bizimle ilgili yani bu felsefeyi onlara aktaramamışız onlara anlatamamışız şimdi bu felsefeden yoksun ele alıp değerlendirdiklerinde yani konfedarilizmi ağzına bile alamayacakları (...anlaşılmıyor...) bugün konfederalizm üzerinden nutuk çekebiliyorlar. şu şöyle mi olmuş bu böyle mi olmuş (...anlaşılmıyor...) arkadaş program var böyle. şimdi bu bizim de bir sorunumuz gerçekten çok iyi kavrayamadığımız için (...anlaşılmıyor...) ee bu sefer kendi tercihlerimiz kendi tavırlarımız bizim dışımızdaki herkes tarafından tartışılıyor. Ama nasıl tartışılıyor ben bir (...anlaşılmıyor...) bu konfederalizm üzerine bakan demokratik konfederalizmin hangi noktada olmasını (...anlaşılmıyor...) sonuçta onlar kadar imkanımız yok televizyon basın yayın hepsi onların elinde biz bunlara rağmen (...anlaşılmıyor...) çalışacaksak bu noktada ana özellikleri yani bu demokratik konfederal sistem özerklik felsefesini iyi kavrayabilmek zorundayız. Eğer bu kavramı (...anlaşılmıyor...) adına hareket ettiği düşünce(...anlaşılmıyor...) bunun bağlılığın gereği de çok rahat harcamaması lazım bu anlamıyla arkadaşlar giriş yaptıktan sonra şeye geçeceğiz konfederalizmi biraz daha somutlaştırarak anlatmaya başlıyacağız. Arkadaşların (...anlaşılmıyor...) yoksa biz bir ara verelim.