ZiKİr ehline sorun kitabın Orijinal Adı: «Fes'elu Ehle'z Zikri» Pr. Dr. Muhammed Ticani Semavi Ensariyan Yayınları – Kum Bas



Yüklə 1,17 Mb.
səhifə4/175
tarix03.01.2022
ölçüsü1,17 Mb.
#37977
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   175
anlasınlar..." Bu çalışmamın, Allah tarafından kabul edilmesini diler, hayırlı ve bereketli olmasını temenni eder, birlik ve beraberlik kalesinin yapımında yer alacak bir tuğla olmasını umarım.

        Bugün ne yazık ki, Müslümanlar, insan haklarıyla ilgili en basit konularda ve birbirlerine karşı iyi davranma hususunda geri kalmış durumdalar. Bunu İslam ülkelerine veya içinde Müslümanların da yaşadığı memleketlere yaptığım birçok seyahat ve ziyaretler esnasında bizzat gördüm ve yaşadım. Bu seyahatlerimin sonuncusu, dörtte biri Şii olan iki yüz milyon Müslümanın yaşadığı Hindistan'a olmuştu. Oradaki Sünniler hakkında çok şeyler duymuştum. Fakat gördüklerim çok daha dehşet verici idi. Bu ümmetin varmış olduğu durum beni o kadar üzdü ki, kendimi tutamayarak ağladım. Umudum çok ve imanım kuvvetli olmasaydı, ümitsizlik kalbimi kaplayıp maneviyatım tamamen sarsılacaktı.

        Hindistan'dan döner dönmez oradaki Ehl-i Sünnet'in mercii konumundaki büyük alimlerinden Ebu'l-Hasan en-Nedvi'ye bir mektup gönderdim ve bu mektupla beraber bana göndereceği cevabı da yayınlayacağımı haber verdim. Fakat bugüne kadar ondan herhangi bir cevap alamadım. Ama ben yine de, Allah'ın ve insanların yanında tarihi bir belge olarak şahidimiz olsun diye o mektubu bu kitabımın başında olduğu gibi yayınlıyorum.

Prof. Dr. Muhammed Ticani Semavi

HİNDİSTAN'IN BÜYÜK ALİMİ EBU'L-HASAN EN-NEDVİ'YE AÇIK MEKTUP

Bismillahirrahmanirrahim

        Salat ve selam, peygamberlerin en üstünü Hz. Muhammed'e ve tertemiz Ehl-i Beyt'ine...
Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

        Ben, Allah'ın kendisine hidayet ve tevfikini bahşettiği Tunuslu Muhammed Ticani Semavi'yim. Maliki mezhebine mensup olup, Kuzey Afrika' da meşhur olan Ticani tarikatına tabi iken, Ehl-i Beyt mezhebini seçmiş bulunuyorum.

        Hakkı, bir seyahat esnasında bazı Şii alimlerle görüşüp konuştuktan sonra tanıdım. Sonra bu konuda "Nasıl Hidayete Kavuştum" adını taşıyan bir kitap yazdım. Bu kitabı Hindistan'da bulunan "İslami İlimler Cemiyeti" birkaç dilde bastırdı. Ve bu sebepten dolayı Hindistan'a davet edildim.

        Aziz kardeşim, kısa bir ziyaret için Hindistan' a gelmiştim. Ümidim sizinle görüşmekti. Zira sizin adınızı duymuş ve oradaki Ehl-i Sünnet ve Cemaat arasında parmakla gösterilen alimlerden biri olduğunuzu biliyordum. Fakat ne yazık ki , mesafenin uzaklığı ve vaktimin azlığı bu arzuma mani oldu. Çaresiz Bombay, Bovna, Bor Dağı ve diğer bazı şehirleri ziyaret etmekle yetindim. Fakat Hindistan' daki



20/ Zikir Ehline Sorun

Ehl-i Sünnet'in Şii kardeşlerine karşı duydukları nefret ve düşmanlık beni çok fazlasıyla üzdü.

        Birbirleriyle İslam adına savaştıklarını ve bu uğurda her iki taraftan kanlar döküldüğünü duyuyordum. Fakat buna inanmıyor, abartıldığı düşüncesindeydim. Ancak ziyaretim esnasında gördüklerim ve duyduklarım, gerçekten hayret ve dehşet vericiydi. Orada İslam ve Müslümanlar aleyhine birtakım kötü niyetler ve tehlikeli komploların hazırlanmakta olduğuna inanıyorum. Başında, İslami Cemaat Müftüsü Şeyh Azizürrahman'ın bulunduğu Sünni alimlerden oluşan toplulukla görüşmem esnasında, benimle aralarında cereyan eden karşılaşma bu inancımı güçlendirdi. Bu karşılaşma, kendilerinin daveti üzerine geldiğim Bombay'daki mescitlerinde vuku bulmuştu.

        Daha aralarına yeni girmiştim ki, Ehl-i Beyt Şiasına, alay edici hareket ve işaretler yaparak küfür etmeye başladılar. Gayeleri metanetimi sarsıp beni tahrik etmekti. Zira benim Ehl-i Beyt mektebine davet eden bir kitap yazdığımı biliyorlardı. Maksatlarını anlamıştım. Ama yine de sinirlerime hakim olup onlara gülümseyerek dedim ki:

        "Ben sizin misafırinizim, beni davet eden de sizsiniz. Davetinizi kabul ederek size geldim. Yoksa bana sövüp küfretmek için mi beni davet ettiniz; İslam'ın size öğrettiği üstün ahlak bu mudur?! Bana tam bir küstahlıkla cevap verip, hayatımda bir gün bile Müslüman olmadığımı, çünkü Şii olduğumu, Şia'nın da İslam'la hiçbir alakası olmadığını iddia ederek buna yemin bile ettiler.

        Onlara bakarak dedim ki: "Kardeşlerim, Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz de birdir. Şiiler de Allah'ın birliğine iman eder, Peygamber ve Ehl-i




Yüklə 1,17 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   175




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin