Türk idari yargi tariHÇESİ


Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri



Yüklə 1,28 Mb.
səhifə25/29
tarix29.08.2018
ölçüsü1,28 Mb.
#75715
1   ...   21   22   23   24   25   26   27   28   29
Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.214

183 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.64; Ortaylı, meclislerin, halkın yönetim üzerindeki etkisini artırmadığını, merkezin denetimini güçlendirdiğini ve yerel eşrafın karar ve yürütme organlarına el atarak nüfuzunu sağlamlaştırdığını savunmaktadır. İlber Ortaylı, Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahallî İdareleri (1840-1880), Ankara, Türk Tarih Kurumu, 2000, s.79

184 Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.212

185 Ibid., s.211

186 Örneğin, “Muhassıllıkların ilgasından ilgâsından sonra Bursa meclisi de, faaliyetlerine 1849 senesindeki yeni düzenlemeye kadar Paşa Kapusu diye tabir olunan hükümet merkezinin içindeki odalardan birinde Memleket Meclisi unvanıyla devam etmiştir.” Emre Satıcı, Tanzimat’ın Bursa’da Uygulanması (1839-1856), Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2002, s. 137

187 Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.215

188 Ibid.

189 Ibid., s.215-6

190 Ibid.

191 “Kanunun birinci maddesinde hükümet ve şahıs aleyhine işlenecek suçlara, cezanın devlet tarafından ve kanunda mevcut hükümler dairesinde verileceği ifade edilmişti. Bu suretle hükümet merkezinde sadrazamın ve eyaletlerde valilerin keyfi ve takdiri cezalar vermesi son buluyordu. Tebaa arasında tesis edileceği vaadedilmiş olan eşitlik bu suretle ilkin ceza alanında ifadesini bulmuş oldu.” Karal, Osmanlı Tarihi, Islahat Fermanı Devri, cilt VI, s.153

192 Sedat Bingöl, Nizamiye Mahkemelerinin Kuruluşu ve İşleyişi 1840-1876, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Antalya, 1998, s.33

193 Aktaran, ibid., s.38

194 Ibid., s.38

195 Ibid., s.40

196 Ibid., s.42

197 “6 Cemâzilâhir 1270/1854 tarihinde çıkarılan Meclis-i Tahkik Nizamnamesi’ne göre, adı geçen meclisler her dinden Osmanlı vatandaşlarından katl, yaralama, hırsızlık gibi önemli suçları işleyenlerin tahkikat ve muhakemelerini yapmak üzere eyaletlerdeki büyük meclislerden farklı olarak kurulmuştur. Hafta içi belirli günlerde toplanacaktır. Üyeleri eyalet merkezindeki büyük meclis üyelerinin uygun olanlarından (abç) ve memleketin ileri gelen muteber kimselerinden müteşekkil olacak, vali bu heyete başkanlık edecekti. Pratikte ise, taşralardaki büyük meclisler iki kısma ayrılmıştı: Meclisin idari görevlerini yerine getirmek üzere meclis-i idare, meclisin adli işlerine bakmak üzere ise meclis-i tahkik. Büyük meclisler genellikle aynı kadro ile gerektiğinde meclis-i idare, gerektiğinde de meclis-i tahkik sıfatıyla toplanıyordu.” Ekrem Buğra Ekinci, Tanzimat ve Sonrası Osmanlı Mahkemeleri, İstanbul, Arı Sanat Yayınları, 2004, s.141

198 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.65

199 Çadırcı, “Osmanlı İmparatorluğunda Eyalet ve Sancaklarda Meclislerin Oluşturulması (1840-1864)”, s.266

200 “Muhasıllık meclislerine, çeşitli etnik grup ve dinden olan halk başvuruyor şikâyet ve dileklerde bulunuyordu. Bu arada yabancı tüccarlar ve konsolosluklarla olan ilişkiler nedeniyle, meclislere bazı durumlar için tercüman da ta’yin ediliyordu.” Ortaylı, Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahallî İdareleri, s.40

201 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.74

202 Çadırcı da Tanzimat tarihinin, belgelere yeterince başvurulmayarak hukuki düzenlemeler tarihi olarak yazılmasını eleştirmektedir: “Tanzimat devri üzerinde günümüze dek çeşitli nedenlerle durulmuş, bu girişimin bazı yönleri aydınlatılmıştır. Ancak, çoğu araştırma ve incelemeler yüzeysel kalmış, yönetmelik ve bazı kararların özeti olmaktan öteye pek gidilmemiştir. Halbuki bu dönemden kalma elimizde çok belge bulunmaktadır.” Çadırcı, “Tanzimat Döneminde Osmanlı Ülke Yönetimi (1839-1876)”, s.1153

203 Çadırcı, “Osmanlı İmparatorluğunda Eyalet ve Sancaklarda Meclislerin Oluşturulması (1840-1864)”, s.265-6

204 Çadırcı’nın belirttiğine göre, “rüşvet aldığı ya da Tanzimat’ın gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle yargılanıp görevden alınan müşirler çoktu. ... Paşaların da Meclis-i Vâlâ’da yargılanarak cezalandırıldıklarını biliyoruz. Bunların içinde sadrazamlık yapmış olan Hüsrev Paşa, rüşvet aldığı gerekçesiyle yargılanarak suçlu görülmüştü. Ayrıca valilerden, Nazif, Hasib ve Tahir paşalar da uygulamanın ilk yılında Tanzimat’a aykırı tutum ve davranışlarından ötürü cezalandırılmışlardı.” Çadırcı, “Tanzimat Döneminde Türkiye’de Yönetim (1839-1856)”, s.613

205 Ortaylı, Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahallî İdareleri, s.71

206 (Ayniyat, 370, s.50)’den aktaran Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.211

207 (Ankara Şr.Sc. 243, belge 73)’ten aktaran ibid., s.216

208 (Ayniyat, 399, s.60. Isparta kaymakamlığına yazılan 19 Ağustos 1846 tarihli sadrazamlık yazısı)’dan aktaran ibid., s.238

209 (Ayniyat, 423, s167. Konya valisi ve Anadolu müfettişlerine gönderilen 27 Aralık 1850 tarihli yazı)’dan aktaran ibid., s.239; Gümüşhane kaymakamı Tevfik Bey de rüşvet aldığından ötürü görevinden alınmış, Trabzon Meclisinde yargılanmasına karar verilmiştir. (Aynıyat, 425, s.23. Trabzon valisi ve Maliye Nezaretine yazılan 5 Nisan 1852 tarihli yazı)’dan ibid., s.239

210 (Ayniyat, 381, s.23)’dan aktaran ibid., s.244

211 (Ayniyat, 381, s.52)’dan aktaran ibid., s.244; Meclislerin yargılama sonucunda idari kararlar vermesine bir diğer örnek: “Konya’ya bağlı Hadım Kazası müdürü Mehmet Efendi, Tanzimat’ın yasakladığı adlarla halktan vergi adı altında para topladığı için Konya Meclisi’nde yargılanmıştı. Hapsedilen müdürün yerine meclisçe başkası getirilmiştir.” (Ayniyat, 383, s.13-14)’dan aktaran ibid., s.244

212 (Bursa Şr. Sc. C.22/s.25)’ten aktaran Satıcı, Tanzimat’ın Bursa’da Uygulanması, s.137; Bir diğer örnek: Bursa Sancağı’ndaki kereste keser kazaların “halkı, hizmet karşılığında ödenen ücretin yetersiz kaldığını öne sürerek ücretlerine zam yapılmasını istemişler ve bunun üzerine durum Bursa meclisinde görüşülerek uygun görülmüş ve kesim ve nakliye ücretlerine bir miktar zam yapılmıştır.” (Bursa Şr. Sc. C.22/s.19-21)’den aktaran ibid., s.138

213 (Aynıyat, 414, s.114. Harput valisine gönderilen 27 Haziran 1849 tarihli sadrazamlık yazısı)’ndan aktaran Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ..., s.247

214 (Bursa Şr. Sc. C.10/s.108)’den aktaran Satıcı, Tanzimat’ın Bursa’da Uygulanması, s.139

215 (A, MKT.MVL, 11/53)’den aktaran E.Esin Sarıoğlan, Tanzimat’ın Trabzon’da Uygulanması (1839-1856), Yayınlanmamış Bilim Uzmanlık Tezi, Trabzon, 1996, s.57

216 (Bursa Şr. Sc. C.10/s.112)’den aktaran Satıcı, Tanzimat’ın Bursa’da Uygulanması, s.144-5

217 (Bursa Şr. Sc. C.13/s.79)’den aktaran ibid., s.147

218 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.94

219 “1856’dan sonra azınlıkların hakları ve ülke yönetiminde ortaya çıkan yeni aksaklıkları gidermek için eyalet ve sancak yönetimi üzerinde çalışmalar yapılmaya başlandı. ... 1864 yılında yeni bir Vilâyet Nizamnamesi hazırlandı. Yeni yönetmelik ilk kez Mithat Paşa’nın vali olarak atandığı Tuna yöresinde uygulanmaya konuldu. 1864-1867 yılları arasında edinilen olumlu izlenimler üzerine bütün imparatorlukta bu nizamnameye göre düzenleme yapıldı.” Çadırcı, “Tanzimat Döneminde Osmanlı Ülke Yönetimi (1839-1876)”, s.1159; Young, 8 Kasım 1864 tarihli Vilayet Nizamnamesinin, Tuna Vilayetinde, Fransız il yönetimi örneğine göre bir sistem kuran, 1868’de kurulan Şûra-yı Devlet’in ilk başkanı olacak olan, Mithat Paşa’nın tecrübelerini yansıttığını belirtmektedir. George Young, Corps de Droit Ottoman, vol. 1, Oxford, 1905, s.29

220 Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.251

221 Ibid.

222 Ibid. ; “1864 yılında hazırlanan Vilayet Nizamnamesi ile Tuna Bölge için hazırlanan nizamname iki ayrı nizamnamedir. ... Öncelikle, Vilayet Nizamnamesi adı ile 78 maddelik bir nizamname hazırlanmıştır. Ardından da bu nizamname gözönünde bulundurularak ve Mithat Paşa’nın da görüşleri doğrultusunda Tuna Vilayeti nâmıyla bu kere teşkil olunca memurlerin sûver-i intihâbatlarıyla vezaif-i dairesine dair nizamnamedir başlığı altında 82 maddeden oluşan bir nizamname hazırlanmıştır. Bu iki nizamname, arasında bazı küçük farklar dışında birbirinin aynıdır.” Selda Kaya Kılıç, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye’de İl Yönetimi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 1995, s.226

223 Karal, Osmanlı Tarihi, Islahat Fermanı Devri, c.VII, s.153

224 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.106-7

225 Findley, Kalemiyeden Mülkiyeye ..., s.167; “Mülkiye’nin 1879-1922 arasındaki 1604 mezunundan yalnızca yüzde 8’i, yani 124 kişi Hariciye memuru oldu. Oysa aynı dönemde Dahiliye Nezareti’ne giren mezunlar yüzde 70’i, yani 1127 kişiyi bulmaktaydı.”, s.167; İdareci yetiştiren mektepler açılmadan önce, kalemiye mensubu görevlilerin yetişmesi, bir lonca atmosferi içinde, dervişlerin bilgi kuramı çerçevesinde bir pir-mürid ilişkisi içinde kalemiye becerisini seyrederek ve bir ustaya uşak gibi hizmet ederek öğrenme anlayışına dayanıyordu. s.363

226 Çadırcı, “Tanzimat Döneminde Osmanlı Ülke Yönetimi (1839-1876)”, s.1160

227 Yeni düzenleme, 1840’dan beri gelişen evriminin bir derlemesi niteliğindedir. Çadırcı, bu düzenlemenin Fransa kaynaklı olduğu görüşüne de katılmamaktadır: “Daha çok Fransız taşra yönetimi göz önünde tutularak hazırlandığı ısrarla belirtilen bu yönetmeliğin bizce belirgin özelliği, daha önce yürürlükte olan kuralların yeniden değerlendirilmesi, şekil bakımından Avrupa’da uygulanan yönetim biçimine benzetilmesi idi. Özde önemli bir değişiklik sözkonusu değildi.” Çadırcı, “Tanzimat Döneminde Osmanlı Ülke Yönetimi (1839-1876)”, s.1161.

Ortaylı ise, 1864 Nizamnamesinde Fransız örnekliği kabul etmekle birlikte, bunun belirleyici olmadığını savunmaktadır: “Gerçekte 1864 Nizamnamesi çağdaş gözlemcilerden G. Cleanthi Scalieri’nin de belirttiği üzere büyük ölçüde Fransız taşra yönetim sisteminden yararlanılarak hazırlanmıştı. Gerçekten de Fransız départemente usulü taklid edilmiş, ama galiba o kadar. Bu iskeletin dışında çeşitli dil ve dinden kavimler varlığı, nizamnamenin özünü Fransa gibi ulusal bir devletinkinden ayırıyordu. Adem-i merkeziyetçi herhangi bir hüküm, merkezi kontrolü sağlayan diğer bir hükümle dengeleniyordu.” Ortaylı, Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahallî İdareleri (1840-1880), s.54.



228 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.98; Nizamnamenin 13. maddesi, idare meclisinin teşkiline ilişkindir: “Valinin maiyetinde bir idare meclisi olup işbu idare meclisi müfettişi hükkâmı şer’iye ve defterdar ve mektubçu ve hariciye müdürü ve ikisi müslim ve ikisi gayri müslim ahaliden müntehap kimselerden mürekkep olacak ve meclisi idarenin riyaseti valide, gaybubetinde memurinden hangisini tensip ve tayin ederse o vekâlet edecektir.

229 Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.255

230 “Nizamiye mahkemeleri, nizamname yani yasa ile kurulmuş olan mahkemelerdir. Diğer bir deyişle bu mahkemeler örfi tasarruf ürünü olan kurumlardır." Duran, Osmanlı Yargı Örgütü ve Tanzimat ..., s.158; Nizamiye mahkemeleri için bkz. Hıfzı Veldet, “Kanunlaştırma Hareketleri ve Tanzimat”, in Tanzimat c.I, İstanbul, Maarif Matbaası, 1940, s. 202-205; Mustafa Reşit Belgesay, “Tanzimat ve Adliye Teşkilâtı”, in Tanzimat c.I, İstanbul, Maarif Matbaası, 1940, s.214

231 “Her bir nahiyede bir sulh meclisi (ihtiyar meclisi), her kaza merkezinde bir dava meclisi (meclis-i deavi), sancak merkezlerinde biri hukuk diğeri ceza işlerine bakmak üzere meclis-i temyiz-i hukuk ve meclis-i cinayet, bu mahkemelerin yükseği olarak her vilayet merkezinde de meclis-i temyiz-i hukuk ve meclis-i kebir-i cinayet adlarıyla istinaf mahkemeleri teşkil olundu. Daha sonra, vilayet mahkemelerinin iki dairesi birleştirilerek adına divan-ı temyiz denildi.” Karal, Osmanlı Tarihi, Islahat Fermanı Devri, c.VII, s.167

232 Bingöl, Nizamiye Mahkemelerinin Kuruluşu ve İşleyişi, s.90; Yargının, yürütmenin etkisinde olmadan çalışması, yapılan reformlardaki temel arayışlardan biridir. Fakat, Karal, uygulamada bunun bir türlü sağlanamadığını belirtmektedir: “Başta Padişah olmak üzere, Sadrazam ve adliye nazırı mahkemelerinin istiklali prensibini kabul ettiklerini ilan etmiş olmalarına rağmen, tatbikat bunun aksine idi. Devlet Şûrası ile Temyiz Mahkemesinin altında bulunan mahkeme kademeleri Vilâyet Kanununa göre, vali ve mutasarrıf gibi mülki memurların murakabe ve nüfusu altına konulmuştu. Dava açmak ancak bu idare memurlarının dâva dilekçesini mahkemeye havale etmeleriyle mümkündü. Fakat bundan daha mühim olarak, mahkeme ilamlarının yürütülmesinin mülki memurlar tarafından önlenmesi idi.” II. Abdülhamit’in Sait Paşa’ya yaptırdığı ıslahat ile bunun önüne geçilmeye çalışılmıştır. Dava dilekçelerinin, mülki amirlere verilmesi yerine doğrudan mahkemelere verilmesi kabul edilmiş; icra ve mülki amirlerin mahkemelere müdahaleleri yasaklanmıştır. Ceza ve hukuk usulleri çıkarılmış; adliye nezaretinin kuruluş kanunu kabul edilmiş; savcılık teşkilatı ve icra memurlukları kurulmuştur. Karal, Osmanlı Tarihi, Birinci Meşrutiyet, c.VIII, s.348-349;

233 22 Eylül 1858 tarihli Vali, Mutasarrıf ve Kaymakamların Vazifelerini Şamil Talimat: “Ehali tarafından kendisine verilecek arzuhalleri vali, lâzım gelen yerlere havale edecek ve badelmuhakeme verilecek hükmün icrası da kendisine ait bulunacaktır.”, Çevrimyazı metin için bkz. Talât Mümtaz Yaman, “Osmanlı İmparatorluğu Mülki İdaresinde Avrupalılaşma”, İdare Dergisi, yıl 13, 1939, sy. 141, s.130

234 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.107; 1864 İdare meclislerinin, devlet görevlilerinin yargılaması ve idareyi denetlemesine ilişkin açıkça bilgi veren bir başka kaynağa rastlamadık. Örneğin, konuya ilişkin çalışmaları bulunan Çadırcı, bu noktaya değinmemekte, doğrudan doğruya 1871 sistemindeki idare meclislerinin denetleme görevini ele almaktadır.

235 1871 İdare-i Umumiye-i Vilâyet Nizamnâmesi’nin çevrimyazı tam metni için bkz. İdare Dergisi, yıl 22, 1951, sy.212, s.84-115

236 Carter V. Findley, Bureaucratic Reform in the Ottoman Empire (The Sublime Porte, 1789-1922), Princeton University Press, New Jersey, 1980, s.182

237 Tönük, Türkiye’de İdare Teşkilatı, s. 177

238 Şûra-yı Devlet ve idari yargı konusunda Fransızca bir kitap yazan ve kitabı 1941 yılında Toulouse’da basılan Abdülkadir Özoğuz, vilayet meclisleri ile Şûra-yı Devlet arasındaki bağlantıyı tersten kurmaktadır. Özoğuz’a göre, 1871 değişikliği, idari yargı düzenini tamamlamak amacıyla vilayet idare meclislerinin görev ve yetkilerini yeniden belirlerken Şûra-yı Devlet Nizamnamesi’ni örnek almış, bu nizamname vilayet idare meclislerine de uygulanmıştır. Özoğuz, taşra meclislerinde 1840’tan beri gelişen birikime hiç değinmemektedir. Abdülkadir Özoğuz, Le Conseil d’Etat et le Contentieux administratif en Turquie, Imprimérie Toulousaine, 1941, s.31

239 Maddenin tam metni. “Kısmı Sani, Deavii İdare Beyanındandır. 78. madde: Meclisi idarei vilâyetin, deavi-i idarece vezaifi memuresi, evvelâ memurini vilâyetin memuriyetlerince vuku bulacak töhmetlerine müterettip istintak ve muhakematı, nizamnamei mahsus ahkâmına tevfikan rüyet ve icra etmek, saniyen ehalinin memurini hükümet aleyhinde vaki olacak şikâyatıyla kendi beyinlerinde tekâlifin sureti taksiminden dolayı zuhur edecek münazaatı, rabian hükümetle efrad beyninde emvali miriye iltizamatına ve mukavelâtı saireye dair olan deaviyi rüyet eylemek hususlarından ibarettir.”

240 Şûra-yı Devlet incelemelerinde sıklıkla rastladığımız, modern idari yargı ve idari dava şablonu içinden Osmanlı dönemini değerlendirme yanlışlığına, sınırlı da olsa, idare meclislerine ilişkin çalışmalarda da rastladık. 1871 Nizamnamesi’nin Kısmı Sanisi’nde vilayet idare meclisinin idarenin denetlenmesiyle ilgili olabilecek görevlerini, Kılıç, “idari davalar” ile ilgili görevler olarak aktarmaktadır: Bkz. Kılıç, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye’de İl Yönetimi, s.133-4; Aynı yönde: “İptal davası yolunda açık bir hüküm olmamakla beraber ahalinin memurlar hakkındaki şikayetini rü’yet etmek idarî tasarruflar aleyhine, idarî kaza yoluna müracaattır.”, Fevzi Gökaliler, “İdare Heyeti”, İdare Dergisi, yıl 27, 1956, sy.241, s.97

241 Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.256

242 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.118

243 81. maddenin özgün metni: “Meclisi idarei vilâyetin vereceği kararlardan nizamatı mevzuanın muhtacı istizan olarak tâyin eylediği mevad valii vilâyet tarafından Babıaliye arz ile iradei seniye taallûk etmedikçe mevkii icraya konulamaz; fakat umuru idareye ait deaviden münbais ihtilâfat ve şikâyat üzerine lâhik olan hükümlerin icraatı bu kayıttan müstesnadır. ...”

244 İsmail Hakkı Göreli, Devlet Şûrası, Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, 1953, s.20

245 Tönük, Türkiye’de İdare Teşkilatı, s. 178

246 Çadırcı, Tanzimat Döneminde Anadolu Kentleri ... , s.256

247 Ibid., s.258

248 Bu hüküm önemli bir denetim yetkisi vermektedir. Karal’a göre de, “[bu Anayasa hükümleri], vilayetler genel meclislerini idare, geniş ölçüde iştirak ettirdikten başka onlara, kanunsuz hareketler halinde, alakalı makamlar nezdinde şikayette bulunmak hakkını tanımakla mülki amirler üzerinde bir nevi murakabe yetkisi tanımaktadır.” Karal, Osmanlı Tarihi, Birinci Meşrutiyet, c.VIII, s.321

249 1876 İdare-i Nevahi Nizamnamesi, 1876 İdare-i Umumiye-i Vilâyat Hakkında Talimat. Osmanlı taşra örgütlenmesindeki değişiklikler için bkz. Tönük, Türkiye’de İdare Teşkilatı.

250 Şûra-yı Devlet’in özel komisyonunun hazırladığı, genel kurulunun kabul ederek Meclisi Mebusuna gönderdiği vilayetler idaresi kanunu tasarısının, Meclis genel kuruluna geldikten sonra Balkan Harbi nedeniyle kadük kalmasından üzerine 1913 yılında göreve gelen hükümet tarafından bazı değişikliklerle geçici kanun (kanun hükmünde kararname) olarak yayınlanmasıyla oluşmuştur. Bkz. Tönük, Türkiye’de İdare Teşkilatı, s.222 vd.

251 “Vilâyetin şuabatı idaresinden ittihaz olunan mukarrerat aleyhine alâkadaran tarafından vuku bulan itirazat meclisi idareyi vilâyetçe tetkik olunur. Meclisi idarei vilâyetin mukarreratının mercii tetkiki Şûrayı Devlettir.” Ibid., s.244

252 Ibid., s.249, 254

253 İlk derecede idare ve vergi mahkemeleri, itiraz derecesinde bölge idare mahkemeleri ve temyiz derecesinde de Danıştay olarak kurulan idari yargı örgütünün, idarenin ihtiyaçları ve tarihsel mirasla belirlenen yapısı, idareden kısmen organik ve büyük ölçüde de fikren olmak üzere tam olarak bağımsızlaşamamıştır. İdari yargı, idarenin kaburga kemiğinden yaratılmıştır.

254 Shaw, “The Origins of Representative Government in the Ottoman Empire ...”, s.110; Osmanlı’nın ilk parlamentosunun oluşumunda da, temsili taşra meclislerinde kazanılan deneyim önemli etkiye sahip olmuştur. Ortaylı’nın belirttiği gibi, “Vilâyet idare meclisleri bütün kusurlarına rağmen ilk yönetime katılım, 1877’deki Meclis-i Mebusan ise siyasal katılım örneğidir. Meclis-i Mebusan’ın geleneği, vilâyetlerdeki idare meclislerinde ... ilk parlamentomuz siyasal gruplardan değil, tek tek vilayetlerden gelen temsilcilerden oluşmuştu(-r). ... Mebuslar; vilâyet meclislerinde müzakere usulü ve adabı bakımından belirli bir deneyim edinmişlerdi(-r). Meclis-i Mebusanda, vilâyet idare meclislerinin bu geleneği çok hakimdi(-r).” Ortaylı, Tanzimat Devrinde Osmanlı Mahallî İdareleri, s.95, 96

255 Abdülmecit Mutaf, Osmanlı Arşiv Belgelerine Göre Şûra-yı Devlet (1868-1922/1284-1342), İzmir 1997, Yayımlanmamış Yükseklisans Tezi

256 Shaw, sözkonusu meclisleri bu çerçeve içinde açıklamaktadır. Shaw, “The Central Legislative Councils in the Nineteenth Century ...”, s.51-84

257 Stanford Shaw, Ezel Kural Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, c.II, Cambridge University Press, 1985, s.76

258 Karal, 1876’da, Abdülaziz devrinin sonunda mevcut olan meclisleri saymaktadır: “Meclisi Has veya Meclisi Vükelâ, Devlet Şûrası, Meclisi Âli-i İcraat, Dari Şûrayı Askerî, Meclisi Tophanei Âmire, Meclisi Maliye, Divanı Muhasebat Meclisi, Nafıa Meclisi, Meclisi İdare-i Zabıta, Posta ve Telgraf Meclisi, Sıhhiye Meclisi, Bahriye Meclisi, Meclisi Maarif.” Karal, Osmanlı Tarihi, Birinci Meşrutiyet, c.VIII, s.142

259 Shaw, Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, c.II, s.76; Bu konuda daha kapsamlı bir inceleme için bkz. Shaw, “The Central Legislative Councils in the Nineteenth Century ....”, s.51-84

260 Ayrıntılı bilgi için bkz. Mumcu, Hukuksal ve Siyasal Karar Organı Olarak Divan-ı Hümayun.

261 Bu paragraftaki bilgiler, (Shaw, “The Central Legislative Councils in the Nineteenth Century ...”, s.51-53)’ten özetlenmiştir.

262 Engelhardt, had sistemin etkisinden kurtulmada, Tanzimat sonrasında kurulan Meclisin de etkisi olamadığını savunmaktadır. Ona göre, Gülhane Hattı Hümayunu’ndan sonra, yabancı ülkelerden ithal edilerek kurulan reform meclisinin, devlet görevlilerinin, üstlerine tabiiyet ve saygı alışkanlığında hiçbir etkisinin olmadığını, bunun da doğal olduğunu belirtmektedir. Engelhardt,
Yüklə 1,28 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   21   22   23   24   25   26   27   28   29




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin