Türk düŞÜnce hareketi



Yüklə 14.14 Kb.
tarix29.08.2018
ölçüsü14.14 Kb.

TÜRK DÜŞÜNCE HAREKETİ

23.12.2014

Değerli arkadaşımız,


Uzun zamandır sizlere yazma imkânımız olmadı. Gün geçtikçe çoğalan meseleler karşısında eylem mekanizmalarımız adeta çalışamaz duruma geliyor. Her ne kadar sözün bittiği yerde olsak da meselelerin bazıları üzerindeki görüşlerimizi sizlerle paylaşmaya devam etmek istiyoruz.

Her gün yeni bir merhale kat eden bölücü hainler, nihayet baklayı ağızlarından çıkararak İmralı’da hazırlanan müzakere taslağında bulunan konuları açıkladılar. Özerklik, genel af, anadilde eğitim ve daha birçok konu için hükümet tarafının söz vermiş olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Ne yazık ki gerçekten Türk Devleti ve Milleti bölünecek duruma gelmiş bulunmaktadır. İsyancı hain tarafın kafasında başından beri hep bağımsız devlet fikri var olmuştur. Hainlere bu imkânları yaratan işbirlikçi tarafın kafasında da özerk eyalet sistemi ve bu eyaletlerin oluşturduğu devlet başkanlığı yatmaktadır.

Eyaletlerin şimdilik, Türk Milleti hazmedene kadar, yerel yönetimlerin kendi kararlarını verecek şekilde planlandığı söylenmektedir. Model almak istedikleri Almanya’da her Alman, Alman milliyetçisidir ve hatta Hitler kadar Almandır. Eğitim dili de Almancadır. Esasen Almanya iki asır evvel yoktu. Eyaletler birleşerek Almanya’yı meydana getirdiler. Biz ise bölünmeye, parçalanmaya çalışıyoruz. Bu yapılanları milletimize anlatmalıyız: Çünkü vazo kırıldı mı eski haline gelmez, ülke parçalandı mı geriye dönülemez.

Biz ırkçı değiliz, fakat hem bölücü hainler ırkçıdır, hem işbirlikçileri Türk düşmanlığıyla ırkçılık yapmaktadırlar. Etnik çoğulculuk esası ile birçok etnik gruba, gerçekte Müslüman Türk kültürü içinde hemhal oldukları halde, kaşıya kaşıya onlara ırkçılık fırsatları yaratmaktadırlar.

Ziya GÖKALP der ki: “Bir kimse kanca müşterek olduğu insanlardan ziyade dilde ve dinde müşterek bulunduğu insanlarla beraber yaşamak ister.” Bu durum tarihi süreçte böyle olmuştur. Dil, din, tarih yeniden ve tekrar tekrar inşa edilemez. O kendi kanunları ile tabii olarak oluşur.

Yeni bir millet yaratmanın yolunun bunları suni olarak yaratmaktan geçeceği zannediliyor. Oluşmuş müşterek tarihi ayrıştıracaksın, yeni millete yeni bir tarih inşa edeceksin. Olacak şey mi? Mahali dili milli dil haline getireceksin. Dini de siyasileştirecek ve ideolojileştireceksin.

Evvelki hafta Diyarbakır’daki din toplantısında istismarlar yapılarak, yeni millete(!) uygun hale getirilmiş bir din arayışlarını da gördük. Acı olan taraf şudur ki yalan dolanla, din istismarıyla, algı yönetimiyle, saf halkımız gözü bağlı hale getirilmiş, basireti bağlanmıştır. Esefle söyleyelim insanlarımızın önemli bir kısmı, kör, sağır ve dilsiz olmuştur.

Siyasi iktidar başta tarih olmak üzere her değeri alt üst etmek suretiyle politikalar üretmekte, her gün yeni bir gündem, yeni bir kavga, yeni bir tahrik heyecanı sunmaktadır. Bu politikaların amaçlarından biri muhalefeti tahrik ederek yapılan yolsuzluk ve yanlışlıkları örtbas etmektir. Devlet; açık devlet, derin devlet, gizli devlet, kirli devlet birbirine karışmış durumdadır.

Türk tarihi sorgulanmakta, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yeni bir tarih inşa etmeye cüret edilmektedir. Bu inşa gayretinde bölüp parçalamayı ihmal etmemektedirler. Muhalif olanlara söylediklerine bakınız: “Sivas’tan öteye geçemezsiniz, Tunceli’ye gidemezsiniz.” Vatan topraklarını böldüklerinin veya bölmek istediklerinin itirafı değil midir bu? Şımarık hainler ne diyor: “Diyarbakır bizim, Türkiye hepimizin.” Türkiye de bizim diyenlere bile rastladık. Hastalık canımızı derinden acıtmaya başlamıştır. Orhan TÜRKDOĞAN Hocanın dediği gibi; Vatan hasta, vatan hasta, vatan hasta…

Atalarımız geçmişte iyi ve doğru işler yaptıkları gibi, yanlışlar da yapmış olabilirler. Hata yapmamış olsalardı, düşmanın Erzurum’da, İzmir’de, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da, Sakarya’da ne işi vardı? Tekerrür etmemesi için ibret almak gerekir; fakat süreci saptırarak, tarihi başka türlü okumaya, bu saptırmaya dayanarak geleceği inşa etmeye kalkmak kabul edilemez.

İsyanları bile kutsayacak bir yol tutmak, hainlikten başka bir şey değildir. Güneydoğu’daki bazı üniversitelerde, özellikle İlahiyat Fakültelerinde dersler Kürtçe okutulmaktadır. Kürtçe bilmedikleri için anlamadıklarını söyleyenlere ise “burası Kürdistan ya öğrenin ya çıkıp gidin” denmektedir. Türkiye kupası maçları için Cizre’ye, Diyarbakır’a giden futbol takımlarına yapılanlara ne demeli? Saldırı, tehdit, İstiklal Marşı’nı yuhalamak, Türk bayrağı yerine acayip bez parçaları asmak, terörist başı için pankart açmak, amed ismini yazmak kamu düzeninin neresinde vardır? Gerçekler göz ardı edilerek, açılım diyerek, demokrasi (!), özgürlük (!) adıyla cinayet işlenmektedir.

Yıllardır Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Atatürk’ün milli ve üniter devlet yapısına savaş açtılar. Bu savaşta koalisyon yapmış olanların kavgaya tutuşmalarını yalnız Türkiye değil, bütün dünya seyretmektedir. Yaptıkları şer ittifakı ve yapacakları başkalaştırma düzeni sebebiyle Yüce ALLAH’ın buna izin vermeyeceğini hala anlayamamışlardır.

Osmanlı hasretiyle, daha doğrusu istismarıyla, yaptıkları işlerin bazılarının ortaya çıkmasıyla düştükleri durumu, milli ve dini hayata sinsice cephe almalarını, sayelerinde yüce dinimizin nasıl alay konusu edildiğini, hayretle ve ibretle izlemeye devam etmekteyiz.

Unutulmamalıdır ki dün olduğu gibi bugün de Türk Milleti bütün badireleri atlatmaya kararlı ve muktedirdir.

Bu vesileyle 2015 yılının her yönüyle Ülkemize ve Milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, size ve ailenize esenlikler diliyoruz.

Saygılarımızla.


Türk Düşünce Hareketi Adına Hayrettin NUHOĞLU

İletişim Bilgileri:
-Telefon : (0216) 445 49 07/08
- Belgegeçer : (0216) 445 49 39
- E- Posta: hayrettinnuhoglu@superonline.com

: hayrettinnuhoglu@gmail.com



Türk Düşünce Hareketi Merkez Heyeti: Abdullah KEDEROĞLU, Ekrem ÖZBAY, Doç.Dr. Emin IŞIK, Hasan ALBAY, Hasan KÜLÜNK, Hayrettin NUHOĞLU, Hayri ÖZENLİ, İbrahim OKUR, Kemal ATA, M. Akif DEMİR, Mehmet GÖZAY, Nail KINALI, Özdemir ÖZSOY, Remzi YILMAZ, Sedat ÖZALTIN, Yaşar SARI, Prof.Dr. Yümni SEZEN ve Prof.Dr. Zeki ARSLANTÜRK


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə