Türkmenistan



Yüklə 228,58 Kb.
səhifə6/13
tarix09.01.2019
ölçüsü228,58 Kb.
#93914
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   13

PAKİSTAN


Hindistan ile Keşmir bölgesi üzerine devam eden tartışmalar devam etmektedir. Keşmir sınırında düzenlenen bombalı saldırılar sonucunda çok sayıda sivil ve asker hayatını kaybetmektedir. Diğer yandan kuzey komşusu Afganistan’da yaşanan olaylar Pakistan içinde de etkisini göstermektedir. Sınır bölgesinde mülteci geçişlerinde güvenli bir yol bulamayan Pakistan’da bir mülteci otobüsü üzerine kimliği belirsiz kişilerce silahla ateş açılmış ve çok sayıda mülteci hayatını kaybetmiştir. İşkencede önemli bir sorun olarak varlığını devam ettirmektedir.

2004 yılı içerisinde bir çok camiye ve toplu gösteri merkezlerine bombalı saldırılar yapılmıştır. İmam Hüseyin’i anma törenlerine çıkan olaylarda 44 kişi hayatını kaybetmiştir.

Yine üst düzey bir din adamının öldürülmesi ülke içindeki istikrarsızlığı göstermektedir. İçişler Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada son 18 ay içerisinde yaklaşık 330 kişi hayatını kaybetmiştir. Özellikle Keşmir,Belucistan ve güney şehirlerinde çıkan çatışmalar hala güncelliğini korumaktadır.

 HİNDİSTAN


Hindistan’ın bir çok eyaletinde polis ve isyancı grupların çatışmasında yüzlerce insan öldü. Yüzlerce insan gözaltına alındı ve yargısız infazlara maruz bırakıldı. Özellikle Maoist gruplar ile çıkan arbedelerde çok sayıda ayrıkçı insanın gözaltına alındığı ve işkencelere tabi tutulduğu bildirildi. Burma sınırı yakınlarındaki 2.4 milyon insanın yaşadığı Manimar eyaletinde Temmuz ayında 33 yaşındaki bir isyancı kadının öldürülmesi sonrası şiddetlenen olaylarda çok sayıda insan hayatını kaybetti. Yoksulluk ve sefaletin hüküm sürdüğü ülkede pek çok insan salgın hastalıklardan ötürü hayatını kaybetti. 2004 yılı içerisinde resmi olarak 5 ve gayri resmi rakamlarca 6 milyon insanın ise AIDS vakası ile karşılaştığı belirtiliyor. Geçim sıkıntısından dolayı bir çok kadının da bebek ve çocuklarını sattığı bildirildi. Hindistan ile Pakistan arasında yıllardır sorun olan Keşmir’de de birçok insan yapılan saldırılar sonucunda yaşamlarını yitirmişlerdir. Otobüslere bombalı saldırılar

düzenlenmiştir. Aynı şekilde halkın toplu olarak bulunduğu yerlere de bombalı saldırılar düzenlenmiştir. Bölgede yerleştirilmiş mayınlar da birçok insanın hayatına mal olmuştur. Ayrıca, Hindu militanların bir aileye mensup 3 kişinin başını kestiği bildirilmiştir. Yine Keşmir’in Hindistan’a ait bölgesinde mayınların patlamasıyla askerleri taşıyan sivil bir araç infılak olmuş ve 2’si sivil olmak üzere 11 kişi yaşamını yitirmiştir. 15 Kasım’da yaşanan bir olayda da silahlı kişilerin bir eve girerek birisi kadın olmak üzere beş kişiyi öldürmüşlerdir. Ayrıca, 20 yaşındaki bir kızın içinde Hindistanlı askerlerin de bulunduğu 7 kişi tarafından tecavüze uğramıştır. Tüm Partiler Hürriyet Konferansı Başkanı Ghulam Ahmad Mir’in Hindistanlı askerler tarafından yersiz surette tutuklandığı ve işkence gördüğü belirtilmiştir. Hindistanlı askerler tarafından tutuklanan 8,000 kişi de hala kayıp durumdalardır. Temmuz ayı içerisinde de bu olayı protesto etmek amacıyla Kayıp Kişilerin Ebeveynleri Birliği tarafından bir gösteri düzenlenmiştir.



SUUDİ ARABİSTAN

Suudi Arabistan kendi içerisindeki bombalı eylemleri ve çatışmaları önlemede etkisiz olduğu görülmektedir. Her geçen gün bu çatışma ortamından etkilenen sivil ve çocukların sayısında artış gözlemlenmektedir. Özellikle en son Riyad ve El-Hobar’da gerçekleştirilen eylemler sonucunda çok sayıda sivil hayatını kaybetmiştir. Bu sebeplerle ülkede bulunan yabancı gazetecilere ve işçilere karşı da eylemler devam etmektedir.

Mevcut hükümet, El-Kaide ile bağlantıları olduğu iddiaları ile bir çok kişi hakkında soruşturma başlattığı belirtilmektedir. Ülkede güvenlik anlayışına bağlı olarak gelişmekte olan baskıcı tutum basına uygulanan muamelelerde daha ayrıntılı bir şekilde görülmektedir. Nisan ayı içerisinde bir gazeteci tutuklanmış ve Temmuz ayında ise BBC kameramanı öldürülmüştür.

Ülke içinde ve yakın çevresindeki kaos ortamının bir yansıması olarak özellikle zengin şehirlerde çocuk kaçırma eylemlerinin arttığı görülmektedir. Ancak bu eylemlerin devamı olarak ta yabancı işçilere ve özellikle fakir ülkelerden gelen turistlere uygulanan muamele de tartışılmaya devam etmektedir. Ülke içerisinde devam eden bu sorunlar şu an için mevcut rejimin özgürlük yerine güvenlik anlayışını ön plana alan tavrı ile çözülmeye çalışılmaktadır.




FİLİSTİN

Filistin'de uzun yıllardır süre İsrail İşgali bu zaman zarfında en fazla etkilenen ve zarar gören taraf masum Filistin halkı olmuştur. Nitekim, 2004 yılında da sivillere yönelik birçok saldırı meydana gelmiş ve bu saldırılarda yaklaşık 650 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu rakamın dörtte biri çocuklardan oluşmakta, çocukların dışında kadınlar, görev başındaki sağlık memurları, öğrenci ve öğretmenler de büyük bir yüzde oluşturmaktadır. Kısaca insanın en temel hakkı olan yaşama hakkı Filistin topraklarında tehdit altında olmaya devam etmektedir.

Filistin'de sağlık koşulları da oldukça kötü durumdadır. İsrail askerleri ambulansları bombalamakta ve sağlık personellerine silahlı saldırılar gerçekleştirmektedir. İsrail kontrol noktalarında doğum yapan annelerin yarısından fazlasının çocuğu ölü olarak dünyaya gelmekte, ayrıca yüzlerce acil hasta kontrol noktalarında can vermeye devam etmektedir.Hastahanelerde personel ve ekipman eksikliği nedeniyle çok zor koşullar altında çalışılmakta, hatta ilaç sıkıntısı yaşanan bazı merkezlerde narkozsuz ameliyatlar gerçekleştirilmektedir.

Filistinli direnişçilerin bir çoğu, İsrail hapishanelerinde işkence gördüklerini ifade etmektedirler. Yapılan bu insan hakları ihlallerini belgelemek için bir heyet oluşturulması talebinde olan bu Filistinliler ellerinde bir çok delil olduğunu belirtmişlerdir.

İsrail’in Filistinlileri tecrit etmek amacıyla inşa ettiği ‘Ayırım Duvarı’ da yeni bir insan hakları ihlali olarak karşımıza çıkmaktadır. Uluslararası arenada da Lahey Adalet Divanına kadar taşınan bu duvar insan hakları örgütleri tarafından da yoğun şekilde eleştirilmesine rağmen İsrail bu sesleri kulak arkası ederek duvar inşasına ısrarla devam etmektedir. Hangi gerekçeyle olursa olsun Filistinlileri çevreleyerek bu toprakları açık cezaevine dönüştürmek insan haklarıyla uyuşmayan bir tecrit operasyonudur. Bu duvarın inşasıyla birlikte aileler parçalanmakta, eğitim almak isteyen çocuklar okullara gidememekte ve Filistinlilerin geçim kaynakları olan toprakları bölünmektedir.Ayrıca Kudüs Üniversitesi topraklarına da el koyan duvar eğitim hizmetlerine de zarar vermiştir. Bu duvar nedeniyle Filistinlilerin 165 dönüm arazisi gasp edilmiş, 140 ev yıkılmış, 4400 ev zarar görmüş, duvar arazileri üzerinden geçtiği için 400 aile sürgün edilmiş ve tarihi eserler ve zeytin ağaçları tahrip edilmiştir. Ayrıca duvarla birlikte İsrail, bölge halkı için hayati önem taşıyan su kaynaklarının dörtte birine el koymuştur. Hastane ve sağlık kurumlarının çoğunun duvar dışında kalması ise başta çocuklar, hamile bayanlar, yaşlılar ve acil durumda olanları mağdur durumda bırakmıştır. BM duvarın uluslararsı hukuğa aykırılığını 144 ülkenin evet oyuyla kabul ederken içinde ABD’nin de bulunduğu yalnızca 4 ülke hayır oyu vermiştir. Bu durum, uluslararası boyutta da İsrail'in hukuksuz uygulamalarını resmetmektedir.


Yüklə 228,58 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   13




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin