Türk ceza kanunu



Yüklə 3.39 Mb.
səhifə14/90
tarix27.10.2017
ölçüsü3.39 Mb.
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   90



Adlî para cezası

MADDE 52.

(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

,

(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.

(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

(4) Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.




765 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 19 – Ağır para cezası, altmış milyon liradan onbeş milyon liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir. Nisbi para cezasının yukarı sınırı yoktur.

Madde 24 - Hafif para cezası, beş bin liradan onmilyon liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

(Para cezalarının tarifi, tespiti ve yerine getirilmesi)

647 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 5 – Para cezası kanunda yazılı hadler arasında tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

Asgari ve azami hadleri gösterilen para cezalarının miktarı, suçlunun iktisadi durumu, aile sorumluluğu, meşgale ve mesleki, yaş ve sağlık durumu, cezanın sosyal etkisi ve uyarma amacı gibi hususlar gözönünde tutularak tespit edilir.

Mahkeme gerekli gördüğü takdirde, hükmedeceği para cezasının tayin edeceği sürelerde ve belirli taksitlerle ödenmesine de karar verebilir. Ancak taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsili gerektiğini de kararda gösterir.

Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten eksik olamaz Para cezası, Türk Ceza Kanununun 19 uncu maddesinin alt sınırında gösterilen miktarın, Türk Ceza Kanununun Ek 2 nci maddesine göre uygulanan yeniden değerleme oranı ile çarpılması sonucu elde edilen miktarı geçmediği takdirde bu cezanın taksitle ödenmesine hükmedilemez. Ancak, hükümlünün isteği üzerine para cezasının taksitle ödenmesine ilişkin bu maddenin dokuzuncu fıkrası hükmü saklıdır.

Mahkeme, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir aylık sürenin sona erdiği veya takside bağlanıp da taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi nedeniyle geri kalan miktarının tamamının muaccel olduğu tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına da karar verir.

Bu ceza hükmünü bildiren ilam kesinleşince Cumhuriyet Savcılığına verilir. Cumhuriyet Savcısı bir ay içinde para cezasını ödemesi için hükümlüye usulü dairesinde bir ödeme emri tebliğ eder,

Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içerisinde para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının karariyle bir gün üçmilyon lira sayılmak üzere hapsedilir. Artıklar nazara alınmaz. Ancak, üçmilyon liradan aşağı hükmolunan para cezaları bir gün hapse çevrilir. Haklarında Türk Ceza Kanununun 54 ve 55 inci maddeleri ile 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesi uygulanmak suretiyle hüküm giyenlerin para cezaları kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilmiş olsa bile hapse çevrilemez. Bu takdirde maddenin son fıkrası hükümleri uygulanır.

Para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile yukarıdaki hüküm Cumhuriyet Savcılığınca uygulanır.

Mahkemece para cezasının tahsilinde taksit öngörülmemiş ise bir aylık süre içerisinde para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan para cezasının birer aylık iki taksitte ödenmesine
müsaade olunur. İkinci taksit vaktinde ödenmezse üçüncü taksit müsaadesi hükümsüz kalır.

Hükümlü, mahpus kaldığı, her gün için yedinci, fıkra uyarınca üçmilyon lira indirildikten sonra kalan parayı öderse hapisten çıkarılır.

Para cezası yerine çektirilen hapis cezası 3 yılı geçemez. Türk Ceza Kanununun 84 üncü maddesi hükmü saklıdır.

Kendi isteği üzerine hükümlü, para cezasından çevrilen hapis yerine Devlet mahalli idare, kamu iktisadi teşebbüsü ve sair kamu kurumlarının hizmetlerinde çalıştırılabilir. Rayice göre emsallerine ödenen ücret tutarından hükümlünün iaşesi için lüzumlu miktar ayrıldıktan sonra bakiyesi hükmolunan cezadan mahsup edilir.

Çektirilen hapis süresi para cezasını tamamiyle karşılamamış olursa geri kalan paranın tahsili için ilam Cumhuriyet Savcılığınca mahallin en büyük mal memurluğuna verilir. Ve mal memurluğunca Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre infaz edilir.


GEREKÇE

Hâlen yürürlükte olan ve Hükûmet Tasarında da muha­faza edilen, para cezası sistemi, cezadan beklenen amaçları gerçekleştir­mekten uzak kalmaktadır. Özellikle enflasyon nedeniyle Türk parasının de­ğerinin düşmesi karşısında, para cezalarını artırmak için sık sık yapılan ka­nun değişikleri de, uygulamada çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunla­rın giderilmesi için para cezasının miktarının belirlenmesinde “memur maaş katsayısı” veya “yeniden değerleme oranı” gibi ölçütlerin dikkate alınması ise, ceza hukuku ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Diğer yandan, suç işleyen kişinin ekonomik durumu dikkate alınma­dan hükmolunan para cezası, eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğurmaktadır. Ödeme gücü olan kişi üzerinde etkisi olmayan, ödeme gücü olmayanı ise sonuçta yine infaz kurumuna gönderilmesini sonuçlayan bu sistemden vaz­geçilerek; gün para cezası olarak adlandırılan ve günümüzde Almanya, Avusturya, Polonya, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve hatta, Fransa gibi bir çok ülkede uygulanan sisteme geçilmiştir.

Gün para cezası sisteminin temel amacı, para cezasının kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir. Bunun yanında sistem, uygulaması basit, etkili, say­dam ve para cezasından güdülen amaçları yerine getirebilecek özelliktedir.

Söz konusu yaptırım adli para cezası olarak ifade edilmiştir. Bu su­retle söz konusu yaptırımın, idari nitelikteki “para cezası”ndan farklılığına işaret edilmek istenmiştir.

Adli para cezası ilke olarak hapis cezası ile birlikte değil bu cezaya alternatif olarak uygulanacaktır. Buna karşılık ekonomik kazanç elde etme amacının güdüldüğü belli suçlarda, kanunda ayrıca gösterilmesi koşuluyla hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedilebilecektir.

Adli para cezasına hükmederken hâkim önce, suç karşılığı olarak ka­nundaki sınırlar arasında gün birimi sayısını saptayacaktır. Toplam gün bi­rimi sayısı belirlenirken hâkim cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçüleri esas alarak bir sonuca varacaktır. Örneğin yüz gün birimi gibi. İkinci aşa­mada ise kişinin, ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde tutularak bir gün biriminin parasal miktarı tayin edilecektir. Bu miktarı hâkim, kişinin malvarlığını, bir günde kazandığı veya kazanması gereken gelirini dikkate alarak takdir edecektir. Örneğin elli Türk Lirası gibi. Daha sonra toplam gün birimi sayısı ile bir gün biriminin parasal miktarı çarpılarak, adli para ceza­sının miktarı tespit edilecektir. Örnekte yüz (gün) ile elli (Türk Lirası) çar­pıldığında adli para cezasının miktarı beş bin Türk Lirası olarak bulunmak­tadır.

Hâkim gerektiğinde bu miktarın taksitle ödenmesine karar verebilecek ve bunu taksit sayısı ile birlikte kararında ifade edecektir. Taksitle ödemeye hükmedildiğinde, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği kararda ayrıca belirtilecektir.




AÇIKLAMA:Para cezası nitelik bakımından hürriyeti bağlayıcı cezalardan farklı bir yapıya sahip olması yanında ,ödenmediğinde hapis cezasına çevrilme özelliği nedeniyle bir ceza hukuku yaptırımıdır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 765 sayılı Kanunda öngörülen para cezası sistemi tümüyle terk edilmiş ve “Gün para cezası sistemi” olarak kabul edilen yeni bir para cezası sistemi kabul edilmiştir.

5237 sayılı Kanunda cürüm ve kabahat ayırımı kaldırılmış olduğundan, suç karşılığında öngörülen ve mahkeme tarafından hükmedilen para cezası ile idarî yaptırım olarak uygulanan para cezası arasındaki kavram karışıklığını önlemek için, ceza hukuku yaptırımı niteliğindeki “adlî para cezası” kabul edilmiştir

Yeni Türk Ceza Kanununda, adlî para cezasının uygulanmasında etkin bir sistem olan “gün para cezası” sistemi kabul edilmiştir.

Gün para cezası siteminin temel amacı, para cezasının kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir.

Bu sistem, uygulanması basit, etkili, saydam ve para cezasından güdülen amaçları yerine getirebilecek özelliktedir.



Adlî para cezası, kural olarak hapis cezasına seçenek yaptırım şeklinde kabul edilmiştir.

Belirtmek gerekir ki, hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda, hâkim tarafından hapis cezasına hükmedilmiş olması durumunda, bu hapis cezası Kanunun 50 nci maddesinde öngörülen adlî para cezasına çevrilemeyecektir (5237 S.K. m. 50/2 fıkra). Bununla birlikte Kanunun 50 nci maddesinde öngörülen diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür. Çünkü, sınırlama yalnızca adlî para cezasına çevrilme konusundadır.

Kanunun bazı maddelerinde öngörülen adlî para cezalarında para cezasının alt veya üst sınırı konusunda bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda, belirtilen maddelerdeki adlî para cezasının alt ve üst sınırı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasına göre beş günden az ve yediyüzotuz günden fazla olamayacaktır.

Ancak, özellikle ekonomik çıkar amaçlı suçlarda suçun işlenmesiyle bir çıkar elde edildiği kesin olarak öngörülmekle birlikte bunun miktarının belirlenemediği durumlara özgü olarak, hapis cezasının yanı sıra adlî para cezası da öngörülmüştür

Buna göre; adlî para cezasının tespitinde esas alınacak tam gün sayısı;

a. Beş (5) günden az,

b. Kanunda aksine hüküm bulunan hâller hariç olmak üzere yediyüzotuz (730) günden fazla,

Olamaz.


İlgili suç tipikliğinde, suç için adlî para cezası uygulanacağı öngörülmüş ancak bunun alt veya üst sınırı gösterilmemiş ise ( Örneğin Kanunun 89/1 fıkrasında olduğu gibi) 52 inci maddeye göre, hâkim tarafından Kanunun 61 inci maddesinde öngörülen ilkeler de göz önünde bulundurularak,

a) Suçun işleniş biçimini,

b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,

c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,

d) Suçun konusunun önem ve değerini,

e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,

f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,

g) Failin güttüğü amaç ve saiki

5 gün ile (5 gün dahil) 730 gün (730 gün dahil) arasında tespit edilecek bir gün üzerinden, adlî para cezası sanık hakkında uygulanacaktır.



Örneğin, organ veya doku ticareti suçunun düzenlendiği 91 inci maddenin dördüncü fıkrasında, hapis cezasının yanı sıra "onbin güne kadar" adlî para cezası öngörüldüğünden, burada, adlî para cezasının tespitinde esas alınacak tam gün sayısı, 5 günden az olamayacaktır.

Yine , taksirle yaralama suçuyla ilgili olarak 89 uncu maddenin birinci fıkrasında ise, adlî para cezası, seçenek yaptırım olarak öngörülmüş ve alt-üst sınırları da belirtilmemiş, sadece "veya adlî para cezası" ibaresine yer verilmiştir. Burada hâkim tarafından seçenek yaptırımlardan "adlî para cezası"nın takdir edilmesi hâlinde bu cezanın belirlenmesinde esas alınacak tam gün sayısı Yeni Türk Ceza Kanunu’nun 52 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, 5 günden az, 730 günden fazla olamayacaktır.

Kanunun 52 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise, bir gün karşılığı adlî para cezası miktarının en az yirmi (20) ve en fazla yüz (100) Türk Lirası olduğu, bunun tayin ve takdirinde, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hallerinin göz önünde bulundurulacağı, hükme bağlanmıştır.



5237 sayılı Kanunun adlî para cezası sisteminde sanığın, ekonomik ve diğer şahsî halleri önem taşıdığından ve bir gün karşılığı olarak tespit edilecek değer en az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası kadar olacağından dolayı, ekonomik ve sosyal durumunun mutlaka araştırılmış olması gerekmektedir.

Bu araştırmanın soruşturma evresinde yapılmış olması yargılamaya bir katkı olacaktır.



Yukarıda zikredilen, 52 nci maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre, adlî para cezası şu şekilde hesaplanacaktır;

Hâkim, önce, suç karşılığı olarak kanunda yer alan alt ve üst sınırlar arasında gün birimi sayısını tayin ve takdir edecektir. Toplam gün birimi sayısı belirlenirken, Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen "cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi"ndeki ölçüler esas alınacaktır. Bu şekilde, toplam gün birimi sayısı (meselâ 300 gün) belirlendikten sonra, ikinci aşamada, kişinin ekonomik ve diğer şahsî halleri göz önünde bulundurularak, bir gün biriminin, 20 ilâ 100 Türk Lirası arasındaki bir parasal miktarı tayin edilecektir. Bu miktarın belirlenmesinde, kişinin malvarlığını, bir günde kazandığı veya kazanması gereken geliri dikkate alınacaktır. Diyelim ki, bu miktar da 60 Türk Lirası olarak hâkim tarafından belirlenmiştir. Daha sonra, belirlenen toplam gün birimi sayısı ile bir gün biriminin parasal miktarı çarpılarak, adlî para cezasının miktarı tespit edilecektir. Örneğimizdeki 300 gün ile 60 Türk Lirası çarpıldığında, adlî para cezasının miktarı, 18.000 Türk Lirası olarak belirlenmektedir.



Adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın, kararda, bu konudaki kabulün denetimi bakımından ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Bu âmir bir hükümdür (m. 52/3).

Hâkim, ekonomik ve şahsi hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir (m. 52/4).





Dostları ilə paylaş:
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   90


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə