BöLÜM 1 Çevre kiRLİLİĞİ teoriSİ ve temelleri



Yüklə 0,74 Mb.
səhifə1/16
tarix02.11.2017
ölçüsü0,74 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16

BÖLÜM 1

ÇEVRE KİRLİLİĞİ TEORİSİ VE TEMELLERİ

1.1 ÇEVRENİN TANIMI


    Çevre kavramı ilk bakışta ne kadar açık ve kolay anlaşılabilir görünmekteyse de; kavram incelendikçe, ilgi alanı belirlenmeye çalışıldıkça, kavramın o denli karmaşık ve sınırlarının çizilmesinin güç olduğu ortaya çıkmaktadır.





Genel bir tanımla çevre, insan faaliyetleri ve canlı varlıklar üzerinde hemen ya da süre içinde dolaylı ya da dolaysız bir etkide bulunabilecek fiziksel, kimyasal,biyolojik ve toplumsal etkenlerin belirli bir zamandaki toplamıdır. Böyle bir açıdan bakılırsa çevrenin kapsamadığı hiçbir alan ve süreç kalmamaktadır. Kavramı belirgin kılmak için bu tanımı açıklamak gerekirse, şu temel öğelerin altı çizilebilir:


  • İnsanla birlikte tüm canlı varlıklar,

  • Cansız varlıklar,

  • Canlı varlıkların eylemlerini etkileyen ya da etkileyebilecek fiziksel,kimyasal, biyolojik,toplumsal nitelikteki tüm etkenler.

Bu öğeler göz önünde tutulursa çevre, canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşimlerinin bütünüdür. Çevrenin canlı (biyolojik ) öğeleri nüfus türleri ; yani insanlar, bitki örtüsü, hayvan topluluğu ve mikroorganizmalardan oluşur. Cansız ( abiyotik ) öğeler ise iklim, hava, su ve yeryuvarın yapısıdır. Cansız öğeler canlıları etkileyip, onların eylemlerini güçleştirirken, canlılar da cansızların konumlarını, yapılarını belirleyen etkilere sahip olmaktadırlar.


Tanım daha da açılarak yenilenecek olursa, çevre:


  • İnsanın diğer insanlarla olan karşılıklı ilişkilerini, insanların bu ilişkiler sürecinde birbirini etkilemesini,

  • İnsanın kendi dışında kalan tüm canlı varlıklarla, yani bitki ve hayvan türleriyle olan karşılıklı ilişkilerini ve etkileşimini,

  • İnsanın canlılar dünyası dışında kalan, ama canlıların yaşamlarını sürdürdükleri ortamdaki tüm cansızlarla, yani hava, su, toprak, yer altı zenginlikleri ve iklimle olan karşılıklı ilişkilerini ve bu ilişkiler çerçevesindeki etkileşimini anlatır.

Çevre sözcüğü 1970’li yıllara gelene dek, hem Türkçe’de hem de başlıca Batı dillerinde, “ortam”, “dolaylarında”, “bulunulan yerin çevresi” gibi anlamlara gelirken, 1970’li yıllar boyunca sözcüğün içeriğinin daha iyi anlaşılmasına tanık olunmuştur. Çevre , kaba bir tanımlamayla bile, insan yaşamını koşullandıran doğal ve yapay öğelerin tümü anlamına gelmeye başlamıştır.


Bazı kuruluşlar ise, çevre kavramının kendi faaliyetleri açısından ne anlama geldiğini açıklamaya çalışmışlardır. Örneğin Avrupa toplulukları için çevre, ilişkilerin karmaşıklığı içinde, insan yaşamının çerçevesini, ortamını ve koşullarını olduğu gibi ya da duyduğu gibi oluşturan öğelerin tümüdür.
Bir başka tanıma göre çevre, evrensel değerler bütünüdür. Bitki ve hayvan toplulukları cansız varlıklar, insanın tarih boyunca yarattığı uygarlık ve bunun ürünleri tüm insanların ortak varlığıdır.


    Türk Çevre Mevzuatının temelini oluşturan Çevre Yasası’nda çevreye verilen anlam da sıralanan tanımlarla benzerlik göstermektedir. Yasaya göre çevre, bütün vatandaşların ortak varlığı olup, hava, su, toprak, bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginlikleri içermektedir.


Bu bilgilere göre en geniş tanımıyla çevre, “ insan ve diğer tüm canlı varlıklar ile birlikte doğanın ve doğadaki insan yapısı öğelerin bütünüdür.” ( Bulca, 332 ) Bu tanıma göre insan kendisi de dahil olmak üzere çevre sınırları içine girmektedir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Tanımda doğadaki insan yapısı unsurlardan da söz edilmektedir. Bu ise, insan ve diğer canlılardan oluşan alt çevrenin yanında bir de karşımıza insan müdahaleleriyle oluşmuş bir üst çevre oluşturmaktadır. Dolayısıyla tanım çevreyi iki boyutuyla anlatmaktadır. Bu noktadan hareket ederek çevre, tabii ve suni olmak üzere iki başlık altında toplanarak gruplandırılabilir.




  1. Doğal Çevre:

Literatürde geçen birbirinden farklı çevre tanımları yapılmaktadır. Bu tanımlamaların hepsini ifade etmek mümkün değildir. Tanımlamaların farklı olmasının nedeni esas olarak alınan noktanın farklılığından kaynaklanmaktadır. Çevre tanımı normal olarak temelde insan etkisiyle değişmeyen kısmı belirtmektedir. Yani doğal çevre, “ doğal etki ve güçlerin oluşturduğu, insan müdahalesine maruz kalmamış ya da böyle bir müdahalenin henüz değiştiremediği tüm doğal varlıkları anlatmaktadır. ( Özdemir, 1988: 10 ) fakat bugün insan elinin deymediği bir yer hemen hemen kalmamış gibidir. Zaten sorunlar insan müdahalesinin doğaya etkisinden kaynaklanmaktadır. Bunun dışında doğa kendine ancak doğal afetlerle zarar vermektedir. Bu doğal afetlerin de çoğu insan kaynaklıdır.


Doğal çevre dendiğinde akla canlı ve cansız tüm varlıklar gelmelidir. Müdahalesi olmasa insanı da bu gruba dahil edebiliriz. Fakat insan, ihtiyaçlarından ötürü doğaya zarar vermektedir. Doğal çevredeki canlı varlıkları, bitkiler ve hayvanlar oluşturmaktadır. Cansız varlıklar ise su, hava, toprak ve yer altı kaynaklarıdır.



  1. Yapay Çevre:

Yapay çevrenin doğal çevreden bağımsız olarak tanımlanması mümkün değildir. Çünkü yapay çevre, doğal çevrenin insan tarafından bozulmasıyla meydana gelmektedir. Dolayısıyla “ insanlığın başlangıcından bugüne dek uzanan toplumsal ve ekonomik süreçte, büyük ölçüde doğal çevreden yararlanılarak insan eliyle yapılan tüm değer ve varlıkları kapsamaktadır.” ( Altuğ, 1990: 9 ) yapay çevre aslında doğal çevrenin bir parçasıdır. Ve ondan türemiştir. Yapay çevreyi oluşturan insan bu değişikliklerin bazılarını yapmaya mecburdur. Çünkü hayatını devam ettirmesi için bu değişikliklere ihtiyacı vardır. Özetlersek yapay çevre; “ İnsanın yaşamaya karar vererek yerleştiği, yaşaması için gereken değişiklikleri yaptığı ve fiziki-kimyevi yollarla doğal dengenin bozulmaya başladığı çevredir.” ( Şan, 1991:292 )


Yapay çevreye örnek verilmesi gerekirse, büyüklüğüne bakılmaksızın yapılmış olan yerleşim birimleri, parklar, taşıt ve evlerin bacalarından çıkan kirli gazlarla oluşan hava ve ormanların bozulmasıyla açılan tarlalar verilebilir.
Yapay çevre, insanlar tarafından oluşturulduğundan doğal çevrenin dengelerini bozmaktadır. Bunun yanında yapay çevre, çeşitli çevresel sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Çünkü, çevresel dengenin bozulması zaten başlı başına bir çevresel sorundur. Bu çevresel sorunları biraz deyinelim.


Yüklə 0,74 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   16




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə