Yönetsel karar alıcılara işletme faaliyetlerinin planlamasını ve kontrolünü sağlayacak finansal bilgileri sağlamak



Yüklə 445 b.
tarix30.07.2018
ölçüsü445 b.



Yönetsel karar alıcılara işletme faaliyetlerinin planlamasını ve kontrolünü sağlayacak finansal bilgileri sağlamak,

  • Yönetsel karar alıcılara işletme faaliyetlerinin planlamasını ve kontrolünü sağlayacak finansal bilgileri sağlamak,

  • İşletme dışı ilgililere (ortaklar, kredi kurumları, devlet yatırımcılar, çalışanlar vb.) işletmenin mali yapısı ile ilgili gerekli bilgiyi sağlamaktır.



. Bilgilerin Belirli Zaman Aralıkları İle Sunulması Gereği

  • . Bilgilerin Belirli Zaman Aralıkları İle Sunulması Gereği

  • . Bilgilerin Doğruluğunun Kontrol Edilmesi Gereği



Süreklilik kavramı, işletmelerin faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın aksi gerçekleşmedikçe sonsuza kadar sürdürmesini amaçlamaktadır

  • Süreklilik kavramı, işletmelerin faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın aksi gerçekleşmedikçe sonsuza kadar sürdürmesini amaçlamaktadır

  • Ancak işletme sahip ve ortakları, işletme yöneticileri, devlet ve işletmeyle ilişkide bulunan diğer kişi ve kurumların işletmeden sağlayacakları çıkarları için süresiz olarak beklemesi mümkün değildir.

  • Bu nedenle muhasebenin diğer bir temel kavramı olan dönemsellik kavramına paralel olarak sonsuz kabul edilen ekonomik ömrün faaliyet sonuçlarının tespiti yönünden belli dönemlere bölünmesi bir nevi zorunluluk haline gelmektedir.



Dönemsellik kavramı, işletmenin sürekliliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır

  • Dönemsellik kavramı, işletmenin sürekliliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır

  • Bu kavram gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesini ve aynı dönemin hasılat ve gelirlerinin aynı dönemin gider ve maliyetleriyle karşılaştırılmasını gerektirmektedir.

  • Bunun içinde işletme faaliyetlerinin belirli bir dönem genellikle bir takvim yılı itibariyle kesin olarak tespit edilmesi gerekmektedir.

  • Hatta bu dönem üç aylık veya aylık olarak da uygulanmaktadır.



Muhasebenin temel görevi, işletmenin varlık ve kaynak yapısını oluşturan değerleri gerçek olarak sunmaktır. Bu sebeple, genel geçici mizan düzenlendikten sonra envanter işlemleri ile bilgilerin doğruluğu sağlanmaktadır.

  • Muhasebenin temel görevi, işletmenin varlık ve kaynak yapısını oluşturan değerleri gerçek olarak sunmaktır. Bu sebeple, genel geçici mizan düzenlendikten sonra envanter işlemleri ile bilgilerin doğruluğu sağlanmaktadır.

  • Her hesap dönemi sonunda düzenlenen mali tabloların sağlıklı ve gerçeği yansıtır olabilmesi için dönem içinde yapılan kayıtların dönem sonunda elde edilen envanter sonuçları ile uyumlaştırılması gerekmektedir.





Özsermaye Yaklaşımı - Bilanço

  • Özsermaye Yaklaşımı - Bilanço

  • Gelir Gider Yaklaşımı - Gelir Tablosu





Gelir Vergisi Kanunu Madde 38 - Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

  • Gelir Vergisi Kanunu Madde 38 - Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

  •   1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

  •     2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

  •     Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci Maddeleri hükümlerine uyulur.

  • Bunun bir sonucu olarak eğer işletmenin varlıkları ve borçları doğru olarak tespit edilmez ise öz sermaye de doğru tespit edilemez ve dolayısıyla kâr ya da zarar da doğru tespit edilemez demektir



Bilanço aktif ve pasiflerinde yer alan;

  • Bilanço aktif ve pasiflerinde yer alan;

  • Alacak ve borçların kesin durumları,

  • Stoklardaki fireler, değer kayıpları,

  • Bankalardaki faiz tahakkukları vb.

  • işlemlerin dönem sonu envanter işlemleri ile kesinlik kazandırılmaması yukarıda da bahsedildiği gibi düzenlenen finansal tabloların gerçeği yansıtmaması ve dolayısıyla çıkar gruplarının da yanılma/yanıltılmalarına neden olabilmektedir



GVK Madde 39 - İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. (Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)

  • GVK Madde 39 - İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. (Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)

  •     Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.

  •     Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci Maddeleri hükümlerine uyulur.































Sonuç olarak; Hasılat ve giderlerin oluşumuyla ilgili dönem içi ve dönem sonu işlemlerinin kesinlik kazandırılması da envanter ile mümkün olmaktadır

  • Sonuç olarak; Hasılat ve giderlerin oluşumuyla ilgili dönem içi ve dönem sonu işlemlerinin kesinlik kazandırılması da envanter ile mümkün olmaktadır



İşletmenin sahip olduğu varlıklar ve bu varlıkların sağlandığı kaynakların bilanço günündeki miktar ve değerlerini kesin bir şekilde ve dökümlü olarak bulmak ve elde edilen sonuçlara göre gerekli tamamlama, ayarlama, düzeltme yapmak suretiyle gerçek değerleriyle görülmesini sağlamaktır.

  • İşletmenin sahip olduğu varlıklar ve bu varlıkların sağlandığı kaynakların bilanço günündeki miktar ve değerlerini kesin bir şekilde ve dökümlü olarak bulmak ve elde edilen sonuçlara göre gerekli tamamlama, ayarlama, düzeltme yapmak suretiyle gerçek değerleriyle görülmesini sağlamaktır.



Türk Ticaret Kanunu’nun 73. maddesi envanteri

  • Türk Ticaret Kanunu’nun 73. maddesi envanteri

  • Envanter çıkarmak, saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları kat’i bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir. Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder..”

  • şeklinde tanımlanmaktadır.



Vergi Usul Kanunu’nun 186 maddesi ise envanteri

  • Vergi Usul Kanunu’nun 186 maddesi ise envanteri

  • “Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde müfredatlı olarak tespit etmektir. Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tespit olunur” şeklinde tanımlamıştır.



İşletmenin kuruluş aşamasında çıkarılan envantere “Kuruluş Envanteri”,

  • İşletmenin kuruluş aşamasında çıkarılan envantere “Kuruluş Envanteri”,

  • Faaliyet dönemleri başlarında düzenlenen envantere “Dönem başı veya Başlangıç Envanteri”,

  • Faaliyet dönemlerinin sonunda düzenlenen envantere “Dönem sonu Envanteri”,

  • İşletmenin bir başka işletmeye devri yapılırken devir yapılmadan önce düzenlenen envantere “Devir Envanteri”,

  • İşin terki, tasfiyesi ve iflas hallerinde tasfiyenin yada iflasın başlangıcında ve sonunda olmak üzere iki defa düzenlenen “Tasfiye Başlangıç, Tasfiye Sonu, İflas Envanteri”, şeklinde sıralanabilir



İktisadi kıymetlerin, sayılması, tartılması ve ölçülmesi suretiyle tespiti ve tespit edilen iktisadi kıymetlerin, VUK, TTK, Muhasebe standartları kapsamında değerlendirilmesi (Muhasebe Dışı Envanter)

  • İktisadi kıymetlerin, sayılması, tartılması ve ölçülmesi suretiyle tespiti ve tespit edilen iktisadi kıymetlerin, VUK, TTK, Muhasebe standartları kapsamında değerlendirilmesi (Muhasebe Dışı Envanter)

  • Bu değerlendirme sonuçlarına göre düzeltme kayıtlarının yapılmasıdır. (Muhasebe İçi Envanter)



Dönem içindeki muhasebe kayıtlarına göre dönem sonu itibariyle genel geçici mizanın düzenlenmesi;

    • Dönem içindeki muhasebe kayıtlarına göre dönem sonu itibariyle genel geçici mizanın düzenlenmesi;
    • Muhasebe dışı envanter işlemleri ile iktisadi kıymetlerin gerçek durumunun tespiti;
    • Muhasebe dışı envanter işlemlerinin sonuçları ile genel geçici mizana esas varlıklar ve kaynakların karşılaştırılarak farkların bulunması,
    • Bulunan farkların sebeplerine göre gerekli olan muhasebe içi envanter kayıtlarının yapılarak kayıtlarla envanter verileri arasında uyum sağlanması,
    • Uyum sağlama ve gelir/gider hesaplarının dönem sonu kayıtları yapıldıktan sonraki hesap bakiyelerinden hareketle kesin mizanın düzenlenmesi,
    • Ve son olarak kesin mizandan hareketle dönem sonu finansal tabloların düzenlenmesidir.


Hesap mutabakatı sağlama ve hataların tespiti,

    • Hesap mutabakatı sağlama ve hataların tespiti,
    • TL. paralı işlemlerde değerleme,
    • Aktif ve pasifdeki değer düşüklüğüne karşılık ayırma,
    • Amortisman hesaplama,
    • Alacak ve Borç senetlerinde reeskont hesaplama,
    • Giderlerle ilgili dönem ayırımına ait tutar belirleme,
    • Ortak giderlerin dağıtımını yapma,
    • Satışların maliyetini hesaplama vb.


Varlık, kaynak, maliyet ve gelir tablosu hesaplarının mutabakatı sırasında ortaya çıkan farklılıkların giderilmesiyle ilgili düzeltme kayıtlarının yapılması,

    • Varlık, kaynak, maliyet ve gelir tablosu hesaplarının mutabakatı sırasında ortaya çıkan farklılıkların giderilmesiyle ilgili düzeltme kayıtlarının yapılması,
    • Satışların maliyetiyle ilgili kayıtların yapılması,
    • Maliyet hesaplarını yansıtma ve kapatma kayıtlarının yapılması,
    • Kesin mizanın düzenlenmesi
    • Dönem sonu Bilanço ve Gelir tablosunun düzenlenmesi vb.


  • Türk Ticaret Kanununun 72. maddesi ve Vergi Usul Kanunu’nun 185. maddesi envanterin ne zaman çıkarılacağını belirlemiştir.

  • Bunlara göre,

  • İşletmelerin kuruluş tarihlerinde ve sonra her hesap dönemi sonunda envanter çıkarmaları gerekmektedir

  • İşletmelerde normal şartlarda hesap dönemi 12 aylık takvim yılıdır.

  • Her dönemin sonunda çıkarılan envanter, izleyen hesap döneminin dönem başı envanterini oluşturur.

  • Faaliyet süresi bir takvim yılından kısa olan işletmelerde yılın faaliyette bulundukları dönemi faaliyet dönemi olarak sayılır ve envanterde ona göre yapılır.



Günümüzdeki geçici vergi uygulaması sebebiyle dönem sonu ifadesini her üç aylık vergi dönemi olarak algılamakta mümkündür.

  • Günümüzdeki geçici vergi uygulaması sebebiyle dönem sonu ifadesini her üç aylık vergi dönemi olarak algılamakta mümkündür.

  • Bunların dışında işletmelerin birleşmeleri durumunda birleşme zamanlarında, kapanmaları halinde tasfiye başlarken de envanter çıkarırlar



Türk Ticaret Kanunu’nun 75. maddesinde;

  • Türk Ticaret Kanunu’nun 75. maddesinde;

  • “değerleme İlgililerin işletmenin iktisadi ve mali durumu hakkında mümkün olduğu kadar doğru bir fikir edinebilmeleri için, envanter ve bilançoların ticari esaslar gereğince eksiksiz, açık ve kolay anlaşılır bir şekilde memleket parası cinsinden tanzimi lazımdır” hükmü ile düzenlenmiştir.

  • Vergi usul Kanunu’nun 258. maddesinde;

  • “değerleme; vergi matrahının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir” şeklinde tanımlanmıştır.

  • V.U.K. 260. maddesine göre iktisadi kıymetlerin tek tek değerlemesi esastır. Ancak ticari teamüllere göre aynı cinsten sayılan malları ve düşük değerli eşyaları toplu olarak değerlemek mümkündür.



TTK’nın 75. maddesi ayrıca;

  • TTK’nın 75. maddesi ayrıca;

  • İşletmenin bütün aktifleri en çok bilanço gününde işletme için haiz oldukları değer üzerinden kaydolunur. Borsada kote edilen mal ve kıymetler o günün borsa rayicine ve tahsil edilemeyen veya itilaflı bulunanlar dışındaki tüm alacaklarda itibari değerlerine göre hesap edilir. Pasifler, özellikle tüm borçların şarta bağlı veya vadeli olsalar bile itibari değerleri üzerinden hesaba geçirileceğini açıklamıştır.



SPK tarafından yayımlanan standartlar TTK ve ilgili diğer yasalardaki düzenlemelerle tutarlı ve birbirlerini tamamlayıcı niteliktedir.

  • SPK tarafından yayımlanan standartlar TTK ve ilgili diğer yasalardaki düzenlemelerle tutarlı ve birbirlerini tamamlayıcı niteliktedir.

  • SPK ve TTK yer alan değerleme ilke ve kuralları V.U.K. daki düzenlemelerle tam uyuşmamaktadır.

  • Bu nedenle mükellefler tuttukları defterler ve belgeler ile beyannamelerini vergi mevzuatının ilgili hükümlerine uygun şekilde de düzenlemek zorundadırlar.



Tarihi Maliyet (ilkesi): Varlıkların, elde etme maliyeti ile net gerçekleşebilir değerinden veya elde etme maliyeti ile rayiç bedelinden düşük olanı ile bilançoda yer almasını ifade eder.

  • Tarihi Maliyet (ilkesi): Varlıkların, elde etme maliyeti ile net gerçekleşebilir değerinden veya elde etme maliyeti ile rayiç bedelinden düşük olanı ile bilançoda yer almasını ifade eder.

  • Elde Etme Maliyeti: Varlıkların satın alma, üretim veya inşa maliyetini ifade eder.

  • Satın alma Maliyeti: Varlıkların satın alma bedeli ile buna bağlı olarak yapılan giderler toplamından oluşur.

  • Üretim Maliyeti: Mamullerin elde edilmesi için sarf olunan ilk madde ve malzeme, işçilik ve üretimle ilgili diğer giderlerden oluşur.

  • İnşa Maliyeti: İşletme tarafından imal ve inşa edilen duran varlıklarla doğrudan ilişkilendirilebilen maliyet unsurları ile imal ve inşa işleriyle ilgili olup, söz konusu varlıklara yüklenebilen giderler toplamından oluşur.



Net Gerçekleşebilir Değer: Varlık unsurlarının gerçekleşmesi beklenen satış bedelinden yapılması gerekli “tamamlama maliyeti” ile satış giderlerinin indirilmesinden sonra kalan değeri ifade eder.

  • Net Gerçekleşebilir Değer: Varlık unsurlarının gerçekleşmesi beklenen satış bedelinden yapılması gerekli “tamamlama maliyeti” ile satış giderlerinin indirilmesinden sonra kalan değeri ifade eder.

  • Tamamlama Maliyeti: Yarı mamullerin tamamlanması veya mamullerin satılabilir hale getirilebilmesi için gerekli ek maliyetleri ifade eder.

  • Rayiç Bedel: Varlıkların değerleme günündeki normal alım satım değeridir. Tebliğde yer alan ve özellikle stokların değerlemesinde kullanılabilecek değerleme yöntemleri ise şunlardır.

  • İlk Giren İlk Çıkar Yöntemi: Satılan veya üretime verilen ilk madde ve malzeme, yarı mamul, ara mamul ve mamullerin stok maliyetinin stoka ilk girenlerin maliyetinden oluştuğunu varsayan stok değerleme yöntemidir. Bu yöntemde ambar çıkışları, en eski tarihli girişlere ilişkin maliyet bedeli ile; hesap dönemi sonunda kalan stoklar ise en yakın tarihli girişlerin maliyet bedeli ile değerlenir.

  • Son Giren İlk Çıkar Yöntemi: İlk giren ilk çıkar yönteminin tersine, satılan veya üretime verilen stokların son girenlerden olduğunu varsayan stok değerleme yöntemidir. Bu yöntemde, çıkışlar, en yeni tarihli girişlere ilişkin maliyet bedeli ile, hesap dönemi sonunda kalan stoklar ise, en eski tarihli girişlerin maliyet bedeli ile değerlenir.



Ağırlıklı Ortalama Maliyet Yöntemi: Bu yöntemde maliyet, stokların toplam elde etme maliyetleri ile alım miktarları toplamı dikkate alınarak hesaplanır. Yöntemde; elde etme maliyetleri toplamı toplam stok miktarına bölünerek birim ortalama maliyet bulunur; bu tutar stoklardan çıkan veya stokta kalan stok miktarıyla çarpılarak çıkışların veya stokların maliyeti bulunur.

  • Ağırlıklı Ortalama Maliyet Yöntemi: Bu yöntemde maliyet, stokların toplam elde etme maliyetleri ile alım miktarları toplamı dikkate alınarak hesaplanır. Yöntemde; elde etme maliyetleri toplamı toplam stok miktarına bölünerek birim ortalama maliyet bulunur; bu tutar stoklardan çıkan veya stokta kalan stok miktarıyla çarpılarak çıkışların veya stokların maliyeti bulunur.

  • Hareketli Ağırlıklı Ortalama Maliyet Yöntemi: İşlemlerini devamlı envanter yöntemine göre yürüten işletmelerde her yeni alından sonra bir ortalama maliyet hesaplanır bir sonraki alıma kadarki çıkışlar ve stoklar bu ortalama maliyet üzerinden değerlenir.

  • Özel Sipariş Maliyet Yöntemi: Özel bir sipariş veya sipariş için ayrılan, satın alınan veya üretilen stokların, dönem sonu değerlemesinde kullanılan yöntemdir. Yöntemde; stoklara giren maddenin üretim işlemleri tamamlanıncaya kadar elde etme maliyetiyle ilişkisi sürdürülür.



VUK 258. maddesinde değerleme;

  • VUK 258. maddesinde değerleme;

  • “Vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir

  • şeklinde tanımlanmıştır.

  • Muhasebe dışı envanterin fiziki işlemlerinden sonraki aşamayı oluşturan değerlemede iktisadi kıymetlerin bilanço günündeki parasal tutarı belirlenmektedir.



Değerleme Ölçüleri: Maliyet Bedeli;

  • Değerleme Ölçüleri: Maliyet Bedeli;

  • VUK’nun 262. maddesinde;

  • maliyet bedeli; iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara bağlı olarak yapılan her türlü giderlerin toplamını ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.

  • Gayri menkuller ve bunların mütemmim cüzleri ve teferruatı, tesisat ve makineler, gemiler ve diğer taşıtlar, gayri maddi haklar (VUK md. 269-272),

  • Demirbaş eşya, alet edevat, mefruşat (VUK md 273),

  • Satın alınan veya imal edilen emtia (VUK md. 274-275),

  • Zirai mahsuller ve hayvanlardır (VUK md 276-277),

  • Değerleme ölçülerin arasında sayılmamış olmasına rağmen maliyet bedeli ile karıştırılan bir diğer değerleme ölçüsü alış bedelidir. Alış bedelinin, maliyet bedelinden farkı, satın alma bedeline, bu satın alma ile ilgili giderlerin katılmayacak olmasıdır. Alış bedeli Türk ve yabancı paralı tahvil ve senetlerin değerlemesinde kullanılır.



  • Borsa Rayici :

  • Gerek menkul kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret borsalarına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden evvelki son işlem gününde borsadaki muamelelerinin ortalama değerine borsa rayici denir.Bu ölçü ile değerlenecek iktisadi kıymetler aşağıdaki gibidir.

  • Yabancı paralar (VUK md. 280),

  • VUK’da değerleme ölçüsü olmayan veya olup da, o ölçüyle değerlemesine imkan bulunmayan iktisadi kıymetler (VUK. Md. 289).



  • Tasarruf Değeri :

  • VUK’nun 264 maddesine göre tasarruf değeri; işletmede bir ekonomik değerin sahibi için değerleme günü taşıdığı gerçek değeridir. Bu değerleme ölçüsü, senede bağlı alacak ve borçların değerlemesinde kullanılabilir. Alacak senetlerini tasarruf değeriyle değerleyen işletmeler, borç senetlerini de tasarruf değeriyle değerlemek zorundadırlar.



  • Mukayyet Değer :

  • Mukayyet değer; bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.

  • Senetsiz alacaklar ve borçlar (VUK md. 281, 285),

  • Senetli alacaklar ve borçlar (istenirse) (VUK md. 284, 285)

  • Kuruluş ve örgütlenme giderleri, peştamallıklar (VUK md. 282),

  • Peşin ödenen giderler, gelir tahakkukları, peşin tahsil edilen gelirler, gider tahakkukları ve karşılıklar gibi aktif ve pasif geçici hesap kıymetleri (VUK md. 283, 287),

  • Amortismanlar (VUK md 288),

  • Değerleme ölçüsü belirtilmemiş ya da belirtilen ölçüyle değerlemesine imkan olmayan hallerde, borsa rayici yoksa iktisadi kıymetler mukayyet değerle değerlenir.



  • İtibari Değer :

  • İşletmedeki her türlü senet ile hisse senedi ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerdir. (VUK md. 266).İtibari değer nominal değer alarak da ifade edilmektedir. İtibari değerin değerleme ölçüsü olarak kullanılacağı iktisadi kıymetler şunlardır:

  • Kasa mevcudu (yabancı paralar hariç VUK md 284),

  • Tahviller



  • Vergi Değeri :

  • Vergi değeri bina ve arazinin rayiç bedelidir (VUK md. 268). Daha önceden de açıklandığı üzere gayri menkullerden bina ve arazi maliyet bedeliyle değerlendirilmektedir. Bu kıymetler maliyet bedeliyle değerlenmesine imkan kalmayan hallerde vergi değeriyle değerlenecektir.



Rayiç Bedel :

  • Rayiç Bedel :

  • Bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeridir

  • Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti :

  • İşletmede gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran sahip olacağı değeri ifade eden değerine emsal bedeli denir



Envanter esas itibariyle deftere çıkarılır. Ancak çok çeşitli ve sayıda mal üretim, alım ve satımı yapan işletmelerde envanter listeler halinde düzenlenebilir (VUK md. 185). Liste şeklinde düzenlenmesi durumunda listedeki iktisadi kıymetlerle ilgili bilgiler toplu bir şekilde envanter defterine kaydedilir.

  • Envanter esas itibariyle deftere çıkarılır. Ancak çok çeşitli ve sayıda mal üretim, alım ve satımı yapan işletmelerde envanter listeler halinde düzenlenebilir (VUK md. 185). Liste şeklinde düzenlenmesi durumunda listedeki iktisadi kıymetlerle ilgili bilgiler toplu bir şekilde envanter defterine kaydedilir.

  • Envanter defteri VUK’nun 220. maddesine göre notere tasdik ettirilmek zorundadır.

  • Envanter defterine ise başlama tarihinde ve bundan sonraki her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanter ve bilançolar kaydolunur.

  • Envanter defter ve listeleri VUK 253. maddesine göre ilgili bulundukları yılı takip eden yılbaşından itibaren 5 yıl, TTK hükümlerine göre ise 10 yıl geçinceye kadar saklanmak zorundadır.




Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə