Hakan ertaş; Genel Koordinatör olduğunu, iş adamı olduğunu ve hayatının dyp de geçtiğini



Yüklə 3,97 Mb.
səhifə36/52
tarix23.01.2018
ölçüsü3,97 Mb.
1   ...   32   33   34   35   36   37   38   39   ...   52

Toros Yayıncılık isimli işyerine

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2008 tarih, 2008/455 teknik takip no sayılı inceleme karanna istinaden İşçi Partisi İl Örgütünün bulunduğu Beyoğlu İstiklal Caddesi Deva Çıkmazı No:7 sayılı binanın girişe göre sağında bulunan İşçi Partisi, Ulusal Kanal, Aydınlık Dergisi ile ilişkisi olmadığı, ancak Toros Yayıncılık isimli işyerine ait olduğu iddia edilen 1. katta sağa dönüşte çay ocağının bitişiğinde bulunan odalarda elde edilen dokümanlann yapılan incelemesinde;

-(7) Sayfa tarafımızdan l'den 7'e kadar numaralandınlan "Turan OFLU..." ile başlayıp "...Doçent Doktor Ümit SAYIN" ile biten doküman; İlk sayfasında değişik meslek gruplannda kişilerin isim ve iletişim bilgilerinin yer alydığı, daha sonrasında Türkiye'deki gelir dağılımının dengesizliği, yeraltı kaynaklannm atıl kullanımı gibi konularda notlann yer aldığı, son sayfasında ise Ümit Sayın tarafından Bilim ve Ütopya grubuna atılan ve içeriğinde Ümit Saym'ın 11 Eylül ile ilgili yapmış olduğu bir programın Ulusal Kanal'da yayınlanmamasından kaynaklı Adnan Akfırat'a hitaben serzenişinin ve bu görüşlerini Türk Silahlı Kuvvetleri'nin %90'ımn da onayladığını belirttiği (7) sayfadan müteşekkil el yazısı ve bilgisayar çıktısı dokümanlar olduğu tespit edilmiştir.
İŞÇİ PARTİSİ ÖNCÜ GENÇLİK ODASI

DVD İNCELEME

Beyoğlu İlçesi Aşmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul adresinde faaliyette bulunana İşçi Partisi Öncü gençlik odasında yapılan aramada elde edilen; dvd yapılan incelemesinde;

05 nolu CD'nin yapılan incelemesinde; Gençlik Cephesi Kuvayi Milliye Gençliğin Sesi isimli dergi kapak resmi, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU isimli şahıs hakkında çıkmış gazete haberleri ve fotoğraflan, Erdoğan TEZİÇ, Aysel ÇELİKEL, Türkan SAYLAN, çeşitli eylem ve kişilere ait çok sayıda fotoğraf olduğu ve yazı fontlannm bulunduğu program dosyalannm olduğu,

(-19-20-) nolu CDTerin içerisinde yapılan incelemesinde; aynı oldukları ve içeriğinde; yazı fontlan çeşitli fotoğraflar, "Yazılar" isimli dosya içerisinde "Atilla İlhan ile günümü#DC7.doc" isimli word dosyası içinde Üst başlık:

Büyük düşünür yazar Attila İlhan'ın anısına

İki başlık atılacak:

"Dip dalgası geliyor"

"Bütün mesele yüreğini sağlam tutmak, ülkene inanmak, insanına inanmaktır" Alt başlık formatmda ortalanarak ve italik:

Büyük düşünür ve yazar Atilla İlhan Türk gençliğinin Kuvayi milleyi çatısı altında birleşmesinin hep destekçisi oldu. Empery,a}iz4tîi'h işbirlikçilerinin adım koyduğu "Kızıl Elma"da her zaman arkamızdaydı ve bize ce|tfet verdi.*Btığu|i onun bize söylediklerini

yayımlamaya yeniden ihtiyaç duyduk. Erdem Ergen ve Evrim Bayındır'ın 8 Şubat 2004 tarihinde Attila İlhan'la yaptıklan söyleşiyi Attila İlhan anısına yeniden yayımlıyoruz.

Gençlik Cephesi:Bildiğiniz gibi 30 Ağustos 2003 tarihinde Türkiye'de bir ilk gerçekleşti. Sosyalistler, Kemalistler, ülkücüler aynı mitingde buluştu. 'Ya İstiklal Ya Ölüm' başlığı ile düzenlenen bu mitingi siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Attila İlhan: Bu zaten uzunca bir süreden beri benim söylemeye çalıştığım, savunduğum bir fikirdir. Bu fikrin oluşması istikametinde ciddi bir adımdır. Çünkü yaklaşık 5-6 seneden beri ısrarla şunu söylemeye çalışıyorum: Türkiye Kurtuluş Savaşı döneminden farklı bir durumda değildir. Batı hem Avrupa kanadı, hem Amerika kanadı iki taraftan birden Türkiye'yi küçültmeye, dağıtmaya karar vermiş durumdadır ve bu yalnız Türkiye'ye de mahsus bir şey değildir. Önce Sovyetler Birliği arkasından Yugoslavya dağıtılmıştır. Şimdi Irak dağıtılmaktadır. Sırasıyla iri ve büyük gördükleri her ülkeyi dağıtma prensibi içindeler. Bunun için de demokrasiyi kullanıyorlar. Demokrasi niçin kullanılıyor? 'Herkese hak vermek lazım', 'etnisite haklannı tanımak lazım', 'mezhep haklanm tanımak lazım' bu tabii müthiş bir bölücülük imkanı sağlıyor onlara. Bu suretle uyutabildiklerini bu işte kullanıyorlar ve ülkeyi bölmeye çalışıyorlar. Peki bu aynen 1919'daki durum değil mi? Aynen öyle. Çünkü o zaman da siz Rumsunuz, siz Lazsımz, siz bilmem nesiniz diyerek milleti ayaklandmyorlardı. Peki buna mukabil o zaman Türkler ne yaptılar? Türkler o zaman çok akıllıca hareket ettiler. Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'nin terkibine bakın, şaşılacak bir terkiptir ve her türden insan vardır. Yani Ankara'da Mustafa Kemal Paşa burada duruyordu yanı başında kim vardı: Ziya Gökalp vardı. Öbür tarafta kim vardı: Akçura vardı. Arkasında kim vardı: Mehmet Akif vardı. Yanma kim geliyordu: Mustafa Suphi geliyordu. Şimdi terkib bu, o zaman da terkib buydu. Şimdi de böyle olması lazımdır diye ben uzun süredir söylüyordum zaten. Bu şekilde bir olayın eski tabirle kuvveden fiile geçmesi sevindirici bir olaydır. Endişem gençler arasındaki fanatik çocuklann tepki göstermeleri ihtimaliydi. Önce yoktu şimdi var. Görüyorum internette bir takım laflar oluyor. Birileri diğerlerine çatıyor siz nereye gidiyorsunuz diye. Bir de yeteri kadar yakınlık göstermeyen takım Müslümanlar oldu, onlardan henüz tam bir şey yok. Onlarla konuşuyorum ben, bana röportaja geliyorlarEksik olan onlar. Onlann da gelmesi lazım. Aksi halde Mehmet Akif i utandıracaklar.

Gençlik Cephesi: Gençlik vatan savunması etrafında birleşirken karşı taraftan da sesler yükselmeye başladı. Özellikle FettullahTn gazetesinde ve diğer tescilli gerici gazeteler de bu koroda yerini aldılar. 1920'lerin Mütareke basınını aratmayan bu gazeteler; neo-liberaller ile , 'sol'cu gazetelerle, kolkola girerek bir saldın başlattılar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Attila İlhan: Şimdi bu çok doğal. Çünkü, bunlar bunun tanımını da önceden koymuşlardı. Klasik anlamda Kemalistlik, klasik anlamda devrimcilik ve solculuk gibi bir takım kavramlann artık tamamen demode olduğunu ve kullanım dışı kaldığını savunuyorlardı. Bu işler artık bitti, başka yerden ekmek arayalım diyerek döndüler. Ve bunlara karşı çıkan ben de dahil beş on kişi neyse kaç kişiysek, bunu söylediğimiz zaman gülüp geçiyorlardı bize. Birkaç yıl içerisinde Türkiye'de ulusal bilinç kendisini yeniden göstermeye başladı. Bir dip dalgası geliyor ve bu dip dalgasının ciddi bir şekilde geldiğini görüyorlar şimdi. Bunu gördükleri için de korkmaya başladılar. Korkak insan ne yapar? İşte bunu yapar. Saldmya geçiyorlar şimdi dağıtabilir miyiz? Korkutabilir miyiz? diye.Böyle yapabilirler, daha önce yapmışlardır buna benzer kötülükleri Türkiye'de. Ama en kötüsünü yapsalar yani 1919-1920 yıllannda İstanbul Hükümeti'nin yaptığıdır. Sonuç ne olur? Sonuç gene aynı olur. Bu öyle bir meseledir ki, burada tarihin gücü rol oynuyor. Devletlerin gücü rol oynamıyor. 1920'de biz ne haldeydik? 10 senedir savaşıyorduk ve perişandık. Bir avuç insan halinde kalmıştık ordu yoktu dağıttılar, hepsi perişan buna rağmen koskoca düvel-i muazzama'ya kafa tuttuk ve neticede de galip geldik. Şimdi o dönemde o şartlar altında bunu

başarmış olan Türkler bunu mu başaramayacak? Bu öyle bir olaydır, bütün mesele burada yüreğini sağlam tutmak, ülkene inanmak, insanına inanmaktır.

Gençlik Cephesi: Bizim tarihimizle çok benzeşiyor galiba.Jön Türklerden bu yana bu tip toplumsal birleşmelerin müjdecisi hep gençlik oluyor...

Attila İlhan: Tabii şimdi her yerde durum böyledir. Ama burada da dikkatli davranmak lazım. 1980 öncesi olduğu gibi 'devrim geliyor', deyip eline silah alır dağa çıkarsan duvara çarparsın. Böyle olmaz.İşçi ve emekçi ile halkla bütünleşmek lazımdır. Ama daha önemli bir durumla karşı karşıyayız bugün. Bugün önemli olan Türkiye'de sosyalizmin nüanslarını tartışmak değildir. Şimdi Türkiye'de yapılacak olan bütün bunlan bir kenara bırakıp, her şeyden evvel Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını korumaktır. Yani onun bağımsızlığını. Gazi ne demiş: İstiklal en önemli şey onun için, hürriyet ikinci önemli şey. Yani sonuç olarak bakacak olursak, tepkiler olacak hatta daha kötü tepkiler, ama bunlar hareketi durduramaz. Maya'nın tutması önemliydi, maya tuttu.

Bir de Kızıl Elma devrimci bir kavramdır ve korkulacak hiçbir tarafı yoktur. Kültürel bir içerik taşır. Akçura'da da bu içeriğiyle kullanılmıştır. Sanılanın aksine ırkçı bir anlam asla taşımamaktadır.
41 nolu CD'nin yapılan incelemesinde; "Kızıl madalyon.tif' isimli tif dosyası içerisinde kızıl elma yapılanmasının simgesi olduğu değerlendirilen resim olduğu görülmüştür.
İŞÇİ PARTİSİ İL YÖNETİM KURULUNDAN CD VE DVD İNCELEME

İlimiz Beyoğlu İlçesi Aşmalı mescit Mahallesi Deva Çıkmazı No: 7 İstanbul İşçi Partisi il yönetim kurulundan elde edilmiş CD ve DVD'lerin yapılan incelemesinde;



(-40-41-) nolu CD içerisinde : 'Doğu Perinçek\Belgelerim\2004 BAŞYAZILAR' 1 Ağustos 2004

MİLLİ CEPHE Yine görülmektedir ki, SSK'lan tasfiye eden. TEKEL'leri özelleştiren ve SEKA'yı kapatan güç ile Kıbns'tan ve Kuzey Irak'tan Türkiye'yi tehdit eden güç, aynı güçtür. Bu nedenledir ki, Emekçi hareketi, "İş, ekmek, vatan" sloganı altında birleşmiştir. TEKEL'leri, SEKA'yı ve SSK'yı savunmak, bugün vatanı savunmaktır. Tanırım yıkımına karşı köylüyü desteklemek, yine vatanı savunmaktır.

Dış cephe ve iç cephe birbirinin devamıdır. Bu nedenle vatanımızın güvenliğini savunmak ile işimizi ve ekmeğimizi güvence altına almak mücadelesi, tek bir cephede birleşmiştir. Prof. Dr. Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU'nun İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nden alınması, Koç Holding'in yeni rektörün atanmasında YÖK ve Çankaya'yı yönlendirme girişimleri, Avrasya ittifakı içinde millî devletimizi yeniden yapılandırmayı cesaretle savunan E. Org. Şener Eruygur ve E. Org. Tuncer Kılmç'a karşı yürütülen psikolojik savaş harekâtları, Türk Silahlı Kuvvetlcri'ni etkisiz hale getirme kampanyaları, İşçi Partisi'ni kuşatma girişimleri; bunların hepsi, aynı cepheleşme içindeki çarpışmalardır. Önümüzdeki günlerde özellikle Türk Ordusu'na, üniversitelere ve İşçi Partisi'ne karşı hazırlanan planlan, kurulmakta olan yeni pusulan, medya teröründen şiddete uzanan yeni tertipleri biliyoruz ve siz de göreceksiniz, çelişmeler daha da keskinleşecektir.

Word belgesi görülmüştür

'Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEKAÇEŞİTLİ İŞLER' isimli klasör içerisinde

Eski Genelkurmay Başkanı ^ * ^

E. Org. İsmail Hakkı Karadayı ile telefon konuşması -

(10 Eylül 2002)



Eski Genelkurmay Başkanı E. Org. İsmail Hakkı Karadayı, 10 Eylül 2002 günü öğlene doğru Doğu Perinçek'i İP Genel Merkezi'nden telefonla aradı. Telefon görüşmesi 10 dakika kadar sürdü. Bu görüşmeyi 15 Eylül günü özetliyorum:

Karadayı, daha önce aradığım belirtti. Sizi dikkatle izliyoruz. Açıklamalarınızı basın özetlerinden okuyoruz. Hassasiyetleriniz yerinde, çok isabetli meseleleri gündeme getiriyorsunuz. Ülkemizi savunan görüşlerinizden memnuniyet duyuyoruz değerlendirmesini yaptı. Gelişmeleri nasıl görüyorsunuz diye sordu.

Perinçek, Türkiye'nin önündeki süreci tahlil etti. Doğu Akdeniz'de krize gidildiğini, Irak'a ABD müdahalesi öncesinde Batı'nın Türkiye'de yeni bir hükümet kurmak istediğini, Türkiye'yi içerden vuracak Tayyip Erdoğan ve Baykal'h hükümet projesini anlattı.

Bunun üzerine Karadayı, "Bu hassasiyetleriniz çok yerinde, kaygılarınız doğru Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komutanlarıyla sürekli görüşüyorum, daha 15 gün kadar önce Genelkurmay Başkanımızla görüştüm, hiç merak etmeyin, gerekli önlemler alındı." dedi.

Perinçek, Yugoslavya eski Genelkurmay Başkanı Pavkoviç'in Rus kaynaklarından aktardığı bilgiyi anlattı. ABD Kuzey Irak'a asker yığarak, kukla Kürt devletini kuracak ve savunma taktiği uygulayacaktı. Bölge ülkelerine "Erkekseniz gelin bozun" diyecekti.

Karadayı, burada da TSK'nin bütün önlemleri aldığı vurgusunu yaptı. Karadayı Türk Ordusu'nun gücünün NATO tarafından da bilindiğini belirtti.

Karadayı, daha sonra, "15 Milli şahsiyet konusundaki önerinizi dikkatle inceledik, bugün tek çözüm, ama nerede buna yanaşacak sorumlular" diye konuştu. Kendisinin Askerlikten ayrılırken siyasete katılmamayı kararlaştırdığını, kendisi dışında bu çözümün ideal olduğunu ama gerçekleşmesinin zor olduğunu belirtti. İdeal fakat gerçekleşmesi zor vurgusunu birkaç kez tekrar etti.

Perinçek, ülkemizin ihtiyacı olduğu zaman, kendimizi görevden esirgeyemeyeceğimizi, Atatürk gibi yapmamız gerektiğini belirtti.

Doğu Perinçek 15 Eylül 2002 Şeklinde Word belgesi görülmüştür.


'Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP- GM BT' isimli klasör içerisinde

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Milli Kuvvetlere

tek başına hükümet projesini sunuyorum


  • Milli dinamikleri ve kaynaklan harekete geçirecek bir Milli Hükümet'in kurulması, hem zorunludur, hem de kaçınılmazdır.

  • Millet, Meclis'te iyi muhalefet yapacak bir seçenek aramıyor, Türkiye'yi bu badireden çıkaracak bir hükümet anyor.

  • Milletimiz seferber olmaya hazırdır. Yeterli önderlik birikimi vardır. Bütün mesele, kurmaylık sorununda düğümlenmiştir.

  • Mehmetçiğin kanını satma şartına bağlanan IMF'nin İstikrar Programı'nm artık hayatta bir karşılığı yoktur. Türkiye bir Milli Direnme Ekonomisi inşa etme dönemine girmektedir. Milli Program, Milli Şahsiyetlerin açıklamalannda beraklaşmış bulunuyor.

  • Türkiye halkının önüne, onu bu krizden başanyla çıkaracak, en çok 15 millî şahsiyetten oluşan, güvenilir bir önder kadroyla çıkılması, tarihi sorumluluktur.

  • 7 Eylül 2002 Cumartesi gününden önce bu pratik adıma önderlik etmesi için Sayın Ecevit'i göreve davet ediyoruz. Eğer Sayın Ecevit böyle bir girişimde bulunmazsa, İşçi Partisi diğer Milli Şahsiyetlerle birlikte bu görevi yerine getirecektir.

Şeklinde Word belgesi görülmüştür.

'Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP
YAZIŞMALAR'isimli klasör içerisinde;
s-

10 Şubat 2003











Sayın Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu Sayın Komutanımız,

yeni basımı yapılan Orta Asya tarihiyle ilgili "Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek"

ve "28 Şubat ve Ordu" başlıklı kitaplarımla birlikte Teori ve Aydınlık dergilerinin son sayılarını incelemenize sunuyorum Saygılanmla.Doğu Perinçek

Word belgesi görülmüştür.



'Doğu Perinçek\Belgelerim\Belgelerim 2002\DOĞU PERİNÇEKYDP YAZIŞMALAR' isimli klasör içerisinde;

3 Kasım'da Millî Hükümet İçin Plan Önerisi 15 Ağustos 2002

Durum: Türkiye bugün uluslararası bir komplo ile karşı karşıyadır. Mayıs ayında başlatılan DSP'yi parçalama ve Ecevit hükümetini düşürme harekâtı devam ediyor. Uluslararası komplonun hedefi, 3 Kasım erken seçimiyle Türkiye'nin başına, Türkiye'yi içerden vuracak bir hükümet getirmektir. Tayyip Erdoğan'ın AKP'si ve Kemal Derviş liderliğinde hazırlanan; "Liberal-Sosyal" ihanet ittifakı bu planın gereği olarak sahneye sürülmüş bulunuyor.

ABD'nin Kuzey Irak'ta fiilen kurduğu kukla devleti resmileştirmek amacıyla hazırlık yaptığı ve Türkiye'yi Kıbrıs üzerinden de baskı altına aldığı koşullarda, Türkiye hükümetinin Türkiye'yi içerden vuracak unsurlara bırakılması, bugün karşılaştığımız merkezî tehdittir.

Görev: 3 Kasım seçimlerinden Millî Meclis ve Millî Hükümetle çıkmak, günün görevidir. Türkiye'nin geleceği bu görevin başarılmasına bağlıdır.

Kuvvet: Millî kuvvetlerin bu seçimden başarıyla çıkmaları ve bir Millî Hükümet kurmaları için gerekli birikim vardır. Büyük çoğunluğu kararsız durumundaki seçmen kitlesi, Türkiye'ye sahip çıkacak bir hükümet projesine büyük destek vermeye hazırdır.

Öncü: Bütün sorun "Tek başına Millî Hükümet" hedefiyle milletin önüne çıkacak kararlı, güvenilir bir önderliğin hızla oluşturulmasmdadır. Bu önderlik 9 veya en fazla 15 kişiden oluşmalıdır. Bu önderlik, Merkez Yürütme Kurulu görevini üstlenecektir. Aynca 25 veya 40 kişiden oluşan bir Genel Yönetim Kurulu olabilir.

Millî Hükümet Programı: Türkiye'nin bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğünün kararlı olarak savunulması, Türkiye'nin Türkiye'den yönetilmesi, Kıbns'ta ve Kuzey Irak'ta kararlı tavır, bu kararlı tavn uygulamayı mümkün kılan bir Millî Direnme Ekonomisi, iç borçlann ertelenmesi, döviz giriş çıkışının kontrolü, Türk Lirası'nin korunması ve güçlendirilmesi, yasadışı yollardan gaspedilen ülke kaynaklannm Nereden Buldun Kanunu ile tekrar kamuya kazandmlması, millî tanm ve sanayiyi koruyan bir gümrük düzenlemesi, iç piyasayı canlandıran taban fiyat, ücret ve maaş politikalan, komşularla ticareti engelleyen ambargolan kaldıracak girişimler, bölge güvenliği ve karşılıklı ekonomik yarar amacıyla bölge ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi, Batı'dan gelen baskılan Asya'da oluşan büyük güçle dengeleyecek ve Türkiye'nin ABD ve Avrupa ile ilişkilerini normalleştirecek çok yönlü millî dış politika.

Seçime Katılma Yöntemi: Seçime girme hakkı olan bir partinin çatısı altında, Millî Kuvvetler Partisi gibi yeni bir isimle seçime girmek. Word belgesi görülmüştür.

Doğu Perinçek\Belgelerim\Beigelerim 2002\DOĞU PERİNÇEK\DP-HY FOGG BT'isimli klasör içerisinde;
Birçok gazeteci ve çalıştıktan gazetenin ismi ile TÜRKİYECİLER v AB'ÇİLER şeklinde ayn ayn listelendiği Word belgesi olduğu görülmüştür.

İŞÇİ PARTİSİ İL YÖNETİM KURULU

Beyoğlu İlçesi Aşmalı mescit Mahallesi Devg^ıtenazı^No: 7 İstanbul İşçi Partisi il



İşçi Partisinden elde edilmiş mühürlenmiş 2 numaralı torbadan çıkan 74 adet CD'nin içinden (-37-38-) numaralı CD'lerin aynı olduğu ve bu CD'lerin yapılan çözümlerinde;

İşçi Partisi öncü parti bir fedakarlar ve fedailer partisi. Cumhuriyetimiz 50 yıllık küçük Amerika süreciyle yıkıma uğratıldı. Bu ağır yıkım ve tehdide verilecek tek yanıt bir devrim programı temelinde milleti birleştirmektir. İşçi Partisi Ergenekon'un demircisi 150 yıllık Türk Devriminin mirasçısıdır. işçi partisi milli hükümet programının devrimci

pratiğinin önderidir. İşçi Partisi Avrupa Birliği masalından yılan çıkacağını milletline anlatmıştır, işçi partisi ABD ve AB emperyalistleri ve yerli memurlarının Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik yıkıcı faaliyetlerine kararlılıkla karşı duran tek parti. İşçi Partisi Paris metrosunda Türk ordusunun devletin onurunu ayakaltından çekip almıştır. İşçi Partisi Ek Protokol meclisten geçemez Kıbns verilemez sılagonu ile Kıbns ve Denktaş'a sahip çıkmıştır. Vatana bütünlük millete birlik köylüye toprak diyen 2005 yılı cumhuriyet bayramını Bismil Aslanoğlu köyünde kutlayan Kürdün ve Türkün birliğini en güzel örneğini gösteren İşçi Partisidir Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadelenin de başında yine İşçi Partisi vardır. Doğu PERİNÇEĞİ engizisyon mahkemelerinde yargılamaya yeltendiler, sonuç İsviçre devlet televizyonunun birinci haberinde ilan edildi PERİNÇEK İsviçre devletini dize getirdi. Doğu PERİNÇEĞ'İN konuşmasını engellemek istediler o milletinden aldığı güçle yasaklanmzı tanımıyorum yere atar çiğnerim dedi. İşçi Partisi büyük proje 2006 ile hasıraltı edilen gerçekleri ortaya çıkararak yalana son noktayı koydu. 2003 yılında 30 ağustos zafer bayramı anlamına uygun kutlandı.

İşçi Partisi öncü gençlik öncülüğünde bir araya gelen milliyetçi Atatürkçü gençler 30 Ağustosta İstanbul tepe başında vatan savunması hattında buluştular mandacı kalemşorlar kızıl elma diyerek saldırdılar vatan savunması söz konusu olunca kızıl da güzeldi elmada. 1 Mart teskeresi meclisten geçmemişse Mehmetçik Coniye kalkan olup can vermediyse ABD Irakta BOB haritasına gömülüyorsa bunun kahramanı yine İşçi Partisidir....

Özelleştirmenin emperyalizmin ulusal bağımsızlığı ortadan kaldırmak için ideolojik bir saldınsı olduğunu Türkiye'de ilk kez dile getiren ve özelleştirmeye karşı mücadeleyi örgütleyen parti İşçi Partisidir Türk Devriminin kadrolan İşçi Partisinde toplanıyor Türkiye'yi yönetecek birikim işçi partisinde örgütleniyor.

"ABD uzaydan kanncayı görür. ABD ırakta zafer kazandı. Demokrasi getiriyor." Diyen, iş birlikçi hain döneklere karşı ABD'nin Irak'ta yenileceğini ve BOB haritasına gömüleceğini bir tek İşçi Partisi söylemiştir. Türk Milleti seçeneksiz değildir. Çözüm vardır. İşçi Partisi ile milli hükümete İşçi Partisi ile iktidara görev hepimizindir. Muhalefet, yakınma, sızlanma, karamsarlık dönemi kapanmıştır. Gün İşçi Partisi ile birleşerek mücadeleye ve iktidar yürüyüşüne katılma günüdür. Haydi görev başına görev yeri İşçi Partisi, ibareli konuşmalann olduğu anlaşılmıştır.



İŞÇİ PARTİSİ İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ BASIN BÜROSUNDA EL KONULAN CD VE DVD LERİN İNCELENMESİNDE

Beyoğlu ilçesi İstiklal caddesi Deva çıkmazı No:7 sayılı yerde faaliyet gösteren İşçi Partisi İstanbul il örgütünde 21.03.2008 günü yapılan aramada elde edilen DVD ve Cd lerin yapılan incelemesinde;



11 NOLU CD İçerisinde:57 ile Polis Fethullah Gülen ABD isimli Word sayfalan
olduğu bunlann içerisinde, 57 isimli Word sayfasında; "Polis İçindeki Fethullahçı Gladyo
Şefleri" İşçi Partisi Genel Sekreteri Nusret Senem Ankara Başsavcılığı'na bir suç duyurusu
yaptı. Bu duyuruda "polis içindeki fethullahçı gladyo şefleri" isim isim bildirildi. Bunlar 4
daire başkanı, 12 daire başkan yardımcısı, 35 şube müdürü, 4 başkomiser, 3 öğretim üyesi ve
çeşitli üst düzey yöneticiler. Suç duyurusunda adı geçen isimler ve görevleri şöyle: başlıklı
word belgesi olduğu görülmüştür. ■.■^cas.^

59 NOLU CD İÇERİSİNDE : (117)^dlfBiao rşs^leri,





113 NOLU CD İÇERİSİNDE : İP çağrısı ile düzenlenen KKTC Eski Cumhurbaşkanı Denktaşa destek amaçlı yürüyüş ve daha soma yürüyüşçüler Ankara Ticaret Odasında düzenlenen ADD yani Atatürkçü Düşünce Derneği'nin eş güdümünde 40 kuruluşun ortak düzenlediği 3 devrim yasasının 80. yıldönümü paneline katılıyor,ADD Genel Sekreteri kutlay AKDOĞAN'ın yönettiği panele İlker BAŞBUĞ,Özden ÖRNEK,Aytaç YALMAN,Şener ERUYGUR,Şükrü SARIIŞIK gibi üst düzey askerler ve eşleri,Türk-İş,Kamu-Sen başkanlan,CHP,DSP,DYP,İP yöneticileri,Ticaret Sanayi Odası Başkanları, Rektörler, Rektör yrd.lannın katıldığı panelde çekilen görüntülerin olduğu,ADD başkanı Ertuğurul KAZANCI panel somasında Ulusal Uyanış Birlikteliğe Çağrı Bildirgesi okuyarak Yeni bir oluşum kurulduğunu duyuruyor ULUSAL mutabakat oluşturulduğunu açıklıyor ulusal güç birliğine ihtiyaç var, Cumhuriyet tehlikededir, Acilen harekete geçilmelidir., şeklinde konuşmalar yaparak panel tamamlanıp somasında katılımcılar Anıtkabire gidiyor şeklinde sunumun olduğu görülmüştür.

*giden_emaiPisimli klasör içerisinde; PKK (Kongre-Gel) terör örgütü elebaşısının istihbarat sorgu subayı ve amirine verdiği ifadeleri olduğu görülmüştür.



*331 NOLU CD içeriğinde; Aslında bizim aramızdaki tartışma şudur hiçbirşey yapmamakla bazı tehlikeleri üslenerek bişey yapmak arasındaki seçeneği tartışıyoruz. Geldik bir kayaya dayandık partimiz gelişti gelişti olgunlaştı belirli bir noktaya geldi partimizin önüne şu seçenek çıktı ya bu milletin başına geçicez ve Ergenekon'dan olduğu gibi kayaları delip çıkacağız, ben Ergenekon dedikçe birçoklarının tüyleri diken diken oluyor. Bende inatla Ergenekon diycem. Şeklinde beyanların geçtiği.

*354 NOLU Cd içerisinde ;yapılan incelemesinde "işçi partisi 6. genel kongresi (hasan yalçın kongresi)" de İşçi Partisi Lideri Doğu PERİNÇEK in konuşmasında daha önceden incelenen 166 nolu cd de var olan listedeki milli hükümet için teklif götürdükleri Bülent ECEVİTJ.Hakkı KARADAYI gibi isimlere yaptığı çeğnsmdan,Rus devrimi ,Türk devreminden ve muhtelif konularda siyasi konuşmalar yaptığı milli meclis milli hükümet konusunun temel alındığını söylediği " milli devlet direnir milli ordu direnir"ibarelerinin salonda afiş olarak asılı kongreden görüntüler olduğu görülmüştür.


Yüklə 3,97 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   32   33   34   35   36   37   38   39   ...   52




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə