2012 yili programi


D. ENFLASYON ve PARA-KUR POLİTİKASI



Yüklə 4,97 Mb.
səhifə7/37
tarix26.07.2018
ölçüsü4,97 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   37

D. ENFLASYON ve PARA-KUR POLİTİKASI

1. Enflasyon


2010 yılı sonunda TÜFE ve ÜFE yıllık artış oranları sırasıyla yüzde 6,40 ve yüzde 1,31 olarak gerçekleşmiştir. 2010 yılında enflasyon gelişmelerinde işlenmemiş gıda fiyatları ve ilk çeyrekte gerçekleşen akaryakıt, alkol ve tütün ürünlerini kapsayan vergi oranlarındaki artışlar önemli rol oynamıştır. Yıllık enflasyon söz konusu gruplardaki gelişmeler sonucunda Nisan ayında yüzde 10,19’a kadar yükselmiş, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklığa bağlı olarak dalgalı bir seyir izlemiştir. 2010 yılı boyunca 2009 yılı sonundaki oranın üzerinde seyreden yıllık enflasyon dördüncü çeyrek sonunda işlenmemiş gıda fiyatlarındaki keskin düşüşle önemli oranda gerileyerek 2009 yıl sonuna göre yaklaşık 0,13 puan azalma kaydetmiştir.

GRAFİK: - Fiyat Gelişmeleri

TÜFE ve Özel Kapsamlı TÜFE

Göstergesi I

(Yıllık Yüzde Değişim)

ÜFE ve İmalat Sanayi Fiyatları

(Yıllık Yüzde Değişim)





Kaynak: TÜİK

2010 yılı son çeyreğindeki yıllık enflasyonun düşüş eğilimi baz etkisi ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki olumlu gelişmeler nedeniyle 2011 yılının ilk aylarında da sürmüş ve TÜFE yıllık artış oranı Mart ayı sonu itibarıyla yüzde 3,99 ile oldukça düşük bir düzeye gerilemiştir. Bunun yanında Türk Lirasındaki değer kayıpları ve uluslararası emtia fiyatlarındaki artışlar 2011 yılının ilk aylarından itibaren özellikle temel mal fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya başlamıştır. 2011 yılının ikinci çeyreğinden başlayarak ABD doları cinsinden ithalat fiyatları gerilese de, Türk Lirası cinsinden ithalat fiyatları söz konusu dönemden bu yana önemli oranda değer kaybına uğrayan Türk Lirasının etkisiyle belirgin biçimde yükselmiştir. 2011 yılı Eylül ayı itibarıyla yüzde 17,03 oranına kadar yükselen imalat sanayi enflasyonunun da işaret ettiği gibi söz konusu durumun maliyetler üzerinde oluşturduğu etki temel mal fiyatlarını etkilemiş ve temel mal grubu yıllık enflasyonu 2010 yılı sonuna kıyasla 5,94 puan artarak Eylül ayı itibarıyla yüzde 7,64 oranında gerçekleşmiştir. Hizmetler grubu fiyatları, 2011 yılının ilk çeyreğinde işlenmemiş gıda fiyatlarındaki düşüş ve olumlu baz etkileri ile Mart ayında 2010 yılı Aralık ayına göre 0,67 puan düşüşle yıllık bazda yüzde 3,57 oranında gerçekleşmiştir. ikinci çeyrekten itibaren ise olumsuz baz etkileri ve enerji fiyatlarındaki artışlar nedeniyle yükselmeye başlayan grup fiyatları Eylül ayında 2010 yıl sonuna göre 2,12 puan artarak yıllık bazda yüzde 6,36 oranında gerçekleşmiştir.



GRAFİK: - Mal ve Hizmet Fiyatları (Yıllık Yüzde Değişim)

Kaynak: TCMB

Temel mal ve hizmet fiyatlarında meydana gelen artışlar sonucunda TÜFE yıllık artış hızı 2011 yılı Eylül ayı itibarıyla yüzde 6,15’e yükselmiştir. Özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden ÖKTG-H ve ÖKTG-I endeksleri yıllık artış oranları ise 2010 yılı Ekim ayından bu yana istikrarlı olarak yükselerek 2011 yılı Eylül ayı itibarıyla sırasıyla yüzde 7,42 ile yüzde 6,96 olarak gerçekleşmiş ve TÜFE yıllık artış hızından yüksek değerler almıştır.

Üretici fiyatları 2011 yılında da uluslararası emtia ve döviz kurlarındaki gelişmelere bağlı olarak yukarı yönlü dalgalanmaya devam etmiştir. Tarım fiyatları mevsimsel gelişmeler sonucunda dalgalı seyrederken, imalat sanayinde özellikle ikinci çeyrekten başlayarak tüm alt gruplarda artışlar kaydedilmiştir. İmalat sanayi fiyatlarına ek olarak, Eylül ayında yıllık enflasyonun ana metal imalatında yüzde 37,36’ya, ara malları grubunda ise yüzde 20,89’a yükselmesi Türk Lirası cinsinden ithalat fiyatlarının oluşturduğu maliyet baskısının önemine işaret etmektedir. Bu gelişmeler sonucunda 2011 yılı Eylül ayı itibarıyla yıllık üretici fiyat enflasyonu yüzde 12,15’e yükselmiştir.


2. Para ve Kur Politikası


a) Mevcut Durum

Merkez Bankası fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek temel amacı doğrultusunda enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde para politikası uygulamalarını sürdürmektedir. 2011 yılı için enflasyon hedefi Hükümetle birlikte yüzde 5,5 olarak belirlenmiştir. Merkez Bankasının hesap verme yükümlülüğüne esas teşkil edecek olan belirsizlik aralığı ise ±2 puan olarak ilan edilmiştir.

Merkez Bankası makro finansal dengesizliklerin kontrol altına alınması amacıyla temel olarak iki ara hedef belirlemiştir. Bunlar, kısa vadeli sermaye girişlerini caydırmak ve kredi genişlemesini yavaşlatmaktır. Bu doğrultuda Merkez Bankası, fiyat istikrarından taviz vermeden finansal istikrarı gözetebilmek amacıyla politika faizine ek olarak zorunlu karşılıklar ve faiz koridorunu faal şekilde kullanmaya başlayarak para politikası araçlarını zenginleştirmiştir.

GRAFİK: - Yıllık Enflasyon ve Hedefle Uyumlu Patika

Kaynak: TCMB, TÜİK

Merkez Bankasının 2010 ve 2011 yılları para politikası uygulamalarında küresel kriz sonrası toparlanma sürecinde yaşanan küresel dengesizlikler ve belirsizlikler etkili olmuştur. 2010 yılı ilk çeyreğinden itibaren iç talepte kademeli ve istikrarlı bir toparlanma eğilimi gözlenmesine karşın, dış talebe ilişkin belirsizlikler devam etmiş ve bunun sonucunda iç talep ve dış talebin seyrindeki ayrışma belirginleşmiştir. Bazı Avrupa ülkelerinde öne çıkan mali sorunların etkisiyle dış talebe ilişkin belirsizlikler 2010 yılı Mayıs ayından itibaren artmıştır. Bu gelişmeler çerçevesinde, Mayıs‐Ağustos 2010 döneminde mevcut para politikası duruşu korunmuş; politika faiz oranları düşük düzeylerde sabit tutulmaya devam edilmiştir.

Krizin finansal piyasalar üzerindeki etkilerinin hafiflemesiyle birlikte Merkez Bankası, 2010 yılı Nisan ayında kriz sırasında alınan likidite önlemlerinin geri alınmasını ve para politikasının operasyonel çerçevesini normalleştirmeyi içeren çıkış stratejisini açıklamıştır. Merkez Bankası, kriz döneminde aldığı likidite tedbirlerini aşamalı olarak geri çekmiş, bu kapsamda piyasaya ihtiyacından fazla sağlanan likiditeyi kademeli olarak azaltmıştır. Likidite yönetimi stratejisinin daha etkili kullanılabilmesine yönelik olarak operasyonel çerçevede değişiklik yapılmıştır. Bir haftalık repo faiz oranları politika faizi olarak belirlenirken, faiz koridoru sistemi korunmuştur. Ayrıca, likidite yönetimi araçları arasındaki vade uyumunu sağlamak amacıyla, 15 Ekim 2010 tarihinden itibaren açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara tanınan repo imkânının sadece gecelik vadede kullandırılmasına karar verilmiş ve üç ay vadeli repo ihalelerine son verilmiştir.

Küresel piyasalardaki normalleşme belirginleştikçe döviz likiditesine ilişkin sağlanan imkânların kontrollü ve aşamalı olarak kriz öncesi seviyelere getirilmesi hedefi çerçevesinde, yabancı para zorunlu karşılık oranı 2010 yılı Nisan, Temmuz ve Eylül aylarında yapılan düzenlemelerle toplamda 2 puan artırılarak yüzde 11 seviyesine çıkarılmıştır. Ayrıca, uluslararası likidite koşullarında gözlenen iyileşme ve bankacılık sisteminin döviz likiditesindeki artış dikkate alınarak, 2010 yılı Ekim ayında, Merkez Bankasının Döviz ve Efektif Piyasaları Döviz Depo Piyasasındaki aracılık işlemlerine son verilmiş ve bankaların kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez Bankasından alabilecekleri döviz depo işlemlerinin vadesi bir haftaya indirilmiştir.

2010 yılının son çeyreğine gelindiğinde gelişmiş ülkelerdeki merkez bankalarının miktarsal genişleme sürecini başlatması ve buna bağlı olarak gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının güçlenmesi, Merkez Bankasının para politikası stratejisinde önemli değişiklikler yapmasını gerektirmiştir. Kısa vadeli sermaye girişlerinin iç ve dış talebin büyüme hızlarındaki ayrışmayı beslemesi, cari işlemler açığının hızla artmasına neden olmuş ve makro finansal riskleri azaltıcı yönde önlem alınmasını gerekli kılmıştır. Bu çerçevede Merkez Bankası, bir yandan kısa vadeli faizleri düşük tutarak sermaye girişlerini caydırmayı amaçlayan, diğer yandan zorunlu karşılık oranlarını artırarak kredi artış hızını yavaşlatmayı hedefleyen bir stratejiyi uygulamaya koymuştur. Buna ek olarak, finansal sistemin yükümlülüklerinin uzatılması da destekleyici bir amaç olarak benimsenmiştir.

Kısa vadeli spekülatif sermaye girişlerinin caydırılarak döviz kurunun iktisadi temellerden kopuk hareketlerinin sınırlanması ve küresel risk iştahındaki ani değişimlerin yol açabileceği makro finansal risklerin azaltılması amacına yönelik olarak gecelik borçlanma faizi Eylül-Aralık 2010 döneminde 500 baz puan düşürülerek yüzde 1,50 oranına, politika faizi ise Aralık 2010-Ocak 2011 döneminde 75 baz puan indirilerek yüzde 6,25 oranına çekilmiştir. Bunun yanı sıra faiz koridorunun daha da genişletilmesiyle, para piyasasında kısa vadeli faizlerdeki oynaklığın konjonktüre göre ayarlanmasına imkân tanıyan bir operasyonel çerçeve oluşturulmuştur.

GRAFİK: - Merkez Bankası Politika Bileşiminin Seyri

Kaynak: TCMB

Makroekonomik ve finansal dengesizlikleri azaltmaya yönelik uygulanan politika bileşiminin kredi genişlemesinin sınırlanması hedefi doğrultusunda, piyasadaki TL likiditesini ve kredi arzını kontrol etmek amacıyla zorunlu karşılık oranları kullanılmıştır. Bu çerçevede zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına son verilmiş ve 2010 yılı Eylül, Kasım ve Aralık aylarında alınan kararlarla karşılık oranlarının ağırlıklı ortalaması artırılmıştır. Ayrıca 2010 yılı Aralık ayında alınan kararla TL zorunlu karşılığa tabi yükümlülüklerin kapsamı genişletilmiştir. Bunun yanı sıra, bankacılık sisteminin yükümlülük vadesinin uzatılarak finansal istikrarın güçlendirilmesi amacıyla, zorunlu karşılık oranları kısa vade için daha yüksek olacak şekilde vadelere göre farklılaştırılmıştır.

Diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte, Türkiye’ye yönelik sermaye girişlerinin güçlenmesi döviz likiditesine ilişkin önlem almayı gerekli kılmıştır. Bu çerçevede, 2010 yılı Ağustos ayında günlük döviz alım ihale tutarı artırılmış ve ülkemize yönelik sermaye akımlarından daha etkin bir şekilde faydalanmak amacıyla, 2010 yılı Ekim ayında döviz alım ihalelerinde likidite koşullarını dikkate alan yöntem değişikliğine gidilmiştir. Yeni yöntemin rezerv birikimi açısından döviz arzının döviz talebine oranla arttığı dönemlerde yeterli esnekliği sağladığı dikkate alınarak, 2011 yılı Ocak ayından itibaren gerçekleştirilen düzenli ihalelerde bankaların opsiyon hakkı kaldırılmış ve günlük ihale alım tutarı 50 milyon ABD dolarına yükseltilmiştir.

2011 yılı ilk çeyreğinde petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki hızlı artışların sürmesi enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri artırmış, bu doğrultuda Merkez Bankası ikincil etkileri sınırlamak amacıyla ilave bir parasal sıkılaştırmaya gitmiştir. Merkez Bankası iç ve dış talepteki ayrışmadan kaynaklanan makro finansal risklerin azaltılması amacıyla söz konusu sıkılaştırmanın politika faizinden ziyade zorunlu karşılıklar vasıtasıyla yapılmasının daha etkili olacağını değerlendirmiş ve 2011 yılı Ocak, Mart ve Nisan aylarında alınan kararlarla TL zorunlu karşılık oranlarının ağırlıklı ortalamasında güçlü bir artışa gitmiştir. Ayrıca 2011 yılı Nisan ayında yabancı para zorunlu karşılık oranlarında vadeye göre farklılaştırmaya gidilerek kısa vadeli yabancı para zorunlu karşılık oranları sınırlı oranda artırılmıştır.

2011 yılının ikinci çeyreğinde bazı Avrupa ülkelerinde kamu borçlarının sürdürülebilirliğine ve küresel büyümeye ilişkin endişelerin artması risk iştahını azaltarak Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını olumsuz etkilemiştir. Sermaye akımlarındaki gelişmeler dikkate alınarak, günlük döviz ihalelerinde alımı yapılacak tutar 2011 yılı Mayıs ve Haziran aylarında yapılan düzenlemelerle düşürülmüş ve 22 Temmuz 2011 tarihi itibarıyla döviz alım ihalelerine ara verilmiştir. Ayrıca, 2011 yılı Temmuz ayında bankacılık sektöründe yükümlülüklerin vadesinin uzamasını teşvik etmek amacıyla, yabancı para zorunlu karşılık oranları uzun vadeli yükümlülükler için azaltılmış, bir yıldan kısa vadeli yükümlülükler için ise değişikliğe gidilmemiştir.

2011 yılı Ağustos ayı başında, küresel büyümeye ve bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ilişkin endişelerin derinleşmesi küresel ekonomide yeni bir yavaşlama riskini artırmıştır. Söz konusu durumun dış talebi olumsuz etkileyebileceği, iç talepte ise artan küresel belirsizlik nedeniyle yavaşlamanın devam edebileceği ve iktisadi faaliyetin hızında bir süredir gözlenen yavaşlamanın süreceği öngörüsüyle Merkez Bankası, 4 Ağustos 2011 tarihinde olağanüstü bir toplantı düzenleyerek, politika faizinde 50 baz puan indirime gitmiştir. Buna ek olarak, risk iştahının daha da bozulması halinde dengeleyici likidite tedbirlerinin etkili bir şekilde devreye sokulabilmesini sağlayabilmek amacıyla, gecelik borçlanma faizi yükseltilerek faiz koridoru daraltılmış, haftalık repo ihale yönteminde teknik bir düzenlemeye gidilmiş ve zorunlu karşılıkların tesis koşullarında değişiklik yapılmıştır.

2011 yılı Ekim ayında Merkez Bankası, 2010 yılının son çeyreğinden itibaren uygulamakta olduğu birden fazla araca dayalı ve fiyat istikrarı ile finansal istikrarı birlikte gözeten yeni para politikası stratejisi dâhilinde, enflasyon ve finansal istikrara dair kısa vadede oluşan risklerin olumsuz etkilerini önlemeye yönelik olarak ek tedbirler almıştır. Merkez Bankası, enflasyonda beklenen hızlı yükselişin orta vadeli enflasyon beklentilerini ve görünümünü etkilemesinin önüne geçmek amacıyla gecelik borç verme faiz oranını yüzde 9’dan yüzde 12,5’e yükselterek faiz koridorunu önemli ölçüde genişletmiştir. Böylelikle, enflasyon beklentilerinin kontrol altında tutulması ve enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu seviyelerde gerçekleşmesi için gereken parasal sıkılaştırma uygulanmaya başlanmıştır. Gecelik borç verme faizini yükseltmek yoluyla faiz koridorunun genişletilmesi, ekonomik ve finansal gelişmelerin seyrine göre Merkez Bankasına parasal sıkılaştırmanın ölçüsünü ayarlayabilme esnekliği sağlamıştır. Ayrıca, tedbir paketi dâhilinde, gerekmesi halinde TL zorunlu karşılık oranlarında sınırlı bir indirime gidilebileceği; TL zorunlu karşılıkların yüzde 40'a kadar olan kısmının döviz olarak tutulabilmesine de izin verilebileceği açıklanmıştır.

Merkez Bankası 5 Ağustos 2011 tarihinden itibaren gerek görüldüğü günlerde döviz satım ihaleleri düzenlemeye başlamıştır. 12 Eylül 2011 tarihinde alınan kararla döviz satım ihalelerinde yöntem değişikliğine gidilerek günlük piyasa gelişmeleri doğrultusunda döviz satışı yapma kararı alınan günlerde, ilan edilecek tutarın, o gün satımı yapılabilecek en fazla tutar olmasına karar verilmiştir. 25 Ekim 2011 tarihi itibarıyla ihaleler yoluyla satılan toplam döviz miktarı 7,95 milyar ABD dolarıdır. 2010 yılı sonu itibarıyla 80,7 milyar ABD doları düzeyinde olan altın hariç brüt döviz rezervleri, 14 Ekim 2011 tarihi itibarıyla 85,9 milyar ABD doları düzeyine yükselmiştir.



TABLO II: - Merkez Bankası Döviz Müdahale ve İhaleleri

(Milyon ABD Doları)



Yıl

Döviz Alım İhaleleri

Döviz Satım İhaleleri

Döviz Alım Müdahaleleri

Döviz Satım Müdahaleleri

Toplam Net Döviz Alımları

2004

4 104

-

1 283

9

5 378

2005

7 442

-

14 565

-

22 007

2006

4 296

1 000

5 441

2 105

6 632

2007

9 906

-

-

-

9 906

2008

7 584

100

-

-

7 484

2009

4 314

900

-

-

3 414

2010

14 865

-

-

-

14 865

2011 (1)

6 450

7 950

-

(2)

-1 500

Kaynak: TCMB

(1) 25 Ekim 2011 tarihi itibarıyla

(2) 18 Ekim 2011 tarihinde döviz satım müdahalesi gerçekleştirilmiş ancak satım miktarı henüz açıklanmamıştır.

2011 yılı Eylül döneminde 2010 yılı sonuna göre Merkez Bankası net dış varlıklarının ABD doları ve TL değeri artmıştır. Söz konusu dönemde net iç varlıklar kalemi 18,9 milyar TL azalarak -26,1 milyar TL olmuştur. Bu azalışta değerleme hesabında yaşanan 16,3 milyar TL tutarında düşüş etkili olmuştur. Merkez Bankasının temel yükümlülük kalemlerinden olan emisyon hacmi, yüzde 17,6 oranında artarak 57,6 milyar TL’ye yükselmiştir. Bu gelişmeler sonucunda Merkez Bankası Parası, 2010 yılı sonunda 70,6 milyar TL iken 2011 yılı Eylül ayı itibarıyla 72 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.



M1, M2 ve M3 para arzları, 2011 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla 2010 yılı sonuna göre sırasıyla yüzde 8,9, yüzde 11,3 ve yüzde 11,9 oranlarında artmıştır. M1 para arzındaki artışta, dolaşımdaki paranın artan bir seyir izlemesi etkili olmuştur. M2 para arzında kaydedilen artışta, mevduat bankalarındaki vadeli yabancı para mevduatların yükselişi belirleyici olmuştur.

TABLO II: - Parasal Büyüklükler ve Merkez Bankası Bilançosu Seçilmiş Kalemleri




2009

2010

2011




Aralık

Aralık

Mart

Haziran

Eylül




(Milyon TL)

Para Arzları




M1

103 331

133 885

130 796

141 356

145 827

M2

490 787

587 815

613 088

642 028

654 290

M3

518 767

616 201

643 899

677 343

689 720




(Milyon TL)

Net Dış Varlıklar

92 497

114 572

122 315

139 227

152 890

Net İç Varlıklar

-5 388

-7 112

-8 357

-12 478

-26 058

DİBS Portföyü

8 708

8 023

7 889

7 881

8 051

Değerleme Hesabı

-5 010

-7 446

-8 467

-12 243

-23 780

Rezerv Para

64 724

75 987

94 037

122 077

123 450

Emisyon

38 340

48 938

51 280

55 875

57 553

Bankalar Serbest Mevduatı

26 179

26 806

42 666

66 038

65 524

Parasal Taban

45 806

65 074

71 028

69 058

54 723

APİ’den Borçlar

-18 917

-10 913

-23 009

-53 019

-68 728

Merkez Bankası Parası

50 732

70 617

74 775

76 545

71 961

Kamu Mevduatı

4 926

5 543

3 747

7 487

17 238




(Milyon ABD Doları)

Net Döviz Pozisyonu

37 272

50 278

53 738

55 010

53 118

Net Dış Varlıklar

61 431

74 109

79 066

86 033

82 854

Net Rezervler

70 237

80 212

85 754

92 321

87 048

KMDTH ve SDMH (-)

12 889

11 345

11 812

11 518

9 078

İç Döviz Yükümlülükleri

24 160

23 831

25 328

31 023

29 736

Döviz Olarak Takip Edilen

Kamu Mevduatı



10 562

4 850

6 380

6 032

3 965

Bankaların Döviz Mevduatı

13 597

18 981

18 949

24 991

25 771

Kaynak: TCMB

Not: Alt kalemlerin tamamı gösterilmediği için toplamlar tutmayabilir. Veriler ayın son Cuma günü itibarıyladır.



b) 2012 Yılı Hedefleri

Para politikası, finansal istikrarı da gözetecek şekilde enflasyon hedeflemesi çerçevesinde yürütülecektir. Bu kapsamda, 2012 yıl sonu hedefi yüzde 5 olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, Merkez Bankası 2011 yılı Ekim ayında yayımladığı Enflasyon Raporunda 2012 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 5,2 olarak açıklamıştır.

2001 yılından itibaren uygulanmakta olan dalgalı döviz kuru rejimine devam edilecektir.



Yüklə 4,97 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   37




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə