2012 yili programi


II. İKİLİ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ



Yüklə 4,97 Mb.
səhifə37/37
tarix26.07.2018
ölçüsü4,97 Mb.
1   ...   29   30   31   32   33   34   35   36   37

II. İKİLİ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ

1. Mevcut Durum


Türkiye güçlü bir ekonomik ve finansal yapıya sahip olması ve krizlere karşı sağlam duruşu sayesinde bölgesinde güvenli liman olarak algılanarak önemli bir ekonomik güç ve küresel bir aktör olmuş ve yükselen profiliyle komşu ve bölge ülkelerinin yanı sıra komşu olmayan ülkelerin de ekonomik, ticari ve diğer alanlarda ilişkilerini güçlendirmek için taleplerde bulunduğu bir ülke haline gelmiştir. Türkiye’nin ilkeli, dengeli, küresel ve bölgesel bütün aktörlerle temas halinde yürütülen dinamik bir dış politika yöntemi benimsemesi, bölgesel ve küresel gelişmelere yönelik vizyoner, proaktif ve uzun vadeli politikalar geliştirmesi, diyalog ve müzakereyi esas alan, yapıcı ve kucaklayıcı tutumu sadece içinde bulunduğumuz coğrafyada değil, dünyanın birçok bölgesinde ikili ilişkilerde Türkiye’nin stratejik bir ortak olarak görülmesine katkıda bulunmuştur. Aşağıda yer alan veriler de, Türkiye’nin belirli ülkelere ve bölgelere yoğunlaşmak yerine, komşu olan ve olmayan pek çok ülke ile ikili ekonomik ve ticari ilişkilerini güçlendirerek dengeli bir politika izlediğini göstermektedir.

Türkiye’nin izlediği politikaların ve ülkelerle ikili ilişkilere verdiği önemin etkisi ülkelere ve bölgelere göre dış ticaret hacimlerinde kendini göstermektedir. AB, AB hariç diğer Avrupa, Kuzey Afrika, Diğer Afrika, Kuzey Amerika, Orta Amerika, Diğer Amerika, Yakın ve Orta Doğu, Diğer Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda şeklinde ayrılan bölgelere göre dış ticaret rakamlarımızın, 2011 yılının ilk sekiz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre, sadece Kuzey Afrika’ya yapılan ihracattaki 500 bin Dolarlık azalışın dışında, önemli ölçüde arttığı görülmektedir.

2010 yılında Türkiye'nin kara sınırı olan komşu ülkelere ihracatı 14,6 milyar ABD doları olup toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 12,9'dur. 2011 yılının ilk sekiz ayında komşu ülkelere yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,6 oranında artarak 11,4 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.

2010 yılında Türkiye'nin komşu ülkelerden ithalatı 13,2 milyar ABD doları olup toplam ithalatımız içindeki payı yüzde 7,1'dir. 2011 yılının ilk sekiz ayında ithalat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75,7 oranında artarak 14,2 milyar ABD doları olmuştur. Komşu ülkelerden ithalatımızın büyük bir bölümünü İran'dan yapılan ham petrol ve doğal gaz ithalatı oluşturmaktadır.

Türkiye'nin komşularıyla olan ticareti ülke bazında incelendiğinde, 2010 yılı verilerine göre ihracatta Irak'ın yüzde 41,2 payla, ithalatta ise İran’ın yüzde 57,9 payla Türkiye’nin en önemli ticaret ortakları konumunda oldukları görülmektedir.

Türkiye’den komşu ülkelere yönelen doğrudan yatırımlar kalemi 2011 yılının ilk sekiz aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre üç katın üzerinde artış göstererek 68 milyon dolar olmuştur. Bu artışta en büyük payı alan ülke Irak’tır. Komşu ülkelerden Türkiye’ye yönelik doğrudan yatırımlar kalemi ise 2010 yılının ilk 8 ayında 445 milyon dolar olarak gerçekleşmişken, 2011 yılının aynı döneminde 32 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu düşüşte, komşularımız arasında Türkiye’ye en büyük doğrudan yatırımı gerçekleştiren Yunanistan’ın içinde bulunduğu kriz ortamı etkili olmuştur.

Türkiye’nin ihracatı 2010 yılı verilerine göre incelendiğinde Almanya, İtalya, İngiltere, Fransa ve Irak’ın en fazla ihracat yaptığımız beş ülke olduğu görülmektedir. Söz konusu 5 ülkenin toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 33,8 olmuştur. Bu ülkelere yapılan ihracat 2011 yılının ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 oranında artmıştır.

2010 yılı ithalat verilerine göre Rusya, Almanya, Çin, ABD ve İtalya en fazla ithalat gerçekleştirdiğimiz beş ülke olmuştur. Söz konusu 5 ülkenin toplam ithalatımız içindeki payı yüzde 42,5 olmuştur. Bu ülkelere yapılan ithalat 2011 yılının ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 oranında artmıştır.

Türkiye’ye en fazla doğrudan yatırım yapan ülkeler 2011 yılı sekiz aylık verilerine göre Avusturya, İspanya, Belçika, Hollanda ve Fransa’dır. Bu ülkeler 7,7 milyar ABD Dolar doğrudan yatırım yaparak Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırımların yüzde 80,2’sini gerçekleştirmişlerdir. Türkiye’den diğer ülkelere yapılan doğrudan yatırımlarda ise en büyük payı sırasıyla Fransa, Azerbaycan, İsviçre, Hollanda ve Almanya almıştır. Bu ülkelere 2011 yılının sekiz ayında yapılan 1 milyar ABD doları tutarındaki doğrudan yatırım, Türkiye’den yurtdışına yapılan doğrudan yatırımların yüzde 82,6’sını oluşturmaktadır.

2010 yılında Türkiye'nin Türk Cumhuriyetlerine ihracatı 3,9 milyar ABD doları olup toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 3,4'tür. 2011 yılının ilk sekiz ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,7 oranında artarak 3,2 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.

2010 yılında Türkiye'nin Türk Cumhuriyetlerinden ithalatı 4,6 milyar ABD doları olup toplam ithalatımız içindeki payı yüzde 2,5'tir. 2011 yılının ilk sekiz ayında ithalat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 oranında artarak 3,9 milyar ABD doları olmuştur.

Türk Cumhuriyetlerine Türkiye'den 1992-2010 döneminde toplam 4,6 milyar ABD doları tutarında sermaye ihraç edilmiştir. Söz konusu sermaye ihracının yüzde 82,4’ü Azerbaycan’a, yüzde 13,6’sı Kazakistan’a, yüzde 1,9’u Özbekistan’a, yüzde 1,4’ü Türkmenistan’a ve yüzde 1’i Kırgızistan’a yapılmıştır. 2010 yılında en çok sermaye ihracı gerçekleşen ülkeler ise 7 milyon ABD doları ile Özbekistan ve 4,6 milyon ABD doları ile Azerbaycan ve Kazakistan olmuştur.

Türk Cumhuriyetleri ve Toplulukları ile ilişkilerimiz ticari ilişkilerin yanı sıra özellikle eğitim alanında ve ülkemizin ve bölgenin orta ve uzun vadeli menfaatlerine uygun şekilde sürdürülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü Büyük Öğrenci Projesi kapsamında, Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Akraba Topluluklarından gelen öğrencilere, lisans ve yüksek lisans eğitimi verilmektedir. Bu kapsamda 698'i TÖMER'de Türkçe eğitim programlarına devam edenler olmak üzere toplam 6.287 öğrenciye eğitim verilmektedir.

Hali hazırda Azerbaycan, Suriye, Yunanistan, Rusya ve Irak ile oluşturulmuş olan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) mekanizmalarının uygulanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. 2011 yılında Ukrayna ve Mısır arasında YDSK kurulmasına ilişkin deklarasyonlar parafe edilmiş ve Türkiye - Azerbaycan YDSK toplantısı gerçekleştirilmiştir. 2011 yılında ayrıca, Irak, Yunanistan ve Ukrayna ile de YDSK Bakanlar Kurulu Toplantıları gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Çin, İngiltere, İspanya, İtalya, Bulgaristan ve Ürdün ile benzer mekanizmaların oluşturulması yönündeki çalışmalar devam etmektedir.

2011 yılında Nijerya ve Tanzanya ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması imzalanmıştır. Türkiye ile çeşitli ülkeler arasında Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantılarının düzenlenmesine ve KEK protokolleri imzalanmasına devam edilmiştir.

Komşumuz Suriye Arap Cumhuriyeti ile Bölgelerarası İşbirliği Programı uygulama çalışmaları kapsamında 2011 yılında, Program kapsamı genişletilerek yeni dâhil olan Şanlıurfa ve Mardin illeri için çıkılan Proje Teklif Çağrısı sonuçlandırılmış ancak Suriye’de yaşanan siyasi gelişmeler nedeniyle seçilen projelerin uygulamasına geçilememiştir. İslam Kalkınma Bankası tarafından Program’a hibe edilen 500 bin ABD Doları’nın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na aktarımı gerçekleştirilmiştir.

Afganistan, Azerbaycan ve Cezayir’le 2011 yılı içerisinde teknik işbirliği çalışmaları yapılmıştır. Bu kapsamda 2011 yılında Azerbaycan’da “Küreselleşme Koşullarında Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Konferansı” düzenlenmiştir. Kalkınma Bakanlığı, TİKA ve diğer kamu kurumlarının katkılarıyla Afganistan’ın başta Ekonomi Bakanlığı olmak üzere kamu kurumlarına yönelik proje hazırlama, uygulama, izleme ve değerlendirme konularını kapsayan bir Kapasite Geliştirme Programı uygulanmıştır. Cezayir planlama ve İstatistik Bakanlığı yetkililerinden oluşan bir heyete Planlama ve Kalkınma alanında eğitim verilmiştir. Moğolistan ve Pakistan ile teknik işbirliği programlarının başlatılmasına yönelik çalışmalar ise devam etmektedir. 2010 yılında Pakistan ve Moğolistan ile imzalanan “Planlama ve Kalkınma Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptları”nın onay süreçleri kapsamındaki çalışmalara 2011 yılında da devam edilmiştir.

2. Temel Amaç ve Hedefler


Komşu ülkeler ve ihtiyaç duyulan sınırdaş olmayan ülkelerle sınır ötesi ve bölgelerarası işbirliği programlarının geliştirilmesine ağırlık verilecektir.

İkili düzeyde, komşu ülkelerimiz ve komşu olmayan diğer ülkelerle Kalkınma Bakanlığının faaliyet alanına uygun şekilde teknik işbirliği çalışmaları artırılarak sürdürülecektir.

Türk Cumhuriyetleri ile her alanda ilişkilerimizin ve işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla başlatılan çalışmalara daha etkin bir idari koordinasyon sağlanarak devam edilecektir.

Türkiye ile diğer ülkeler arasında KEK toplantılarının gerçekleştirilmesi, YDSK faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, YKTK Anlaşmalarının ve gümrük birliği yükümlülüklerimizle uyumlu bir şekilde Serbest Ticaret Anlaşmalarının (STA) imzalanması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.


3. Politika Öncelikleri ve Tedbirler


Öncelik / Tedbir

Sorumlu / İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar

Süre

Yapılacak İşlem ve Açıklama

Öncelik 146. Türkiye ile komşu ülkeler ve bölge ülkeleri arasında; kültürel, ekonomik, sosyal ve diğer alanlarda işbirliği programları devam edecektir.

Tedbir 323. Kalkınma alanında komşu ülkelerle ve bölge ülkeleriyle ikili ve çok taraflı işbirliğini geliştirmeye dönük bir strateji belgesi oluşturma çalışmaları yapılacaktır.

Kalkınma Bakanlığı (S) Dışişleri Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, TİKA ve ilgili diğer kuruluşlar

Yıl Boyunca

Kalkınma alanında komşu ülkelerle ve bölge ülkeleriyle ikili ve çok taraflı işbirliğini geliştirmeye dönük bir strateji belgesi oluşturma çalışmaları için bir yol haritası çıkarılacak ve bu yol haritası doğrultusunda çalışmalar yapılacaktır.


III. TEKNİK İŞBİRLİĞİ

1. Mevcut Durum


Türkiye’nin OECD bünyesinde 23 üyesi bulunan Kalkınma Yardımları Komitesindeki (DAC) gözlemci statüsü devam etmektedir. Türkiye devam eden küresel kriz ve olumsuz ekonomik koşulların yarattığı bütün zorluklara rağmen kalkınma yardımlarını artırmayı sürdürmüştür. 2009 yılında 707 milyon ABD doları olan Türkiye’nin Resmi Kalkınma Yardımları (RKY), 2010 yılında 967 milyon ABD doları seviyesine çıkmıştır. Türkiye’nin 2009 yılında yüzde 0,11 olan RKY/GSYH oranı, 2010 yılında yüzde 0,13 olarak gerçekleşmiştir.

TABLO V: - Türkiye'nin Resmi Kalkınma Yardımları




2006

2007

2008

2009

2010

RKY (Milyon ABD Doları)

714

602

780

707

967

RKY / GSYH (Yüzde)

0,13

0,09

0,10

0,11

0,13

Kaynak: TİKA

Uluslararası kalkınma platformlarında yükselen donör ülke olarak nitelendirilen Türkiye’nin RKY miktarı küresel krize rağmen beklentilerin üzerinde artmıştır. RKY, Özel Sektör Akımları ve STK yardımları toplandığında Türkiye tarafından yapılan toplam kalkınma yardımlarının 2010 yılında 1.718 milyon ABD doları olarak gerçekleştiği görülmektedir. Diğer taraftan, Türkiye’nin az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yaptığı RKY’nin orta ve uzun vadeli stratejilere dayanması ve program bazlı gerçekleştirilmesi gerekliliği sürmektedir. Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın (TİKA) kapasitesinin iyileştirilmesi ve personel yapısının güçlendirilmesi gibi çalışmalarla RKY’nin etkinliği ve verimliliği artırılabilecektir.

Türkiye’nin yardım sağladığı ülkelerdeki ihtiyaçların ve taleplerin, tarihi ve kültürel nedenlerin de etkisiyle farklılık göstermesi, Türkiye’nin kalkınma yardımlarının diğer OECD ülkeleriyle mukayese edildiğinde sektörel olarak daha fazla çeşitlilik göstermesine neden olmaktadır. Kalkınma yardımları konusunda ana uygulayıcı kuruluş olan TİKA’nın uygulayacağı kalkınma projelerinde önceliklendirme yapmasına ve belirli sektörlere odaklanılmasını teminen ülke stratejileri hazırlanmasına ihtiyaç olduğu görülmektedir.

2010 yılı rakamlarına göre Türkiye’nin yaptığı yardımlarda Acil Yardımların payının arttığı görülmektedir. 2010 yılında 152 milyon ABD doları olarak gerçekleşen Acil Yardımların artışında Pakistan’da meydana gelen sel felaketi gibi insani krizler etkili olmuştur. Dünyanın birçok yerindeki insani krizlerde aktif olarak rol almaya başlayan Türkiye’nin 2011 yılında Somali’deki açlık krizinde gösterdiği çaba ve yaptığı yardımlar acil yardımların kalkınma yardımları içerisindeki payının artışının diğer bir nedenidir.

2010 yılında yapılan yardımların 626 milyon ABD dolarlık kısmı Teknik İşbirliği Proje ve Programlarına, 481 milyon ABD dolarlık kısmı sosyal Altyapıyı Geliştirmeye, 23 milyon ABD Dolarlık kısmı ekonomik altyapıya, 111 milyon ABD Dolarlık kısmı üretimi geliştirmeye ayrılmış ve 10 milyon ADB Dolarlık kısmı da diğer sektörlerde kullanılmıştır.

Türkiye 9-13 Mayıs 2011 tarihleri arasında on yılda bir düzenlenen Birleşmiş Milletler Dördüncü En Az Gelişmiş Ülkeler (EAGÜ) Konferansı’na ev sahipliği yapmıştır. Yaklaşık 10.000 kişinin katılımıyla gerçekleşen konferans neticesinde EAGÜ’lere yönelik İstanbul Eylem Programı kabul edilmiştir. Ayrıca konferans sırasında Türkiye 2020 yılına kadar EAGÜ’lere yıllık 200 milyon ABD doları tutarında yardım yapacağını taahhüt etmiştir.

Kalkınma alanında Türkiye’nin bölgesel ve küresel düzeyde etkinliğini artırmasına paralel olarak, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının (UNDP) özel sektörün kalkınma çalışmalarına katılımı alanında faaliyet gösteren Özel Sektör Birimine bağlı olarak kurulan “İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi (IICPSD)” faaliyetlerine başlamıştır.

2011 yılında başta UNDP olmak üzere BM kuruluşlarının teknik desteğiyle Türkiye’de 60 adet teknik işbirliği projesinin uygulanmasına devam edilmiştir. Bu projelerde cinsiyet eşitliği, çevre, iyi yönetişimin sağlanması, yoksullukla mücadele, anne ve çocuk sağlığının iyileştirilmesi, çocukların ve gençlerin konumunun güçlendirilmesi ve program uygulama kapasitesinin geliştirilmesi gibi faaliyet alanlarına odaklanılmıştır.

2011 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla teknik işbirliği kapsamında Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) desteğiyle yedi, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) desteği ile ise altı adet proje uygulanmaktadır.

2011 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla ikili teknik işbirliği kapsamında 25’i Hindistan, 46’sı Singapur, 25’i Japonya, 5’i Malezya, 1’i Endonezya tarafından olmak üzere Türkiye’ye 117 adet kısa dönemli kurs tahsis edilmiştir.


2. Temel Amaç ve Hedefler


Türkiye’nin gerçekleştirdiği kalkınma yardımlarında, Orta Asya, Balkanlar, Afrika ve Orta Doğu’da yer alan ülkeler başta olmak üzere az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarına, bu ülkelerin ihtiyaçlarını, ülkemizin uzmanlaştığı alanları ve dış politika önceliklerini gözeten bir anlayışla katkı sağlanmaya devam edilecektir.

Uluslararası teknik işbirliği faaliyetlerine gönüllü kuruluşların ve özel sektörün katılımı teşvik edilecektir. Çok taraflı uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla bölgesel ve küresel işbirlikleri ulusal önceliklerle uyumlu şekilde artırılacaktır. Bu doğrultuda, bu kuruluşların bölgesel ve küresel birim ve merkezlerinin ülkemizde kurulması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.


3. Politika Öncelikleri ve Tedbirler


Öncelik/Tedbir

Sorumlu/İşbirliği Yapılacak Kuruluşlar

Süre

Yapılacak İşlem ve Açıklama

Öncelik 147. Türkiye’nin yaptığı kalkınma yardımlarının niteliğinin artırılması ve kurumlar arası koordinasyonun iyileştirilmesi çalışmaları sürdürülecektir.

Tedbir 324. Türkiye’nin yaptığı yardımlar için ulusal öncelikler ve ülkelerin ihtiyaçları dikkate alınarak orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirilecektir.

TİKA (S), Dışişleri Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı

Aralık Sonu

EAGÜ’lere 2020 yılına kadar yıllık yapılacak 200 milyon ABD doları değerindeki yardımlar dahil olmak üzere kalkınma yardımları ülke özelinde, program bazlı ve ulusal dış politika öncelikleri dikkate alınarak gerçekleştirilecektir. Kalkınma Yardımlarının Paris Bildirgesi, Binyıl Kalkınma Hedefleri ve benzeri uluslararası kabul görmüş kalkınma ilkeleri ile uyumu geliştirilecektir. TİKA’nın kapasitesinin güçlendirilmesi için gerekli hukuki ve kurumsal düzenlemeler yapılacaktır.

Tedbir 325. Türkiye'nin teknik yardım kapasitesinin belirlenmesi ve bu kapasitenin etkinlik değerlendirmesine yönelik olarak verilerin elektronik ortamda girilmesi sağlanacaktır.

TİKA (S), Dışişleri Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı

Aralık Sonu

Ülkemizin teknik yardım kapasitesinin dış politika hedeflerine uygun olarak etkin bir şekilde kullanılması ve etkinlik değerlendirmesinin yapılması amacıyla TİKA tarafından hazırlanan Kalkınma Yardımları Kapasite Programı (KAP) ve Envanter Bilgi Formları (EBF) ve benzeri mekanizmaların etkin şekilde kullanılması sağlanacak ve Türkiye'nin Kalkınma Yardımlarının OECD raporlarında daha sağlıklı bir raporlaması yapılacaktır.

Tedbir 326. Dış Yardımlarla ilgili bir çerçeve yasa hazırlanacaktır.

Dışişleri Bakanlığı (S), Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, TİKA

Aralık Sonu

Kalkınma yardımları alanındaki yasal sorunları gidermeye ve kurumlar arası koordinasyonu iyileştirmeye yönelik dış yardım yasa tasarısı taslağı hazırlanacaktır.

Öncelik 148. Türkiye’nin çok taraflı uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla işbirliği artırılacaktır.

Tedbir 327. Ulusal öncelikler doğrultusunda BM ve diğer çok taraflı uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla yapılan işbirlikleri geliştirilerek, uluslararası kalkınma çalışmalarına etkin katılım sağlanacak ve görünürlük artırılacaktır.

Dışişleri Bakanlığı (S), Kalkınma Bakanlığı, TİKA

Aralık Sonu

Bölgesel ve küresel işbirliklerini artırmak amacıyla UN Women gibi BM kuruluşlarının bölgesel ofislerinin ülkemizde açılması için çalışmalar sürdürülecektir. Ayrıca OECD gibi diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliklerinin artırılmasına, belirlenen alanlarda ulusal bölgesel ve uluslararası düzeyde kapasitenin iyileştirilmesine ve insan kaynaklarının geliştirilmesine yoğunlaşılacaktır.



1IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, Eylül 2011

2OECD Bileşik Öncü Göstergeler Bülteni, Ekim 2011

3OECD, Uyumlaştırılmış İşsizlik Oranları Basın Duyurusu, Eylül 2011

4 OECD Veri Tabanı, Ekim 2011

6 IMF, Dünya Ekonomik Görünümü Raporu, Eylül 2011

7 Sosyal sigorta primlerine devlet katkısı, ek ödemeler, faturalı ödemeler, ek karşılıklar ve sosyal sigorta primleriyle ilgili teşvik tutarları hariçtir.



Yüklə 4,97 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   29   30   31   32   33   34   35   36   37




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə