Hakan ertaş; Genel Koordinatör olduğunu, iş adamı olduğunu ve hayatının dyp de geçtiğini



Yüklə 3,97 Mb.
səhifə46/52
tarix23.01.2018
ölçüsü3,97 Mb.
1   ...   42   43   44   45   46   47   48   49   ...   52

11.02.2008 tarihinde saat 18:05 sıralannda Nurettin VEREN isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Nurettin VEREN NEWJERSEY eyaletinde ABD himayesinde yaşayan Fettullah GÜLEN'in bir zamanlar sağ kolu olduğunu, Daha soma onu terk ettiğini ve bütün kirli çamaşırlannı ortaya döktüğünü, burada söz konusu olan haberin o gün ABD borsasının hızlı Çöküşü sonucunda Venezüella'nın borçlanna el koyması ve Venezüella'nın da ABD'ye gönderdiği petrolün kesmesi konusu olduğunu,

11.02.2008 tarihinde saat 22:01 sıralarında Doğu PERİNÇEK ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Bunun başında Kamuran İNAN (eski senatör, Bitlis Milletvekili) ,eski ANAPTı Bakan Ufuk SÖYLEMEZ ve Mehmet HABERAL'ın bulunduğu Milli Egemenlik Hareketinin toplantısına katılan PERİNÇEK'in verdiği bilgiler olduğunu, O toplantıya Dursun Ali ERCAN'ın, Hurşit TOLON'un ve Şener ERUYGUR'un katıldığı Perinçek tarafından bildirildiğini,

12.02.2008 tarihinde saat 12.38 sıralannda Şükrü ELEKDAG isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Şükrü ELEKDAG'm CHP İstanbul milletvekili ve emekli büyükelçi olduğunu, 15 Şubatta yapılacak Talatpaşa komitesi toplantısına davet amacıyla aradığını,

12.02.2008 tarihinde saat 14.01 sıralarında Şinası ÖKTEM isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Şinasi ÖKTEM'in CHP milletvekili olduğunu, 15 Şubatta yapılacak Talatpaşa komitesi toplantısına davet amacıyla aradığını,

18.02.2008 tarihinde saat 10:31 sıralannda İbrahim FİKRET AKFIRAT isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: İbrahim Fikret AKFIRAT'm Ulusal kanal Ankara temsilcileri olduğunu, kendisi ile o gün gündemde olan 27 mayıs hareketi, bazı generallerin istifa etmesi, Ergenekon gibi gündemde olan konular ile bunların olumsuzlukları yanı sıra gerçeği anlamaya çalıştıklarını, aydınlanmak için kendisine bazı sorular sorduğunu, Onun da yanıtlar verdiğini, görüşmenin ağırlık noktasının ABD'nin Türkiye'yi ve AKP hükümetini ne ölçüde kontrol ettiği konusu taraflanndan soruşturulduğunu, Türkiye'nin Kuzey Irak'a hava ve kara harekâtı ABD'nin ve AKP yöneticilerinin engellerine rağmen gerçekleştirilmiş olduğunu, Bu yorumun görüşmeler sonucu elde edilen bilgilerden çıkartılmış olduğunu,

22.02.2008 tarihinde saat 15.10 sıralarında Serhan BOLLUK isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Serhan BOLLUK'un Aydınlık dergisinin genel yayın yönetmeni olduğunu, hastanede tedavi görürken konuşmalardan da anlaşdacağı gibi Dr. Kemal YEŞİLÇİMEN kendisini aradığını, Hal hatır sorduğunu ve bu arada internet üzerinden böyle gözaltılar olduğunu söylediğini, Serhan BOLLUK'tan bunu araştırmasını istediğini, Konuşmanın içeriğinde geçen Serhan BOLLUK'un olayla ilgili olarak "Hiçbir şey bilmiyoruz ki" ifadesinin de bu konunun bilgilerinin dışında olduğunu gösterdiğini,

23.02.2008 tarihinde saat 10.56 sıralarında Şule ve Doğu PERİNÇEK isimli şahıslar ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda:

Serginin ulusal kanal altında bulunan Bindallı resim sergisi olduğunu, Amacının birlik ve kardeşlik olduğunu, Türk ve Kürtleri bir ve bj^abgrkardeş olması amacı ile

açılmış olduğunu, Özellikle Bismil köylülerinin ağaljp^karşı yarada verdiği mücadeleyi desteklemek amacı ile açılmış bir yardım kampanyaş^§zJ^:onusu%|^ğunu, Konuşmalarda

geçtiği üzere 30 bin YTL ye yakın bir yardım toplandığından söz edildiğini, ulusal kanalın Almanya'da ki deniz feneri davası ile ilgili yürüttüğü haberciliğin ulaştığı bilgilere dayandığını. Burada Frankfurt savcısının bu dava ile ilgili olarak Tayyip ERDOĞAN'm ifadesini almayı kararlaştırdığını, RTÜK başkanı Zait AKMAN hakkında tutuklama bilgilerine ulaşıldığının anlaşıldığını, Bu tutuklama bilgisinin çok özel olduğu için bunun haber yapılmamasını sadece Tayyip ERDOĞAN ile ilgili haber yapılmasını aralarında konuştuklarını, Bu konuları araştıran Ali MERCAN'ın yurtdışı temsilcileri olduğunu, 23.02.2008 tarihinde saat 11.01 sıralannda Doğu PERİNÇEK ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Bunun da yukanda açıkladığı ulusal yayın haberciliği ile ilgili bir konu olduğunu, Filiz TOPALOĞLU nu yurtdışında ki internet yaymlanndan tanıdıklanm, 2007 mn 8 in ci ayında kendi imzası ile bazı internet sitelerinde Frankfurt savcılığının Tayyip ERDOĞAN ın ifadesini alacağı bilgisini öğrendiklerini, Bu bilginin daha da geliştirilmesi için kendisinin bulunarak konuşulmasını aralannda tartıştıklannı, Bu konuşmada da yer aldığı üzere Zait AKMAN hakkında ki tutuklama karannın özel bir bilgi olduğunu bir kez daha yenilediklerini,



03.03.2008 tarihinde saat 18.10 sıralarında kimliği tespit edilemeyen erkek bir şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: İşçi partisi basın müşaviri Hikmet ÇİÇEK olduğunu, .Basında yer alan Ergenekon yalanı ile ilgili bilgileri dosyalayıp göndermesini rica ettiğini, Konuyu meclise taşımak üzere olduğunu, Bu konuşmada geçen Gizem isimli şahsın yurt haberler şefleri Gizem hanım olduğunu,

03.03.2008 tarihinde saat 18:27 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Nusret'in yukanda belirttiği şahıs olduğunu, Kendisi ile üç konu görüşülmekte olduğunu, Birincisi, Hikmet ÇİÇEK in yukarıda açıkladığı Ergenekon yalanı dosyasını bazı milletvekillerine götürerek meclise taşımak ve soru önergesi ile meclis araştırmasını sağlamak olduğunu, İkinci konunun, RTÜK ün ulusal kanal üzerindeki baskılarını yine meclise taşımak olduğunu, Bu ara da özellikle İç İşleri Bakanı Beşir ATALAY, Mehmet Ali ŞAHİN, Cemil ÇİÇEK ve Beşir ATALAY götürüp bilgilendirmek olduğunu, Abdulvahap bey. Paşa bey, İsmail, İlham i, Tana YÜCEL RTÜK'ün yöneticileri olduğunu, Nusret SENEM'in aynı zamanda ulusal kanal hukuk müşaviri olduğu için bu şahıslarla görüşmesini konuştuklannı, Üçüncü konunun ise, kanal Türk TV sinin o gün deniz feneri davası konu ile ilgili Nusret beye hatırlattığını, Bilindiği gibi en sonunda Ergenekon yalanı meclise taşınmış olduğunu, CHP genel başkanı Deniz BAYKAL m dün yaptığı açıklama ile de Tayyip ERDOĞAN yönetimi bu Ergenekon yalanı ile kendi derin devletini kurmaya çalışmakta olduğunu,

03.03.2008 tarihinde saat 23:07 sıralarında Doğu PERİNÇEK ile yaptıkları telefon görüşmesi ile ilgil olarak: Emekli Tüm General Aladdin PARMAKSIZ olduğunu, Burası Hakkari Ankara'dan göründüğü gibi değil başlıklı kitabı Irak kuzeyinde ABD ile karşı karşıya geldiğini anlatan ve bu çatışmadan Türkiye'nin galip çıkacağını anlatan çok esaslı bir kitap olduğunu, Bu kitabı aydınlık dergisi ve ulusal kanalın tanıttığını Ümit AKKOYUNLU'nun Irak Türkmen cephesi lideri olduğunu, Aynı zaman da İşçi partisin merkez yürütme üyesi olduğunu, Kendisi ile yukanda söz konusu ettiğimiz birlik ve kardeşlik kampanyasının İç işleri bakanlığının izni ile yapılıp yapılamayacağını konuştuklannı, Soruda geçen RTÜK toplantısı için o gün RTÜK ün ulusal kanala T_l lisansı ( ulusal _karasal yayın hakkı) verip vermeyeceğine karar vereceği kritik toplantı olduğunu, RTÜK'ün 7 yedi yıldır ulusal kanalın T_l lisansı hakkını çiğnediğini, Onun için bu toplantıyı önemsemiş olduğunu, Yine soruda sorulan Kanal Türk yönetici arkadaşı Merdan YANARDAĞ ile yaptığı görüşme olduğunu, Savcının Tayyip ERDOĞAN ile ilgili sözlerinin doğru olmadığı bilgisine karşı kendisine bu sözleri yurtdışı muhabiri Filiz TOPALOĞLU'ndan aldıkfânrS"ve o^nun savcı ile görüşmesine dayandığını ifade ettiğini, Gerçekten Baki TUĞ'ufuPKK yı "kuran ve yöneten tiyatro

içerisinde yer aldığını, Telefon görüşmesinde yer alan gazete açıklamasının tamamen yalana dayanmakta olduğunu,



05.03.2008 tarihinde saat 21:01 sıralarında Kemal YEŞİLÇİMEN isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Kemal YEŞİLÇİMEN'in Siyami Ersek hastanesinde doçent olduğunu, Kendisinin doktoru olduğunu, Bu konuşmalarda K.Irak'a yapılan kara harekatı sonrasında Devlet BAHÇELİ'nin orduyu eleştiren tavrı mahkum edilmekte olduğunu, Ayrıca Türk ordusunun K.Irak'a kendi insiyatifi ile girdiği ve başarı kazandığının anlatıldığını, Yine bu dönemde Türkiye'nin karşı karşıya olduğu ekonomik kriz ve bunun sonuçlarının konuşulduğunu, Son bölümde de teröre karşı mücadelede esas engelin Ankara'da oluştuğu AKP hükümetinin siyasi çözüm paketi, DTP'nin mecliste olması gibi hususların bu sorunun çözümüne engel olduğunun anlatıldığım,

10.03.2008 tarihinde saat 17:42 sıralarında Nusret SENEM isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Atila KALÇA olarak yazılan şahıs Atila KART olduğunu, Ergenekon yalanını meclise götürme olayını yukarıda anlattığını, Burada yeni olarak Baykal'm bir yürüyüş sırasında piknik yaptığı arkadaşlarına "Aman savcı görmesin hepimizi Ergenekon diye içeri alır" sözleri üzerine espiri güzel de bunun meclise taşınması gerekir dediğini, Erganokon savcısı hakkındaki suç duyurusunu haber yapacaklarını bildirdiğini, Konuşmada geçen Mehmet DADAK ve Taha YÜCEL'in RTÜK'ün üyeleri olup, Ulusal kanal ile ilgili RTÜK karannda red oyu verdiklerini, Onu konuştuklannı,

11.03.2008 tarihinde saat 16:14 sıralannda İsmail SAYMAZ isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; İsmail SAYMAZ'm Radikal gazetesinin muhabiri olduğunu, İsmail SAYMAZ'm kendisini aradığını, Bu görüşmeyi yaptıklanm ve ertesi gün gazetesinde yayınladığını, Şunu tekrar etmek istediğini, Cumhuriyet gazetesinin kendilerinin olduğunu, Başında İlhan SELÇUK ağabeyleri olduğunu, Bu gazetenin alınması iddiasının rezilce bir iddia olduğunu, Bu konulan yukanda teferruatlı olarak anlattığım,

11.03.2008 tarihinde saat 17:08 sıralarında Niyazi IŞIK isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Niyazi IŞIK'm İşçi Partisinin Avcılar ilçe başkanı olduğunu, Niyazi IŞIK'm Çatalca'da yeni yerel yönetimler yasasını protesto için kitle eylemi yapılacağını, Ulusal kanal olarak kendisinden kamera talebinde bulunduğunu, Kendiside Niyazi IŞIK'a kamerayı nasıl göndereceğini anlattığını, İşçi Partisi faaliyetlerinin bu şekilde soruşturulmasmm suç olduğunu,

11.03.2008 tarihinde saat 19:17 sıralannda Ufuk SÖYLEMEZ isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Ufuk SÖYLEMEZ'in eski bakan olduğunu, Konuşmadan da anlaşılacağı üzere kendisine Almanya'da Atatürkçü Düşünce Derneklerinin düzenlediği etkinliği milli egemenlik hareketi olarak ADD ile birlikte yapmalarını önerdiğini Bu toplantıların 22-23 Mart günleri Hanover ve Hamburg'da yapılacak olduğunu, Toplantıların konusunun "İrkçılık değil dostluk" olduğunu Bu toplantılarda Almanya'daki Türk evlerinin yakılarak ırkçılık yapıldığının anlatılacağını ve Alman Kamuoyuna dostluk eli uzatılacak olduğunu, Toplantılara Talat paşa komitesi sekreteri olarak kendisi ile beraber sayın Doğu Perinçek ve sayın kemal ALEMDAROĞLU'nun da bulunacaklarını, 21 Martta gözaltına alınarak bu toplantılara katılmalannm engellendiğini, Aslında bu gözaltılann bir nedeninde bu olduğunu,

11.03.2008 tarihinde saat 20:50 sıralarında Nuran GÖKDEMİR isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Nm^jg^KDEMİR'in Ulusal kanalın reklâm müdürü ve aynı zamanda kendisinin sekrt^n ^olduğufo^, Almanya toplantısına

katılmak üzere çok kişi ile konuştuğunu ve çok önemli kişilerin katılmaya karar verdiğini kendisine söylediğini,



12.03.2008 tarihinde saat 16:21 sıralarında Engin C AL BAY isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Engin CALBAY'm Almanya aşağı saksonya ADD başkanı olduğunu, Yukarıda söz konusu olan toplantıyı düzenleyen örgütün başında bulunmakta olduğunu, Bütün konuşmadan da anlaşılacağı gibi 22-23 Mart Tarihinde Almanya'da yapılacak olan Irkçılık ile ilgili toplantının hazırlığıyla ilgili olduğunu, Özellikle Doğu PERİNÇEK'in istenmesinin Ermeni Soykırımına karşı yürütülen mücadelede Türk Milletini savunan kahramanca tutum almasıyla ilgili olduğunu, Almanya'daki Türkler ve tüm Türk kuruluşları başta ADD olmak üzere bu toplantı sonrasmda düzenlenecek yemekte Talatpaşa Komitesi başkanı Saym Rauf DENKTAŞ'm, sayın Doğu PERİNÇEK'e ve saym Kemal ALEMDAROĞLU'na Türkiye'ye yaptıkları hizmetlerden dolayı cesaret ödülü verilmesini kararlaştırmış olduklanm, Almanya'daki Türk kuruluşlan ödül verirken Savcının kendilerini içeriye aldığını,

14.03.2008 tarihinde saat 13:46 sıralannda Gürbüz ÇAPAN isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Gürbüz ÇAPAN'ın eski Esenyurt Belediye Başkanı olduğunu, Yukandaki ifadesinde yer aldığı üzere Gürbüz ÇAPAN'a atfen basında yer alan Ferid İLSEVER, Veli KÜÇÜK, Kemal ÖZDEN Cumhuriyeti satın alacaklardı haberinin doğru olmadığmı açıklamasını istediğini, Nitekim Gürbüz ÇAPAN'ın bir açıklama yaparak bu konuşma bantlarmda da geçtiği gibi kendisinin böyle bir şey söylemediğini ve yalan olduğunu tüm kamuoyuna açıklamış olduğunu. Israrının nedeninin Gürbüz ÇAPAN'ın söylemediği ifadelerin Psikolojik Savaş tarsında gazetelerde yer alması üzerine bunun düzeltilmesi ve Kamuoyunun bilgilendirilmesi çabası olduğunu, Bu Konuşmadan bir gün önce Gürbüz ÇAPAN ile yaptığı yine bu konu ile ilgili konuşmada CD'sini ve basma yaptığı açıklamayı soruşturma dosyasına ibraz edeceklerini,

14.03.2008 tarihinde saat 16:20 sıralarında İsmail SAYMAZ isimli şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Gürbüz ÇAPAN'ın yaptığı bir açıklama ile haberi yalanlıyor olduğunu, Tabi bu açıklamanın yalan haberin yer aldığı gibi radikal gazetesinde yer almadığını, Bu sorunun muhatabının İsmail SAYMAZ olduğunu,

16.03.2008 tarihinde saat 16:10 sıralannda Erdoğan isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Talat paşa komitesinin İzmir temsilcisi avukat Erdoğan ÖZER olduğunu, Bu günlerde İzmir de yapılacak ve Sayın Denktaş'm katılacak olduğu etkinliklerle ilgili kendisi ile konuştuğunu, Bant çözümlerinde yer alan emekli Albayın aslında Cemalettin KORKUT olduğunu, Bu şahsın işçi partisinin merkez karar kurulu üyesi olduğunu ve genel başkanla görüşme isteğinden daha doğal bir şey olamayacağını,

17.03.2008 tarihinde saat 19:19 sıralannda kimliği tespit edilemeyen erkek bir şahıs ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Bu şahsın kim olduğunu tam olarak hatırlamadığını, Yargıtay başsavcısının AKP yi kapatma talebi ile ilgili bir değerlendirmenin olduğunu, O gün Ahmet ALTAN m köşe yazısında yer alan başsavcının bu kararı Kemalizm in sonu olacak görüşünün taraflarından değerlendirmekte olduğunu, Başsavcının talebine rağmen Kemal iz mi yok etmekte ı kararlı olduklarını ifade etmektedirler dediği,

20.03.2008 tarihinde saat 18:34 sıralarında Erkân İNSEL isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Erkan ONSEL'ın İşçi partisi istanbul İl Başkanı ve

merkez Yürütme Kurulu üyesi olduğunu, Milli bir anayasanın nasıl olması gerektiği konusunda USMER' deki aydınların hazırlamış olduğu anayasa bildirgesinin üniversitelere gönderilmesinin konuşulmakta olduğunu,



20.03.2008 tarihinde saat 19:33 sıralannda Doğu PERİNÇEK ile yaptıklan telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Buda yine görüldüğü gibi bir partinin genel başkanı ile yardımcısı arasında güncel konularda neler koşuluyorsa onlann konuşulduğunu, Birinci konunun Almanya'da 22-23 martta yapacaklan ırkçılığa karşı mücadele etkinliği olduğunu, İkinci konunun Tayyip Erdoğan'lann başsavcının iddianamesinden soma anayasa değişikliğine girişmeleri üzerine USMER'in hazırladığı anayasa bildirgesini gündeme getirelim konusunun olduğunu, Burada emekli generaller ve emeklilerle birlikte üniversitelerin ortak açıklama yapabileceği konuşulmakta olduğunu, Üçüncü konunun Haber7.Com. İnternet sitesinde yer alan Hürriyet gazetesi de Ergenekon ile ilişkili şekildeki haber üzerine yapılan yorum olduğunu, Bu haberi AKP'lerin Yargıtay C.Başsavcısını adeta Ergenekon üyesi ilan etmeleri ile birlikte ele alarak "Ergenekon örgütü büyüyor" şeklinde alaya alan bir haber yapmayı aralarında konuştuklarını, Konuşmalarda yer alan savcının Mehmet Eymür ile telefon görüşmeleri saptanmış konuşmasını araştırma fırsatını bulamadan gözaltına alındıklarını, Aynı zamanda genel başkanının erken kalk 04.30'da Almanya'ya gidiyoruz sözlerine ve bu operasyonun o saatte başlamasına dikkat çektiğini,

b)-Savcılık ifadesinde;

Kendisinin TEM Şube Müdürlüpnde 23/03/2008 tarihinde vermiş olduğu ifadesini aynen tekrarladığını, orada belirttiği hususlann hepsi doğru olduğunu, ancak kendisinin daha soma düşündüğünü ifadesinin 11. sayfasında Cumhuriyet gazetesine destek olmak amacıyla yapılan Gürbüz ÇAPAN, Veli KÜÇÜK, Kemal ÖZDEN ve kendisinin katıldığı yemekli toplantının Akatlar'da değil, ENKA tesislerinde olduğunu, yine sayfa 15'te 09 Şubat tarihindeki Ankara mitinginden bahsederken TGB temsilcisi Gökhan GÜNAYDIN şeklinde beyanda bulunduğunu, ancak o hususu düzelttiğini, TGB temsilcisi ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan GÜNAYDIN'dır şeklinde düzelttiğini,

Kendisinin ERGENEKON terör örgütü üyesi olmadığını,

Tuncay GÜNEY'i 1999 veya 2000ü yıllarda çalışmış olduğu Aydınlık dergisine zaman zaman geldiğinde gördüğünü, fakat kendisi ile ortak bir çalışmada bulunmadığını, Tuncay GÜNEY'in gazete çalışanlan ile görüştüğünü, haber paylaşımında bulunduğunu,

Tuncay GÜNEY'in Akşam gazetesinde çalıştığı dönemde Veli KÜÇÜK'ün talimatı ile Doğu PERİNÇEK ile irtibat kurup Adnan AKFIRAT ve Ferid İLSEVER ile ilişkiye geçmesini söylemesi üzerine bu şahıslarla görüştüğünü ve aldığı tüm bilgileri yayınlamadan önce Veli KÜÇÜK'e gönderip onaylattıktan soma Akşam gazetesinde yayınlattığını belirttiği okunup sorulması üzerine; Kendisinin Tuncay GÜNEY'i sadece dergiye gelip giderken gördüğünü, kendisi ile herhangi bir haber paylaşmadığını, kendisinin genel yayın yönetmeni olduğunu, böyle bir kişiyle muhatap olmayacağını, kendisinin daha önceki aramalar sırasında ele geçirilen Ulusal Medya-2001 ismindeki dokümanda bahsedilen olayla ilgili olarak herhangi bir ilgi ve alakasının olmadığını, ancak Cumhuriyet gazetesinin desteklenmesi amacıyla emniyette de belirttiği gibi ENKA tesislerinde Kemal ÖZDEN, Veli KÜÇÜK, Gürbüz ÇAPAN ve kendisinin bulunduğum bir toplantıda bulunduğunu, o davete kendisinin USİAD Başkanı Kemal ÖZDEN'in daveti üzerine katıldığını, o dönemde Cumhuriyet Gazetesi mali yönden sıkıntı yaşadığını, Gürbüz ÇAPAN %20 hisse alarak destek olduğunu, bizimde destekte bulunup bulunamayacağımız konusunda yapılan bir toplan olduğunu, kendisinin Ulusal Medya-2001 isimli belgeden haberinin olmadığını,



ayrıca kendilerinin o yıllarda Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi İlhan SELÇUK Beyle ULUSAL TV ile Cumhuriyet Gazetesinin birlikte hareketle Ulusal TV'nin de Cumhuriyet TV olarak devam etmesi yönünde görüşmelerinin olduğunu, ancak maddi açıdan imkanlarının olmamasından gerçekleşmediğini,

Ulusal kanalın 500'e yakın ortağının olduğunu, Tuncay GÜNEY'in beyanında geçen Avrupa'dan 500 Milyar para getirdiği söyleminin doğru olmadığını, ancak ortaklarının arasında Avrupa'da yaşayanların da olduğunu, belki onlan kastetmiş olabileceğini,

Kendisinin Ulusal kanal için yurtdışına gittiğini, orada temsilcilikler açtığını, ancak para toplama konusunun doğru olmadığım, bunlann para toplama olayı olmadığını, ortak olarak aldıklanm,

Tuncay GÜNEY'in ifadesinde Veli KÜÇÜK'ün talimatıyla basında örgütlenmek için Ferid İLSEVER ile görüşme yaptığında Ferid İLSEVER'in kendisine Veli KÜÇÜK'Ü Yüzbaşı Mit Subayı olarak ilk keşif eden kişi olduğu, ayrıca Ferid İLSEVER Sosyalist Parti Başkanı iken Abdullah ÖCALAN ve Doğu PERİNÇEK'in ittifak yaptığını öğrendiği konusu hatırlatıldığında: Kendisinin Veli PAŞA'yı ENKA yemeklerinde yediğimiz yemekte gördüğünü, onun dışında kendisini tanımadığını, Tuncay GÜNEY'in söylediklerinin tamamı yalan olduğunu,

Dosya içinde bulunan arama sırasında ele geçen Adnan AKFIRAT'm evinde yapılan aramada ele geçirilen üzerinde "Acele Ferid İlsever'e" başlığı ile gönderilen faks yazısında bazı orgeneral, korgeneral ve tümgeneral ile kuvvet komutanlannm isimlerinin yer aldığı listeyle ilgili olarak; Kendisinin Ulusal Kanalda ve Aydınlık dergisinde çalışan biri olarak 30 Ağustos Askeri Şura karan öncesi haber amaçlı olarak bu tür listeleri yayın kuruluşlannda yaymladıklanm, o nedenle kendisine gönderilmiş olabileceğini, yine aynı şekilde dosya içinde bulunan "FİKRET AKFIRAT'm dikkatine" başlıklı Doktor ÜMİT SAYIN'm özgeçmişi ile ilgili olarak ta bu savunma sının geçerli olduğunu,

Kendisinin ERGENEKON terör örgütü üyesi olmadığını, TUNCAY GÜNEY denilen şahsın şuan Amerika'da haham olarak yaşadığını öğrendiğini, yurtdışı yasağı olan bir şahsın 10 yıllık vize alarak Amerika'da CIA'in yan kuruluşunda görev verilmesi dikkat çekici olduğunu, bu şahsın ifadelerine itibar edilmemesini istediğini,

Kendisinin yapmış olduğu telefon görüşmelerinin Ulusal Kanalın Genel Yayın Yönetmeni, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ve Talatpaşa Komitesinin Genel Sekreteri olmam nedeniyle yaptıklan etkinlikler ile ilgili görüşmeler olduğunu, hepsinin legal olduğunu, hiçbir illegal çalışmasını söz konusu olmadığını, ileride harddisklerde ve diğer belgeler incelendiğinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmayacağını, aynca yaptığı görüşmelerin Ergenekon terör örgütü ile hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını kendisinin Ergenekon belgeleri ile ilgili anlattıklannıza göre deli saçması olduğunu düşündüğünü, kendisinin dünya görüşüme aykın olan çalışmalar olduğunu, kendisinin yaptığının 9 Şubattaki Cumhuriyet mitingi olduğunu, 15 Martta Rauf DENKTAŞ başkanlığındaki Talatpaşa Komitesinin Ermeni Soykınmmm görüşüldüğü toplantı olduğunu, yine yakalanmadan önce 22-23 Mart'ta Almanya'da Türklere karşı yapılan olaylara tepki olarak düzenledikleri "Irkçılık Değil Dostluk" isimli konferans çalışmalan olduğunu, kendisinin bu kişilerle bağının olmasının söz konusu olamayacağını,

Ergenekon soruşturmasına konu olan şüphelilerden Sevgi ERENEROL'u zaman zaman Ulusal kanalı ziyaret etmesi sebebiyle, Kemal ÖZDENİ bir defa yemek yemeleri nedeniyle, VELİ KÜÇÜK'Ü de aynı yemekten dolayı tanıdığını, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK'ü de yine Tuncay GÜNEY gibi zaman zaman televızyonlanna gelip gitmeye nedeniyle tanıdığını, ancak belinde silahı ile kendisim subay olarak tanıtıp şüpheli



hareketlerini gördüklerinden kendisini kanalarından uzaklaştırdıklarını, aynca kamuoyundaki açıklamalanndan dolayı da Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK'in onun hakkında Şişli Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını diğer şüphelileri tanımadığını,



c)-Aramalarda elde edilen deliller;

Şüphelinin Kadıköy ilçesi Caferağa Mahallesi Doktor Esat Işık Caddesi, Pınar Apt. No:90/10 sayılı adresinde elde edilen;

Dijital malzemelerin yapılan incelemesinde:

(1) adet MAXTOR marka D740X-GL ibareli 40 GB harddisk, (16) adet CD,

(1) adet Nokia 1110i marka 352298011606245 IMEİ numaralı cep telefonu, (1) adet 0603220417318 seri numaralı Türkcell Sim Plas sim kart, (1) adet SEAGATE marka 4MR3XQGY seri numaralı 80 GB harddisk, (1) adet Sony Vaio Vgn-F221E marka 282095685000226seri numaralı dizüstü bilgisayarı,

(15) adet CD,

(1) adet üzerinde Ferid İlsever Altı Ok kurultayı yazılı disket,

Şüpheli Ferid İLSEVERe ait, MAXTOR marka, bilgisayar hard diski üzerinde yapılan incelemede;

"tgb bağış eski atabe den.xls" isimli bir Excel dosyası tespit edilmiştir, "tgb bağış eski atabe den.xls" isimli Excel dosyası incelendiğinde; Ümit OĞUZTAN tarafından yazılan "Kemalist Model Gençlik Hareketi Dinamik Ulusal Güç Birliği ve Kuvayi Milliye Cephesi" isimli dokümanın sonuç bölümünde,"Ulusal gençlik, ideolojiler, siyaset üstü duygu ve ülkü birliğiyle yola çıkılarak ivedi olarak harekete geçirilmelidir. 21. Yüzyılda Cumhuriyet Devrimlerinin ulusal gençliğe Milli Mücadele döneminde olduğundan çok daha fazla gereksinimi vardır. Bu gerçeğin görülerek hiç zaman yitirilmeksizin harekete geçilmesi zorunlu, yaşamsal ve kaçınılmaz bir gerekliliktir." denilmektedir. Bu çerçevede Türk Gençlik Birliği adı altında gençlik örgütlenmesine yöneldikleri değerlendirilmektedir.

Üst aramasında elde edilen 1 adet Transcent marka Mavi Flash diskin yapılan incelemesinde:

Evinde elde edilen Dokümanların yapılan incelemesinde:

1 adet "İşçi Partisi genel merkez" ibaresi ile başlayıp, "Milletimize saygıyla duyurumuz" ibaresi ile biten 3 sayfa bilgisayar çıktısı doküman incelendiğinde;

16 Mart 2008 tarihli İşçi Partisi Merkez Karar Kurulunun Bildirisi " Tayyip ERDOĞAN-Abdullah GÜL iktidan gayn Meşrudur" başlıklı 15-16 Mart 2008 tarihinde İşçi Partisi Merkez Kurulu tarafından karara bağlanan bildirgenin metni olduğu, metin içeriğinin genellikle AKP Hükümeti, yönetim şekli hakkında eleştiri içerikli yazı olduğu yazının son bölümünde bu koşullarda Tayyip ERDOĞAN- Abdullah GÜL yönetiminden kurtulmak ve Ülkemizi bir Milli Hükümete kavuşturmak yıkıcı sorundur ve gündemdedir. İşçi Partisi Türkiye'yi krizden kurtaracak Milli Hükümet programını halkımıza sunuluyor. Önümüzdeki temel mesele çeşitli cephelerde ilerleyen Halk hareketlerinin başına geçecek Ülkemizi Milli Hükümete kavuşturmaktır. Şeklinde yazılar olduğu,

1 ADET "Haçlı Askeri Misyonerleri kovala" ibaresi ile başlayan, "Toplumsal dernek" ile biten (15) sayfalık kitapçık incelendiğinde; Ülkemizdeki misyoner yapılanmalar, misyonerliğin din maskeli siyasi hareketleri içerikli yazılar olduğu, Misyonerlik ve Ülkemizdeki Misyonerlik faaliyetlerini eleştirir içerikli kitapçık olduğu görülmüştür.



Bilgisayannada yapılan incelemede;"tgb bağış eski atabe den.xls" isimli bir Exceî dosyası tespit edilmiştir, "tgb bağış eski atabe den^ls'^isffiîrE^çel dosyası incelendiğinde; Ümit OĞUZTAN tarafından yazılan "Kemalist Mojdej CençlikşJr|kreketi Dinamik Ulusal




Yüklə 3,97 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   42   43   44   45   46   47   48   49   ...   52




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə