Hegel metinleri İÇİN


Partei (f) a. yan, parti partikulär



Yüklə 0,92 Mb.
səhifə5/8
tarix27.01.2018
ölçüsü0,92 Mb.
#40816
1   2   3   4   5   6   7   8
Partei (f) a. yan, parti

partikulär sft. tikel

Partikularität (f) a. tikellik

passen eyl. uymak

passend sft. uygun

passiv sft. edilgin

Pathos duygu; duygulan­dırma niteliği

pedantisch sft. bilgiççe

Pedantismus a. bilgiçlik düşkünlüğü

perennierend sft. sürekli

Peripherie (f) a. çevre

permanent sft. sürekli

Person (f) a. kişi

persönlich sft. kişisel

Persönlichkeit (f) a. kişilik

Petrefakt (n) a. fosil

Pferde (n) a. at

Pflanze (f) a. bitki

Pflanze-an-sich a. ken­dinde bitki

pflegen blt. (mastarla kul­lanıl­dığında) genel­likle, alışkanlıkla, ço­ğun­lukla vb.

Pflicht (f) a. ödev

pflichtwidrig sft. ödeve aykırı

Pfropf (m) a. mantar, tapa

Phänomen (n) a. feno­men

Phänomenologie (f) a. Görüngübilim

Phantasie (f) a. düşlem

Philologie (f) a. filoloji

Philosoph (m) a. filozof

Philosophem (n) a. felse­fi sonuç, felsefi formü­lasyon

Philosophie (f) a. felsefe

philosophieren eyl. felsefe yapmak

philosophisch sft. felsefi

Physik (f) a. fizik

physikalisch sft. fiziksel

Physiker (m) a. fizikçi

Physiologie (f) a. fizyoloji

physisch sft. fiziksel

Physischen a. fiziksel (physisch) olanlar, fizik ile ilgili olanlar

Plan (m) a. tasar

Planet (m) a. gezegen

plastisch sft. yoğrumsal, yontusal, plastik

platt sft. düz, yavan, bayağı

Platz (m) a. yer

plausible sft. usayatkın

Pleonasmus (m) a. pleo­nazm (gereksiz söz­cük­­lerin kullanımı)

plus sft. artı

Pneumatologie a. ruh­bilim için eski bir ad

Poesie (f) a. şiir

Poet (m) a. şair, ozan

poetisch sft. şiirsel

Pol (m) a. kutup

polar sft. kutupsal

Polarität (f) a. kutupsallık

Polemik (f) a. polemik

polemisch sft. polemiksel

Politik (f) a. politika

politisch sft. politik

populär sft. halksal

Pore (f) a. gözenek

Porosität (f) a. göze­nek­lilik

porös sft. gözenekli

Porphyr a. porfir

positiv sft. olumlu

Positivität (f) a. olum­luluk

Posten (m) a. yer, konum

Postulat (n) a. konut­lama

postulieren eyl. konutl­amak

Postwesen (n) a. posta işleri

Potenz (f) a. güç; gizillik

Prädikat (n) a. yüklem

prädizieren eyl. yüklem­lemek

pragmatisch sft. prag­ma­tik

Praktiker (m) a. pratik insan; uzman

praktisch sft. kılgısal, kılgın

Prämisse (f) a. öncül

präsent sft. bulunan, varo­lan

präsentieren eyl. sunmak

prästabilieren eyl. önce­den saptamak

Praxis (f) a. kılgı

Präzision (f) a. sağınlık

Prediger (m) a. vaiz

Predigt (f) a. vaaz

preisen eyl. övmek

preisgeben eyl. teslim ol­mak, vazgeçmek; ada­mak

Preiskurant a. eder listesi

Priester (m) a. rahip

primitiv sft. ilkel

Prinzip (n) a. ilke

priori sft. önsel

problematisch sft. belkili

Produkt (n) a. ürün

Produktion (f) a. üretim

produzieren eyl. üretmek

Profession (f) a. meslek

Progreß (m) a. ilerleme

provozieren eyl. kış­kırt­mak; çağırmak

Prozeß (m) a. süreç

prozeßlos sft. süreçsiz

prüfen eyl. sınamak, yok­lamak, denetlemek

Prüfstein a. denektaşı

Prüfung (f) a. sınama, yoklama

Psychologe (m) a. ruh­bilimci

Psychologie (f) a. ruh­bilim

psychologisch sft. ruh­bilimsel

Publikum (n) a. kamu

Punkt (m) a. nokta

pure (pur) sft. arı
Q

Quadrat (n) a. kare

Quadratmeilen a. mil kare

Qualität (f) a. nitelik

qualitativ sft. nitel

Quantität (f) a. nicelik

quantitativ sft. nicel

Quantum (n) a. nice

Quarz (m) a. kuartz

Quell (f) a. kaynak
R

räsonieren eyl. uslam­la­ma yapmak (kurgul değil, ama sıradan)

Räsonnement a. (sıra­dan) uslam­lama, akıl yürüt­me

rastlos sft. dinginliksiz

Rastlosigkeit (f) a. dingin­liksizlik

rational sft. kesirli

rationell sft. ussal

Ratschluß (m) a. karar

Raum (m) a. uzay

räumlich sft. uzaysal

Raumpunkten a. uzay noktası

reagieren eyl. tepkimek

Reaktion (f) a. tepki

real sft. olgusal

realisieren eyl. olgu­sal­laştırmak

Realisierung (f) a. olgu­sal­laştırma

realistische sft. gerçekçi, olgusalcı

Realität (f) a. olgusallık

realiter blt. olgusal olarak

rechnen eyl. saymak, he­sap­­lamak

Rechnungsart (f) a. he­sap­lama türü, işlem türü

Recht (n) a. hak; tüze

recht sft. sağ; doğru

Rechtfertigung (f) a. ak­la­ma

rechtlich sft. yasal, tüzel

rechts blt. sağda, sağa

Rechtsstreit (m) a. dava

Rechtstitel a. yasal hak

rechtwinklig sft. dikaçılı

Rede (f) a. konuşma, söy­leşi, söz

reden eyl. konuşmak

Redner (m) a. konuşmacı

Reduktion (f) a. indir­geme

reduzieren eyl. indirge­mek

reell sft. olgusal, gerçek

reflektieren eyl. üzerine düşünmek

Reflexion (f) a. üzerine dü­­şün­me, derin dü­şün­me

Reflexionsform a. derin düşünce biçimi

Reformation (f) a. Refor­masyon

Regel (f) a. kural

Regen (m) a. yağmur

regieren eyl. yönetmek

Regierer a. yönetici

Regiertwerden a. yönetil­me

Regierung (f) a. hükümet

Region (f) a. bölge, alan

Reich (n) a. krallık, ülke

reich sft. varsıl

reichen eyl. ulaşmak

Reichsstadt (f) a. impara­torluk kenti, özgür kent

Reichtum (m) a. varsıllık, gönenç

Reihe (f) a. dizi

reihen eyl. dizmek, sıra­lama

rein sft. arı

Reinheit (f) a. arılık

reinigen eyl. arıtmak, te­miz­lemek, duru­laş­tırmak

Reise (f) a. gezi, yolculuk

reißen eyl. parçalamak; çekip çıkarmak

Reiz (m) a. çekicilik; uyarı

rekurrieren eyl. yinelemek

Relation (f) a. ilişki

relativ sft. göreli

Relativität (f) a. görelilik

Religion (f) a. din

Religionslehre a. din öğ­retisi

Religionssatz a. dinsel önerme

Religiosität (f) a. din­darlık

religiös sft. dinsel, dindar

repellieren eyl. itmek

Reproduktion (f) a. üre­me

reproduzieren eyl. yeni­den üretmek

Republik (f) a. cumhu­riyet

Repulsion (f) a. itme

repulsiv sft. itici

Repulsivkraft a. itme kuv­veti

respektables sft. saygı­de­ğer

Resultat (n) a. sonuç

resultieren eyl. sonuç­lanmak

Retort (f) a. imbik

retten eyl. kurtarmak

Rettungsmittel a. çare

Rezeptakulum a. kap

richten eyl. ayarlamak, düzeltmek

Richter (m) a. yargıç

richtig sft. doğru

Richtigkeit (f) a. doğ­ruluk

Richtung (f) a. yön

riechbar sft. koklanabilir

Riechstoff (m) a. koku gereci

Rinde (f) a. kabuk

roh sft. ham, işlenmemiş

roherweise blt. hamlıkla

Rolle (f) a. rol

Rom a. Roma

Roman (m) a. roman

Rose (f) a. gül

Rot (n) a. kırmızı

rot sft. kırmızı

routinierter sft. deneyimli

Römer (m) a. Romalılar

Römerzeit a. Roma za­manı

römischen sft. Roma

Rubrik (f) a. başlık

Ruf (m) a. ün

ruhend sft. durgun, dingin

ruhig sft. dingin

Ruhm (m) a. ün, şan

Rückblick a. (m) geriye bakış; in R. auf: geriye bakarsak

Rücken (m) a. arka, geri

Rückgang (m) a. geri­leme, bozulma, çö­zülme

Rückkehr (f) a. geri dö­nüş

Rücksicht (f) a. bakış, irdeleme; in dieser R.: bu bakımdan

rücksichtlich blt. açı­sın­dan

rückwärts blt. geriye

rügen sft. kınamak, eleş­tirmek

rühmen sft. övmek, yücelt­mek
S

Sache (f) a. şey; olgu; sorun

Sache selbst asıl sorun; sorunun kendisi

sachlich sft. olgusal

sagen eyl. söylemek, demek

Sait a. tel

Sakrament (n) a. ayin

Salzsäure a. klorik asit

sammeln eyl. toparlama

Sammlung (f) a. yoğun­laşma

samt ilg. ile birlikte

sämtlich sft. tam, bütün; blt. tümüyle, toplu ola­rak, tümü de

Sandbank (f) a. kumsal

Sandstein (m) a. kumtaşı

sanktionieren eyl. onay­lamak

Satz (m) a. önerme

Sauerstoff (m) a. oksijen

Säugetiere a. memeli

Säule (f) a. sütun

Säure (f) a. asit

saure sft. acılı, zor

Schaden (m) a. zarar, ziyan

schaffen eyl. yaratmak

schal sft. düz, bayat, ruh­suz, sıradan

Schale (f) a. kabuk

Schallstoff a. ‘söz özdeği‘ (Schall: ses; Stoff: ge­reç, özdek)

Scham (f) a. utanma

schamlos sft. utanmasız

Scharfsinn (m) a. uya­nıklık, görüş keskinliği

schartig sft. kör, körelmiş

Schatten (m) a. gölge

schauderhaft sft. kor­kunç, ürkütücü

schauen eyl. görmek, bak­mak

Schaukelsystem a. Schau­kel: salıncak; System: dizge

scheiden eyl. ayrılmak

Scheidung a. ayrılma, boşanma

Schein (m) a. görünüş, yanılsama; ışıma

scheinbar sft. görünürde, görünüşte

Scheinbarkeit (f) a. görü­nür olmak; görünür­delik, görünüştelik

Scheinbeweise a. düz­mece tanıtlar, görü­nüşte tanıtlar

scheinen eyl. görünmek; ışımak

Schema (n) a. şema

scheuen eyl. ürkmek, kork­mak

schicken eyl. göndermek

Schicksal (n) a. yazgı

schieben eyl. itmek, sür­mek; auf ihn s.: (bir suçu vb.) ona yıkmak, yüklemek

schief sft. çarpık, eğri

Schlacht (f) a. çarpışma, savaş

schlafen eyl. uyumak

schlagen eyl. vurmak; at­mak; (yürek) atmak

Schlange (f) a. yılan

schlecht sft. kötü

schlechthin blt. bütü­nüyle, kesinlikle, saltık olarak, yalın olarak [überhaupt, ganz und gar, volkommenen, typisch, absolut, ohne Einschränkung]

schleichen eyl. (içeri) sü­zülmek, girivermek

schleudern eyl. atmak

schließen eyl. kapamak; kapsamak; bitirmek, sonlandırmak; anlaş­mak; s. auf: çıkarsamak

Schluß (m) a. tasım; bkz. schließen

Schlußsatz (m) a. vargı, çıkarsama

Schmelztiegel (m) a. pota

Schmerz (m) a. acı

Schmied (m) a. kurucu, yaratıcı

schneiden (f) eyl. kesmek

Scholastik (f) a. skolastik

Scholastikus a. Skolastik

scholastisch sft. skolastik

schon blt. daha şimdiden, önceden

schön sft. güzel

Schönheit (f) a. güzellik

schöpfen eyl. çekmek

Schöpfer (m) a. yaratıcı

schöpferisch sft. yaratıcı

Schöpfung (f) a. yaratı

Schranke (f) a. sınır

schrankenlos sft. sınırsız

Schreck (m) a. korku, ürkü, yılgı

schreiben eyl. yazmak; bkz. zuschreiben

Schreibfeder (f) a. yazı kalemi

schreiten eyl. adımlamak; ilerlemek

Schrift (f) a. yazı, elyazısı

Schriftsteller (m) a. yazar

Schritt (m) a. adım

Schuh (m) a. ayakkabı

Schuld (f) a. borç; yü­küm­lülük; suç

Schuldner a. borçlu

Schule (f) a. okul

Schulgeschwätz a. Schul: okul; Geschwätz: boş konuşma

Schulweisheit a. kitap bilgeliği

schwanken eyl. yalpa­la­mak

Schwärmerei (f) a. taş­kınlık; coşku

Schwefel (m) a. kükürt

Schwefelsäure (f) a. sül­firik asit

Schweif (m) a. kuyruk

Schweiß (m) a. ter

Schweizer a. Isviçreli

Schwelle (f) a. eşik

schwer sft. ağır; güç

Schwere (f) a. ağırlık; yerçekimi

schwierig sft. güç

Schwierigkeit (f) a. güç­lük

schwimmen eyl. yüzmek

Schwindel (m) a. baş dönmesi

Schwingung (f) a. titre­şim; salınım

scottischen sft. Iskoçyalı

Seele (f) a. ruh

Seelendinge a. ruh-şey

Seelenkräften a. ruh kuv­vetleri

sehen eyl. görmek, bakmak

Sehnsucht (f) a. özlem

sehr sft. çok

Sein (n) a. varlık

sein eyl. olmak; sft. onun

Sein für Anderes başkası-için-varlık

seinerseits blt. onun ya­nından

seinig adl. onunki

seinsollenden sft. olması gereken

seit ilg. —den bu yana

Seite (f) a. yan; sayfa

seiten von s.: blt. yanın­dan, açısından, —den yana

seither blt. —den bu yana; şimdiye dek

sekundär sft. ikincil

selbe sft. aynı

selbst a. kendi

selbständig sft. bağımsız

Selbständigkeit (f) a. bağımsızlık

Selbstbestimmen a. öz-belirlenim, kendini belirleme

selbstbewußt sft. öz­bi­linçli

Selbstbewußtsein (n) a. özbilinç

Selbstdenken a. kendini düşünme

Selbsterhaltung (f) a. öz-sakınım

Selbstgenuß a. öz-haz, kendinden haz duyma

Selbstheit (f) a. kendilik, benlik

selbstisch sft. bencil

selbstlose sft. bencil olma­yan, çıkarsız; ‘kendi’­siz

Selbstsucht (f) a. ben­cillik

selbsttätig sft. kendi­li­ğinden etkin

selig sft. kutsal, kutlu

Seligkeit (f) a. kut­san­mışlık

selten sft. seyrek, alışıl­madık

seltsam sft. yadırgatıcı, tuhaf

Sensibilität (f) a. duyar­lık, duyusallık

setzen eyl. koymak, ortaya koymak, konutlamak

sich a. kendi, kendisi

Sichaufheben a. kendini ortadan kaldırma

Sichbestimmens a. ken­dini belirleme

Sichbewegen a. özdevim

sicher sft. güvenilir, emin

Sicherheit (f) a. güve­nilirlik

sichtbar sft. görülebilir, görülür, açık

Sichübersetzen a. ken­dini çevirme

sie (f) adl. o

Sie adl. o; siz

Silber a. gümüş

sind dirler (yardımcı ey­lem)

singulär sft. tekil

Singularität (f) a. tekillik

Sinn (m) a. duyu; anlam

Sinnesart (f) a. kafa yapısı

Sinnesweise a. anlayış yolu

Sinneswerkzeug a. duyu örgeni

sinnig sft. anlayışlı, duyarlı, akıllıca

sinnlich sft. duyusal

Sinnlichkeit (f) a. duyu­sallık; duyarlık

sinnlos sft. anlamsız, saç­ma

sinnvolle sft. duyarlı; an­lamlı

Sitte (f) a. töre, gelenek

sittlich sft. törel

Sittlichkeit (f) a.törellik

Situation (f) a. durum

Sitz (m) a. yer

Skeptiker (m) a. kuşkucu

skeptisch sft. kuşkucu

Skeptizismus (m) a. kuş­kuculuk

Sklave (m) a. köle

Sklaverei (f) a. kölelik

so blt. böylece

social sft. toplumsal

sodann blt. sonra, bun­dan sonra, böylece, bunun üzerine

soeben blt. tam şimdi, az önce

sofern —dikçe

sofort blt. hemen, bir­denbire

sogar blt. giderek, üstelik

sogenannt sft. sözde; — denilen

Sohn (m) a. oğul

solange —dikçe

solch sft. böyle, şöyle, öyle

Soldat (m) a. asker

soll gerek

Sollizitation a. kışkırtma, uyarılma

sollizitieren eyl. kış­kırt­mak, uyarmak

somit blt. böylece, buna göre

sonderbar sft. tuhaf, alışıl­madık

sondern bğl. tersine; ama

Sonne (f) a. güneş

Sonnensystem (n) a. gü­neş dizgesi

sonst bğl. başka türlü; yoksa; bunun dışında, dahası

sonstig sft. başka, öteki; geri kalan

Sophist (m) a. sofist

Sophisterei (f) a. sofistlik

Sophistik a. sofistlik (öğ­retisi)

sosehr blt. ne denli çok (olsa da)

soundsoviel blt. şu denli çok

soviel — düzeye dek, —dikçe, — denli çok;

soweit —dikçe

sowenig — düzeye dek, —dikçe, — denli az;

sowie sft. tıpkı

sowohl — ... als auch: sft. hem ... hem de

sozial sft. toplumsal

sozusagen bğl. deyim ye­rin­deyse

spanische sft. Ispanyol

spannend sft. gerilimli, heyecanlı

spartanischen sft. Sparta­(lı)


Yüklə 0,92 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə