Zhuan falun



Yüklə 1.22 Mb.
səhifə36/48
tarix14.08.2018
ölçüsü1.22 Mb.
1   ...   32   33   34   35   36   37   38   39   ...   48

HASTANE TEDAVİLERİ VE QİGONG TEDAVİLERİ


Hastane tedavisi ile qigong tedavisi arasındaki ilişki hakkında konuşalım. Batılı doktorların çoğu qigong’u onaylamaz. Onlar; “Eğer qigong hastalıkları tedavi edebiliyorsa neden hastanelere ihtiyacımız olsun ki? Bizim hastanelerimizin yerini alabilirsiniz! Sizin qigong’unuz bütün hastalıkları, iğneye, ilaca, hastanede yatmaya gerek bırakmadan, sırf elleri kullanarak iyileştirdiğine göre, hastanelerin yerine geçseydi güzel olmaz mıydı?” gibi bir görüşe sahiplerdir. Böyle bir düşünce ne akla uygundur ne de mantıklıdır. Bazı kimselerin qigong’un ne olduğundan haberi yok. İşin gerçeği, qigong tedavisi sıradan insanların geleneksel tedavilerine benzemez. Qigong, sıradan bir insanın hüneri değil, olağanüstü bir şeydir. Sıradan insan toplumunu olağanüstü bir şey ile geniş çaplı karıştırmaya nasıl olur da izin verilebilir? Bir Buda o kadar kudretlidir ki, elinin tek bir hareketiyle insanlığın tüm hastalıklarını yok edebilir. Bunu neden yapmıyor? Ayrıca çok sayıda Buda var. Neden bütün hastalıklarınızı iyileştirip ne kadar merhametli olduklarını göstermiyorlar? Çünkü sıradan insan toplumu bu şekilde olmak zorundadır. Doğumun, yaşlılığın, hastalığın ve ölümün nedeni, karmik ilişkilerin olmasıdır. Edinmiş olduğunuz borçlarınızı geri ödemek zorundasınız.

Eğer bir kişinin hastalığını tedavi ederseniz, bu durum, o prensibi çiğnemeye denk olacaktır, çünkü kişi borçlarını geri ödemeden kötülükler yapabilecektir. Bu nasıl mümkün olabilir? Xiulian uygulaması esnasında, problemi kökünden çözebilecek olan bu muazzam güce sahip değilken, merhametinizden dolayı, hastaları iyileştirmenize izin verilir. Merhametiniz ortaya çıkmış olduğu için bunu yapmanıza izin verilir. Fakat gerçekten bu gibi sorunları çözebilecek yeteneğe sahipseniz, bunu geniş çaplı yapmanıza izin verilmez, çünkü bu durum, insan toplumunun ciddi anlamda bozulmasına yol açar. Bu yüzden qigong’un sıradan insanların hastanelerinin yerine geçmesine hiçbir şekilde izin verilmez, çünkü qigong, olağanüstü bir Fa’dır.

Eğer Çin’de qigong hastanelerinin açılmasına müsaade edilirse ve birçok yüce qigong ustası tedavi için ortaya çıkarsa, bu nasıl bir şey olur sizce? Buna izin verilmez çünkü onların hepsi, insan toplumunun düzenini korumak ister. Eğer qigong hastaneleri, qigong klinikleri, qigong sağlık merkezleri, qigong tedavi merkezleri açılırsa, qigong ustalarının tedavi kabiliyeti son derece zayıflar, yaptıkları tedavi birdenbire etkisini kaybeder. Peki neden? Sıradan insanları ilgilendiren bir şeyler yaptıkları için, Fa’sı sıradan insanların seviyesinde olmak zorundadır. Sıradan insanların bulunduğu seviyeyle aynı seviyede kalmak zorundadırlar. İyileştirici etkileri, bir hastaneninki ile aynı olmak zorundadır. O yüzden, tedavileri pek bir işe yaramaz ve bir de hastalığı iyileştirmek için, birçok sözüm ona “tedavi seansına” ihtiyaç duyar. Genellikle bu şekildedir.

Qigong hastaneleri olsun ya da olmasın, qigong’un hastalıkları tedavi edebildiği inkâr edilemez. Qigong, toplum içerisinde bayağı uzun bir zamandır popüler. Birçok insan, uygulama yoluyla hastalıkları iyileştirme ve sağlıklı kalma amacına gerçekten de ulaşabildi. Hastalık ister bir qigong ustası tarafından ertelenmiş olsun veya her ne şekilde tedavi edilmiş olursa olsun, o hastalık artık orada değildir. Yani bir başka deyişle, qigong uygulamasının hastalıkları tedavi edebildiğini kimse inkâr edemez. Bir qigong ustasına giden insanların çoğu, hastanede tedavi edilemeyen zor ve karmaşık hastalığa sahip olan insanlardır. Şanslarını denemek için qigong ustasına gitmiş ve hastalıkları eninde sonunda iyileşmiştir. Hastanede tedavi olabilenler zaten qigong ustasına gitmezler. Özellikle başlangıçta insanlar hep bu şekilde düşünür. O yüzden qigong, hastalıkları tedavi edebilir ancak sıradan insan toplumunda yapılan diğer şeyler gibi uygulanamaz. Geniş çaplı bir müdahaleye asla izin verilmemesine karşın, küçük çaplı veya çok etki yaratmayan, dikkate değer olmayan bir uygulamaya izin verilebilir. Fakat orası kesindir ki, tedavi, hastalıkları tam anlamıyla iyileştiremez. Hastalıkları gidermenin en iyi yolu, qigong egzersizlerini kişinin kendi başına uygulamasıdır.

Bazı qigong ustaları hastanelerin hastalıkları tedavi edemediğinden ve tedavi etkilerinin çok kötü olduğundan bahseder. Peki biz bu konu hakkında ne söylüyoruz? Elbette birçok sebep vardır. Benim fikrime göre en önemli sebep, günümüzde kötüleşen ahlak standardıdır ki, bu da çeşitli tuhaf hastalıklara neden olmaktadır. Bunlar hastanelerde tedavi edilemez olan hastalıklardır. İlaçlar da bunları iyileştiremez. Ayrıca çok fazla sayıda sahte ilaç da var. Bütün bunlar toplumdaki aşırı bozulmanın bir sonucudur. Hiç kimse bunun için başkasını suçlamamalıdır çünkü bu çorbada herkesin kaşığı var. Bu yüzden xiulian’de herkes sıkıntılar ile karşılaşacaktır.

İnsanlar gerçekten hasta olmalarına rağmen, hastanelerde bazı hastalıkların farkına varılamıyor. Bazı insanlara, ismi olmayan hastalıklar taşıdığı teşhisi konuluyor, çünkü o hastalıklar daha önce hiç görülmemiştir. Hastaneler bu hastalıkların hepsini ‘‘modern hastalıklar’’ olarak isimlendiriyor. Peki hastaneler hastalıkları tedavi edebilirler mi? Elbette edebilirler. Eğer hastaneler hastalıkları tedavi edemeseydi, insanlar neden hastanelere güvenir ve tedavi için oraya giderdi ki? Hastaneler hastalıkları tedavi edebilirler. Fakat hastalık olgusu olağanüstü bir olgu iken, hastanelerin tedavi yöntemleri sıradan insan seviyesindedir. Bazı hastalıklar çok ciddidir. Dolayısıyla, bir kişinin bu türden bir hastalığı var ise, hastaneler erken tedaviye ihtiyaç duyarlar. Eğer hastalık çok ciddi bir boyutta ilerlerse, hastane çaresiz durumda kalır çünkü aşırı dozda ilaç insanları zehirleyebilir. Günümüzdeki tedavi tekniklerinin seviyesi, sahip olduğumuz bilim ve teknolojinin seviyesi ile aynıdır –bunların hepsi, sıradan insan seviyesindedir. Dolayısıyla, sadece böyle bir tedavi etkisine sahiplerdir. Açıklık getirilmesi gereken bir konu da şudur: qigong tedavileri ve hastane tedavisi, hastalığın temel sebebini ve sıkıntısını, sadece yaşamınızın diğer yarısına veya daha sonraya erteler. Karmayı hiçbir şekilde yok etmez.

Şimdi de Çin tıbbı konusundan bahsedelim. Çin tıbbındaki tedavi yöntemi, qigong tedavisine çok yakındır. Eski Çin’de, Sun Simiao, Huatuo, Li Shizhen, Bian Que gibi Çinli doktorlar genelde olağanüstü yeteneklere sahiplerdi. Bu büyük hekimlerin hepsinin, tıp kitaplarına kaydedilmiş olağanüstü yetenekleri vardı. Fakat günümüzde bu mükemmel kısımlar sıklıkla tenkit ediliyor. Çin tıbbının miras olarak bıraktığı şeyler sadece tıbbi reçeteler veya uygulamadan gelen deneyimlerdir. Eski Çin tıbbı çok gelişmişti, günümüz tıp biliminden çok daha ileri seviyedeydi. Bazı insanlar, "Modern tıp çok gelişti -bilgisayarlı tomografi ile vücudun içi incelenebiliyor, ultrason ve röntgen yapabiliyoruz" şeklinde düşünebilir. Modern tıbbi donanımlar çok gelişmiş olmalarına karşın, benim görüşüme göre hala eski Çin tıbbından daha geridedir.

Hekim Huatuo, İmparator Cao Cao’nun beyninde bir ur görür ve ona ameliyatla kafasını açıp uru almayı teklif eder. Cao Cao, Huatuo’nun onu öldürmek istediğini düşünür ve bu yüzden de onu hapseder. Huatuo en sonunda zindanda ölür. Cao Cao’nun hastalığı iyice ortaya çıkınca Huatuo’yu hatırlar ve onu çağırtır. Fakat Huatuo ölmüştür. Daha sonra, Cao Cao gerçekten de beyin tümörü yüzünden hayatını kaybeder. Peki Huatuo bunu nasıl bilmişti? Çünkü onu görmüştü. Bu yetenek, biz insanlara ait olan bir olağanüstü yetenektir ki, bütün büyük tıp ustaları geçmişte bu yeteneğe sahiplerdi. Göksel Göz açıldıktan sonra, sadece bir taraftan bakılarak, insan bedeninin dört tarafını aynı anda görmek mümkündür. Kişi ön taraftan arkayı, solu ve sağı görebilir. Kişi katman katman da görebilir veya bu boyutun ötesinde bulunan hastalığın temel sebebini görebilir. Modern tıp bunu yapabiliyor mu? O bundan çok uzaktır. Bunu yapabilmek için bin yıl daha gereklidir! Bilgisayarlı tomografi, ultrason ve röntgen de insan vücudunun içini tetkik edebilir. Fakat bu donanımlar çok büyüktür, yanınızda taşıyamazsınız ve elektrik olmadan da çalışamazlar. Fakat Göksel Göz, kişi nereye giderse gitsin onunla birlikte gidebilir ve bir güç kaynağına da ihtiyaç duymaz. Onlar nasıl olur da mukayese edilebilirler?

Bazı insanlar modern ilaçların ne kadar harika olduğundan bahsediyor. Söyleyeyim ki, ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Eski Çin şifalı bitkileri uygulanır uygulanmaz, gerçekten de hastalıkları iyileştirebiliyordu. Birçok tıbbi reçete kaybolurken, birçoğu kaybolmadı ve hala halk arasında aktarılıyor. Qiqihar şehrinde ders verirken sokakta tezgâh açmış ve insanların dişini çeken bir kişi gördüm. Bir kuzeydoğulu gibi giyinmemiş olduğu için, güneyden geldiği kolayca anlaşılıyordu. Kendisine gelen hiç kimseyi geri çevirmiyordu. Gelen herkesin dişini çekiyordu ve orada çekilmiş bir yığın diş vardı. Asıl amacı diş çekmek değil, kendisine ait olan sıvı bir ilacı satmaktı. Bu sıvı ilaç, güçlü sarı bir duman yayıyordu. Dişi çekerken şişenin kapağını açıyor ve hastanın yanağının dışından çürük dişin olduğu bölgeye doğru tutuyordu. Hastadan dumanı birkaç kez içine çekmesini istiyordu. Dişi çekmeden önce, bu sıvıyı ağrılı dişin olduğu yanağa yaklaştırıyor ve hastadan yayılan dumanı ağrıyan dişe doğru çekmesini istiyordu. İlaç pek harcanmamıştı. Ardından şişenin ağzını kapatıp bir kenara koydu. Adam cebinden bir kibrit çöpü çıkardı. Sıvı ilacının reklamını yaparken, hafifçe çürük dişe dokunur dokunmaz, diş çıktı. Hiç ağrısız. Dişte birkaç kan lekesi vardı fakat hiç kanamadı. Bir düşünelim. Bir kibrit çöpü, zorlama ile kırılabilir. Fakat adam onu, hafifçe dokunarak, bir dişi çekip çıkarmak için kullanmıştı.

Çin’de insanlar arasında hala, Batı tıbbının hassas cihazları ile kıyaslanamayacak olan bir takım şeylerin aktarılmakta olduğunu söylemiştim. Şimdi kimin tedavi yönteminin daha etkin olduğuna bir bakalım. Adamın kibrit çöpü, bir dişi yerinden söküp çıkarabiliyordu. Eğer batılı bir doktor dişi çekmek isterse, doktor öncelikle hastaya iğne ile çeşitli yerlerden narkoz enjekte eder. İğne batırılan yerler oldukça acır ve narkoz etkisini gösterene kadar kişi beklemek zorundadır. Daha sonra doktor bir çift pens ile dişe asılır. Bayağı bir sürenin ve çabanın ardından eğer doktor dikkatli olmazsa, dişin kökü diş yatağında kırılabilir. O durumda doktor onu kazımak için, hastayı gerçekten endişelendiren ve korkutan büyük bir çekiç ve delgi aleti kullanır. Daha sonra dişi oymak için modern bir alet kullanılır ki bu oldukça acı veren ve kanlı bir olaydır. Ardından hasta bir müddet kan tükürür. Bu oyma işlemiyle bazı insanlar yerlerinden sıçrarlar. Sizce hangi tedavi yöntemi daha iyi? Hangisi daha gelişmiş? Cihazların nasıl göründüğünden çok ne kadar işe yaradıklarını göz önünde tutmalıyız. Eski Çin tıbbı çok gelişmişti ve günümüz batı tıbbı, yıllar sonra bile ona yetişemez.

Eski Çin bilimi, modern Batı’dan öğrenilmiş olan bugünkü bilimimizden farklıdır. O, bilimde farklı bir durumun meydana gelmesine yol açan farklı bir yol tutmuştu. O nedenle, eski Çin bilim ve teknolojisini günümüz algılama şekliyle anlayamayız. Eski Çin bilimi doğrudan insan vücuduna, insan hayatına ve evrene odaklanmış olduğu için ve incelemelerini doğrudan bu konular üzerinde yapmış olduğu için, farklı bir yaklaşım tarzı tutmuştu. O zamanlar öğrenciler okula gittiğinde bile meditasyonda oturma egzersizi yapar ve duruşlarına dikkat ederlerdi. Fırçalarını ellerine aldıkları zaman, nefes alış verişlerini ve qi’lerini düzene sokarlardı. Toplumun tamamı baştan sona bu durumda olduğu için, her türlü meslek sahibi zihnin boşaltılmasına ve düzenli nefes alıp vermeye önem verirdi.

Bazı kişiler: “Eğer biz, eski Çin biliminin o zamanlarda izlemiş olduğu yolu takip etseydik, şu anda sahip olduğumuz arabalara ve trenlere sahip olabilir miydik? Modernleşme olabilir miydi?” diye soruyor. Bana göre tamamıyla farklı bir durumu, şu anda içinde bulunduğunuz ortamdaki bakış açısı, yargı ve değerler ile anlamaya çalışmamalısınız. Kafanızdaki yargıların ve değerlerin tamamen değişmesi gerekir. Televizyon ekranlarına gerek kalmadan herkes istediği her şeyi kendi alınlarına bakarak görebilecekti. Ayrıca insanlar olağanüstü yeteneklere sahip olacaklardı. Trenler ve otomobiller olmaksızın, insanlar oturdukları yerden bir asansör kullanmadan havalanabileceklerdi. Toplumun, sadece bu yapıda sınırlı kalma gibi bir zorunluluğunun olmadığı, farklı bir toplumsal gelişim biçimi oluşturacaktı. Uzaylı varlıkların uçan cisimleri inanılmaz bir hızla uçabiliyor ve aynı zamanda istedikleri kadar büyüyebilme ya da küçülebilme kabiliyetine de sahipler. Onlar, daha farklı bir gelişim yolunu seçmişlerdir ki, bu da tamamen farklı bir bilimsel metottur.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   32   33   34   35   36   37   38   39   ...   48


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə