Belediyeler İçin



Yüklə 0,56 Mb.
səhifə6/9
tarix11.09.2018
ölçüsü0,56 Mb.
#80344
1   2   3   4   5   6   7   8   9

Kamu Sağlığı : Bir toplumda büyük halk kitlelerinin sağlık koşulları açısından içinde bulunduğu durum.

Kamu Tüzel Kişileri : Tamamen kamu yararının gerçekleşmesi için çalışan ve kamu gücü kullanan, kanunla veya kanunun verdiği açık yetkiyle kurulan kamu idare ve kurumları.

Kamu Yararı : Kamunun gereksinmeleriyle veya ulusal birliğin, devletin gereksinmeleriyle ilgili olan ve bunları karşılayan, topluma, ulusa, devlete istifadeler sağlayan değerler bütünü, menafiiumumiye.

Kamu Yönetimi : Toplumun ortak ihtiyaçlarının karşılanması, ortak kurallarının korunması amacıyla oluşturulan organizasyon olan devletin işlevsel ve yapısal özelliklerinin bütününe, kamu yönetimi denmektedir. Devlet ve toplum düzeninin kesintisiz olarak işlemesi ve kamunun ortak ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik mal ve hizmetlerinin üretilip halka sunulmasına ilişkin bir sistem.

Kamulaştırma : Devlet veya kamu tüzel kişilerince, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılığını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamına veya bir kısmına el konulması veya üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi işlemİ.

Kamuoyu : Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye.

Kanal : Suyun belirli bir doğrultuda akmasını sağlayan doğal ya da yapay oluşum.

Kanalizasyon Ana Boruları : Atık suyu kanallardan toplayan ve ana kanallara ileten, çapı geniş lağım kanalları.

Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı : Belediye Gelirleri Kanununa göre, belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce, kanunda belirtilen şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, gayrimenkullerin sahiplerinden alınan bedel.

Kanalizasyon Sistemi : Atık suyun toplanmasında, işlenmesinde ve tasfiyesinde kullanılan donanım.

Kanun : Anayasanın yetkili kıldığı organ (T.B.M.M.) tarafından yazılı bir şekilde kabul edilmiş bulunan genel, sürekli, soyut ve yaptırım gücü olan hukuk kuralları.

Kanun Hükmünde Kararname : Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir kanunla (Yetki Kanunu) yetki vermesi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından yetki kanunu çerçevesinde belli konuları düzenlemek amacıyla çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Bunlar tıpkı kanunlar gibi resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girerler. (Örnek; Bakanlar Kurulunun TBMM’den aldıkları yetki kanunu çerçevesinde memur maaşlarında düzenleme yapmayı içeren Kanun Hükmünde Kararnameler).

Kanun Tasarısı : hükümetin hazırlayıp Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu kanun taslağı.

Kanun Teklifi : meclis üyelerinin (münferit veya müşterek olarak) hazırlayıp Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundukları kanun taslağı.

Kanuni İdare İlkesi : idarenin yasalara ve her türlü hukuk kuralına uyması ilkesi. Kanunsuz Emir: Kamu görevlerinde herhangi bir sıfat ve biçimde çalışmakta olan kimsenin, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, yasa ve Anayasa hükümlerine aykırı gördüğünde yerine getirmeyerek, bu aykırılığı emri verene bildirmesi üzerine, üstü emrinde direnirse ve emrini yazı ile yinelerse, emir yerine getirmesi.

Kâr : Gelir ile gider arasındaki olumlu fark.

Karar : Bir konu üzerinde bir kişinin, kendi düşüncelerinden yola çıkarak ulaştığı sonucu ya da bir grubun, bir konu üzerinde görüşüp tartışarak vardığı kesin sonucu yansıtan yazılar.

Kardeş Şehir : Belediyenin, bir başka belediye ile işbirliği anlaşması yapması durumunda iki belediyenin birbirlerine göre elde ettikleri pozisyon.

Karine : İpucu, belirti; bilinmeyenden bilinene doğru götüren bulgular.

Kariyer : Bir insanın yaşamı boyunca süren işle ilgili deneyimlerinin tümü. 

Kariyer Basamakları : Bir çalışanın iş yaşamı boyunca geçirdiği ve araştırma, yerleşme, orta kariyer, geç kariyer ve iniş şeklinde isimlendirilen beş kariyer aşaması.

Kariyer Geliştirme : İnsanların iş yaşamları boyunca kariyer amaçlarına ulaşabilmeleri için yürüttükleri uyum sağlama, yetkinlik, yeterlilik ve kişilik geliştirme gibi tüm eylemler ve faaliyetler.

Kariyer Planlama : Kişinin bilgi, beceri, ilgi, değer yargıları ve güçlü ve güçsüz yönlerini değerlendirmesi, organizasyon içi ve dışı kariyer olanaklarını tanımlaması, kendisi için kısa, orta, uzun dönemli hedefler saptaması, eylem planlarını hazırlaması ve bunları uygulaması süreci.

Kariyer Yönetimi : İnsan kaynakları planları ile sistemin bütünleştirilmesi, kariyer yollarının belirlenmesi, kariyer bilgisinin artırılması için açık işlerin duyurulması, çalışanların performanslarının değerlendirilmesi, astlara kariyer danışmanlığı yapılması, iş deneyimlerinin artırılması ve eğitim programlarının düzenlenmesi faaliyetlerinin tümü.

Karkas : Bir yapının taşıyıcı öğelerinin tümüne verilen ad; iskelet.

Kast : Suçun, kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

Kat Alanı Kat Sayısı (KAKS): Emsal. Yapının bütün katlardaki alanları toplamının parsel alanına oranından elde edilen sayıdır. Katlar alanı; bodrum kat, asma kat, çekme ve çatı katı ve kapalı çıkmalar dahil kullanılabilen bütün katların ışıklıklar çıktıktan sonraki alanları toplamıdır. Açık çıkmalar, iç yüksekliği 1.80 m.yi aşmayan ve yalnızca tesisatın geçirildiği tesisat galerileri ve katları, ticari amacı olmayan ve yapının kendi ihtiyacı için otopark olarak kullanılan bölüm ve katlar, yangın merdivenleri, asansörler, kalorifer dairesi, kömürlük, sığınak, su deposu ve hidrofor bu alana katılmazlar. Kullanılabilen katlar deyiminden konut, işyeri, eğlenme ve dinlenme yerleri gibi oturmaya, çalışmaya, eğlenmeye ve dinlenmeye ayrılmak üzere yapılan bölümler ile bunlara hizmet veren depo ve benzeri alanlar anlaşılır.

Kat irtifakı : Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir binanın yapımı borcunu ve bina tamamlandığında da kat mülkiyeti kurulması yükümünü doğuran bir irtifak hakkı.

Kat Maliki : Bağımsız bölümler üzerinde kurulan kat mülkiyeti hakkına sahip olan kişi.

Kat Malikleri Kurulu : Kat mülkiyetine konu taşınmazdaki bütün kat maliklerinin oluşturduğu kurul.

Kat Mülkiyeti : Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu, dükkân, mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir. Kat mülkiyeti, arsa payı ve ana gayrimenkuldeki ortak yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyet türüdür.

Kat Yüksekliği : Binanın herhangi bir katının döşeme üstünden bir üstteki katının döşeme üstüne kadar olan mesafesi.

Katılım : Kamu hizmetleri ile ilgili kararların hazırlanması, olgunlaştırılması, alınması ve bu kararların uygulanması aşamalarından birine, birkaçına veya bütününe, o karardan doğrudan ya da dolaylı olarak etkileneceklerin katkıda bulunmaları.

Katılımcı Demokrasi : Halkın dil, din, renk, ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin seçme ve seçilme hakkını özgürce kullandığı, halkın sivil toplum örgütlenmeleri ile (dernek, odalar vs.) siyasi iktidar üzerinde denetleme ve yönlendirme görevi yaptığı demokrasi anlayışı.

Kayıt ve Suret Harcı : Belediye Gelirleri Kanunu’na göre, belediyeler ve belediyelere bağlı müesseselerden istenecek her türlü kayıt suretleriyle, gayrimenkullerle ilgili harita plan ve krokilerin suretleri için alınan bedel.

Kaymakam : İlçede devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi.

Kaynak Suları Harcı : Belediye Gelirleri Kanunu’na göre, özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının belediyelerce denetlenerek hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaret konulması, karşılığı alınan bedel.

Kaynak Yönetimi : Bir kurumun sahip olduğu sermaye, insan gücü, tesis ve teçhizat gibi kaynaklarını en etkin biçimde kullanılmasını

Kaynaklar : Varlıkların sağlandığı yerler. Bunlar sermaye ve borçlar.

Kazanılmış Statü : Bireyin kendi isteği ve çabalarıyla, gönüllü olarak elde ettiği statü.

Kent : Şehir. Kent, sınırları içinde yaşayan nüfusun geçim kaynaklarını tarım ve hayvancılık dışı uğraşıların oluşturduğu, toplumsal ilişkiler, kültürel alanlar, nüfus yoğunluğu gibi bir çok yönden kırsal alanlardan farklı olan yerleşim birimi.

Kent Bilgi Sistemleri : Bir şehrin bilgilerinin birbirleri ile ilişkili olarak ve istenildiği anda ulaşılabilecek şekilde düzenlenmesi, altlık haritalarının oluşturulması, gerekli donanım ve personel altyapısının oluşturulması ve bu sistemin ayakta kalabilmesi için gerekli koordinasyonun oluşturulması.

Kent Dokusu : Bir kentin ana yollar ve ikincil yollarla bölünmüş, oturma, çalışma, alım-satım, işleyim, dinlenme yerlerini kapsayan toprak kullanım biçimi.

Kent Hukuku : Kent yaşamını, kent yapılanmasını, kentle insan arasında, kentlilerin kendi arasında ilişkileri düzenleyen kurallar bütünü.

Kent Konseyleri: Seçilmiş yerel yönetim organlarının çalışmalarına halk katılımını ve denetimini sağlamak için, en alt düzeydeki yerel yönetim biriminden (mahalle/köy) yukarıya doğru örgütlenerek demokratik kitle örgütleri temsilcileri ve uzmanların da katılımıyla oluşturulan meclisler. Not: 5393 sayılı Belediye Kanunu bu konuda şu düzenlemeyi içermektedir: Kent konseyi, kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışır. Belediyeler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, sendikaların, noterlerin, varsa üniversitelerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının ve mahalle muhtarlarının temsilcileri ile diğer ilgililerin katılımıyla oluşan kent konseyinin faaliyetlerinin, etkili ve verimli yürütülmesi konusunda yardım ve destek sağlar. Kent konseyinde oluşturulan görüşler belediye meclisinin ilk toplantısında gündeme alınarak değerlendirilir. (5393 Sayılı Belediye Kanunu, Madde 76)

Kent Meclisi : Bkz: Kent Konseyleri.

Kent Mobilyası : Kentsel mobilya. Halkın kullanması için yol, kaldırım, park gibi genel alanlara yerleştirilen mobilya ve donatı.

Kent Planlaması : Kentsel bir alanın fiziksel altyapı, konut ve ulaşım, toprak kullanımı, kentsel büyüme de dahil, çeşitli öğelerinin planlanması süreci.

Kent Yenilemesi : Mevcut kentleri ve merkezleri düzeltmek ve günün gerekliklerine uydurmak amacıyla yeniden planlama ve bunu uygulama.

Kente Karşı Suç : 1) Bir kentin doğal, tarihsel ve güzel duyusal değerlerine, bireyler ve türlü örgütler ve hatta yöneticiler tarafından, değerlerini azaltıcı veya tümden yitirici zararlar verilmesi sonucunda, kamu vicdanında yarattığı rahatsızlıklar bu etkinliklere (yasalarda bu etkinlikler suç olarak tanımlanmamış olsa bile) verile ad. 2) Bu türlü eylemlerin yasalarda suç olarak tanımlanmış ve bunları işleyenlerin karşılaşacakları yaptırımların da yine yasalarda gösterilmiş olması.

Kentleşme : Dar anlamda; kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artması. 1) Çeşitli nedenlerle kırsal kesimlere yönelen göç sonucunda, bir taraftan mevcut kentlerin nüfus ve alan itibarıyla büyümesi, diğer taraftan da köy, kasaba, vb. yerleşim birimlerinin giderek büyümesi sonunda kente dönüşüp, mevcut kent sayısının atmasıdır. Milli gelir ve istihdam yapısında, ağırlığın tarımdan hizmetlere ve sanayiye kayması ile ilgili evrensel ve sayısallaştırılabilir bir süreç. 2) Bazı yoğunluk ve büyüklük değerlerinden başlayarak nüfusun alansal yığılması; kent kültürü olarak tanımlanan bir dizi değer yargısı, davranış ve eğilimin yayılması.

Kentlileşme : Kente göç ile birlikte başlayan nüfus dinamiğinin kentin belli bir kesiminde kararlılık kazanmasına kadar süre gelen bu aşama “kentlileşme” olarak adlandırılır. Bu kente göç eden nüfusun yeni koşullara uygun ilişkiler biçimi geliştirerek kentin bir öğesi olma, toplumsal değişme, uyum ve bütünleşme sürecidir. Kentlileşme, kente göç edenlerin ve kentte yaşayanların, kent toplumunun değer-norm sistemini, kentli insanın düşünme, davranış biçimlerini ve giderek yaşama biçimini benimsemesidir.

Kentlilik Bilinci : 1) Kentte yaşayanların kentle bütünleşmesi, kendini kente ait hissetmesi ve dolayısıyla kente karşı sorumluluk duygusu taşıması. 2) Kentte yaşayanların var olan değişik kimliklerinin (Müslüman, Esnaf, Sanatkar, Rizeli, Adanalı gibi) yanı sıra bir de içinde yaşadıkları şehirle özdeşleşebilen bir kimliğe sahip olmaları. 3) Kentte yaşayanların aslen ait oldukları memleket kimliklerinin yanında kendilerini yaşadıkları kentli olarak da tanımlayabilmeleri.

Kentsel Mekân : Sokaklarda, alanlarda, parklarda, bahçelerde, özetle insan yapıtlarının arasında kalan ve bunlarla sınırlanan mekân.

Kentsel Yaşam Kalitesi : Toplumsal, ekonomik ve uzamsal (mekansal) öğeler açısından kent tanımına giren yerlerde, kentsel altyapı, iletişim, ulaşım, konut ve benzeri olanakların sunulma düzeyi.

Kesin Hesap Cetveli : Belediyelerin gerçekleşen yıllık harcama ve gelirlerinin gösterildiği tablodur. Her yıl bütçesinin kesin hesabı, belediye başkanı tarafından hesap döneminin bitiminden sonra mart ayı içinde encümene sunulur. Kesin hesap, belediye meclisinin mayıs ayı toplantısında görüşülerek karara bağlanır.

Kesin Mizan : Envanter işlemlerinin yevmiye defterine ve büyük deftere kaydından sonra kayıtların doğruluğunu görmek için çıkarılan mizan.

Kesin Proje : Belli bir yapının onaylanmış ön projesine göre; mümkün olan arazi ve zemin araştırmaları yapılmış, yapı elemanlarının ölçülendirilip boyutlandırıldığı, inşaat sistem ve gereçleri ile teknik özelliklerinin belirtildiği proje.

Kıdem : Hizmette eskilik ve öncelik, meslekte geçirilen süre.

Kıdem Aylığı : Aylıklarını Devlet Memurları Yasası’na göre almakta olan personele, hizmet yılları itibarıyla belirlenen göstergelerin aylık katsayı ile çarpılması sonucu bulunan miktar kadar ödenen para. Esas aylığın yanında verilen bir aylık türüdür.

Kıdem Tazminatı : Bir işte bir yıldan fazla süreyle çalışan işçilere, iş akdinin yasada belirtilen koşullarda son bulması durumunda, kıdemiyle orantılı olarak ödenen toplu para.

Kınama Cezası : İlgiliye, görevinde ve davranışında kusurlu sayıldığının yazılı olarak bildirilmesi.

Kıraathane : Müşterilerin okuması için gazete, kitap ve dergilerin de bulundurulduğu kahvehane benzeri yer.

Kırsal Yerleşme Planı : En az bir kırsal yerleşme ve civarını kapsayan; kırsal alanda yaşam kalitesini geliştirmeye yönelik olarak ekonomik, sosyal, kültürel ve doğal değerlerin sürdürülebilir biçimde korunması, geliştirilmesi ve sağlıklı, güvenli ve afetleri azaltıcı bir çevre ve yapılaşmanın sağlanması için hazırlanan, sosyal ve teknik alt yapı ihtiyaçları kırsal yaşam biçimine göre tasarlanan rapor ve eklerinden oluşan plan.

Kışlak : Hayvanların kış mevsiminde barındırılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer.

Kıyaslama : Bkz: Benchmarking.

Kıyı : Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır.

Kıyı Çizgisi : Deniz, tabiî ve sunî göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun kara parçasına değdiği noktaların birleşmesinden oluşan meteorolojik olaylara göre değişen doğal çizgi.

Kıyı Kenar Çizgisi : Deniz, tabiî ve sunî göl ve akarsuların alçak – basık kıyı özelliği gösteren kesimlerinde, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu, kumsal ve kıyı kumullarından oluşan kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırı; dar-yüksek kıyı özelliği gösteren kesimlerinde ise, şev ya da falezin üst sınırı.

Kira Sözleşmesi : Bir bedel karşılığında bir şeyin kullanılmasının veya ondan yararlanılmasının belli bir süreyle başka bir kimseye bırakılmasıdır.

Kiriş : Boyu doğrultusundaki eksenine dik kuvvetlerin etkisi altındaki çubuk.

Kirleten : Fiilleri sonucu doğrudan ve dolaylı olarak çevre kirliliğine sebep olan gerçek ve tüzel kişiler.

Kişi : Haklara ve borçlara sahip olabilen varlıklar.

Kişi Başı Milli Gelir : Ülke bireylerinin refah düzeylerinin saptanması ve karşılaştırılması için kullanılan araçtır. (GSMH’ nın ABD Dolarına dönüştürülüp, nüfusa bölünmesiyle elde edilir. Dolara çevrilmesinde kullanılan döviz kurları Dünya Bankasının Atlas Yöntemi ile belirlenir.)

KOBİ: Küçük ve Orta Boy İşletme.

Kompost : Organik esaslı katı atıkların oksijenli veya oksijensiz ortamda ayrıştırılması suretiyle üretilen toprak iyileştirici madde.

Komuta Birliği : Hiyerarşik bir yapılanma içersinde her astın yalnızca bir üste bağlı olması ve ondan emir alması.

Kontrol : Denetim, bakım. Geri besleme ‘feedback’.

Kontur : Çevre çizgisi. Figürleri ya da motifleri çevreleyen çizgi anlamına gelmektedir.

Kontur Gabari : Mevcut bir binanın parsel üzerindeki zemin oturumunun, parsel ölçütlerinin ve bina yüksekliğinin tespit edildiği belge.

Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı: İçerisinde motel ve lokanta bulunabilen akaryakıt ve bakım istasyonları, resmi ve sosyal tesisler, dumansız, kokusuz, katı atık ve artık bırakmayan ve çevre sağlığı yönünden tehlike yaratmayan imalathaneler ile patlayıcı, parlayıcı ve yanıcı maddeler içermeyen depoların yapılabileceği alanlar.

Konut Kooperatifleri : İşçilerin, küçük tasarrufçuların ve gelir seviyesi düşük diğer grupların mesken ihtiyacını en ekonomik şartlarda ve düşük maliyetlerle karşılamak, arsa alımında ve büyük ölçeklerde sağlıklı konutlar inşa etmede topluca hareket etmek maksadıyla oluşturulan kooperatifler.

Konut Kredisi : Konut inşaatı için, belirli şartları yerine getiren kişi ve ailelere, çoğu zaman uygun şartlarda verilen kredi.

Konut Politikası : Sosyal devletin, özellikle gelir seviyesi düşük çocuklu ailelerin, ucuz ve sosyal konut ihtiyacını karşılamak ve genel olarak konut sorununa çâre bulabilmek için, mesken oluşturma bakımından sistemli bir şekilde uygulamaya koyduğu programların bütünü.

Konteynır : Krom – Nikel, paslanmaz çelik veya benzeri metalden yapılmış, en az 6 metreküp hacminde, kapakları kilitlenir, geçici depolama birimidir.

Koordine Etme : Örgütün ortak amaçlarının elde edilmesi yönünde kişiler, birimler ya da bölümler arasında ilişki kurulması süreci.

Korkuluk : Köprü, merdiven, balkon gibi düşme tehlikesi olan yerlerin kenarlarına dikilen alçak duvar veya parmaklık.

Koruma Amaçlı İmar Plânı : 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa göre, söz konusu kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim – geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo – ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar

Kot : Semboller dizgesiyle gösterilen bilgi.

Kot - Kesit Belgesi : İmar parselinde yapılacak binanın verilen vaziyet planına göre cephe aldığı yol ile yükseklik konumunu belirleyen belge.

Kök Ücret : Yasalara veya hizmet sözleşmelerine göre çalışanın işverene yapmak zorunda olduğu hizmet karşılığı aldığı ücret.

Köy : 442 sayılı Köy Kanunu’na göre; üç değişik açıdan tanımlamıştır. 1) Nüfusu 2.000’den aşağı olan yerleşim yerleri. 2) Cami, mektep, yayla, baltalık gibi orta malları bulunan toplu veya dağınık evlerde oturan insanlar, bağ, bahçe ve tarlaları ile birlikte bir köy teşkil ederler. 3) Bir yerden bir yere götürülebilen veya götürülemeyen mallara sahip olan ve iş bu kanun ile kendisine verilen işleri yapan başlı başına bir varlıktır. Köy Tüzel Kişiliğinin Organları; Köy Derneği, İhtiyar Meclisi ve Muhtardır. Muhtar yürütme organı, ihtiyar meclisi ve köy derneği ise karar ve istişare organlarıdır.

Kriz : İşletmenin iç ve dış çevresindeki ani değişmelere kendini hazırlayamaması sonucunda ortaya çıkan bir durum.

Kriz Aşamaları : Krizin oluşma aşaması, hareketsizlik ve krizi yalanlama aşaması, hatalı karar ve faaliyetler, krize girme aşaması ve dağılma aşaması.

Kriz Nedenleri : Dış ve iç faktörler.

Kriz Yönetimi : En az emek ve giderle krizi atlatmak için yapılan çalışmalar.

Kroki : Yaklaşık ölçekte ve üzerinde ölçü değerlerinin yazılı olduğu ada veya parsellerin çizimi.

Kur : Bir ülke parasının başka bir ülke parası cinsinden değeri.

Kuram : Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, bilimsel yöntemle saptanmış bilgiler.

Kurum : Toplumun yapısı ve temel değerlerini koruması açısından zorunlu sayılan nispeten sürekli kurallar topluluğu.

Kurum Kültürü : Bir vizyon ve misyon etrafında toplanan insanların sahiplendikleri belirli bir inanç ve değerler sistemi.

Kurye : Resmi kurum ve kuruluşlarına evrak dağılımını yapan ve belediyeye ait evrakları alan kişi.

Küçük Sanayi Bölgesi : Marangoz, demirci, nalbant, oto tamircisi ve benzeri gürültü, toz, duman, pis koku gibi çevre havasının kirlenmesine sebebiyet ve sağlığa zarar veren veya küçük sanat sahiplerinin kendi aralarında gruplar halinde ve toplu olarak sanatlarını icra etmeleri için ayrılan sahalar.

Kültür : Hars. Bir toplumun, maddî-mânevî hayat imkanlarının toplamıdır. Sosyal hayat süreci içinde ortaya çıkan ve bir millete niteliklerini veren ve başka millet veya toplumlarda farklılık gösteren maddî ve mânevî değerlerin bütünü.

Kültür Varlıkları : Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar.

Kültürel Birleşme : Kültürün bütün parçalarının herhangi bir biçimde bağlanması.

Küresel Konum Belirleme Sistemi (GPS) : Yeryüzündeki noktaların koordinatlarını uydular vasıtasıyla belirleyen sistem.

Küşat : Açma, açılış.
L

Leasing (Finansal Kiralama) : Firmaların ticari ve sınai faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için gereksinim duydukları duran varlıkları satın almak yerine, belirli kira ödentisi karşılığında kullanım olanağı tanıyan ve banka kredilerine alternatif olarak doğan, orta dönemli finansman yöntemi.

Lebiderya : Kesintisiz deniz manzaralı daire.

Lider : Organizasyonlarda insanların gayretlerini, belirlenen amaçları gerçekleştirmek üzere birleştiren, harekete geçiren, bütün yeteneklerini ortaya koymalarını sağlayan ve onları etkili biçimde yöneten, başkalarından ayrılan yönleriyle fark edilen kişi.

Liderlik : Belirli amaçlara ulaşmak amacıyla diğer insanları etkileme süreci.

Liyakat : İnsanların görevlerini başarı ile yapabilme yeterliliği.

Liyakat Sistemi : Kamu hizmetlerine girişin, hizmet içinde ilerlemenin ve yükselmenin ve her türlü görevlendirme ve ödüllendirmenin yalnızca yeterlik ve başarı ölçütüne dayandırıldığı sistem.

Lojman : Personelin oturması için kimi kuruluşların yaptırdıkları düşük kiralı veya kira karşılığı olmayan konut.

Lokavt : İşverenin işyerinde faaliyetin tamamen durmasına neden olacak şekilde, işçileri topluca işten uzaklaştırması.

Lunapark : Açık havada ve geniş bir alanda geçici veya sürekli olarak kurulan, içinde dönme dolap, atlı karınca, nişan tahtası gibi oyun ve eğlence birimlerinin bulunduğu yer.
M

Maddi Varlık : Mal ve hizmet üretiminde kullanma, kiraya verme veya yönetim ihtiyaçlarında kullanma amacıyla edinilen ve genel olarak birden fazla raporlama döneminde kullanılan maddi duran varlıkları, ekonomik değer taşıyan ve herhangi bir üretim sürecinden geçmeden kendiliğinden var olan varlıklar ile stokları, öncelikli olarak üretim ve tüketim dışında stok değer olarak elde tutulan değerler.

Mahalle : 1) Belediye sınırları içerisinde yer alan, ortak ihtiyaç ve öncelikleri benzer özellikler gösteren ve sakinleri arasında komşuluk ilişkisi bulunan insanların yaşadığı idarî birim. 2) Şehir ve kasabaların bölümleri olan, belediye meclisi ve mahalli idare kurulunun kararı ve valinin onamı ile kurulup kaldırılan, organları muhtar ile ihtiyar heyeti olan, tüzel kişiliği bulunmayan ve görevleri arasında belge onanması, bazı durumlarda bildirimde bulunulması gibi bazı hizmetler bulunan bir yönetim birimi.

Mahalli İdare Birliği : Birden fazla mahallî idarenin, yürütmekle görevli oldukları hizmetlerden bazılarını birlikte görmek üzere, kendi aralarında kurdukları kamu tüzel kişisi.

Mahalli İdareler Kontrolörleri : Asıl görevi yerel yönetimleri denetlemek olan, bunun yanında bakanın vereceği diğer denetim görevlerini de yapmakla yükümlü bulunan İçişleri Bakanlığı denetim elemanları.

Mahalli Yerinden Yönetim (Yerel Yönetimler) : Yerel yönetimler kavramı, yerinden yönetim ilkesine göre kurulan ve işleyen yönetsel kuruluşları ve yönetim birimlerini anlatmak için kullanılmaktadır. Not: Yerel yönetimler, yöre halkının ihtiyaçlarını etkin bir şekilde karşılamak üzere, yerel topluluğa kamu hizmeti sağlayan ve yerel halkın kendi seçtiği organlarca yönetilen, yönetsel, siyasal ve toplumsal bir kurumdur. Bir başka ifade ile Adem-i Merkeziyet olarak da bilinen yerel yönetimler; devlet sınırları içinde yerleşmiş irili ufaklı insan topluluklarının (köy, kasaba, kent, vb) ortak ve yerel nitelikli ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla, belli bir hukuk düzeni içinde oluşturulmuş anayasal kurumlar.

Mahalli Yönetim : Bkz: Yerel Yönetim.

Mahfuz : Korunan, saklı tutulan.

Mal Müdürü : Maliye Bakanlığının, ilçelerdeki mal işlerini yürütmekle görevli memuru.

Malî Denetim : Kamu idarelerinin hesap ve işlemleri ile mali faaliyet, mali yönetim ve kontrol sistemlerinin değerlendirme sonuçları esas alınarak, mali rapor ve tablolarının güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin denetimi.

Mali Kontrol Yetkilisi: Harcama talimatlarının kullanılabilir ödenek tutarına, tertibine ve ayrıntılı harcama programına uygunluğunu ve harcamaların bütçe ve gider kanunları ile diğer ilgili mevzuata uygunluğunu değerlendiren görevliler.

Mali Özerklik : Yerel yönetimlerin, yeterli mali kaynaklara sahip olmaları anlamına gelmektedir. Not: Avrupa Yerel yönetimler Özerklik Şartının 9. Maddesinde bu hususta şu ifadeler yer almaktadır: “Yerel yönetimlere, ulusal ekonomi siyaseti içinde, kendi yetkileri çerçevesinde serbestçe harcayabilecekleri, kendilerine has, yeterli mali kaynak sağlanır. Yerel yönetimlerin mali kaynakları Anayasa ve yasalarla kendilerine verilen sorumluluklara orantılı olur. Yerel yönetimlerin mali kaynaklarının hiç değilse bir bölümü, yasal sınırlar içinde oranını belirleme yetkisine sahip oldukları yerel vergi ve harçlardan sağlanmalıdır.”

Mali Tevzin : Merkezi yönetimle yerel yönetimler arasında hizmetlerin ve gelirlerin bölüştürülmesi.

Mali Varlık : Kasada ve bankada bulunan nakit, çek ve döviz gibi hazır değerler, tahvil, senet ve bono gibi menkul kıymet ve varlıklar ile bütçe alacakları, kurum alacakları ve diğer alacaklar ile verilen iş ve personel avansları gibi karşı taraftan talep edilebilir nakit veya başka varlıklar.

Mali Yükümlülük : Finansman için doğrudan veya mali araçlar kullanılarak yapılan iç ve dış borçlanmalar, bütçeden doğan borçlar, emanet yabancı kaynaklar, alınan avanslar, ödenecek vergi ve yükümlülükler gibi karşı tarafa devredilecek nakit ve varlıklar.

Maliye Politikası : Bir ekonomide temel makroekonomik amaçlara ulaşmak için kamu harcamaları ve gelirlerinin büyüklük ve bileşiminde gereken değişiklikleri gerçekleştirmek.

Maliyet – Fayda Analizi : Bir projenin getireceği faydanın, projenin gerçekleştirilmesi için gerekli maliyetine oranına, genel olarak fayda – maliyet analizi (FMA) denilmektedir.

Malullük (Maluliyet) : Çalışma gücünün, kısmen ya da tamamen yitirilmesi.

Malullük Aylığı : Sosyal Sigortalar tarafından veya emekli sandığından malulen emekliye ayrılmak mecburiyetine kalanlara ödenen aylık maaş.

Mantar Kent : Nüfusu hızla artan yerleşim bölgesi.

Manyetik Değerler ve Manyetik Haritalar : Yerin manyetik alanına ait her çeşit ölçüler ile bu ölçüleri ve bunlardan elde edilen bilgileri gösteren ürünler.

Matrah : Vergilendirmede, verginin hesaplanması için saptanan değer ya da miktar.

Matriks Organizasyon : işlevlere göre bölümlendirilmiş organizasyon üzerine, ürünlere göre bölümlendirilmiş organizasyonun yerleştirilmesiyle elde edilen yapı.

Mazbut Vakıf : Vakıflar Kurumu tarafından yönetilen ve temsil olunan vakıflar.

Meclis : Kurul, kabine, senato, divan, parlamento.

Meclis Üyesi : Bkz. Belediye Meclis Üyesi.

Megapol : Megapolis. Metropolü çevreleyen yoğun nüfuslu alan. (Örneğin; New York City ve onu çevreleyen New York, New Jersey ve Connecticut alanlarından oluşan bir bütün.)

Memur : Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri kamu erkini kullanarak yerine getirenler veya bu kuruluşlarda strateji ve genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim işlerinde görevli ve yetkili olanlar.

Memuriyet Mahalli : 6245 Sayılı Harcırah Kanunu’na göre; memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahalleler ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup, belediye hizmetlerinin götürüldüğü veya kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri ifade eder.

Menşe-İ Şahadetnamesi : Sağlık Raporu

Mera : Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer.

Merkez Üssü : Odak noktası yerin içinde, depremin enerjisinin ortaya çıktığı noktadır. Bu noktaya odak noktası veya iç merkez de denir. Gerçekte, enerjinin ortaya çıktığı bir nokta olmayıp bir alandır, fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir.

Merkezi İş Alanı : İmar planlarında yönetim, sosyo-kültürel ve ticari amaçlı yapılar için ayrılmış bölgedir. Bu bölgede büro, işhanı, gazino, lokanta, çarşı, çok katlı mağaza, banka, otel, sinema, tiyatro gibi sosyal kültürel tesisler, yönetimle ilgili tesisler, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri ve benzeri yapılar yapılabilir.

Merkezi Yönetim : Merkezi yönetim, yönetsel hizmetlerin merkezde toplanması ve bu hizmetlerin merkez ve merkezin hiyerarşisi içindeki kuruluşlar tarafından yürütülmesidir. Ülkenin yönetiminin merkezden yönetim tarafından tek elden yürütülmesini anlatan bu sistemde yönetim teşkilatı tektir. Bir başka değişle, hizmetlerin sunulması için gerekli yetkiler devlet merkezindeki yönetim tarafından kullanılmakta, tüm kararlar devlet tüzel kişiliği adına alınmaktadır. Hizmetleri yürüten memurlar ve diğer kamu görevlileri merkezden yönetime mensup oldukları gibi, hizmetin gerektirdiği gelir ve giderler de devlet bütçesinde toplanmaktadır. (Merkezi yönetim, uygulanması itibarı ile; coğrafi merkeziyetçilik ve örgütsel merkeziyetçilik olmak üzere iki ayrı yapıdan oluşur.)

Meskun Alan : Bkz: Yerleşik Alan.

Meskun Bina : Ticari amaç gözetmeksizin bir ya da birkaç insanın iş zamanı dışında barınma, dinlenme, uyuma amacıyla ikamet ettiği, imar planında bu amaca ayrılmış olan mesken.

Meskun Mahal : Varsa üst ölçek planlarına uygun olarak imar planı ile belirlenmiş ve iskan edilmiş alan.

Meslek Hastalığı : Sigortalının, çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici ya da sürekli hastalık, sakatlık ya da ruhi arıza halleri.

Mesleki Eğitim : Fertlere, emek piyasasında geçerliliği olan bir işi yapabilmeleri için, gerekli meslekî bilgi ve davranışları kazandırarak, çok yönlü geliştirilen bir eğitim modeli, süreci.

Metropol : Metropolis. Belli bir büyüklüğe ulaşmış, örneğin, nüfusu bir milyonu aşmış ve bir bölgenin en önemli kenti olarak nitelenebilen yerleşme. Bir metropolün çevresinde banliyö uzaklığında yerleşmeler bulunur.

Metropoliten Alan : Metropoliten bölge. Bir metropol ile çevresinde bulunan, hızlı bir gelişme süreci içindeki yerleşmelerin oluşturdukları bütün.

Metropoliten Şehir : Belli bir büyüklüğü, örneğin, nüfusu bir milyonu aşan şehir.

Metruk : Terkedilmiş, kullanılmayan, ıssız, tamtakır, ücra, sahipsiz.

Mevcut : Var olan, hazır bulunan.

Mevcut Teşekkül : Bir yapı adasında inşa edildiği tarihte, yürürlükte olan hükümlere uygun olarak yapılmış olup da, halen o yerde uygulanması gereken plân ve mevzuat hükümlerine göre aynen veya ek veya değişiklik yapılmak suretiyle korunması mümkün olan yapılar.

Mevzii İmar Planı : Mevcut imar planı sınırları dışında olup, bu planla bütünleşmeyen bir konumda bulunan alanlar üzerinde hazırlanan, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlamış olan planlar.

Mevzuat : Mevcut kanun ve kurallar.

Mezat : Artırma ile yapılan satış.

Mezkur : Zikredilmiş bulunan.

Mıntıka : Bölge, yer, yetki alanı.

Mimar : Yapıların tasarımını yapıp bunların uygulamasını yöneten sanat ve fen adamı. Mimar, bir yapının gerçekleştirilmesinde bu ekibin iş birliğinin yöneticisi durumu.

Mimarî Proje Yarışması : Yaptırılması tasarlanan bir yapı konusunda en iyi düşünceleri derlemek ve projelerini hazırlayacak mimarı yada mimarlar grubunu seçmek üzere düzenlenen yarışma.

Mimarlık : İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, eğlenme, dinlenme, çalışma gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak için mekanlar düzenleme sanatı; yapı sanatı.

Misyon : İşletmenin veya bir kurumun ne yapmak ve hangi amaçla yapmak üzere kurulduğunun, kendisini nasıl görmek istediğinin ve varlık nedeninin yazılı ifadesi.

Mizan : Ölçü.

Mobbing : İşyerindeki psikolojik şiddet.

Motel : Yerleşim merkezleri dışında, karayolları güzergahı, mola noktaları veya yakın çevrelerinde inşa edilen, müşterilerin konaklama, yeme-içme ve araçların park ihtiyacını karşılayan tesisler.

Motivasyon : Belirli bir eylemi yerine getirmek için bir insanın bazı içsel ve dışsal faktörlerden aldığı güçle coşku, canlanma, davranışlarda kararlılık göstermesi ve davranışlarını yönetmesi.

Muamele : İşlem.

Muayene – Ruhsat ve Rapor Harcı : Belediye Gelirleri Kanununa göre, mevzuat gereğince alınması zorunlu veya isteğe bağlı görülen ve belediyeler veya onlara bağlı kuruluşlar tarafından düzenlenerek ilgilisine verilecek; muayene ve sağlıkla veya fenni konularla ilgili tahlillere ilişkin olup bu kanunda ayrıca harca tabi tutulmamış olan ruhsatlar, rapor ve belgeler için alınan harç.

Muayyen : Belli olan.

Muhammen : Tahmin edilen, oluşan ortalama değer.

Muhasebe : İşletmenin varlıkları ve kaynakları üzerinde değişme yaratan ve para ile ifade edilen mali nitelikteki işlemlere ait bilgileri; kaydetmek, sınıflandırmak, özetlemek, analiz etmek ve yorumlamak suretiyle ilgili kişi ve kurumlara raporlar halinde sunan bir bilgi sistemi.

Muhasebe Birimi : Kapsama dahil kamu idarelerine ait, gelir ve alacakların tahsili, gider ve borçların hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanmasına ilişkin muhasebe hizmetlerinin yapıldığı birim.

Muhasebe Politikaları : Muhasebe işlemlerinin kaydedilmesi, mali raporların hazırlanması ve sunulmasında kabul edilen ilke, kural, standart ve uygulamalar.

Muhasebe Sistemi : Mali işlemlerin yürütülmesinde, kaydedilmesinde ve raporlamasında kullanılan defterler, hesap planları, iç kontrol mekanizmaları ve muhasebeleştirme süreçlerinin tamamı.

Muhasebe Yetkilisi : Usulüne göre atanmış, muhasebe biriminin yönetiminden ve yetkili mercilere hesap vermekten sorumlu yöneticisi.

Muhtar : Köy veya mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimseler.

Mutabakat : Anlaşmaya varma, hemfikir olma.

Mücavir : Komşu olan; bitişik, yanında bulunan.

Mücavir Alan : İmar mevzuatı bakımından belediyenin kontrol ve sorumluluğu altına verilmiş olan alanlardır. Belediye sınırına mücavir bulunan ve beldenin gelecekteki gelişimi veya turizmi ve tabii güzelliği bakımından korunması, yahut planlı olarak gelişmesi gerekli görülen alanlar.

Mücbir : Zorlayıcı; zorlayan, mecburi.

Mücbir Sebep : Önceden göz önüne alınmasına ve bunun sonucu olarak ortadan kaldırılmasına olanak bulunmayan ve dış bir etkiden ileri gelen olay.

Müdahalenin Men'i : Taşınır veya taşınmaz bir mala karşı yapılan maddi el atma veya sataşmanın, ayni hakka dayanılarak önlenmesi.

Müdür :  İdare eden, yöneten.

Müdür Muavini : Müdür Yardımcısı.

Müdür Yardımcısı : Müdürün işlerine yardım eden, yokluğunda yetkileri üzerine alıp işleri yöneten kimse, müdür muavini.

Müeyyide : Yaptırım; destek; hukuk kurallarının uygulanmasını sağlamak ve zorlamak için yasalara konulan hükümler; bir kuralın emir ve yasaklarına uyulmadığı zaman karşılaşılacak olan tepki.

Mühür Fekki : Yetkili resmi idarece mühürlenerek kapatılan bir yerin izinsiz çalıştırılmaya devam edilmesi.

Müktesep : Elde edilmiş, kazanılmış.

Müktesep Hak : Kazanılmış hak. Hukuk kurallarına göre, bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilen, kamu düzenine aykırı olmamak üzere her yerde etkisini gösterebilen hak.

Mülakat : Genellikle 20 ile 40 dakika arasında süren, yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşen ve çoğunlukla bir karara varmak amacıyla gerçekleştirilen bir iletişim ortamıdır.

Mülga : Terk edilmiş.

Mülhak Vakıf : 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıflar.

Mülki İdare : Yerel Yönetim.

Mülki İdare Amiri : Yerel yönetimlerde en yüksek devlet memuru. İllerde Vali, İlçelerde Kaymakam.

Mülkiyet Hakkı : Kişinin bir şey üzerinde sahipliğinden kaynaklanan haktır. Medeni Kanunun M. 683-703. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.

Münfesih : Dağılan, hükümsüz olan.

Müruru zaman : Zaman aşımı; bir davanın açılması veya hükmün yerine getirilmesi için kanunen belirli zamanın geçmesi.

Müsadere : Kanun gücü ile zorla alınan.

Müstahsil : Üretici, yetiştiren.

Müştemilat : Müştemilat. Bir şeyin içine aldığı şeyler. İçerisindeki şeyler. Eklentiler.

Müşterek Mülkiyet : Birden çok kişinin, kanun veya hukuki işlem nedeniyle, bir mala, fiilen bölüşmedikleri belirli paylar oranında malik olmaları.

Müşteri Odaklı Olmak : Yeniden yapılanma müşteri tatmininin temel faktör olduğu rekabet koşullarında müşteriyi temel alan bir yaklaşıma sahip olunmasıdır.

Mütekabiliyet : Karşılıklılık. Mukabele-i Bilmisil Kanuna göre mütekabiliyet ilkesi: Yabancı ülkelerde Türk vatandaşlarına olumlu veya olumsuz nasıl bir uygulama yapılıyor ise o ülkenin Türkiye’deki vatandaşlarına aynı uygulamanın yapılması ilkesidir.

Mütemmim : Tamamlayan.

Mütemmim Cüz : Bütünleyici parça. Yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parça.

Müteselsil : Takip eden, zincirleme. Zincirleme olarak ardarda sorumluluk. Alacaklının alacağını borçlulardan dilediğine başvurarak isteyebilme hakkı.

Müzikhol / Taverna : Oturarak veya ayakta, kadehle içki ve yiyecek verilen, canlı veya cansız müzik yayını yapılan kapalı veya açık yer.
N

Nakil : Personelin görev, sorumluluk ve ücret derecesi bakımından birbirine benzer bir kadrodan aynı ya da başka bir yerdeki bir diğer kadroya atanması.

Naklen Atama : Bir kamu idare ya da kurumundan veya biriminden bir diğerine geçerek çalışılması için gerekli işlem.

Narh : Yiyecek maddelerine belediyenin koymuş olduğu fiyat.

Nazım İmar Planı : Varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Nirengi : Ülke Jeodezik ağına dayalı olarak arazide tesis edilen ve harita yapımında kullanılan, önceden bulundukları yerler hesaplanmış olan ana yer kontrol noktalarıdır.

Nirengi Değerleri : Her dereceden nirengilerin klasik veya uydu teknikleri ile elde edilmiş; referans yüzeyleri üzerindeki (coğrafi veya üç boyutlu) koordinatları ile projeksiyon (düz) koordinatlarıdır.

Nitelik : Bir şeyi o şey yapan onu başka şeylerden ayıran özellik.

Nivelman (Yükseklik – Kot) Değerleri : Her dereceden nirengiler ile muhtelif noktaların, klasik yöntemler veya uydu teknikleri ile elde edilmiş çeşitli yükseklik sistemlerindeki yükseklik değerleridir.

Norm : Kural olarak benimsenmiş, yerleşmiş ilke veya kanuna uygun durum.

Norm Kadro : Belirli kurallara göre işgücü gerekleri belirlendikten sonra bu gereklere uygun personelin seçimi, yerleştirilmesi, teşvik edilmesi, değerlendirilmesi, ücretlendirilmesi ve eğitimi suretiyle standart sayıda pozisyonun teşkili ve personelin tayini.

Normal İş Süresi : Çalışma yaşamının tarafları için en uygun olan günlük ve haftalık iş süresi uzunluğu.

Normal Kat : Zemin ve bodrum katların dışında kalan kat veya katlar.

Not : Hemen ulaştırılması gerekli kısa haberleri iletmek amacıyla yazılan, kısa yazılar.

Numune : Örnek, Suret.

Nüfus : Bir şehir, bölge, ülke veya benzeri bir başka yerleşim biriminde yaşayan insan sayısı.

Nüfus Dağılımı : Topluma yönelik hizmet ve etkinliklerin yer seçimini ve toprak kullanım biçimlerini etkileyen, nüfusun mekansal dağlımı.

Nüfus Dinamiği : Doğum, ölüm ve göç olayları sonucunda nüfus içinde gerçekleşen sayısal ve yapısal değişim süreci.

Nüfus İndeksi : Dolaylı araçlarla gerçekleştirilen, bir nüfusun büyüklüğü ya da diğer özellikleriyle ilgili tahmin.

Nüfus Özellikleri : Yaş dağlımı, mekân dağılımı, gelir modelleri, hane halkı oluşumu ve büyüklüğü konusunda bilgi gibi, planlama açısından gerekli bir topluluğun nüfus yapısıyla ilgili olgular.

Nüfus Patlaması : Ülke nüfusunda, genelde beklenmedik bir şekilde ve(ya) plân dışı gelişmelerin etkisiyle( göç gibi) ortaya çıkan ani ve hızlı artış.

Nüfus Plânlaması : Nüfusu azaltmaya, çoğaltmaya veya aynı seviyede tutmaya yönelik plânlı programların bütünü.

Nüfus Projeksiyonu : Geçmiş eğimlerin süreceği varsayımına dayanan, gelecekteki nüfusla ilgili öngörü.

Nüfus Sayımı : Bir ülkedeki insanların resmi olarak belirli aralıklarla sayımı.

Nüfus Yoğunluğu : Hektar başına düşen nüfus, nüfus kesafeti, yerleşme yoğunluğu.
O – Ö

Odak : Mihrak, fokus.

Odak Alanları : Kurumun belirlediği ilkeler çerçevesinde misyonunu yerine getirebilmesi, vizyonuna ulaşabilmesi için fırsat-tehditler altında, güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirerek çalışmalarında yoğunlaşması gereken kritik alanlardır.

Olağanüstü Ödenek : Bütçenin düzenlenmesi, görüşülmesi ve onaylanması sırasında bütçede tertibi bulunduğu halde düşünülmeyen ve tertibi açılmayan, ancak yapılmasında zorunluluk bulunan yeni bir hizmet için alınan ödenek.

Onay Belgesi : İhale suretiyle yapılacak alımlarda, kamu ihale mevzuatında standart form olarak belirlenen ihale onay belgelerini; diğer alımlarda ise alım konusu işin nev’i, niteliği, varsa proje numarası, miktarı, yaklaşık maliyeti, kullanılabilir ödeneği ve tertibi, alımda uygulanacak usulü, avans verilecekse şartlarını gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belge.

Organik Geri Dönüşüm : Ambalaj atıklarının biyolojik olarak parçalanabilen kısımlarının kontrollü koşullar altında mikroorganizmalar aracılığıyla aerobik (kompostlama) veya anaerobik ortamda ayrıştırılarak (biyolojik metanlaştırma) stabilize organik atıklar veya metan gazının elde edilmesi. (Düzenli depolama organik geri dönüşüm kapsamına girmez.)

Organize Sanayi Bölgesi : Sanayi Bakanlığı’nca kredi verilmek suretiyle ve toplu halde iş yeri olarak kullanılacak küçük sanat erbabı için imar planlarında ayrılan sahadır.

Orman Haritası : 6831 sayılı Orman Kanunu ve mevzuatına göre düzenlenen orman kadastro haritalarını içerir.

Orman Kadastrosu : Devlet ormanlarının, kamu tüzel kişiliklerine ait ormanların, özel ormanların ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayin ve tespit edilerek haritaya bağlanması işlemi.

Orman Sınırı : Orman ile orman olmayan araziler arasındaki sınır.

Ortak Alanlar : Binaların giriş holleri, ışıklıklar, hava bacaları, saçaklar, tesisat galerileri, açık ve kapalı merdivenler, yangın merdivenleri, asansörler, kalorifer dairesi, kapıcı dairesi, kömürlük, sığınak ve otopark gibi ortak kullanıma açık alanlar.

Orto Foto Haritaları : Arazinin yükseklik farklarından ve resim alımındaki eğikliklerden dolayı oluşan hataların, diferansiyel olarak düzeltilmesi ile istenen harita ölçeğine getirilen fotoğrafik görüntünün üzerine grid çizgileri, kenar bilgileri ve yükseklik eğrileri gibi diğer bilgilerin eklenmesi ile elde edilen fotoğraf görünümündeki haritalar.

Oryantasyon : Yeni çalışanlara organizasyonu ve kendi iş birimlerini tanıtmak ve işe alıştırmak için gerçekleştirilen aktiviteler.

Oşinografi : Denizlerin fiziksel, kimyasal, jeolojik ve biyolojik özellikleriyle, bunlarla temasta olan toprak ve hayvanın jeolojik, fiziksel ve meteorolojik özellik ve birbirlerine olan etki kurallarını inceleyen bilim dalı.

Otel / Hotel : Asıl fonksiyonları, müşterilerin geceleme ihtiyaçlarını sağlamak olan, bu hizmetin yanında yeme – içme, eğlence ihtiyaçları için yardımcı ve tamamlayıcı birimleri de bünyelerinde bulundurabilen tesisler.

Otlak : Mera ile aynı niteliklere sahip yer.

Otlatma Hakkı : Bir veya birden fazla köy veya belediyeye tahsis edilmiş olan mera, yaylak ve kışlaklarda, çiftçilerin her birinin müşterek otlatabileceği büyükbaş hayvan birimi.

Otlatma Kapasitesi : Belli bir alanda ve eşit zaman aralıkları ile uzun yıllar bitki örtüsüne, toprak, su ve diğer tabii kaynaklara zarar vermeden otlatılabilecek büyükbaş hayvan birimi miktarı.

Otlatma Planı : Mera, yaylak, kışlak ile umuma ait çayır ve otlakların düzenli bir şekilde otlatılması ile ilgili olarak, otlatma mevsimini, otlatma kapasitesini, otlatma sistemini, otlatılacak hayvan cins ve miktarını, otlatmaya başlama ve son verme tarihleri gibi ayrıntıları belirleyen uygulama planı.

Oturum : Meclisin bir günlük toplantı süresi içerisinde çeşitli aralar verilerek yapılan toplantıların her biri.

Oyun Yeri : Kumar ve kazanç kastı bulunmamak şartı ile bilgi ve maharet artırıcı, beden veya zeka geliştirici nitelikteki oyunların oynandığı veya oynatıldığı, bu amaçla imal edilmiş otomatik, yarı otomatik, mekanik, elektronik oyun alet ve makineleri ile televizyon, video oyunları ve bunların benzerlerinin bulundurulup çalıştırıldığı yer.

Ödeme Belgesi : Mahalli idarelerce, bütçeden yapılacak kesin ödemeler için düzenlenen Belediye, Bağlı İdare ve Birliklerin Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ile İl Özel İdareleri, Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği ekleri Ödeme Emrini; ön ödeme suretiyle yapılacak ödemelerde ise anılan yönetmeliklerin ekleri Muhasebe İşlem Fişi.

Ölçek : Arazideki bir büyüklüğün kağıt üzerine çizilebilmesi için kullanılan küçültme oranıdır.

Ölçü ve Tartı Aletleri Muayene Harcı : Belediye Gelirleri Kanunu’na göre, Ölçü ve tartı alet ve vasıtaları ile ölçeklerin ilgili kanun ve tüzük hükümlerine göre belediyelerce damgalanması karşılığı alınan bedeldir.

Ölüm Aylığı : Ölüm sigortasında aranan koşulları sağlayan sigortalının hak sahiplerine SSK tarafından bağlanan aylık.

Ön Ödeme : Avans, kredi anlamına gelmektedir. Avans ve kredi ismi değiştirilerek Ön Ödeme halini almıştır. Not: 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanunu’nun 35. Maddesine göre; Harcama yetkilisinin uygun görmesi ve karşılığı ödeneğin saklı tutulması kaydıyla; ilgili kanunlarda öngörülen haller ile gerçekleştirme işlemlerinin tamamlanması beklenilemeyecek ivedi giderler ve her yıl merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenecek tutarların altında kalan giderler için avans vermek veya kredi açmak suretiyle, ön ödeme yapılabileceği açıklanmıştır.

Ön Proje : Belli bir yapının kesin ihtiyaç programına göre; gerekli arazi ve zemin araştırmaları yapılmadan, bilgilerin halihazır haritalardan alındığı, çevresel etki değerlendirme ve fizibilite raporları dahil elde edilen verilere dayanılarak hazırlanan plân, kesit, görünüş ve profillerin belirtildiği bir veya birkaç çözümü içeren proje.

Öncü Deprem : Ana depremden önce meydana gelen küçük şoklar.

Öngörülmeyen (Düşünülmeyen) Giderler Ödeneği : Bütçenin hazırlanması sırasında öngörülmeyen ve tahmin edilmeyen ve bütçede tertipleri bulunmayan hizmetler karşılığı konulan ödenek.

Öngörünüm Bölgesi : Boğaziçi Kanununa göre, Boğaziçi sahil şeridine bitişik olan ve 22/07/1983 tarihli 1/1000 ölçekli imar uygulama planında gösterilen bölgedir.

Önleyici Denetim : Hataları azaltmak ve böylece denetim gereksinimi azaltmaya yönelik çalışmalar.

Önleyici Faaliyet : Öngörülen potansiyel bir probleme yönelik yapılan ve problemin tekrar etmesini engelleyecek iyileştirme faaliyeti.

Ören Yeri : Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli uygarlıkların ürünü olup, topografik olarak tanımlanabilecek derecede yeterince belirgin ve mütecanis özelliklere sahip, aynı zamanda tarihsel, arkeolojik, sanatsal, bilimsel, sosyal veya teknik bakımlardan dikkate değer, kısmen inşa edilmiş, insan emeği kültür varlıkları ile tabiat varlıklarının birleştiği alanlar.

Örf : Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü. Yasalarla belirlenmemiş olan ve halkın kendiliğinden uyduğu gelenek, âdet. Töre.

Örgütlenme : Beşeri, fiziksel ve teknik olanak ve araçları, işletmenin amaçlarını gerçekleştirecek şekilde düzenlemek ve hizmete koymak.

Örgüt Şemaları : Örgüt yapısının bir iskeletini ortaya koyan grafiksel çizimler.

Örgütsel Merkeziyetçilik : Bir konuda karar alma ve uygulama yetkisinin örgütün en üst otorite ve organlarında toplanması, orta ve alt kademe yöneticilere inisiyatif verilmemesidir.

Özel Şartlara Bağlı Bölge Sınır : İskan sınırları içerisinde olup da inşa ve ifraz bakımından imar planı ya da raporu ile bir dizi özel şartlara bağlı bölgelerin sınırları.

Özel Yapı : Resmi yapı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere ait yapılar.

Özet Cetveli : Düzenleme sahasına giren kadastro, varsa imar parsellerinin tapu senedi miktarı, düzenleme sahasına giren ve girmeyen kısımları ile düzenleme ortaklık payları, varsa kamulaştırma ve bağış miktarları ile oluşan imar parselleri ve imar adalarının yüzölçümünü gösteren cetvel.

Özgeçmiş : Kişilerin kendilerini, eğitim durumlarını, iş deneyimlerini anlattıkları yazılar.

Özürlü : Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle, bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine uyamama durumunda olup; bağımsız hareket edebilmesi için yapılarda ve açık alanlarda özel fiziki düzenlemelere gereksinim duyan kişi.
P

P ve S Dalgaları: Kayaçlarda ve toprakta, 6 km/sn. suda ise 2 km/sn hızla hareket eden "P" dalgaları yani "Primer Dalgalar", yeryüzüne ilk ulaşan ve yıkıcı etkisi olmayan dalgalar. Bu dalgaları katıların içinde yaklaşık saniyede 3 km. hızla hareket eden "S" dalgaları izler. Hızlarının düşük olması, salınım frekanslarının düşük ve hareket genliklerinin daha büyük olmasıyla ilişkilidir. Bu durum; S dalgalarını P dalgalarına oranla daha tehlikeli ve yıkıcı yapar.

Pansiyon : Konaklama tesisi olarak planlanıp inşa edilmiş olan, yönetimi basit, müşteriye yeme-içme hizmeti veren veya müşterilerin kendi yemeklerini bizzat hazırlayabilme imkanı olan konaklama tesisleri.

Parklar : Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır. Îmar planındaki park alanlarının içerisinde park için gerekli başka tesisler gösterilmemişse, ancak büfeler, havuzlar, pergolalar, açık çayhane ve genel heladan başka tesis yapılamaz. Lüzumu halinde açık spor tesisleri yapılır.

Parsel : İmar parselleri oluşturmak amacıyla, parseller içerisinde yol, meydan, yeşil alan, park, otopark vb. kamu hizmetlerine ayrılan yerlerden herhangi birini veya birkaçını kapsayacak şekilde yapılan taşınmaz malları ayırma işlemi.

Parsel Cephesi : Parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesidir. Köşe başına rastlayan parsellerde geniş yol üzerindeki kenar, parsel cephesidir. İki yolun genişliklerinin eşit olması halinde dar kenar, parsel cephesi.

Parsel Derinliği : Parsel ön cephe hattına arka cephe hattı köşe noktalarından indirilen dik hatların uzunluklarının ortalaması.

Parsel Numarası : Bir ada içindeki parsellere, her ada için (1) den başlayarak verilen numara.

Parselasyon Plânı : İmar plânının araziye uygulanmasından sonra yapılacak röleve ölçülerine göre boyut değiştirmeyen paftalar üzerinde çizilen, kesin parselasyon durumunu gösteren ve tapuya tescil işlemlerine esas alınan plân.



Yüklə 0,56 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə