Birinci Bölüm / allah'i tanimak



Yüklə 1,3 Mb.
səhifə8/80
tarix21.08.2018
ölçüsü1,3 Mb.
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   80

Sorular:


1- Dünya görüşünün en temel konusu ve onu temel kılan özelliği nedir?

2- Yüce Allah'ı sezgisel bilgi (huzurî) ve edinimsel bilgi (husulî) yolla tanımayı açıklayınız.

3- Sezgisel bilgi akıl istidlalleriyle elde edilebilir mi? Neden?

4- Edinimsel bilgi, sezgisel bilgiye ulaşma yolunda nasıl rol oynayabilir?

5- Fıtratın anlamını açıklayınız.

6- Fıtrî konuların özelliklerini belirtiniz.

7- Fıtrî konuların türleri nelerdir?

8- Hangi fıtrî durum Yüce Allah'la ilgilidir?

9- Allah'ı fıtrî olarak tanımayı açıklayınız.

10- Allah'ı tanıma ve bilme fıtratı, alelade insanları aklî istidlallerden müstağni kılabilir mi? Neden?

 

[1]- "Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen, Allah'ın o fıtratına çevir ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı olarak dinde hiç bir değiştirme yoktur." (Rum,/30).


6- ALLAH'I TANIMANIN KOLAY YOLU

Allah'ı Tanımanın Yolları


Allah'ı tanımak için çok çeşitli yollar vardır ve çeşitli felsefî, ke-lamî kitaplarda, din önderlerinin buyruklarında ve yine ilâhî kitaplarda bunlara işaret edilmiştir. Her yöntemde ortaya atılan delil ve burhanlar çeşitli açılardan birbirinden farklıdırlar. Örneğin, bunlardan bazısında hissî öncüllerden yararlanılmıştır; oysa diğer bazıları sadece aklî öncüllerden oluşmuş, bazıları doğrudan doğruya Allah Teâla’nın varlığını ispatlarken, bazıları da varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olmayan bir varlığı (vacibu'l-vücudu) ispatlamaya çalışmaktadırlar ve böyle olduğu için de O'nun sıfatlarını tanımak için daha başka delillere gerek vardır.

Bir açıdan Allah'ı tanımanın delillerini, bir nehirden geçmek için kullanılan köprü ve yollara benzetebiliriz: Bunlardan bazıları nehrin üzerinde uzatılan sade bir asma köprü gibidir; hafif biri onun üzerinden rahatça geçip çabucak hedefine ulaşabilir. Bazıları taş köprüler gibidir; daha sağlam ve dayanıklıdır; ancak, biraz inişli-çıkışlıdır ve yolu uzatıverir. Bazıları da ağır trenler için yapılan uzun tünelleri olan demir yolları gibidir.

Zihnî yükü hafif olan bir insan Rabbi'ni çok sade yollardan tanıyarak ona kulluk edebilir. Ama şüphelerin ağır yükünü omuzlarına alan kimse daha sağlam köprüden geçmek zorundadır ve nihayet şüphe ve vesvese yığınlarının yükünü üzerinde taşıyan kimse, birçok dönemeci, iniş ve çıkışı olsa da temelleri çok sağlam olan yollardan geçmek zorundadır.

Biz burada önce Allah'ı tanımanın kolay ve sade yoluna işaret edecek, daha sonra orta yollardan birini açıklamaya çalışacağız. Ancak, zihinleri birçok şüphelerle karışmış olan veya bu tür fikrî şüphelerin tuzağına düşmüş sapkınları kurtarmak isteyenler, birçok felsefî temel meselelerin halline bağlı olan dönemeçli yolları kat etmelidirler.


Sade Yolun Özellikleri


Allah'ı tanımanın sade yolunun bir takım özellikleri vardır ki en önemlileri şunlardır:

1- Bu yolun öncüllere ihtiyacı olmadığı için bu alanda söz konusu edilebilecek en kolay açıklama niteliğini taşır; dolayısıyla da bütün insanlar için malumat açısından hangi seviyede olursa olsun anlaşılabilirdir.

2- Bu yol, ilk önce "vacibu'l-vücud" olan bir varlığı ispatlayan; onun ilim, güç, hikmet, yaratıcılık, rububiyet vs. sıfatlarını ispatlamak için de başka delillere başvuran birçok felsefî ve kelamî yöntemlerin aksine doğrudan doğruya "sonsuz bilgi ve kudreti olan her şeyin yaratıcısı Allah"a doğru götürmektedir insanı.

3- Bu yol her şeyden önce, fıtratı uyandırma ve fıtrî tanımayı bilinçlendirme rolünü üstlenmektedir. Bu delil, Allah'ın kudretinin izlerini her varlıkta görürcesine irfanî bir hâl kazandırır insana.

İşte bu özellikleri dikkate alarak ilâhî din önderleri, insanlar için bu yolu seçmiş ve herkesi onu izlemeye davet etmişlerdir; diğer yöntemleri ise ya özel kimselere öğretmiş veya mülhit filozoflarla tartışmada onlara karşı kullanmışlardır.

O'nun Nişaneleri


Allah'ı tanımanın sade yolu, Allah'ın dünyadaki nişane ve belirtilerinin; Kur'ân-ı Kerim'in tabiriyle "Allah'ın ayetlerinin üzerinde düşünmek"tir. Yer, gök ve insandaki bütün olgu ve varlıkların her biri doğru bir bakışla hep yüce bir varlığın birer nişanesidir ve her biri kendine has özgünlükle gönül yelkovanını her zaman ve her yerde varlık âleminin merkezi olan o maksada doğru yöneltir.

Elinizdeki bu kitap bir nişanedir; bu kitabı okuyarak onun bilinçli ve hedefli bir yazarının olduğuna inanıyorsunuz. Bu kitabın bir takım maddî etki ve tepkiler sonucu ortaya çıktığını ve hedefli bir yazarının olmadığını hiç aklınızın ucundan geçirebilir misiniz? Bir madende patlama sonucu küçük parçaların harf şeklini aldığını ve kağıt parçalarıyla tesadüfi bir çarpışmayla bilinen yazıları oluşturduğunu, daha sonra kağıtların başka bir tesadüfle düzenlenip ciltlendiğini ve böylece onlarca ciltlik "bir ansiklopedi"nin oluştuğunu düşünmek saçma değil mi?!

Bu kadar tanınmış ve tanınmamış esrar ve hikmetleriyle bu büyük evrenin oluşumunun açıklamasında tesadüflerin rol oynadığını kabul etmek bu düşünceden binlerce kere daha saçmadır!

Evet; her hedefli düzen, hedefli bir düzenleyicinin belirtisidir. Bu evrenin neresine bakılırsa bakılsın hikmetli bir yaratıcının onu yarattığı ve sürekli olarak onu yönetmekte olduğu görülmektedir.

Bahçedeki toprak ve gübre arasından çıkan bir gül dalının rengârenk görünümü ve küçücük bir taneden oluşmuş olan ve her yıl çok miktarda güzel renkli, güzel kokulu, tatlı elmalar veren bir elma ağacı ve çeşitli özellik, değişik şekilleriyle diğer ağaçlar...

Yine bir gül dalında öten bir bülbül ve yumurtadan çıkan, gagasını yere vuran bir civciv, yeni dünyaya gelen bir kuzu ve bebek için annesinin göğsünde toplanan süt ve… hepsi O'nun nişaneleridir.

Bebeklerin dünyaya gelmesiyle aynı zamanda annelerin göğsünde süt oluşması arasında ne kadar da hayret verici bir uyum vardır!

Her yıl yumurta bırakmak için daha önce hiç gitmediği kilometrelerce yolu kat eden balıklar, bir yığın bitkiler arasındaki yuvalarını tanıyan ve hatta bir kez bile yanlışlıkla başka bir yuvaya gitmeyen su kuşları, her sabah kovanlarından çıkıp kokulu güllerden yararlanmak için uzun yolları kat ettikten sonra akşamları kovanlarına geri dönen bal arıları ve... hepsi O'nun nişanelerindendir.

Hayret verici nokta şu ki: Seçkin bir varlık olan insanın yararlanması için hem bal arıları, hem süt veren inek ve koyunlar ihtiyaçlarından kat kat fazla süt ve bal üretmekteler!

Bütün bunları şükrünü etmeyen insan, tanıdığı veli nimetini tanımazlıktan gelir ve onun hakkında tartışır ve cedel eder!

Bizzat insanın vücudunda çok ince tedbirin hayret verici eserleri görülmektedir: Vücudun uyumlu sistemlerden oluşması, her sistemin münasip organlardan teşkil bulması, her organın hepsi ana hücreden meydana gelen milyonlarca özel canlı hücreden oluşması ve her hücrenin belli bir oranda gerekli maddelerden teşkili, her uzvun bedenin en uygun yerinde yer alması, aza ve sistemlerin akciğer vasıtasıyla oksijen alması ve onu kandaki alyuvarlar vasıtasıyla taşıması, karaciğer aracılığıyla gerekli miktarda şeker üretimi, hasar görmüş dokuların yeni hücrelerin oluşmasıyla onarılması, akyuvarlar yardımıyla bedene saldıran mikropların yok edilmesi, bedenin hayatî işlerini düzenlemede önemli rolleri olan çeşitli bezler vasıtasıyla çeşitli hormonların aktarılması vb. hedefli hareket ve faaliyetlerin hepsi O'nun nişaneleridir.

Onlarca asır boyunca binlerce bilginin henüz inceliklerine varamadığı insanı hayrete düşüren bu sistem ve düzeni kim oluşturdu?

Her hücre hedefli küçük bir sistemdir, hücreler birleşerek hedefli ve daha büyük bir sistem olan organı oluşturmaktadır, çeşitli ve karışık sistemler topluluğu ise bedenin hedefli genel sistemini oluşturmaktadır. Ama iş burada bitmiyor; sayısız canlı ve cansız varlıkların sistemleri "tabiat âlemi" adında eşsiz ve çok büyük bir sistemi oluşturmaktadır ki, o da tam bir düzen ve uyumluluk içinde bir tek hekimane tedbirle idare edilmektedir. Bu hikmetli tedbir kime aittir?

İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da (yalnız O'na tapmaktan) çevriliyorsunuz.[1]

Açıktır ki, insanın bilgisi genişledikçe, tabii varlıklara egemen olan kural ve ilişkiler keşfedildikçe yaratılışın esrar ve hikmetleri daha fazla ortaya çıkacaktır. Fakat var olan bu varlıklar ve açık nişaneler üzerinde düşünmek tertemiz ve şüphelere bulaşmamış kalpler için yeter.



Yüklə 1,3 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   80




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə