ÜNİte 1 İŞ GÜvenliĞİ İle iLGİLİ temel kavramlar



Yüklə 0,85 Mb.
səhifə2/10
tarix02.11.2017
ölçüsü0,85 Mb.
#27176
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

NLP'nin Faydaları





  • Algıların genişlemesi

  • Dilin doğru kullanımı

  • Davranış modellemesi

  • İçimizdeki kaynakların kullanılması

  • Ruh halinin değişmesi

  • Kolay uyum sağlama

  • Korkulardan kurtulma

  • Özgüven


NLP nerede kullanılır ?
NLP yi iletişim süreçlerinin önem arzettiği birçok alanda etkili biçimde kullanabilirsiniz. Iletişimin ve kişisel potansiyelimizin önemli rol oynadığı her alanda NLP ile etkinliğinizi artırabilirsiniz.


İş Dünyasında NLP
İş dünyasında temel dinamiklerin oluşumu, sağlıklı iletişim süreçlerinin gelişimine bağlıdır. Karşılıklı iletişim, etkileşim ve güven ortamının yaratılması, hedeflerin iyi düşünülmüş, açık ve ekolojik yani sistem ile uyum içerisinde olması ve esnekliğin geliştirilmesi gibi alanlarda NLP stratejik yaklaşımlar sunar. İş dünyasında her geçen gün giderek önem kazanan bu yaklaşımlar, günümüzde insan kaynakları uzmanları ve şirket içi eğitim personeline teknik ve stratejik destek sağlayan vazgeçilmez bir repertuvar haline geldi. Herkesin öznel dünyası  farklıdır. Farklı  uzmanlık alanı, kültür yada tecrübelerin biraraya geldiği iş ortamlarında bu mozaiğin yapı taşları daha da çeşitlilik kazanıyor. Burada biraraya gelen insanların etkileşiminden bir bütünün oluşması ve tüm farklılıklara rağmen, çalışanların huzurlu bir iş ortamı içerisinde ve ortak amaçlar doğrultusunda verimli bir alışveriş gerçekleştirilebilmeleri, organizasyonun yapısı ve şirket yönetiminin kararlarına bağlı olduğu kadar çalışanlarında iç-dış iletişim kurma becerileriyle de yakından ilgilidir.

İnsan kaynakları yönetimi, günümüzde tüm modern organizasyonlar için vazgeçilmez bir öneme sahip. Birçok yönetici, kurumsal danışman, ve insan kaynakları yöneticisi NLP araçlarından faydalanarak, kurumsal yapılanma, takım oluşturma, kalite yönetimi ve vizyon yaratma gibi alanlardaki etkinliğini geliştiriyor. Online ve telefon müşteri  hizmetleri, satış ve pazarlama departmanları ve şikayet yönetimi alanlarında da NLP her geçen gün daha yoğun kullanım alanı bulmakta.



Geçmişimiz bize acı veriyorsa nasıl geçmişimizle barışık olabiliriz’.İşte NLPnin en çok sevdiğim yönlerinden bir tanesi de NLP yle geçmişin yeniden düzenlenerek acılarının sona erdirilebilmesi ve kişinin geçmişiyle barıştırılmasıdır. Bu konu hepimizin hayatında köklü değişimler yapabilecek, hepimize yeni bir hayat sunan, kendi iç dünyamızı istediğimiz şekilde geliştirebilme imkanı sunan çok önemli bir konu olduğu için size bir örnek vermek istiyorum. Bana gelen bir doktor arkadaşım girişimci olamadığından, önüne çıkan imkanları değerlendiremediğinden, risk almaktan korktuğundan bahsetmişti. NLP’nin ona uygun yöntemiyle iç dünyasına girip baktığımızda, çocukluk döneminde babası yurtdışında olduğu için annesinin onu çok koruması, onun hayatı tanımasına engel olması ve yaşadığı bir takım ezikliklerden dolayı kendine olan güveninin ve hayata karşı cesaretinin azaldığını gördük. Ona geçmişini yeniden düzenlememiz gerektiğini söylediğimde;o da bana’ geçmişe dönmek bana sıkıntı veriyor , bu yüzden bu yaşıma kadar geçmişimden hep kaçtım ,şimdide geçmişe dönmemin bana sıkıntı vermesinden korkuyorum’ dedi.Bende ona ;eğer geçmişe şimdi dönüp geçmişini düzenlersek ,geçmişin acılarını bitirip geçmişinle barışırsan sıkıntıyı bir kere yaşarsın , ömür boyu rahat edersin ;eğer geçmişe dönüp acıları bitirmezsek sen (bilinçli aklın) belki farkında olursun ,beklide olmazsın ama ömür boyu bu acılarla yaşarsın dedim .O da biraz düşündükten sonra haklısın başlayalım dedi.Son seansta, artık gülümseyen yüzü ,parlayan gözleriyle ve huzur dolu kalbiyle sürekli geçmişinden bahsediyordu…
Kişisel Gelişimde NLP
Birçok insan NLP' i kendi kişisel gelişimi için kullanıyor. Sizi kısıtlayan korkuların, alışkanlıkların ve benzeri etkenlerin üstesinden gelip, sizi hedefleriniz doğrultusunda destekleyen yeni davranış seçeneklerinin oluşturulmasında NLP size destek sağlar. NLP'nin temel varsayımları ve özel uygulamaları, geçmişten gelen korkularınızı, kısıtlayıcı inançlarınızı, zarar veren alışkanlıklarınızı değiştirmede size yardımcı olacak etkili çözümler sunarak yaşam enerjinizi yeniden keşfetmenizi sağlar. NLP bu süreci, iletişim kurma, tepki verme ve hissetme seçeneklerinizi zenginleştirerek destekler. Daha fazla seçeneğe sahip insanlar, daha isabetli tercihlerde bulunabilirler. Yaşamınızdan memnun değilseniz, NLP sizlere belki de daha önce üzerinde hiç düşünmediğiniz yeni yaşam alternatifleri sunabilir.
Yaratıcılıkta NLP
Birçok sanatçı, yazar ve yorumcu, almış oldukları NLP eğitimlerini, yaratıcı ruhu kamçılayan ya da engelleyen birçok etmenin açığa çıkmasına sağladığından, çok değerli buluyorlar. Bu alanda tanınan NLP uygulamalarından bir tanesi Robert Dilts tarafından Amerika’da geliştirilen Disney- Stratejisidir. Bu ve benzeri uygulamalar, belki de eğitim ve şartlanma sürecinizde körelmiş olan yaratıcı kaynaklarınıza yeniden keşfedip yaşama yansıtmanızı destekleyecek.
Eğitimde NLP
NLP'nin temel amaçlarından biri de, tam  öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini ve yeni bilginin daha önce var olan bilgiler ile etkileşimini anlamak. Bu alandaki araştırmalar sayesinde, günümüzde birçok etkili öğrenme ve öğretme stratejisi geliştirilebilmiştir. NLP teknikleri, velilere, antrenörler ya da eğitmenlere, çocuklarının ya da öğrencilerinin daha başarılı sonuçlar almalarını sağlayacak olan metod ve uygulamalar sunar. Bundan dolayı eğitim öğretim alanında çalışan birçok öğretim görevlisi bazı temel NLP aracını,  ders metodolojisine ve sınıf yönetimi alanındaki çalışmalarına entegre etmiştir. NLP, gruplarla birlikte çalışan insanların, mesleklerini daha başarılı uygulayabilmelerini sağlayacak olan araçlar sunar.
NLP'nin tüm model ve teknikleri özünde iki temel varsayıma dayanmaktadır :


1. Harita yaklaşımı :
Çevremizden, sürekli olarak, işleyebileceğimizden çok daha fazla miktarda uyarı alırız ve bu bilgileri kişisel filtrelerimizden geçirerek algılarız. 'Kişisel filtre', insanın yapısına, düşünce tarzına, inançlarına, o anda içinde olduğu fiziksel-ruhsal duruma... baglıi olarak değişir. Yani bir başka deyişle, biz çevreden gelen uyarıları, hep kendi yorumumuzu katarak algılarız. Dolayısı ile mutlak gerceği değil, algıladığımız gerçeği bilir, ona göre davranırız. Herkesin kendine göre oluşturduğu bu 'gerçek'lere 'harita' (veya nöro-lengüistik harita) diyoruz. Davranışlarımızı kısıtlayan ya da çeşitlendiren de bu haritalarımızdır, mutlak gerçekler değil.


2. Sistem yaklaşımı :
Gerek insanın kendi içindeki süreçler, gerekse diğer insanlarla ve çevresiyle etkileşimi sistemseldir. Kişiler, toplumlar ve evren, birbiriyle sürekli etkileşim halinde bulunan karmaşık bir sistemler ve alt-sistemler bütünü oluşturur. Bu sistemin herhangi bir parçasını sistemden ayırmak (izole etmek) olanaksızdır.

Bir sorun karşısında ne kadar çok davranış alternatifi varsa başarı şansı da bu çeşitlilik oranında artar. Mükemmel kişiler, çok çeşitli bakış açıları ve çok sayıda davranış seçenekleri içeren haritalara sahip olan kişilerdir.


NLP, bakış açılarını ve davranış seçeneklerini artırma, zenginleştirme yöntemleri sunar. Çok secenek sahibi olmak kişiyi mükemmelliğe yaklaştırırken, çok çeşitli bakış açılarına sahip olmak da olgunlaştırır.
Empati: Olayları, insanları, davranışları, dünyayı algılama şeklinizi değiştirdiğinizde, farklı gözle bakmayı öğrendiğinizde empati aşamasına gelirsiniz. Bu aşamaya geldiğinizde iletişiminiz mükemmelleşir. İletişimin önemini günlük yaşantınızdaki olayları derinlemesine düşündüğünüzde daha iyi anlarsınız.

"Bir gün hastaneye ağır hasta bir kız çocuğu getirirler. Çocuğun tek yaşama şansı 5 yaşındaki kardeşinden acil kan nakli yapılmasıdır. Küçük kardeş, aynı hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığı yok eden bağışıklık oluşmuştur.


Doktor, durumu 5 yaşındaki çocuğa anlatır ve ablasına kan verip veremeyeceğini sorar. Küçük Çocuk bir an duraksar. Sonra derin bir nefes alır ve; 'Eğer kurtulacaksa kanımı veririm' der. Küçük kardeş kan nakli yapılırken ablasına bakar ve gülümsemeye çalışır, Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlar. Ama küçük çocuğun rengi de giderek solmaya başlar. Gülümsemesi de gittikçe yok olur. Titreyen bir sesle doktora sorar:
'Hemen mi öleceğim?'
Küçük çocuk doktoru yanlış, anlamış, ablasına vücudundaki tüm kanı verip öleceğini sanmıştır. Aslında küçük çocuk yanlış, anlamamıştır, doktor konuyu iyi anlatamamıştır. Burada önemli olan, doktorun söylemek islediği değil, çocuğun ne anladığıdır."

NLP bir davranış biçimidir:


Merak ve macera duyguları tarafından biçimlendirilmiştir. Hayata, az rastlanan bir öğrenme fırsatı olarak bakar. insanları etkileyen iletişim biçimleri ve nelerin öğrenmeye değer olduğu konularında ustalaşmayı amaçlar.

NLP bir teknolojidir:
NLP, öğrenen kişinin algılarını ve bilgilerini, bir zamanlar imkansız gibi görünen sonuçlara ulaşmak için organize edebilmesini sağlar.
NLP'nin sistematiğini şöyle açıklayabiliriz.
Sistem, temelinde iki ana başlıktan oluşur;


  1. Sistemi anlama

  2. Sistemi uygulama / uyarlama
     

  1. Sistemi anlama:

Bu adını, NLP'nin bakış açısını öğrenme aşamasıdır. Burada NPL'nin varsayımlarını çok iyi özümsemek gerekiyor. 'Sinir' olarak Türkçe'ye çevrilen "Neuro" kelimesi ile anlatılmak istenen, vücudun sadece %2'sini (genellikle 1369 gram civarında) oluşturan beynin ta kendisidir. Birçoğumuz beynimizi etkin ve bilinçli bir biçimde kullanamıyoruz. Beyin, kapama düğmesi olmayan bir makineye benzer. İnsanların çoğu beyinlerinin esiridir. Sanki otobüsün sürücü koltuğuna zincirle bağlanmışlardır ve direksiyon başkasındadır. Beynimize yön vermezsek, ya kontrolden çıkmış bir halde bir yere çarpıp duracak, ya da bizim adımıza kontrolü başkaları ele geçirecektir.


Kendini anlama ve çevreyi algılama:
Çevremizde olan biteni beş duyumuzla algılayıp yorumluyoruz. Gördüklerinize, duyduklarımıza ve hissettiklerini ize inanıyoruz. Çevremizde olan biteni algılayıp yorumlamamız ve bu yorumun bize özgü olması, kişisel zillin haritamızın çerçevesini oluşturur. Bu kişisel harita bizim gerçekliğimizdir, yani bilim anlayışımızdır ya da bilincimizdir. Ancak herkesin zihin haritası farklıdır, bunun için kişilerin zihin haritaları gerçek dünyayı göstermez.
Bunu kabul ettiğiniz anda, farklı açılardan bakmayı öğrenirsiniz. Sizin yaşamakta olduğunuz deneyimlerin, dünyayı algılamaya yetmediğini fark edersiniz. Dünyayı ve çevremizi algılamaya devam ettiğimiz sürece, haritalama ve çerçeveleme süreçleri devam eder.

Haritamız ve beynin elektrokimyasal bir çalışma sistemi vardır ve kişisel haritamız, beynimizin sinirsel ağının çalınması ile oluşur. İnsanların kişisel haritaları hayatları boyunca yaşadıkları deneyimler sonucu oluşur. Bu süreçte, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde zihinsel filtrelerimize pek çok şeyi ekleyebilir veya çıkartabiliriz. Yani zihnimizi gerçekten değiştirebiliriz. NLP bize bu değişiklikleri bilinçli olarak yapma ve istediğimiz sonuçlara ulaşma şansını verir.

Peki sizin gerçeğiniz, yani haritanız nedir? Bizler bu dünyayı, olayları, nesneleri kendi algılama filtrelerimizi kullanarak görüyoruz. Hiçbir şeyi
olduğu gibi görmüyoruz. Bizim gerçekliğimiz (haritamız) bizim sübjektif ve sınırlı algılarımızdır, gerçek dünyayı göstermez. Bu görüş bazı kişilere
şaşırtıcı gelebilir. Başka insanların deneyimlerini keşfettiğinizde ve farklı yorumlama yeteneğinizi geliştirdiğinizde, öğrenme becerilerimiz geliştirebilirsiniz. Bizim atasözlerimiz de çok doğru saptamalar yanında, yanlış saptamalar da vardır. Bunlardan birisi şu sözdür: 'Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.' Alışkanlıkların değişmeyeceğini anlatmak için söylenmiş olan bu söz, algılarımızın değişmeyeceğini iddia ettiği için yanlış bir yönlendirme yapmakladır. Aslında gerçek şudur: Değişmeyi istiyorsanız değişirsiniz.
Yeniden çerçeveleme:
Bu tanım, dünyayı algılama alışkanlıklarımızı değiştirmeyi ifade eder. Kendi gözlüğümüzü çıkartıp, başkalarının gözlüğü ile bakabilmektir. Aynı yere bakıp, farklı şeyler görebilmektir. Empatinin temelidir. Şu küçük hikaye yeniden çerçevelenmeye güzel bir örnektir:
"Ayakkabı üreticisi bir firma, pazar araştırmaları için bir elemanını geri kalmış bir bölgeye göndermiş. Bu bölge de çağın nimetleri adına hiçbir şey yokmuş. İnsanlar yarı çıplak ve yalınayak dolaşıyorlarmış. Bölgeyi inceleyen eleman şirket merkezine şu raporu vermiş:
'Burada ayakkabı kullanan yok. Bu bölgede ayakkabı satamayız'

Şirket, bir süre sonra başka bir elemanını aynı bölgeye göndermiş. Yeni giden eleman, bölgeyi incelemiş ve şu raporu göndermiş:


'Bu bölgede müthiş bir potansiyel var. Hiç kimse ayakkabı kullanmıyor. Buraya derhal 40.000 çift ayakkabı gönderin.

" Yeniden çerçeveleme, olayları yaptığımız faaliyetlerin bir sonucu olarak görmektir. NLP'nin "Sizin başarısızlık diye yorumladığınız şey, sadece bir sonuçtan ibarettir" şeklinde anlatılan varsayımı, yeniden çerçevelemenin özetidir. Edison'un yüzlerce denemeden sonra elektriği bulamaması konusunda ne düşündüğünü soranlara; "Başarısızlığa uğramadım. Sadece ampulün bulunmayacağı bir yol daha keşfettim" demiş. Demek ki, başarısızlığa uğradığımızı düşündüğümüzde, moralimizi bozmadan, içinde bulunduğumuz, (durumu, yaptığımız çalışmaların sonucu olarak göreceğiz. Nerede yanlış yaptığımızı araştıracağız. Olaylara farklı gözlükle bakmayı deneyeceğiz. Bu konuda Einstein'in ünlü sözünü hatırlayın:


"Problemleri, onu ortaya çıkaran seviyede çözemezsiniz. Bir üst aşamaya geçmelisiniz."


  1. Uygulama / Uyarlama:

Bu aşama, yapmak istediğimiz şeyleri nasıl yapacağımızı, nelere ihtiyacımız, olduğunu anlatır. Kendimizle ilgili olarak bilmemiz gereken dört konu var. Bunları, yolculuğa çıkmadan önce yapacağımız hazırlıklara benzetebiliriz.




  1. Yapacağımız şeye yeterince inanıyor muyuz?

  2. Yeterince bilgili miyiz?

  3. Bu işi yapabilecek becerilere sahip miyiz?

  4. Kişilik özelliklerimiz nelerdir ve özelliklerinizin geliştirilmeye ihtiyacı var mı?

Bu konularda hazırlıklarınızı kontrol ettikten sonra yolculuk başlayabilir. Buradan sonra stratejilerinizi uygulamak, öğrendiklerinizi amaçlarınıza uyarlamak zamanı gelmiştir.





  1. Hedeflerini açık olarak belirle:
    Nereye gideceğinizi bilirseniz, rotanızı daha kolay belirleyebilirsiniz. Bunun için yolculuğa çıkmadan önce nereye gitmek istediğinizi belirlemek çok önemlidir.

  2. Harekete geç:
    Başlamak bitirmenin yansıdır derler. Bu ilke hayalperestlerle başaranların arasındaki farkı gösterir. Başarılı insanlar bir yerden başlayanlardır.

  3. Attığın adımları kontrol et:
    Bir yolda yürürken, attığınız adımların sonuçları veya gelişmelerini çok iyi izlemek ve analiz etmek zorundasınız. Burada sezgileriniz, gözlemciliğiniz, aldığınız geri bildirimler çok önemlidir.

  4. Davranışlarında esneklik geliştir:
    Attığınız, adımların sonuçlarını erken görmek, başarısızlık olarak algıladığınız durumdan kurtulmak
    için taktik değiştirmenizi sağlayacaktır


NLP nin varsayımları...
Varsayımlar tartışılmaz, evrensel gerçekler, ya da kesin doğrular değildir. Amaç, etkin iletişim, gelişim ve değişim süreçlerine uygun bir zemin sağlayan bu varsayımların doğruluğundan yola çıkarak, dünyayı algılama, yorumlama ve davranış biçimi seçeneklerimizdeki gelişimi sağlamaktır.

"İnsanlar, kendi yaşamlarını istekleri doğrultusunda  şekillendirebilmek ve gerek gördüğünde değiştirebilmek için ihtiyaç duyduğu tüm kaynaklara kendi içinde sahiptir."

NLP’ deki amaç, ihtiyaç duyulan kaynaklara (resource), istenilen zamanda istenilen yerde ulaşabilmek ve bunlardan en iyi düzeyde yararlanmaktır.


" İletişimde hata yoktur, sadece geri bildirimler (feedback) vardır."

 Karşıdan alacağımız tüm tepkiler ya da elde ettiğimiz sonuçlar bizim içim bir geri bildirim ve böylelikle bu sonuçlardan öğrenebileceğimiz faydalı bilgiler niteliğindedir. Geri bildirimler, uygulamış olduğumuz yöntemin bizi çözüme ya da hedefe yaklaştırıp yaklaştırmadığı konusunda bilgi vererek, gerektiği takdirde bizi yeni çözüm yolları aramaya davet eder.



"Kurmuş olduğumuz iletişimin anlamı, karşımızdan almış olduğumuz yanıtta saklıdır."

İnsanlar belli bir amaç ya da beklenti çerçevesinde başka insanlarla iletişim kurarlar. Karşımızdakinden beklediğimiz tepkiyi alamamak, iletmiş olduğumuz bilginin karşımızdakine istenilen şekilde ulaşmadığını gösterir. Bu durumda olumsuz tepki göstermek ya da ısrar etmek yerine davranışımızı değiştirmek bizi istenilen sonuca daha çabuk ulaştıracaktır.



"Birşey istediğin sonucu vermiyorsa yeni bir şey dene."

Bu varsayım bir çağrı niteliğindedir ve etkilerimiz sonucunda aldığımız her türlü tepki (istenmeyen sonuçlar dahil), bir geri bildirim yani bizim için faydalı bir bilgi içerdiğinden, istediğimiz sonucu alana kadar davranışlarımızda esnek olup, yeni şeyler denemeye davet eder.



"Harita arazinin kendisi değildir."

Her insanın, dünyanın nasıl bir yer olduğu konusunda zihninde bir temsil vardır. Zihnimizdeki bu temsillerden hiçbiri dünyayı gerçekten olduğu gibi yada eksiksiz yansıtmaz. İnsanlar ise zihinlerinde bulunan bu haritaya, yani temsile tepki gösterirler, gerçekliğin kendisine değil.



"Her davranışın altında olumlu bir niyet yatar."


"Ne kadar çok tercih imkanımız varsa, o kadar iyi."

İnsanlar sahip oldukları davranış seçeneklerinden, o an için en uygun olanını seçerler. En geniş davranış seçeneği, yani tercih reperatuvarı olan kişi, kompleks sistem dinamiği içerisinde esnekliği sayesinde durumu daha iyi kontrol edebilir.


İlk bakışta olası olumsuz etkileri göze çarpsa dahi, her davranışın onu uygulayan kişi için olumlu bir işlevi vardır ve bu çerçevede anlaşılmaya çalışılmalıdır.
KİŞİSEL ZAMAN YÖNETİMİ
Zamanınızı daha iyi yönetebileceğinize dair planlar yapmadan önce önemli olan, hangi alanlara daha çok zaman ayırmanız gerektiğini bilmektir. En önemli olan alanı başa alıp, ona yönelik çalışmalar yapmak, daha rahat bir uygulama planı hazırlamanıza imkan sunacaktır.

Şimdi aşağıdaki soruları okuyarak, “evet” ya da “hayır” şeklinde cevaplayınız.



ÖNCELİKLERİNİZ:


  1. Asli görevinizin ana unsurlarını bildiğinizden emin misiniz?

  2. Hayatinizin hangi alanına ne kadar vakit ayırdığınızı biliyor musunuz?

  3. Bu yıl içinde, önümüzdeki 3 ve 5 yıl içinde ne yapmak istediğinizi biliyor musunuz?

  4. Hangi görevin daha önemli olduğunu rahatlıkla belirleyebiliyor musunuz?

  5. Rutin islere gerektiğinden fazla vakit ayırıyor musunuz?

  6. Önemli konulara yönelik düşünce ve planlama faaliyetlerine ayırabilecek yeterli zaman bulabiliyor musunuz?

AŞIRI ÇALIŞMA:


  1. İsin zamanında yapılmasına yönelik stres ve endişe yasıyor musunuz?

  2. Gerçekten yapacak çok isiniz olup olmadığını biliyor musunuz?

  3. Çok meşgulken bile ekstra islere “evet” diyor musunuz?

  4. Is uğruna sosyal faaliyetlerinizden vazgeçer misiniz?



GÖREVLENDİRME:



  1. İsleri başkalarına vermektense kendiniz mi yapmayı yeğlersiniz?

  2. Belli isleri yapılmak için diğerlerine vermeyi isinizin önemli bir parçası olarak görüyor musunuz?

  3. İsin nasıl verilmesi gerektiğini planlıyor musunuz?

  4. Verdiğiniz isleri yapan kişiler o is üzerinde çalışırken onları yetiştirmek ve destek olmak konusunda istekli misiniz?

PLANLAMA:


  1. Ekstra bir is yapmak için zamanınız olup olmadığından her zaman haberdar misiniz?

  2. Eve is götürüyor musunuz ya da isi bitirmek için geç saatlere kadar iste kalıyor musunuz?

  3. Bir gün içinde yapmak zorunda olduğunuz isin hepsini bitirmenin imkansız olduğunu düşündüğünüz oluyor mu?

  4. Randevularınıza sık sık geç kalır mısınız?



TEKNİKLER:


  1. İşlerinizi sık sık yarına bırakır mısınız?

  2. Bir sohbeti bitirmeyi zor bulduğunuz anlar oluyor mu?

  3. Telefon konuşmalarının ya da kişilerin sizi isinizden alıkoymasına izin verir misiniz?

  4. Toplantıların zaman kaybı olduğunu düşünür müsünüz?

  5. Uğraşmanız gereken çok sayıda okunacak belge var mı?



Bu sorulara “doğru” ya da “yanlış” diye cevap vermeyeceksiniz. Bu çalışma sadece size faydalı olabilecek metodları belirlemeye yöneliktir.
Aynı zamanda hangi alanlara daha çok zaman ayırmak istediğinizi de öğrenmiş olacaksınız.

“Evet” denecek sorular:

1,2,3,4,6,8,12,13,14 ve15

“Hayir” denecek sorular: 5,7,9,10,11,16,17,18,19,20,21 ve 22


MOTİVASYON YÖNETİMİ

Giriş
Rakipleriniz şirketinizin ürünlerini, sistemlerini, yapısını ve stratejilerini kopyalayabilirler ancak şirketinizdeki güven ortamını ve çalışanlarınızın performansını kopyalayamazlar.

Şirketinizde çaycısından yöneticisine kadar kimseyi mutlu etmek  mümkün değil gibi mi görünüyor? Artık bu işleri öğrendi, tek başına götürebilir dediğiniz personeliniz şirketinizden ayrılıyor mu? Neden bazı kişiler geç saatlere kadar çalışır ve neden bazıları çalışma saatinin bitişi yaklaşırken, bürosunu terk etmek üzere hazırlanmağa başlar? Kişileri farklı şekillerde davranmağa sevk eden faktörler nelerdir? Kişiler ne yönde davranış gösterir? Kişilerin aynı davranışları tekrar göstermesi veya göstermemesi nasıl sağlanabilir? Bu soruların cevabı motivasyon konusu ile ilgilidir. Çalışanların işletmeye bağlılığını, çalışma verimliliğini artırmak, çalışan memnuniyetini sağlamak; motivasyon, motivasyon araçları ve motivasyon yönetimiyle ilgilidir.


1. MOTİVASYON
Motivasyon (güdülüme) dilimizde güdü, harekete geçiren güç olarak yerleşmiştir. Güdüleme insanı harekete geçiren ve hareketlerinin yönlerini belirleyen, onların düşünceleri umutları inançları kısaca arzu; ihtiyaç ve korkularıdır (Fındıkçı, 2000). Motivasyon insan ilişkilerine yön veren en önemli olgulardan biridir. Hangi türde olursa olsun bütün işletmelerin kurum ve kuruluşların ortak hedefi insanların çabalarını amacı gerçekleştirmeye doğru yoğunlaştırmaktır. İş ne olursa olsun sonuçta istenen şey söz konusu işin yapılabilmesi ise insanın istekli olmasını, işi benimsemesini gerektirir. İşte bu isteği sağlayan bireyin motivasyon düzeyidir (Fındıkçı,2000). Motivasyon (güdüleme) iş görenleri çalışmaya isteklendirme ve örgütte verimli çalıştıkları takdirde kişisel ihtiyaçlarını en iyi şekilde tatmin edeceklerine inandırma sürecidir (Yüksel,2000). Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmaya göre çalışanların %97’si motivasyonun verimliliklerine etkisinin çok büyük olduğunu, %92’si  motivasyonun firmalarına bağlılıklarını sağlayan anahtar bir faktör olduğunu belirtmiştir. Çalışanların iş tatmininin yüksek olduğu şirketlerde, %38  daha yüksek müşteri memnuniyeti, %22 daha yüksek verimlilik ve %27 daha yüksek kar elde edildiği saptanmıştır (Hagemann,1997). Birisini bir şeyi yapmaya  zorlayabilirsiniz, ama o kişiyi bu şeyi yapmak istemeye kesinlikle zorlayamazsınız. İstemek için gereken arzu içimizden gelir ve motivasyon da içten zevk almamızı sağlayan içten gelen en büyük güçtür, kendini iyi hissetme  ve verimlilik birbiriyle sıkı sıkıya ilişkilidir. Çalışanlarının performansını en üst düzeyde tutmayı başaran şirketler, üst düzey yönetimin desteğini sağlar, beklentileri düzenli olarak ve açık bir şekilde iletirler, otoriteyi organizasyonun tabanına yayarlar, çalışanlarını problemlere sahip çıkıp çözmeleri için teşvik eder ve başarılı olanları herkesin önünde ve sık sık kutlarlar. Bu şirketler, ücretlerin tek başına çalışanların performansını arttırmadığını  ancak destekleyici bir faktör olduğunu bilirler. Yüksek motivasyonun kaynağı çalışanların işe yaptıkları katkının değerli olduğunu bilmeleri ve işlerini sevmeleridir. Kurumları ile iyi uyum sağlayan ve kurumun değerlerini destekleyen çalışanların, verimliliği yükselir, işe devamsızlık oranları düşük olur ve kurumda kalarak verimi ve iş ahlakını arttırmayı amaçlarlar.
Çalışanların motivasyonu ve tatmini konusunda üç zorluk sizi bekler:

  • Kuruluşunuzda hem üretken hem de mutlu olma potansiyeline sahip insanları işe almak.

  • Şu andaki elemanlarınızın çoğunluğu şevkle çalışmıyorsa gerekli değişiklikleri yapmak.

  • İstediğiniz ortamı sağladıktan sonra bunu korumak.

Bu zorluklar işletme personelinin özeliklerine, işin özelliklerine uygun motivasyon araçlarıyla ve motivasyon yönetimiyle ortadan kaldırılır. Motivasyon araçlarına  ve motivasyon yönetimine geçmeden önce motivasyon teorilerini incelemek gerekir.
Yüklə 0,85 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin