Diyanet iŞleri başkanliği trabzon-akçaabat-darica



Yüklə 314,38 Kb.
səhifə1/6
tarix22.01.2018
ölçüsü314,38 Kb.
  1   2   3   4   5   6

T.C

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

TRABZON-AKÇAABAT-DARICA

EĞİTİM MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ

REENKARNASYON VE TEKAMÜL KAVRAMI

III. Dönem

BİTİRME TEZİ

Hazırlayan

Hayrullah BALTA
Danışman

Enver Osman KAAN


TRABZON–2006

ÖNSÖZ

Tarsuslu küçük Ayhan, anne ve babasının rüyasına girip “Ben Ayhan IŞIK’ım, öldüm yeniden dirildim”, beş yaşındaki Ela Amerika’da evli olduğunu söylüyor, Adanalı Ahmet Mücahitoğlu’da 53 yıl önce öldüğünü söylüyor… vb. haberleri basında sık sık görüyor ve okuyoruz. Daha önce ruhunun bir başkasının bedeninde olup, şimdi o kişinin ruhunu taşıdığını iddia edenlerle ilgili insanların zihinlerinde bu olaylara karşı “acaba”lar hiçbir zaman eksik olmamıştır. Bu konudaki iddialar azımsanacak kadar az değildir. Bizde bu konuyu İslam’ın temel kaynakları ve İslam Alimlerinin görüşleri doğrultusunda incelemeyi uygun bulduk. İlk önce Reenkarnasyonla ilgili kavramları açıkladık. Birinci bölümde Reenkarnasyonun menşei ve tarihi gelişimini ve hangi uygarlıklarda görüldüğü hususunda bilgi verdik.



İkinci bölümde Reenkarnasyona delil olarak ileri sürülen ayetlerin tahlilini yaptık. Bu arada “berzah” kavramını izah etme gereğini duyduk. Çünkü İslam Alimlerinden bir kısmı Reenkarnasyonun bu devrede olabileceği iddiasında bulunuyorlardı. Üçüncü bölümde İslam Alimlerinin bu konudaki görüşlerini ve günümüzde Reenkarnasyonu iddia eden İslam Alimlerinin görüşlerini belirttik. Dördüncü bölümde Reenkarnasyon ve Ahiret İnancını inceledik. Reenkarnasyonu kabul edenlerle reddedenlerin bir değerlendirmesini yaptık.

Biz bu araştırmamızda Reenkarnasyonu sadece İslami kaynaklar açısından değerlendirdik. Çünkü araştırmanın hacmini daha fazla artırmak istemedik. Aslında yeni araştırmacıların Reenkarnasyonu diğer dinler ve dillerdeki kaynaklara da başvurarak yapmalarında fayda vardır.



Bu mütevazi çalışmamda yardımlarını esirgemeyen ve yol gösteren değerli Hocam Enver Osman KAAN’a, eğitim süresi boyunca birçok konuda faydalandığım değerli hocalarıma ve Müdürümüz Zeki YAVUZYILMAZ bey’ e, her türlü zor şartlarda desteklerini esirgemeyen aileme ve çocuklarıma da teşekkürlerimi arz etmeyi bir borç bilirim. 19.03.2006

Hayrullah BALTA

içindekiler


VI

Reenkarnasyon İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 2

II- Eski Mısır ve Yunanda Reenkarnasyon 6


KISALTMALAR

(S.A.V) :Sallallahu Aleyhi ve Selem

a.g.e :Adı geçen eser

a.s :Aleyhis Selam

a.y. :Aynı yer

b. :İbn, oğul, oğlu.

Bak. :Bakınız

C. :Cilt


D.İ.B.Y. :Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları

Hz. :Hazreti

E.Ü.İ.F. :Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

O.M.Ü.İ.F. :Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

r.a. :Radiyallahu anh.

S. :Sayı


s. :Sahife

T.D.V.Y. :Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları.

Terc. :Terceme

Thk. :Tahkik

Ty. :Tarih yok.

Vb. :Ve benzeri.

Vd :Ve devamı

Yay. :Yayınları





GİRİŞ


İnsanlığın yeryüzünde var oluşundan beri ölüm, ahiret, hesap, ruh gibi kavramlar insanların ilgisini çekmiştir. Bunların içinden ruh, belki de en az bilgiye sahip olduklarımızdandır. Çünkü Cenab-ı Allah’ta o’nun hakkında insanlara fazla bilgi verilmediğini söylemiştir ama insanların bu konudaki merakları hala devam etmektedir ve edecektir…

Ruh hiçbir zaman yok olmayı istemez. Belki de bu, kaynağının Cenab-ı Allah olmasındandır. Bu istek insanlar nezdinde değişik düşünce ve inanışları doğurmuştur. Onlardan birisi de Reenkarnasyon veya Tenasüh inancıdır. Çok eski devirlere kadar götürebileceğimiz tenasüh kavramı, vahyin ışığından mahrum zihinlerde yanlış inanışlara sebep olabilir. Ki bunun yansımalarını Eski Mısır, Hind dinleri ve Avrupa’daki Ruhçuluk inanışlarında görüyoruz.



Reenkarnasyon İLE İLGİLİ KAVRAMLAR


A-Tenasüh

Nesh kelimesinden türetilmiştir. Nesh kelimesi lügat olarak “bir şeyi iptal edip onun yerine başka bir şeyi ikame etmek” bir şeyi bir yerden başka bir yere nakletmek şeklinde kullanılmıştır.1

Istılah olarak Şehristani bu kelimeyi; dünyadaki hayatlar ve birbirini takip eden yeni doğuşlar akidesi anlamlarında kullanıldığını ifade eder.2

Tenasüh’ün nesh, mesh, fesh ve resh diye dört çeşidi vardır.3

1-Nesh; insan ruhunun ölümden sonra yeniden bir başka insan bedenine girmesi;

2-Mesh; ruhun hayvan bedenine geçmesi;

3-Fesh; ruhun ölümden sonra haşarata, madenlere veya benzerlerine geçmesi;



4-Resh de, ruhun bitkilere veya başka cansız varlıklara geçmesi inancıdır. Bunlar batıl inançlardır. Ebul Meali’nin yaptığı bu tasnif Hinduizm’ den etkilenerek yaptığı ifade edilmektedir.4

B-Reenkarnasyon (reincarnation)



Lügat anlamı itibariyle ruhun bir bedenden ötekine, kimi kez de insandan hayvana ya da hayvandan insana geçmesi inancıdır. Metempsycose ve transmigration kelimeleri de reenkarnasyon ile ilgilidir. Reenkarnasyon kelimesi Fransızca’dır. Türkçesi ruh göçü, arapçası da tenasüh’tür. Tenasüh nesh kökünden gelir ve bir şeyin birinden diğerine intikalini belirtir.5

Yine Şehristani aynı eserinde şu görüşlerini de belirtmektedir; “Şu andaki mutluluğumuz geçmiş yaşamda yaptığımız iyi işler, üzüntülerimizde geçmiş yaşamda yaptığımız kötülükler yüzündendir. Her ne varsa bu dünyadadır. Ahiret yoktur diyerek ahireti inkar etmişlerdir”.6

Bir başka ifadeyle reenkarnasyon, ölümden sonra ruhun yeniden insan vücuduna girerek dünyaya tekrar gelmesi inancıdır ve ilkel totemciliğin ürünüdür. İlkel insanlar, doğan çocukların yeniden dünyaya gelen atalar olduğuna inanırlar. Kimi ilkellerde, doğum için cinsi ilişki gerekmediği inancıda vardır. Bu inanca göre atalar, çocuk tohumları halinde oradan geçen kadınların kaba etlerine girerler ve onları gebe bırakırlar.7

C-Berzah


Sözlükte “iki şey arasındaki engel” manasına gelen berzah kelimesi, eski bir coğrafi terim olarak “bir kara parçasının iki deniz arasında kalan dar kısmı (kıstak)” anlamında da kullanılmıştır. Dini terim olarak ise; ölümle başlayıp yeniden dirilmeye (ba’s) kadar sürecek olan ara dönem, dünya ile ahiret arasındaki alem ve kabir hayatı karşılığında kullanılır.8

Terimlerin açıklanmasına yönelik bu açıklamaların ortaya koyduğu en belirgin husus “ruh göçü” (ya da her ne adla anılırsa; Tenasüh, yeniden doğum...) kavramının, bir öncül prensip olarak sonsuza kadar var olacak ontolojik bir ruh anlayışını kabul etmiş olmasıdır. Ahlaki bir tezle birleştirildiğinde bu görüşün sonucu, bedenleşmenin, ruhun mükemmelleşmesine katkıda bulunan bir araç olarak algılanması gerektiğidir. Bu haliyle “ruh göçü” kavramı teistik bir yapı sunar.9

Reenkarnasyon ile Tenasüh kavramlarının farklı kavramlar olduğunu, ortak yanlarının çok az olduğu iddia edilse de,10 Reenkarnasyon ve tenasüh kavramları, içerdikleri “genel” anlam itibariyle aynıdır. İkisinde de, ruh göçü vardır. Reenkarnasyon, bir anlamda, tenasüh’ün eksik ya da olumsuz görünüm sergileyen taraflarını örtme gibi bir işlev taşımaktadır. Bir başka ifadeyle, reenkarnasyon inancının, tenasüh’ün geliştirilmiş bir görünümden başka bir şey olmadığını düşünüyoruz.11

BİRİNCİ BÖLÜM

REENKARNASYON’UN TARİHÇESİ

I. hinduizm’de reenkarnasyon



Tenasüh inancı, Hindistan’da Hinduizm’den doğmuş ve buradan Hint adaları, Tibet, Çin, Kore, Japonya ve eski Yunan’a yayılmıştır. Bu inanç Hinduizm (Brahmanizm) ile beraber, Budizm, Taoizm, Caynizm, Maniheizm gibi Asya’nın eski dinlerinde de görülür. Tenasüh’ün en eski kaynağı, Hinduizm’in kutsal metinleri olan Upanişadlardır.(M.Ö.7–6 yy) Tenasüh inancında manevi mükafat yada ceza, yaptığı kötülük veya iyiliklerin karşılığı olarak ruhun bir hayvan yada insan cesedine girerek alçalması yada yükselmesidir. Hinduizm’de ruhların bir bedenden diğer bedene göçüne Samsara adı verilir. Hindulara göre bir insanın ruh göçünün başlangıcı belli değildir. Ruh, daha önce bir bedendeki durumuna göre bir hayvan veya bir insan veyahut da bir tanrı olarak dünyaya gelebilir. Hindulara göre, tenasüh yalnızca insana mahsus değildir. Tanrılarda ölür ve yeniden başka bir kalıpta doğabilir.

Tenasüh inancı Hinduizm’in eseridir. Ruhunun kalıptan kalıba dolaşması insanı kemale erdirebilir. İnsan ruhu, hayvan veya beşer bedenlerine girerek pek çok sayıda varoluşlar yaşadıktan sonra saflaşırsa (temizlenirse) bu dünyadan giderek saadete ulaşır ve yaratıcı tanrı olan Brahma’ya ulaşabilir. Veya Hinduizmin bazı kollarına göre kâinatın ruhuna karışır. Budizm’e göre, bir ruh intikali en küçük böcekten insana varıncaya kadar bütün canlılara şamil olur. Kurtuluş(Nirvana), insan varlığı safhasında ruhun bütün arzularını yenerek dünya ile alakasını kesince meydana gelir.12

Kataloq: 3donemtez
3donemtez -> A kital ne demektiR
3donemtez -> Diyanet iŞleri başkanliği trabzon-akçaabat-darica eğİTİm merkezi MÜDÜRLÜĞÜ İslamda ruh ve nefs III. Dönem
3donemtez -> Kuranda İnsan Tipleri
3donemtez -> T. C. DİYanet iŞleri başkanliği trabzon-akçaabat-darica
3donemtez -> Diyanet iŞleri başkanlaği trabzon-akçaabat-darica eğİTİm merkezi MÜDÜRLÜĞÜ İSLÂm aile hukukunda akraba evliLİĞİ
3donemtez -> T. C. DİYanet iŞleri başkanliği trabzon-akçaabat-darica
3donemtez -> I tarihselciLİk düŞÜncesi ve evrenselliK ÇERÇevesinde kur’an iLİmleri
3donemtez -> İÇİndekiler I kisaltmalar III öNSÖz IV giRİŞ 1
3donemtez -> Diyanet iŞleri başkanliği trabzon-akçaabat-darica eğİTİm merkezi MÜDÜRLÜĞÜ kur’an ve hadiS’İN Şİİre bakişI (III. DÖnem biTİrme tezi) ahmet taş

Yüklə 314,38 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə