Arkabahçe Yayıncılık Katalog Bilgisi



Yüklə 1,24 Mb.
səhifə23/23
tarix29.10.2017
ölçüsü1,24 Mb.
#21378
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   23
"Daha ne kadar süre savaşacağız, Saygıdeğer Malice?" diye sordu Drizzt boş taşlara, Oyuk Sorumlusu gittiğinde. Kendim, kararının akıllıca olduğuna şüphe götürmez bir şekilde ikna etmek için mantığının yüksek sesle ifade edilmesine gereksinim duyuyordu. "Çatışmada hiçbir taraf kazanmaz, ancak, bu drowların yöntemidir, değil mi?" Drizzt küçük masanın yanındaki taburelerden birine çöktü ve sözlerinin doğruluğunu düşündü.
"Yaşamına hükmeden nefret tarafından köreltilmiş bir şekilde, beni avlayacaksın, ister senin mahvoluşuna, isterse benimkine mal olsun. Menzoberranzan'da affetmek olmaz. Bu, zalim Örümcek Kraliçe'nin buyruklarına ters düşer."
"Ve bu Karanlıkaltı'dır, gölgeli ve kasvetli dünyanız ama bu bütün dünya değil, Saygıdeğer Malice ve uğursuz kollarının nereye kadar uzanabildiğini göreceğim!"
Drizzt drow Akademisi'ndeki ilk derslerini anımsayarak, uzun dakikalar boyunca sessiz kaldı: Kendisini yüzey dünyasıyla ilgili öykülerin yalanlardan başka bir şey olmadığına inandıracak bir ipucu bulmaya çabaladı. Drow Akademisi'ndeki hocaların aldatmacaları yüzyıllar içinde kusursuzlaştırılmış ve şaşmaz biçimde eksiksiz hale gelmişti. Kısa süre sonra, Drizzt yalnızca duyduklarına güvenmek zorunda kalacağını fark etti.
Belwar birkaç saat sonra kasvetli bir yüzle geri döndüğünde, Drizzt'in kararı kesindi.
"İnatçı, orc-beyinli..." dedi gıcırdattığı dişlerinin arasından Oyuk Sorumlusu, taş kapıdan girerken.
Drizzt onu yürekten bir kahkaha ile durdurdu. "Kalmanı duymak bile istemiyorlar!" diye bağırdı ona Belwar, neşesini çalmaya çalışarak.
"Gerçekten başka türlü olacağını bekliyor muydun?" diye sordu Drizzt ona. "Kavgam bitmedi, sevgili Belwar. Ailemin böyle kolaylıkla alt edilebileceğine inanıyor musun?"
"Yemden gideceğiz," diye gürledi Belwar, Drizzt'in yanındaki tabureyi almak için ilerlerken. "Benim cömert-" sözcükten alaycılık damladı- "kralım şehirde bir hafta kalmanı kabul etti. Tek bir hafta!"
"Gittiğimde, tek başıma gideceğim," diye araya girdi Drizzt. Oniks heykelciği kesesinden çıkardı ve sözlerini yeniden değerlendirdi. "Neredeyse tek başıma."
"Daha önce bu tartışmayı yapmıştık, kara elf," diye anımsattı ona Belwar.
"O farklıydı."
"Öyle mi?" diye cevabı yapıştırdı Oyuk Sorumlusu. "Şimdi Karanlıkaltı'nda tek başına, daha önce olduğundan daha iyi mi olacaksın? Yalnızlığın ıstıraplarını unuttun mu?"
"Karanlıkaltı'nda olmayacağım," diye yanıtladı Drizzt.
"Vatanına geri dönmekten mi bahsediyorsun?" diye haykırdı Belwar, ayağa sıçrayıp, taburesini taşta kaydırarak.
"Hayır, asla!" diye güldü Drizzt. "Asla Menzoberranzan'a geri dönmeyeceğim, eğer Saygıdeğer Malice'in zincirlerinin ucunda değilsem."
Oyuk Sorumlusu yerine geri oturdu ve merakla geriye yaslandı.
"Ne de Karanlıkaltı'nda kalacağım," diye açıkladı Drizzt. "Bu Malice'in dünyası, gerçek bir drowun karanlık yüreğine daha uygun."
Belwar anlamaya başlamıştı, ancak, duyduklarına inanamıyordu. "Neler söylüyorsun?" diye sordu. "Nereye gitmeye niyetlisin?"
"Yüzeye," diye yanıtladı Drizzt sakince. Belwar yerinden sıçrayarak, taburesini daha da uzağa fırlattı.
"Bir kere oraya gitmiştim," diye sürdürdü Drizzt, bu tepkiden yılmaksızın. Kararlı bir bakışla svirfneblini sakinleştirdi. "Bir drow katliamında yer almıştım. O yolculuktan anımsadığım tek acı anı, yol arkadaşlarımın yaptıkları. Geniş dünyanın kokusu ve rüzgarın serinliği yüreğime hiç dehşet düşürmüyor."
"Yüzey," diye mırıldandı Belwar, başı eğilmiş halde ve sesi neredeyse bir inilti gibi. "Magga cammara. Asla oraya yolculuk etmeyi planlamadım-orası bir svirfneblinin yeri değil." Belwar birden masayı yumrukladı ve yüzüne kararlı bir gülümsemeyle yukarı baktı. "Ama eğer Drizzt giderse, o halde Belwar da onun yanında gidecek!"
"Drizzt yalnız gidecek," diye yanıtladı drow. "Senin de az önce söylediğin gibi, yüzey bir svirfneblinin yeri değil."
"Ne de bir drowun," diye ekledi deep gnome.
"Bilinen drow beklentilerine uymuyorum," dedi Drizzt. "Benim yüreğim onların yüreği değil ve onların evi de benimki değil. Ailemin nefretinden kurtulmak için bu sonsuz dehlizlerde ne kadar uzağa yürümeliyim? Ya Menzoberranzan'dan kaçarken, büyük kara elf şehirlerinden bir diğerine düşersem, Ched Nasad ya da benzer bir yere örneğin, o drowlar da Örümcek Kraliçe'nin katledilmem yolundaki arzularını gerçekleştirmek için avı devralacaklar mı? Hayır, Belwar, bu dünyanın örtülü tavanı altında huzur bulamayacağım. Korkarım, sen Karanlıkaltı'nın taşlarından koparılınca asla mutlu olamazsın. Senin yerin burası, kendi halkının arasında hak edilmiş şerefli bir yer."
Belwar uzun bir süre sessizce oturarak, Drizzt'in bütün söylediklerini sindirdi. Eğer Drizzt isteseydi, onu canı gönülden takip ederdi, ancak, gerçekte, Karanlıkaltı'nı terk etmeyi istemiyordu. Belwar Drizzt'in gitme arzusuna karşı mantıklı bir iddia öne süremezdi. Belwar biliyordu ki, bir kara elf yüzeyde pek çok sıkıntı bulacaktı, ama bunlar Drizzt'in Karanlıkaltı'n da yaşayacağı acılardan büyük mü olacaktı?
Belwar derin bir cebe uzandı ve ışık saçan broşu çıkardı. "Al bunu, kara elf," dedi yumuşak bir sesle, broşu Drizzt'e atarak, "ve beni unutma."
"Geleceğimin yüzyıllarında asla tek bir gün bile," diye söz verdi Drizzt. "Asla."
O hafta, dostunun gidişini görmekte isteksiz Belwar için çok çabuk geçti. Oyuk Sorumlusu bir daha asla Drizzt'i göremeyeceğini biliyordu, ancak, Drizzt'in kararının doğru olduğunu da biliyordu. Bir dost olarak, Belwar, Drizzt'in en iyi başarı şansına sahip olduğundan emin olma görevini kendi üzerine aldı. Drowu bütün Blingdenstone'daki en iyi erzak tacirlerine götürdü ve malzemeleri kendi cebinden ödedi.
Sonra, Belwar Drizzt için daha da büyük bir armağan temin etti. Deep gnomelar zaman zaman yüzeye yolculuk ederlerdi ve Kral Schnicktick Karanlıkaltı dehlizlerinden çıkışı gösteren pek çok kabaca haritaya sahipti.
"Yolculuk pek çok hafta sürecek," dedi Belwar, Drizzt'e, rulo yapılmış parşömeni verirken, "ama korkarım, bu olmadan yolunu hiç bulamazsın."
Haritayı açarken, Drizzt'in elleri titredi. Şimdi inanma cüretini gösteriyordu ki, bu doğruydu. Gerçekten de yüzeye gidiyordu. O an, Belwar'a onunla gelmesini söylemeyi istedi; böylesi değerli bir dosta nasıl hoşçakal diyecekti?
Ancak, ilkeler Drizzt'i yolculuklarında buraya dek taşımıştı ve ilkeler şimdi bencil olmamasını gerektiriyordu.
Sonraki gün, eğer yeniden bu tarafa gelirse, ziyaret etmek için döneceğine dair söz vererek, Blingdenstone'dan ayrıldı. Her ikisi de asla dönmeyeceğini biliyorlardı.
Miller ve günler olaysız bir şekilde geçti. Bazen Drizzt, Behvafın kendisine verdiği büyülü broşu havaya kaldırıyor, bazen de sessiz karanlıkta yürüyordu. Rastlantı mı, iyi talih mi bilinmez, ayrmtısız haritada gösterilen yol boyunca, hiç canavarlarla karşılaşmadı. Karanlıkaltı'nda pek az şey değişmişti ve parşömen eski, hatta antika olmasına rağmen, iz kolayca takip ediliyordu.
Blingdenstone'dan çıkışının otuz üçüncü gününde, kampı bozduktan kısa süre sonra, Drizzt havada bir aydınlanmayı, çok canlı şekilde anımsadığı o soğuk ve muazzam rüzgarı hissetti.
Kesesinden oniks heykelciği çıkardı ve Guenhwyvar'ı yanına çağırdı. Her dönemecin ardından tavanın kaybolmasını bekleyerek, birlikte, heyecanla yürüdüler. Küçük bir mağaraya geldiklerinde, uzaktaki kemerin ötesindeki karanlık, arkalarındaki karanlık kadar kasvetli değildi. Drizzt soluğunu tuttu ve Guenhwyvaı/ı dışarı yönlendirdi.
Yıldızlar karanlık gökyüzünün bölük pörçük bulutlan arasından göz kırpıyorlar, ayın gümüşi ışığı büyük bir bulutun ardından, daha donuk parıltı ile yayılıyor ve rüzgar bir dağ şarkısı homurdanıyordu. Drizzt, Diyarların yüksekliklerinde, muazzam bir dağ silsilesinin ortalarındaki ulu bir dağın yamacında dikiliyordu.
Meltemin ısırışına hiç aldırmıyordu, ancak, uzun bir süre hiç kıpırdamadan durdu ve yavaşça aya doğru yolculuk eden başıboş bulutların yanından geçmelerini izledi.
Guenhwyvar, yanında bağlılıkla duruyordu ve Drizzt panterin daima öyle kalacağını biliyordu.
SON
Kataloq: files
files -> Fövqəladə hallar və həyat fəaliyyətinin təhlükəsizliyi”
files -> Azərbaycan Respublikası Kənd Təsərrüfatı Nazirliyi Azərbaycan Dövlət Aqrar Universiteti adau-nun 80 illik yubileyinə həsr edilir adau-nun elmi ƏSƏRLƏRİ g əNCƏ 2009, №3
files -> Ümumi məlumat Fənnin adı, kodu və kreditlərin sayı
files -> Mühazirəotağı/Cədvəl I gün 16: 40-18: 00 #506 V gün 15: 10-16: 30 #412 Konsultasiyavaxtı
files -> Mühazirə otağı/Cədvəl ivgün saat 13 40 15 00 otaq 410 Vgün saat 13 40 15 00
files -> TƏDRİs plani iXTİsas: 050407 menecment
files -> AZƏrbaycan respublikasi təHSİl naziRLİYİ XƏZƏr universiteti TƏHSİl faküLTƏSİ
files -> Mühazirə otağı/Cədvəl Məhsəti küç., 11 (Neftçilər kampusu), 301 n saylı otaq Mühazirə: Çərşənbə axşamı, saat 16. 40-18. 00

Yüklə 1,24 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   23




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə