Büyük Buhran' ın siyasi alanda önemli sonuçları oldu



Yüklə 1,63 Mb.
səhifə1/5
tarix17.01.2019
ölçüsü1,63 Mb.
  1   2   3   4   5

Büyük Buhran - Büyük Buhran' ın siyasi alanda önemli sonuçları oldu.
Great Depression - The Great Depression had important consequences in the political sphere.
Büyük Buhran - Ev inşaatları 1929 ve 1932 yılları arasında %80 azaldı.
Great Depression - Homebuilding dropped by 80% between the years 1929 and 1932.
Büyük Buhran - Birçok kişi tüberküloz ( TB) gibi hastalıklara yakalandı.
Great Depression - Many people became ill with diseases such as tuberculosis ( TB).
Büyük Buhran - Arkansas' lı bir adam, iş bulmak için 1500 kilometre yürüdü.
Great Depression - One Arkansas man walked 900 miles looking for work.
Büyük Buhran - 1933 ve 1939 yılları arasında federal harcamalar üç kat arttı.
Great Depression - Between 1933 and 1939, federal expenditure tripled.

S

Büyük Buhran - Gazap Üzümleri, Büyük Buhran ve etkileriyle ilgili bir romandır.

Y

Great Depression - The Grapes of Wrath is a novel about The Great Depression and its effects.



S

Büyük Buhran - Hep beraber yaklaşık 400, 000 Meksikalı ülkesine geri gönderildi.

Y

Great Depression - Altogether about 400, 000 Mexicans were repatriated.



S

Büyük Buhran - Bu politikalar federal hükümetin ulusal ekonomideki rolünü büyüttü.

Y

Great Depression - These policies magnified the role of the federal government in the national economy.



S

Büyük Buhran - Yüzbinlerce kişi yiyecek, iş ve sığınacak bir yer için ülkeyi dolaştı.

Y

Great Depression - Hundreds of thousands roamed the country in search of food, work and shelter.



S

Büyük Buhran - Bölgede özellikle Şili, Bolivya ve Peru kötü bir şekilde etkilenmişti.

Y

Great Depression - Within the region, Chile, Bolivia and Peru were particularly badly affected.



S

Büyük Buhran - Endüstriyel üretim 1929 ve 1932 yılları arasında yaklaşık %45 düşmüştür.

Y

Great Depression - Industrial production fell by nearly 45% between the years 1929 and 1932.



S

Büyük Buhran - Bütün bu faktörlerin kombinasyonu işsizliği 1943' te %2'nin altına çekti.

Y

Great Depression - The combination of all these factors drove unemployment below 2% in 1943.



S

Büyük Buhran - 1931 yılına gelindiğinde, birçok başka ülke de durgunluktan etkinlenmişti.

Y

Great Depression - Many other countries had been affected by the slump by 1931.



S

Büyük Buhran - Japonlar Çin' i işgal ederek Mançurya' da sanayi tesisleri ve madenler kurdular.

Y

Great Depression - The Japanese invaded China, developing industries and mines in Manchuria.



S

Büyük Buhran - 1920 ve 1929 yılları arasında tarım arazilerinin değeri %30 ila 40 arasında düşer.

Y

Great Depression - The value of farmland falls 30 to 40 percent between 1920 and 1929.



S

Büyük Buhran - Büyük Buhran' ın başlıca sebeplerinden biri işçilerin maaşlarının hiç artmamasıydı.

Y

Great Depression - A major cause of the Depression was that the pay of workers did not increase at all.



S

Kurtarma Planı - Planın başarısız olması durumunda tam bir mali kıyamet ve büyük bir buhran olur.

Y

Bailout Plan - Plan' s failure is complete financial Armageddon and a great depression.



Büyük Buhran - Yaklaşık 200, 000 işsiz adam, 1939' a kadar devam eden çalışma kamplarına gönderildi.

Y

Great Depression - About 200, 000 unemployed men were sent to the work camps, which continued in operation until 1939.



S

Büyük Buhran - 1932' den sonra yün ve et fiyatlarındaki bir artış aşamalı bir düzelmeye neden oldu.

Y

Great Depression - After 1932, an increase in wool and meat prices led to a gradual recovery.



S

Büyük Buhran - 1932 yılına gelindiğinde, yaklaşık olarak her dört Amerikalıdan biri işsiz kalmıştı.

Y

Great Depression - By 1932 approximately one out of every four Americans was unemployed.



Büyük Buhran - 1929- 1932 yılları arasında, ortalama Amerikan ailesinin geliri %40 oranında azalmıştı.

Y

Great Depression - Between 1929 and 1932 the income of the average American family was reduced by 40%.



S

Büyük Buhran - Büyük Britanya, Japonya, ve İskandinav ülkeleri 1931' de altın standardından ayrıldılar.

Y

Great Depression - Great Britain, Japan, and the Scandinavian countries left the gold standard in 1931.



S

Büyük Buhran - Sonraki üç yıl boyunca, Birleşik Devletler' de hisse senedi fiyatları düşmeye devam etti.

Y

Great Depression - During the next three years, stock prices in the United States continued to fall.



S

Büyük Buhran - Çin gibi gümüş standarta sahip ülkeler kendilerini bunalımdan neredeyse tamamen korudular.

Y

Great Depression - Countries such as China, which had a silver standard, almost avoided the depression entirely.



S

Büyük Buhran - Kuzeydoğudaki bazı şehir ve kasabalarda, işssizlik, gemi üretimi %90 düşerken %70'e ulaştı.

Y

Great Depression - In some towns and cities in the north east, unemployment reached as high as 70% as ship production fell 90%.



S

2008 Küresel Mali Krizi, Büyük Buhran döneminden beri, türünün en kötüsü olan büyük bir mali kriz olmuştur.

Y

The Global Financial Crisis of 2008, is a major financial crisis, the worst of its kind since the Great Depression.



Büyük Buhran - 1933 yılına gelindiğinde milyonlarca Amerikalı işsiz kalmıştı. Ekmek kuyrukları birçok şehirde normal bir manzaraydı.

Y

Great Depression - By 1933 millions of Americans were out of work. Bread lines were a common sight in most cities.



Kurtarma Planı - Birleşik Devletler, Büyük Buhran' dan bu yana en kötü mali fırtınayı estiren bu toksik borçlar için ne bedel ödeyecek?

Y

Bailout Plan - What price will the United States pay for these toxic debts, which have spawned the worst financial storm since the Great Depression?



S

Büyük Buhran - Yüksek geçinme giderleri ve lüks hayat azalacak. İnsanlar daha çok çalışacak, daha doğru dürüst bir hayat yaşayacaklar.

Y

Great Depression - High costs of living and high living will come down. People will work harder, live a more moral life.



Büyük Buhran - Emeği, hisse senetlerini, çiftçileri, gayri menkulleri paraya çevirin. Bu, çürümeyi temizleyerek sistem dışına atacaktır.

Y

Great Depression - Liquidate labor, liquidate stocks, liquidate the farmers, liquidate real estate. That will purge the rottenness out of the system.



S

Büyük Buhran - Yeni otobüs servisi ve çocukların daha çok erişebilmesi için çocuk bakım evleriyle on binlerce yeni fabrika ve tersaneler kuruldu.

Y

Great Depression - Tens of thousands of new factories and shipyards were built, with new bus services and nursery care for children making them more accessible.



S

Büyük Buhran - Bununla birlikte, yoksulluk ve işsizlik, isyana neden olacak ve Sosyalist Halk Cephesinin yükselişini sağlayacak düzeyde yüksekti.

Y

Great Depression - However, hardship and unemployment were high enough to lead to rioting and the rise of the socialist Popular Front.



S

Büyük Buhran - Bazı ülkeler liderlerini ve yönetim biçimlerini değiştirdiler. Almanya' da kötü ekonomik koşullar diktatör Adolf Hitler' in iktidara yükselmesine yol açtı.

Y

Great Depression - Some nations changed their leader and their type of government. In Germany, poor economic conditions led to the rise to power of the dictator Adolf Hitler.



S

Büyük Buhran - Japonya bu ekonomik büyümenin buhranın etkilerini azaltacağını iddia ediyordu. Almanlar ve Japonların bu militarizmi neticede 2. Dünya Savaşına yol açtı.

Y

Great Depression - Japan claimed this economic growth would relieve the depression. This militarism of the Germans and Japanese eventually led to World War II.



S

Büyük Buhran - Yoksul Orta Batılı bir aile tarlasından çıkmaya zorlanır. Kaliforniya' ya giderler ve orada Büyük Buhran' da evsizlerin yaşadıkları talihsizliklere maruz kalırlar.

Y

Great Depression - A poor Midwest family is forced off of their land. They travel to California, suffering the misfortunes of the homeless in the Great Depression.



S

Büyük Buhran - Ülkeler ithal mallara uyguladıkları gümrükleri artırarak kendi sanayilerini ve ürünlerini korumaya çalıştıkları için dünya ticaretinde büyük bir azalmaya yol açtı.

Y

Great Depression - It led to a sharp decrease in world trade as each country tried to protect their own industries and products by raising tariffs on imported goods.



S

Büyük Buhran - 1937' de, Amerikan ekonomisi 1938' in büyük bölümünü boyunca süregelen beklenmedik bir şekilde çöküşe geçti. Kar ve istihdam gibi üretim de keskin bir düşüşe uğradı.

Y

Great Depression - In 1937, the American economy unexpectedly fell, lasting through most of 1938. Production declined sharply, as did profits and employment.



S

Büyük Buhran - Tarım, enerji ve kömür madenciliği sektörleri sürekli olarak sıkıntıda. Tekstil, ayakkabı, gemi yapımı, ve tren yolları sektörleri de sürekli bir gerileme içerisinde.

Y

Great Depression - Agricultural, energy and coal mining sectors are continually depressed. Textiles, shoes, shipbuilding and railroads continually decline.



S

Büyük Buhran - Örnek olarak, 1931' de altın standartından ayrılan Büyük Britanya ve İskandinavya, altın standartında daha uzun süre kalan Fransa ve Belçika' dan daha erken toparlandılar.

Y

Great Depression - For example, Great Britain and Scandinavia, which left the gold standard in 1931, recovered much earlier than France and Belgium, which remained on gold much longer.



S

Büyük Buhran - Bir diğer önemli sebep de çiftçilerle ilgiliydi. Çiftçilerin durumu iyi değildi zira yüksek fiyatlarla satılabileceğinden daha fazla mahsul ve çiftlik ürünü üretiyorlardı.

Y

Great Depression - Another major cause related to farmers. Farmers weren' t doing to well because they were producing more crops and farm products than could be sold at high prices.



S

Büyük Buhran - Bazı eyaletlerde, umutsuz vatandaşlar yüzlerini ulusalcı demagoglara - en fazla adı çıkanı Adolf Hitler- çevirdiler ve 1939 yılında 2. Dünya Savaşının zeminini hazırladılar.

Y

Great Depression - In some states, the desperate citizens turned toward nationalist demagogues - the most infamous being Adolf Hitler- setting the stage for World War II in 1939.



S

Büyük Buhran - Bundan dolayı, üretim mallarına güçleri yetmiyordu. Fabrikalar hala mal üretmeye devam etseler de, Amerikalıların bunları almaya gücü yoktu ve fabrikalar para kazanamıyordu.

Y

Great Depression - Because of this, they couldn' t afford manufactured goods. While the factories were still manufacturing goods, Americans weren' t able to afford them and the factories made no money.



S

Büyük Buhran - Rusya' da daha önce gerçekleşen benzer kıtlıktan farklı olarak, 1932- 1933 Sovyet kıtlığı hakkındaki bilgi, Sovyet yetkilileri tarafından Gorbaçov zamanına kadar gizli tutulmuştur.

Y

Great Depression - Unlike the previous similar famine in Russia, information about the Soviet famine of 1932- 1933 was suppressed by the Soviet authorities until perestroika.



S

Büyük Buhran - Daha sonra yapılan analizlere göre, bir ülkenin altın standardından ne kadar önce ayrıldığı ekonomisinin ne zaman düzeleceği ile ilgili güvenilir bir tahmin yapılabilmesini sağlıyordu.

Y

Great Depression - According to later analysis, the earliness with which a country left the gold standard reliably predicted its economic recovery.



Kongre, Birleşik Devletler' in yasama kurumudur.

Y

The Congress is the legislative body of the United States.



S

Birleşik Devletler, olayı ne doğruladı ne reddetti.

Y

The US has neither confirmed nor denied the incident.



S

Birleşik Devletler yasadışı göç nüfusunu azaltmalıdır.

Y

The United States should decrease its illegal immigration population.



S

Birleşik Devletler Rus askerlerinin çekilmesini istedi.

Y

US demands Russian troop pull- out.



S

İddianame: Afgan kız Birleşik Devletler' de köle yapıldı.

Y

Indictment: Afghan girl enslaved in U.S.



S

Birleşik Devletler bölgeye temsilci göndermeyi planlıyor.

Y

US plans to send envoy to the region.



S

Obama, Birleşik Devletler Başkanlığına adaylığını duyurdu.

Y

Obama announced his candidacy for President of the United States.



S

Birleşik Devletler' de teyit edilmiş 64 domuz gribi vakası var.

Y

There are 64 confirmed cases of swine flu in the United States.



S

Tüm Birleşik Devletler vatandaşlarının oy kullanma hakları vardır.

Y

All United States citizens have the right to vote.



S

Birleşik Devletler' in Kuzey Kore ile diplomatik ilişkisi bulunmuyor.

Y

The United States has no diplomatic relations with North Korea.



S

Domuz gribi salgını Birleşik Devletler' de ve dünya çapında büyümeye devam ediyor.

Y

The swine flu outbreak continues to grow in the United States and internationally.



S

Marihuana Birleşik Devletler' de en yaygın olarak kullanılan yasadışı uyuşturucudur.

Y

Marijuana is the most widely used illegal drug in the United States.



S

Hillary Clinton, 3 Ocak 2001' de Amerika Birleşik Devletler Senatörü olarak yemin etti.

Y

Hillary Clinton was sworn in as United States Senator on January 3, 2001.



S

Medya Dili - Birleşik Devletler İsrail' i WikiLeaks dokümanları ile ilgili olarak uyardı.

Y

Media Language - US warns Israel about WikiLeaks documents.



S

Birleşik Devletler Aganistan' ı 2001 yılında 11 Eylül saldırılarının ardından işgal etti.

Y

The United States invaded Afghanistan in 2001, following the September 11 attacks.



S

Edgar Allan Poe ve eserleri, Birleşik Devletler' de ve tüm dünyada edebiyatı etkilemiştir.

Y

Edgar Allan Poe and his works influenced literature in the United States and around the world.



S

Çin ve Rusya gibi bazı ülkeler Birleşik Devletler ve Meksika' dan domuz ithalatını yasakladılar.

Y

Some countries, like China and Russia, banned pork imports from the United States and Mexico.



PKK Terörü - Birleşik Devletler, PKK' yı uluslararası terörist örgütler listesine koyan ilk ülke.

Y

PKK Terror - The United States is the first country to place the PKK on its list of international terrorist organizations.



S

Bill Clinton, hukuk dersleri veriyordu ve Birleşik Devletler Temsilciler Meclisine girmeye çalışıyordu.

Y

Bill Clinton was teaching law and running for a seat in the U.S. House of Representatives.



S

Büyük Buhran - Sonraki üç yıl boyunca, Birleşik Devletler' de hisse senedi fiyatları düşmeye devam etti.

Great Depression - During the next three years, stock prices in the United States continued to fall

. YouTube şirketinin merkezi Birleşik Devletler' de olmasına karşın, yakın zamanda büyük oranda yurtdışında büyüme gerçekleştirdi.

Y

Though YouTube is based in the United States, much of its recent growth has come overseas.



S

e-Pasaport, Birleşik Devletler ve dünya genelinde ülkeler tarafından 11 Eylül sonrasında uygulamaya konan birçok tedbirden biri.

Y

The e-Passport is one of the many measures being pursued by the United States and governments internationally after September 11th.



S

Kurtarma Planı - Birleşik Devletler, Büyük Buhran' dan bu yana en kötü mali fırtınayı estiren bu toksik borçlar için ne bedel ödeyecek?

Y

Bailout Plan - What price will the United States pay for these toxic debts, which have spawned the worst financial storm since the Great Depression?



S

Birleşik Devletler, Gürcistan Cumhurbaşkanının ateşkes anlaşmasını imzalamasından sonra Rusya' nın askerlerini Gürcistan' dan " derhal" çekmesi gerektiğini söyledi.

Y

The US says Russia must withdraw its troops from Georgia " at once", after Georgia' s president signs a ceasefire deal.



S

Kurtarma Planı - İnanılmaz bir gündem var. Bu gündemi akıllıca yönlendirmek bir yana, Birleşik Devletler bu gündemi zekice yönlendirecek yeterli donanıma bile sahip değil.

Y

Bailout Plan - The agenda is staggering. The United States is ill equipped to deal with it smartly, not to mention wisely.



S

Bir kaç hafta önce Washingtonda idim ve Pentagon' un resmi görevlilerinden dört yada beş yaramaz fevletin Birleşik Devletler' in nükleer silahlarına ulaşabileceklerini duydum.

Y

I was in Washington some weeks ago and heard from officials at the Pentagon that four or five rogue states had the ability to reach the U.S. with nuclear weapons.



S

1950' de Birleşik Devletler Afet Kontrol Merkezi ( CDC) onu yerli Amerikan Okinawalılar için Amerikan donanmasının onları İkinci Dünya savaşından sonra naklettiği kampa gönderdi.

Y

In 1954, the US Centers for Disease Control ( CDC) sent him to a camp in Bolivia for native American Okinawans transported there by the US navy after the second world war.



S

Thomas Alva Edison - Doğal olarak, 1.Dünya Savaşı başladığında Birleşik Devletler hükümeti tarafından ona deha ürünü olan silahlarının denizaltı ve gemiler için savunma aracı olarak ayarlanıp ayarlanmayacağı soruldu.

Y

Thomas Alva Edison - Naturally, when World War I began, he was asked by the U. S. Government to focus his genius upon creating defensive devices for submarines and ships.


Diplomatik ve konsolosluk hizmeti

Y

Diplomatic and consular service



S

Diplomatik ve konsolosluk hizmeti, Türk

Y

Diplomatic and consular service, Turkish



S

Diplomatik ayrıcalıklar ve dokunulmazlıklar

Y

Diplomatic privileges and immunities



S

Almanya üzerinde sürekli bir diplomatik baskı var.

Y

There is continued diplomatic pressure on Germany.



Diplomatik görüşmeler, Uluslararası uyuşmazlıklarda

Y

Diplomatic negotiations in international disputes



S

Diğer ülkeleri ikna etmek için diplomatik kampanya başlatıldı.

Y

A diplomatic campaign has been launched to convience the other countries.



S

diplomatik şikayet, ülkelerin resmi kanallarla şikayetçi olması

Y

diplomatic protests



Amerika Birleşik Devletleri' nden gelen haberlere göre Washington, İran' da bir diplomatik misyon açmayı değerlendiriyor.

Y

The US has refused to deny reports that it will establish a US diplomatic presence in Iran.



S

Amerikalılar, Japonların gizli şifrelerini kırmış ve askeri ve diplomatik bütün mesajların şifrelerini çözüyor durumdaydılar.

Y

The Americans had broken the secret Japanese codes, and could decipher military and diplomatic cables.



S

Mustafa Kemal Atatürk, Hatay' ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarfetti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.

Y

Mustafa Kemal Atatürk showed great diplomatic effort to include the province of Hatay in the mainland and his goal was accomplished in 1939 after his death.



S

Ehud Barak sorunun çözümü için diplomasiye odaklanmaya devam ettiklerini, eyleme geçilmesi için önce diplomatik yolların tüketilmiş olması gerektiğinin altını çizdi.

Y

Ehud Barak added that diplomatic solutions should be pursued before other options were taken up, currently the focus is international sanctions and vigorous diplomatic activity, and these avenues should be exhausted.



S

İngiltere' de yayınlanan Guardian gazetesinin haberine göre, ABD Tahran' da diplomatik misyon açma planları yapıyor, bu, 30 yıldan bu yana ilk Amerikan diplomatik varlığı olacak.

Y

The UK's Guardian newspaper reports the US plans to open an interests section in Tehran, its first diplomatic presence in the country for 30 years.



Amerika Birleşik Devletleri' nden gelen haberlere göre Washington, İran' da bir diplomatik misyon açmayı değerlendiriyor.

Y

The US has refused to deny reports that it will establish a US diplomatic presence in Iran.



S

İngiltere' de yayınlanan Guardian gazetesinin haberine göre, ABD Tahran' da diplomatik misyon açma planları yapıyor, bu, 30 yıldan bu yana ilk Amerikan diplomatik varlığı olacak.

Y

The UK's Guardian newspaper reports the US plans to open an interests section in Tehran, its first diplomatic presence in the country for 30 years.



Enis Berberoğlu Türkiye' de yayınlanan Hürriyet gazetesinde köşe yazarıdır.

Y

Enis Berberoğlu is a columnist at the Turkish daily Hürriyet.



Tom Gordon' a Aşık Olan Kız, Stephen King' in 1999 yılında yayınlanan kitabıdır.

Y

The Girl Who Loved Tom Gordon is Stephen King' s book published in 1999.



S

Tolstoy - İlk yayınlanan eserleri " Childhood", " Boyhood" ve "Youth" adlı otobiyorgrafik romanlarıdır.

Y

Tolstoy - His first publications were three autobiographical novels, Childhood, Boyhood, and Youth.



S

Sistem denge konumuna ulaştıktan sonra yayınlanan parçacıklar için buharlaşma tesir kesiti hesaplanmıştır.

Y

After equilibrated composite nucleus evaporation cross section is calculated for the partide emitted.



S

Reklamverenin ajans komisyonunu, yayınlanan reklam miktarından bağımsız olarak dönemsel sabit miktarda ödemesi.

Y

fee( basis)



S

Türk Müziği Tarihi' yle ilgili çok sayıda araştırması yayınlanan Murat Bardakçı, Hürriyet Gazetesi yazarlarındandır.

Y

With many publications on Turkish music history to his name, Murat Bardakçı is a journalist at Hürriyet Newspaper.



S

1930lu ve 1940lı yıllarda öykü ve romanları yayınlanan Sabahattin Ali, çağdaş Türk edebiyatının önde gelen yazarlarındandır.

Y

Sabahattin Ali whose stories and novels were poblished in 1930 and 1940s is one of leading authors of contemporary Turkish literature.



S

Uluslararası bir çok kanalda yayınlanan The Oprah Winfrey Show adlı televizyon programı ona bir çok Emmy ödülü kazandırmıştır.

Y

Her internationally- syndicated show, The Oprah Winfrey Show, has earned her multiple Emmy Awards.



S

TechCrunch tarafından geçtiğimiz Aralık yayınlanan Google Zeitgeist 2007 listesinde Badoo 2. en hızlı yükselen arama terimiydi.

Y

Badoo was number 2 fastest rising search term on Google Zeitgeist list for 2007 published by TechCrunch last December.



S

YouTube' da yayınlanan açıklamadaysa, " Örneğin, Warner Music' e ait müziklerin olduğu videoların bloke edildiğini göreceksiniz" denildi.

Y

In a statement on the YouTube blog, the company said: "For example, you may notice videos that contain music owned by Warner Music Group being blocked from the site".



S

Jerome David " J. D." Salinger, 1951 yılında yayınlanan " Çavdar Tarlasında Çocuklar" adlı romanıyla ün kazanmış Amerikalı bir yazardır.

Y

Jerome David " J. D." Salinger is an American author, best known for his 1951 novel The Catcher in the Rye.



S

2005 yılında yayınlanan En Büyük Amerikalı adlı televizyon programında, Edison, seyriciler tarafından en büyük onbeşinci Amerikalı seçildi.

Y

In the 2005 television series The Greatest American, Edison was voted by viewers as the fifteenth- greatest.



S

b-bozunumunda yayınlanan elektronun maksimum uç nokta enerjisi ile, dış bremsstrahlung spektrumundaki fotonların maksimum enerjisi birbirine eşittir.

Y

The maximum end point energy of electrons, emitted in b-decay is equal to the that s of photons in the external bremsstrahlung spectrum.



S

Dergide yayınlanan roman, hikaye, masal, efsane, biyografi, hatıra vb. farklı türlerdeki metinler, çocukların ilgisini ve meraklarını karşılamaya yöneliktir.

Y

The texts such as novels, stories, tales, legends, biographies, memories and jokes published in the magazine were all designed to meet children' s interests and curiosities.



S

The New York Times gazetesi, Arapça altyazıyla yayınlanan " The Oprah Winfrey Show" adlı programın, Suudi Arabistan' da hafta içi her gün iki kez yayınlandığını bildirdi.

Y

The New York Times reported that " The Oprah Winfrey Show," with Arabic subtitles, is now broadcast twice each weekday in Saudi Arabia.



S

Google' ın sahibi olduğu YouTube' da yayınlanan açıklamadaysa, " Ticari anlamda kabul edilebilir bir sonuca ulaşamadığımız takdirde, ortaklarımızla yolumuzu ayırmamız gerekir".

Y

In a statement on the YouTube blog, the company which is owned by Google said: "Sometimes, if we can' t reach acceptable business terms, we must part ways with successful partners".



S

İngiltere' de yayınlanan Guardian gazetesinin haberine göre, ABD Tahran' da diplomatik misyon açma planları yapıyor, bu, 30 yıldan bu yana ilk Amerikan diplomatik varlığı olacak.

Y

The UK's Guardian newspaper reports the US plans to open an interests section in Tehran, its first diplomatic presence in the country for 30 years



avrupa birliği organları tercüme merkezi

Y

translation centre for the bodies of the european union



S

İngilizce Avrupa Birliği' nin resmi dili olacak.

Y

English will be the official language of the European Union.



S

Derin Dondurma, Meyve- Sebze, Ekonomi- Politik, Türkiye, Avrupa Birliği

Y

Deep Frozen, Fruit- Vegetable, Economy- Politics, Turkey, European Union



S

Türkiye Avrupa Birliği' ne 1959 yılında üyelik başvurusunda bulunmuştur.

Y

Turkey applied for membership of the European Union in 1959.



S

Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya asbest ithalat ve kullanımına son vermiştir.

Y

One of the EU countries, Germany finished using and importing asbestos.



S

Bu firmaların Avrupa Birliği' ndeki KOBİler karşısındaki üstün yönleri irdelenmiştir.

Y

The strength of these firms vis- a-vis SMEs in the European Union has been analysed.



S

Avrupa Birliği ve uluslararası aflatoksin yasal düzenlemeleri paralel gelişmektedir.

Y

The EU and international legal regulations regarding aflatoxin exhibit a corresponding development.



S

Dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi Gazprom, Avrupa Birliği' nin ihtiyacının dörtte birini sağlıyor.

Y

Gazprom, the world' s largest gas producer, supplies a quarter of the European Union' s gas needs.



S

Avrupa Birliği' nde dondurulmuş meyve- sebze sektörü OPD' ne göre destek ve teşviklerden yararlanmaktadır.

Y

The frozen fruits and vegetables sector in the EU enjoys support and incentives acccording to the common market regulations.



S

Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri ile Avrupa Birliği' nin ticari ilişkileri çok uzun bir geçmişe sahip değildir.

Y

The trade relations between Central and Eastern European Countries and the European Union only began to develop in the near past.



S

Avrupa, Türk gençliği için medeniyetler birliğidir ve Türk medeniyeti Avrupa Birliği' ni zenginleştirecektir.

Y

Europe is a union of civilizations for Turkish youth and the Turkish civilization will enrich the Europen Union.



Bu, 15 Avrupa Birliği Üye Devletinden ve 12 Akdeniz Devletinden oluşan 27 katılımcı tarafından ilan edilmiştir.

Y

It was declared by 27 participants consisting of 15 European Union Member States and 12 Mediterranean countries.



S

Avrupa Birliği ( AB), çoğunlukla Avrupa' da bulunan 27 üye devletin oluşturduğu siyasi ve ekonomik bir birliktir.

Y

The European Union ( EU) is a political and economic union of twenty- seven member states, located primarily in Europe.



S

1 Kasım 1993' te yürürlüğe giren Maastricht Antlaşmasında kapsanan konulardan biri, Avrupa Birliği' nin karar alma sürecidir.

Y

One of the issues covered by the Maastricht Treaty, which took effect on 1 November 1993, is the European Union' s decision- making process.



Halen ülkemiz gıda yasaları ve uygulamaları ile Avrupa Birliği ( AB) yönergeleri ve uygulamaları arasında uyumsuzluk vardır.

Y

There still exists a disharmony between the food legislation and their implementation in our country and those in the EU.



S

Avrupa Birliği ( AB), yeni aday ülkelerin kırsal kalkınma çalışmalarını desteklemek için çeşitli araçlardan yararlanmaktadır.

Y

The European Union ( EU) makes use of various instruments in order to support the efforts by the new candidate countries towards rural development.



S

Avrupa Birliği Anayasası, Avrupanın Geleceği Konvansiyonu, AB ve Anayasalaşma, Demokratik Meşruiyet, AB ve Demokrasi Açığı

Y

Constitution of the European Union, Convention on the Future of Europe, Constitutionalisation in the EU, EU and Democratic Legitimacy, Democratic Deficit in the EU



S

Gümrük Birliği' nin amacı, Avrupa Birliği Tek Pazarına entegre olabilmek, dolayısıyla malların serbest dolaşımını sağlamaktır.

Y

The aim of the Customs Union is to integrate into the single market of the European Union, and consequently, to ensure the free movement of goods.



S

Ancak, Avrupa Birliği ve FAO/ WHO Gıda Kodeksi Komisyonu nun uyguladığı aflatoksin standartları arasında farklılıklar yaşanmaktadır.

Y

However, there exist inconsistencies between aflatoxin standards implemented by the EU and those defined by the joint FAO/ WHO Codex Alimentarius Commission.



S

Ukrayna ve Gazprom arasındaki benzer bir anlaşmazlık 2006' da bazı Avrupa Birliği ülkelerinde doğalgaz sıkıntısı yaşanmasına yol açmıştı.

Y

A similar row between Gazprom and Ukraine in 2006 led to gas shortages in several EU countries.



S

Avrupa Birliği' nde dondurulmuş meyve- sebze sektörü Ortak Piyasa Düzenlerine ( OPD) sahipken, Türkiye' de böyle bir uygulama bulunmamaktadır.

Y

Whereas the European Union has Common Market Regulations ( CMR) for frozen fruits and vegetables sector, such a practice does not exist in Turkey.



S

Yüzme sularının hijyeninin sağlanması için Avrupa Birliği Yüzme Suyu Direktifi mikrobiyolojik, fiziksel ve kimyasal kriterler önermektedir.

Y

To ensure hygiene of swimming waters, European Swimming Waters Directive recommends microbiological, physical and chemical criteria.



S

Avrupa Birliği ülkeleri, doğal gaz ihtiyacının yüzde 42'sini, çoğunlukla Ukrayna' dan geçen boru hatları üzerinden olmak üzere, Rusya' dan sağlıyor.

Y

The EU gets 42% of its gas imports from Russia, mostly via pipelines across Ukraine.



S

Avrupa Birliği, başarısının çoğunu, yasalarına, politikalarına, kurumlarına ve eylemlerine yansımış olan insan hakları ve demokrasi saygısına bağlar.

Y

European Union attributes much of its achievement to the respect for human rights and democracy, which is reflected in its laws, policies, institutions, and actions.



S

Cengiz Aytmatov - Cengiz Aytmatov edebi çalışmalarına ek olarak, Avrupa Birliği, NATO, UNESCO ve Benelüks ülkelerinin Kırgız delegeliğini üstlenmiştir.

Y

Chinghiz Aitmatov - Chinghiz Aitmatov in addition to his literary work, was the Kyrgyzstan ambassador to the European Union, NATO, UNESCO and the Benelux countries.



S

Maastricht anlaşmasını' nın imzalanmasından beri İngiltere, Avrupa Birliği' ndeki ortaklarıyla para birliği konusunda sürekli bir çatışma içinde olmuştur.

Y

Since the signing of the Maastricht Treaty, Britain has constantly been in conflict with her partners in the European Union over the question of monetary union.



S

Avrupa Birliği tüm dünyada, özellikle çocukların savaştan etkilendiği ülkelerde, çocuk haklarını desteklemek ve korumak için çeşitli programlarla ilgileniyor.

Y

The European Union is engaged in a variety of programmes all around the world to promote and protect the rights of children, particularly in countries where children are affected by war.



S

Araştırma, Avrupa Birliği tarım politikası ile karşılaştırmalı olarak dondurulmuş meyve- sebze sektörünün durumunun belirlenmesine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir.

Y

The study has been conducted with a view to taking a snapshot of the fruits and vegetables sector in comparison with the EU agriculture policy.



S

1980' lerden bu yana, dünyadaki nükleer sanayi hızlı bir şekilde düşmektedir ve Avrupa Birliği içinde, on beş ülkeden yedisi nükleer enerjiden aşama aşama vazgeçmiştir.

Y

Since the 1980s, the nuclear industry in the world has been declining rapidly, and within the European Union, seven out of the fifteen countries have phased out nuclear power.



S

İzin talebi, sadece önerilen kullanım Faydalanıcı Ülkenin veya Avrupa Birliği nin çıkarlarına ters düşme eğiliminde ise veya ticari amaçlarla kullanılacaksa reddedilebilir.

Y

Request for a permission may only be refused where the proposed practice tends to violate the interests of the beneficient country or the European Union, or where it aims at commercial purposes.



S

Doğu Avrupa da 1980 li yılların sonlarından itibaren yaşanmaya başlanan politik ve ekonomik dönüşümler, diğer sanayileşmiş ülkeler gibi Avrupa Birliği nin ilgisini arttırmıştır.

Y

The economic and political transformations in Eastern Europe which began to take place from the late 1980s onwards, have appealed the interest of the European Union as well as other industrialized countries.



AB'nin önemli kurumları ve organları arasında Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Konseyi, Avrupa Adalet Divanı ve Avrupa Merkez Bankası yer almaktadır.

Y

Important institutions and bodies of the EU include the European Commission, the European Parliament, the Council of the European Union, the European Council, the European Court of Justice and the European Central Bank.



S

Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında ise Türkiye Sanayi Politikası dokümanının resmi bir statü kazandırıldıktan sonra Avrupa Komisyonuna iletileceği belirtilmektedir.

Y

In the Turkish National Program for the Adoption of the Acquis it is stated that the document will be submitted to the European Commission after becoming official.



S

Avrupa Birliği, 1998 yılında, kurutulmuş sert kabuklu meyveler, tahıllar, süt, yerfıstığı ve işlenmiş ürünlerde toplam aflatoksin ve B1 aflatoksin miktarı konusunda sınırlamalara uyulması önerisini getirmiştir.

Y

In 1998 the European Union recommended compliance with the restrictions regarding the maximum amount of aflatoxin and aflatoxin B1 contained in dried hard shell fruits, cereals, milk, groundnuts and processed products.



Şarkı Sözleri - Tadını alana kadar bırakma

Y

Lyrics - Keep goin til you hit the spot



S

Şarkı Sözleri - Sevdan bir ateş oldu bende.

Y

Lyrics - Your love has been a fire inside me.



S

Şarkı Sözleri - Çünkü hiç bir yere gitmiyorum

Y

Lyrics - Cause I aint goin no where



S

Şarkı Sözleri - Gözlerin boşluğa dalıp gider.

Y

Lyrics - Your eyes stare into the space.



S

Şarkı Sözleri - Sen bilmezsin alırım haberini.

Y

Lyrics - You don' t know I'm aware of you.



S

Şarkı Sözleri - Şşş küçük bebek, sakın ağlama.

Y

Lyrics - Now hush little baby, dont you cry.



Hop hop bol keseden atıp tutma.

Y

Lyrics - Whoop whoop stop empty- talking.



S

Şarkı Sözleri - Kalbindeki alevi kurtarmalıyım.

Y

Lyrics - Gotta rescue the flame in your heart.



S

Şarkı Sözleri - Seni sevmeyi seviyorum bebeğim.

Y

Lyrics - I love to love you baby.



- Güzel günler göreceğiz çocuklar.

Y

Lyrics - We will see beautiful days children.



S

Şarkı Sözleri - Çünkü değiştin ama ben de öyle..

Y

Lyrics - Cause you have changed but so have I..



S

Şarkı Sözleri - Evet, sevmeyi bildiğim müddetçe..

Y

Lyrics - Yeah, as long as I know how to love..



S

Şarkı sözleri - Tutuldum sakıncalı bir sevgiliye.

Y

Lyrics - I felt in love with an undesirable darling.



S

Şarkı Sözleri - Zarardasın ey kalbim, dön geriye.

Y

Lyrics - My heart, you are at loss, come back.



S

Şarkı Sözleri - Savaşacağım, bebeğim, savaşacağım.

Y

Lyrics - I'll fight, babe, I'll fight.



S

Şarkı Sözleri - Ellerin bir meleğin kanatları gibi.

Y

Lyrics - Your hands are like an angel' s wings.



S

Şarkı Sözleri - Çünkü yalnız olduğumda kırılıyorum.

Y

Lyrics - Cause I'm broken when I'm lonesome.



S

Şarkı Sözleri - Yapma, yapma, a-ha şşş, şşş sevgilim

Y

Lyrics - Don' t, Don' t, uh-huh Hush, hush darlin'



S

Şarkı Sözleri - Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez.

Y

Lyrics - Cause nothin' lasts forever.



S

Şarkı Sözleri - Seni doğru düzgün sevmeyi öğreneceğim.

Y

Lyrics - And I'll learn to love you right.



S

Şarkı Sözleri - Ritim beni çılgın hisettiriyor bebeğim.

Y

Lyrics - The rhythms got me feelin so crazy babe.



S

Şarkı Sözleri - Ve ben çıktım, nereye gittiğimi biliyorum

Y

Lyrics - And Im gone, I know right where Im goin



S

Şarkı Sözleri - Hiçbir zaman başına dert açmak istemedim.

Y

Lyrics - I never meant to cause you trouble.



S

Şarkı Sözleri - Bu kalbi kırılmışlar için bir şarkı değil.

Y

Lyrics - This ain' t a song for the broken- hearted.



S

Şarkı Sözleri - Alarm saatinin kapı aralığından ayrılamıyorum.

Y

Lyrics - I linger in the doorway of alarm clock



S

Şarkı Sözleri - Elimde değil, daha fazla istediğim bir şey yok.

Y

Lyrics - I can' t help it there' s nothin' I want more.



Tüm bu sözleri söylemiş olmak için söylemiyorum.

Y

Lyrics - All these words I don' t just say.



S

Şarkı Sözleri - Nereye gittiğimi biliyorum ve nerden olduğumu da.

Y

Lyrics - I know where I'm goin and I know where I'm from.



S

Şarkı Sözleri - Hey evet, atlatacaksın, hey evet, onu atlatacaksın.

Y

Lyrics - Hey yeah, you gotta get over, hey yeah, you gotta get over it.



Güneş alnımda yanıyor bebeğim, yanıyor bebeğim, yanıyor.

Y

Lyrics - The sun upon my forehead it burns baby burns baby burns.



S

Şarkı Sözleri - Hayatımın içindesin, kanat çırpıyor ve kalbimi sarıyorsun.

Y

Lyrics - You are in my life, you flap and wrap my heart.



S

Şarkı Sözleri - Nasıl yaptığını göstermek ister misin bebeğim, sorun değil.

Y

Lyrics - Wanna show me how you work it baby, no problem.



S

Şarkı Sözleri - Bu sadece benim, hiçbir şey sahte değil, benden nefret etme.

Y

Lyrics - Thats just me, nothin phoney, dont hate on me.



S

Şarkı Sözleri - Bu yüzden aşkım, eğer beni sevmeyi istiyorsan, kendini tutma

Y

Lyrics - So if you want to love me then darlin dont refrain



S

Şarkı Sözleri - Ah bebeğim bebeğim, seni anlatamayacağım kadar çok seviyorum.

Y

Lyrics - Oh my baby baby I love you more than I can tell.



S

Şarkı Sözleri - Ne geliyorsa elimden yaparım doğru kız olduğumu kanıtlamak için.

Y

Lyrics - Do what I gotta do just gotta do just gotta show you that Im the one girl.



S

Şarkı Sözleri - Hiç bir ayak izini takip etmeyeceğim, ben kendiminkileri yapıyorum.

Y

Lyrics - Aint gonna follow no footsteps Im makin my own.



S

Şarkı Sözleri - Şikâyet ediyor habire çantası kurcalanıp, eşyaları kayboluyor diye.

Y

Lyrics - Bitchin that someones always goin throuh her purse and shits missin.



S

Şarkı Sözleri - Ama ah, bu kızda birşeyler var, onu bir türlü yalnız bırakamıyorum.

Y

Lyrics - But uh, theres somethin bout baby girl I just cant leave her alone.



S

Hadise, sözleri hem Türkçe hem İngilizce olan bir şarkı hazırlamayı düşündüğünü söyledi.

Y

Hadise said she is considering preparing a song with lyrics in both Turkish and English.



S

Şarkı Sözleri - Bana ne zaman ihtiyacın olursa söyle bebeğim, asla çok uzakta olmayacağım.

Y

Lyrics - Say whenever you need me baby, I'm never too far.



S

Şarkı Sözleri - Ebeveynler yüzünden öfke alevleniyor, onları hemen söndürüyor ve devam ediyorum.

Y

Lyrics - Tempers flaring from parents, just blow em off and keep goin.



S

Blunt, gitarla bir arkadaşı sayesinde tanıştı ve 14 yaşında gitar çalmaya ve şarkı sözleri yazmaya başladı.

Y

Blunt was introduced to the guitar by a fellow student, and started playing guitar and writing songs at age 14.



S

Şarkı Sözleri - Hiçbir şeyimiz sahte değil, para kazanıyoruz, konak alıyoruz, kankaları yanımızda getiriyoruz.

Y

Lyrics - Nothin phoney with us, make the money, get the mansion, bring the homies with us.



Tüm bu sözleri söylemiş olmak için söylemiyorum.

Y

Lyrics - All these words I don' t just say.



S

Şarkı Sözleri - Nereye gittiğimi biliyorum ve nerden olduğumu da.

Y

Lyrics - I know where I'm goin and I know where I'm from.



S

Şarkı Sözleri - Hey evet, atlatacaksın, hey evet, onu atlatacaksın.

Y

Lyrics - Hey yeah, you gotta get over, hey yeah, you gotta get over it.



- Güneş alnımda yanıyor bebeğim, yanıyor bebeğim, yanıyor.

Y

Lyrics - The sun upon my forehead it burns baby burns baby burns.



S

Şarkı Sözleri - Hayatımın içindesin, kanat çırpıyor ve kalbimi sarıyorsun.

Y

Lyrics - You are in my life, you flap and wrap my heart.



S

Şarkı Sözleri - Nasıl yaptığını göstermek ister misin bebeğim, sorun değil.

Y

Lyrics - Wanna show me how you work it baby, no problem.



S

Şarkı Sözleri - Bu sadece benim, hiçbir şey sahte değil, benden nefret etme.

Y

Lyrics - Thats just me, nothin phoney, dont hate on me.



S

Şarkı Sözleri - Bu yüzden aşkım, eğer beni sevmeyi istiyorsan, kendini tutma

Y

Lyrics - So if you want to love me then darlin dont refrain



S

Şarkı Sözleri - Ah bebeğim bebeğim, seni anlatamayacağım kadar çok seviyorum.

Y

Lyrics - Oh my baby baby I love you more than I can tell.



S

Şarkı Sözleri - Ne geliyorsa elimden yaparım doğru kız olduğumu kanıtlamak için.

Y

Lyrics - Do what I gotta do just gotta do just gotta show you that Im the one girl.



S

Şarkı Sözleri - Hiç bir ayak izini takip etmeyeceğim, ben kendiminkileri yapıyorum.

Y

Lyrics - Aint gonna follow no footsteps Im makin my own.



S

Şarkı Sözleri - Şikâyet ediyor habire çantası kurcalanıp, eşyaları kayboluyor diye.

Y

Lyrics - Bitchin that someones always goin throuh her purse and shits missin.



S

Şarkı Sözleri - Ama ah, bu kızda birşeyler var, onu bir türlü yalnız bırakamıyorum.

Y

Lyrics - But uh, theres somethin bout baby girl I just cant leave her alone.



S

Hadise, sözleri hem Türkçe hem İngilizce olan bir şarkı hazırlamayı düşündüğünü söyledi.

Y

Hadise said she is considering preparing a song with lyrics in both Turkish and English.



S

Şarkı Sözleri - Bana ne zaman ihtiyacın olursa söyle bebeğim, asla çok uzakta olmayacağım.

Y

Lyrics - Say whenever you need me baby, I'm never too far.



S

Şarkı Sözleri - Ebeveynler yüzünden öfke alevleniyor, onları hemen söndürüyor ve devam ediyorum.

Y

Lyrics - Tempers flaring from parents, just blow em off and keep goin.



S

Blunt, gitarla bir arkadaşı sayesinde tanıştı ve 14 yaşında gitar çalmaya ve şarkı sözleri yazmaya başladı.

Y

Blunt was introduced to the guitar by a fellow student, and started playing guitar and writing songs at age 14.



S

Şarkı Sözleri - Hiçbir şeyimiz sahte değil, para kazanıyoruz, konak alıyoruz, kankaları yanımızda getiriyoruz.

Y

Lyrics - Nothin phoney with us, make the money, get the mansion, bring the homies with us.



Şenol Güneş won the UEFA Coach of the Year award for 2002.

Y

Şenol Güneş UEFA' nın 2002 yılının en iyi teknik adamı ödülünü kazandı.



S

to be born, ( güneş, ay) to rise, ( gün) to dawn, to happen, to arise, to spring, to result

Y

doğmak


S

We have to extract lessons from this draw, subdued Trabzonspor coach Şenol Güneş said after the match.

Y

İngilizce Türkçe Çeviri Sözlüğü - Sağdaki S harfine tıklayarak bu cümleyi Türkçe´ye çevirin.



Güneş enerjisi ücretsizdir ve kaynakları sonsuzdur.

Y

Solar energy is free, and its supplies are unlimited.



S

haley ( güneş sisteminde bulunan bir kuyruklu yıldız)

Y

halley


S

güneş ışığı ve enerjisini kullanmak ve kontrol etmek

Y

harnessing sunlight



Gökyüzündeki güneş nasıl hissettiğimi sen biliyorsun.

Y

Sun in the sky you know how I feel.



S

Doğrudan ısıya veya güneş ışığına maruz bırakmayınız.

Y

Do not expose to heat or sunlight directly.



S

Pazar günleri güneş çıkmadığında balık tutmaya gider.

Y

He goes fishing on Sundays when there is no sun.



S

Güneş yapısı itibariyle evrendeki en parlak yıldızdır.

Y

The sun is the brightest star in the cosmos in respect of its structure.



S

Güneş enerjisinin fiyatı insanlar kullandıkça düşecek.

Y

The price of solar power will go down as more people use it.



S

Güneş enerjisi bu günlerde çokça duyduğunuz birşeydir.

Y

Solar power is something you hear a lot of these days.



S

Her güneş batışı yaşadığımız sonuncuymuş gibi görünüyor

Y

Every sundown seems to be the last we have



S

Güneş enerjisi masaya yemek koymanıza yardımcı olabilir.

Y

Solar power can help you put dinner on the table.



S

palas, güneş sisteminin ikinci en büyük asteroidi ( no 2)

Y

pallas


S

Buda - Üç şey uzun süre saklanamaz: güneş, ay ve hakikat.

Y

Buddha - Three things cannot be long hidden: the sun, the moon, and the truth.



S

Güneş aleyhinde konuşma ( Açık ve belli şeyleri tartışma)

Y

Adversus solem ne loquitor



S

Deney hiçbir zaman direk güneş ışığına maruz kalmamalıdır.

Y

Experiment should never be exposed to direct sun light.



S

ekliptik, yeryuvarı’nın güneş etrafındaki yörünge düzlemi

Y

ecliptic



S

Güneş kalbi temsil ettiği kadar aynı zamanda koruyucusudur.

Y

The sun is the protector of heart as well as representing it.



S

Güneş enerjisi panelleri ev için iyi bir enerji kaynağıdır.

Y

Solar power panels are a good source of energy for the home.



S

kastalya ( güneş sisteminde yeryuvarına- yakın bir asteroid)

Y

castalia



S

Betelgeuse çok büyüktür, Güneş' in çapının 500 katı kadardır.

Y

Betelgeuse is extremely large, about 500 times the diameter of the Sun.



Ve her güneş doğuşunda günahlarımız bağışlanıyor

Y

And at every sunrise our sins are forgiven



S

Söyle bana senden kaçan bişey mi var güneş ışığı

Y

Tell me is something eluding you, sunshine?



S

John F. Kennedy - Çatıyı güneş tepedeyken onarın.

Y

John F. Kennedy - The time to repair the roof is when the sun is shining.



S

Güneş de, Ay da bir hesap ile( cereyan etmekte) dir.

Y

The sun and the moon are made punctual.



S

Güneş sistemi, güneş ve 9 gezegenden oluşmaktadır.

Y

The solar system consists of the sun and nine planets.



S

Sirius A, Güneş' in yaklaşık 2 katı büyüklüğündedir.

Y

Sirius A is about twice as massive as the Sun.



Yüksek enerjili elektron kırınımı yansıması

Y

Reflection high- energy electron diffraction



S

Arpa, ekstra beslenme ihtiyacı olan bir at için yüksek enerjili iyi bir tahıl seçimi olabilecek bir besindir.

Y

Barley is a high- energy grain that can be a good choice of feed for a horse that needs extra nourishment.



S

Sıklıkla yüksek enerjili travma sonrası gelişen kırıklar olan Pilon kırıkları nadiren bilateral olabilmektedir.

Y

Pilon fracture is commonly a result of high energy trauma and only rarely bilateral.



S

George Stephenson, ünlü ve tarihi olarak önemli roket adındaki buhar enerjili lokomotifi dizayn eden İngiliz mühendisti.

Y

George Stephenson was a British engineer who designed a famous and historically important steam- powered locomotive named Rocket.



S

Yem materyali olarak ticari pelet yemlerin ( %42 ham protein, %12 ham yağ ve 3200 kcal/ kg metabolik enerjili) kullanılmıştır.

Y

The fish were fed with commercial pellets, containing 42 % of crude protein, 12 % of crude lipid and 3200 kcal/ kg of metabolic energy.



S

Bu yazıda 14 yaşındaki kız hastada beden eğitimi dersinde düşük enerjili travma sonrası ortaya çıkan bilateral Pilon kırığı sunulmaktadır.

Y

In this report a fourteen year old girl with bilateral Pilon fractures resulting from low energy trauma in a gym class is presented.



Microscopy, Electron, Scanning, Scanning Electron Microscopy

Y

Mikroskopi, Elektron, Tarayıcı, Tarayıcı Elektron Mikroskopisi



S

Numerous small electron dense granules have been found in the apical surface.

Y

Hücrelerin apikal kısmında çok sayıda elektron- yoğun granüllere rastlanmıştır.



S

Avalanche, transferred electron, and acoustoelectric oscillators and amplifiers

Y

Çığ olayı, transfer edilmiş elektron ve akustoelektrik osilatörler ve kuvvetlendiriciler



S

Surface analyses of polymers were clarified by Scaning Electron Microscopy ( SEM).

Y

Polimerlerin yüzey morfolojileri Taramalı Elektron Mikroskobu ( SEM) ile analiz edildi.



S

The proton and electron ratio found in the rate- determining step of the electrode reactio is 1:2 (pH; 7.5-10.5).

Y

Elektrot reaksiyonunun pH; 7.5-10.5 arasında hız belirleyen basamakta proton/ elektron oranının 1:2 olduğu belirlendi.



S

The gallstones were also analyzed qualitatively using Infrared, Ultraviolet, and Electron Spin Resonance techniques.

Y

Safra taşları ayrıca, infrared, ultraviole ve elektron spin rezonans teknikleri kullanılarak da analiz edildi.



S

In addition, morphology and microstructures of the powders are analyzed by light and scanning electron microscopy ( SEM).

Y

Ayrıca tozların morfolojisi ve mikro yapıları Işık ve Taramalı Elektron Mikroskobu ( SEM) altında incelenmiştir.



S

The ultrastructure of the epidermis of molerat ( Spalax leucodon) has been studied by the transmission electron microscope.

Y

Kör fare ( Spalax leucodon) epidermisinin ince yapısı transmisyon elektron mikroskobu ile incelendi.



S

The surface is prepared by chemical vapor deposition on a silicon substrate and characterized by scanning electron microscopy.

Y

Hemen Çevir



S

Formaldehyde and pair of gluteraldehyde- osmium tetraoxide are commonly used in light and electron microscopical process respectively.

Y

Işık mikroskobik takip işlemlerinde formaldehit elektron mikroskobik takip işlemlerinde ise gluteraldehit- osmium tetraoksit ikilisi fiksasyon amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır.



S

The purity of the samples was investigated by using of chemical analysis, IR spectroscopy, polarized light microscopy and scanning electron microscopy.

Y

Kimyasal analiz, IR spektroskopisi, Polarize Mikroskop ve tarayıcı Elektron Mikroskobu kullanılarak elde edilen ürünlerin saflık dereceleri araştırıldı.



S

In a needle to plane gap of 120 mm, the electron drift velocity is 2-4 x 106 cm/s depending on the applied voltage and the position of the streamer tip.

Y

İğne- düzlem geometrisinde 120 mm aralık için, elektronların sürüklenme hızının uygulanan gerilime ve kanal ucunun pozisyonuna göre 2-4 x 106 cm/s olduğu bulunmuştur.



S

The ultrastructure of the follicular cells of the thyroid gland in the molerat ( Spalax leucodon) has been examined by transmission electron microscope ( TEM).

Y

Kör fare ( Spalax leucodon) tiroit bezi foliküler hücrelerinin ince yapısı transmisyon elektron mikroskobu ( TEM) ile incelenmiştir.



S

The effects of ultraviolet ( UV) irradiation on the follicular cells of thyroid glands of molerats ( Spalax leucodon) have been investigated by transmission electron microscope ( TEM).

Y

Ultraviyole ( UV) radyasyonu ile ışınlanan kör farelerin ( Spalax leucodon) tiroit bezi foliküler hücrelerinde meydana gelen ince yapı değişmeleri transmisyon elektron mikroskobu ( TEM) ile incelenmiştir.



S

Furthermore, the electric field in space charge region produced by preceding corona discharges can be estimated from the relationship between electron drift velocity and electric field.

Y

İlave olarak, elektron sürüklenme hızı ve elektrik alanı arasındaki ilişkiden, korona başlangıcı ile uzay yükü bölgesinde oluşan elektrik alan değeri hesaplanmıştır.



S

In this study, egg- burster, micropylar processes, operculum and the external morphology of eggs of Graphosoma semipunctatum were observed with the light and scanning electron microscope ( SEM).

Y

Graphosoma semipunctatum yumurta koryonun dış morfolojisi, operkulum, mikropiler yapılar, yumurta kırıcısı ışık ve taramalı elektron mikroskobu ( SEM) ile incelenmiştir.



S

In electron microscopical process, it was carried out post- fixation by 1% osmium tetraoxide buffered 0.2 M phosphate after pre- fixation, made by 3% gluteraldehyde buffered with 0.2 M phosphate.

Y

Elektron mikroskobik incelemede ön fiksasyon için %3lük gluteraldehit ve post fiksasyon için %1lik fosfat tamponlu osmium tetraoksit kullanıldı.



Orhan Pamuk - 2006, TIME magazine chose him as one of the 100 most influential people in the world.

Y

Orhan Pamuk - 2006 yılında TIME dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi.



S

Orhan Pamuk - Where he studied Architecture and Journalism, although he did not come to practise either profession.

Y

Orhan Pamuk - İstanbul' da mimarlık ve gazetecilik okudu ama iki mesleği de hiç yapmadı.



S

Orhan Pamuk - Pamuk was awarded The Peace Prize, considered the most prestigious award in Germany in the field of culture, in 2005.

Y

Orhan Pamuk - Pamuk' a, 2005' te Almanya' nın kültür alanındaki en seçkin ödülü olarak kabul edilen Barış Ödülü verildi.



Orhan Pamuk - Pamuk is an honorary member of the American Academy of Arts and Letters, and holds an honorary doctorate from Tilburg University.

Y

Orhan Pamuk - American Academy of Arts and Letters' ın şeref üyesi olan Pamuk' un Tilburg Üniversitesinden bir fahri doktora unvanı var.



S

Orhan Pamuk - Lastly, he received the 2006 Nobel Prize for Literature, becoming the second youngest person to receive the award in its history.

Y

Orhan Pamuk - Son olarak 2006 Nobel Edebiyat Ödülü' nü aldı ve bu ödülün tarihinde onu alan en genç iki kişiden biri oldu.



S

Orhan Pamuk - Since 1982 Pamuk has published 13 books, 9 of them being novels which were awarded with multiple international prizes throughout his career.

Y

Orhan Pamuk - 1982' den başlayarak Pamuk 9'u roman olan ve kariyeri boyunca birçok uluslar arası ödül kazanan 13 kitap yazdı.



S

Ferit Orhan Pamuk ( born on 7 June 1952 in Istanbul) generally known simply as Orhan Pamuk, is a Turkish novelist and professor of comparative literature at Columbia University.

Y

Ferit Orhan Pamuk ( 7 Haziran 1952' de İstanbul doğumlu) genellikle Orhan Pamuk adıyla bilinen bir Türk yazar ve aynı zamanda Columbia üniversitesinde karşılaştırmalı edebiyat dalında profesördür.



S

Orhan Pamuk - Orhan Pamuk' s books have been translated into 46 different languages, including Georgian, Malayan, Czech, Danish, Japanese, Catalan as well as English, German and French.

Y

Orhan Pamuk - Orhan Pamuk' un kitapları İngilizce, Almanca, Fransızca yanında Gürcüce, Malayca, Çekçe, Danca, Japonca, Katalanca gibi 46 dile çevrildi.



Languages, Language and languages

Y

Diller, Dil ve diller



S

Tureng has a faculty for languages.

Y

Çeviri Sözlüğü > Sağdaki S harfine tıklayarak bu cümleyi Türkçe´ye çevirin.



S

It was translated into 25 languages.

Y

25 dile tercüme edildi.



S

What languages do they speak in Korea?

Y

Çeviri Sözlüğü > Sağdaki S harfine tıklayarak bu cümleyi Türkçe´ye çevirin.



S

Jorge is able to speak four languages.

Y

Bu cümlenin çevirisi henüz yapılmadı. S harfine tıklayarak çevirmeyi deneyebilirsiniz.



S

Do Arab schools teach other languages?

Y

Çevir


S

Speaking foreign languages is not easy.

Y

Çeviri Sözlüğü > Sağdaki S harfine tıklayarak bu cümleyi Türkçe´ye çevirin.



S

The two languages have a lot in common.

Y

Bu cümlenin çevirisi henüz yapılmadı. S harfine tıklayarak çevirmeyi deneyebilirsiniz.



What languages do you speak?

Y

>> Çeviri sanattır. Bu İngilizce cümleyi tercüme etmek için sağdaki >S



Yüklə 1,63 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə