13. AĞIr ceza mahkemesi ( cmk 250 maddesi İle yetkiLİ ) duruşma tutanağI



Yüklə 0,69 Mb.
səhifə1/7
tarix01.06.2018
ölçüsü0,69 Mb.
#52303
  1   2   3   4   5   6   7



T.C.

İSTANBUL

13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ

( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI
ESAS NO :2009/191

CELSE NO :67

CELSE TARİHİ :01.06.2010
BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN 20909

ÜYE :HASAN HÜSEYİN ÖZESE 28298

ÜYE :SEDAT SAMİ HAŞILOĞLU 37266

C. SAVCISI :MEHMET ALİ PEKGÜZEL 33954

C. SAVCISI :NİHAT TAŞKIN 36924

KATİP :BAHATTİN KÖSE 127251
Mahkeme Başkanı Köksal Şengün ile üye hakimler Hasan Hüseyin Özese ve Sedat Sami Haşıloğlu’dan oluşan mahkeme heyeti tarafından 1 Haziran 2010 tarihli oturum açıldı.

Tutuklu Sanıklardan Murat Çavdar, Durmuş Ali Özoğlu, Mehmet Dalağan, Mustafa Dönmez, Taylan Özgür Kırmızı, Hasan Atilla Uğur, Levent Ersöz, Fatih Hilmioğlu, Mehmet Haberal dışındaki tutuklu Sanıkların cezaevinden getirildi.

Bağsız olarak huzurdaki yerlerine alındı.

Sanık müdafilerinden Sanık Kemal Aydın müdafi Av. Ayhan Okutan, Sanıklar Birol Başaran Adil Serdar Saçan, Ahmet Tuncay Özkan, Hasan Atilla Uğur, Hüseyin Vural Vural, İlyas Çınar müdafi Av. Hüseyin Ersöz, Sanık Tuncay Özkan, Mesut Özcan ve Hüseyin Nazlıkul müdafi Av. Gizem Öcalan, Sanıklar Ahmet Hurşit Tolon ve Mehmet Haberal müdafi Av. Yasemin Antakyalıoğlu, Sanık Ahmet Hurşit Tolon müdafi Av. İlkay Sezer geldikleri görülmekle, huzurdaki yenlerine alındı.

Açık yargılamaya devam olundu.

Sanık Kemal Aydın tekrar huzura alındı.



ÇAPRAZ SORGUSUNA KALDIĞI YERDEN DEVAMLA.

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Kemal bey dünden kaldığım sorularıma devam ediyorum. Dünkü duruşmada Diyarbakır’da birtakım toplantılar yaptığınızdan bahsettiniz. Bu toplantılar ne zaman başladı ne amaçla yapılıyor, kimler oradaki toplantıları organize ediyor izah eder misiniz?”

Sanık Kemal Aydın:”Efendim arz edeyim Cumhuriyetin Yüce mahkemesinin Saygıdeğer Heyetini ve İddia makamının Sayın savcılarını saygıyla selamlıyorum. Efendim arz edeyim orda toplantı değil yaptığımız şey.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Siz toplantı olarak söylediğiniz için ben öyle söylüyorum yani sohbette olabilir.”



Sanık Kemal Aydın:”Konuşma evet sohbet niteliklidir herhangi birisinin bana yüklediği bir görev yok şu hususu bir kez daha arz etmek istiyorum Yüce mahkemeye. Hiçbir yerin adamı değilim hiçbir yere mensup değilim Türk Silahlı Kuvvetlerinin adamı değilim. Özelikle arz ediyorum bunlar son derece önemli çünkü bu iddianamenin bizimle ilgili suçlama konuları bunun üzerine kurulu. Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin adamı değilim, mensubu değilim. MİT’in, emniyetin başka yabancı güç istihbarat örgütlerinin mensubu, adamı, ajanı değilim ben Türk milleti için Türkiye için hassasiyetleri olan bir insanım Mustafa Kemal diyor ki vatanı savunmak için emir gerekmez. Mustafa Kemal’de buyuruyor ki özür diliyorum Mustafa Kemal buyuruyor ki vatanı savunmak için emir gerekmez, Hazreti Muhammed’de insanlığın peygamberi de buyuruyor ki vatan sevgisi imandandır. Dün arz ettim ama tekrar arz ediyorum ben emekli oldum ama ömrünü bilgi edinmek üzere geçirmiş bir insanım. Türkiye üzerine Türk milleti üzerine Türkiye ölçeğinde ve Dünya ölçeğinde oynanan oyunların tümünü çok iyi şekilde biliyorum emekli oldum hayatımı yaşayacaktım kalan ömrümde ama kız kardeşim abi bu düşünce ve bilgilerini Türkiye’nin sıkıntıları var bu sıkıntılarda bu sıkıntılarını bu millet bu ülkenin hayrına kullan dedi. Bende onu doğru buldum, doğruydu o sıkıntıların başında etnik azınlık ırkçılığına bağlı bölücü olaydı ve devam eden savaştı onu bu savaşa nasıl katkımız olabilir bitirilmesine Türk milletinin su gibi kanı akıyor. Türkiye’yi bölünmenin eşiğine götürecek etnik azınlık ırkçılığı temelindeki bu bölücülük nasıl mani olunabilir bir yurttaş olarak nasıl mani olabilirim diye ben bu olayları da çok iyi bilen bir insanım bu bilgilerimi o bölgedeki insanlarla özellikle Diyarbakır etnik bölücü azınlık ırkçılığı bölücülüğünün merkezi haline getirilmiştir. Onu geçmişte savunmalarımda da söyledim siyasilerin Diyarbakır’ı değerlendirmelerinde zaten tekrar etmeyeceğim. Siyasi düşüncelerin Türkiye’yi yöneten siyasi düşüncelerin Diyarbakır’a bakışındaki ifadelerini arz etmiştim. O anlayış Diyarbakır o anlayıştan kurtulamazsa Türkiye bölünür. Emperyalizmin planladığı Kürt devleti kurulur Kürt devleti kurarlar. Kürt devleti kurulursa bunun sınırları mutlaka Türkiye’yi kapsayacaktır. Kürt devletinin kurulmaması, kurulamaması emperyalizmin bu düşüncesinin oluşamamasını bozulmasının gerekli olan yer Diyarbakır’dır. Düşman Türkiye’yi işgal fiilen işgal altında tutmamaktadır. Düşman Türkiye üzerine oynadığı oyunları kendi millet evlatlarımız üzerinden oynamaktadır. Kendi millet evlatlarını bu hadiseye karşı bilgilendiremezsek ve düşman planında bu emperyalist planda emperyalist düşüncenin yanında olmaları engelleyemezsek bu kaçınılmazdır Türkiye bölünür. Ben Türkiye sevdalısı her vatandaş gibi her yurttaş gibi vatanını ve devletini seven bir insanım. Biliyorum ki hiçbir Türk yurttaşı Türkiye’nin bölünmesinden yana değildir. Ama kırılma noktaları vardır yavaş yavaş başlar bu işler. Ya otonom olsa ne olur diye başlar bu iş otonomdan olsun federal olsun diye gelir sonra da bağımsız olsun diye gelir. Düşman uygulamalarını hemen Kürt devleti kuracağız diye başlamaz. Bizim millet evlatlarını Sayın savcıların sorularında bir sorusuna cevabımda burda arz etmiştim Yüce mahkeme huzurunda. Benim Kürdüm yok ki Kürt sorunum olsun dedim, evet benim kürdüm yok Kürt yapılan millet evlatları var. O bir emperyalist olgudur şimdi o yapılan millet evlatları üzerinde de plan uygulanıyor. Şimdi bu planı sorunuzu bunun için açarak arz ediyorum. Çok önemli yani niçin Diyarbakır’a gittiğimi anlatmak açısından bunları arz etmezsem bir esas anlamı çıkmaz onun için arz ediyorum Yüce mahkemeye. Ben bu millet evlatlarının Türk şehri Diyarbakır’da Türk vatan köşesi, yurt köşesi Diyarbakır’da Kürdistan kuracağız diyen insanların bu düşüncenin yanlışlığını anlatmak bir birey olarak bir fert olarak hiç kimseden emir almadım. Bu ülkeye duyduğum sevgim, yakınlık, bağlılık nedeniyle bilgilerimi paylaşmak üzere gittiğim ve dostum olan insanların bulup evinde bir araya getirdiği insanlarla yaptığım sohbetlerdir efendim.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Ne zaman başladı?”

Sanık Kemal Aydın:”2003 yılında başladı 2002’de de gittim ama 2003 yılında esas daha çok gidip gelmeye başladım.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Katılımlar nasıl oluyordu? Yani kaç kişi katılıyordu?”

Sanık Kemal Aydın:”Beni götüren beni davet eden insanlar onlar kendi çevrelerinde bazen 10 kişi oluyor 17 kişi oluyor 15 kişi oluyor 30 kişi oluyor. Ben herhalde 70, 80’i bulan sayılarda bile insanların yaz günü Lice’de damda oturuyoruz köyde Lice’de damda oturuyoruz köyde Lice’de damda, bacada bacaya gelebildiği kadar insan geliyor duyan herkes geliyor bir yığın insan geliyor bunun içinde kadında var çocukta var.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Bu gidiş geliş masraflarınızı kendiniz mi karşılıyordunuz?”

Sanık Kemal Aydın:”Ben seyahatlerim hiçbir yerinde Diyarbakır’a hep uçakla gittim uçak seyahatlerim oldu hiçbir zaman benim kazancım ve gelirlerim o işi karşılamaya yeterli değildir. Beni davet eden arkadaşlarım, dostlarım varlıklı insanlardır sağ olsunlar. Abi Diyarbakır’a gel uçak biletini aldık git havaalanına bin gel dediler ben genelde söyle seyahat ederim, otobüs biletini aldık abi otobüse bin gel derler ve giderim mahkemeye de arz ettim. Benim paraya ihtiyacım yok Dünya’yı cebinde 5 kuruşu olmadan dolaşabilirim. 5 kuruşsuz Dünya’nın neresinde tanıdığım ki var Dünya’nın her yerinde tanıdığım insanlar Kanada’ya gelmek istiyorum Amerika’ya gelmek istiyorum dersem bana bileti gönderirler ve giderim.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Peki böyle bir çevreyi nasıl edindiniz yani her tarafta tanıdığınız var öyle anlaşılıyor?”

Sanık Kemal Aydın:”Efendim dünde sorunuz üzerine arz etmiştim ben 17 yaşından itibaren babam beni çok güzel insanların babam okuryazar bir insandı benim okuduğum doğduğum evde kitap yoktu. Ama babam çok aydın bir insandı okuryazar olmasına rağmen ailemde de ortaokul hayatına tahsile başlayan ilk çok geniş bir aileyiz ama ilk ben gönderildim babam beni çok güzel insanların eline teslim etti. Teslim ettiği insanlardan birisi de aslen Gümüşhaneli olan Nihal Atsız’dı, birisi de dün bir soru sordunuz efendim Baki Tuğ’du. Ben bunlar sadece birkaç tanesi ben bu insanların rehberliğinde çok güzel bilgiler edindim ve bu insanlarla başlayan sosyal hayatımda sonrada meslek hayatına dönüşen hayatta çok güzel ilişkiler, ben 22 yıllık meslek hayatımda Türkiye’de gitmediğim hiçbir ilçe yok ve özellikle de teftiş programları yapılırken teftiş kurulu başkanından bu seferde Hakkari’yi yazın oraya gideceğim diye talepte bulunan bir insanım. Niye istiyorsun sen kıdemlisin oraya başkaları gitsin. Görmek istiyorum o yurt köşesinde orda birilerini tanımak istiyorum. Böylece gittim o 22 yıllık müfettişlik hayatımda da görevimi yaparken insanlarla sadece müfettiş görev ilişkisi içerisinde görevli muhataplarımla olmadım hep onlarla rehberimde sonra bayramda seyranda onlarla tebrikleşerek sosyal münasebetlerimi devam ettirerek o insanlar Ankara’ya geldiğinde malumlarınız olduğu üzere Ankara başkent Ankara’da yaşıyorum bu münasebet kurduğum insanlar devamlı Ankara işi düşen bir şekilde düşen inanlardır bu insanlar Ankara’ya geldiklerinde bu münasebet nedeniyle benimle ilişkilerini devam ettirmişlerdir. Bende onları misafir ettim ilişkilerim devam etti okul hayatım, iş hayatım, meslek hayatımda bu ilkeler doğrultusunda inanılmaz çok az insana nasip olan bir ilişki, çevre imkanım oldu.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Bu Diyarbakır’da olduğundan bahsettiniz aynı zamanda Batman ve Mardin’de aynı şekilde sohbet yapılıyordu herhalde.”

Sanık Kemal Aydın:”Evet Urfa’ya da gittim Siirt’e de, Urfa’ya, Siirt’e de gittim.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Peki hep aynı kişiler mi bu sohbet toplantılarını organize ediyordu?”

Sanık Kemal Aydın:”Hayır benim bana rehberlik eden bir arkadaşım vardı. O Diyarbakır’ın çok sayılı ailelerinden birisi kardeşim benim Liceli Abdülkadir Aydın onlar çok geniş bir aşiret hatta Kamuran bey bile onların aşiretinden Nizan şığları aşiretinden çok geniş bir aşiret ailesinden de Kürtçülük olayına yönelmiş inanılmaz derecede Kürtçülük ideolojisine inanmış insanlar var. Daha ziyade kendi aşiret bağlamında ki insanları getiriyor ama tabi yakınlıkta var o kendi aşireti ile ilgili olan insanları getirip konuştururken duyan başkaları da geliyordu. O şekilde düşüncelerimi ve bilgilerimi insanlarla.”

Mahkeme Başkanı :”Diyarbakır’a tayininiz çıktı.”

Sanık Kemal Aydın:”Evet efendim.”

Mahkeme Başkanı :”Diyarbakır’a gitmediniz istifa ettiniz.”

Sanık Kemal Aydın:”Evet efendim.”

Mahkeme Başkanı :”Ondan sonra bu kadar değişim neden oldu?”

Sanık Kemal Aydın:”Arz edeyim efendim.”

Mahkeme Başkanı :”Nasıl oldu o?”

Sanık Kemal Aydın:”Diyarbakır’a tayinimin çıktığı yıl.”

Mahkeme Başkanı :”Öldürüleceğim diye bir şeyler söylediniz gidemediniz istifa ettiniz meslekten ayrıldınız yani devlet memurluğundan ayrıldınız. O kadar yoğun bir şey ondan sonra nasıl koşa koşa gittiniz, nasıl oldu bu ani değişim?”

Sanık Kemal Aydın:”Evet efendim 1978 evet efendim istifa ettim bir müstafi evet efendim arz edeyim efendim arz edeyim. Diyarbakır’a 78 yılında tayin edildim, 78 yılının 16 Ocak’ında tayin edildim. 78 yılını Türkiye’nin o tarihlerini bilenler sağ-sol olayında Diyarbakır’ın milliyetçiyim diyen insanlar için ifade ettiği anlamı bilirler. Ben Diyarbakır’a zaten o maksatla tayin edildim. Merhum Ecevit hükümetinin o maksada matuf götürülüp gönderilip orda öldürülmek maksadına matuf tayin edildim. 80 öncesini dikkatinize sunuyorum Saygıdeğer Başkanım, 80 öncesindeki bir olayı arz ediyorum ihtilal olmamış Türkiye’de her gün insanların sağ-sol diye birbirini boğazladığı Diyarbakır’ın da bu manada son derece sol açısından önde olduğu bir yere tayin edildim. O nedenle gitmedim sonra 80 sonrasındaki yıllarda gelişen hadiselerde ben Abdülkadir Aydın’la tanıştım 80 ihtilal sonrasındaki süreçte tanıştım. O da herhalde bana ben Gümüşhanelilere kızdığım için Liceliyim derdim Diyarbakır Liceliyim de şunun için söylerdim onu da arz edeyim. Lice uyuşturuculuğun merkezi yapıldı diye kötülük anlamında kızıyordum Gümüşhanelilere Liceliyim diyordum. Bir 8, 10 sene öyle söyledim 10 sene sonra karşıma Abdülkadir Aydın çıktı tanıdım Baki bey vasıtasıyla tanıdım Abdülkadir Aydın’ı, Abdülkadir Aydın’ı tanıdıktan sonra severek Diyarbakırlıyım Liceliyim demeye başladım. Şimdi severek diyorum Diyarbakırlıyım, Liceliyim o arkadaşımın önderliğinde o nedenle Saygıdeğer Başkanım bana o imkanları sağladı onun aile imkanları şeyiyle fırsatlarımı bilgilerimi paylaştım.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Bu sohbet toplantılarını organize eden başka isimler de var mı?”

Sanık Kemal Aydın:”Hayır bana bu konuda o bölgedeki özellikle Diyarbakır’da hep Abdülkadir Aydın kardeşimdir bana rehberlik eden insan onun dışında kimse yok.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Evet şimdi ben başka bir soru sormak istiyorum daha sonra da aynı konuya döneceğiz. 13.05.2010 tarihli duruşmada şöyle bir beyanınız var. Savcı bey Mehmet Ali Bey şöyle bir soru sormuş. Ancak Sanık Neriman Aydın’dan ele geçirilen 7 numaralı CD içerisinde bel1.dog isimli Word belgesi içeriğinde 7 Ocak 2006 yer İlksan öğretmen evi tesisleri Ankara kalesi 6 Ulus başlığı altında 6 Ocak 2006 gecesinden misafirimiz olan misafirimiz olan Ali Özoğlu ve Hatice Bahtiyar ile birlikte baba evimizde Çankaya’da kahvaltı sohbetinden sonra malum mekana intikal ettik. İbrahim beyle kahve içtik sohbet ettik ilk 5, 10 dakika sükunetini muhafazadan sonra Vatanseverler güçler birliğinin tüzüğünü hazırladığından memleketimize dair bir takım endişelerden bahsetti şeklinde devam eden bir günlük var.”

Sanık Kemal Aydın:”Evet”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Sizde evet efendim demişsiniz. Savcı Mehmet Ali Bey buradaki tarih 7 Ocak 2006 genelde insanlar Ocak ayında Aralık ayından kalma 2006, 2007 karıştırmış olabilir. O konuda 7 Ocak 2007’de olabilir bu tarih siz Kemal Aydın, aynen öyle, aynen öyle efendim. Savcı bey, bu konuda bir şeyimiz yok ancak Durmuş Ali Özoğlu ile İstanbul’a gelip tanıştım demeniz de burada Neriman Aydın’ın Ankara buluşma konusu çelişiyor artı İbrahim Özcan ile Mart ayında tanıştık beyanınız var. Sanık Kemal Aydın, 2007’in Mart ayı, Savcı Mehmet Ali Bey bu da bu da yine Ocak ayında yapılan görüşmede İbrahim Özcan’ın da bulunduğu belirtiliyor bu çelişki ne şekilde izah edersin açıklarsınız diye soruyor sizde söyle cevap veriyorsun. O tarih yanlıştır kardeşim zaten ona sorduğunuzda da cevabını verecektir. O notun tutulduğu tarih sadece tarih itibariyle yanlıştır yoksa o diğerleri muhtevası doğrudur o muhteva doğrudur tarih yanlıştır demişsiniz. Şimdi öncelikle bu malum mekan neresidir, malum mekana intikal ettik demiş kız kardeşin Neriman Aydın bu belgede.”

Sanık Kemal Aydın:”Efendim arz edeyim.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Buyurun.”

Sanık Kemal Aydın:”Tekraren soru sorulduğun için arz edeyim İbrahim Özcan’la 2007 yılının Mart ayında Ankara’daki kitap fuarında karşılaştım Ali Özoğlu’na ait kitap fuarında karşılaştım Mart ayının 2007 Mart ayı karşılaşmamız o söz konusu günlüğün tutulduğu toplantı da o ay içerisindeki bir o yıl içerisindeki yani Mart’tan sonraki bir hadisenin tarihi itibariyledir. 2006’da olması mümkün değil tarihi yanlış olabilir zannediyorum bir düğün için Ankara’ya gelmişlerdi İbrahim beyler Ali Özoğlu ve Hatice Bahtiyar hanımefendiyle bir düğün için evimizde yemek yedik. Malum mekan diye bahsedilen mekan İlksan öğretmen evinin İbrahim Özcan’ın misafir olarak bırakılacağı İlksan öğretmen evinin lokali önü ve orda da sohbet ettik.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Burda İbrahim beyden bahsediyor İbrahim Özcan mıdır bu?”

Sanık Kemal Aydın:”Evet İbrahim Özcan.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”İbrahim Özcan Vatansever güçler birliğinin tüzüğünü hazırladığından bahsetmiş doğru mudur?”

Sanık Kemal Aydın:”Oraya not aldık tabi söyledi.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Şimdi Vatansever güçler birliği veya Vatansever kuvvetler güçler birliği 2005 yılının Ocak ayında kurulmuş acaba aynı birlik midir?”

Sanık Kemal Aydın:”Efendim İbrahim bey neyi kastetti bilmiyorum tabi kendisi de burda yargılanan arkadaşlarımızdan birisi Vatanseverler güç birliğinin tüzüğünü hazırlama çalışmalarında bulunmaktan bahsetmiş günlükte alınmış nottur ama onunla hangi yılı neyi kastettiğini bilmiyorum öbür konuşmanın da.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Mikrofonu verelim İbrahim bey cevap verebilir misiniz bu konuda? Bu Vatansever güçler birliği tüzüğü hangi birliğin tüzüğüdür hangi yıl hazırlanmıştır?”

Sanık İbrahim Özcan:”Sayın Başkanım, VGKB’nin Ankara’daki toplantısına gittiğimi savunmamda söyledim daha önce Sırrı Erkuş tanıdığımı söyledim o aynıdır ama onlar orda öyle algılamış tüzüğünü ben hazırladım falan demedim tüzüğünü ben hazırlamadım üyesi falanda değilim VKGB’nin ama Ankara’ya gittiğimi daha önce mahkemeye beyan ettim anlattım bu konuyu. Herhalde onunla bir ilişkilendirmiş olabilirler.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Şimdi Vatansever kuvvetler güç birliği 2005 yılı Ocak ayında kurulmuş sizin broşürlerini dağıttığınız tanıtım yaptığınız konusunda beyanlarda var ne diyorsunuz?”

Sanık İbrahim Özcan:”Benim broşürlerini dağıttığım.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Evet”

Sanık İbrahim Özcan:”Efendim o tüzük kurulduktan sonra o VKGB broşürleri geldi ben bunu size anlattım daha önce ama biz ilgilenmedik sonradan ayrıldım herhangi bir şekilde ilgilenmedik ve katılmadık da o broşürler İstanbul’da Türkiye’de her tarafa dağıtıldı. Ama biz katılmadık yani ilgilenmedik üye vesaire her hangi bir yönetiminde de bulunmadık. O Ankara’da buluşma olayı da onu da izah edeyim o İlksan öğretmen evi dedikleri kitap fuarından 3 gün önce ya 3 gün ya bir hafta önce yer ayarlamak için. Çünkü fuar büyük bir fuar uluslar arası bir fuardı yeri stantı ayarlamak ve kitapları nereye getirip nereye koyacağımızın 2, 3 gün önce çünkü kitaplar İstanbul’dan kargoyla yani şöyle söyleyeyim kargo tipi minibüslerle getiriyorduk. 2, 3 gün ya da 1 hafta önce Ankara’ya gittik yerimizi ayarlamak için yani stanttaki yerimizi stanttaki çünkü masalarınızı falan hep kendiniz ayarlıyorsunuz hazır bir şey yok önceden herkeste bizim gibi geliyordu yerini ayarlıyordu. Yani çünkü bizde binlerce kitap geleceği için ondan sonra İstanbul’a döndük zaten 1 hafta sonra yağmurlu bir havaydı oraya geldik kitap fuarına katılmak için.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Bu Vatansever güçler birliği ile Vatansever kuvvetler güçler birliği farklı mıdır, aynı mıdır?”

Sanık İbrahim Özcan:”Onu bilmiyorum Başkanım Vatansever güçler birliği diye bir birlik bilmiyorum ben ben VKGB diye bir birlik o zaman bir dernek kurulduğunu biliyorum Vatansever güçler birliği mi Vatansever kuvvetler birliği mi onu bilmiyorum, VKGB kısa adı böyleydi yani Taner Ünal’ın başında bulunduğu VKGB kısa adı böyleydi.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Peki tekrar soracağım yani böyle bir tüzük hazırladınız mı hazırlamadınız mı?”

Sanık İbrahim Özcan:”Hayır efendim ben tüzük nerden hazırlayayım Sırrı Erkuş hazırladı onu daha önce ben mahkemenize izahını yaptım zaten.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Tamam buyurun. Cevabınızda şöyle demişsiniz o diğerlerinin muhtevası doğrudur muhteva doğrudur tarih yanlıştır demiştir.”

Sanık Kemal Aydın:”Efendim konuşma yani günlük yazılmış bende hatırlıyorum yani öyle zaten bir araya gelince ne konuşursunuz onu.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Evet, şimdi bu belgede bahsedilen sohbet toplantısından diyeyim şöyle bir konuşma geçiyor. Yine zannediyorum Neriman Aydın’ın ifadesinden ifadesi yazılmış ifadesine göre yazılmış. İbrahim beyle kahve içtik sohbet ettik, sohbet ettik ilk 5, 10 dakika sükunetini muhafaza ettikten sonra Vatansever güçler birliğinin tüzüğünü hazırladığından ve memleketimize dair birtakım endişelerden bahsetti İbrahim bey. Ali Özoğlu beyle tanışmasını istediğim Hakan Erdem kardeşimizde bu sohbete katıldı. 1 saate yakın bir zaman sonra sohbet esnasında aslında İbrahim Bey ilginç ifadelerde bulundu. Bir ara Baki Tuğ’un yeğeni ile arkadaş olduğunu da hafiften dillendirirken bir davanın böyle 3 kişinin kontrolünde kalamayacağını mutlaka içerisine sızmanın olacağını ifade etti. Bunun üzerine Kemal Aydın Bey kumanda heyeti istemezse izin vermezse hiç kimse hiç kimse bir sızamaz isterseniz deneyin ayrıca hareketimizi yöneten kumanda heyetinde asker ve polis asla olmayacak dedi demişsiniz bu konuşmada bir davadan sez ediliyor bir hareketten söz ediliyor bu konuda bilgi verebilir misiniz?”

Sanık Kemal Aydın:”Efendim dava hareket dün arz ettim kardeşim bana abi düşüncelerini bu ülke için paylaş dedi. Paylaştı dediğim dava bu düşüncelerim paylaşılmasıdır olan yanımda olan dediğimiz o ekip kimdir dediniz? Ercüment Ovalı, Kemal Aydın benim yakınlarım Ercüment Ovalı, Kemal Aydın, Hakan Erdem ve Neriman kardeşim paylaştığımız düşüncelerimi paylaştığımız insanlardır o sohbet toplantısında demek ki bu konular konuşuluyor sohbet ediyoruz Türkiye’ye yönelik endişelerimizi İbrahim beyde bu işlere duyarlı bir insan sohbet ediyorduk söyledi o düşünceler bana aittir. Evet kimse istemezse ben istemezsem kumandaya hiçbir yer hiç kimse nasıl buraya girecek? Al biz 4 kişiyiz, 3 kişiyiz 5 kişi istemiyorum derse nasıl geleceksiniz? Ayrıca böyle bir şey ya siyasi parti kurulursa orda esas şey şudur. Siyasi parti kurulursa bir siyasi parti kuracaksam ben o siyasi partide asker emeklisi veya muvazzafı olmaz zaten Milli İstihbarat Teşkilatının elemanı emeklisi veya çalışanı asla olmayacaktır. Böyle düşünceler taşıyan bir insanım halen siyasi parti kurarsam siyasi parti faaliyetinde bulunsam asla Milli İstihbarat Teşkilatından askerlerin emeklisi de dahil hiç kimsenin olmasını istemem benim düşüncem.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Sebebi nedir?”

Sanık Kemal Aydın:”Benim düşüncem, benim devlete bakış açım siyasete bakış açım Kemal Aydın’ın siyaseti yorumlama biçimi bu. Ben siyasete böyle bakıyorum siyasette Milli İstihbarat teşkilatının elamanı bulunmamalı. Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu en büyük sıkıntının sebebi Milli İstihbarat teşkilatının siyasette hakim rol oynamasıdır. Kendine göre devletin o Mili istihbarat teşkilatının kendini göre siyaseti yönlendirme anlayışıdır. O anlayış milletin istediği anlayış mıdır değil midir oraya bakmak lazım siyaset millet için yapılır. Milletin kabul etmeyeceği siyaset anlayışını ben kabul etmediğim bir anlayıştır ve Milli İstihbarat teşkilatı Türkiye’nin siyasi hayatında inanılmaz şekilde etkin. Ben onu biliyorum halen etkin onun için ben bu kendime ait düşüncelerdir bir siyasi parti kurarsam kesinlikle Mili İstihbarat teşkilatından emekli veya çalışan emniyet teşkilatından emekli veya çalışan asker olmasını istemem yaparım da bunu yani siyasi parti kursam yaparım. Bu benim düşünce dünyam siyasete bakışım.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Kumanda heyetinden bahsediliyor yani nedir kumanda heyeti?”

Sanık Kemal Aydın:”Kumanda heyeti dünde arz ettim ve kardeşimin tarifi biçimi o beni söylüyor. Beni söylüyor bu işi yapın dediği heyet dediğiniz kimdir o dediğiniz dünde sormuştunuz biz 3, benim o. Ercüment Ovalı, ben yakınımdaki Hakan Erdem biz kendi aramızda yakın olan insanlar ne diyor o onu kastediyor bizi kastediyor.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Peki bu hareketin bir ismi var mıdır?”

Sanık Kemal Aydın:”Hayır isim falan yok onun Neriman hanımın kardeşimin kız kardeşimin hanımefendi o biçimlendirme onu yorumlama yazıya alış biçimi söyleme biçimi o onu söyleme biçimi.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese:”Yine bu dava klasöründe 210. klasörün PDF sayfası olarak 69. sayfada yine Neriman Aydın’la ilgili bir not var zannediyorum şöyle diyor. Efendim bu sohbetteki şahısları da belirtelim ki tarihe müdahale olmasın. Kemal Aydın parantez içerisinde 2002 Mayıs ayında bizzat kendisi tarafından başlatılan Milli Mücadele Hareketinin önderi. Ali Özoğlu parantez içerisinde gazeteci yazar kahraman bir Türk evladı. Hakan Erdem parantez içerisinde avukat Milli Mücadele Harekenin kurmaylarından. Hatice Bahtiyar Ali parantez içerisinde Ali beyin arkadaşı Toplumsal Dönüşüm yayınevinin ortak sahibi. İbrahim Bey parantez içerisinde Ali beyin İstanbul’dan tanıdığı, Halit Bozkurt ile görüşmeyi tertip eden zat. Serhat bey parantez içerisinde Ali Özoğlu’nun yardımcısı. Neriman Aydın parantez içerisinde Milli Mücadele hareketinin kurmaylarından aynı zamanda Kemal Aydın beyin kız kardeşi şeklinde bir paragraf var. Yani burda bir milli mücadele hareketinden bahsediliyor 2002 Mayıs ayında başladığından bahsediliyor. Bu konuda ne diyorsunuz?”



Yüklə 0,69 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə