T. C. İStanbul

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 0.54 Mb.
səhifə1/5
tarix07.04.2018
ölçüsü0.54 Mb.
  1   2   3   4   5



T.C.

İSTANBUL

13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ

( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI
ESAS NO :2008/209

CELSE NO :118

CELSE TARİHİ :22.10.2009
BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN 20909

ÜYE :HASAN HÜSEYİN ÖZESE 28298

ÜYE :SEDAT SAMİ HAŞILOĞLU 37266

C. SAVCISI :MEHMET ALİ PEKGÜZEL 33954

C. SAVCISI :NİHAT TAŞKIN 36924

KATİP :BATTAL İNAL 120250
Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese, Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu tarafından oluşan heyet tarafından 22.10.2009 tarihli oturum açıldı,

Tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin, Sevgi Erenerol, Ergün Poyraz, Ümit Sayın, Mehmet Fikri Karadağ, başka suçtan tutuklu sanıklar Semih Tufan Gülaltay, Sedat Peker dışındaki tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi.

Bağsız olarak huzurdaki yerine alındı.

Tutuksuz sanıklardan Güler Kömürcü Öztürk ile sanıklar müdafilerinden sanık Alpaslan Arslan, Kemal Şahin müdafi Av. Oğuz Kayıran, sanık Veli Küçük müdafi Av. Zeynep Küçük, sanık Doğu Perinçek ve diğer işçi partililer müdafi Av. Mehmet Cengiz, sanık Doğu Perinçek ve diğer işçi partililer müdafi Av. Cihan Öztugay, Cumhuriyet gazetesi vekili Av. Bülent Utku’nun geldikleri görülmekle huzurdaki yerlerine alındı.

Açık yargılamaya devam olundu.

SANIK ALPASLAN ARSLAN HUZURA ALINDI ÇAPRAZ SORGUSUNA DEVAMINDA:

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Alpaslan Arslan, sorularım devam edecek size, Recep Özkan’ın evinin bulunduğu semtte Migros’un önünde Osman’la randevu verdiniz beyanlarınıza göre daha sonra Orhan Kadı’yı arabanızla gönderdiniz ve Osman’ı aldırdınız. Bombaları da arabada verdiğinizi beyan ettiniz. Niçin Ataşehir’de randevu verdiniz? Yani Ataşehir neticede sizin ikametinize yakın bir yer değil.”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ataşehir konum olarak havadar, havadar dediğim dar anlamında değil. Yani hava teneffüsünün rahatlıkla oluşabileceği göğüs kafesini sıkmayan bir yer anlatabildim mi, beyni hapse sok, insanoğlu geri zekâlı bir noktada yapılaşma falan İstanbul’da böyle olmaması lazım yani şehircilikten biraz gireceğiz ama”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ataşehir’de yüksek binalar var”

Sanık Alpaslan Arslan:” Konum olarak yüksek bir yer ve açık yani caddeler işte açık yani anlatabildim mi, gökyüzü rahatlıkla birinci kattan görülebiliyor. Hava alış verişi var ağaçlar var yani Sincan’daki cezaevi gibi değil yani öyle söyleyim size. Arada bir Recep Özkan’ın evine giderdim böyle dinlenmek için özellikle yağmurlu havalarda falan tefekkür böyle kopmak için falan giderdim. Yine öyle bir güne denk geldi yani. Yoksa özellikle ille oraya gitmek gibi bir amacım yok ama, “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Güllüoğlu pastanesinde görüştüğünüzde ertesi gün Migros’un önüne gel diyorsunuz yani belirli bir program var. Bizzat Ataşehir’e davet ediyorsunuz. Yani Üsküdar Kadıköy vs. de verebilirsiniz, Ataşehir’e davet ediyorsunuz ve siz Migros’un önüne gitmiyorsunuz Orhan’ı gönderiyorsunuz eve çağırıyorsunuz. Eve çıkmadan siz iniyorsunuz aşağıya daha sonra arabanızda verdiğinizi beyan ediyorsunuz. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Sebep bu yani Ataşehir’de Osman’la buluşup bu bombaları bu şekilde vermenin temel sebebi budur yani, başka bir sebep aklıma gelmiyor. Bir de Recep’in şahsının kendisi yani çok iyi bir insan”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Osman’la Recep Özkan’ın evine daha önce gittiniz mi? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Yani Recep Özkan’ın evini Osman biliyor mu?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Recep Özkan’ın evini Osman biliyor mu? Büyük ihtimalle bilmiyor diye bilgiye sahibim yani başka bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yani o eve Osman’ın geldiğine dair bilginiz yok öyle mi?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır bir bilgim yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Osman’la Ataşehir’de başka her hangi bir evde buluştunuz mu bir araya geldiniz mi? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır gelmedik. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mimoza bloklarında her hangi bir daire var mı bildiğiniz gittiğiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ayhan Parlak’a ait? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır, bir bilgim yok sadece bu doğuş factoringin müdürü vardı Ahmet Çekelkıran onun bulunduğu evinin bulunduğu yere gidip gelmişliğim var o başka bir şey yok.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” O evde kaldınız mı siz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Recep Özkan’ın mı Ahmet Çekelkıran’ın mı? “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çekelkıran’ın? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Kalmadım, sadece evine gitmedim de evinin bulunduğu mahal’e gittim. Site içerisinde etrafı çevrili oturup sohbet etmişliğim var. Birkaç defa”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çekelkıran’ın evine mi mimoza bloklarında?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Evine değil, restorana yani site villaların bulunduğu bir site etrafı çevrili restoranda buluştuk yani havuzun kenarında restoranda buluştuk yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nasıl villalar bu nerede bu villalar?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Çekmeköy de “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ataşehir’le ilişkili bir yer mi Çekmeköy?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya hal icabı söylüyorum. Orada da aynı nefes alış verişi rahatlık var yani o açıdan söyledim anlatabildim mi?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Recep Özkan’la ne zaman tanıştınız kim tanıştırdı sizi?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Recep Özkan’la üniversitedeki arkadaşlar vesilesiyle vasıtasıyla tanıştım. Trabzonlu bu Laz, kökenli olduğu için sempatim arttı kendisine, ondan sonra ailesel problemleri var diye söylendi. Yakılaşmama sebep oldu bu da.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ne zaman zaman olarak ne zaman tanıştınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Avukatlık yapıyordum o sıra. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Recep Özkan’ın evine o gün Orhan Kadıyla birlikte mi gittiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Namaza başladı Recep Özkan daha sonra. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Efendim? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Namaza başladı yani namaza, yani namazla ilintisi evvelden yok diye bir bilgiye sahibim anlatabildim mi, sohbetlerle işte arkadaşlıklarla aynı ortamı paylaşmanın getirdiği doğurduğu Allah bilir de ben var olan şeyi söylüyorum yani size namaza başladı daha sonra Recep Özkan anlatabildim mi, beş vakit namaza başladı. Hayatı düzeni çok güzel bir düzene oturdu yani. Ekonomik problemleri de yoktu zaten. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Recep Özkan’ın evine kiminle gittiniz o gün?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yalnız gittim. Orhan daha evvel ordaydı zaten ordaymış daha doğrusu yani gittiğimde Orhan benim ev arkadaşım o da Trabzonlu hemşeri bu iki arkadaş Orhan da oradaymış öyle odada yalnız ben bir odaya çekilip işte yalnız başıma. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Siz tek başınıza mı gittiniz Recep Özkan’ın evine”

Sanık Alpaslan Arslan:” Evet evet, evet. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Orhan’ın dışında kimse var mıydı Recep Orhan? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Yoktu, yoktu, yoktu, “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 15,16 ve 17 mayıs tarihlerindeki telefon görüşmelerinizle ilgili soru soracağım size, 16 mayısta saat 17’de Gökmen Yıldırım adlı birisiyle görüşüyorsunuz. Kimdir Gökmen Yıldırım?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Gökmen Yıldırım, inanın tam bilmiyorum ama bu doğuş factoringde çalışanlardan biri olabilir. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ankara’dayken sizi 535 596 52 49 nolu telefondan arıyor “

Sanık Alpaslan Arslan:” Bilmiyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bu telefon kime aittir? 0535 596 52 49 “

Sanık Alpaslan Arslan:” Bilmiyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bilmiyorsunuz. Yine siz 0532 671 34 39 nolu telefonunuzdan 0537 865 00 84 nolu bir telefonu arıyorsunuz bu telefon kime aittir?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Telefon Osman Mutluya ait olabilir. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kime?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Osman Mutluya ait olabilir. Çift sıfır mı sonu “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yok, sonu 84 “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mehmet Atmaca’yı tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yine 16 mayıs 18:52 de 0532 223 37 06 nolu telefonu arıyorsunuz kime ait bu telefon?

Sanık Alpaslan Arslan:” Yani Çıkaramadım da, “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Süleyman Esen’e ait olabilir mi? Dün sorduğumda buna cevap vermiştiniz 223 37 06 neden aradınız Süleyman’ı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hal icabı, yani Süleyman rahat konuşabileceğim bir mekânı rahat paylaşabileceğim hayatı paylaşabileceğim insanlardan biri iyi bir insan dolayısıyla kendisiyle böyle hal icabı görüşmüşlüğüm olabilir yani o zaman. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Süleyman Esen hakkında liderim dediniz Salih Kurter’le ilişkisinden bahsettiniz daha sonra mahkemede bunun doğru olmadığını beyan ettiniz. Daha sonra burada tekrar size bombaları veren kişinin Süleyman Esen olduğunu beyan ettiniz. Bu farklı beyanlarınızın sebebi nedir? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya farklı beyanlarımın sebebi şimdi insan hal hareket davranışlarını ve yaşayışını bir sistematiğe oturtması lazım yeryüzünde anlatabildim mi, ben bunu İslam’a oturtmaya çalışan bir insanım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Süleyman Esen’e önce liderim dediniz daha sonra,”

Sanık Alpaslan Arslan:” Sorunun cevabı bu temel cevap bu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Temel olamayan cevabı istiyorum ben yani temel cevap siz kaderle alakalı Allahın sistemiyle alakalı bir cevap verdiniz. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır kader demedim ki, “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İlişkili yani kader demediniz evet. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Müslüman kadere iman edecek anlatabildim mi ama kader değişir. Tek kader yok kesinlikle değişir anlatabildim mi, Allah büyükse o zaman Allah küçüktür yani, değişir yani muhakkak değişir. Anlatabildim mi böyledir yani ben buna iman ederim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tamam o konuyu anladım ben. Süleyman Esen’e önce liderim deyip ardından bu beyanınızdan vazgeçip şimdi tekrar bombaları ondan aldım demenizdeki çelişkileri açıklar mısınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya Süleyman’dan aldım ben bombaları da bunu da ifade ettim ama dediğim gibi şahadet eksik Emniyet Genel Müdürlüğünde verdiğim ifadelerde şahadet eksik. Ben bu şahadeti kuranı kerimin mealine göre verdim. Mealde deniyor ki, kuranı kerimin meal denilen o kitap imanım yok benim anlatabildim mi, çünkü Allahın kitabı değil o, Arapça Arabi denir. Kuranı kerimde böyle bir ifadeyi duymuşum ben kuranı yaklaşık 3 defa hatim etmişliğim var bütün ömrüm boyunca yani böyle bir ifade var. O yazıları kurana iman etmişim yani o noktada. Onun haricinde bir kitaba imanım yok. Değişir yakılır hep, kuran da yakılır edep dairesi içerisinde ama kuran iman Allah Allahın kitabı tamam mı iman varsa budur. Kuranı kerimin meal denilen kitaba bir imanım yok. O zaman Allah affetsin yani, böyle bir inanç söz konusu Allah huzurunda ben gerekli şahadeti yerine getirmeye çalıştım ama orada eksik. Süleyman Esen ve Aykut’un ismini Aykut Metin Şükre’nin ismini sevdiğim iki insan olduğu için koruma babında vermedim. Anlatabildim mi? “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Şimdi verdiniz şimdi niye korumuyorsunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hal icabı söylerim çünkü ben Allahın huzurundayım yani anlatabildim mi?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” O zaman da Allahın huzurundaydınız her zaman beyanınıza göre her zaman Allahın huzurundasınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır hal yoksa yok. Hal olması lazım her zaman Allahın huzurunda olamaz insan yani öyle bir şey yok. Anlatabildim mi, ben her zaman Allahın huzurunda olamam yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tamam, Allahın huzurunda olmadığınız için mi onların ismini vermediniz daha önce?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya Allaha uygun bir insan olsam bu şeyleri ben bilmiyorum Allah bilir takdir derim de bu noktada olmamam lazım derim yarabbelalemin anlatabildim mi, bu yani ama uzak bir insanda değildim. Ama bir Müslüman idrakli bir Müslüman olsaydım Allah bilir bu mahlûkun bu halde olmaması lazım gerekirdi yani tamam mı?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Haliniz kötü mü yani şu anda?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Halim iyi değil. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 16 Mayıs 19.02’de sizi bir numara arıyor 0535 411 79 71 bu telefon kime aittir?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ali Yetkin’i tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ali Yetkin diye birine ait bu telefon sizi aramış 16 Mayıs 19.02’de?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yine 0532 227 40 60 bu telefon sizi aramış 19.29’da bu telefon kime ait biliyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tekrarlarsanız belki hatırlarım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 0533 227 40 60 “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kayıtlara göre Alpaslan Esgün’e ait, bu kişiyi tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlıyorum hatırlıyorum evet.“

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kimdir bu kişi?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Bu kişi benim üniversite arkadaşlarımdan birinin akrabası iyi bir çocuk temiz bir insan. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kim bu üniversite arkadaşınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Bu Doğan Medya gurubunda çalışan Cihat ama soyadını hatırlamıyorum. Adı Cihat Marmara Üniversitesi İletişim fakültesinde okuyan bir insan. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Sizi Alpaslan mı aradı o gün Cihat mı aradı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Alpaslan aramış olabilir. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nedir Alpaslan’la ilişkiniz? “

Sanık Alpaslan Arslan:” İş ilişkisi ama arkadaşım gibi uzaktan sevdiğim bir insan yani hal bu o zaman da böyleydi yani esmer bana benzeyen bir çocuk yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Metin Kırat, ayın 15’inde görüştüğünüz kişi bu kişi kimdir?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 0538 216 47 34 “

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 0505 796 64 06, 17.06.2006 gece 00.27’de görüşmeniz var bu kişi kimdir?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 0505 796 64 06 “

Sanık Alpaslan Arslan:”Hatırlamıyorum.“

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Gece yaptığını bir görüşme?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kayıtlara göre bu kişi İdris Arslan, “

Sanık Alpaslan Arslan:” Bilmiyorum “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Babanızla görüştünüz mü?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yani böyle bir bilgi aklımda yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İdris Arslan adına sim kart çıkardınız mı? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum, yani hatırlamıyorum hatırlasam söyleyebilirim de hatırlamıyorum.“

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 0505 796 64 06 bunların bazı raporları gelmedi henüz yine 0546 413 23 44 bu kişi kimdir? “

Sanık Alpaslan Arslan:” 0536 “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 0546 413 23 44 “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Aykut Metin Şükre kayıtlara göre, Aykut’la ayın 15’inde görüşmeniz var. Bu görüşmenizin içeriğini hatırlıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya silah almıştım da bu yani bununla ilgili olarak Aykut beni aramış olabilir başkada diyebileceğim bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Siz babanız ve annenizle alakalı burda bazı beyanlarda bulundunuz bu tamamen sizin şahsi tercihiniz bulunabilirsiniz ben bunu sorgulamıyorum yani babanızı sevmeyebilirsiniz annenizi sevmeyebilirsiniz fakat tüm 5 yıllık 6 yıllık telefon dökümünüz incelendiğinde babanızla yakın zamana kadar bir çok kez, bir çok kez görüşme yapıyorsunuz. Yine 17’sinde gece 00’da babanızın üzerine kayıtlı olduğu gözüken telefonla görüşme yapıyorsunuz yani bir diyalog’unuz var fakat buradaki beyanlarınızda sizin böyle bir diyalog’unuzla çelişen bir beyanda bulundunuz. Yani bu babanıza annenize öfkeniz ne zaman başladı sizin?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Cezaevine girdikten sonra. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ama bahsettiğiniz olaylar cezaevine çok girmeden çok önceki olaylar yani. Sizin tepkinize neden olan olaylar? “

Sanık Alpaslan Arslan:”Hayır hayır. Ya şimdi su doldurursunuz da bu noktaya kadar daha sonra bu su taşar suyu taşırmamak lazım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Neyi taşıdı babanız cezaevindeyken suyu nasıl taşırdı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya babalık müessesesi diye insanları alıp bir yerlere alıp hapsetmenin alakası yok. Ben o babayı ortadan ikiye ayırırım anlatabildim mi?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ne zaman hapsetti sizi babanız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ben Müslümanım Müslüman, karşımda da adam gibi Müslüman görmek isterim anlatabildim mi bir defa korkar iki defa korkar bir defa yanlış yapar iki defa yanlış yapar ama insan kendini toparlar. Edepli adaplı doğru düzgün Müslüman haline gelir. İnsan demiyorum Müslüman haline gelir. Her insan için ben bu ifadeyi kullanmam çünkü bu yani 30 derece 30 dereceden bir anda sıfır dereceye indiremezsin bir ortamı yani.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Şimdi Alpaslan Arslan siz referansınızın din olduğundan bahsettiniz dediğim gibi sizin, “

Sanık Alpaslan Arslan:” Referans yukarıdaki başka bir referans yok.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kendi yaşamsal tercihleriniz size aittir. Ben sadece beyanlarınızdaki bana göre gördüğüm çelişkiyi aydınlatmak için soruyorum. Annenizle babanızla bir diyalogunuz var. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hiçbir saygısızlığım yok cezaevine girene kadar. ”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bir saygısızlığınız yok ama neticede onlar buradayken bazı beyanlara bulundunuz. Saygı sınırlarını aşabilecek beyanlar.”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya ben Allaha karşı ve kutsal değerlerime karşı saygısızca piçlik yapanları parçalarım başka bir şey demiyorum tamam mı?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tamam onu anladım ben. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Tutup burda her şeyi anlatmamın bir anlamı yok yani “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yok anlatmanızı istemiyorum. Sadece niye cezaevine girdikten sonra bu tepki sizde gün yüzüne çıktı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya ben İdris Arslan’ı bu şekilde bilmiyordum anlatabildim mi?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ne şekildeymiş İdris Arslan cezaevinde ne öğrendiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ortaokuldan sonra İdris Arslan denilen şahıstan koptum. Evdeki o baskı yılgınlık noktasına geldi. Anlatabildim mi, koptum gittim yani vesilelerle İstanbul’a geldim ben İstanbul’da lise 1,2 yi okudum. Lise sonda Elazığ kovancılar ilçesine döndüm orda ki problemler hat safhada devam etti. Kendimi bir an önce bir yerlere atacaktım yani anlatabildim mi, takdir böyle, İstanbul’a geldim üniversiteyi kazanıp bu yani sonra da koptum yani ama iletişim tamamıyla İslami ölçüler başka hiçbir şey yok. Babaya saygı gösterilir. Çünkü adam abdestli namazlı bir adam, anne de elinden geldiğince namaz kılmaya çalışan bir insan. Kardeşlerim örtülü küçük sonradan örtünmeye başladı. Böyle Müslüman bir aileye mensuptum. Şimdi ben sevmiyorum bu aileyi yani anlatabildim mi sadece küçük kardeşim var. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İşte ne oldu diyorum siz cezaevine girmeden önce küçük kardeşinizle diğer kardeşinizle görüşüyorsunuz Hilal’le, Elif’le, Ayşe’yle “

Sanık Alpaslan Arslan:” Beyefendi ben diyelim ki sizinle akrabayım tamam mı, Irak’a gidiyorsunuz siz. ”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nasıl? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Irak’a gideceksiniz Irak’a Allah için gidip cihat edeceksin sahibin için anlatabildim mi, gözün yaşlı kopuyorsun inatla değil halle gidiyorsun. Ben 50 bin dereden su getirirsem edepsizlik yaparım. Oturup önce bir düşünmem lazım bu adam niye gidiyor buraya anlatabildim mi, daha sonra dönüp benim kendimden utanmam lazım yani, ben yanlış yaptım bu adam doğru yapıyor. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bu Irakla ne alakası var benim sorduğu sorunun Alpaslan Arslan?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya ben belli bir hale geçmişim şimdi bu değişmez diye bir şey yok. Yok olacak yani bu anlatabildim mi? “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Suyunuzu için isterseniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” İçmeme gerek yok da yani hala her şey devam ediyor. Evvelden de devam ediyor. Sabit bir insan yok halden hale geçiyorsunuz. Saçlar uzuyor kısalıyor bunalım yaşıyorsunuz alına kırışıklıklar geliyor anlatabiliyor muyum? Yani böyle böyle ama hapsin bir anlamı yok yani. Hal denilen bir şey var. Allah takdiri böyle yapmışsa böyle ama Allah kimseyi hapsetmez yani anlatabildim mi, Yusuf aleyhisselam bu meal büyük bir problem ben bunun bir 6 ay altından kalkamadım yani ne diye bilirim etrafımdakilerin hepsi çok sevdiğim insanlar. Gardiyanlardan bahsediyorum düşün taşın kalkamadım altından yani bunlar nasıl bir şey bu yani böyle en son Allaha düşman olur insan cezaevinde öyle bir yerde. Yusuf aleyhisselam eğer 7 sene kalmışsa cezaevinde nasıl kaldı ben anlayamıyorum yani anlatabildim mi, çok zor bir şey yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Babanıza ait her hangi bir şekilde kredi kartı kullandınız mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya bu market kartı kullanmış olabilirim. Onun haricinde bir şey kullandığımı hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Market kartını nasıl çıkardınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ben çıkarmadım kendisine ait. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bir ilişkinizi ortaya koyuyor bu işte?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya ilişki derken Elazığ’a gittiğim zaman marketten alış veriş yapmak icap ediyor. Bunlar bazen üzerime geliyor hani sen paranı kullanma falan diye ben de sıkılmamak için tamam diyorum. Götürüp kullanıyorum yani şeyi kartı. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Biraz önce sorduğum Gökmen Yıldırım tanıyor musunuz dedim siz çıkaramadınız Tekin İrşi tarafından bu telefon kullanıyor olabilir mi? 0535 596 52 49 “

Sanık Alpaslan Arslan:” Bilmiyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tekin İrşi ile telefon görüşmesi yaptınız mı? “

Sanık Alpaslan Arslan:”Mesajlaşıyorduk. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Elif’le mesajlaşma dışında görüşme yaptınız mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Konuştunuz mu yani bu 15.16.17?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Nedir bu ekstra mesajlar var ya, o mesajları biz birbirimize atarken konuştuk mu hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yani sesli olarak bir konuşma geçti mi aranızda?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mustafa Birden’in fotoğrafını başka her hangi bir yerde gördünüz mü? “

Sanık Alpaslan Arslan:”Mustafa Birden’in fotoğrafını başka her hangi bir yerde görmedim. Vakit gazetesinde ama gözlüklü değil diye hatırlıyorum yani baştaki sol baştaki var ya yani, o Mustafa Birden mi değil mi ben Mustafa bir, tam o konuda tam bir bilgi sahibi değilim. Esmer tombul bir insan olarak biliyorum kendisini. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İçeri girdiğinizde nasıl tanıdınız yani? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Karşımdaki adamdı masanın başında oturan baktım bu Mustafa Birden dedim büyük bir ihtimalle ilk mermiyi ona attım ben öyle hatırlıyorum yani “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Cezaevindeyken Veli Küçük ve Saygı Öztürk arasında geçen bir röportaj var onu her hangi bir şekilde okudunuz dinlediniz mi? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Yok yok “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Askerliğinizi nerede yaptınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ankara Mamak ve Etimesgut ta. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ne olarak yaptınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Er olarak yaptım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kısa dönem?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Kısa dönem. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bölümünüzü biriminizi söyler misiniz tam olarak?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Mühimmat ıslah geliştirme bölük komutanlığı diye bir yerdi acemi birliği, diğeri de 700. fabrika ve depo komutanlığı diye Etimesgut ta bir bölüktü. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mühimmat konusunda orda bir eğitim aldınız mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yok sadece spor yapardık. Kendi bölgemize çekilip yaşardık başka bir şey yok. Spor dediğim yani sağa dön sola dön selam ver yani askeriyenin bu ast üst ilişkilerine uymak için anlatabildim mi, bunların eğitimi söz konusuydu başka bir eğitim söz konusu değildi yani.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hep Ankara’da mıydınız askerliğiniz süresince?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Evet, 10 günlük bir izin kullanmışlığım var. Onun haricinde Ankara’daydım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Danıştay binasına 16’sında girdiğinizde ne yaptığınızı ayrıntılı olarak anlatır mısınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:”İlk günü”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İlk günü evet 16’sı. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya ilk gün geldim ben. “

Sanık Alpaslan Arslan müdafi Av. Oğuz Kayıran söz istedi verildi:” Çapraz sorgu anlamında yani olayın başından sonuna kadar bütün detaylarına giren bir soru sorma yöntemi yok. 201. madde bu şekliyle yorumlanamaz. 191’e göre sorgu mahiyeti kazanıyor. Öyle ki, öyle detaylar konular oldu ki 3 kere 4 kere 5 kere sorulduğu oldu. En son sayın hakimimizin bir soru değil sorgulama anlamında ya olayı anlatınız babında “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hakim sorgulayacak avukat bey hakim ne yapacak ne yapacak hakim?”

Sanık Alpaslan Arslan müdafi Av Oğuz Kayıran :” Sizin, soru mu bu, sorumu?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Sorgulayacak hakim sorgulayacak tabi ki, soru da sorar sorgularda ne yapacak hakim.?”

Sanık Alpaslan Arslan müdafi Av. Oğuz Kayıran :” Hayır 201’e göre çapraz sorgu yapılmıyor mu?

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hakim soru da sorar sorgularda sorularını istediği gibi sorar. “

Sanık Alpaslan Arslan müdafi Av. Oğuz Kayıran :” Ama hayır sizin 201 2. fıkraya göre soru sorma hakkınız var o çerçevede hareket etmeniz gerekiyor. Takdir sayın başkanın teşekkür ederim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Anlatır mısınız Alpaslan Arslan o günkü? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya geldim odasını bulmam gerekiyordu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Girme anından itibaren arabada bıraktınız Erhan’la İsmail’i devam ettiniz? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Geldim Danıştay’a “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Girmeden önce birileriyle buluştunuz karşılaştınız mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya evvelden tanıdığım birileriyle karşılaşmış, şimdi mahlûkatın bir tanesi vardı da Sıhhiye’de karşılaştık. Dengesiz davranışlara sahipti bu.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kim o?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum kendisini de, şimdi gelip beni bir yerde sıkıştırmasın. Top sakallı biriydi kola içiyordu kola sigara içiyordu tamam mı, benim de iştahım çekti ama içmedim ben. Baktım öyle gittim bende içerim dedim herhalde ama ne zaman içeceğimi bilmiyorum. Ama içmiyorum. Gittim Danıştay’ın önüne oturdum vatandaşı oralarda bir yerde bir daha gördüm. Polis molis umurumda değil, yani ben gideceğim dedim MİT ‘de umurumda değil de yani polis olur büyük ihtimalle, MİT, MİT’i sevmiyorum çünkü anlatabildim mi?“

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yani bu kişiyi daha önce görmüş müydünüz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Aynı gün bir iki saat içerisinde.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Daha önce aynı gün dışında?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Görmedim canım, görmemiştim. Sonra çıktım Danıştay’a girdim odaya çıktım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Danıştay’a nasıl girdiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Normal kimliği göstererek girdiğim gibi bilgi var. Hatırlayıp hatırlamadığım konusunda bir şey diyemem bilgi böyle. Kimliği göstererek girdim diye bir bilgi var. Hatırlamıyorum yani görmem lazım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ana kapıdan mı girdiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Evet. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ana kapıdan girdiniz x ray cihazından mı geçtiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” x ray cihazından geçtim. Çantamı aldım. Çantamı aldım mı almadım mı çantam yanımda mı hatırlamıyorum yani inanır mısınız hatırlamıyorum. Sonra böyle Danıştay’ın içerisinde odalara bakmaya başladım. Kapılarda şey olur ya, 1. daire 2. daire diye aramaya başladım falan, birine mi sordum ne 5. daire olması lazım ya 2. daire ya da 5. daire bu Mustafa 2. daire 5. kat arka tarafta, tarif edilen yere gittim ben birine sormuş olabilirim yani, çaycı arkadaş vardı orda bir de bu Yüksekova Yüksekova’da yaşanılan olayların Yaşar Büyükanıt’ın isminin geçtiği olaylar var ya, bu olayları hukuk zemine taşıyıp adliye adalet mekanizmasına getiren ve hukuksal tartışmalara sebep olan savcı var Fethullah Gülen’in cemaatine bağlı olduğu söylene savcı Ferhat Sarıkaya diye hatırlıyorum adını ama, ona benziyor yani bir şahıs var orda ve ona benziyor. Kimdir bilmiyorum o mudur değil midir bilmiyorum ama ona benzeyen birisi var orda. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çaycı dediğiniz bu mu?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Çaycı değil. Ona benzeyen biri var orda bir de çaycı var. Çaycıya sordum Mustafa Birden nerde o da hayırdır bir dosyayla ilgili görüşeceğim dedim. Buruda yok dedi buda ben de geçerken baktım 5. daire yan taraftaymış zaten önce kapıya vurdum falan gidip selam vereceğim yani bakıp çıkacağım hayırdır diyecek yok bir şey yok karıştırdım diyecektim. Silahı alıp gelecektim yani kafamdaki şey bu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çaycıyla bir tartışmanız oldu mu orda?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yok olmadı. Sonra da çıktım odayı buldum çıktım yani. Yan tarafta sekreterin odası var imiş ben o odanın farkında değildim o gün. Anlatabildim mi, yani ilk girdiğim gün sekreterin odasının farkında değildim. Görmedim yani orayı gözüme de ilişmedi. Çaycı vardı çünkü orda. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Siz makam odasına mı ilk gün baktınız? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Mustafa Birden’i arıyorum ben”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tamam makam odasına baktınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Makam odasındadır büyük bir ihtimal yani.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İkinci gün hangi odada buldunuz Mustafa Birden’i?”

Sanık Alpaslan Arslan:” İkinci gün işte dediğim şekilde arabadan indim x ray cihazından gerekli prosedürü yerine kimliği gösterdikten sonra çıktım aynı odaya geldim kapıyı zorladım şey yapamadım. Karşımdan çaycı geldi içeri gitti. Yani 2 metre veya 3 metre ilerdeki bir odaya girdi. Ben de odaya bir bakayım dedim yani bu alakalı çünkü yan yanaya odalar. Girdim tam merkezi buldum dedim yani içerden bir giriş var sekreterin odasından Mustafa Birden’in odasına girdi. Ben de yürüyerek içeri girdim baktım Mustafa Birden’i tespit ettim. Sonra Bismillahirrahmanirrahim diyerek ataş etmeye başladım sonra da yürüyerek çıktım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Şöyle bir beyanda bulundunuz Alpaslan Arslan edep konusuna vurgu yaparken edep, edep, edep dediniz. Sonra edep denen derin devlet dediniz ne demek bu beyanınızı açıklar mısınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya edep denen derin devlet şunu söyleyebilirim. Yani yaşanmışlıkların oluşturduğu tecrübeler vardır anlatabildim mi, bu tecrübelerin ortaya koyduğu şeylere göre insanların hayatı idrak edip görüp bilip yaşayıp ona göre değerlendirme hareket etme dürtülerinin olması gerekir. Bir derin devlet varsa bu derin devletin bu şekle uyması lazım bana gör kişisel kanaatim bu ve bu insanların da edepli insanlar olması lazım. Uysal birleştiren uyuşturan kaynaştıran kavgaya sebep vermeyen anlatabildim mi, problemleri örtülü bir şekilde çözücü kötülükleri örten öyle bir boyuta gel ki, iyilikleri ört kimse seni görmesin yani edep dediğin derin devlet bu olur ancak. Varsa derin devlet buna ben saygı duyarım. Öper alnıma koyarım yoksa da diyeceğim bir şey yok. Var mıdır yok mudur ben bilmiyorum ama kokusu var derim ötesini ben bilmiyorum. Ötesi var diyemem o kadarını söyleyebilirim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Aydın Mollaoğlu tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Avukat olması lazım yani”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Efendim? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Avukat olması lazım bunun avukat ben öyle hatırlıyorum.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Sedat Tanış?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mehmet Beşlioğlu?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yavuz Birden’den bahsettiniz “

Sanık Alpaslan Arslan:” Evet “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hani kargo ondan kargo geleceğini söyleyecektik dediniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yav Yavuz ismi sembol isim olarak kullandım. Hani Danıştay’da yakalanmadan çıkıp giderken gazeteler mazeteler muhakkak yazacak ya, Yavuz düşünecekler yani bu Yavuz nedir? Yavuz, Osman Atatürk’ün Allah’ı işte anlatabildim mi, Atatürk matatürk kimse demesin yani Yavuz Sultan Selim desin. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mustafa Birden’in Yavuz diye bir akrabası var mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya hal icabı dedim Mustafa, Yavuz, Mustafa İslami bir isim Yavuz garip gelmez yani anlata, yani doğu şey diyemem orda Doğu Birden diyemem anlatabildim mi, problem çıkar Yavuz Birden Mustafa Birden kaynaşır yani anlatabildim mi burda bir saygısızlık yok. Yavaş yavaş çözebilirim ben meseleyi. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bu kargo gönderme meselesi nedir?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya kargo göndereceğim yani bir bilgi işte bilgisayar çıktısı göndereceğim ama tam adres lazım bana. Gerekirse bir minibüs kiralayacağız kargo işte göstereceğim onu anlatabildim mi, gidip işte evine gireceğiz yani bu, yada kargocuyu takip edeceğim böyle bir şey yani anlatabildim mi?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bunun planını,”

Sanık Alpaslan Arslan:” Kafamda hazır bunlar ben bu tür antrenmanları kafamda yapmışım. Argo konuşuyorum ama .“

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yo normal konuşabilirsiniz.”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yani antrenman dediğim kargocuyu takip edersiniz ne o arkadaşla geldim. Bir daha tutup onun telefonluk bir şey yok tamam der geçerim yani. Güvenlikçi tamam der en fazla anlatabildim mi, ben de arkasından geçerim kargocu verir ben de ardından eve girerim. Ne olacaksa olacak orda takdir neyse o olur sonra da çıkar giderim yani hepsi bu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hüseyin Görüm’ü ziyaret ettiğiniz bir plazadan bahsettiniz burası nerededir bahseder misiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Vallahi burası Göztepe’de olması lazım. Göztepe’de E5 üzerinde plaza.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Göztepe E5 üzerinde plazanın ismi var mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hatırlamıyorum. “

Sanık Hüseyin Görüm söz istedi verildi :” Sayın Reisim söylemiş olduğu yer ada iş merkezidir. Kozyatağı benzinliğinin arka tarafıdır. Kozyatağı’dır yani, Göztepe’ye bağlıdır doğru söylüyor Alpaslan kardeşimiz.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Aynı yer mi Alpaslan Arslan Hüseyin Görüm’ün dediği yer? Emin Gürses Salih Kurter’i tanımakta mıdır?“

Sanık Alpaslan Arslan:” Zannetmiyorum. Yani zannetmiyorum derken şunu söyleyim bu işte bu olaylar medyaya yansımadan önce bilmiyorum yani kendisine sormak lazım. Doğru cevap bu, “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Emin bey cevaplayabilir misiniz?

Sanık Emin Gürses söz istedi verildi :” Ben kendisini tanımıyorum. Olay olduktan sonra televizyonda bana konuyu sordular avukat Mehmet Taşdelen Alpaslan Arslan’ı Üsküdar’dan, ”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Siz tanımıyorsunuz yani bizzat tanışıklığınız yok tamam. “

Sanık Emin Gürses :” Ben tanımıyorum. Bana söyledi ben de bağlantılarına bakmak lazım savcılara söyledim yani savcılar araştırma yapıyorlardı bana sordular o bağlantıya bakmaları gerekir diye sordum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tamam tamam tamam sadece bunu tanımıyorsunuz tamam. Mehmet Taşdelen tanımakta mıdır Salih Kurter’i?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya ben Üsküdar’da bazı arkadaşları belirli bir periyoda sokup götürebilmenin uğraşı içerisindeydim de yavaş yavaş Salih Kurter’in ismini söylerdim bazı arkadaşlara. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mehmet Taşdelen tanıyor mu Salih Kurter’i?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Cevap veriyorum ben buna da. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Efendim “

Sanık Alpaslan Arslan:” Sorunuzun cevabını vermeye çalışıyorum bu periyoda koyup götürmenin uğraşı içerisindeydim. Yani bugün size ismini söylerim 3 gün sonra birkaç güzel olaydan bahsederim ilginizi çeker 3-5 gün düşünürsünüz bir hale girersiniz böyle bir matematiksel probleme sokabiliriz meseleyi çözüme ulaşması için anlatabildim mi, 10. günde tutar götürürsünüz hadi gidiyoruz dersiniz o da çok rahatlıkla gelir. Güzel sohbet olur bağlanmaya başlar. O halinin oluşması için. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Götürdünüz mü Mehmet Taşdelen’i?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Götürmedim. Söylemiş olduğum insanlardan biri olabilir mi bilmiyorum. Söylediklerimden biri buna Mehmet Taşdelen’e söylemiş olabilir mi bunu da bilmiyorum. Yani Mehmet Taşdelen’e Salih Kurter’den bahsettim mi hatırlamıyorum. Bir, söylediğim Salih Kurter’de Üsküdar’da Mehmet Taşdelen’in tanıdıklarının içerisinde Salih Kurter bahsettiğim bir insan eğer gidip Salih Kurter diye bir insan mı var Alpaslan buraya gidiyor iyi bir insanmış ne diyorsun diye bir bilgi vermişse Mehmet Taşdelen’e bu konuda da bir bilgim yok. Sorunuza böyle cevap vereceğim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mehmet Taşdelen geldi mi hiç orda gördünüz mü Kurter’in yanında?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Hiç görmedim. Mehmet Taşdelen’in babası Üsküdar’da Aziz Mahmut Hüdai Camii vardır oranın vakfı vardır güzel bir yer böyle dergah havası kokan bir yer. Oranın imamıydı. Abi biraz uzak tut. “

Mahkeme Başkanı :” Alpaslan o zaman ona yaklaş, ona yaklaş.”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ona yaklaşamıyorum problemim o zaten “

Mahkeme Başkanı :” Hızlı konuş. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Tamam şimdi Abdullah Taşdelen diye bir insan çok iyi bir insandır rahmetli oldu. Bunu da ekstra bilgi olarak söyleyim size. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İddianameye konu olan miting toplantı ve gösterilerden katıldıklarınız var mıdır?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yo hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mesela Kaymakam Kemal beyi anma etkinlikleri katıldınız mı?

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır katılmadım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Fener Rum patrikhanesiyle ilgili etkinlikler?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yok yok “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Efendim? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Türk Ortodoks patrikhanesindeki toplantılara katıldınız mı? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Hayır. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Elif Belge diye birini tanır mısınız?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Elif Belge?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Cumhuriyet gazetesine atılan 3.bomba olayında Tekin İrşi var mıydı?

Sanık Alpaslan Arslan:” Yoktu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Siz Mecidiyeköy’e Üsküdar’dan Osman’la geldiğinizi söylediniz daha sonra Erhan ve İsmail geldi. Tekin onlarla birlikte değildi öyle mi diyorsunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tekin onlarla birlikte değildi evet. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İsmail Sağır’ı sizinle kim tanıştırdı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” 2. bombanın atıldığı gece Osman Yıldırımla birlikte biz Erhan’ı İsmail Sağır’ı ve Tekin’i görmeye gittik ikimiz anlatabildim mi, o gece gördüm. Şov TV’nin karşısında bahsettiğim bar vardı ya bar, bara gittik. Yalnız bu bar, bar olarak kullanılmayan bir yer yani ben gittiğim zaman buranın içkili bir yer olduğunun farkındaydım da, ortama girdikten sonra ama kullanılmıyor boş bir yer yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Onur Air’e ait 3 adet bagaj fişi sizde var. Bunlar neyle ilişkili bu bagaj fişleri? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Elazığ’a gidip gelirken işte çanta eşyalarımı götürmek için kullandığım çanta var bu çantalara takılan bagaj fişi.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İsmail Paker Eksik’le ailecek görüşüyor muydunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” İsmail Paker kendisi birkaç defa davet etti ama gitmedim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çocukları sizi tanıyor mu?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanışıyorum evet. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Size ne diye hitap ederler?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya edep ve saygı çerçevesinde sohbet ve muhabbet ortamı oluşturmaya çalıştığım insan ve çocukları diyebilirim yani başka bir şey diyemem. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çocuklarıyla nerede görüştünüz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Maltepe’de, Kadıköy’de de görüşmüş olabilirim öyle yani.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İsmail Paker’le Doğa restorana hiç gittiniz mi?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Gitmedim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Doğa restoranı biliyor musunuz? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Bilmiyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mahmut Öztürk’ü tanıyor musunuz? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanımıyorum “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hakkınızda daha önce Ankara’da son olarak da İstanbul’da tanzim edilen raporlara göre cezai ehliyetinize sahip olduğunuz akıl sağlığınızın yerinde olduğu ve kendinizi akıl hastası gibi göstermeye çalıştığınız yönünde bir rapor var. Ne diyorsunuz bu raporlara?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Valla doktorlara sormak lazım. Bir şey diyemem yani .“

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kendiniz akıl hastası gibi gösterme,”

Sanık Alpaslan Arslan:” O doktorların “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Efendim ?“

Sanık Alpaslan Arslan:” Doktorların bir defa kaldığımız o, o kaldığımız koğuşları falan yani oraya bir oraya bir orayı değiştirme, tayinle en azından gitmesi lazım onu söyleyebilirim yani çok kötü bir yer yani orası. Bahçesi güzel televizyon ve yemekhanesi de güzel ama koğuşlar çok kötü ya, gördüğüm zaman ürperdim yani burada insanlar ama mecbur ben girdim yaşadım yani on gün yaşadım orda. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bu raporlarlardaki ifadeler için ne diyorsunuz kendinizi akıl hastası gibi göstermeye çalışıyor diyor. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya manevi problemler yaşamamak için uğraş içerisindeyim. Uğraş bu başka bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Murat Çağlar, Ali Kutlu, Vatan Bölükbaşoğlu, Muhammet Yüce, Selim Akkurt, Erol Ölmez, Mete Yalazangil, Tuncay Hacıbektaşoğlu, Saibir Deblelvitze, Engin Bağbars, Deniz Yıldırım, Gökhan Başoğlu, İrfan Topal bu isimlerden tanıdıklarınız var mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Valla bir Muhammet Yüce’yi tanıyorum bir de arkadaki arkadaşı bir de Kemal Kerinçsiz’i tanıyorum. Onun haricindekiler den Emin beyi tanıyorum, Doğu başkanı diyorum Doğu başkan tanırım, Muzaffer Tekin’i tanırım, Veli Küçük’ü burda gördüm diğerlerini Hüseyin ağabeyi zaten tanıyorum başka da tanıdığım yok yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Muhammet Yüce’yi nerden tanıyorsunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Burda tanıştık kendisiyle.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Burada?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Evet “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ama diğerleriyle de burada tanıştınız. Yani görüştünüz mü burada farkı nedir?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Görüştük derken birkaç defa selamlaştık yani yukarda o başka bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Selim mi dediniz? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Selim Akkurt olması lazım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tanışıyor musunuz Selim Akkurt’la?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Yani selamlaşmamız var başka bir şey söylemiyorum hepsi bu kadar.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nerden tanışıyor yani buradan mı tanışıyorsunuz Selim’le?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Tanıştım mı diyemiyorum yani tanıştık mı tanışmadık mı bilmiyorum yani hepsi bu kadar yani. Tanışmayalım de bize yeter. Muhammet Yüce yeter yani gerisine gerek yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Muhammet Yüceyle burda selamlaştım dediniz burda mı tanışıyorsunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Efendim?”

Mahkeme Başkanı :” Alpaslan kişileri buraya geldikten sonra mı tanıdın?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya bahsettiğim cümleleri kullanmak durumundayım ama gücüm yok. Kullanamıyorum yani hepsi bu kadar. “

Mahkeme Başkanı :” Alpaslan, İstanbul’a getirildikten sonra mı bu kişileri tanıdın? Cezaevindeyken mi tanıdın bu kişileri? “

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya ben bence uzak durmak en güzel yani başka bir şey diyemiyorum. Yani uzak durmaya çalışmak isteği olabilir ama mecburen yakınlaşmam lazım gidebileceğim bir yer yok anlatabildim mi, Ergenekon’a niye bağlandı bizim dosya bu, bu konu hakkında gerçekten samimiyetle bilgi sahibi değilim. Yani Sincan’a tekrar dönebilirim anlatabildim mi, Ankara’ya da tekrar dönebilirim yani önemli değil. Bunu söyleyebilirim. “

Mahkeme Başkanı :” Sorduğumuz sualin karşılığı bumu?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya bu laiklik ve meseleleri türbana böyle Muzaffer Tekin’i parçalayabilirim anlatabildim mi az önce konuştu. Dengemi bulursam kafayı yer yani sadece kafayı yedimi yok olur başka bir şey yok. Başka bir şey diyemem yani. Ama dengemi koymam lazım başka bir şey diyemiyorum yani koğuşuma gitmem lazım bu kadar. “

Sanık Muhammet Yüce söz istedi verildi : “ Sayın başkanım ben kendisini tanımıyorum. Benimle ilgili aramızda her hangi bir şey çıksın ben cezamı yatmaya razıyım. Yani bu soru niye benim üzerimden soruluyor ben anlamış değilim. Burda kendisi beni görmüştür. Sen beni dışardan tanıyor musun her hangi bir bağımız var mı?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Bilmiyorum düşünmem lazım. “

Sanık Muhammet Yüce:” Düşün ona göre kararını ver yani benim üzerimden niye bu sorular soruluyor sayın başkanım. Varsa telefon görüşmem çıksın bir resmim çıksın her şeye razıyım ben. Beni araya katmayın lütfen buradan tanıyor beni. “

Mahkeme Başkanı :” Oturun, oturun anlaşıldı, anlaşıldı, anlaşıldı “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Öyle bir niyetimiz yok beyefendi. Böyle bir niyetimiz yok sizin sormanız gereken soruları da ben sordum. Malzeme olsa ben sormazdım. “

Salonda söz almadan konuşmalar oldu. Konuşmalar anlaşılamıyor.

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” O sizin düşünceniz ben kimseye malzeme vermiyorum.”

Sanık Alpaslan Arslan:” Bombaları sen verdin kardeşim eminim”

Sanık Doğu Perinçek söz almadan konuştu :” Hakimlerle, birlikte karşılıklı oturun. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Ben hakim değilim Doğu başkan, bende size söylemedim az önce. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ne diyorsunuz biraz önce kim verdi bombaları bombaları sen verdin diyorsunuz. Kim verdi bombaları?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya böyle bir cümle kullanabilirim yani şey için Muhammet Yüce için. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Niye nedir Muhammet Yüce ile?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Esmer esmer, “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Husumetiniz var mı Muhammet Yüce ile niye böyle bir beyanda bulunuyorsunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Bir husumetimin olmaması lazım ama bilmiyorum yani olabilir mi olmaz mı bilmiyorum daha sonraki günler gösterecek. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ümraniye’de mukim olan Ali Yiğit oraya gidip gelen Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş bu isimlerle her hangi bir şekilde karşılaştınız tanıştınız mı?”

Sanık Alpaslan Arslan.” İsimleri tekrar”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ali Yiğit? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mehmet Demirtaş?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Tanımıyorum.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Oktay Yıldırım?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Tanımıyorum. Oktay Yıldırım buradaki beyefendiyse burda yani sadece iddia edebilirim Oktay Yıldırım bu olabilir diyebilirim başka bir şey diyemem. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kardak balıkçısı?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Tanımıyorum.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” e mail adresinizi elektronik posta adresini çet yapıyordum dediniz ya elektronik posta adresinizi söyler misiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Öyle bir adres belki arkadaşlar oluşturulmuş olabilir ama benim aklımda yok yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çet, nasıl yapıyordunuz çet?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Hiç çet bayanlarla veya siyasi konularda değişik yeryüzünün değişik hallerine mensup varlıklarla anlatabiliyor muyum sohbetler iddialaşmalar olabiliyor hepsi bu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” msn üzerinden?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok, yok böyle bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Çet sitelerine girerek mi yapıyordunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Evet evet “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” telefonunuz üzerinde mahkememiz naip hakimliğince yaptırılan bilirkişi incelemesinde telefonunuzun Outlook işlevi kapsamında saptanan bazı e mail adresleri tespit edilmiştir. Yapılan bu tespite göre bazı adresleri size okuyacağım. soracağım. Ergold@süperonline.com, bu adreslerle ilgili bir bilginiz var mı Alpaslan Arslan, ergold, ergold?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Hayır. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” açıkistihbarattürkiye@yahoogroups.com?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Olabilir, yani olabilir derken belki açık istihbarat com diye girmiş olabileceğim sitelerden biri olabilir yani,ama aklımda böyle bir site pek yok yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kuvai Milliye, kuvvacı2023@yahoo.co.uk”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Milli kuvvetler ve vatanseverler birliği?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok. bilgisayar internet sitelerini mi?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Telefonunuzun Outlook işlevi varmış bununla ilişkili adresler olarak diyor?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya ben bu konular hakkında bilgi sahibi değilim de bu Kuvai Milliye, vatanseverler birliği, Hüseyin Görüm vesilesiyle tanıdığım çevre başka bir şey yok yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Fatihb2023@hotmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” AydınKuvaiMilliye@hotmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” MuratYücel@tgev.org”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Murat Yücel, tanıyor musunuz böyle birini? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Murat Yücel, yok tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Vatansever1919@yaho.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Haberulusal@yahogurups.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” HayrettinErtekin@mynet.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” HayatiÖzcan1@hotmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” AlpsAslan@cmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mumtaz Beyazıtoğlu, Mumtazbay@süperonline.com

Sanık Alpaslan Arslan.” Hayır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” UğurYıldırım7@gmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hayır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ergenekon@haberx.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Fehmi Koru’nun bahsettiği Ergenekon ise olabilir. Onun haricinde bir bilgi sahibi değilim yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” psikolojikharekat@yahoogroups.co.uk ,böyle bir siteye girdiniz mi psikolojik harekat ?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Zannetmiyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” KuvaiMilliyehareketi@yahoogroups .com”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok”.

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Djsecurtytürkiye@yahogurups.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” yok “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 2023dergibilgi@2023gel.tr ,2023.gel.tr”

Sanık Alpaslan Arslan.” Olabilir.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” KemalKerinçsiz@mynet.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hayır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Özelbüro@mynet.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hayır.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mh Yuce@gmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hayır, hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” AdnanAkfırat@ulusalkanal.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Adanan Akfırat, vallahi şahsın ismini duymuşluğum varda sitesine girip girmediğim konusunda bir bilgi sahibi değilim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”e mail adresi bunlar. Ergenekon@yaho.de “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Turkisherameniyanfiyanşip@ yahoogroups.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Sivilanayasa@ yahoogroups.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” AsumanÖzdemir@gmail.com ,tanıyor musunuz Asuman Özdermir’i? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hayır, hayır tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” AliKutlu22@hotmail.com , Ali kutlu”

Sanık Alpaslan Arslan.” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ali Kutlu isminde birini tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Behiç Gürcihan, BGurcihan@süeronline.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Kemalçapraz@ufukötesi.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Kemal Çapraz, yani gıyaben tanıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:Bekir@KuvaiMilliye.net. Bekir Öztürk adlı birini tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Doktor Ertekin, Hayrettin.Ertekin@hotmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Mehmet Atmaca doktor Atmaca böyle birini tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” ZaorAliyev, ZaorAzarbeycanı@yahoh.com zaor Aliyev”

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” SerkanUğurtit tank@hotmail.com “

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tit hakkında bir bilginiz var mı Türk intikam tugayı?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya tit işte 12 Eylül öncesinde yaşayan üniversiteli gençlik ve üniversiteye mensup olmayan Müslüman milliyetçi mukaddesatçı ülkücü kimlikleri benimseyip özümsemiş gençlerin bir araya gelip oluşturduğu işte minik minik örgütlerden biri olabilir. Onun bir hatırı var başka da bir şey yok yani “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” MeryemAykut@mynet.com diye devam ediyor.“

Sanık Alpaslan Arslan.” Tanımıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İdris Arslan’ın mahkememize verdiği bir dilekçe var. Burda sizin Elazığ’a olaydan bir süre önce geldiğinizde sizin başbakanın icraatlarını onaylayan, başbakan iyi götürüyor vs. dediğiniz ifadeleri var. Siz savunmanızı tespit edeceğimiz esnada bu ifadenizde çelişen beyanda bulundunuz doğru mudur idris Arslan’ın bu beyanı? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya Tayip Erdoğan’ın genelkurmaya olan tavrı, hal ve hareketleri hoşuma gidiyor idi, ama bu, bu kadarını söyleyebilirim başka bir şey diyemiyorum yani. İdi ama idi yi eklememiz lazım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Tekin İrşi’nin 13.3.2008 tarihli ifadesinde cumhuriyet gazetesine 3.bombayı Alpaslan Arslan’ın attığını, Alpaslan’ın bombayı attıktan sonra hep birlikte coco star barda buluştuklarını burada otururken Alpaslan’ın değişik bir uyuşturucu kullandığını, bu uyuşturucunun bilinen tüm uyuşturuculardan çok farklı ve etkili olduğunu, burundan alındığını kokainden yada diğer uyuşturuculardan çok fazla etkili olduğunu söylediğini diğer uyuşturucuların kendisinin kullandığı uyuşturucunun yanında hiçbir şey olmadığını söylediğini, fakat bu uyuşturucunun isminin ne olduğunu ve neden bulunduğunu söylemediğini beyan etmiştir. Tekin İrşi ile her hangi bir husumetiniz var mı?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Neden böyle bir beyanda bulunmuş olabilir?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Cehaletine bağlıyorum başka bir şey diyemiyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Cumhuriyet savcısı Nihat Taşkın Hüseyin Görüm’e Osman Yıldırım ile tanışıyor musunuz diye sorduğunda sanık Hüseyin Görüm Osman Yıldırım’ı da şeyde gösterdiler terörle mücadelede gösterdiler Alpaslan’ın yanında her halde bir kere görmüş olabilirim. Avukat diye tanıdığım demiştim orda. Hüseyin Yıldırım ile Osman Yıldırım’ın tanışıklığı nedir bir bilginiz var mıdır bu konuda?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya ofiste tanışmış olabilirler veya dışarıda biz Hüseyin Görüm’le veya Osman Yıldırım’la ben bir aradayken diğeriyle telefon irtibatına geçip üçümüz bir araya veya 3-5 kişi bir araya gelmiş olabiliriz yani bu vesileyle Osman Yıldırım’la Hüseyin Görüm tanışmış olabilir onlar. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hangi ofiste bunlar karşılaştılar?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Kadıköy’de avukatlık ofisi olarak kullandığım ofiste karşılaşmış olabilirler orda. Böyle bir tanışıklık olabilir yani tam bilmiyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Siz avukat diye mi tanıttınız yani Osman’ı her hangi bir”

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya ben ikisiyle de şahsi münasebetleri olan bir insanım yani Avukatlık falan. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Hüseyin Görüm size soruyorum bu terörle mücadelede gösterildi dediğiniz nedir? “

Sanık Hüseyin Görüm söz istedi verildi :” Sayın reisim, avukat Alpaslan doğru söylüyor. Kadıköy’deki bürosunda bir kere rastlamış olabilirim dedim ama burda da görünce o olduğuna eminim. Terörle mücadelede bana yalnızca resim gösterdiler. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ne dediniz orda terörle mücadelede?”

Sanık Hüseyin Görüm :” Terörle mücadelede şunu söyledim. Bu fotoğrafı dedim tanıyor olabilirim Alpaslan’ın bürosunda görmüş olabilirim dedim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Alpaslan’ın bürosu mu dediniz özellikle ne dediniz yani?”

Sanık Hüseyin Görüm :” Tabi Alpaslan’ın Kadıköy’de bürosu vardı. Oraya gittiydim. İlk bürosuydu hatta hayırlı olsuna gittiydim. Orda onu görmüş olabilirim dedim. Budur yani meselenin özü ama buraya geldiğimde bu arkadaş olduğuna da kesinlikle eminim. Terörle mücadelede bunu söyledim. Bir de şunu katmak istiyorum. Huzurda siz şimdi doğru söylediniz Nihat Bey dedi ki, Muzaffer Tekin’in bürosunda görmüş olabilirim olduğunu söyledi. Öyle bir şey ben hiçbir yerde beyanım olmadı. Ne terörle mücadelede nede burda. Siz doğrusunu söylediniz şimdi. Alpaslan’da doğru söylüyor. Onun bürosunda karşılaşmış olabilirim efendim teşekkür ederim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Aysel Sağlam diye bir kişi var. Duruşmaya da gelmiş. Ankara’daki duruşmaya sizi teşhis etmiş Danıştay’ın önündeki yoldan geçerken polis kulübesinin arkasında burda bulundunuz mu hiç Danıştay’ın önünden geçerken polis kulübesinin arka kısmında bulundunuz mu? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Arabalara bakmış olabilirim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yanında tanımadığım iki kişi vardı böyle iki kişi oldu mu yanınızda?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yani böyle bir hayat akışı bilgisine sahip değilim. O bayan nasıl böyle bir şey gördü onun da idrakinde değilim bu konu hakkında diyebileceğim bu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Silahlı veya silahsız?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Vallahi bayanı getirip sormak lazım yani bu onun bu kadar başka diyebileceğim bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Osman Yıldırım benzinlikteki tartışmanızı anlatırken şöyle demektedir; Erhan ile İsmail arabada arkada oturuyorlardı. Ben Alpaslan’ın yanına oturdum. Hayırdır ne yapıyorsunuz deyince bir saldırı olayı olacak dedi. Net bir yer mevzusu olmadı. Ancak Danıştay’a saldırı olabileceğini tahmin ettim. Bana Alpaslan’ın bir iş takipçisi tanıdığın var mı diye sorunca ben de Sinan Berberoğlu diye bir tanıdığım var dedim. Daha doğrusu Alpaslan ilk önce bir yere saldıracağız deyip arkasından bir şekilde Danıştay’dan bahsetmesi sonucu bölük pörçük bilgileri kafamda toparladım. Alpaslan’ın Danıştay’a eylem yapabileceğini az da olsa tahmin ettim. Bunun yerine araçta oturan İsmail ve Erhan’a inin dedim onlara kızdım. Ne diyorsunuz Osman’ın bu beyanına aynı ortamda geçen bir konuşma?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Valla söyledikleriniz aklımda kalmadığı için bir cevap veremiyorum kusura bakmayın. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Danıştay’a saldırı olabileceğini tahmin ettim bana Alpaslan bir iş takipçi tanıdığın var mı diye sordu var dedim. Sinan Berberoğlu’nun ismini verdim. Daha doğrusu Alpaslan ilk önce bir yere saldıracağız deyip arkasından bir şekilde Danıştay’dan bahsetmesi sonucu bölük pörçük bilgileri kafamda toparladım ve Alpaslan’ın Danıştay’a eylem yapabileceğini az da olsa tahmin ettim. “

Sanık Alpaslan Arslan.” Şimdi ben Osman’ı ve çevresini şu noktada yani şu noktaya yönlendirmeye çalışıyordum, atv ve bankalara yönlendirmeye çalışıyordum. Anlatabildim mi atv ye giriş içeride “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Beyanına ne diyorsunuz Osman’ın bu beyanına? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Tamam yani cevap veriyorum bu soruya sorunuzun cevabı bu.“

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Doğru mu Osman’ın bu cevabı?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Vallahi cevap vereceğim yani doğru mu diyemiyorum ama.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Buyurun cevap verin. “

Sanık Alpaslan Arslan.” Oda Sinan işte cevap verirsem konuşamıyorum anlatabildim mi?

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” tamam hı hı“

Sanık Alpaslan Arslan.” atv ye giriş lazım nasıl içeri girebiliriz atv ile diyalogu olan orada akrabası olan tanıdığı olan büyüklü küçüklü insanlarla münasebeti olanlar lazım. Bir de bankalar banka müdürleri içerdekilere genel müdürlere müdür yardımcılarına rahatlıkla bizi direk yani içeriye gireyim odasını bana göster yeter ki kimseyle uğraşmayalım anlamında. Bu noktada Sinan Berberoğlu ismi geçmiş olabilir anlatabildim mi, atv ve bankalara içeriye giriş ve dışarıda yapa bileceğimiz operasyonlarla alakalı Sinan Berberoğlu’nun ismi geçmiş olabilir. Benim söyleyebileceğim bu ötesi yukarı, yukarıyla alakalı benle bir ilgisi yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Sizin tarafınızdan Osman Yıldırım’a gönderilen Kadı Kuy olarak kayıtlı telefonunuzdan Osman Yıldırım’ın telefonunda telefonunuz Kadı Kuy olara kayıtlı, ne yaptın 5.5.2006 tarihinde daha sonra yine 5.5.2006 22.28’de rahatta mıyız her türlü, 5.5.2006 günü saat 22.41’de bitti mi, 6.5.2006 günü saat 13.33’ de parayı ayarlayayım, 8.5.2006 günü saat 19.38’ de küçük Muhammet’in notu çok önemli onunla beraber bugün olsunlar. 9.5.2006 günü saat 00.57’de Muhammet’in notunu kesinlikle unutma, örtüyü ört. 9.5.2006 günü saat 19.29’ da yarın parlanıyoruz. İşte bugün mutlaka bitsin Allaha emanet olun. 9.5.2006 günü saat 19.37’ de tamam mı doktor problem mi, 10.5.2006 günü saat 03.01’ de problem mi var söyle, 11.5.2006 günü saat 11.30’ da doktor nerdesin çocuklar nerede cumhuriyet binasına yapılan eylemlerin nerede diye mesaj çektiğiniz anlaşılıyor. Cumhuriyet gazetesine yapılan bombalı saldırı eylemlerinde tarih ve saat olarak bir örtüşme söz konusu bu atma sırasını yani 5.6.11 bunu neye göre belirlediniz?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Hal icabı ya, yani hal icabı, cumhuriyet gazetesi özür dilemedi bir, anlatabiliyor muyum? “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nereden biliyorsunuz özür dilemediğini?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Gazeteyi aldım baktım yani manşetlerine baktım. İlk sayfalarına baktım daha sonra hani bombalar atıldıktan sonraki hayat silsilesi içerisinde yaklaşık 3 veya 4 defa cumhuriyet gazetesi aldım. Evvelden almışlığım yok okumuyorum da yani ondan sonra özür falan dilemeyince meselenin bir şekilde çözülmesi için inat ettim yani inat. Anlatabildim mi, Hala ben çözemedim yani Allah mıdır, domuz, içime sinmiyor yine de problem var orda yani anlatabildim mi?”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Küçük Muhammet’in notu ne demek? Çok önemli diyorsunuz siz yani o yüzden önem atfettiğiniz bir not?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Allahın isimleriyle alakalı bu konu,”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Muhammet?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Muhammet kuranı kerimde bir sure ismi, peygamber efendimiz s.a.v’in adı. Olarak biliniyor yani benim bildiğim bu. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nedir küçük Muhammet’in notu?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Esma ile ilgili asıl Esmaül Hüsna, Allahın esmasıyla ilgili Allahın değişik isimleri var. Rab, Hakim, Mucip, bu kadar başka bir şey yok. Yani bunu anlatabiliyor muyum bu aklına gelsin yani bu mesaj kime gittiyse aklına gelsin ona göre bu, bunu söyleyebilirim. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Sizin attığınızı belirttiğiniz 3. bomba gündüz vakti atılan bir bomba, deşifre olma ihtimalinizin yüksek olduğu bir saat ve sizin beyanlarınıza göre gerçekleştirmeyi düşündüğünüz Danıştay saldırısı var yakalanabilirsiniz yakalanma ihtimaliniz olan bu eylemi neden gerçekleştirdiniz? Neticede bir sonraki eylemi gerçekleştiremezsiniz eğer yakalanırsanız. “

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya meselenin takdir ya takdir sadece yargıç takdir takdire takdir yani, yani Allah varsa bu Danıştay meselenin çözülmesi lazım anlatabildim mi, başka bir şey diyemiyorum yani çözmek ama bunu Müslümanların çözmesi lazım. Müslüman olmayanlara ben çözün diyemem sadece bunu söyleyim, size anlatabildim mi, çözmek derken başörtüsünü açmak anlamında demiyorum. Orada oluşan problemi önünü arkasını sebep sonucunu yani oradaki insanlar hiçbir zaman kilitlenemez anlatabildim mi, bunu ancak rahman boyutuna geçmiş mahlûkat silsilesine mensup mahlûkatlar çözebilir. Yani mümin, boyutundaki insanlar sadece ölüm boyutundaki insanlar bunu çözemez. Had değil yani had rahman büyük bir esma çok rahman yani Allahtan uzak Allaha düşman Allaha kin beslemiş olanları bile merhametle kucaklayabilmek. İdrak denilen şey varsa budur. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Osman Yıldırım tarafından 29.8.2006 havale tarihli ve güvenlik endişesiyle gizli tutulmasını talep ediyorum dediği bir savunması var. Sizin arkanızdaki güçlerden biri olarak Yusuf Ziya Arpacık’tan bahsetmiş. “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok, kendisini ben uzaktan tanırım. Sevdiğim saydığım bir insan olarak hala değerlendirmek istiyorum kendisini başka da diyebileceğim bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yine burada Alpaslan Arslan’ı Muzaffer Tekin ve Veli Küçük’le ilişkisi var demiş. “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok, Muzaffer Tekin’le olan diyaloglarımı ben bahsetmiştim başka diyebileceğim bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İsmail ile Alpaslan beraberken bir kişinin arayarak bu işi bitir bitiremiyorsan bırak git avukatlığını yap demesi üzerine sizin bu işi de yapacağım avukatlığı da yapacağım dediğini aktarıyor.

Sanık Alpaslan Arslan:” Öyle bir şey yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bu konu İsmail’le böyle bir konu görüştünüz mü? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya şöyle bir edepsiz cevap vermem lazım, anlatabildim mi, edepsiz cevap bana böyle diyebilecek insan yok. Samimiyetle bunu söylüyorum ama düzgün bir cevap değil en azından bunu söyleyebilirim. Böyle bir şey yok yani kimsede diyemez. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yani size herhangi bir kimse bu konuda “

Sanık Alpaslan Arslan.” Diyemez yani diyemez yani anlatabildim mi, diyemez. Çünkü hal diyalog tanışıklık diyemez yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İsmail Özden diye birini tanıyor musunuz?”

Sanık Alpaslan Arslan.” İsmail Özden diye birini tanıyor muyum, İsmail olarak adını bildiğim bir kısım arkadaşım var ama soyadı Özden olarak İsmail Özden bir arada biri var mı hatırlamıyorum. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Osman’ın jitem’ci İsmail dediği biri var? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya Osman’ın bu tür çevrelerle diyaloga sahip olduğu kanaati var bende. İşte PKK itirafçıları veya Kürt kökenlilerin bir şekilde devlet kadrolarına yerleştirilip hale ve yaradılışa uygun olabildiğince kullanılma boyutları vardır tamam mı, bunu yani gidip kitap okumanıza gerek yok baktığınız zaman çözebilirsiniz yani. Babasından sürekli dayak yiyen fakir gençleri İstanbul’dan alırsınız hiçbir yere gitme gel yanımda kal anlatabiliyor muyum, bir emekli asker vatan millet uğruna bunu yaptıysa ben buna saygı ama iman boyutunu buraya eklemeden ben kesinlikle artık saygı duymam yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Osman size jitemci İsmail diye birinden bahsetti mi?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya bir sürü jitemci’den bahsetti ama ben o boyutta değilim yani. Jitemcilere uzak bir insanım. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” İsmail Jitemci İsmail diye birinden bahsetti mi? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Önemli değil Jitemci İsmail buraya da gelse benim için hiçbir önemi yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Size bahsetti mi jitemci İsmail diye birinden?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Hatırlamıyorum yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” 27 nisan 2006 bostancı sahilinde sizinle görüştüğünde siz de bunu teyit ettiniz. Konuşulan konuları da genel hatlarıyla teyit ettiniz. Bazı işadamları hakkında konuşuyorsunuz, Eczacıbaşı’nın iki kişiyi öldürttüğüne dair elinizde bilgi olduğundan bahsediyorsunuz nedir böyle bir bilgi var mı sizin elinizde?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Eczacıbaşı iki kişiyi öldürttü diye bir ifadem hiç olmadı. Eczacıbaşı her halde, hatta bu Bülent Eczacıbaşı, ben bunları şey olarak biliyorum yani, Osmanlı sarayı vardır ya Osmanlı çözülmeye başladıktan sonra pisliğe bulaşmış pis aşağılık Çıfıt kefere Yahudilerin pislik paralarına mecbur kalmış yani “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Öyle bir şey bahsettiniz mi yani iki kişiyi öldürttü elimde böyle bilgiler var dediniz mi? “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok, yok hayır yok böyle bir şey. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nasıl?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yani Eczacıbaşı öldürüldü diye bir şey yok. Necati babasından bahsediyorsanız,”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Öldürüldü değil yani onların böyle bir şey yaptığına dair biz “

Sanık Alpaslan Arslan.” Yani onların iş yerini bomba, şey roketleyecektim, tamam mı yeni yapılan bir iş yerleri var. Sevmiyorum Yahudileri sevmiyorum. Hala da sevmiyorum yani anlatabildim mi, Yahudi dendiği zaman elektrik verin bana yani laik ama sadece toprak için giderim laiklerin yanına. Allaha karşı edepsiz olurum Türkiye’deki laiklerin yanına giderim. Toprak var yani Türkiye TC’nin toprağı var giderim laiklerin yanına Yahudi, yaşayamam yani yarabbelalemin al beni pislik yerden çıkmam lazım ben yaşayamıyorum Yahudilerle. Müslüman ol dediğim Yahudiler var ama samimiyetle ısıtmaya çalıştığım Yahudiler var ama öyle dayanamıyorum Yahudi gördüm mü beynim dönüyor benim. Ya da Yahudicilik yapan bu İsrail’le ilişkili devlet mevlet ilişkilerine girmiş, sadece zehir verin yok edin dövmeyin bile kurşuna da gerek yok. Zehri verin yok edin yakın bir de üstüne pislik yok olsun sadece Yahudiler böyle aşağılık insanlar olarak benim hafızamda başka bir şey diyemiyorum yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Osman Yıldırım’ın Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesine 11.9.2008 tarihinde verdiği bir dilekçe var. Bu dilekçesinde Ergenekon cumhuriyet gazetesinin bombalanması görevini bana Danıştay saldırısı görevini Alpaslan Arslan, Aykut Metin Şükre ve Ayhan Parlak’a vermiştir. Ayhan Parlak Danıştay saldırısında her hangi bir şekilde sizinle ilgili oldu mu?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Yok, yok yok. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Dosyamızda gizli tanık 9 adlı bir tanığın beyanları bulunmaktadır. Gizli tanık 9 jitemci İsmail olarak söylediği bir kişinin kendisiyle konuşmasından sonra Alpaslan Arslan’ın kendisine daha yoğun bir şekilde gidip gelmeye başladığını ve devletin 3-4 yıl içinde temizlik yapacağından bahsettiğini söylemektedir. Bu temizlik konusu böyle bir konu geçmiş midir her hangi birisiyle aranızda?”

Sanık Alpaslan Arslan.” Ya temizlik derken ben Tayip Erdoğan ve avanesi kelimesini kullanmam lazım özür diliyorum ben buradakilerden ve avanesinin Türkiye’de bir bir şey yerleştirebileceği kanaati oluştu bende anlatabildim mi, yani asker kafasına göre rahat hareket edebilecek bir pozisyondan uzaklaşmaya başladı. Bu benim içimi rahatlattı. Benim askerlere TSK deyim askerler demeyim de çünkü sevdiğim insanlar var gerçekten sevdiğim, utanacağım insanlarda var muhakkak ama TSK’yı sevmiyorum. Hala böyle bir şey var yani. Yani bu TSK’ya doğru düzgün bir yere sokacak Tayip Erdoğan ve avanesi Türkiye’de böyle düzgün bir hale geçecek. Böyle kanaat oluşmuştu bende bu şekilde anlatıyordum ben etrafa, Türkiye temizlik yapacak ne yapacak Yahudi pisliği istediği gibi hareket edemeyecek anlatabildim mi, bu yani en basit en kötü ihtimalle bu ya da Amerika’ya her gazete okuduğumuz zaman yav, lanet olsun. Bizde küçük Amerika olalım lafları dolaşmayacak etrafta edepli adaplı Türk ortaya çıkacak bilgisi beynime yerleşmişti. Yani bir müddet sonra bunu anlatıyordum ben çevreme.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Gizli tanık 9 sizin Erhan’a eylemden sonra İsmail’i gömelim. İsmail’le aran nasıl diye sormuşsunuz. Elemden sonra İsmail’i gömelim dediğinizi gömelim dediğinizi iddia etmektedir. Ne diyorsunuz buna “

Sanık Alpaslan Arslan Böyle bir şey yok. Çok umurumda da değil diyemiyorum da böyle bir şey yok yani yaşam, böyle bir şey yok yani.

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Gizli tanık 9 sizin otelden gece ayrılıp eski ülkü ocağı başkanlarından olduğunu söylediğiniz biriyle görüşmeye gittiğiniz beyan etmektedir. “

Sanık Alpaslan Arslan:” Tarkan, Tarkan, Tarkan Toper “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Bu sizin dün bahsettiğiniz saatlerde mi oldu?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Evet, gündüz ve akşam en son 11 civarı 23 sularında ayrıldık kendisiyle o gece. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yine Ortaköy’de Veli Küçük siz ve kendisinin karşılaştığında aynı derenin balıklarıyız anlamında bir konu geçtiğini söylüyor. “

Sanık Alpaslan Arslan: “ Veli Küçük’ü medya haricinde DNA, testine girilmesi lazım yani Veli Küçük gözlüklü Muzaffer Tekin beyin arkasında oturan kişi midir değil midir bilmiyorum.

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Nasıl?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya Veli Küçük denilen şahıs beyefendi lacivert bu bunu diyebilirim yani başka bir şey diyemiyorum yani. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Ortaköy’de bir görüşme iddiası var gizli tanık 9’un?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ben söyledim yani he, tekrar söylemem lazım. Veli Küçük kendisini sevdiğim bir insan saygı duymak istediğim bir insan başka bir şey yok. saygı duymak istediğim bir insan. “

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:” Yine gizli tanık 9 sizin kendisine ben denizde boğulalım diyorum sen derede yıkanalım diyorsun böyle bir konuşma geçmiş midir?”

Sanık Alpaslan Arslan:” Ya yok olup gidelim yani ben onun derdindeyim. Dünya işleriyle dünya meşgalesiyle uğraşabilecek ne beynim var ne gücüm var. Allah var artık Allah rızası için gidip şehit olalım. Ben şahadetin peşindeyim yani gidip bir yerlerde çıkıp işte bir şeyler oluşturmanın oluşturmak varsa Türkiye cumhuriyeti devletini yok etmek. Müslümanlara hakaret eden aşağılık bu kadar konuşabiliyorum başka bir şey diyemiyorum yani. “

Sanık Doğu Perinçek söz istedi verildi:”Yargıç gizli tanık 9’u 9’un beyanlarını soru olarak getirdi. Mahkemenizin bir ara kararı mevcuttu, gizli tanık 9’un Osman Yıldırım olduğu bütün kamuoyunca biliniyor. Kendisi bu davanın sanığıdır ve tanık olması mümkün değil bu hukukun elif bağsı bile değildir. Bir davada bir insan hem sanık, hem tanık olamaz. Siz onun yargıçlar olarak, Osman Yıldırım olduğunu biliyorsunuz, bildiğiniz halde burada sormanız kanuna hukuka her şeye aykırıdır, hukuk ayaklar altına alınmaktadır. Lütfen içeriye çekilin bir karar alın ve gizli tanık olamayacağını bu davanın sanığının burada ilan edin, karara bağlayın ve bir daha bu soruları sormayın, talep ediyorum.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Gizli tanık 9.”

Sanık Doğu Perinçek söz almadan konuştu:”Bu kararı almayacak mısınız, sayın başkan, sizin ara kararınız var (3-4 kelime anlaşılamıyor) 9’ nolu sanık burada, yani bir sanık, hem de tanık olabilir mi? sanık olarak zaten burada bir beyanda bulunacak. Bir sanık tanık olabilir mi? buyurun içeri çekilin karar alın, bizde sizi tanıyalım hiç olmazsa. Bu kararı alın gelin karşımıza (3-4 kelim anlaşılamıyor)

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Doğu bey, size bir soru soracağım. Gizli tanık 9’un sizin aleyhinizde bir beyanı var mı?”

Sanık Doğu Perinçek:”Hiç önemi yok. Türkiye’nin aleyhinde bir beyanı var, Türkiye’yi kuyulara götürüyorsunuz, Türkiye’yi bölüyorsunuz. Bölme senaryolarında roller alıyorsunuz. Ben buna karşı çıkmaz mıyım, ben böyle basit bir insan mıyım, ben kendi kellemi kurtaracağım, yok hapisten kurtulacağım. Ben böyle basit bir insan mıyım? Bu komplolarla Türkiye’yi siz nerelere götürüyorsunuz. Benim Türkiye’mi nerelere sürüklüyorsunuz, benim beyanım, benim hakkında beyanı olması hiçbir lüzum yok.

Sanık Alpaslan Arslan söz almadan konuştu:”Böyle hallerin devam etmesi lazım yoksa çok iyi olmaz.”

Sanık Doğu Perinçek:”Getiriyorsunuz, bu şekilde Danıştay davasını buraya bağlıyarak hangi tertiplere alet olunuyor. Buna karşı durulmaz mı, biz bugünler için varız.”

Mahkeme Başkanı :" Efendim mahkemenin Danıştay’ı buraya bağlaması diye bir keyfiliği yok asla,”

Sanık Doğu Perinçek:”Var efendim.”

Mahkeme Başkanı :" Asla, asla efendim asla, bunu kabul etmiyorum. Asla bunu kabul etmiyoruz. Lütfen, lütfen.”

Sanık Doğu Perinçek:”Sayın başkanım, siz çok ağır bir, ben bunu size söylemek istemiyorum ama siz bu iddianameyi kabul ederek çok ağır bir hata işlediniz. İddianamede sanıklar, efendim, olay vesaire bir görülen davanın.”

Mahkeme Başkanı :" Efendim bunlar konuşuldu, lütfen bunu lütfen konuşuldu tekrar etmemize gerek yok artık,”

Sanık Doğu Perinçek:”Konuşuldu efendim, ama hata büyük hata yaptınız, şimdi o hatayı düzelteceğiz hep beraber sayın başkanım, evet.”

Mahkeme Başkanı :"Efendim lütfen bu konuşuldu yani, iddianameyi tekrar iade edin, bunları geriye dönüp bunlar oldubitti artık, bunları”

Sanık Doğu Perinçek:”Hayır söylemiyorum, hayır ben sizin mahcup etmek istemiyorum, üzmek istemiyorum ben sizi.”

Mahkeme Başkanı :" Efendim mahcup edebilirsiniz. Gayet tabi edebilirsiniz, niçin etmeyeceksiniz.”

Sanık Doğu Perinçek:”Hayır etmem efendim, niye edeyim. Ama bakın sayın başkanım. Lütfen.”

Mahkeme Başkanı :" Savunma sınırları içerisinde her şeyi konuşma hakkına sahipsiniz. Hepimiz konuşuyoruz, neler konuşuluyor burada, malum.

Sanık Doğu Perinçek:”sayın başkanım, tabi, tabi evet efendim.”

Mahkeme Başkanı :" Yani, böyle bir yargılama daha siz uzun süre değişik yerlerde yargılandığınızı söylüyorsunuz mahkemelere çıkmışınız. Daha bu kadar açık, net her şeyin konuşulduğu bir yargılama gördünüz mü?”

Sanık Doğu Perinçek:”Görmedim ve bunun için korkuyorum. Bakın bu yargılamanın bir temizi yok.”

Sanık Alpaslan Arslan söz almadan konuştu:”Evet, evet.”

Sanık Doğu Perinçek:”Temizi olmayacağı çok kesin, bu yargılamada temiz yok. Abdullah Öcalan’ı affetmek için üretilmiş bir dava bu, bunun temizi.”

Mahkeme Başkanı :" Bunlar bizim, dışımızda bizim yargılamamamız, yargılamamız şu şunla sınırlı, iddianameniz sınırlı. Diğerleri bizim dışımızda, bu mahkemenin dışında olan bir şeyler, lütfen.”

Sanık Doğu Perinçek:”Evet, sayın başkanım, o zaman.”

Mahkeme Başkanı :" Hiçte bizim alakamız yok, hiçbir şekilde alakamız yok yani, asla da olamaz.”

Sanık Doğu Perinçek:”Efendim, sizin bir ara kararınız mevcut, ara kararınızda dediniz ki, Osman Yıldırım’ın gizli tanıklığıyla ilgili olarak, konu gündeme geldiği zaman, bu konuda karar alınacak dediniz. Şu anda gelmiş durumda. Şu anda Osman Yıldırım gizli tanık ve aşikârda oldu, gizli tanıklığı da kalmadı. Zaten siz biliyorsunuz, biz bilmesek bile siz resmen onun gizli tanık olduğunu elinizdeki dosyadan biliyorsunuz. Şimdi bu şekilde hukuku çiğneyemez yargıç, çekilin içeri biz sizi tanıyalım. Eğer siz evet biz gizli tanığı aynı zamanda bir sanığı biz burada gizli tanık yapacağız diyorsanız. Biz sizin mahkemenizi tanıyalım, bilelim mahkemeyi, mahkememidir, yoksa çadır mıdır? Silopi de kurulan gibi bunu bilelim. Çekilin karar alın lütfen.”

Salonda anlaşılmayan konuşmalar oldu anlaşılamıyor.

Mahkeme Başkanı :" Efendim, buyurun, buyurun.”

Salonda söz almadan konuşmalar oldu.

Sanık Doğu Perinçek müdafi avukat Mehmet Cengiz söz almadan konuştu:” Bu konuda usulle ilgili bir talebim olacak, usulle ilgili tekrar etmeyeceğim.

Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Daha sonra bulunsunlar sayın başkanım, beyanlarını daha sonra bulunabilirler.”

Mahkeme Başkanı :" Efendim, bunları bitirelim.

Sanık Doğu Perinçek müdafi avukat Mehmet Cengiz:”Sorularla ilgili efendim, soruyla ilgili.”

Mahkeme Başkanı :" Efendim hakim soru sorar, sorular konusunda herhangi bir şey usulü tartışmam burada. Avukat bey.”

Sanık Doğu Perinçek müdafi avukat Mehmet Cengiz:”Buna rağmen soracaksanız, sorun.”

Mahkeme Başkanı :" Efendim, usulü tartışmaya açmam, açmam, açmam asla açmam. “

Sanık Doğu Perinçek müdafi avukat Mehmet Cengiz:”Yanlış bilgi yanışı söylemek istiyorum sayın başkanım. “

Mahkeme Başkanı :" Efendim, açmam lütfen, lütfen.”

Sanık Doğu Perinçek müdafi avukat Mehmet Cengiz:”Bir usulle ilgil, lütfen”

Mahkeme Başkanı :" Tanık dinlemiyoruz, sanığı sorguluyorlar.”

Sanık Doğu Perinçek müdafi avukat Mehmet Cengiz:”Efendim, sanığın sorgusuyla ilgilidir benim talebim. Usulle ilgili yani benim bu talebimi dikkate alın ondan sonra gene soracaksa sorsun. Fakat inanıyorum ben sayın üyemizde ikna olacak, lütfen. Efendim sizi.

Sanık Doğu Perinçek müdafi Av. Mehmet Cengiz:”Sizi Yargıtay’ın bozma kararı bağlar, bakınız 3-4 gündür izliyoruz burada sorguları, sanığın sorgularını. 1, önce şunu söyleyeyim, bu sorgu değildir. Niye sorgu değildir, çok somut örnek vereceğim ben size, burada tahliye ettiğiniz bir sanık vardı, Danıştay sanığı Süleyman Esen, Süleyman Esen henüz eğer bu sorgu ise sorgusu yapılmadan tahliye oldu. Farz edelim firar etti, siz onun hakkında hüküm kurarsınız, çünkü onun sorgusu yapılmıştır. Bozmaya karşı beyanı alın, savunması alınmıştır, bozmaya karşı beyanı alınmıştır, birleştirme talebine karşı beyanı alınmıştır. Ama bu esas davanın sanıklarından Fuat Turgut’un bu güne değin ifadesi sorgusu alınmamıştır. Onun hakkında hüküm kuramazsınız, dolayısıyla şu anda yaptığımız şey, bir sorgu değildir 1, bunun altını çizeyim. 2, Yargıtay kararı sizi bağlar, Yargıtay kararının gerekçesi bellidir. Burada araştırılacak olan irtibattan öte bir şey değildir. Siz ne yapıyorsunuz, heyet olarak, sayın üyeler 3 gündür dinliyoruz ne yapıyorlar Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı yargılamayı yok sayarak, sayın başkanım orası bir cumhuriyet mahkemesidir, orada bütün bunlar araştırılmıştır. Şu soruların tamamı 100 de 99’u orada sorulmuştur. Böyle şey olur mu, siz Türkiye’nin tek yargıçları sizler misiniz? Türkiye’nin tek mahkemesi siz misiniz? Yarın sizler görevden alındığınızda bu bizim bu güne kadar yaptığımız sorguları siz görevden alındığınızda yerinize gelen yargıçlar, tekrar mı edecektir. Böyle şey olur mu? Siz burada cumhuriyet adına bir yargılama yapıyorsunuz, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi de aynı şeyi yaptı, siz Türkiye’nin tek yargıçları her şeyi en iyi bilen mahkeme gibi Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı şeyleri işlemleri yok sayarak sıfırdan inşa edebilir misiniz? Bakın Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı basında izledik, isyan ediyor. Biz bunların hepsini araştırdık, diyor. Durum budur efendim, arz ediyorum onun için burada lütfen.”

Salonda söz almadan konuşmalar oldu anlaşılamıyor.

Mahkeme Başkanı :" Avukat bey tamam mı, söylediğiniz bitti mi? Buyurun buyurun. Burada irdelenmeye çalışılan, araştırılmaya çalışılan şey, “

Sanık Doğu Perinçek müdafi Av. Mehmet Cengiz :”İrtibat olması lazım.”

Mahkeme Başkanı :"Olmalığıdır. Tamamen efendim, tamamen örgütle bağlantısı var mı, yok mu? İddia olunan örgütle bağlantısı var mı, yok mu? Kişilerin kişilerle bir bağlantısı var mı yok mu? İrtibatlar aranıyor. İrtibat aranırken bunların sorulması çok doğal şeylerdir, lütfen, lütfen, lütfen. Hukuku bizde sizler kadar, en az sizin kadar biliyoruz, lütfen, lütfen, lütfen. Buraya yargılama yaparken de hiç kimseye asla, asla kata önyargılı değiliz, böyle şey olur mu? Biliyorsunuz 35 yıldır bunun içerisindeyiz bizde, böyle şey olur mu? Kişileri suçlamak kişileri özellikle angaje etmek yakışır mı bir mahkemeye? Mahkeme bunu yapabilir mi? Mümkün mü bu, bunu nasıl söyleyebilirsiniz? Nasıl söyleyebilirsiniz bir avukat olarak hukukçu bir kişi olarak. Lütfen istirham ederim. Böyle şey olur mu? Böyle olsa böyle aklımın köşesinden geçse bir saniye burada durmam.”

Sanık Doğu Perinçek müdafi Av. Mehmet Cengiz:”Ama sayın başkanım lütfen yapmayın ”

Mahkeme Başkanı :" Bunlar irtibatla ilgilidir efendim mahkeme onu öyle değerlendiriyor, bunu mahkeme öyle değerlendiriyor.

Mahkeme Başkanı :" Efendim buyurun lütfen, oturur musunuz? Ya soruları bitirelim. Ondan sonra itirazlarınızı verirsiniz, hâkime, hakime şunu sorarsın bunu sorar mısın diyemezsiniz lütfen oturun, lütfen itiraza kayıtlarınızı koyarsınız, bitsin iş, efendim iş bitsin, lütfen otur musunuz? Efendim

Avukat Oğuz Kayran söz almadan konuştu:”Hayır, (4-5 kelime anlaşılamıyor)”

Mahkeme Başkanı :" Efendim lütfen oturur musunuz? Lütfen oturur musunuz? Oturur musunuz lütfen? Lütfen, lütfen karar almıyor mahkeme, mahkeme almıyor karar. Lütfen buyurun.”

Sanık Muzaffer Tekin söz istedi verildi:”Başkanım ben soru sormayacağım, soruya cevap vereceğim.”

Mahkeme Başkanı :" Bitsin o, sizin isminiz geçen şeye cevap verirsiniz, tabi neyi hangisine cevap vereceksiniz, nedir?”

Sanık Muzaffer Tekin:”Sayın hâkimim, Doğu bey dedi ki, Osman Yıldırım’ın sizin aleyhinizde hiçbir şey yok, sizi ilgilendiriyor mu? Şimdi başkanım bu bir örgüt davası örgüt yöneticisi 7 kişi var burada dolayısıyla tabi Doğu bey’i de ilgilendiriyor. Sevk maddeleri herkesi bağlıyor, onun içinde hepimiz bu konuya kendimizi savunmak, açıklamak bakımından müdahil olduk, özellikle de yöneticiler onu arz etmek istedim.”

Mahkeme Başkanı :" Olacaksınız, olmayacaksınız diye bir şey söylendi mi? size. Size böyle bir şey söylendi mi size lütfen.”

Sanık Muzaffer Tekin :” Hayır efendim ben açıklık gelsin, Doğu bey’i de ilgilendiriyor, 7 kişiyi de bu davada Osman Yıldırım’ın ifadeleri ilgilendiriyor. O olmasaydı, örgütte araç suçlar isnat edebilecek miydi? Konu o arz ederim.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Yine gizli tanık 9 sizinde kabul ettiğiniz, Ümraniye Güllüoğlu pastanesindeki görüşmeye ve Üsküdar’da ki çay bahçesinde ve Ümraniye’de ki muhallebicide buluştuk diyor. Veli Küçük ve Muzaffer Tekin’den de bahsediyor. Bu beyanı doğrumudur, gizil tanık 9’un?”

Sanık Alpaslan Arslan: “ Ya vallahi bilmiyorum yani, yorgunum, bilmiyorum yani.”

Üye hâkim Sedat Sami Haşıloğlu: ” Gizli tanık 9 bomba atılmadan önce, Erhan ve İsmail’in:”

Sanık Doğu Perinçek söz almadan konuştu:”sayın başkanım, itiraz ediyorum (2-3 kelime anlaşılamıyor ) gizli tanık 9 diye bir soru sorulamaz, böyle bir kayıt yok.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Gizli tanık 9 diğer sanıkların, bomba atmadan önce.”

Sanık Doğu Perinçek:”Tutanağa geçirelim eğer benim her soruya itiraz etme hakkım var. Tutanağa geçirelim, yine kanunsuzluğu sürdürsün kanunları burada çiğnemeye devam edelim, buyurunuz ben tutanağa geçireceğim.”

Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Tamam siz itiraz ettiniz, buyurun Doğu bey,”

Sanık Doğu Perinçek:”Hayır geçmedi tutanağa, mikrofondan geçmem lazım sayın hâkimim.”

Sanık Mehmet Zekeriya Öztürk söz almadan konuştu:” anlaşılamıyor.”

Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu:”Tamam netleştireyim ben.”





Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə