Hakan ertaş; Genel Koordinatör olduğunu, iş adamı olduğunu ve hayatının dyp de geçtiğini


Partisi Genel Merkezi, Aydınlık Dergisi Genel Merkezi ve Ulusal Kanal Genel Merkezlerinde



Yüklə 3,97 Mb.
səhifə19/52
tarix23.01.2018
ölçüsü3,97 Mb.
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   ...   52
Partisi Genel Merkezi, Aydınlık Dergisi Genel Merkezi ve Ulusal Kanal Genel Merkezlerinde yapılan aramada birinci katta bulunan Ulusal kanal bürosunda girişten sağa dönünce soldaki ilk kapı montaj odasında elde edilen 1 'den 85'e kadar numaralandırılan 85 adet mini DV kasetin İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2008 pn ve Soruşturma No:2007/1536 Teknik Takip No:2008/425 sayılı inceleme kararına istinaden 63Nolu Kasetin yapılan incelemesinde:

6.9.2003 tarih ibareli TES-İŞ Ambleminin de bulundup salon içerisinde düzenlenen konferansta Vural SAVAŞ'm konuşmalarında Ulusal bilincin geliştirilmesi ve teşkilatlandırılması konularında da söylemlerde bulundup, Kamu-sen başkanının konuşmalarında mili değerlerin korunması konulu söylemlerde bulundup,

Şüpheli Emin GÜRSES'in konuşmalarında "Şimdi biz burda ne yapıyoruz biz diyoruz ki biz sorunlarla karşı karşıyayız Bu sorunları nasıl çözeceğiz Niye çözmeye çalışıyoruz çünkü bu sorunlar bizi de altına alacak bir kısmımız da diyor ki aslında ben sıyrılırım ama tek başıma kurtulurum ama ben diyo Türk olarak tek başına kurtulmayı kendime yediremiyorum onun içi buradayım diyor şimdi biz burda çizdiğimiz çerçeve biz milli cephe oluşturmaya çalışıyoruz neden milli cephe oluşturmaya çalışıyoruz çünkü milli devlet bir saldırı altındadır neden milli devleti korumaya çalışıyoruz çünkü milli devlet olmadan milli ekonomi ve milli refah oimâT o "amaçla milli devleti koruyoruz şimdi milli devlete saldıranlar önce neye saldırj^orlar'diyoria>>k4. Kemalizm bitti direk olarak

milli devlete saldırmıyorlar Kemalizm üzerinden saldırıyorlar Kemalizm nedir bir milli devlet projesidir milli devleti aslında öncü olarak kimlerin koruması gerekir milli Burjuvazinin koruması gerekir milli burjuvazi nerde Amerika'ya gitmiş", "Nutuğu şimdi birde kaynak yayınları Atatürk'ün bütün eserlerini yayınlıyor herkese söylüyorum yeniden yeniden bunları okusunlar talimatlar oradan bakın ne diyor 'Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim mana şudur Milli sınırlar dahilinde her şeyden evvel kendi kuvvetimize dayanarak varlığımızı muhafaza ederek millet ve memleketin hakiki saadeti ... çalışmaktır' diyor şimdi talimat açık kendi gücümüze dayanacağız memleketin ve milletin saadeti için çalışacağız ama bunu nasıl yapacağız şiddetle ifa edeceğiz bak bu çok önemli eğer bunu şiddetle ifa etmezsek kimse bizi takmaz ben mafyacılık oynayalım demiyorum hakkımızı korumak için diyorum ne diyor sayın Denktaş memleketi devleti yıkmak isteyenlere devlet teslim edilmez ne demektir bu teslim almak isteyenler teslim almak isteyenler önce beni beni yıkıp geçecekler yani burda kavga olacak diyor orda kavgayı göze alacak ki düşman gelsin senin ülkeni teslim alsın kavgayı göze alamaması içinde senin örgütlenmen şiddetle devam edecektir yani örgütlenmen sürekli olacaktır sürekli gündemde tutacaksınız bu işi eğer bunu sürekli yapmazsanız düşman

kuvvetleri çünkü bi büyükelçinin hesabına girdik şimdi diyecekler ki nasıl



girdiniz hesabına bizim sağolsun arkadaşlar böyle bu işleri biliyorlar 2 milyon $ hesabında var 11 aydır maaşına dokunmamış şimdi anlıyormusunuz Amerika'dan gelen 200 milyon $ dağılıp nereye gitti yani Kıbrıs'ta da yapıyorlar aynı şeyi"," Yani yerel yönetimler kanunu bu okuduğum taslak çıkarsa ne yazıyor orda biliyormusunuz yerel yönetimleri yetki verilecek valinin üzerinde yetkisi olacak belediye başkanlarının belediye başkanlarına yetki verildiği zaman geri alınamayacak Allah Allah ee Kürt enstitüsü başkanı Şefik BEYAZ bana diyor ki bu yetkiyle biz bağcılarda eğitim dilini Kürtçe yapacağız diyor yahu diyorum bu Türkler ne kadar iyi bir millettir yahu İngiltere'de bir Katolik İrlandalı Londra'ya gelse bütün Londra polisi alarma geçer bizde adam İstanbul'un göbeğinde diyor ki biz alacağız burayı burayı böyle yapacağız surda Kürtçe eğitim yapacağız bu kadar rahat ama nerden oluyor bu siz görevinizi şiddetle ifa etmediğiniz için adam diyor ki bu Türkler saf vuruyorum bir yüzüne çeviriyor öteki yüzünü İsa Peygamber gibi","Adam Amerikan büyük elçiliğine gidiyor sene 95 Nisan PKK'nın en yoğun silahlı çatışmanın en yoğun olduğu dönem yanında Cengiz ÇANDAR İnsan Hakları Derneği Başkanı yanında Cengiz ÇANDAR, Doğu ERGİL,Akm BİRDAL Akın Birdal başında zaten Murat BELGE bisürü çıkarken bunlara Aydınlık muhabiri geliyor diyorki mikrofonu uzatıyor ne yapıyorsunuz burda diyor Akın BİRDAL göğsünü gere gere büyük elçiye ricada bulunmaya gittim ne ricası diyor Türkiye'ye silah ambargosu uygulasm diyor Kürtleri kesiyor Türkiye şu memleketi görüyormusunuz şu memlekete bakın bu adamlar rahat geziyor kimse bunlara bişey diyebiliyor mu ama ilginçtir M.Ali BİRAND'ı Harp Akademileri içinden CNN Türk yayını yaparken gördüm ve ilk işim Genelkurmay Stratejik araştırmalar merkezinden istifa ettim ben ederim ben talimatları M.Kemal'den alınm.M.Ali BİRAND belki G.Kurmay bilmiyor ama bizim iyi arkadaşlarımız var M.A.BİRAND Amerikalılara oturmuş ne diyor biliyormusunuz bu Türklerden bir bok olmaz faaliyetlere devam bunlardan bi bok olmaz ağzım bozuldu kusura bakmayın şimdi bu adamlar nasıl böyle rahat dolaşabiliyorlar Acaba içimizde kim var casus,casus dedim diye başıma bi sürü bela geldi şimdi bunlar böyle rahat dolaştıkları müddetçe bu hareketler başarıya ulaşmaz","Fakat Biz M.Kemalin talimatına uyarsak yaptıklarımızı şiddetle ifa edersek yani uygulama önünde engel tanımazsak öyle diyor M.Kemal ne demektir bu milli politikaları uygularken önünüzde engel tanımayacaksınız biz eğer o duruma gelirsek karşıdakiler bize bu kadar çullanamazlar Türkleride ikinci sınıf insan olmaktan kurtarırız Hükümet Türk düşmanlarından çoğunlukta oluşmaya başladı hiç bunlar önemli şeyler değildir bunlar bizi yıldırmaz biz sesimizi çıkarırsak bana^-dfy^ri^r^ki tehditkar konuşuyorsun ben tehditkar konuşmuyorum bunları M.Kemalm^ taRmatmı^ÖAİüyorum bakın geçen 11

askerimizle ilgili olay olduğu zaman M.Kemalin talimatım okudum bana sordular ne yapalım diye dedim vallahi ben bi bakayım M.Kemal ne diyor diye aradım bakın bulduk 15.Kolordu Kumandanlığına 22 ocak 1920 İngilizler dersadete tecavüzü artırarak nazır veya mebuslardan bazı zevatı ve bilhassa Rauf beyi tutuklarsa karşılık olarak Anadolu'da bulunan İngiliz subayları tutuklanacaktır M.Kemal bunu söylediği zaman unu elemiş pişmiş elhamdülillah

öyle söylüyor bunu öyle sıradan biri olarak söylemiyor şimdi bunu söylediğimiz zaman

Abdullah GÜL çıktı dedi ki halkı kışkırtıyorlar ben zaten kışkırtıyorum söylüyorum ben gizlemiyorum ben gizlemiyorum M.Kemal diyor ki gereğini yapın gereği burda talimat açık Albay Larvislon diyor Erzurum bölgesinde dolaşıyor diyor aman kaçırmayın onu diyor İngiliz Albayı kaçırmayın onu diyor şimdi bakın M.Kemal öyle bir insan ki İstanbul'da kendisine karşı her türlü faaliyete karşı işte bu hareket kendisinden olan olmayan bütün Türkiye'nin namusunu üstlenecek o zaman başarıya ulaşırız Benim özellikle gençlere sözüm dayanışma içinde olun bu hareket çok önemli bir harekettir bu hareket karşı size çok aklınızı çelecek insanlar olur olacaktır İstanbul'daki yürüyüş için neler dediler ne kadar çok eleştirilerse o kadar çok iyidir demek ki o kadar korktular demek ki M.Kemalin dediği görevi talimatı yerine iyi getiriyoruz ifa ediyoruz şiddetle demek doğru yoldayız onun için çekinecek bi şey yoktur gerekirse silah almak için başvuruda bulunun bunu açık söylüyorum bunu açık söylüyorum iş o kadar ciddidir ki Diyarbakır da her an Avrupa Birliğinin talimatı ile Belediye Başkanı yeni bir referandum yapacağım diye açıklama yapabilir bunlar olmayacak şeyler değildir biz başından beri söylüyorduk","Şimdi biz bunları niye söylüyoruz bazen moral bozucu oluyor ama bunları söylüyoruz ki Türkler zor koşullar zor koşullarda öne çıkarlar bakın Kurtuluş savaşı dönemine zor koşullara hazırlıklı olalım diyorum inşallah o gün o zor koşullar tekrar gelmez ama biz hazırlıklı olursak karşıda ki düşman bunlar şiddetle görevlerini ifa etmeye hazırdır diyebiîirse onlar geri adım atar zaaf zaafiyet gösterirsek üzerimize çullanırlar zafiyet göstermeydim" şeklindeki konuşmasında insanlann silahlanmalan gerektiğini vurgulayarak muhtemel bir iç savaş veya isyan için hazırlık yapılmasını telkin ettiği anlaşılmıştır.

Şüpheli Emin GÜRSES, her ne kadar örgüt üyesi olmadığını beyan etmiş ise de; Ergenekon terör örgütü mensuplanndan şüpheli Sevgi ERENEROL 'un tertip etmiş olduğu kilisedeki gizli toplantılara katıldığını beyan ettiği ve bu toplantılara katıldığının iletişim tespit tutanaklannda da sabit olduğu,

Bilgisayannda çıkan 3N-1K başlıklı söyleşide Hrant Dink in de Milli Kuvvetlerden olduğunu söylediği, Sabancı cinayetiyle alakalı olarak da Tuncay GÜNEY ve Doğu PERİNÇEK ten elde edilen sahte mit raporu doğrultusunda beyanlarda bulunmak suretiyle olaylann dezenformasyona uyğratılıp kamu oyunun yanlış yönlendirilmesini sağladığı, Milli kuvvetler tabiri Doğu PERİNÇEK'in yayınlanmamış örgütsel dokümanında Milli güç birliği, halk ve ordu işbirliği neticesinde oluşturulacak halk ihtilali olarak tanımlandığı, Buradan da hrant dinkle aralarında hukuksal husumet (davalar) bulunan şüpheli Veli KÜÇÜK'ün üzerine yönelecek şüphelerin bertaraf edilmesini amaçladığı, olayla alakalı olarak yaptığı yorumda Ermenistan Sınır kapısının açılması gerektiğini söylemesi de tezat oluşturduğu,

Şüpheli Emin GÜRSES'in, şüpheli Sevgi ERENEROL ile 10.01.2008 tarihinde yapmış olduğu görüşmede "Muzaffer Yüzbaşı çıkacak" dediği görüşmenin devamında "Yani Ankarada ben dedimki yani buna Şemdinli meselesini çözdünüz buna sıra ne zaman gelecek" "Dediki sıra dedilerki sıra ona geldi şimdi dediler" dediği anlaşılmaktadar.

Şüphelinin yapılan aramalannda elde edilen 20.02.2008 tarihli e-mail çıktısı incelendiğinde; Sedat PEKER, Veli KÜÇÜK ve Şey^gi, ERENEROL isimlerine rastlandığı şüphelinin mail çıktısı ile ilgili olarak ifadesinde; Kardeşi Mustafa'nın vefat etmesi



sonrasında cenaze törenine katılan şahısların isim listesinin Zümrüt Rize Gazetesi tarafından kendisine atılan mail olduğunu Veli KÜÇÜK ve Sevgi ERENEROL'un cenaze törenine katıldıklarını beyan etmiştir.



23.01.2008 günü saat 17.49 sıralarında E. D. adına kayıtlı telefondan X Şahısla yapmış olduğu telefon görüşmesinde; bir süre konuştuktan sonar ...Şimdi ben komutanlara Harp akademisinde söyledim. Ben olsam başörtüsü maşörtüsü serbest, ister götünüzü açın ister anımızı açın başınızı ne ederseniz edin serbest. ONDAN SONRA DERİM Kİ EKİPLERE, KARDEŞİM KA VGA Yİ BAŞLATIN. MİLLET BİRBİRLERİNİ YESİNLER BİR BUNU YAPARIM. Bak tam zamanıdır. Bırakacaksın birbirini yesin millet" Şekilde beyanlarda bulunduğu hatırlatılarak Bu konuşmayı Harp Akademilerinde ne zaman ve neden yaptığı sorulduğunda; Yaşanan olaylarla ilgili Harp Akademilerinde bazı şahısların kendisine bu tür sorular sormuş olabileceğini, kendisinin de bununla ilgili bu şekilde bir cevap verdiğini, burada "komutan" diye bahsettiği kişilerin ders verdiği resmi veya sivil kişiler olduğunu beyan etmiştir.

ADD BAŞKANI ŞENER ERUYGUR PAŞAYA HABER GÖNDERİN." "EMNİYET TEŞKİLATINDA ONLA İLGİLİ DOSYA HAZIRLANIYOR." "BUNU TELEFONDA SÖYLÜYORUM DUYSUNLAR DİYE." PERİNÇEK gibi Örgütlenmesi güçlü tavrı da sert." "Onların üzerine gelemiyorlar. PERİNÇEK dün meydan okudu. Dedi ki burda İstihbaratçılar var dedi. Onlardan rica ediyorum, bizden birini tutuklasınlar da göreyim dedi. Onlara zindan ederim İstanbul'u diyor, bak böyle konuşuyor." 18.02.2008 günü saat 00.23 sıralarında Hande EROL'un telefonuna göndermiş olduğu mesajlar yüzüne karşı okundukta sonra; "Ya sen ne yapiyorsun yasaklıyorum tw programlarina cikmana. Millet cik konuş istiyo, gmvenligini benden başka dusunen yok. SOYLEDİKLERİNİN YÜZDE SEKSENİ GİZLİ BİLGİ. GENEL BİLGİ VER LÜTFEN." dediği hatırlatılarak, Hande'nin neden bu şekilde beyanlarda bulunduğu sorulduğunda; Handenin kendisinin öğrencisi olduğunu ve kendisini sevdiğini, Beyanlarının ileride kendisi için sıkıntı olmaması açısından kendisini uyarmak istediğini,

Vedat YEREN ER 'in 18.02.2008 günü saat 12.21 sıralarında Erman DUR adına kayıtlı telefondan Mustafa...? isimli şahısla yapmış olduğu görüşme yüzüne karşı okunduktan sonra;

Bir süre düzenlenen operasyonlar hakkında görüştükten sonra, Mustafa'nın "YALNIZ YENİ BİR OLUŞUMDA BUNLAR. Bunu yapanlar hakikaten ağır ödemeli yani ve öder de. Yani çok acı ve BUNDAN SONRA DA BELKİ DE DÜNYANIN EN DERİN DEVLETİ TÜRKİYE'DE OLABİLİR HA. " dediği, kendisinin "YANİ OLURSA TEK BİR DERİN DEVLET OLACAK HERHALDE YANİ BU KADAR." dediği hatırlatılarak, bu şekilde beyanlarda bulunmalarındaki amaçlarının ne olduğu sorulduğunda;

Kendisinin Türkiye'de derin bir devlet olduğunu bildiğini. Ancak bu derin devletin milletin derin devleti olmadığını bildiğini, Burada yeniden bir oluşumla derin devletin kurulmasını milletin derin devleti olması konusunda istemekte olduğunu, Başkaca bir niyetinin olmadığını beyan etmiştir.

Şüpheli Emin GÜRSES, şüpheliler Ergün POYRAZ, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Habip Ümit SAYIN, Vedat YENERER, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Mehmet Fikri KARADAĞ ve Doğu PERİNÇEK ile örgütsel irtibatlarının bulunduğu, beyanlarına göre Sevgi ERENEROL'un kilisede yaptığı gizli toplantılara 5 yıldır katıldığı, kendi telefen görüşmelerine göre şemdinliyi hallettik tam Muzaffer TEKİN hallediyorduk ki operasyon oldu diyerek örgüt üyelerinin davalarmı takip edip hukuk dışı yollara başvurup tahliye ettirdiğini-iddia ettiği,

Veli KÜÇÜK'ün illegal işlerle uğraşan kişilerle irtibatını bildiği ve armatör olan yeğenlerinin işlerini takip edip para isteyen Arnavut Sami (Kod) Sami HOŞTAN ve adamlarını Veli KÜÇÜK'e şikayet edip rahat bırakılmasını istediği veli KÜÇÜK'ün olaya müdahele etmesiyle de olayın sona erdiğini beyan etmesi, örgütün birçok toplantı ve protesto eylemine katıldığı dosyada mevcut fotoğraflardan anlaşıldığı,

Telefon görüşmeleri bulunan H. E. kendisini uyararak örgüt adı vermeden konuşmasını tavsiye ettiği görülmüştür.

Sevgi ERENEROL ile 10.01.2008 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde :

Şüpheli'nin "Muzaffer Muzaffer Yüzbaşı çıkacak" "Sonra dedilerki sıra oraya geldi"..."Yani Ankarada ben dedimki yani buna Şemdinli meselesini çözdünüz buna sıra ne zaman gelecek" " dedilerki sıra ona geldi şimdi dediler"



22.01.2008 tarihinde E. M. ile yaptığı telefon görüşmesinde Bir süre Veli KÜÇÜK ve diğer şahısların yakalanması ile ilgili görüştükten sonra "...Ben Veli Küçüğe pek rastlamadım. Ben kilisede Veli KÜÇÜK'e hemen hemen hiç rastlamadım." "Burda rastladığım insanlar daha ziyade bu şuanda cezaevinde Muzaffer yüzbaşıyla beraber var ya bir çocuk." Dediği, Erol'un "Anladım Ergün POYRAZ." Dediği, Emin'in "Ergün Poyraz'a rastladım. Ergün Poyraz da zaten J.G.K.'lığından aldığı bilgilerle o kitapları yazıyordu eski komutan.

"Veli paşa şimdiye kadar ne yaptıysa devletin isteğiyle yapmış... Bana söyledi yani ben kendi başıma ne bokum dedi. Yapacağım ama tabi Muzaffer yüzbaşıyı alan adamlar Veli paşayı yüz defa almaları lazımdı." Dediği ve Veli KÜÇÜK'ün alınması

konusunda görüştükleri, bir süre soma "Tamam da sana bilgi vereyim. Asker araya ....



olaylar .... iki tane astsubayı aldık ya." "Onları çıkardık.

Şimdi sıra Muzaffer tamam. Muzaffer'i çıkarma kararı almıştık. ONUN ÜZERİNE BASKI YAPIYORDUK BU İŞLER PATLADI." "YANİ MUZAFFERİ İÇERİDEN ÇIKARACAKTIK, BU İŞLER PATLADI." "Ama Güler'i bir yere koymaya uğraşıyorum bulamıyorum." "ANCAK VELİ PAŞANIN SEDAT PEKER'E ZAMANINDA YOL VERMESİ." "...SEDAT PEKER'LE İLİŞKİSİ OLABİLİR BÖYLELİKLE." Dediği,

23.01.2008 tarihinde Er.. D., ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;

Bir süre yakalanan şahıslar hakkında yorumlar yaptıktan soma Emin'in "Karıştırmak istiyorlar. Beni aradılar bugün. Hoca seni almadılar mı içeriye. Alanında amma koyayım almayanında amma koyayım. AMA DEDİM BENİ ALIRLARSA İÇERİYE BİLİYORLAR Kİ AMERİKAN VE İSRAİL BÜYÜK ELÇİLERİNİ HAVAYA UÇURMAK İÇİN BİZİMKİLER HER ŞEYİ YAPACAK. Ben de dedim telefonlarım dinlensin dedim. Bunu da kayıt etsinler dedim. Gazetecilere söyledim. ...Adam Veli Paşanın elini öptü diye hapse alıyorlar onu dedim. Ben Veli Paşayı her gördüğümde elini öpüyorum benim resmimi çekin." "Ya kimin elini kimin s..kini öpeceğime siz mi karar vereceksiniz dedim ya." Dedikten bir süre sonra, "...Muzaffer yüzbaşıyı içerden çıkarmak için biz bir girişimde bulunduk. Çıkaracaktık. Muzaffer yüzbaşıyı içerden tam çıkarma girişiminin içine girdik bu operasyon patladı."dediği,



29.01.2008 tarihinde Me.. KÜ.. ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle;

"...savcıyada söyledim ben."



"Katili bunlardır diyosunuz. Bunlar HRANT nerde HRANT'ı Diasparo öldürdü. Ermeni Diasparosu. HRANT'm bunlarla ne ilişkisi var. Bunlar konuşur Sevgi bigün beni aradı dedi Kİ YA İYİ OLMADIM! HRANT'IN ÖLDÜRÜLMESİ böyle şeyler konuşurlar." "Bunlar yani böyle konuşulur mu? Dedim ki Sevgi ne diyorsun HRANT'ı Diaspora öldürttü." Dediği,

....Şuanda bir Orgeneralin hakkında dosya hazırlıyolar. Böyle şeyler yanlıştır. Orgeneral olmuş bi adamın hakkında dosya hazırlarsa, Emniyet bunun altından sonra başka şeyler çıkar şimdi... BANA DERSİN Kİ ŞU ORGENERALLE Bİ KONUŞALIM NEDİR DİYE.... O ZAMAN AYIP BİŞEY." Dediği,

ŞUANDA GLADYO'NUN ÖRGÜTLENDİĞİ YER POLİS

TEŞKİLATIDIR..." dediği,

...Emin'in "...Dilipak beni arıyor BANA DİYOR Kİ BEN DİYO SİZE



ÇALIŞIYORUM DİYO. Devlet baktı bana, koruma Polisi vermişti. BEN BÜTÜN ALDIĞIM BİLGİLERİ SİZE AKTARIYORUM. SİZ DEDİM? KİMDİR İŞTE TEŞKİLATLARA SİZİN İSTİHBARAT TEŞKİLATLARINA. Ben dedim s..kerim teşkilat meşkilat dedim. ..."

Şeklindeki görüşmelerden örgütün mafyayla bağlantılarını bilip örgüt üyeleri için çeşitli ortamlarda kulis faaliyetleri yaptığı, şüpheli Muzaffer TEKİN'i çıkartmak için baskı yaptıklarını tam çıkaracakken bu olayların patlayıp şüpheli Veli KÜÇÜK'ün yakalandığını belirttiği,

Kendisinin de içeriye alınması halinde BİZİMKİLER dediği örgüt elemanlarının Amerikan ve İsrail Büyükelçiliklerini bombalayacaklarını söyleyerek de örgütteki önemli konumuna vurgu yaparak örgüt üyesi olduğunu açıkça ifade ettiği anlaşılmıştır.

ERGENEKON Terör örgütü kapsamında göz altına alınan Sevgi ERENOL, Oktay YILDIRIM, Veli KÜÇÜK, Muzaffer TEKİN, Zekeriya ÖZTÜRK, Ümit SAYIN, Kemal KERİNÇSİZ ve Mehmet Fikri KARADAĞ gibi örgütün çekirdek kadrosu ile irtibatlı olduğu,

Katılmış olduğu televizyon programlarında ERGENEKON operasyonunu eleştirdiği, Muzaffer TEKİN'in suçsuz olduğu savunarak cezaevinden çıkarmak için girişimlerde bulunacağını söylediği, Çöregani isimli Azerbaycan asıllı bir İran'lı şahsın Veli KÜÇÜK'le irtibatlığı olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün Azerbaycan meselesiyle yakından ilgilendiğinden haberdar olması, Çöregani isimli şahsın Veli KÜÇÜK'le irtibat kurduğundan bilgisinin oldiğunu söylediği,

Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan ARSLAN'm kendisinin Avukatlığını yapan Mehmet TAŞDELEN'in adamı olduğunu söylemesi, ve Avukat Mehmet TAŞDELEN'in Danıştay saldırısı dosyasının Avukatlığını yaptığı, Televizyon programlarında başörtüsü meselesi ile ilgili TEŞKİLAT'm isteği doğrultusunda İran'dan bahsetmesi, Veli KÜÇÜK ve Sevgi ERENOL'ün kardeşinin cenazesine katılması,

BİZİMKİLER lafından ERGENEKON Terör örgütünün kast edildiği anlaşılmaktadır.

Şüpheliler Veli KÜÇÜK' ten Ergün POYRAZ' a kadar örgütün iç işleyişindeki her olayı bildiği, Ergün POYRAZ'ın yazdığı kitaplardaki bilgileri Şener ERUYGUR'dan aldığını ifadesinde ve telefon görüşmelerinde belirttiği, örgütün yurt içi ve yurtdışı faaliyetlerini çok iyi bildiği, kendisinin de örgüt üyesi olması nedeniyle alınacağını tahmin edip telefonda küfür edip tehdit ettiği ve bu şekilde pervasızca devlet görevlilerine meydan okuduğu, örgütün strateji ve propaganda departmanmda görevli olduğu, bazı olaylarla alakalı olarak da yanlış bilgiler yaymak suretiyle örgütün



eylemlerinin başkaları tarafından yapıldığı şeklinde propaganda ve dezenformasyon yaparak kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalıştığı tüm bu görüşmeler ve ifadeler göz önüne alındığında, Şüpheli Emin GÜRSES'in ERGENEKON terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu anlaşıldığından; örgütsel faliyetlerinde yaptığı konuşmalarda hükümetin düşman eline geçtiğini bu sebeble halka silahlanma çağrısı yaparak Halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana tahrik etmek suçunu da işlediği anlaşılmaktadır.

Şüpheli Emin GÜRSES'in Ergenekon terör örgütü üyesi olmak eylemine uyan, TCK'nun 314/2, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.

43-ŞÜPHELİ KEMAL YALÇIN ALEMDAROĞLU

a)-Enıniyet ifadesinde;

Şüpheli Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU Emniyette alman ifadesinde susma hakkını kullanmıştır.



b)-Savcmk ifadesinde;

Şüpheliye Ergenekon terör örgütü üyesi olmak ve hükümete karşı silahlı isyana tahrik suçlaması ile alakalı olarak dosyada mevcut iletişim tutanakları ve evinde çıkan belgeler sorulduğunda,

Kendisinin Emniyet Müdürlüğü' nde de susma hakkını kullandığını, dosya hakkında bilgisinin olmadığını, herhangi bir suç işlemediklerini, örgüt üyesi olmadıklarını, susma hakkını kullandığını, dava dosyası hakkında bilgi sahibi oldukları zaman bu konuda ayrıntılı beyanlarda bulunacağını,

Şüpheli müdafiinden sorulduğunda, dosyayı inceleyemediği için dosyadaki mevcut belgeleri kısa anlatımla anlamadıklarını, müvekkilinin herhangi bir suç örgütüne üye olmadığını, herhangi bir suç işlemediğini, kendisinin Türk Anayasasına, Anayasal kurallara bağlı olduğunu, serbest bırakılmasını talep ettiğini beyan etmişlerdir.



c)-Aramalarda elde edilen deliller;

Şüphelinin Beşiktaş ilçesi Portakal yokuşu caddesi Naciye Sultan sitesi D Blok Daire:2 sayılı ikametinde elde edilen;

DİJİTAL MALZEMELER

(1) adet HP marka C7C4371810 seri nolu bilgisayar kasası,

(1) adet "Yök cevaplarına cevabımız" başlıklı CD,

(1) adet üzerinde trilyon konusu yazılı CD,

(1) adet üzerinde resimler yazılı 3 nollu CD,

(1) adet üzerinde belgeler 2 yazılı 4 ile numaralandırılmış CD,

(1) adet Belgeler 1 ibareli 5 numaralı CD,

(1) adet 12 Mart 2007 trabzon konferansı yazılı 6 nolu CD,

(1) adet Kayseri Köylü 25.06.2004 yüz yüze programı Doç. Dr.Ümit Sayın yazılı 7

nolu CD,

(1) adet Kırmızı renkli üzerinde ibare bulunmayan 8 nolu CD, (1) adet üzerinde art haber yazılı 9 nolu CD,

(1) adet üzerinde gizli örgütler Avrasya Tv Ümit Sayın yazılı 10 nolu CD, (1) adet 11 Eylül Avrasya Tv haber Türk-Ümit SAYIN yazılı 11 Nolu CD, (5) adet üzerinde ibare bulunmayan beyaz renkli DVD.

(1) adet üzerinde destekleyenler ve desteklemeyenler yazılı 1 numara ile numaralandırılan disket,



DOKÜMANLAR;
1. 1 sayfa el yazısı "1-Öneri ibaresi ile başlayıp, Sezer" ibaresi ile biten doküman,
1 sayfadan ibaret el yazması dokümanın içeriğinde; 1-öneri, 2-CHP-DSP'ye öneri

getirelim, Serap DİNÇ İP'ye girdim, tartışma, Şule PERİNÇEK İP'ye davet, Nihat ÇETİNKAYA, İ.Ü-tarihçi-Ülkücü Genç Tek Parti Şek Meclise Girmeli ! şu an karşı, Ahmet ERCAN AB ve ABD'ye Hayır, Ümit ZİLELİ İP olarak bölmeyelim, Bahri SİPAHİ DSP milletvekili, Şadi YENEN Tek Başına Olalım, K. A özverili olalım, Hüseyin MACİT Yusuf tek başına görüşlerimizi şu an sunalım, Hamdi ÖZ emekliler Derneği Bşk., Orhan ARIOGUL tek başımıza, Demirtaş CEYHUN dik duralım İP'ye katılıyorum, Dr. Nefı DEMİRCİ TÜRKMEN, Özden GÖNÜL Eczacı çalışalım ve zorlayalım, Mehmet Ali Doktora, KIZILOK DSP'li Rahşan ECEVİT karşıtı, İbrahim BENLİ İP'ye katılıyor. Emin GÜRSES gerçekçi ve parlamento dışı birleşme, Nurten ATAÇ Türk Kadınlar Birliği Başkanı, Nazan MOROĞLU meclise girilmeli, TANTAN, OKUYAN, ÖZTÜRK, UZAM, SOYSAL, SEZER yazılarının bulunduğu,



  1. 15 sayfadan ibaret bilgisayar çıktısı "Yurtsever hareket başlıklı info@yurtseverhareket.org" ile biten doküman;

  2. 1 sayfadan ibaret bilgisayar çıktısı ULUSAL BİRLİK HAREKETİ ÇERÇEVE TÜZÜK TASLAĞI başlıklı dokümanın içeriğinde;

Madde 1 .Amaç, Bu çerçeve tüzüğün amacı. Ulusal Birlik Hareketinin programı temelinde yürütülen mücadele sürecinde oluşturulup kabul edilecek tüzüğünün ilkesel ve örgütsel çerçevesini belirlemektir.

Madde 2. Ulusal Birlik Merkezi Konseyi, görevlerinin açıklandığı, Madde 3.Ulusal Birlik Merkezi Yürütme Kurulu, nasıl görev yapılacağının açıklandığı,

Madde 4. Ulusal Birlik Bölge Yürütme Kurulu/Temsilciliği başlığı altında görevli olduğu bölgede hareketi temsil eden bölgesinde örgütlenmesi sağlayacak temsilcilikler açılması ile ilgili olduğu,

4. 2 sayfadan ibaret bilgisayar çıktısı, "ulusal birlik konseyi" ibaresi ile başlayan


el yazısı ile "20 Mart 2004 DTCF" Ankara ibaresi ile biten doküman içeriğinde;

  1. Sayfasında, Ulusal Birlik Konseyi isim listesi olduğu, bu isim listesinde 34 kişilik isim listesi ve bu isimlerin karşısında unvan ve sıfatların bulunduğu, listenin 8. Sırasında bulunan Prof. Dr. Kemal ALEMDAROĞLU, 11. Sırasında, Ferid İLSEVER Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni, 29. sırada, Nusret SENEM Hukukçu, şeklinde soruşturma kapsamında gözaltına alınan şahısların isimlerinin olduğu,

  2. Sayfasında, Av Ertuğrul KAZANCI'nın ADD Genel Başkam Ulusal Birlik Hareketi adına imzası ile Ulusal Birlik Kurultayı Sonuç Bildirgesinin olduğu, Bildirgede; 10 madde halinde açıklama yapılarak 10. Maddesinde "Bildirgedeki amaç ve hedefleri benimseyen tüm kişi ve kuruluşları bir ana önce Ulusal Birlik Hareketine Çağırıyoruz" şeklinde yazı olduğu, 20 Mart 2004 tarihinin bulunduğu, Bildirgenin arka sayfasında, yine aynı tarihli "Ulusal Birliğe Çağrı" başlığında, Her türlü fikir, ideoloji, siyasi ve sosyal farklılıkları bir kenara bırakarak, Anayasal düzen içinde, tek devlet, tek vatan, tek millet, tek bayrak ve tek dilde birleşenler "önce Türkiye" diyenler Ulusal Güç Birliği, Kuvayi Milliye çatısı altında toplanarak ifadeleri ile başlayan 5 madde halinde alınan kararların yazıldığı, 5.maddesinde, milletin içinde bulunduğu durum ve şartlara göre harekete geçmek ve haklarım yüksek sesle dünyaya'duyurmak için, her türlü tesir ve kontrolden uzak,

proje üreten, uygulayan, ulusal güçler arasında eş güdüm sağlayan, Ulusal Birlik Kuvayı Milliye hareketi içinde direnerek mücadele etmenin kararlaştırıldığının belirtildiği,




Yüklə 3,97 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   15   16   17   18   19   20   21   22   ...   52




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə