Zamanı İyi Kullanmak Muhterem Müslümanlar!



Yüklə 14.96 Kb.
tarix27.04.2018
ölçüsü14.96 Kb.

02.09.2016

وَالْعَصْرِ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَفى خُسْرٍ اِلَّا الَّذينَ امَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْر

قَالَ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ اِغْتَنِمْ خَمْسًا قَبْلَ خَمْسٍ شَبَابَكَ قَبْلَ هَرَمِكَ وَصِحَّتَكَ قَبْلَ سَقَمِكَ وَغِنَاءَكَ قَبْلَ فَقْرِكَ وَفَرَاغَكَ قَبْلَ شُغْلِكَ وَحَيَاتَكَ قَبْلَ مَوْتِكَ

Zamanı İyi Kullanmak

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: Andolsun zamana, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler (Onlar ziyanda değillerdir).1

Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de bazı surelere; zamana ya da zamanın bir anına yemin ederek başlar. Asr, gün, gece, kuşluk vakti, sabah, Kur'an'da Allah'ın (c.c.) üzerlerine yemin ettiği zaman ile ilgili bazı kavramlardır. Allah Teâlâ bu yeminlerle, âdetâ, bizi zamanı en iyi şekilde değerlendirmeye çağırmaktadır.

İnsanın ömrü; en kıymetli hazinesi ve sermayesidir. Hem dünya hem de ahiret saadeti; her nefeste bitip tükenen şu ömür sayesinde kazanılacaktır. Bu sebeple insan; ömrünü boş, faydasız işlerin peşinde tüketmemeli, devamlı olarak ebedî hayatı kazanmanın gayreti içinde olmalıdır. Özellikle ibâdetlerini, tövbeyi veya yapması gereken bir işi geciktirmeden zamanında en güzel bir şekilde yapmalıdır. Zîra, şeytan ve nefis insanı zarara uğratmak için “sonra yapmayı” telkin eder. Hâlbuki ölüm, insanı ansızın yakalayıverir. Hiç ölmeyecekmiş gibi fani lezzetler peşinde koşulan hayat; çocuklukta oyun-eğlence, gençlikte şehvet, yetişkinlikte gaflet, ihtiyarlıkta elden gidenlere hasret ve ahirette nedâmetle sonuçlanacaktır.

Ömrünü ziyân edenlerin ahiretteki hallerini Rabbimiz Kur’an’da şöyle tasvir eder: “Onlar orada imdat istemek için: «–Ey Yüce Rabbimiz! Ne olur, bizi buradan çıkarıp dünyaya geri gönder de, daha önce yaptıklarımızdan başka, salih ameller yapalım!» diye feryat ederler. Allah Teâlâ onlara şöyle buyurur: «–Biz size, düşünüp ibret alacak ve hakikati görecek kimsenin düşünebileceği kadar, bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de gelip ikaz etti. Öyleyse tadın azabı! Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur!2

Peygamberimiz (s.a.s.) kıymeti pek bilinmeyen iki nimetin önemine dikkat çekmek üzere şöyle buyurmuştur: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.3



Kardeşlerim!

Dünya hayatı; dün, bugün ve yarından ibarettir. Dün çoktan gelip geçmiştir. Geçmişle uğraşılması, halâ geçmişte yaşanması insanın zararınadır. Hakeza geleceğin düşünülmesinde de sonuç aynıdır. Çünkü kaygısı duyulan ‘o gelecek’ gelmeyebilir. O halde insan, içinde bulunduğu ânı yani bugünü en iyi şekilde değerlendirir ve salih amellerle geçirirse, hem dünü hem bugünü hem de yarınını kurtarmış demektir. Cenâb-ı Hak, kullarının zamanı kullanma husûsunda hüsrandan kurtularak ilâhî ikramlara nâil olabilmeleri için şu tavsiyede bulunmaktadır: “Bir işi bitirince, hemen başka işe giriş, onunla uğraş! Hep Rabbine yönel, (O’na yaklaş!)4



Aziz Müminler!

Bir müminin amaçsızca internet veya televizyon başında saatlerce oturarak, öğle vaktine kadar yatarak, kafelerde boş muhabbetlerde bulunarak öldüreceği zamanı olmamalıdır! Ayrıca bir mümin evlatlarını saatlerce televizyonun ve internet oyunlarının kirli ellerine teslim etmemelidir! Amaçsızca, akıllı telefonlarını ellerinden düşürmeyen gençlerimiz sadece zaman öldürmekle kalmayıp kendi hayatlarını da tüketmektedirler. İnsanoğlu zamanın nesnesi değil zamanın öznesi olmalıdır. Ki zamana hükmeden hayata hükmeder. Bugün dünya Müslümanları olarak muhtaç olduğumuz yegane ruh, işte tam da bu ruhtur!

Emine KULLAY

Fittja Ulu Cami Din Görevlisi




1 Asr (103): 1-3

2 Fatır (35): 37.

3 Buhârî, Rikak 1; Tirmizî, Zühd 1.

4 İnşirâh (94): 7-8.


Dostları ilə paylaş:


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə