Yabanciya konut satişI, İhracattan daha karli

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 29.28 Kb.
tarix29.10.2017
ölçüsü29.28 Kb.

YABANCIYA KONUT SATIŞI , İHRACATTAN DAHA KARLI


Sinpaş her yıl ürettiği binlerce konut kadar İstanbul Sarayları gibi tematik projeleri ve teknik direktör Jose Mourinho’nun da aralarına olduğu ünlü isimleri reklam yüzü yapmasıyla da tanınır.

Bu yapıyı kuran ve uzun yıllardır yöneten isim Avni Çelik ise genellikle geri planda olmayı tercih eder.68 kuşağının temsilcilerinden Çelik, bu söyleşide hem kendi değişimini hem de Türkiye’nin değişimini anlatırken ,emlaktaki gelişmeleri de yorumladı. Mesela, bugünlerde esneklik getirilmesi beklenen yabancıya konut satışını en karlı ihracat modeli olarak göstermesi gibi.

Türkiye’nin en önemli sorunu:

Cari Açık mı Türkiye Çaresizdi


Büyük bir ülkeyiz sorunlarımız da olacak. Mesela, işsizlik. İlacı yatırım. Ancak Türkiye, yatırıma kaynak olacak kadar tasarruf etmiyor. Bu durumda dışarıdan yatırım gerek. Eski yıllarda durum kötüydü. Fakat 10, yıldır yatırım çekebilecek duruma ulaştık. Yalnız Ortadoğu ne denli enteresansa Uzakdoğu’da öyle olmalı. Avrupa’yı ihmal etmiyorsak ABD’yi ve Rusya’yı da etmemeliyiz. Şimdi cari açık diyorlar ya bir dönem çaresizlikle karşı karşıyaydı Türkiye. 1980’e girerken sadece 1.9 milyar dolar ihracatımız vardı. Petrol faturamız bile 3.4 milyar dolardı. Çünkü ekonomi dışa kaplıydı. Şimdi dünyanın en uzak köşelerinde bile Türk yatırımcı var. Duvarlar kaldırılınca Türk yatırımcısı dünyada koşmaya başladı.

Yabancıya konut satışı:


Hep Beraber Yabancıya Karşıydık


Türkiye’ye uzun yıllar uzaktan kumandalı araçlar giremedi. Çünkü telsiz yayınları yasağı vardı. Uzaktan kumandalı alet getiren 6 aydan 12 yıla kadar yargılanabilirdi. Birileri telsizle örgütler kuracak ve bunlar da Ali devleti yıkacaktı. Bu fobilerle bir çok gelişme durdurulurdu. Bakın ordumuza… Bütün dünyada ABD’de dahil ,ordu, sınır dışında korur ülkeyi. Türkiye’de iç tehdit esasına göre örgütlenmiş. Ama artık anlayış da değişiyor ordu da… Ne yazık ki hep beraber yabancı sermayeye karşı çıktık ve geciktik. Yok ‘10 lira getiriyormuş da 230 lira da kendi ülkesine götürüyormuş’. Götürüyor da istihdam yapıyor ki , bir değer yaratabiliyor.

Ayrıca yabancıya konut satışı çok karlı bir ihracat. Düşünün , 350 milyon dolar değere sahip seramik fabrikamız (seranit9 50 milyon dolar ihracat yapacak. Konutta çocuklar geçenlerde Dubai’de bir fuara katıldılar.40 daire satmışlar. Nereden baksanız 27-28 milyon dolar.

Yabancı 60 hektar arazi alabilme mi?

Faiz artışı yaralar mı?


Kent Daralır Biz Değişmeyiz


Türkiye istikrarı yakaladığı gün , sadece konutta değil, ihracatta da üretim de de yukarı yönlü pike yaptı. Kamu borçlanma ihtiyacı azaltıldı. Likidite arttırıldı ve faizler düşürüldü. İstikrar yabancı ilgisi de arttı.

Fakat, faiz bir günde artınca sektör doğal olarak tahrip oldu. İstanbul’da 110-130 bin arasında konut satılır. Kanaatim , pazarın yüzde 30 daraldığı. Daralacaktır da. Sinpaş’a gelince… Ankara, Bursa ,İzmir ve Gaziantep dışında İstanbul’da yılda 3 bin konut arzımız var. Üzerine talip değiliz. Aritmetiğimiz değişmez. Çünkü bir limanız.


Sadece Bir Kağıt


Geçenlerde Akasya projemizden 3.5 milyon dolarlık bir penthouse satıldı. Para, hesaba derhal geçmiş. Siz karşılığında ne veriyorsunuz sadece bir kağıt. Şimdi dönüp bakıyorum ; yabancı burada 300 dönüm arazi aldığında tapu dairesinden sadece kağıt alıp karşılığında milyonlarca dolar para ödüyor. Arazi yerinde duruyor. Tabii Türkiye tehdit olabilecek bir yatırımı defans edebilecek bir güce sahip.

Bence yabancının alacağı arazi miktarı 60 hektar yerine minimum 100 hektar eşiğine gelmeli. Gerekirse bu alanın daha da büyütülmesi için Bakanlar Kurulu devreye girmeli.

Bakın, bir de Ali ile Henrich ortak bir şirket kurabilirler. Ve Ali’nin buradaki payı sadece yüzde 1 olabilir. Ve onlar isterlerse , biraz mübalağalı olacak ama , 1 milyon dönüm arazi alabilirler. Engel var mı, yok. Çünkü Dünya Ticaret Örgütü’ne üyesiniz. Kurallar böyle.

Üretici Finansman Yapmalı Mı?


İyi Düşünmeli


Anlatacağım modeller içerisinde konut alıcısı riski iyi analiz etmeli. Bir tanesi bitmiş veya bitmeye çok yakın bir proje. 60 ay faizsiz satıştan bahsediliyor. Eğer fiyatta giydirilmiş bir faiz yoksa cazip. Fakat bu şartların bir arada olacağına ihtimal vermiyorum. Aynı teklif inşaatı makul sınırlara gelmemiş bir proje için yapılıyorsa daha da düşünülmeli.

Yıllar evvel Alman Yapı Tasarrufu Sandıkları , dönüşü teşvik için Türkiye’de ev alana 60 bin mark kredi veriyordu. Biz de ,’ 60 bini siz verin , biz de uzun vadeli kredi sağlayalım’ dedik. Dediler ki ,’Bankanız mı var?

Fiyatlar şişti mi?

Fiyatlar Yükselir


İstanbul’da konut arzında bir rekabet var. Ekonomi bilimi bu durumda ‘fiyat yükselmez ‘ der. Ne işçilik ne yapı maliyeti ne vergiler ne de arsa fiyatları düşüyor. Bu durumda konutların fiyatı nasıl şişebilir ki? Ayriyettten Türkiye , konutun en ucuz satıldığı ülkelerden.

İstanbul’da konut enflasyonunun yaşandığın bir bölge var: Beylikdüzü. O ve ona benzer bölgeler dışında fiyat artışı beklemek lazım. Ayrıca, benim sektörüm akıllı sektördür. Talebin çok üzerinde arz yapmaz.

Kriz kapıyı çalar mı?

Ekonominin Haberi olmadı Seçimden


1929’da bir dünya krizi yaşanmış. O yıllarda insanlara sorulsa, ‘nasıl etkilendiniz’ diye , emin olun haberleri bile yoktur. Fakat bugün Uzakdoğu’da grip başlıyorsa buradaki insan öksürmeye başlıyor.

Tarafsız bir iş adamı olarak söylüyorum: Türkiye, iyi yönetiliyor. Haziran 2011’de seçim oldu; ekonominin haberi bile olmadı. 2014 seçimlerinde de mevcut iktidar hata yapmazsa tablo değişmeyecek. İşadamı, kriz söylemine takılmasın. Evet, ABD’de bir kriz var. İhracatın yüzden 46’sı oraya.

Yani 30 milyar dolar. Yüzde 20 düşüş olsa alternatif pazarlarla bu açık güle oynaya kapatılır.

Benim mimarım:


Tarihten Yeni Tarz


Klasik müziğin bir güzelliği var. Modern mimaride güzel şeyler yapılıyor. Mühim olan, tarihten elektrik ve taklit olmayacak yeni bir tarz çıkarabilmek.

Yeni Süleymaniye Yok


Yıllar önce bize bir mimar hanımefendi katıldı. Çok yetenekliydi. Kendi işini kurmasını istedik. 115 kişilik kadrosuyla 16 yıldır sadece bize çalışıyor. Bana göre en iyi mimar odur. Tüm unsurları, dünyanın en iyi kareografi gibi projeye aktarır.

Ayriyetten iyi mimar, iyi developer(geliştirici) ile muhteşem eser çıkartır. Yeni bir Süleymani’ye yapılamadı. Sinan, Sinan’dır ama, Kanuni gibi bir developer gelmemiştir.

Olmazsa olmaz:

Eksikse Sıkılırım


Ekibimde inovasyon eksik olunca çok canım sıkılır. İyisi yapılırsa daha iyisini , o da yapılırsa mükemmeli isterim.

Zeytinburnu’ndaki Ottomare projemize devam ediyoruz. Ayrıca yine katarlı Diar ile de Ataköy’deki projemizi yapacağız. Ülker ile ortaklığımız da uyumlu şekilde sürüyor. Bir de Gaziantep’teki Antepi’a projemizde ortağımız Paralel İnşaat var.

İş yerinde şeytanın avukatı:

Beni korkutur…


Dediğimin yapılmasından korkarım. Toplantılarda ‘Ben dediğim için yapmayın’ derim önce. İnovasyon çok sesten çıkar. Bir gün bir projeye muhalefet ettim. Yöneticilerden bir tanesi, ‘Biz inanıyoruz, müsaade eder misiniz’ dedi. Çok da başarılı oldu.

Bundan sonra:


İran Teklifi


Bugünlerde çok teklif alıyoruz. Mesela, geçenlerde ‘İran’da Sinpaş projesi görmek istiyoruz’ teklifi aldık.

Belarus ve Cezayir’den teklif var. Müzakere halindeyiz. Ankara’da üç yeni projeye başlıyoruz.

Hayran olduğum yapı:

Sinan Nedir Acaba?


Mimar Sinan’ı iyi incelemek lazım. Sadeliği, dinginliği, strüktürü , coğrafya ile barışıklığı hala aşılamadı. Bugün Friendensreich Hundertwasser Viyana için değerse, acaba Sinan , dünya için nedir?

Yaşayan beş en iyi mimardan biri olan Michael Greeks, bizi, New Jersey’deki evinde ağırladığında kütüphanesinden mavi bir kitap çıkarıp ‘Onunla ne kadar iftihar etseniz azdır’ demişti. Sinan’ı kastettiği.

İşbirlikleri:

Katarlı Ortaklar


Katar2ın en önemli gayrimenkul şirketlerinden Bavra ile.

İstanbul silueti:


LA DEFENSE Modeli


Geçenler’de Şişhane’den iniyorum. Karşıma Süleymani’ye çıktı. Altınmdaki kötüklerin hiçbirini görmek istemedim. ‘ 500 yıl önce başarılmış eseri neden yeterince koruyamadık’ dedim.

Bir kent içinde koruduğunuz ve geliştirdiğiniz olmak üzere iki kent yaratabilirsiniz. Tıpkı Paris’teki gelişimin neredeyse hiç sorgulanmadığı La Defense gibi. İstanbul’ da tarihi doku korunur. Ve bir başka kent, kuzey aksi üzerinde geliştirilebilir. Ne yazık, kuzeyde ilgilenilmiyor. Ulaşım sorunu çözülürse kent oraya doğru geliştirilebilir.

Şehri yıkmak ve yeniden yapmak:

Karadeniz’den Mahrum Bir İstanbul


Şuna hiç katılmıyorum: bir alanı yıkacağız, yoğunluğu arttırcağız ve yeniden yapacağız. Ne yapıp etmeli, İstanbul’un bütününü içine alan, diğer zonlara etkisi aritmetik olarak hesaplanmış bir plan yaptırmalı. Oldu ki böyle yapılmadı, o zaman bir kentsel dönüşüm daha yapmak gerek.

Bugün pek kimse farkında değil ama , gecekondu olgusu Türkiye’de yok edilmiştir. Şimdi planlı kentleşmeye bir ileri adım daha atmalı. İyi şeyler hissediyorum; Karadeniz Bölgesi’nin bir depo olarak hesaplanan İstanbul’un bir kısmının ortaya taşınması güzel bir fikir. Gerekirse projeye destek de veririz. Her şey bir yana , İstanbul, pırıl pırıl Karadeniz sahilinden mahrum.

Kilyos’tan, Arnavutköy’e, Fener’den Şile’ye ve Ağva’ya kadar olan sahil bandından mahrumuz. Şişenin bir ucunda Çorlu, bir ucunda Gebze sürekli uzuyor şehir. Ortalar da şişmiş.

Haydarpaşa Garı:


Meydan İçin Fırsat


Kent demek, çoklukla meydan demektir. Anadolu yakasının gerçek anlamda bir meydanı yok. Bu yönüyle Haydarpaşa , Anadolu yakası için bir fırsattır. Gar konularak orası gerçek bir kent meydanı olabilir. Biz de bir dönemler Haydarpaşa Garı ile ilgilendik. Bir plan çalışması yaptık.

Dünyanın yaşayan beş en iyi mimarından biri olan Michael Greeks ile çalıştık. Bugün Haydarpaşa için ne yapılacağı henüz belli değil ama, olursa vatan, millet, Sakarya adına görev almak isteriz.

Ataköy’deki arazi:

O Yakanın En Değerlisi


Ataköy’deki 124 bin 980 metrekarelik arsada Diar ile ortağız. Dört proje çalıştık şu anda beşincisi. Öyle bir proje çıktı ki ortaya Anadolu Yakası2nın en güzeli ve değerlisi olacak. Bu kadar değerli bir yerde AVM’ye yer vermedik, içinde konutlar, rezidanslar ve otel olacak.

İYİKİ BU KARARI ALMIŞIM: Her kararım için bunu söyleyebilirim.

KEŞKE YAPMASAYDIM: Düşünüyorum, ama bulamıyorum.

EN ÖNEMLİ TECRÜBEM: Mühendislik

TEK ŞEYE İZNİM OLSA: İyilik yapardım.

SON İŞİNİZ DESELER: Sinpaş’ın yenİden kurardım.

BİR GÜN MUTLAKA: Böyle bir şeye başladık. Burslarla başarılı öğrencilerin yanında olacağız.

KEŞFETMEK İSTEDİĞİM ŞEY: Güney Kutbu.

İZ BIRAKAN SEYAHATİM: Bosphorus City ‘nin projesi için büyük bir arayışdaydık. Sonunda babası Hitler’in bakanlarından olan ve onunla aynı ismi taşıyan Albert Speer ile çalışmaya karar verdik. Bir akşam beni Frenkfurt’ta nehrin kenarında yemeğe götürdü. Nehrin akışı projenin konsepti için ilhamdı.

PAZAR: Saat 11’de telefon çalar. Karşıdaki 35 yıllık arkadaşım Faruk Sokal’dır. 1 saat konuşuruz. 1 saat de spor yaparım.

STRES: Olmazsa heyecanınız yok olur.

SPOR: Yüzerim. Evimde bir spor salonum var. Ama, çok takıntın haline getirmem sporu.

ŞEHRİM: Tartışmasız İstanbul

MÜZİĞİM: Evlendiğim gün Rodrigo’nun gitar konçertosu çalıyordu. Elimde onun değişik yorumları vardır.

SON KİTABIM: Pek katılmasam da Sevan Nişanyan’ın Yanlış Cumhuriyet’i.

SON FİLMİM: Beş yıldır sinema salonlarına gidemedim. Evimde en son Kusursuz Fırtına’yı izledim.

MESLEĞİM: İyi ki bir mühendisim.

BUMESLEĞİ YAPMASAM: Yine bu mesleği yapardım.

GÖZBEBEĞİM PROJE: Hep en son projem.

EMEKLİLİK PLANIM: Örfümüz ‘ ölmeden evvel ölün’ der. 2016’nın sonunda çekileceğim. Yapacağım çok şey var. Tecrübelerimi yazacağım. Bahçeşehir Üniversitesi’nde ders vermeye başlıyorum.


YAŞAM


Çocukluğum:

14’ümde Baba Oldum


Çocuk olduğumu bilmiyorum. 14’ümde evin babası oldum. Ama, ‘ şundan pişmanım’ diye bir şey yok. Rabbime hamd olsun.

Çocuklarım:


Bakmaya Kıyamadım


Hep sevgiyle anarım, nur içinde yatsın. Babam ağzımı açınca bir tane vururdu. O zamanın babaları sertti. Ben belki de bu yüzden iki kızımın gözlerine bakmaya kıyamadım. Onları işimden uzak tuttum. Şu anda çocukları var. Hem şirketi yöneteceksiniz, hem de çocuklarla ilgileneceksiniz , zor…

İlk param:


Burnuna Değdim Yok’un


14 yaşında babamı kaybedince Necip Fazıl Kısakürek’in dediği gibi, ‘Sanki burnum, burnuna değdi yok’un’.Yok’u yok etmeliydim. O dönemler endüstri meslek liseleri sanat okuluydu da. Kayıt yaptırdım. Tatillerde de çalışıyorum. Babam, hat sanatıyla uğraşıyordu. Bir arkadaşı beni, yanına aldı.

Hat ile uğraşırken tabelacı oldum. Kasabanın esnaflarından birisi , iyilik olsun diye’ Bana tabela yaz’ dedi. Üzerine İpragaz yazdım.30 lira da para aldım.

Hobim:

Adalar Arası Kulaç


Piyanonun başına geçince bir şeyler çalarım. Kızım, ‘Babam kara kara gözleri’ çalacak der. Ama, unutmamak lazım matematiğin bir ucu da sanattır.

Bir de iyi yüzdüğüm rivayet edilir. Kınalıada’dan Yassıada’ya kadar keyifle yüzerim. En son kasımda Burgaz Adası’nın açıklarında denize girdim.

Dostum:

Sağımda Hep Güç Oldu


Bir elin parmaklarının sayısına ulaşamaz. Birkaç dostum Var. Bir tanesiyle tüylerini diken diken edecek kadar dostum. Hiçbir şey değiştirmedi bu ilişkiyi. Sağ tarafımda hep bir güç oldu.

68 kuşağı:


Önce Marksist, Sonra…


68 kuşağındanım. Yusuf Aslan’da hemşerimdir. O dönemdeki fikirlerin savunucusuydum. Marks’ı okudum; Marksist oldum, sonra Mao’yu okudum; Mao’cu oldum.

En son Türkiye’de şeker kuyruğuna girilirken benim bulduğum yoğurdun Amerika’da dondurularak satıldığını görünce…

Boğaz’ın üzerine köprü yapılacakken ‘Zap’a yapılsın’ deyip sağı solu yıktık. Ama değişince anladık ki , Zap’ın üzerindeki sadece Zap’ın üzerinde. Boğaz’ın üzerindeki kıtaları birleştiriyor.

Aslında 68, bütün yatayları dikey hale getirme anlayışıydı. Baş kaldırıp ‘varım’ diyeceksiniz. Şantiyelerdeki ilk mühendislik deneyimlerimde de yaptığım ilk şey, varlığımı hissettirmek olmuştu.

Bütün yatayları dikey yapacaktım. Sabaha karşı ^’te giderdim. Herkes teyakkuza geçerdi. Şantiye daha dinamik olurdu. Bu değişim dinamiği, tüm dünyaya farklı bir bakış açısı getirdi.

Eğer benim memlekete ufacık katkımdan bahsedilebilirse bu, 68 dinamikleriyle yakından ilgilidir.











Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə