Tarih boyunca hep çatışma ve savaşlara sahne olmuş

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 445 b.
tarix25.01.2019
ölçüsü445 b.





Tarih boyunca hep çatışma ve savaşlara sahne olmuş

  • Tarih boyunca hep çatışma ve savaşlara sahne olmuş



Kavgalar, anlaşmazlıklar hiç eksik olmamış..

  • Kavgalar, anlaşmazlıklar hiç eksik olmamış..



Artık günümüzde mutlu bir yuva kurmak için söz vermiş karı-kocaların bile anlaşmazlık, şiddet, boşanma ve cinayet gibi büyük sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dünyada yaşıyoruz

  • Artık günümüzde mutlu bir yuva kurmak için söz vermiş karı-kocaların bile anlaşmazlık, şiddet, boşanma ve cinayet gibi büyük sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dünyada yaşıyoruz







İletişim+Empati= EMPATİK İLETİŞİM

  • İletişim+Empati= EMPATİK İLETİŞİM



İki kişinin duygu, düşünce ve bilgilerini paylaşarak birbirlerini anlama süreci olarak iletişimi tanımlayabiliriz.

  • İki kişinin duygu, düşünce ve bilgilerini paylaşarak birbirlerini anlama süreci olarak iletişimi tanımlayabiliriz.

  • İletişim süreci; iki insanın birbirinin farkına vardığı andan itibaren başlar ve söylediği / söylemediği, yaptığı / yapmadığı her şey anlam kazanır, YANİ,



İletişim Sürecinde; bu önemli noktanın altı çizilmek için;

  • İletişim Sürecinde; bu önemli noktanın altı çizilmek için;

  • İletişimde;

  • % 55 BEDEN DİLİNİN,

  • % 38 SES TONU VE ŞEKLİNİN,

  • % 7 SÖZCÜKLERİN

  • etkili olduğu ifade edilir.



ETKİLİ İLETİŞİM: İletmek istediğimizi karşımızdaki kişiye amaçladığımız biçimde iletebilmek, isteneni elde etmek ve beklenen tepkiyi oluşturmaktır

  • ETKİLİ İLETİŞİM: İletmek istediğimizi karşımızdaki kişiye amaçladığımız biçimde iletebilmek, isteneni elde etmek ve beklenen tepkiyi oluşturmaktır



Etkili İletişimde BEDEN DİLİ ile ilgili birkaç ipucu…

  • Etkili İletişimde BEDEN DİLİ ile ilgili birkaç ipucu…

  • Yüz ifadeniz canlı ve dinamik olmalı.Pek çok düşünceyi başkalarından sözel anlamda saklayabilir, ama yüzümüzde saklayamayız.

  • Sıcak ve güven verir nitelikte tebessümü asla unutmayın. Çünkü gülmek bütün insanlar için mutluluk vericidir.

  • Donuk ve anlamsız bir yüz ifadesinden kaçının. Savunduğunuz fikri düşünce ve beden olarak önce siz benimseyin.



SES TONU

  • SES TONU

  • İletişimde; düşüncelerin, duyguların ve bilgilerin ifade edilmesinde söyleyiş tarzı, sesin tonu vurgu ve susmalar çok önemlidir.



İletişimde verilen mesajlar ne kadar açık ve amacı belli olarak verilir ise alıcı tarafından o denli net ve rahat bir şekilde anlaşılır. Alıcının cevabı da o ölçüde açık ve anlaşılır olur. Bu da iletişimin yanlış anlamaya yönelmeden sağlıklı devam etmesini sağlar.

  • İletişimde verilen mesajlar ne kadar açık ve amacı belli olarak verilir ise alıcı tarafından o denli net ve rahat bir şekilde anlaşılır. Alıcının cevabı da o ölçüde açık ve anlaşılır olur. Bu da iletişimin yanlış anlamaya yönelmeden sağlıklı devam etmesini sağlar.





KENDİNİ KABUL

  • KENDİNİ KABUL

  • Kendini kabul; kişinin olumlu ve olumsuz özelliklerinin her birini objektif olarak tanıması ve kişiliğinin bir parçası saymasıdır. Kendini kabul eden kişi karşısındaki diğer bireylerle başarılı iletişim kurabilir .



Karşısındakine saygı duymama, onu ve söylediklerini anlayışla karşılamama durumu; onu bir kişi olarak önemsememe, kabul etmeme anlamını doğuracağından, karşıdaki kişiyi savunma haline geçirir ve doğal olarak iletişim bozulur.

  • Karşısındakine saygı duymama, onu ve söylediklerini anlayışla karşılamama durumu; onu bir kişi olarak önemsememe, kabul etmeme anlamını doğuracağından, karşıdaki kişiyi savunma haline geçirir ve doğal olarak iletişim bozulur.



Duymak için susunuz

  • Duymak için susunuz

  • Dış etkilerden kurtulunuz

  • Konuştuğunuz kişiye bakınız

  • Ana noktayı arayınız(Acaba bana ne söylemeye çalışıyor?)







Uygun dil seçmek

  • Uygun dil seçmek

  • Açık ve doğru mesaj vermek

  • Saygı duymak, güven vermek

  • Göz teması sağlamak

  • Beden diline dikkat etmek

  • İki yönlü iletişim kurmak

  • Geri bildirimde bulunmak

  • Dinlemeyi öğrenmek

  • Empati kurmak





















MODERN PSİKOLOJİ ÖNCESİ EMPATİ

  • MODERN PSİKOLOJİ ÖNCESİ EMPATİ

  • Bizim sosyo-kültürel hayatımızda empatinin karşılığı olarak “diğergamlık” kelimesi kullanılır. Halk arasında “beni anla, anlayışlı ol” vurgusunun yapıldığı “anlayışlı olmak” ifadesiyle karşılık bulur.

  • “İnsanlardan bazıları, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin vay haline!”

  • “Arkalarında eli ermez, gücü yetmez küçük çocuklar bıraktıkları takdirde, onların halleri nice olur diye endişe edenler, yetimlere haksızlık etmekten de öylece korksunlar da Allah’ın cezalandırmasından sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.” (Nisa, 4/9)

  • “Sizden biriniz kendisi için istediğini başkaları için de istemedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.”

  • “Arkadaşının başına gelen belâ ve musibete sevinme; değilse Allah,onu musibetten kurtarır,ona acır,merhamet eder ve belâyı senin başına verir.”

  • Ramazan orucu

  • “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır”

  • “Benim yerimde sen olsaydın ne yapardın?”





Nasrettin Hoca bir gün eşeğinden düşer ve acıyla kıvranır. Başına toplananlar “Hemen bir doktor çağırın…” diye bağrışırken, Hoca, “Bana doktor değil, eşekten düşmüş birini bulun...” diye bağırır.

  • Nasrettin Hoca bir gün eşeğinden düşer ve acıyla kıvranır. Başına toplananlar “Hemen bir doktor çağırın…” diye bağrışırken, Hoca, “Bana doktor değil, eşekten düşmüş birini bulun...” diye bağırır.



Judie Paxton isimli Amerikalı bir öğrenci ortaokul sıralarındayken bir arkadaşı ile tartışmaya başlar; kısa bir süre sonra bu tartışma büyür ve  kavgaya dönüşür; "ben haklıyım, sen haksızsın" derken dövüşmeye başlarlar ve sınıf öğretmeni olaya el koyar. Tüm sınıf arkadaşlarının gözü önünde Judie'yi bir sıraya, diğer arkadaşını da tam karşısındaki diğer bir sıraya oturtur öğretmen. Aralarına bir masa ve masanın üzerine de bir  nesne koyar ve sorar "bu nesne ne renk ?" Judie, siyah diye bağırır, karşısındaki çocuk beyaz diye...Tekrar bir tartışma başlar çocukların arasında; öğretmen sınıfa sessiz olmalarını işaret eder ve bir müddet Judie ile arkadaşının tartışmasını izler. Tartışma büyümeye başlayınca, Judie ve arkadaşının yerlerini birbirleriyle değişmesini isteyen öğretmen "şimdi söyleyin ne renk" diye tekrar sorar. Her iki çocuk da ağızları açık, şaşkınlıktan bir müddet konuşamazlar. Çünkü nesnenin bu sefer Judie'ye bakan kısmı beyaz; diğer tarafı siyahtır" 

  • Judie Paxton isimli Amerikalı bir öğrenci ortaokul sıralarındayken bir arkadaşı ile tartışmaya başlar; kısa bir süre sonra bu tartışma büyür ve  kavgaya dönüşür; "ben haklıyım, sen haksızsın" derken dövüşmeye başlarlar ve sınıf öğretmeni olaya el koyar. Tüm sınıf arkadaşlarının gözü önünde Judie'yi bir sıraya, diğer arkadaşını da tam karşısındaki diğer bir sıraya oturtur öğretmen. Aralarına bir masa ve masanın üzerine de bir  nesne koyar ve sorar "bu nesne ne renk ?" Judie, siyah diye bağırır, karşısındaki çocuk beyaz diye...Tekrar bir tartışma başlar çocukların arasında; öğretmen sınıfa sessiz olmalarını işaret eder ve bir müddet Judie ile arkadaşının tartışmasını izler. Tartışma büyümeye başlayınca, Judie ve arkadaşının yerlerini birbirleriyle değişmesini isteyen öğretmen "şimdi söyleyin ne renk" diye tekrar sorar. Her iki çocuk da ağızları açık, şaşkınlıktan bir müddet konuşamazlar. Çünkü nesnenin bu sefer Judie'ye bakan kısmı beyaz; diğer tarafı siyahtır" 



Her insanın, hatta her canlının olaylara kendine özgü bir bakış açısı vardır. Dışarıdan bakarak bunu göremeyiz. Kendimizi karşımızdakinin yerine koyup olaylara onun gözüyle bakabilirsek onun duygularını, düşüncelerini anlayabiliriz.

  • Her insanın, hatta her canlının olaylara kendine özgü bir bakış açısı vardır. Dışarıdan bakarak bunu göremeyiz. Kendimizi karşımızdakinin yerine koyup olaylara onun gözüyle bakabilirsek onun duygularını, düşüncelerini anlayabiliriz.



Çünkü,

  • Çünkü,

  • Günlük hayatımızda birbirimize ve çevremizdeki insanlara karşı duyarlılık, hoşgörü ve yardımlaşma gibi değerlerden gittikçe uzaklaşmış olmamız önemli bir sorun!



Çünkü,

  • Çünkü,

  • Egoist ve narsist eğilimlerimizi azaltarak, iletişim, sosyal ve düşünme becerilerimizi, duyarlılıklarımızı geliştirmeyi istiyoruz.



Çünkü, okulda, işyerinde, sokakta bilerek veya bilmeyerek, arkadaşımıza, kardeşimize, çalışanımıza, eşimize ve diğer insanlara karşı acımasız, alaycı, kırıcı söz ve davranışlarda bulunabiliyoruz.

  • Çünkü, okulda, işyerinde, sokakta bilerek veya bilmeyerek, arkadaşımıza, kardeşimize, çalışanımıza, eşimize ve diğer insanlara karşı acımasız, alaycı, kırıcı söz ve davranışlarda bulunabiliyoruz.



Çünkü, aslında insan yaratılışı gereği merhamet, yardımseverlik, hoşgörü, diğer insanları düşünme, sevgi gibi pozitif özelliklere yatkındır. Bu nedenle zayıflayan veya silikleşen bu özellikleri bulup çıkarmak hayati öneme sahiptir

  • Çünkü, aslında insan yaratılışı gereği merhamet, yardımseverlik, hoşgörü, diğer insanları düşünme, sevgi gibi pozitif özelliklere yatkındır. Bu nedenle zayıflayan veya silikleşen bu özellikleri bulup çıkarmak hayati öneme sahiptir



Hedef…

  • Hedef…

  • Empati kurmayı öğrenmekle, başkalarının acı, sıkıntı ya da mutluluklarını fark edebilen, durumu daha iyi yorumlayarak sözel ya da bedensel yardım ile karşılık verebilen bireyler yetiştirmektir.



Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecine "empati" adı verilir.

  • Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecine "empati" adı verilir.

  • Empatinin en önemli basamakları sevmek, değer vermek ve paylaşmaktır.



Başkalarının inanç, arzu ve özellikle duygularını, onlara kendi inançlarımızı telkin etmeden anlayabilmek, başkalarının iç dünyalarını okuyabilmek, ötekini duymak, ötekinin acısını ruhunda hissetmek, hemhal olmak demektir.

  • Başkalarının inanç, arzu ve özellikle duygularını, onlara kendi inançlarımızı telkin etmeden anlayabilmek, başkalarının iç dünyalarını okuyabilmek, ötekini duymak, ötekinin acısını ruhunda hissetmek, hemhal olmak demektir.



Empati sadece duygu değil, anlama, düşünme, hissetme ve iletme biçimi olarak da kabul edilir. Empati insanlar arasındaki psikolojik köprüdür ve psikolojik bağ oluşturur.

  • Empati sadece duygu değil, anlama, düşünme, hissetme ve iletme biçimi olarak da kabul edilir. Empati insanlar arasındaki psikolojik köprüdür ve psikolojik bağ oluşturur.

  • Bu nedenle örneğin, duygusal sağırlık ve körlük anlamına gelen otistiklerde empati yoksunluğu vardır. Otistiğin yanında birine işkence yapılsa, ne acı çeker ne de umursar. Çünkü onun çektiği acıyı fark etmez, hissetmez.

  • Yukarıdaki empati tanımı üç temel öğeden oluşmaktadır. Bir insanın karşısındaki kişi ile empati kurabilmesi için gerekli olan bu öğeleri şöyle sıralayabiliriz: 



1) Empati kuracak kişi kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara bakış açısıyla bakmalıdır. Her insan gerek kendisini gerek çevresini, kendisine özgü bir biçimde algılar; bu algısal yaşantı özneldir (subjektiftir); kişiye özgüdür.

  • 1) Empati kuracak kişi kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara bakış açısıyla bakmalıdır. Her insan gerek kendisini gerek çevresini, kendisine özgü bir biçimde algılar; bu algısal yaşantı özneldir (subjektiftir); kişiye özgüdür.



2) Empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdakinin yalnızca duygularını veya yalnızca düşüncelerini anlamış olmak yeterli değildir. Önemli olan, karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamamızdır.

  • 2) Empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdakinin yalnızca duygularını veya yalnızca düşüncelerini anlamış olmak yeterli değildir. Önemli olan, karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamamızdır.



3) Empati tanımındaki son öğe ise, empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye iletilmesi davranışıdır. Karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini tam olarak anlasak bile eğer anladığımızı ifade etmezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız.

  • 3) Empati tanımındaki son öğe ise, empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye iletilmesi davranışıdır. Karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini tam olarak anlasak bile eğer anladığımızı ifade etmezsek empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız.



Karşımızdaki kişinin rolüne girerek empati kurduğumuzda, o kişinin rolünde kısa bir süre kalmalı, daha sonra da bu rolden çıkarak kendi rolümüze geçebilmeliyiz. Aksi halde empati kurmuş sayılmayız. Karşımızdaki ile özdeşim kurmak (ona benzemek) sempati kurmak anlamına gelir ki, empatiden farklı şeylerdir.

  • Karşımızdaki kişinin rolüne girerek empati kurduğumuzda, o kişinin rolünde kısa bir süre kalmalı, daha sonra da bu rolden çıkarak kendi rolümüze geçebilmeliyiz. Aksi halde empati kurmuş sayılmayız. Karşımızdaki ile özdeşim kurmak (ona benzemek) sempati kurmak anlamına gelir ki, empatiden farklı şeylerdir.



Empati kurduğumuzda karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini doğru anlamak esastır, ama aynı duygu ve düşüncede olmamız anlamına gelmez.

  • Empati kurduğumuzda karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini doğru anlamak esastır, ama aynı duygu ve düşüncede olmamız anlamına gelmez.

  • Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakmasıdır.

  • Bu durumun karşı tarafa iletilmesi sürecidir





Örneğin, ders çalışmaya karşı sıkılmış ve isteksiz görünen resimdeki öğrencinin yerine kendinizi koyup, siz de aynı duygular içine girebilirsiniz ki, buna sempati diyoruz.

  • Örneğin, ders çalışmaya karşı sıkılmış ve isteksiz görünen resimdeki öğrencinin yerine kendinizi koyup, siz de aynı duygular içine girebilirsiniz ki, buna sempati diyoruz.



Birinci Basamak: Empati yapacak olan kimsenin nötr olması gerekir. Yani dinsel, ırksal, bölgesel, cinsiyet gibi konularda önyargısız olmalıdır. Bir doktor, Hipokrat yeminine göre ayrımcılık yapmadan tüm hastalarıyla aynı düzeyde ilgilenmesi gerekmektedir.

  • Birinci Basamak: Empati yapacak olan kimsenin nötr olması gerekir. Yani dinsel, ırksal, bölgesel, cinsiyet gibi konularda önyargısız olmalıdır. Bir doktor, Hipokrat yeminine göre ayrımcılık yapmadan tüm hastalarıyla aynı düzeyde ilgilenmesi gerekmektedir.

  • İkinci Basamak: Aktif dinleyici ve soru soran olabilmek vardır. Bunu gösteren başını sallamak, gözlerinin içine bakmak, “şunu anladım, böyle mi demek istiyorsun” gibi sorularla göstermesi gerekiyor.

  • Üçüncü Basamak: Karşıdaki kişiyle yer değiştirilir. Empati de bu aşamadan sonra başlar. “Ben onun yerinde olsam ne hissederdim, nasıl acı çekerdim, ne yapardım” sorularıyla o kişinin yerine geçici olarak kendisini koymaya çalışmaktır.

  • Dördüncü Basamak: Kabullenici olmaktır. Artı ve eksileriyle, olumlu-olumsuz yönleriyle karşı taraf, her şeyiyle kabullenir.

  • Beşinci Basamak: Çözüm üretici olmak gerekir. Empati kurulacak kişinin sorunu için çözüm üretilir. Kişiye davranışlarıyla ilgili açıklama yapılır.

  • Altıncı Basamak: Karşıdaki kişiye rehber olunur. Yani yol gösterici olur, fikir verilir, seçenekler sunulur.



Onlar Basamağı Bu basamakta tepki veren kişi karşısındaki kişinin kendisine anlattığı sorun üzerine düşünmez, sorun sahibinin duygu ve düşüncelerine dikkat etmez, bu soruna ilişkin kendi duygu ve düşüncelerinden söz etmez. Sorunu dinleyen kişi, sorun sahibine öyle bir geri bildirim verir ki, bu geri bildirim, o ortamda bulunmayan üçüncü şahısların (toplumun) görüşlerini dile getirmektedir. Bu basamakta tepki veren kişi, birtakım genellemeler yapar, atasözleri kullanır.

  • Onlar Basamağı Bu basamakta tepki veren kişi karşısındaki kişinin kendisine anlattığı sorun üzerine düşünmez, sorun sahibinin duygu ve düşüncelerine dikkat etmez, bu soruna ilişkin kendi duygu ve düşüncelerinden söz etmez. Sorunu dinleyen kişi, sorun sahibine öyle bir geri bildirim verir ki, bu geri bildirim, o ortamda bulunmayan üçüncü şahısların (toplumun) görüşlerini dile getirmektedir. Bu basamakta tepki veren kişi, birtakım genellemeler yapar, atasözleri kullanır.

  • ÖRNEĞİN; Haksızlığa uğradığından dolayı kendini kötü hisseden kişiye, “üzülme, ‘ne demişler; alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste” diyerek teselli etmesi..



Ben Basamağı Bu basamakta empatik tepki veren kişi, benmerkezcidir; kendisine sorununu anlatan kişinin duygu ve düşüncelerine eğilmek yerine, sorunun sahibini eleştirir, ona akıl verir; bazen de kişiyi kendi sorunlarıyla başbaşa bırakıp kendinden söz etmeye başlar. Örneğin "ben" basamağına uygun empatik tepki veren bir kişi, dinlediği sorun karşısında "üzüldüm, aynı dert bende de var" der ve böylece sorun sahibini sorunuyla yüzüstü bırakıp kendi sorunlarını anlatmaya başlar. Ben basamağında empatik tepki veren kişi, karşısındaki insanı bir ölçüde rahatlatabilir.

  • Ben Basamağı Bu basamakta empatik tepki veren kişi, benmerkezcidir; kendisine sorununu anlatan kişinin duygu ve düşüncelerine eğilmek yerine, sorunun sahibini eleştirir, ona akıl verir; bazen de kişiyi kendi sorunlarıyla başbaşa bırakıp kendinden söz etmeye başlar. Örneğin "ben" basamağına uygun empatik tepki veren bir kişi, dinlediği sorun karşısında "üzüldüm, aynı dert bende de var" der ve böylece sorun sahibini sorunuyla yüzüstü bırakıp kendi sorunlarını anlatmaya başlar. Ben basamağında empatik tepki veren kişi, karşısındaki insanı bir ölçüde rahatlatabilir.



Sen Basamağı Bu basamakta empatik tepki veren bir kişi, kendisine sorununu ileten kişinin rolüne girer, olaylara o kişinin bakış açısıyla bakar. Yani kendisine iletilen sorun karsısında, toplumun ya da kendisinin düşüncelerini dile getirmez, doğrudan doğruya karsısındaki kişinin duyguları ve düşünceleri üzerinde odaklaşarak, o kişinin ne düşündüğünü ve hissettiğini anlamaya çalışır.

  • Sen Basamağı Bu basamakta empatik tepki veren bir kişi, kendisine sorununu ileten kişinin rolüne girer, olaylara o kişinin bakış açısıyla bakar. Yani kendisine iletilen sorun karsısında, toplumun ya da kendisinin düşüncelerini dile getirmez, doğrudan doğruya karsısındaki kişinin duyguları ve düşünceleri üzerinde odaklaşarak, o kişinin ne düşündüğünü ve hissettiğini anlamaya çalışır.

  • ÖRNEĞİN; Haksızlığa uğradığından dolayı kendini kötü hisseden kişiye, “kendini kötü hissetmen normal, senin gibi, başkalarının hakkına, hukukuna hassasiyetle yaklaşan birinin bu tür olumsuz duygular yaşaması doğal. Bununla birlikte, uğradığın bu haksızlığı giderme konusunda sana yardım etmek isterim. Nasıl yardım edebilirim? Bunun üstesinden nasıl gelebiliriz?



Empatik kişiler, insanlara yardım etmenin önemli olduğu alanlarda daha başarılı olurlar. İletişim bilimci, sosyal bilimci, halkla ilişkiler, sosyal hizmet alanları ve öğretmenlik, hekimlik, hemşirelik, gibi meslekler empatinin ve iletişimin öne çıktığı mesleklerdir. Empati yoksunu kişiler bu alanlarda başarılı olma ihtimalleri çok düşüktür.

  • Empatik kişiler, insanlara yardım etmenin önemli olduğu alanlarda daha başarılı olurlar. İletişim bilimci, sosyal bilimci, halkla ilişkiler, sosyal hizmet alanları ve öğretmenlik, hekimlik, hemşirelik, gibi meslekler empatinin ve iletişimin öne çıktığı mesleklerdir. Empati yoksunu kişiler bu alanlarda başarılı olma ihtimalleri çok düşüktür.



İstihbaratın, savaşmanın, askerliğin, savcılığın, avukatlık, mücadelenin olduğu mesleklerde empati zarar görür. Bu mesleklerin doğasında şüphe, zarar verme ve görme gibi özellikler olduğundan bunlar empatiyi azaltır, bazen de yok eder. Savaşlarda merhametsizleşen, acıma duygusunu kaybeden, sadistleşen kişilerin olduğu bilinen bir durumdur.

  • İstihbaratın, savaşmanın, askerliğin, savcılığın, avukatlık, mücadelenin olduğu mesleklerde empati zarar görür. Bu mesleklerin doğasında şüphe, zarar verme ve görme gibi özellikler olduğundan bunlar empatiyi azaltır, bazen de yok eder. Savaşlarda merhametsizleşen, acıma duygusunu kaybeden, sadistleşen kişilerin olduğu bilinen bir durumdur.



SONUÇ Empatinin temelinde karşısındaki kişiyi dinleme vardır. Dinlemek sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Eleştirmeden, yargılamadan, nasihat etmeden dinlemek karşıdaki kişiyi rahatlatır. Çünkü anlaşıldığını hissetmek karşımızdaki kişinin bizi dinlediğini hissetmemize bağlıdır. Günlük yaşamda empatiyi tutum haline getirmeliyiz.

  • SONUÇ Empatinin temelinde karşısındaki kişiyi dinleme vardır. Dinlemek sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Eleştirmeden, yargılamadan, nasihat etmeden dinlemek karşıdaki kişiyi rahatlatır. Çünkü anlaşıldığını hissetmek karşımızdaki kişinin bizi dinlediğini hissetmemize bağlıdır. Günlük yaşamda empatiyi tutum haline getirmeliyiz.

  • Gerçek Erdem, senden olana değil senden olmayana gösterdiğin anlayış ve empatide yatar.






Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə