Davet Mektubu Genel Bilgiler


Deneysel İşlem/Uygulama Süreci



Yüklə 0,87 Mb.
səhifə11/13
tarix31.10.2017
ölçüsü0,87 Mb.
1   ...   5   6   7   8   9   10   11   12   13

Deneysel İşlem/Uygulama Süreci


Bu araştırmada deney (uygulama) grubu öğrencilerine karar verme stratejilerini geliştirme amaçlı hazırlanan karar verme stratejileri grup rehberliği programı 10 oturumda uygulanmıştır. Uygulamaya 2015 yılı Mart ayının ilk haftasında başlanmış, uygulama Mayıs ayının ortasında bitirilmiştir. Karar verme stratejilerini geliştirme grup rehberliği programı uygulaması haftada bir kez çarşamba günleri (55/60 dakikalık oturumlarda) Özel Yenimahalle Çağlayan Pınar Anadolu Lisesi’nin kütüphanesinde yapılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına uygulama öncesinde öntest ve uygulama sonrasında ise sontest olarak Karar Verme Stratejileri Ölçeği uygulanmıştır. Deney grubunda yer alan öğrencilere etkinliklere başlamadan önce uygulamaların amaçları, içerikleri ve grupta uyulması gereken kurallar hakkında bilgi verilmiştir.
Bulgular

Analiz edilen t-testi sonuçlarına göre deney grubundaki öğrencilerin karar verme stratejileri ölçeğinin sontest puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (t(38)=-3.43, p=.00). Bu durum, deney grubuna uygulanan grup rehberliği programının deney grubundaki öğrencilerin karar verme stratejilerini kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı düzeyde etkilediğini göstermektedir.
Ayrıca, Deney ve Kontrol Gruplarının Alt Alanlarına göre Son-test puanlarına ilişkin bulgular; Bağımsız t-testi sonuçları iki grup ortalamaları arasında bütün alt ölçek için anlamlı bir fark göstermiştir, sırasıyla Mantıklı/Sistematik t(38) = -2.59, p < .05, Bağımlı, t(38) = -2.31, p < .05, İçtepisel, t(38) = -3.60, p < .05., Kararsız Karar Verme, t(38) = -4.21, p < .05 bulunmuştur. Bu sonuç ise, deney grubuna uygulanan karar verme stratejilerini geliştirme grup rehberliği programının deney grubundaki öğrencilerin Mantıklı/Sistematik Karar Verme strateji düzeylerini artırdığı gibi, Bağımlı, İçtepisel ve Kararsız Karar Verme stratejilerini de kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı düzeyde artırdığını göstermektedir.
Sonuçlar

  1. KVSG grup rehberliği Programına katılan deney grubundaki öğrencilerin son test toplam puanlarıyla, kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında deney grubu lehine fark gösterdiği,

  2. KVSG grup rehberliği programına katılan deney grubundaki öğrencilerin KVSÖ’nin alt alanları Mantıklı/Sistematik, Bağımlı, İçtepisel, Kararsız Karar Verme son test puanlarıyla kontrol grubundaki öğrencilerin son test puanları arasında deney grubu lehine bir fark olduğu,

  3. (a). KVSG grup rehberliği programına katılan deney grubundaki öğrencilerin KVSÖ ön test toplam puanlarına göre son test toplam puanlarında artma görüldüğü,

3. (b). KVSG grup rehberliği programına katılan deney grubundaki öğrencilerin Karar Verme Stratejileri Ölçeği’nin alt boyutlarından biri olan Mantıklı/Sistematik Karar Verme alt alanında artma; Bağımlı Karar Verme, İçtepisel Karar Verme ve Kararsız Karar Verme alt alanlarında ise azalma beklenirken özellikle İçtepisel ve Kararsız karar verme düzeylerinde artma ve bağımlı karar vermede ise sadece bir miktar artma olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda ise karar verme stratejileri üzerine verilen eğitimin etkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Öneriler

  • Karar Verme Stratejilerini Geliştirme Eğitim Programı geliştirilerek yapılandırılmış ve sistemli bir hizmet olarak okullarda verilmesi yararlı olacağı düşünülmektedir.

  • Lise öğrencilerinin karar verme stratejilerini geliştirmeleri için geliştirici rehberlik çalışmaları oluşturulabilir.


Kaynakça

Abelson, R.P. and Levi, A. (1985) Decision Making And Decision Theory. In G. Lindsey Ve E. Aronson (Eds.), The Handbook Of Social Psychology. New York: Random House.

Adair, J. (2000). Decision Making And Problem Solving. USA: Universities Press.

Adalbjarnardottir, S. (1995). How School Children Propose To Negotiate: The Role Of Social Withdrawal, Social Anxiety, And Locus Of Control. Child Development, 66: 1739-1751.

Altınay, D. (2001). Psikodrama 400 ısınma oyunu ve Yardımcı Teknikler, İstanbul: Epsilon Yayınları.

Anderson, R. ( 1996 ). Cognitive Psychology and İts Implication. Freeman Company, New York.

Aydın, O.A. (2011). Lise Öğrencilerinin Mesleki ve Olgunluk Düzeyleri ile Karar Verme Stratejileri. Mersin Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Mersin.

Brown, J.E. and Mann, L. (1991). Decision-Making Competence And Self-Esteem: A Comparision Of Parents And Adolescent. Journal Of Adolescence, 14: 363- 371.

Burnett, P. (1991). Decision Making Style And Self Concept. Australian Psychologist, 26,1: 55- 58, 1991.

Büyüköztürk, Ş. (2014). Deneysel Desenler, Ankara: Pegem Akademi.

Büyüköztürk,Ş., Kılıç-Çakmak, E., Akgün, Ö.A, Karadeniz, Ş. ve Demirel, F. (2011). Bilimsel Araştırma Yöntemleri, Ankara: Pegem Yayıcılık.

Çolakkadıoğlu, O. (2003). Ergenlerde Karar Verme Ölçeği’nin (Adolescent Decision Making Questionnaire) Uyarlama Çalışması. Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Adana.

Mann, L. (1989). Becoming a Better Decision Maker. Australian Psychologist. 24(2):141-155.

Mann, L., Harmoni, R. and Power, C. (1989). Adolescent Decision Making: The Development of Competence. (Çev: Ayşe Ünüvar). Journal of Adolescence, 12(3), 265 – 278.

Mann, L., Harmoni, R. and Power, C. (1989). Adolescent Decision-Making: The Development Of Competence. Journal Of Adolescence, 12(3): 265-278.

Masson, R..L., Jacobs, E.E, Harvill, R.L and Shimmel, C.J. (2014). Grup Danışmanlığı Sratejiler ve Beceriler, Pegem Akademi, Ankara. (Çev: Pervin Nedim Bal).

Tiryaki, M. G.(1997). Üniversite Öğrencilerinin Karar Verme Davranışlarının Bazı Degiskenler Açısından İncelenmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi.

Topses, G. (2004). 11- 18 Yas Ergenlik Döneminde Ergenlik. Gelisim Ve Ögrenme. Editör:Aysegül Ataman. Ankara: Gündüz Eğitim ve Yayıncılık.

Trinidad, D. R., Unger, J. B., Chou, C. and Anderson-Johnson, C. (2004). The protective association of emotionalintelligence with psychosocial smoking risk factors for adolescents. Personality and Individual Differences, 36,
EVLİLİK ÖNCESİ SOSYAL BECERİ GELİŞTİRME PROGRAMININ ROMANTİK İLİŞKİLER YAŞAYAN BİREYLERİN İLİŞKİ DOYUMU İLETİŞİM ÇATIŞMA ÇÖZME VE PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİNE ETKİSİ1

Uğur GÜRGÂN2

Fahri SEZER3

Araştırmanın Amacı
Bu araştırmanın amacı Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı’nın romantik ilişkiler yaşayan çiftlerin birbirlerini tanıma, iletişim becerileri, ilişki doyum düzeyleri, problem çözme becerilerini geliştirme üzerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda dört denence test edilmiştir. Araştırmanın denenceleri;


  1. Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı uygulanan deney grubundaki bireylerin Romantik İlişkilerde Doyum Ölçeği, İletişim Becerileri Envanteri, Evlilik Öncesi İlişkileri Değerlendirme Ölçeği ve Aile İletişim Kalıpları Ölçeği son test puan ortalamaları, ön test puan ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksektir.




  1. Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı uygulanan deney grubundaki bireylerin Romantik İlişkilerde Doyum Ölçeği, İletişim Becerileri Envanteri, Evlilik Öncesi İlişkileri Değerlendirme Ölçeği ve Aile İletişim Kalıpları Ölçeği son test puan ortalamaları bu programa katılmayan kontrol grubundaki öğrencilerin son test puan ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksektir.




  1. Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı uygulanan deney grubundaki bireylerin Romantik İlişkilerde Doyum Ölçeği, İletişim Becerileri Envanteri, Evlilik Öncesi İlişkileri Değerlendirme Ölçeği ve Aile İletişim Kalıpları Ölçeği son test ve izleme testi puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark yoktur.




  1. Kontrol grubundaki bireylerin Romantik İlişkilerde Doyum Ölçeği, İletişim Becerileri Envanteri, Evlilik Öncesi İlişkileri Değerlendirme Ölçeği ve Aile İletişim Kalıpları Ölçeği, ön-test puan ortalamaları ile son-test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark yoktur.



Yöntem

Araştırma Grupları:

Bu araştırma projesinin evrenini Balıkesir ilindeki en az altı aydan beri romantik ilişkiler yaşayan çiftler oluşturmaktadır. Araştırmada biri deney ve diğeri kontrol olmak üzere iki ayrı özdeş grup programa başvuran 18 çift içinden seçilerek oluşturulmuştur. Bu çalışmada araştırmacılar tarafından yapılan ön görüşmelerde gruba alınmasında kriterler açısından sakınca görülmeyen ve giriş puanları açısından normal dağılım gösterdiği belirlenen gönüllü 6 çift deney grubunu 6 çift ise kontrol grubunu oluşturmuştur.



Araştırma Deseni:

Bu çalışma Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı’nın romantik ilişkiler yaşayan çiftlerin birbirlerini tanıma, iletişim becerileri ve ilişki doyum düzeyleri üzerindeki etkisini incelemeye yönelik deneysel bir araştırmadır. Araştırmada deney grubuna on hafta süresince Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı her hafta toplam bir buçuk saatlik iki oturum şeklinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda bu süreçte bir uygulama yapılmamıştır. Uygulamaların başlamasından önce deney ve kontrol gruplarına ön test olarak Romantik İlişkilerde Doyum Ölçeği, İletişim Becerileri Envanteri, Evlilik Öncesi İlişkileri Değerlendirme Ölçeği, Aile İletişim Kalıpları Ölçeği, uygulanmıştır. Araştırmada ön test, son test ve izleme ölçümlü, deney ve kontrol gruplu 3x2’lik faktöryel desen kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı, bağımlı değişkenleri ise iletişim becerileri ve ilişki doyumudur. Aynı ölçme araçlarını kullanarak uygulamaların bitiminden üç hafta sonra son-test ölçümü ve altı ay sonra da izleme test ölçümü gerçekleştirilmiştir.


Veri Toplama Araçları:

Araştırmada veri toplamak amacıyla Romantik İlişkilerde Doyum Ölçeği, İletişim Becerileri Envanteri, Evlilik Öncesi İlişkileri Değerlendirme Ölçeği, Aile İletişim Kalıpları Ölçeği ve deneklerin sosyo-demografik niteliklerine ilişkin veri toplamak için kişisel bilgi formu ve evliliğe ilişkin görüşlerini ve nedenleri anlamak amacıyla geliştirilen görüşme formu kullanılmıştır.


Deneysel İşlem:

Evlilik Öncesi Sosyal Beceri Geliştirme Programı literatürdeki evli çiftlerle ve evlilik öncesi romantik ilişkiler yaşayan çiftlerin sosyal becerilerini geliştirmeyi amaçlayan birçok programdan faydalanılarak araştırmanın amacına göre düzenlenmiştir. Bu programın oturumlarının her grup üyesi ile ilgili belli başlı hedefleri şöyle sıralanabilir:




  1. Çift olarak birbirlerine karşı farklılıkları kabul ve sorumluluklarını fark eder,

  2. Evliliğe ve partnerine karşı gerçekçi olmayan beklentileri fark eder,

  3. Çift olarak mutlu yaşamalarını ve doyum sağlayacak tutumlarını fark eder,

  4. İyi iletişim ve etkin dinlemeyi öğrenir, olumsuz duyguları kontrol etmeyi öğrenir,

  5. Tartışma alanlarını bilir ve tartışmaları nasıl azaltacağını fark eder,

  6. İletişim sorunlarını ve iletişim engellerini fark eder, sorunlarını çözmeyi öğrenirler,

  7. Evlilik öncesi ilişkilerini sağlıklı değerlendirme ve işlevsel ilişkiler sürdürmenin önemini fark eder.


Verilerin Analizi:

Deney grubuna uygulanan “Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı”nın etkisini belirlemek amacıyla gruplar ve ölçümler arası istatistiksel analiz yapmak için araştırmanın deney ve kontrol gruplarını oluşturan bireylerin sayısının ve gözlem sayısının az olması nedeniyle parametrik istatistik tekniklerinin varsayımları karşılanamamıştır. Bu nedenle verilerin analizinde parametrik olmayan istatistiklerden yararlanılmıştır. Gruplar arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için Mann Whitney U testi, ölçümler arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Son test ve izleme testi puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını sınamak amacıyla, deney grubundaki bireylerin ölçeklerden aldıkları son test ve izleme testi puanları üzerinde Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi uygulanmıştır.



Bulgular

Araştırmanın bulguları incelendiğinde deney grubunun Romantik İlişkilerde Doyum Ölçeğinden aldıkları puanların ön-test ve son test puanlarına ilişkin Wilcoxon işaretli sıralar testi sonuçları, çiftlerin deney öncesi ve deney sonrası puanları arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir (ZRİDÖ=-2,88, p<.05). Bu farkın son test puanı lehine olduğu görülmüştür. Deney grubunun “İletişim Becerileri Envanteri”nden aldıkları puanların ön-test ve son test puanlarına ilişkin Wilcoxon işaretli sıralar testi sonuçları, bireylerin deney öncesi ve deney sonrası puanları arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermiştir (ZİBE=-2,96, p<.05).

Deney ve kontrol gruplarının ölçeklerden aldıkları son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır (URİDÖ= 12.00, p<.05; UİBE= 38.00, p<.05). Sıra ortalamaları dikkate alındığında, Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı’na katılan öğrencilerin, programa katılmayan öğrencilere göre ilişki doyum düzeylerinin ve iletişim becerilerinin daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır.
Deney grubundaki bireylerin ölçeklerden aldıkları izleme testi puanlarının ortalamaları ile son testin ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık vardır. Kontrol grubunda yer alan bireylerin ölçeklerden aldıkları ön test ve son test puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Bu sonuç, deney grubuna uygulanan Evlilik Öncesi Sosyal Becerileri Geliştirme Programı’nın etkisinin kalıcı olmadığını göstermektedir.

PSİKOLOJİK DANIŞMA SÜRECİNDE SESSİZLİK VE YETERSİZ KATILIM

Volkan AVŞAR1

İlhan YALÇIN2

Problem Durumu

Meslekte henüz yeterli tecrübe sahibi olmayan psikolojik danışmanların karşılaşmaktan çekindikleri bir durum olan sessizlik, danışma oturumları sırasında göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır (Sharpley, Munro ve Elly 2005; Voltan-Acar, 2010). Sessizlik, psikolojik danışma sürecine önemli görülebilecek yapıcı katkılarda bulunabildiği gibi (Digiuseppe, Doyle, Dryden ve Backx 2014), bunun tedirgin edici ve zarar verici yanları da bulunabilmektedir (Brown, 2008; Scott ve Lester, 1998). Sessizlik, ister bireysel isterse grupla psikolojik danışma sürecinde olsun, ortaya çıktığı zaman etkili ve verimli bir biçimde ele alınıp, uygun bir biçimde müdahale edilmediğinde, sürece zarar verici bir etkiye sahip olabilmektedir.

Bu çalışmada, psikolojik danışma uygulamalarında karşılaşılan sessizlik ve sürece yetersiz katılım konusunun incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, bireysel ve grupla psikolojik danışma süreçlerinde yaşanan sessizlik ve yetersiz katılımı farklı yönleriyle anlamaya yönelik alanyazında yer alan yayınların incelendiği bir derlemedir. Çalışmanın temel amacı, bireysel ve grupla psikolojik danışma süreçlerinde karşılaşılan sessizlik ve yetersiz katılım konusunda psikolojik danışmanları bilgilendirmek ve bu konuda farkındalık düzeylerini artırmaktır. Bu çerçevede, bireysel ve grupla psikolojik danışma süreçlerinde karşılaşılan sessizlik ve yetersiz katılımın ne olduğu, nedenleri, süreç üzerindeki etkileri, yararlı ve zararlı sessizlik ile sessizliğe ne zaman ve nasıl müdahale edilmesi gerektiği konuları üzerinde durulmuştur.
Anahtar Sözcükler: Sessizlik, yetersiz katılım, bireysel ve grupla psikolojik danışma, zor üye, sorunlu davranış.
AFET VE KRİZE MÜDAHALE KONUSUNDA PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR NE BİLMEK İSTİYOR?

Özgür ERDUR-BAKER1

Mehmet Ali PADIR2

Dilara ÖZEL3

Aslı BUGAY4
Problem Durumu

Okul ortamında veya özel danışma merkezlerinde çalışan psikolojik danışmanlar birçok kriz ve afet durumu ile karşı karşıya gelmekte ve karşılaştıkları vakalara müdahale etmek durumunda kalmaktalar. Yas ve kayıp, cinsiyet temelli şiddet, kendini yaralama davranışları, özkıyım vakaları, savaş ve göç gibi vakalar özellikle ülkemizde son zamanlarda sıklıkla karşılaşılan durumlara örnektir. Bunların yanı sıra sel, deprem gibi doğal afetler, taciz, tecavüz, madde bağımlılıkları, ölümcül trafik kazaları, cinsel veya fiziksel istismar, aile içi şiddet problemleri, akran zorbalıkları okul ortamlarında meydana gelebilecek intihar olayları ve müdahale gerektiren diğer durumlar psikolojik danışmanların müdahale etmek durumunda kaldıkları vakalardan sadece birkaçıdır. Okulların bu tür durumlara karşı bir bağışıklık sistemine sahip olmadığı ve kriz ve travmalara müdahalede özellikle okul yönetiminin okul psikolojik danışmanlarını bu konularda yeterli bilgi ve beceriye sahip başvurulacak uzmanlar olarak görme eğiliminde olmasının da etkisiyle yükün doğrudan psikolojik danışmanların omuzlarına yüklenmesi hiçte şaşırtıcı değildir. Bu tür vakalara nasıl müdahale edileceğine yönelik alınan eğitimin yetersiz kalması ve okul yönetiminin beklentisi psikolojik danışmanlarda ciddi bir stres kaynağı olan yetersizlik hissinin belirmesi ve tükenmişlik gibi birçok olumsuz durumun yaşanmasını tetikleyebilir.



Araştırmanın Amacı

Bu çalışmanın amacı özellikle son zamanlarda artan canlı bomba olayları, patlamalar, ölümler, göçler gibi kriz ve travma durumlarının toplum ve bireyler üzerinde yarattığı olumsuz etkilere müdahale edecek olan psikolojik danışmanların bilgi ve beceri konusunda kendilerini ne kadar yeterli hissettiklerini ve ne tür bilgi ve beceriye ihtiyaç duyduklarını belirlemektir. Bu çalışmanın bulgularının hem kriz ve travma durumlarına müdahale edecek insan kaynağının yetiştirilmesi hem de ilgili iyileştirme ve önleme programlarının geliştirilmesine yardımcı olması beklenmektedir.



Yöntem

Psikolojik danışmanların bilgi ve beceri konusunda kendilerini ne kadar yeterli hissettiklerini ve ne tür bilgi ve beceriye ihtiyaç duyduklarını belirlemek için ihtiyaç analizi yapılmıştır.



Psikolojik Danışmanların İhtiyaç Analizi Anketi

Bu anket psikolojik danışmanların afet ve krize müdahale çalışmalarında bilgi ve becerilerini belirlemek ve ne tur bilgi ve becerilere ihtiyac duyduklarını anlamak için araştırmacılar tarafından oluşturulmuştur. Çalışmanın ilk aşamasında afet ve krize müdahale çalışmalarında ruhsağlığı uzmanlarının rol ve sorumluluklarına dair alan yazını ve döküman incelemesi bulguları göz önünde bulundurularak madde havuzu oluşturulmuştur. Bu maddeler oluşturulurken okul psikolojik danışmanlarının sahip olması gereken kuramsal ve uygulamalı bilgi ve beceri seti oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu maddelere dair yedi alan uzmanı akademisyen ve 20 okul psikolojik danışmanının görüşü alınmıştır. Bu görüşler doğrultusunda eksik veya gereksiz görülen ve/veya anlaşılması zor maddeler belirlenmiş ve gereken düzeltmeler yapılmıştır. Daha sonra anket maddeleri çevrim içi ortama aktarılmıştır. Hem çevrim içi hem de fiziksel ortamda anket formları yaklaşık 25 psikolojik danışmana uygulanmış ve anket maddeleri hakkında görüş bildirmeleri istenmiştir. Alınan geri bildirimler doğrultusunda bazı maddeler elimine edilmiş, yeni maddeler eklenmiş veya bazı maddelerde düzeltme yoluna gidilmiştir. Bu değişikliklerin daha çok maddelerin anlaşılırlıklarını arttırmaya yönelik olduğu gözlenmiştir. Yapılan bu düzeltmelerin sonucunda psikolojik danışmanların demografik değişkenlerine yönelik soruların yanı sıra ihtiyaç duydukları bilgi ve becerilerin neler olduğunu saptanmaya yönelik 36 anket maddesi elde edilmiştir.

Maddeler (1) Hiç, (5) Çok fazla biçiminde derecelendirilmiştir. Ankette, maddenin alabileceği en yüksek ortalama puan 5.0 ve en düşük ortalama puan 1.0’dır. Örnek olarak, eğer sistem ihtiyaçları için konular ile ilgili vaka incelemelerinin bulunması maddesi ortalama 4.5 civarındaysa, bu durum psikolojik danışmanların çevrim içi eğitim sırasında vaka incelemelerinin bulunma öneminin yüksek olduğunu gösterir.

Katılımcılar

Elde edilen anket formu kullanılarak kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla 241 psikolojik danışmana ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanların cinsiyet dağılımlarına bakıldığında 62’sinin erkek, 179’unun kadın olduğu görülmektedir. yaş ortalama 34.14 (En az: 21, En çok: 54) ve yaşlar arasındaki standart sapma 10.97 olarak bulunmuştur. Psikolojik danışmanların mesleki deneyimleri 1-33 yıl arasında değişmektedir.



Veri Toplama Süreci ve Veri Analizi

Anket verileri, yüz yüze ve çevrim içi olmak üzere iki farklı yolla toplanmıştır. Hazırlanan anket maddeleri, uzman görüşleri alındıktan sonra çevrim içi bir anket sistemi olan Qualtrics’e aktarılmıştır. Verilerin toplanmasında kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi kullanılmıştır. Anket formunun kullanımına dair etik izinler alınmıştır. Katılımcılardan gönüllülük esasına göre veri toplanmıştır. Veri Analizi IBM SPSS Statistics 23 ile gerçekleştirilmiştir. Demografik ve Likert tipi soruların frekans, yüzde ve ortalama değerleri hesaplanmıştır.



Bulgular

Çalışmaya katılan 241 psikolojik danışmanın kendilerine yöneltilen “Psiko-sosyal müdahaleler konusunda psikolojik danışmanlara yönelik eğitim verilmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna %99’u evet cevabı vererek böyle bir eğitime ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. %99’luk bir kesimin böyle bir eğitime ihtiyaç duyulduğunu belirtmesi bu çalışmanın bu alandaki eksikliği gidermeye çok büyük katkılar sağlayacağını ve ne kadar gerekli olduğunu göstermektedir.

Psikolojik danışmanların ne tür bilgi ve becerilere ihtiyaç duyduklarına ilişkin anket sorularına verilen cevaplar incelendiğinde şaşırtıcı bir şekilde 5’li likert olan anket maddelerinde belirtilen ihtiyaç düzeylerinin ortalamasının 4’ün üzerinde olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu psikolojik danışmanların afet ve krize müdahale konusunda ciddi bir eğitime ihtiyaç duyduklarının en önemli göstergesidir. En çok ihtiyaç duyulan beş bilgi ve beceri alanına bakıldığında (ortalamalarıyla);


  1. Ailelerle nasıl çalışılacağının bilinmesi (M=4,59)

  2. Okuldaki diğer öğretmen ve yöneticilerle nasıl çalışılacağının bilinmesi (M=4,56)

  3. Okul psikolojik danışmanlarının yas sürecindeki aile ile çalışırken dikkat edilmesi gerekenlerin bilinmesi (M=4,52)

  4. Çoçuk ve ergenlerin travmatik tepkilerinin gelişimsel dönemlere göre farklılıklarının bilinmesi (M=4,49)

  5. Afetlerde risk ve koruyucu faktörlerin bilinmesi (M=4,48)

Son olarak, danışmanlara bu konuda bir eğitim düzenlenecek olursa eğitimi ne şekilde almak istedikleri sorulmuştur. Danışmanların % 52,3’ü yüz yüze eğitim almayı tercih ederken %39.7’si karma eğitim almayı tercih ettiklerini ifade etmişlerdir. % 6.7’si çevrim içi sistem üzerinden eğitim almak istediklerini ifade etmişlerdir.

Sonuç ve Öneriler

Psikososyal-müdahaleler konusunda eğitime ihtiyaç var mıdır sorusuna verilen %99’luk evet cevabı bu alanda eğitime ne kadar ihtiyaç duyulduğunu açıkça göstermektedir. Bu çalışmada psikolojik danışmanların birçok alanda ek bilgi edinmeye gereksinim duydukları, bilgi ve beceri eksikliklerini gidermeye, var olan becerilerini daha da geliştirmeye ihtiyaç duydukları belirlenmiştir. Bu bulgular göstermektedir ki okul psikolojik danışmanları için bir an önce eğitim modülleri geliştirilerek psikolojik danışmanlar güçlendirilmelidir. Yine bu çalışmanın bulgularından yola çıkarak alan çalışanlarının ihtiyaç duyduğu müdahale modelleri ve materyal sıkıntısı da giderilmelidir. Bu konuda hazırlanacak eğitimlerin genel olarak yüz yüze verilmesi istenmektedir ama çevrim içi sistem üzerinden sunulacak eğitimlerin zaman ve işgücü kaybını önleme açısından kolaylık sağlayacağı ve bu nedenle daha çok psikolojik danışmana ulaşılabileceği düşünülmektedir.




Yüklə 0,87 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   5   6   7   8   9   10   11   12   13




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə