2017 sevgiLİ anneciĞİm ve babaciğim iHTİYAÇlarima, İsteklerime ve korkularima duyarli olun benim farkima varmak ve beni takdir etmek iÇİN Çaba gösteriN



Yüklə 25,22 Kb.
tarix16.08.2018
ölçüsü25,22 Kb.
#71067

MARMARİS AHU HETMAN ORTAOKULU

REHBERLİK SERVİSİ

ERGENLE İLETİŞİM

indir

KASIM

2017

SEVGİLİ ANNECİĞİM VE BABACIĞIM

İHTİYAÇLARIMA, İSTEKLERİME VE KORKULARIMA DUYARLI OLUN

BENİM FARKIMA VARMAK VE BENİ TAKDİR ETMEK İÇİN ÇABA GÖSTERİN

LÜTFEN BANA ÖNEMLİ OLDUĞUMU HİSSETTİRİN

BAŞARMAM İÇİN BANA ŞANS TANIYIN

FIRSAT VERİN

ZEVKLERİME VE FİKİRLERİME SAYGI GÖSTERİN

ZAMANINIZI BENİMLE PAYLAŞIN

ZAMAN AYIRIN

BENİ SEVİN

BİR GÜLÜCÜKLE

İLGİ GÖSTERİN

DOĞRU YAPTIĞIM ŞEYLER İÇİN TAKDİR EDİN

BEN ÖZELİM

FARKEDİN

DAHA YÜKSEĞİ HEDEFLEMEM İÇİN YÜREKLENDİRİN

Ergenlik döneminde anne-babaları en çok zorlayan konulardan biri ergenle iletişim kuramamaktır. Ergenin yanlış davranışlarını fark eden ve bunu düzeltmek için adım atan anne-baba ya büyük bir tepki ile ya da umursamazlıkla karşılaşır. Ergenin bu vurdumduymazlığı ya da saygısızlığı anne-babayı çileden çıkarır ve ergenle olan ipler hızlı bir şekilde kopuverir.Neler yapabiliriz??


1.Adım:Artıkçocukdeğil!
Çoğu anne-baba 3-5 yaşındaki çocuğunu terbiye ederken kullandığı yaklaşımları ergenliğe giren evladında da dener. Yani çocuk büyüyüp yetişkinliğe adım atmıştır ama anne-babanın iletişim yöntemi değişmemiştir. “Geç çabuk odana.”, “Git ellerini yıka.” tarzındaki emirvaki cümleler, çocuklar için sonuç verebilir. Çünkü çocuk karşısında güçsüz olduğu anne-babasının iradesine boyun eğer. Ergen ise bu cümleleri bir hakaret olarak algılar ve anne-babası ile olan iletişimini zayıflatır. Bu nedenle ergenlere yaklaşırken, onların artık bir çocuk olmadığını bilip, buyurgan, azarlayıcı yaklaşımı terk etmek gerekir. Masası dağınık olan bir arkadaşınıza “Ne pasaklı adamsın” diyemediğiniz gibi bir ergene de bu cümleyi kullanamazsınız. Arkadaşınıza “Git içeri biraz kitap oku” emrini veremeyeceğiniz gibi ergene de vermemelisiniz. Arkadaşınızla nasıl muhatap oluyorsanız, onu yanlışlardan nasıl alıkoymaya çalışıyorsanız aynı yöntemi ergenliğe giren çocuğunuz için de kullanmalısınız. Ergenlik dönemi çocuklara arkadaşça yaklaşılması gereken bir dönem kısacası. Anne-baba olarak onların arkadaşı olmamıza gerek yok, ancak yaklaşımımız arkadaşça olabilir. Yani bir arkadaşımıza yaklaşırgibi.   


2. Adım: Dolaylı yöntem kullanın 

Ergenlik dönemine gelen çocuklarda anne-babaya karşı doğal bir tepki oluşur. Anne-babanın pek doğru düşünmediği, eski yaklaşımlarla olayları değerlendirdiği düşüncesi hakim olur. Bu nedenle anne-babadan gelen fikirler doğru da olsa bir tepki ile karşılaşır. Bu davranışı ile genç “Ben sizin kopyanız olmayacağım, kendi kişiliğimi kendim inşa edeceğim der” Bu nedenle anne-babalar ergenlerde gördüğü kusurları düzeltirken, ona direk müdahale etmek yerine ergenin sevdiği biri aracılığıyla müdahale etse daha doğru olur. Ders çalışmayan ergeni direk uyarmak yerine, sevdiği kendisinden büyük olan bir akraba, üniversite abisi, öğretmenle ona çeşitli mesajları ulaştırmak daha doğru olacaktır. Aynı şeyi onlar söylediğinde ergen üzerindeki etkisi daha fazla olacaktır. Dolaylı yöntem olarak çevredeki insanlardan istifade edebileceğimiz gibi, dergilerden, kitaplardan, ailecek izleyebileceğiniz sizin istediğiniz mesajları veren bir filmden de istifade edebilirsiniz. Örneğin ders çalış demek yerine başarı konusunu ele alan bir dergiye abone olup ergenin göreceği yerlere bırakabilirsiniz. Ya da önemli bir gününde ona bu konu ile ilgili bir kitap hediye edebilirsiniz. 





3. Adım: Sorunları ayaküstü çözmekten vazgeçin
Geleneksel aile yapımızda ergenlerle yaşanan sorunlar ayaküstü çözülmeye çalışılır. Anne sofrayı kaldırırken ya da bir odadan diğerine geçerken ergene laf atar. Yanlışını yüzüne vurur. Baba kendi TV izlerken ergenin kusurlarını yüzüne vurur. Bizde şöyle sorunların karşılıklı oturup konuşulduğu pek nadirdir. Bir baba ergeni karşısına alıp tane tane ne beklediğini, niçin endişelendiğini anlatmaz. Laf arasında, aklına geldiğinde laf söyler. Hâlbuki ergenler artık muhatap alabileceğimiz yaşa gelmişlerdir. Önemli sorunlarda onları güzelce karşımıza almalı, tüm dikkatimizi ona vererek ne beklediğimizi açık bir dille, emirvaki olmadan belirtmemiz daha güzel olur. Hatta önemli konulardaki bu konuşmaların ev dışı bir ortamda yapılması daha makuldür. Sokakta arkadaşları ile sigara içtiğini gördüğünüz evladınıza, akşam ayaküstü “İç bakalım iç, seninle hesaplaşacağız.” Demek yerine onu alıp dışarı çıkmak, çay-kahve içerken konuyu ele almak daha sağlıklı ve çözüm odaklı olacaktır. 
 

4. Adım: Kısa ve öz olun 

Ergenlerle yapılan sorun odaklı görüşmelerde, ilk adım olarak dolaylı yöntem kullanmak gerektiğinden bahsettik. Eğer bizim görüşmemiz gereken bir konuysa bu konuyu ayaküstü değil de, dışarıda bir mekânda yapmanın daha verimli olacağına değindik. Dışarıda yaptığımız bu konuşmada dikkat etmemiz gereken bir konu da kısa ve öz olmaktır. Uzayan nasihatler, bitmeyen açıklamalar bir ergeni sıkar ve bunaltır ve genelde sonuç da alamazsınız. Bu nedenle konuşmalarınızın kısa ve öz olmasına dikkat edin. 5 dakikayı geçen bir konuşma amacından sapmış demektir. Karşılıklı diyalog şeklinde olursa konuşma uzayabilir, ancak monolog şeklinde sadece siz konuşuyorsanız, bu 5 dakika sınırı hep aklınızda olmalıdır.

5. Adım: Çözüm Odaklı Olun  

Bazı insanlar iletişim kurarken soruna odaklanırlar, bazıları ise çözüme. Ergenlerle kurulan iletişimde çözüm odaklı olmak esastır. Diyelim ki ergen ders çalışmıyor. Dışarı çıktınız, karşınıza aldınız. “Neden ders çalışmıyorsun, bu gidişle sınıfta kalacaksın” diye soruna odaklanmak yerine, “Ders çalışmanı engelleyen ne, ne olsaydı daha çok ders çalışırdın, sence ders çalışmanı arttırmak için neler yapmamız lazım” gibi çözüme odaklanan cümleler kurmak daha makul olacaktır. 

  

6. Adım: Kararı bırakın o versin 



Ergenle çözüm odaklı konuşup çözüm yollarını onun sunmasını bekledikten sonra, birkaç çözüm önerisi de siz ekleyebilirsiniz. Sonrasında bu çözüm önerilerinden hangisinin kullanılacağını ona bırakın. Sıkıntılı durumu nasıl çözeceğine bırakın o karar versin. Onun kararı ilk etapta makul gelmese bile ses çıkarmayın. İki hafta uygulayıp sonucu gözlemleyin. Sonrasında çözüme ulaşamazsanız yeniden yeni çözüm önerileri için konuşabilirsiniz.

Evet, ergenle iletişim kurmak biraz zor biraz kolay. Aslında tek yapmamız gereken onunla çocukken kurduğumuz iletişimi ergenlikte bırakıp yeni iletişim modeline geçmek. Bunun adı da “Arkadaşça yaklaşım ki” bu dolaylı iletişim kurmayı, dışarıda iletişim kurmayı, kısa ve öz olmayı, çözüm odaklı olmayı ve kararı ona bırakmayı gerektiriyor.  




YAŞAMIN YANKISI

Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden çocuk ayağı takılıp düşüyor ve cani yanıp 'AHHHHH' diye bağırıyor.İleride bir dağın tepesinden 'AHHHHH' diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor.

Merak ediyor ve

- ''Sen kimsin?'' diye bağırıyor. Aldığı cevap 'Sen kimsin?' oluyor.

Aldığı cevaba kızıp - ''Sen bir korkaksın!'' diye tekrar bağırıyor. Dağdan gelen ses 'Sen bir korkaksın!' diye cevap veriyor.

Çocuk babasına dönüp - ''Baba ne oluyor böyle?'' diye soruyor.

- ''Oğlum'' der babası, ''Dinle ve öğren!'' ve dağa dönüp ''Sana hayranım!'' diye bağırıyor.

Gelen cevap ''Sana hayranım!'' oluyor. Baba tekrar bağırıyor, ''Sen muhteşemsin!''

Gelen cevap; ''Sen muhteşemsin!'. Çocuk çok şaşırıyor, ama halen ne olduğunu anlayamıyor.

Babası açıklamasını yapıyor:

- ''İnsanlar buna yankı derler, ama aslında bu yaşamdır. Yaşam daima sana senin verdiklerini geri verir. Yaşam yaptığımız davranışların aynasıdır. Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev! Daha fazla Şefkat istediğinde, daha şefkatli ol! Saygı istiyorsan insanlara daha çok saygı duy. İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan sen de daha sabırlı olmayı öğren. Bu kural yaşamımızın bir parçasıdır, her kesiti için geçerlidir.''

Yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarınızın aynada bir yansımasıdır.


















 
 


Yüklə 25,22 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə