Yaram Yanlış Yerde



Yüklə 23.11 Kb.
tarix18.01.2018
ölçüsü23.11 Kb.

Yaram Yanlış Yerde

Yazar: Altay Öktem

Editör: Arzu Taşçıoğlu

Deniz Vural

Dizi: Popüler Kültür 2

ISBN: 978-975-8723-24-9

Boyut: 12,5 cm. x 19 cm.

Sayfa: 158

Fiyat: 10,00 TL

plan b yayınları

yaram yanlış yerde ile ilgili her tür bilgi ve görsel malzemeye ww.planb.com.tr/yaramyanlisyerde

adresinden ulaşabilirsiniz.



Yaram Yanlış Yerde bir tür yeraltı felsefe kitabı. Altay Öktem’in hayat üzerine, ölüm üzerine, mutluluk, yalnızlık ve insan üzerine düşündüklerinden, yazdıklarından oluşuyor. Bu kitap, günlük yaşamın detaylarında dolaşırken, ruhun en derin yerlerine inen dikenli yazıların derlemesi.
“Haklı bir savaş var mıdır, haklı bir terör eylemi var mıdır, peki savaşla terörün arasındaki sınır nedir? Bu soruların cevapları ve sağ kalanların yorumları değil, ölenlerin, ölüm karşısındaki duruşu ilgilendiriyor beni. Öldükleri anda, o kısacık zaman diliminde neler hissettiler? Ölürken, karşılaştığı ölümün doğru bir ölüm olduğunu düşünen bir tek kişi var mıdır acaba?”
“Öpüşmek, çölde bir bardak soğuk su içmek, yalınayak kızgın kumlara basmak ve kaçarak kendine dönmek gibi gizemli, bir o kadar da ihtişamlı bir şeydir. Özellikle çölden söz ettim; azgın dalgaların savurup durduğu engin denizler, lacivert okyanuslar öpüşmeyi tarif edemez. Çünkü bütün dudaklar, gözle pek görülemeyen incecik çatlaklardan oluşmuştur. Çöl gibidir dudak. Oysa o ince çatlakları bebeklerin dudaklarında göremezsiniz. Çünkü zaman çatlatır dudağı. Her geçen gün çatlaklar artar ve yaşadığının kanıtı olarak, hayat bir çentik daha atar insanın dudağına. O çentik öylesine, sonsuza kadar durur orada. Güzel durur!”

plan b


Meşrutiyet C. Kıblelizade S. Tepehan No:1/6 Şişhane-İstanbul Tel: (212) 251 40 23 Fax: (212) 251 40 24 E-posta: info@planb.com.tr www.planb.com..tr
ALTAY ÖKTEM
1964 İstanbul doğumlu, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Toplu şiirleri Beni Yanlış Öptüler 2006’da yayımlandı. 1990’da Yaşar Nabi Nayır, 1995’te Orhon Murat Arıburnu, 2000’de Cemal Süreya ödüllerini aldı. Şiirin yanı sıra birçok roman, öykü ve deneme kitabı yayımlandı. Şeytan Aletleri adlı kitabında fanzinleri inceledi.

ALINTILAR
İnsan yarışan hayvandır. Doğru söze ne denir diye düşüneceğinizi, benimle çene yarıştırmayacağınızı bildiğim için yeni bir insan tanımı atıyorum ortaya. Daha sperm halindeyken başladığımız yarış bütün hızıyla sürüyor; dünyayla, toplumla, doğayla, birbirimizle, en fenası da kendimizle yarışıp duruyoruz. Sonunda ne oluyor, yarışı kaybediyoruz. Kazanılan hiçbir yarış yoktur çünkü yarışmak kaybetmektir zaten.

Aşk, birbirine mecbur olan iki kişinin değil, sonsuz seçenekler arasında birbirini seçen iki kişinin arasındaki frekans karmaşasına ve çapraz ilişkiler bütününe verilen addır.


Kısacası, iki kişinin birbirine âşık olması için üçüncü kişi şarttır. Aşk, ancak bir başkasına rağmen yaşanabilir.”

Bir Türk’ü neresinden tanırsınız? Bıyığından, boyundan, posundan, fakirlerin ille de kameralı cep telefonu taşımasından, sıkma başından, pazen donundan, 4x4 cipinden… liste uzar gider. Oysa hepimizin bildiği, yüzde yüz doğru sonuç veren bir test var. Hem de kolay, tek soruyla doğru sonuca götüren bir test. Mesela, Maliye bakanı olsanız, ekonomiyi nasıl düzeltirsiniz? ya da Başbakan olsanız, Ermeni diasporası konusunda nasıl bir politika izlersiniz? diye sorun. Daha spesifik sorular da sorabilirsiniz. Önünüze çıkan ilk mağazaya girip, rastladığınız ilk tezgâhtara, ‘Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin dekanı olsanız, derslerde Keynes’e özel bir önem verilmesini ister miydiniz? diye sorun. Şakır şakır cevap verirler.

“ ‘Özledim’ demek doğru değil aslında. ‘Nedensiz öpmek de doğru değil. Adım gibi biliyorum bunları. Çünkü ‘özlemek’ yanlış bir kavram. Özleyen, kendini özler yalnızca. Bir başkasını özlediğini iddia etmek, hayatı yanıltmaktır. Zamanı kışkırtmak ve asla geri dönemeyeceğini bildiğin günlerin ıstırabını yok saymak için kendine yalan yanlış bir duygu uydurmaktır. Özlemek ahlaksızlıktır.”

Gelelim 12 Eylül’e. Kısaca, bütün bir kuşağın nalları dikmesine, sağ kalanların da işkenceden inim inim inlemesine neden olan bir dikta rejiminin başladığı gündür 12 Eylül. O dönemde yaşayan herkes, az ya da çok nasiplenmişti bu şiddetten. Bu dönemde büyüyenlerse, dünyadan haberi bile olmayan, apolitik, marka düşkünü cool tipler olarak çıktılarsa tornadan, bu, 12 Eylül mayası tuttuğu içindir. Yani siz öyle olmadınız, sizi öyle yaptılar!”



Dünyada kaç tane mutsuz insan varsa, bir o kadar da mutsuzluk çeşidi vardır. Kimsenin mutsuzluğu bir diğerininkine benzemez. O yüzden, mutsuzluğu incelemek, mutsuzluğu takip etmek ve becerebilirsen eğer, mutsuzluğu yakalamak yaratıcılık ister. Keşfedilecek geniş bir alan vardır mutsuzlukta. Hem de enlemesine değil, derinlemesine yayılan bir alan. O yüzden mutsuzluğu keşfetmek yayılmakla değil, düşmekle, dibi yaşamakla ilgilidir.”

Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə