Hidrografik ölçmelerin



Yüklə 445 b.
tarix01.08.2018
ölçüsü445 b.
#65175



Hidrografik ölçmelerin

  • Hidrografik ölçmelerin

  • ilk amacı, karasal

  • topografik haritalara

  • benzer şekilde deniz

  • dibinin bütün

  • özelliklerinin,doğal ve

  • yapay görünümlerinin

  • belirtilmesidir.

  • Noktaların deniz

  • seviyesinden olan

  • derinliklerinin

  • belirlenmesi işlemine

  • iskandil denilmektedir.





İskandil yöntemleri

  • İskandil yöntemleri

  • içinde en çok kullanılanı

  • Akustik iskandil yöntemidir.

  • Bu yöntemde derinliğe bağlı

  • olarak belli zaman

  • aralıklarında ses impulsları

  • gönderilir. Bu impulsların

  • gönderimi ve alımı arasında

  • geçen süre ölçülerek deniz

  • tabanının su yüzeyine göre

  • olan derinliği belirlenir.





İskandil işlemiyle bütün detayların alındığı garanti edilemez. Tek başına bulunan tepeler ve enkazlar veya diğer engeller iki paralel hat arasında ise bazen kaçırılabilir.

  • İskandil işlemiyle bütün detayların alındığı garanti edilemez. Tek başına bulunan tepeler ve enkazlar veya diğer engeller iki paralel hat arasında ise bazen kaçırılabilir.

  • Akustik iskandille yapılan çalışmalar, deniz dibinin yapısını vermezler. Örneğin, deniz dibinde çakıllık veya kumluk alanların nereleri olduğu gibi. İskandil doğrultuları sıklaştırılarak ya da çapraz doğrultular alınarak incelik arttırılır. Özel araçlarla deniz dibinden örnek alınmalı ya da yandan taramalı (side-scan) sonarlar kullanılmalıdır. Ayrıca gelgit ve gelgit akıntıları gözlenerek bunlar belirlenmelidir.



Dünyamız düzgün

  • Dünyamız düzgün

  • olmayan bir şekle

  • sahiptir. Dünyanın

  • şeklinin Geoid olarak

  • tanımlandığını biliyoruz.

  • Bu geometrik bir

  • şekil değildir.

  • Çalışma yüzeyinin

  • büyüklüğüne bağlı olarak

  • dünyanın şekli, küre ya da

  • elipsoid olarak alınır.



Deviation of the vertical

  • Deviation of the vertical





Haritada yeryüzünün gerçek şekil ve boyutları ile görülmesi,

  • Haritada yeryüzünün gerçek şekil ve boyutları ile görülmesi,

  • haritanın her yerinde ölçeğin sabit olması, noktaların coğrafi

  • ve projeksiyon koordinatlarının kolaylıkla okunmalarına

  • olanak sağlamaları istenir. Yeryüzü düzlem bir yüzey

  • olmadığından koşulların tümünü haritada gerçekleştirmek

  • mümkün olmaz. Harita çiziminde amaca uygun koşulları

  • gerçekleştiren projeksiyon yöntemi seçilir ve uygulanır.

  • Harita projeksiyonlarının temel amacı, dünyanın tamamı

  • veya belirli bir bölgesi için meridyen ve paralel dairelerini

  • temsil eden çizgilerin (coğrafi koordinat ağının) düzlem bir

  • yüzey olan haritaya düzenli olarak çizilmesini sağlamaktır.



Hidrografik haritaların büyük çoğunluğunu oluşturan deniz

  • Hidrografik haritaların büyük çoğunluğunu oluşturan deniz

  • haritalarının çiziminde,

  • Ortodrom (en kısa yol) seyrine,

  • Loksodrom (sabit rota) seyrine olanak sağlayan

          • GNOMONİK PROJEKSİYON
          • MERCATOR PROJEKSİYON yöntemleri uygulanır.




Diferansiyel kuvvetler

  • Diferansiyel kuvvetler



Su seviyesinin yükselip alçalması için, düşey hareketin yanında yatay yönlü bir akıntı da olmalıdır.

  • Su seviyesinin yükselip alçalması için, düşey hareketin yanında yatay yönlü bir akıntı da olmalıdır.

  • Gelgit oluşturan kuvvetin yarattığı yatay akıntı, yarı med zamanında en üst düzeye ulaşır. Yarı med zamanında, seviye değişikliği oranı en yüksektir. Yatay akıntının en az olduğu durumlar ise, seviye değişikliğine hiç rastlanmayan med ya da cezir durumlarıdır.

  • Özellikle sığ su alanlarında meydana gelen gelgit akıntılarının tersine çevrilmesi her zaman med ve cezir olaylarıyla aynı zamanda oluşmaz. Böyle zamanlarda görülen yatay hareketler, çoğunlukla bir akıntının varlığına işarettir.

  • Bu hareketler nehir taşmaları, rüzgar, dalga ya da barometrik kaynaklı olayların oluşturduğu medlerin birkaçının ya da hepsinin bir araya gelmesine bağlıdır. Ancak su akışı kısa mesafelerde çeşitlilik gösterebilir. Akıntı oranında ve suyun derinliği yönünde dikkate alınmaya değer değişiklikler görülebilir.



Her harita çalışmasında gerek yüksekliklerin gerekse derinliklerin belirlenmesinde belli bir başlangıç yüzeyi seçilir. Bu başlangıç yüzeyinin geoit olduğunu biliyoruz. Sualtı tabanına ilişkin derinlik ölçmeleri, o andaki su seviyesine göre yapıldığından, ölçülerin başlangıç yüzeyine indirgenebilmesi için su seviyesindeki değişmelerin belirlenmesi gerekir. Çünkü su seviyesi, dinamik ve meteorolojik etkenler altında sürekli değişir. Bu nedenle ortalama su seviyesine (MSL) göre belirlenecek bir yüzey (jeoit), derinlik ölçülerinin indirgenebileceği yüzey olarak kabul edilir.

  • Her harita çalışmasında gerek yüksekliklerin gerekse derinliklerin belirlenmesinde belli bir başlangıç yüzeyi seçilir. Bu başlangıç yüzeyinin geoit olduğunu biliyoruz. Sualtı tabanına ilişkin derinlik ölçmeleri, o andaki su seviyesine göre yapıldığından, ölçülerin başlangıç yüzeyine indirgenebilmesi için su seviyesindeki değişmelerin belirlenmesi gerekir. Çünkü su seviyesi, dinamik ve meteorolojik etkenler altında sürekli değişir. Bu nedenle ortalama su seviyesine (MSL) göre belirlenecek bir yüzey (jeoit), derinlik ölçülerinin indirgenebileceği yüzey olarak kabul edilir.





Ülke başlangıç yüzeyinin belirlenmesi amacıyla yapılacak

  • Ülke başlangıç yüzeyinin belirlenmesi amacıyla yapılacak

  • su seviyesi gözlemleri ile bölgesel hidrografik çalışmalar

  • için yapılacak su seviyesi gözlemlerinin alet, süre ve

  • değerlendirme yönünden bazı farklılıkları vardır. Örneğin,

  • Ülke başlangıç yüzeyinin belirlenmesi için presizyonlu

  • mareografların kullanılması ve uzun süreli gözlemlerden

  • ortalama su seviyesinin hesaplanması zorunlu olmasına

  • karşın, bölgesel hidrografik çalışmalar için basit mareograflar ve kısa süreli gözlemler genellikle yeterlidir.







Pek çok ülke, 1926 Uluslararası Hidrografi Konferansında

  • Pek çok ülke, 1926 Uluslararası Hidrografi Konferansında

  • kabul edilen tanıma göre harita datumunu benimsemiştir:

  • "Gelgitin çok seyrek olarak altına inebileceği kadar alçak

  • olan bir düzlem".

  • İngiltere Kıyıları boyunca, bu genellikle en alçak astronomik

  • gelgitin ölçülen değerine yakındır. Bu en alçak gelgit, ay ile

  • güneşin etkileriyle sağlanan seviyedir.

  • Türkiye’de hidrografik haritaların düşey datumu olarak

  • ortalama su seviyesi (MSL) alınmaktadır.







Gelgit seviyeleri en basit şekliyle

  • Gelgit seviyeleri en basit şekliyle

  • bölümlendirilmiş düşey bir çubukla belirlenir.

  • Çubuk gelgit yüksekliğini kaplamalı ve

  • sıfır noktası da datum seviyesinde olmalıdır.

  • Datum seviyesinden farklı bir ayarlama

  • sonucunda düzeltme yapılması gerekir.

  • Bu düzeltme basittir, fakat unutulabilir.

  • Gelgit çubuğu,

  • datum seviyesinin altındaki

  • ölçümlerde negatif sonuçlar verir.





Sonuçlar, genellikle değişik amaçlara uygun çeşitli tipleri bulunan

  • Sonuçlar, genellikle değişik amaçlara uygun çeşitli tipleri bulunan

  • otomatik göstergelerden okunur. Damıtmalı göstergeler, örneğin

  • limanlarda sürekli kaydediciler kadar yaygındır. Limanlarda

  • iskelenin yanına kurulurlar.

  • Alçak suya, en alçak su seviyesinin altında duracak şekilde

  • çabucak monte edilebilir. Kabaran ve çekilen gelgitin karşı

  • basıncını ölçmek üzere sıkıştırılmış hava kullanılır. Bundan

  • başka deniz yatağı manometresi, akustik gösterge (sudan yukarı

  • doğru ya da tüpten aşağıya suya doğru) gibi çeşitleri vardır.

  • Her birinin kendine özgü taşıma ve ayarlama şekilleri olduğu gibi

  • farklı sorunlar yaratırlar. Bir manometre yatay su hareketiyle

  • gelgit uzunluğunun yükselmesi arasındaki basınç farkını ayırt

  • edemez. Damıtmalı göstergeler ise, deniz kuvvetlerinin etkilerinin

  • artmasıyla küçük açıklıkları tıkanır. Hepsinin ortak özelliği, dikkatli

  • yerleştirilmelerinin gerekmesidir. Gelgit gözlemlerinin yeri, ölçüm

  • alanına uygun olmalıdır. Alçak suda kurumamalı, kıyı kordonunun

  • ardında kalmamalı, ölçüm bölgesinden çok uzakta bulunmamalıdır.











TUDES’nin genel çalışma yapısı

  • TUDES’nin genel çalışma yapısı



Su ile ilgili pek çok ölçme yapan, ölçmeci için, suyun özellikler çok önemlidir. Suyun kimyasal ve fiziksel yapısındaki değişiklikler, akustik ölçümleri etkiler. Barajlardaki soğuk ve tatlı sudan, Lut Gölündeki sıcak ve tuzlu suya kadar pek çok çeşidi vardır. Ölçümler her iki tip suda da yapılır. Her birinde de ses dalgası farklı davranır. Bazen suyun niteliği ve bileşenleri başlı başına değerlendirmeye alınacak parametre olurlar.

  • Su ile ilgili pek çok ölçme yapan, ölçmeci için, suyun özellikler çok önemlidir. Suyun kimyasal ve fiziksel yapısındaki değişiklikler, akustik ölçümleri etkiler. Barajlardaki soğuk ve tatlı sudan, Lut Gölündeki sıcak ve tuzlu suya kadar pek çok çeşidi vardır. Ölçümler her iki tip suda da yapılır. Her birinde de ses dalgası farklı davranır. Bazen suyun niteliği ve bileşenleri başlı başına değerlendirmeye alınacak parametre olurlar.

  • Ses ve ultra ses pek çok ölçmede kullanılır. Çünkü su, sıkıştırma, tazyik dalgalarını iyi iletir. Ama elektromanyetik dalgalar için iyi bir iletken değildir. Sesin hızı, sıcaklık, tuzluluk derecesi ve derinlikle birlikte değişiklik gösterir. Bu nedenle aletlerin ayarlanması, kesin uzunlukların elde edilmesi için gereklidir. Ses dalgaları, her zaman düz çizgiler halinde hareket etmezler. Değişen yoğunluk ve sıcaklık katmanlarından dolayı kırılmalara maruz kalırlar.



Sudaki ses hızı değişimleri, akustik dalgaların hızını etkilediklerinden, sudaki ses hızı profillerinin belirlenmesi çok önemlidir. Akustik dalgaların sudaki hızını (V) belirleyebilmek için ortamın fiziksel parametrelerinin bilinmesi gerekir. Akustik dalgaların su ortamındaki yayılma hızı; ortamın sıcaklık, tuzluluk, basınç ve yoğunluk değişimlerine bağlı olarak değişir. Deniz suyunun yoğunluğu, sıcaklık ve basınca bağımlı olduklarından, bunları etkileyen faktörler yoğunluğu da dolaylı olarak etkilerler. Akustik dalgaların hızlarındaki değişimler, akustik ışınların bükülmelerine neden olur. Özellikle 100-150 metrelik yüzey suyundaki sıcaklık değişimleri, bu eğilmenin başlıca nedenidir. Akustik ışınlar, alçak ses hızı bölgesine doğru bükülürler ve ölçülen mesafenin daha büyük çıkmasına neden olurlar. Basınç yani derinlik arttıkça, akustik yayılma hızı da artar. Basıncın tek başına oluşturacağı ses hızı değişimi yüzey ile 3000 metre arasında yaklaşık 50 m/s kadardır.

  • Sudaki ses hızı değişimleri, akustik dalgaların hızını etkilediklerinden, sudaki ses hızı profillerinin belirlenmesi çok önemlidir. Akustik dalgaların sudaki hızını (V) belirleyebilmek için ortamın fiziksel parametrelerinin bilinmesi gerekir. Akustik dalgaların su ortamındaki yayılma hızı; ortamın sıcaklık, tuzluluk, basınç ve yoğunluk değişimlerine bağlı olarak değişir. Deniz suyunun yoğunluğu, sıcaklık ve basınca bağımlı olduklarından, bunları etkileyen faktörler yoğunluğu da dolaylı olarak etkilerler. Akustik dalgaların hızlarındaki değişimler, akustik ışınların bükülmelerine neden olur. Özellikle 100-150 metrelik yüzey suyundaki sıcaklık değişimleri, bu eğilmenin başlıca nedenidir. Akustik ışınlar, alçak ses hızı bölgesine doğru bükülürler ve ölçülen mesafenin daha büyük çıkmasına neden olurlar. Basınç yani derinlik arttıkça, akustik yayılma hızı da artar. Basıncın tek başına oluşturacağı ses hızı değişimi yüzey ile 3000 metre arasında yaklaşık 50 m/s kadardır.



Deniz suyundaki ses hızını hesaplamak için çeşitli formüller vardır.

  • Deniz suyundaki ses hızını hesaplamak için çeşitli formüller vardır.

  • Wilson tarafından türetilen bir formülle; sıcaklık, derinlik ve

  • tuzluluğun fonksiyonu olarak sesin, deniz suyundaki hızı;





Denizlerde ses hızının derinlikle değişimini ölçmek için genel olarak iki tür alet kullanılır. Bunlardan ilki, uzun zamandır kullanılan ve derinlikle sıcaklığın değişimini ölçen batitermograf adıyla bilinen bir alettir. Son yıllarda bu aletin yerini CSTD (iletkenlik, tuzluluk, sıcaklık ve derinlik) ölçer adıyla bilinen modern sistemler almıştır. Ses hızı profili, ölçülen parametrelerden yukarıdaki ilk formül kullanılarak hesaplanır. Diğeri ise, sabit aralıklı verici ve alıcı transducerler arasında geçen ses yayılım zamanını ölçerek, iki transducer arasındaki sıvının ses yayılım hızını hesaplayan ve velocitimetre adıyla bilinen alettir.

  • Denizlerde ses hızının derinlikle değişimini ölçmek için genel olarak iki tür alet kullanılır. Bunlardan ilki, uzun zamandır kullanılan ve derinlikle sıcaklığın değişimini ölçen batitermograf adıyla bilinen bir alettir. Son yıllarda bu aletin yerini CSTD (iletkenlik, tuzluluk, sıcaklık ve derinlik) ölçer adıyla bilinen modern sistemler almıştır. Ses hızı profili, ölçülen parametrelerden yukarıdaki ilk formül kullanılarak hesaplanır. Diğeri ise, sabit aralıklı verici ve alıcı transducerler arasında geçen ses yayılım zamanını ölçerek, iki transducer arasındaki sıvının ses yayılım hızını hesaplayan ve velocitimetre adıyla bilinen alettir.



Sesin, kaya katmanları arasından yayılma hızı, doğru

  • Sesin, kaya katmanları arasından yayılma hızı, doğru

  • derinliğin belirlenebilmesi için en önemli özelliktir. Yüksek

  • çözümlemeli sismik çalışma yapan bir ölçmeciyi doğrudan

  • ilgilendiren nokta olabilir. Kaya katmanlarının jeolojik olarak

  • yorumlanması, ses hızının belirlenmesine yardımcı olur.













ÇALIŞMANIN AMACI

  • ÇALIŞMANIN AMACI





ÖLÇME SAHASI

  • ÖLÇME SAHASI







Birçok konum belirleme işlemi, ulusal ya da uluslararası kontrol ağına dayalı olarak yapılır. Uydular yardımıyla da konum belirleme işlemi yapılabilir. Derinlik ölçmelerini kontrol etmek amacıyla karada yüksekliği bilinen Rs noktasından, ölçme bölgesine nivelmanla kot taşınabilir. Ölçme bölgesindeki ortalama su seviyesi ile karadaki Rs noktası arasındaki yükseklik farkı biliniyorsa kot taşıma işlemi yararlı olur. Aksi takdirde su seviyesi, gözlenerek belirlenmelidir. Gözlem süresi ne kadar uzun olursa sonuçlar da o kadar iyi olur.

  • Birçok konum belirleme işlemi, ulusal ya da uluslararası kontrol ağına dayalı olarak yapılır. Uydular yardımıyla da konum belirleme işlemi yapılabilir. Derinlik ölçmelerini kontrol etmek amacıyla karada yüksekliği bilinen Rs noktasından, ölçme bölgesine nivelmanla kot taşınabilir. Ölçme bölgesindeki ortalama su seviyesi ile karadaki Rs noktası arasındaki yükseklik farkı biliniyorsa kot taşıma işlemi yararlı olur. Aksi takdirde su seviyesi, gözlenerek belirlenmelidir. Gözlem süresi ne kadar uzun olursa sonuçlar da o kadar iyi olur.

  • Ölçme teknesinin istenen rotada ilerlemesini sağlamak için bir çok yöntem kullanılır:

  • 1- Pusula rotasında dümen kullanılır. Bu arada akıntı veya rüzgar yüzünden meydana gelebilecek sürüklenmelere karşı koymak için yapılması gerekenler hesaplanır.

  • 2- Transit hattı boyunca dümen kullanılır (örneğin, bir çizgideki iki nokta tutturulur).

  • 3- Kıyıda bulunan sekstant, teodolit, ya da lazer gözlemcinin komutuna göre, dümen kullanmak.



Yüklə 445 b.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin