Yasama Dönemi: 26 Yasama Yılı: 2


TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ ve ÖNCESİ



Yüklə 3,07 Mb.
səhifə6/49
tarix01.08.2018
ölçüsü3,07 Mb.
#65830
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   49

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ ve ÖNCESİ


15 Temmuz 2016 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü, Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğine, insan haklarına, Atatürk milliyetçiliğine, özgürlükçü parlamenter demokrasiye, kuvvetler ayrılığına, yargı bağımsızlığına ve demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine dayanan Anayasal düzeni, ortadan kaldırarak, yerine teokratik bir diktatörlük kurmak amacıyla kanlı bir darbe girişiminde bulunulmuş; halkımızın, Emniyet güçlerinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin Cumhuriyete bağlı kadrolarının direnmeleri sayesinde kanlı darbe girişimi püskürtülmüştür.

Darbe girişiminin, görsel ve sosyal medyada yer almaya başladığı daha ilk anlardan itibaren, TSK’nın emir-komuta hiyerarşisi içinde gerçekleştirilmediği, AKP İktidarının TSK’yı çökertmek amacıyla tarihsel ve ideolojik müttefiki Fetullah Gülen Cemaati ile birlikte kotardığı, “Kumpas Davaları” sürecinde TSK’da boşaltılan kadrolara, general ve amiral düzeyinde yerleştirilen işbirlikçi cuntanın işi olduğu herkes tarafından anlaşılmıştır. Nitekim, gerek Başbakan Binali Yıldırım, gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, medyaya yaptıkları ilk açıklamalarda, bir yandan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı ve TSK komuta kademesiyle görüşemediklerini, hatta Sayın Erdoğan darbe girişimini eniştesinden haber aldığını söylerken, diğer yandan darbe girişiminin, “malum yapı”nın yani Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün eseri olduğunu kesin bir dille ifade etmişlerdir. Bu bağlamda, beklenen gerçekleştiği için, işbirlikçi FETÖ cuntasının darbe girişiminde bulunması da, bunun anında teşhis edilerek isimlendirilmesi de -dış dünya hariç- kimse için sürpriz olmamıştır.

Parlamentoda grubu bulunan dört siyasi partinin ortak önergesiyle, araştıracağı konular, ismiyle de belirlenmiş olan, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişimi ile Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu” kurulmuştur. TBMM İçtüzüğü uyarınca Komisyonda AKP 9, CHP 4, MHP ve HDP 1’er üye ile temsil edilmişlerdir. Türkiye Cumhuriyetini, Anayasal düzenini ve Milletin bekasını hedef alan, 249 yurttaşımızın canını kaybetmesi ve 2301 yurttaşımızın yaralanmasıyla sonuçlanan darbe girişimini ve bunun faili Fetullahçı Terör Örgütünü, tüm yönleriyle araştıracak ve alınması gereken önlemleri belirleyecek Komisyonun yönetiminin, konunun önemine, özelliğine ve hassasiyetine binaen siyasi partilerce uzlaşma içinde müştereken belirlenmesi önerimize, AKP’li komisyon üyeleri sırtını çevirmişler ve Komisyon başkanı, başkanvekili, sözcü ve kâtip üyeliklerine kendi oylarıyla kendilerini seçmişlerdir.

Dahası, Komisyon başkanlığına seçtikleri isim Sayın Reşat Petek’tir. Kamuoyu Reşat Petek’i, “Kumpas Davaları”na ilişkin televizyon kanallarında yayınlanan tartışma programlarından tanımaktadır.

Yine, Komisyonda dinlenilecek ve bilgisine başvurulacak kişiler ile Komisyon raporunu hazırlayacak uzmanları belirleme yetkisi, AKP’li üyelerin oylarıyla Komisyon Başkanına verilmiştir. Israrlarımız sonucu Komisyonun 7.10.2016 günlü toplantısında, Komisyonda çalışacak uzmanların, üyelerin önereceği isimlere dayalı olarak birlikte belirlenmesi kararlaştırılmasına ve önerdiğimiz 4 uzmanın görevlendirildiği tarafımıza söylenmesine rağmen, Komisyon Başkanlığınca kendilerine resmi görevlendirme yazısı çıkarılmadığı için göreve başlatılmamışlardır. Komisyon Başkanının tek yanlı tasarrufuyla Komisyonda görevlendirdiği 30’u aşkın uzmanın hangi ölçütler dikkate alınarak hangi özelliklerinden dolayı görevlendirildikleri ve bunların kimler oldukları hususunda Komisyon üyelerine herhangi bir bilgi verilmemiş; bunlardan birinin FETÖ’cü olduğu gerekçesiyle Komisyondaki görevine son verildiği, tarafımızca da gazetelerden öğrenilmiştir.

Araştırma Komisyonu mademki kurulmuştur; en öncelikli görevi, darbe girişiminin karanlık noktalarını, örtülü yanlarını ve karartılan anlarını ortaya çıkararak bütün çıplaklığı içinde halkımızın bilgisine sunmaktır. Bu görev, yaşamını ortaya koyan 249 yurttaşımızın aziz hatıralarına sorumluluğumuz ve gelecek kuşaklara borcumuzdur. Bunun için de Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Başbakanın, MİT’e ihbarda bulunan subayın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın ve “Onlara haklarımı helâl etmiyorum” diyen Genelkurmay eski Başkanı Necdet Özel’in Komisyon huzurunda dinlenilmeleri ve anlatımlarına ilişkin anlaşılamayan veya açıklığa ihtiyacı bulunan hususlarda, sorulacak ek sorulara verecekleri yanıtlar ile açıklık getirmeleri gerekmektedir.

Darbe girişiminin birincil derecede tanıkları ile sorumluları dahi dinlenilmeden ve Komisyonun yasal süresi bitmeden, büyük bir aceleyle rapor hazırlanması, hazırlanan raporun tepkileri ölçmek amacıyla taslak rapor adı altında medyaya sızdırılması ve rapordan zaten bir beklentisi kalmayan kamuoyunun hayal kırıklığının, gerçeğin ortaya çıkarılmaması için özel çaba sarf edildiği noktasına taşınması karşısında, yasak savma kabilinden Necdet Özel ile Hulusi Akar’a cevaplandırılması talebiyle mektupla yazılı soru gönderilmiştir. Ancak, Genelkurmay binası ile TBMM binası, araçla da yaya da 10 dakikadır; buna karşın mektup postayla iki günde gidip-gelmektedir. Niyet, bilgi almak değil, Komisyon huzurundan sorumlu kaçırarak, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemektir.

Komisyon Raporu, Komisyon Başkanı ve Başkanvekilinin gözetiminde komisyon uzmanlarınca gıyabımızda hazırlanmış ve Raporun hazırlanmasına ne bizler ne de önerdiğimiz uzmanlar dahil edilmemiştir. Raporun amacı, (i) AKP İktidarlarının, koalisyon ortağı Fetullah Gülen Cemaatinin, askeri darbe yapabilecek güç ve kadroya ulaşmasındaki hukuki ve siyasi sorumluluğunu, diğer siyasi parti ve liderlere yayarak ortadan kaldırmak; (ii) Devlette giriştiği siyasal İslâmcı tarikat ve cemaat kadrolaşmasını, diğer tarikat ve cemaatler iyi, Fetullah Gülen Cemaati kötü algısı yaratarak daha da yoğunlaştırmak ve (iii) 15 Temmuz’un yarattığı endişeye dayalı korku ve gerilimi tırmandırıp, “güçlü devlet” talebini yaygınlaştırarak Cumhur-Başkanlık adındaki dikta rejimine payanda yapmaktır.

Komisyonun CHP’li üyeleri olarak, hiçbir katkımız olmadan hazırlanmış Komisyon’un AKP’li üyelerinin Raporuna, “Karşı Oy” yazarak, ülkemizi 15 Temmuz 2016 darbe girişimine taşıyan süreci, bu sürecin dinamikleri ile ideolojik arka planını, “geliyorum” diye bağıran darbe girişiminde sorumluluğu olanların sorumluluklarını, 15 Temmuz 2016 gününün karatılmaya çalışılan gri alanlarının aydınlıkta kalan kısımlarını ve Milletimiz ile Cumhuriyetimizin bir daha böylesine korkunç bir girişimle karşı karşıya kalmaması için alınması gereken acil önlemleri, hiçbir siyasi kaygı gütmeden halkımızın bilgisine sunmak, Milletimizin tarihine, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayanan Cumhuriyetimize, üzerinde yaşadığımız toprakları yaşamlarını ortaya koyarak vatan yapan tüm şehit ve gazilerimize ve gelecek kuşaklarımıza borcumuzdur.

15 Temmuz 2016 kanlı darbe girişimini, Fetullah Gülen Cemaati yapmıştır. Darbe girişiminin amacı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine, insan haklarına, Atatürk milliyetçiliğine, özgürlükçü parlamenter demokrasiye ve kuvvetler ayrılığına dayanan demokratik rejimi, ortadan kaldırmaktır.



  1. Yüklə 3,07 Mb.

    Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   49




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin