Güneş Sistemi; Güneş, onun çekim etkisi altında kalan sekiz gezegen ile onların bilinen 166 uydusu[1], beş cüce gezegen (Ceres, Plüton, Eris, Haumea, Makemake) ile onların bilinen altı uydusu, ve milyarlarca küçük gökcisminden oluşur



Yüklə 18,32 Kb.
tarix29.06.2018
ölçüsü18,32 Kb.
#55118

Güneş Sistemi; Güneş, onun çekim etkisi altında kalan sekiz gezegen ile onların bilinen 166 uydusu[1], beş cüce gezegen (Ceres, Plüton, Eris, Haumea, Makemake) ile onların bilinen altı uydusu, ve milyarlarca küçük gökcisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper kuşağı nesneleri, kuyrukluyıldızlar, göktaşları ve gezegenler arası toz girer.Güneş Sistemi; Güneş, dört yerbenzeri iç gezegen, küçük, kaya ve metal içerikli asteroitlerden oluşan bir asteroit kuşağı, dört gaz devi dış gezegen, ve Kuiper kuşağı denen buzsu cisimlerden oluşan ikinci bir kuşaktan ibarettir. Kuiper kuşağının ötesinde ise seyrek disk, gündurgun (heliopause) ve en son olarak da varsayımsal Oort bulutu bulunur.Güneş'ten olan uzaklıklarına göre gezegenler sırasıyla Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, ve Neptün'dür. Bu sekiz gezegenin altısının çevresinde doğal uydular döner. Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır. Dünya dışındaki tüm gezegenler adlarını Yunan-Roma mitolojisi tanrılarından alır. Beş cüce gezegen ise; Kuiper kuşağında yer alan Plüton, Haumea ve Makemake; asteroit kuşağındaki en büyük cisim olan Ceres ve seyrek diskte yer alan Eris'tir. Eris bilinen en büyük cüce gezegendir

Ay dünya etrafındaki yörüngesini tamamlarken belli zaman aralıklarında dünya ile güneş arasına girebilir. Bu durumda dünya yüzeyinde belli bölgelere düşen güneş ışınları ay tarafından engellenmiş olur. Açık bir havda rahatlıkla gözlene bilinen bu olaya Güneş tutulması adı verilir. Dünya ve ay yörüngeleri farklı düzlemlerde bulunan elipsler oldukları için, dünya, ay ve güneş arasındaki uzaklıklar devamlı olarak değişir. Bu değişme güneş tutulmalarının tam güneş tutulması, halkalı güneş tutulması ve parçalı güneş tutulması gibi çeşitli şekillerde oluşmasına neden olur. Dünya, ay ve güneş arasındaki mesafe nedeniyle, dünya yüzeyinde tam güneş tutulmasının gözlene bilindiği bölge daima 300 Km den küçüktür. Bu alan çevresinde ayın penmulası içine düşen 500 Km 'lik bir bölgede, kısmi güneş tutulması gözlene bilinir.Ay ekliptiğe göre eğik bir yörüngede dolaşır, dünyanın da bu yörünge düzlemine dik olmayan bir eksen etrafında dönmesi, güneş tutulmasının gözlenebildiği alanın dünya üzerinse bir yol çizmesine neden olur. Umbra (gölge) ve halka kolonisinin dünya üzerinde çizdiği bu yola "tam tutulma yolu" adı verilir.

Ay dünya etrafındaki yörüngesini tamamlarken, dünyanın güneş ve ay arasında kalmasınaneden olabilir. Bu durumda ay yüzeyine düşen güneş ışınları dünya tarafından engellenmiş olur. Karanlıkta kalan ay kısa süreli de olsa dünyadan gözlenemez bu olaya ay tutulması adı verilir. Bulutsuz bir gecede çıplak gözle rahatlıkla fak edilebilen bu olay, güneş tutulmasına göre, dünya yüzeyinde daha geniş bir alandan gözlenebilir. Ay tutulmasının dünya yüzeyinden gözlenebildiği alan dünyanın yarısından 24º kadar fazladır.

Ay ve Güneş tutulmaları nadir gözlenen doğa olayları oldukları için bu olaylar üzerine bir çok efsane yazılmış ve bir çok insan için kötülüğün habercisi olarak kabul edilmiştir. Günümüzde bazı bilim adamlarına göre tutulmalar dünya üzerinde değişik etkilere neden olmaktadır. Örneğin; "güneş tutulması sırasında dünyanın aynı yarım küresinin, aynı anda güneş ve ayın çekim kuvvetine tabi kalması deprem ve benzeri doğal olayları etkilemektedir". Tabi ki şimdilik bu düşünceler kanıtlanmış değil fakat yinede tutulmaların ufakta olsa dünya üzerinde var olan etkileri bilinmektedir.

Gezegenlerin meydana gelişleri hakkında eskiden beri birçok teori ileri sürülmüştür. 1944 yılına kadar gezegenlerin Güneş’ten koptuğu fikri hakimdi. Bu tarihten sonra özellikle Alman Astronomu Kepler, gezegenlerin meydana gelişleri hakkında yeni bir teori ortaya atmıştır. Buna göre sistemi meydana getiren nebula (gaz ve toz bulutları) çekim kuvvetlerinin tesiriyle parçalanması neticesinde yer yer yoğunlaşmalar meydana gelmiş ve gezegenlerin ilk şekli yoğunlaşan bu ilkel maddelerden meydana gelmiştir. Hatta bu teoriye göre Ay Dünya’dan kopmamış ayrı bir gaz kütlesinin yoğunlaşması neticesinde meydana gelmiştir.
Zamanımızda gezegenler üzerinde yapılan araştırmalar oldukça ilerlemiştir. Başta Merih ve Venüs olmak üzere birçok gezegene gönderilen sondaj uyduları (Mariner ve Venera vb) bu gezegenler hakkında çok değerli bilgiler elde etmiştir. Hatta bu gezegenlerin renkli fotoğraflarını arzımıza göndermişlerdir. Yakın bir zamanda insanoğlu Venüs ve Mars’a ulaşmayı ve buralarda üsler kurmayı planlamaktadır.

•MERKÜR (Mercury)

Güneşe uzaklığı: 46 58 69 Mio km Yörüngesel dışmerkezlilik: 0.206

Yörüngesel eğiklik: 7 0 Eksensel eğiklik: 2 0

Çap: 4870 km Kurtulma hızı: 4.2 km/sn

Kütle: 0.055 (Yer = 1)

Hacim: 0.056 (Yer = 1)

Yoğunluk: 5.44 (su =1)

En yüksek kadir: 1.9

Dolanım süresi: 88 gün

Eksensel dönme: 58.6 gün

Kavuşum dönemi: 116 günUyduları: Yok

Gözlem koşulları:Güneşe en yakın gezegendir. Çıplak gözle görülebilmesi ancak güneş ufkun hemen altında

•Venüs gezegeninin takip ettiği yol Merkür gezegeni ve Dünya arasında yer alır. Diğer gezegenler gibi Venüs de yansıyan güneş ışıklarıyla parlar. Dünyadan görüldüğü kadarıyla Venüs diğer bütün gezegen ve yıldızlardan daha parlak ışıl ışıldır. Bu hem Dünyâya yakın olmasından, hem de yüksek yansıma güçlü bulutlarla kaplı olmasından ileri gelir.

•Dünya, Güneş Sisteminde bir gezegen. Çapı 12.756km, kütlesi 5,97x1024 kg’dir. Güneş’e uzaklığı 149.597.890 km’dir. Güneş’in etrafında 365,25, kendi etrafında ise 1 günde döner. Ortalama yüzey sıcaklığı 15 derecedir.

•Mars ya da Merih, Güneş Sistemi'ndeki, Güneş'ten itibaren dördüncü gezegendir. Bu gezegen Roma mitolojisindeki savaş ilahı Mars'a ithafen bu adla adlandırılmıştır. Literatürde kullanılan diğer adlarından biri, yüzeyinde yaygın demiroksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için Kızıl Gezegen'dir.

•Jüpiter (Müşteri) Güneş sisteminin en büyük gezegeni. Güneşten uzaklığa göre beşinci sırada. Türçesi Erendizdir. Adını Roma tanrılarının en büyüğü Jüpiter'den alır. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşmakta ve gaz devleri sınıfına girmektedir.

•Satürn Güneş sisteminin güneşten uzaklık sırasına göre 6. gezegenidir. Türkçesi Sekendizdir. Büyüklük açısından Jüpiter'den sonra ikinci sırada gelir. Adını Roma tarım tanrısı Saturnus'tan alır. Arapça kökenli Zühal adı Türkçe'de giderek daha az kullanılmaktadır. Sekendiz olarak da bilinir. Çıplak gözle izlenebilen 5 gezegenden biri (diğerleri, Merkür, Venüs, Mars, ve Jüpiter) olarak eski çağlardan beri insanoğlunun dikkatini çekmiştir.

•Güneş sistemini meydana getiren gezegenlerden biri. Güneş sisteminin üçüncü büyük gezegenidir. Güneş merkez alınarak yapılan sıralamada Satürn’le Neptün arasında, yedinci gezegen olarak yer alır.

•Neptün Güneş sisteminin Güneş'ten uzaklık sırasına göre 8. gezegenidir. Kütle açısından Jüpiter ve Satürn'den sonra üçüncü, çap açısından bu iki gezegen ve Uranüs'ün ardından dördüncü sırada gelir. Adını Roma deniz tanrısı Neptunus'tan alır. 1846 yılında Urbain Le Verrier ve Johann Gottfried Galle tarafından bulunmuştur. Gaz devleri sınıfına girmektedir.



•Plüton, Güneş sistemindeki dokuzuncu gezegendir. Güneş sistemindeki en küçük gezegen (28000 km)olduğu için ve dışmerkezli bir yörüngeye sahip olduğu için, bir gezegen olup olmadığı konusunda tartışmalar çıkmıştır. Ancak bu konudaki tek kabul gören otorite, Uluslararası Gökbilim Birliği (International Astronomical Union; IAU), Plüton'u gezegen olarak sınıflandırmıştır.

...
Yüklə 18,32 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin