I kutsal yazilar’daki yeri



Yüklə 148,27 Kb.
tarix08.01.2019
ölçüsü148,27 Kb.
#93221
növüYazi


ZEKERİYA
Giriş
Zekeriya’nın peygamberliği Hıristiyanlar için çok değerlidir; çünkü Mesih’in ilk, özellikle de ikinci gelişi ve İsrail ulusunun bunu izleyen bin yıllık yenilenmesiyle bağlantılı olayların panoramik (genel) açıklaması ve Mesih’e ilişkin vurgulamaları yönünden eşsizdir.”

– Merrill F. Unger


I. KUTSAL YAZILAR’DAKİ YERİ
Yaratılış, Mezmurlar ve Yeşaya, Yeni Antlaşma’da en çok alıntı yapılan ki­taplardandır; uzunlukları ve kapsamları düşünüldüğünde, bu durum şaşırtıcı de­ğildir. Pek çokları için Yeni Antlaşma’da, Zekeriya’nın on dört bölümünden yaklaşık kırk kez alıntı yapıldığını öğrenmek şaşırtıcı olacaktır. Hiç kuşkusuz bunun nedeni, kitabın Kısa Peygamberlik Kitapları arasında en çok Mesih mer­kezli yazılan kitap olduğu gerçeğidir.

Zekeriya’nın büyüleyici simgesel görümleri, çağrıları ve esinlemeleri, sür­günden sonra yazılan bu kitaba duyulan ilgiyi ve verilen önemi arttırmaktadır.


II. KİTABIN YAZARI
Eski Antlaşma’da adı Zekeriya (Rab hatırlar) olan yaklaşık otuz kişi bulu­nur; Yeni Antlaşma’da aynı isim Zakariyas (Grekçe), Türkçe’de Zekeriya ola­rak geçer.

Bu peygamber ve kâhin, büyük olasılıkla sürgün sırasında Babil’de doğ­muştu. Nehemya onun Yeruşalim’e varışından söz eder (12:4, 16), Ezra da gö­revine değinir (5:1; 6:14). Zekeriya yaşlı Hagay’ın kısa süren görevini devrala­rak Yahudi halkından sağ kalan az sayıda kişiyi teşvik etmiştir.

Zekeriya’nın görevi uzun sürdü. 9-14’üncü bölümleri büyük olasılıkla tarih­leri belirlenmiş kısımlardan sonra yazdı.
III. TARİH
Zekeriya, peygamberliklerine İ.Ö. 520’de başladı. O yıl, Hagay’ın görev yaptığı yıldı, ama o en az üç yıl görevini sürdürmüştü.
IV. ÖN OLAYLAR VE KONULAR
Zekeriya, Berekya’nın oğluydu. Hagay gibi o da sürgünden ülkelerine geri dönen Yahuda halkının peygamberiydi. Hagay’la birlikte tapınağın yeniden inşa edilişindeki teşvik görevini yürüttü (Ezr.5:1). Zekeriya’nın peygamberliği, Ha-gay’ın ikinci ve üçüncü mesajları arasındaki dönemde başladı.

Yüksek derecede simgesel bir dil kullanarak sekiz görüm aracılığıyla dünya uluslarının güçlerini yitireceklerini bildirdi; Mesih’i reddettikleri için günah iş­leyen Yahudiler’in yargısını, temizlenmeyi, yenilenmeyi, sağ kalanların görke­mini ve Yeruşalim’in gelecekteki refahını duyurdu. İlk beş görüm lütuf bildiri­leridir; son üç görüm ise yargıyı bildirir.

Zekeriya’nın Mesih’e ilişkin dikkat çekici peygamberlikleri, O’nun Yeruşa-lim’e girişini (9:9); otuz parça gümüş için ele verilmesini (11:12, 13), vurulan çoban olarak ölümünü (13:7); Zeytin Dağı’na tekrar gelişini (14:4); Başkâhin ve Kral olarak bin yıl sürecek egemenliğini (14:9) önceden bildirdi.

Peygamberliklerin çoğu, Zekeriya’nın yaşadığı dönemde kısmen uygulanmış ya da yerine gelmiştir; ancak pek çoğu gelecekte tamamlanacaktır.



ANA HATLAR

I. TÖVBE VE İTAAT ÖĞÜDÜ: HALK, BABALARININ HATALARINA DÜŞMEMELERİ KONUSUNDA UYARILIR (1:1-6)


II. HALKIN TAPINAĞI YENİDEN İNŞA ETMELERİNİ TEŞVİK ETMEK İÇİN TASARLANMIŞ SEKİZ GÖRÜM (1:7 - 6:8)

A. Kızıl Ata Binmiş Bir Adam (1:7-17)

B. Dört Boynuz ve Dört Usta (1:18-21)

C. Elinde Ölçü İpi Tutan Adam (2. Bölüm)

Ç. Başkâhin Yeşu (3. Bölüm)

D. Altın Kandillik ve İki Zeytin Ağacı (4. Bölüm)

E. Uçan Tomar (5:1-4)

F. Ölçü Kabındaki Kadın (5:5-11)

G. Dört Savaş Arabası (6:1-8)
III. YEŞU’NUN BAŞKÂHİN OLARAK TAÇ GİYMESİ (6:9-15)
IV. BEYTEL’Lİ YAHUDİLER’İN ORUÇ TUTMAYI SÜRDÜRME KONUSUNDAKİ İSTEKLERİ (7, 8. Bölümler)

A. Oruçla İlgili Soru (7:1-3)

B. İlk Bildiri (7:4-7)

C. İkinci Bildiri (7:8-14)

Ç. Üçüncü Bildiri (8:1-17)

D. Dördüncü Bildiri (8:18-23)


V. İLK ÖNBİLDİRİ YA DA YÜK, MESİH’İN İLK GELİŞİNİN VURGULANMASI (9-11. Bölümler)

A. Uluslar Yargılanacak (9:1-8)

B. Mesih’in Siyon’a İlk Gelişi (9:9)

C. Silahsızlanma ve Mesih’in İkinci Gelişindeki Evrensel Barış (9:10)

Ç. Tutsakların Sürgünden Yeruşalim’e Geri Dönüşü (9:11-12)

D. İsrailliler’in Grekler Karşısındaki Zaferi (9:13)

E. Rab’bin, Halkını Korumak İçin Araya Girmesi (9:14-17)

F. Halka, Yağmuru Putlardan Değil, Rab’den İstemeleri Öğütlenir (10:1, 2)

G. Tanrı Yahuda Önderlerini Cezalandıracak, Mesih’i Gönderecek ve Halkına Zafer Sağlayacaktır (10:3-5)

Ğ. İsrail ve Yahuda Bir Araya Getirilip Yenilenecek (10:6-12)

H. Sadakatsiz Önderler Cezalandırılacak (11:1-3)

I. Mesih Sürünün Gerçek Çobanı Olacak (11:4-8a)

İ. Mesih, Halkı Tarafından Reddedilir (11:8-14)

J. Tanrı Onları Sahte Çobanın (Mesih Karşıtı) Eline Teslim Eder (11:15-17)


VI. MESİH’İN İKİNCİ GELİŞİNİ VURGULAYAN İKİNCİ ÖNBİLDİRİ

YA DA YÜK (12-14. Bölümler)

A. Yeruşalim Uluslara Sıkıntı Kaynağı Olacak (12:1-3)

B. Rab Yahuda’nın Düşmanlarını Yok Edecek (12:4)

C. Yahudiler Tanrı’yı Güç Kaynakları Olarak Kabul Edecekler (12:5)

Ç. Uzakta Bulunan Yahuda, Düşmanlarını Yutacak ve Zaferi İlk Kazanan Olacak (12:6-9)

D. Ulus Mesih’i Reddettiği İçin Yas Tutacak (12:10-14)

E. Günahtan Arınma Sağlanacak (13:1)

F. Putlar ve Sahte Peygamberler Uzaklaştırılacak (13:2-6)

G. Mesih Vurulacak ve İsrail Dağılacak (13:7)

Ğ. Ulusun Üçte Biri Rab’be Dönecek (13:8, 9)

H. Uluslar Yeruşalim’e Karşı Savaşmak İçin Bir Araya Gelecek (14:1, 2)

I. Rab’bin Kendisi Araya Girecek (14:3-5)

İ. İklim ve Işık Kaynaklarındaki Kozmik Değişimler (14:6, 7)

J. Diri Suların Irmağı (14:8)

K. Mesih Kral Olarak Egemenlik Sürecek (14:9)

L. Ülkedeki Coğrafi Değişimler (14:10)

M. İnsanların Yerleştiği Güvenlik İçindeki Yeruşalim (14:11)

N. Rab Düşman Uluslara Bela ve Panikle Sıkıntı Verecek (14:12-15)

O. Uluslardan Sağ Kalanlar Yeruşalim’de Tapınacak ya da Belayla Cezalandırılacaklar (14:16-19)

Ö. Sıradan Kazanlar da Sunağın Önündeki Çanaklar Gibi Olacak, Rab’bin Tapınağında Artık Tüccar Bulunmayacak (14:20-21)

YORUM
I. TÖVBE VE İTAAT ÖĞÜDÜ: HALK, BABALARININ HATALARINA DÜŞMEMELERİ KONUSUNDA UYARILIR (1:1-6)
İlk altı ayet kitabın giriş kısmını oluşturur. Bu ayetlerle Berekya oğlu Zekeriya Rab’bin bildirisini halka, O’na geri dönmeleri için ısrar ederek duyu­rur. 3’üncü ayet, kitabın anahtar notudur: “‘Her Şeye Egemen RAB, bana dö­nün, ben de size dönerim’ diyor.” Halkı Yeşaya, Yeremya ve Hoşea gibi pey­gamberleri reddeden babalarının hatalarına düşmemeleri konusunda uyarır. Bu uyarıdan sonra halkın üzerine yargı geldi. Bu yargının, kötü yolları ve uy­gulamaları nedeniyle Rab’bin terbiyesi olduğunu fark ettiler.
II. HALKIN TAPINAĞI YENİDEN İNŞA ETMELERİNİ TEŞVİK ETMEK İÇİN TASARLANMIŞ SEKİZ GÖRÜM (1:7 - 6:8)
Zekeriya, kitabına kendi zamanından bin yıllık egemenlik dönemine kadar uzanan, önbildiri niteliğindeki bir görümle başlar.
A. Kızıl Ata Binmiş Bir Adam (1:7-17)
Anlamı: Tanrı, kendi halkı acı çekerken ulusların duyarsız kalmasından hoş­nut değildir. Ulusları cezalandıracak ve halkını yenileyecektir.
1:7-11 7’nci ayette peygamber, sekiz görümünü anlatmaya başlar.

Birinci görümde Rab (kızıl ata binmiş adamı “Rab’bin Meleği’yle karşı­laştırın, 11. ayet), yeryüzünde kızıl, kula ve beyaz atlar üzerinde devriye ge­zen temsilcileriyle (büyük olasılıkla melekler) birlikte görülür. Vadideki mer­sin ağaçları, uluslara boyun eğmiş olan İsrail’i simgeler. Peygamber binicilerin ne anlama geldiğini sorduğunda, melek ona bunu açıklayacağını söyler. Ama Rab (mersin ağaçlarının arasında duran adam) onların görevlerinin yeryü­zünde devriye gezmek olduğu yanıtını verir. Dünyayı dolaşan biniciler, dünya­nın esenlik ve güvenlik içinde olduğunu bildirirler. Bu, büyük olasılıkla Tanrı-nın halkı zulüm görürken, başta Babil olmak üzere diğer ulusların tasasız yaşa-dıkları anlamına gelmektedir.



1:12-17 Rab’bin meleği, Her Şeye Egemen RAB’be, yetmiş yıl virane olarak kalan Yeruşalim ve Yahuda için aracılık eder. Teşvik edici bir yanıt ve­ren melek, peygambere, Tanrı’nın halkı için araya gireceği yorumunu yapar. Uluslar, Yahuda’ya zalim davrandıkları için Tanrı’yı kızdırmışlardı. Tanrı Ye-ruşalim’e geri dönecek ve tapınak yeniden inşa edilecekti. Buradaki ölçü ipi tekrar inşa etme anlamındadır, oysa 2.Krallar 21:13’de yıkım anlamına gelir. Peygamber halka, Tanrı’nın Yahuda’nın kentlerini bereketleyeceğini, Siyon’u avutacağını ve Yeruşalim’i yeniden seçeceğini bildirmelidir.
B. Dört Boynuz ve Dört Usta (1:18-21)
Anlamı: Dört dünya imparatorluğunun yıkılması.
Bu ikinci görümün tamamen yerine gelmesi gelecekte gerçekleşecektir. Dört boynuzla kastedilen Yahuda, İsrail ve Yeruşalim’i dağıtan dört ulus, başka bir deyişle dört dünya imparatorluğudur: Babil, Med-Pers, Grek ve Roma1. Dört ustanın kimliği bildirilmez, ama Yahuda’yı dağıtan ulusların güçlerini yok etmek için Tanrı tarafından görevlendirilen temsilciler oldukları açıktır. G. Coleman Luck şu açıklamayı yapar:
Tanrı’nın bu dört temsilcisi kimdir? Hezekiel 14:21 ve Vahiy 6:1-8’de sözü edilen Tanrı’nın dört yargısını temsil ediyor olabilecekleri ileri sürülmüştür; sa­vaş, kıtlık, yabanıl hayvanlar ve bulaşıcı hastalık. Daha büyük bir olasılık ise bir önceki görümde resmedilen dört imparatorluğu deviren dört gücü temsil etmele­ridir: Med-Pers Babil’i, Grekler Med-Persler’i, Roma Grekler’i ve Mesih’in egemenliği yeniden uyanan son günlerdeki Roma İmparatorluğu’nu devirecekti. Buradaki genel gerçek, Tanrı’nın halkına karşı gelen her kötü gücün sonunda devrileceği ve yargılanacağıdır.2
C. Elinde Ölçü İpi Tutan Adam (2. Bölüm)
Anlamı: Gelecekteki refah, nüfus artışı ve Yeruşalim’in güvenliği.
2:1-5 Üçüncü görüm, elinde ölçü ipi tutan bir adamla ilgilidir. Peygam­ber kendisine nereye gittiğini sorduğunda Yeruşalim’i ölçmeye gittiği yanıtını verir; bununla kentin yeniden kurulacağı yeri belirtmektedir. Görümü yorumla­yan melek, Yeruşalim’in içinde sayısız insanın barınacağını ve surlara ihtiyacı olmayacağını, çünkü kenti Rab’bin koruyacağını söylemesini isteyen bir başka melekle karşılaşır. Bu, elbette Mesih’in bin yıllık egemenliği dönemindeki Yeruşalim’i belirtmektedir.

2:6-12 Sürgünde kalan Yahudi tutsaklar, kuzeydeki ülkeden Yeruşalim’e geri dönmeye çağrılırlar. Babil’in Yeruşalim’in kuzeydoğusunda bulunmasına rağmen, tutsaklar ay şeklindeki verimli toprak yol üzerinden gelecekler ve İs­rail’e kuzeyden gireceklerdir. Bu olay Mesih’in ikinci gelişinden, yücelik açıklanıp kurulduktan sonra gerçekleşecek bir önbildiridir. Tanrı, halkının düş­manlarını cezalandıracaktır, çünkü onlar Tanrı’nın gözbebeği olarak tanımla­nırlar. Mesih bin yıllık süreçte tapınağa geldiğinde ezgilerle coşulacak ve ulus­lar o gün Mesih’le birleşeceklerdir. Filist için kullanılan kutsal topraklar ifa­desi, bütün Kutsal Kitap boyunca yalnızca burada kullanılmıştır.

2:13 Bütün insanlara, kutsal konutundan ulusları cezalandırmak için kal­karak gelen Rab’bin önünde sessiz durma buyruğu verilir.
Ç. Başkâhin Yeşu (3. Bölüm)
Anlamı: Kâhinlik, ulusun temsilcisi, temizlenmiş ve yenilenmiş.

3:1-3 Kirli giysiler içindeki başkâhin Yeşu, İsrail’in temsilcisi olarak kâ­hinliği simgeler. Şeytan (İbranice’de düşman), İsrail’i kâhinlik görevini yerine getirmek için yetersiz olmakla suçlar. Tanrı Şeytan’a, ulusun ateşten, yani tut­saklıktan çıkarılan yarı yanmış odun parçası olduğunu söyleyerek yanıt verir.

3:4-7 Melek, ulusun temizleneceğini ve bayramlık giysilerle donatılaca­ğını vaat eder. Zekeriya’nın isteği üzerine Yeşu’nun başına temiz bir sarık sa­rılır, Rab’bin Meleği de O’nun yanında durmaktadır. Eğer halk Rab’be sadık kalır ve itaat ederse, Tanrı’nın evini yönetecek ve avlularını koruyacaktır. Kendisine orada duranların arasına katılıp Rab’bin huzuruna çıkma ayrıcalığı verilecektir.

3:8,9 Yeşu ve kâhin arkadaşları insanları şaşırtan harika bir belirtiydiler. Unger, konuyu ayrıntılarıyla inceler:
...Önbildirinin habercileri olan, konumları itibarıyla gelecekte gerçekleşecek olayları ima eden insanlar... Mesih aracılığıyla İsrail kurtarılacak, yenilenecek, Yeşu ve kâhin arkadaşlarının önceden canlandırdıkları gibi, başkâhinleri olan bir ulus olarak yeniden kurulacaklardı.3
8’inci ayette Mesih’ten, “Dal adındaki kulum” olarak söz edilir; 9’uncu ayette Mesih, tek taşın üzerindeki yazıt olarak betimlenir (Dan.2:34, 35). Bazı araştırmacılar Dal’ın Mesih’in ilk gelişine, taşın ise ikinci gelişine uyarlanabi­leceğini düşünmüşlerdir. Gaebelein, üzerine yazıt oyulmuş yedi gözlü tek taşın kurtarılmış ulus, krallığın temeli, Kutsal Ruh’la doldurulmuş anlamlarına gel­mesi gerektiğini söyler. Çünkü onunla bağlantılı olarak, “Bir günde bu ülkenin günahını kaldıracağım” ifadesi yer alır. Yenilenmiş İsrail, Tanrı’nın Egemen­liği’nin çekirdeğidir.4

3:10 Bölüm, bin yıllık dönemdeki kırsal yaşamın huzurlu doğasının ışıltı­sıyla kapanır:
“‘O gün her biriniz komşusunu asmasının, incir ağacının altında otur­maya çağıracak.’ Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB.”
D. Altın Kandillik ve İki Zeytin Ağacı (4. Bölüm)
Anlamı: Tanrı’nın ışığını taşıyan İsrail, tapınağı Tanrı’nın Ruhu (zeytinya­ğıyla resmedilen) aracılığıyla yeniden inşa edecektir.
4:1-6 Beşinci görüm, yanında iki zeytin ağacı bulunan som altından bir kandilliği tanımlar. Kandilliğin tepesinde zeytinyağı için bir tas, üzerinde yedi kandil, kandillerde yedişer oluk vardır. Sapının ucunda bir tas bulunur; bu tas zeytinyağı haznesi görevini yapmaktadır. Ayrıca kandilliğin yanında, biri zey­tinyağı tasının sağında, öbürü solunda olmak üzere iki zeytin ağacı bulunur.

Som altından kandillik, büyük olasılıkla Tanrı’nın dünya üzerindeki tanığı olan İsrail’in simgelemektedir. İşlevini yalnızca zeytinyağı, yani Kutsal Ruh aracılığıyla yerine getirerek dünyaya ışık olabilir. Görümün ilk akla gelen yo­rumu, tapınağın insan enerjisi ya da gücüyle değil, Rab’bin Ruhu’nun aracılı-­

ğıyla inşa edilecek olmasıdır. Zorluklar uzaklaştırılacaktır. Zerubbabil, temelini attığı gibi tapınağı yeniden inşa edilişini de tamamlayacaktır. Unger şu yorumu yapar:
Burada belirtilen ruhsal ilke, (6. ayet) zeytinyağının kendiliğinden ve aniden in­san çabası olmadan ışık sağlaması, görümdeki betimlemeyle çok iyi resmedil­miştir. Üzerine dökülen Ruh’un doluluğuyla harekete geçen İsrail’in bin yıllık dönemdeki tanıklığını önceden temsil eder. Ancak ifadenin geçtiği koşullar ve çevre dikkate alındığında, vaat doğrudan Zerubbabil’e uygulanır; tapınağın ta­mamlanma görevini yerine getiren odur.5
4:7-10 Dağ gibi engele rağmen tapınak tamamlanacak ve halk tapınağın güzelliğine hayran olarak, “Ne güzel, ne güzel...” diye bağıracaktır. Küçük iş­ler yapma gününü küçümseyenler, yani Tanrı’nın büyük bir iş yapma olasılı­ğıyla alay edenler Zerubbabil’in elinde ölçü ipini görecekler, Zerubbabil’in yapıyı tamamladığı güne tanıklık edeceklerdir.

Yedi kandil, Rab’bin bütün yeryüzünde dolaşan yedi gözüdür.



4:11-14 Zekeriya iki zeytin ağacını ve iki zeytin dalını sorduğunda, melek onların bütün dünyanın Rabbi’ne hizmet eden kutsanmış iki kişi olduklarını açıklar. Bu iki kişi, genellikle kral ve kâhinin görevlerini temsil eden Zerubbabil ve Yeşu olarak düşünülür.

Bu görüm, yenilenme için ruhsal gücün gerekli olduğunu öğretir; bir önceki görüm temizlenmenin gerekliliğini öğretmişti.


E. Uçan Tomar (5:1-4)
Anlamı: Yalan yere yemin edenler ve ülkeyi soyanlara karşı duyurulan Tanrı laneti.
5:1,2 Uçan tomar görümü, üçlü bir dizideki yönetim ve yargıyla ilişkisi olanların ilkidir. Uzunluğu dokuz metre, genişliği dört buçuk metre olarak öl­çülen tomar, Süleyman’ın tapınağının revağı ile aynı büyüklüktedir.

5:3,4 Melek, yalan yere ant içen herkesin ve her hırsızın üzerine gelecek laneti duyurur. Bu lanetin bir bölümü olarak hırsızlık yapan ya da yalan yere yemin edenlerin evleri yıkılacak, kereste ve taşlarıyla birlikte evlerinin tümü yok edilecektir. Belki de bu görüm Mesih’in egemenliği kurulmadan önce dünya uluslarının uğrayacağı yargıyla ilgilidir. İnsana karşı işlenen günahlar (hırsızlık) ve Tanrı’ya karşı işlenen günahlar (yalan yere ant içmek) o zaman yargılanacaktır (Bunlar aynı zamanda yasanın iki taş levhasını da temsil ediyor olabilir).
F. Ölçü Kabındaki Kadın (5:5-11)
Anlamı: Putperestlik ve çıkar gözeten inanç, çıktığı ülke olan Babil’e geri gönderilerek uzaklaştırılır.
Yedinci görüm bir kap içinde oturan bir kadını gösterir (İbranice’de efa). Efa iş hayatında kullanılan en büyük ölçüydü, bir ölçü kabına benziyordu. Ka­dın burada “kötülüğün” kişiselleştirilmesidir. Ülkede Efa’nın üstünde kurşun bir kapak dururdu; bunun anlamı kötülüğün engellenmesiydi. Ama diğer iki kadın Efa ile birlikte Şinar’a (Babil) kaçtılar. Bu ifade, putperestlik ve çıkar gözeten inancın İsrail’den ayrılarak çıkış yeri olan Babil’e geri gönderilerek uzaklaştırılacağını belirtiyor gibi görünmektedir. Böyle bir uzaklaştırma, elbette Babil’in yargısı ve krallığın kurulması için bir hazırlıktı. 11’inci ayette geçen ev sözcüğü putperest tapınak anlamına gelmektedir.

İsrail, Babil sürgününden sonra putperestlikten temizlendi, ama gelecekte Mesih karşıtına tanrı olarak tapındığında, putperestliğin en kötü biçimini ku­caklayacaktı.


G. Dört Savaş Arabası (6:1-8)
Anlamı: Tanrı’nın keşif kolu, İsrail’in düşmanlarının yenildiğini belirtir.
6:1-4 Zekeriya dört savaş arabası ve atlarını görür; iki tunç dağın ara­sından çıkıp gelmektedirler. Atlar kızıl, siyah, beyaz ve beneklidir; hepsi de güçlü hayvanlardır.

6:5-7 Yorum yapan melek dört atı ve savaş arabasını, dünya uluslarını Me­sih’e boyun eğdirmek için gönderilen Tanrı temsilcileri olan göğün dört ruhu olarak tanımlar. Siyah atlar kuzeye, benekliler ise güneye giderler. Önbildi-rilerin yer aldığı Kutsal Yazılar’da bu iki yön genelde İsrail’in düşman­larıyla il-gilidir (örneğin, Kuzey Kralı ve Güney Kralı). Beyaz atlar siyah atları izlerler; görünüşe göre kızıl atlar, adlandırılmamış bölgelerde devriye gezerler.

6:8 Yorum yapan melek, ülkenin kuzeyine giden atların Ruh’u yatıştırdı­ğına işaret eder. Bu, İsrail için sürekli bir tehlike kaynağı olan kuzey ordusunun (Babil) yıkımını ima ediyor olabilir. Görüm bir bütün olarak ele alındığında, İs­rail’in düşmanlarının Rab’bin temsilcileri tarafından yıkıma uğratıldıklarını be­lirtiyor gibidir. Bir kez daha hatırlatalım; bu, Mesih’in yeryüzündeki egemenli­ğinden önce gerçekleşecek olan bir olaydır.
III. YEŞU’NUN BAŞKÂHİN OLARAK TAÇ GİYMESİ (6:9-15)
Anlamı: Bir kral ve başkâhin olarak gelen Mesih’in bir resmi; kilise ve dev­letin ideal bileşimi.
6:9-13 Yargı görümleri sona erdiğinden, büyük bir simgesel eylem ger­çekleşir. Zekeriya’ya geri dönen üç sürgünden –Helday, Toviya ve Yedayaaltın ve gümüş alması ve başkâhin Yeşu6 için Yoşiya’nın evinde özenle iş­lenmiş bir taç yapması buyrulur. Genellikle taç, başkâhin yerine önder için ya­pılır. Ama bu eylem, Mesih’in kral ve kâhin olarak geleceğini önceden belirt­mektedir. 12’nci ayette bin yıllık dönemdeki tapınağı inşa edecek, kraliyet onurunu taşıyacak ve tahtında oturarak egemenlik sürecek olan KUL’dan söz edilir. David Baron bu konuda şunları yazar:
Burada tapınak için hem saray, hem de kutsal yer anlamına gelen İbranice söz­cüğün kullanılması, Mesih’in en üst derecedeki başkâhinliğini gösterir. Kral olarak sarayına girmiş, kâhin olarak Kutsal Yer’ine yerleşmiştir.7
İkisi arasında tam bir uyum olacak.” Bunun anlamı, Kral ve Kâhin (Tek Kişi) arasında esenlik dolu bir anlayışın bulunacağıdır.

6:14 Taç, tapınakta bir anı olarak korunmalıydı. Helem, Helday ve Hen Yoşiya’yla aynı kişidir.

6:15 Dağıtılmış İsrail’in yenilenmesi ve Mesih’e ilişkin vaadin gerçekleş­mesine ilişkin peygamberlikler, insanların itaat etmeye teşvik edilmeleri için bildirilir.
IV. BEYTEL’Lİ YAHUDİLER’İN ORUÇ TUTMAYI SÜRDÜRME KONUSUNDAKİ İSTEKLERİ (7, 8. Bölümler)
A. Oruçla İlgili Soru (7:1-3)
7 ve 8’inci bölümler kendileri arasında bölünür ve oruç konusunu işlerler. Beytel’den8 bir kurul, Yeruşalim’in düşüş yıldönümünde oruç tutmayı sürdürüp sürdürmeyeceklerini anlamak için gelir. Bu orucu yetmiş yıldan beri tutmak­taydılar.
B. İlk Bildiri (7:4-7)
Anlamı: Oruç tutmak kendi fikirleriydi, Tanrı’nın değil. Tanrı törensel ta­pınma değil, yürekten tapınma ister.
Yukarıdaki soruyu yanıtlamak için dört ayrı bildiri verilmiştir (7:4-7; 7:8-14; 8:1-17; 8:18-23). Tanrı onlara 5 ve 7’nci aylarda tutukları orucun kendi istekle­riyle olduğunu hatırlatır; bunu O istememiştir. Ama hem oruçları hem de şen­likleri Tanrı için değil, kendileri içindir. Yeruşalim’in yıkımından önceki pey­gamberler, halkı Tanrı’nın doğruluk ve törensel tapınmadan çok, yürekten ta­pınma istediği konusunda uyarmışlardı.
C. İkinci Bildiri (7:8-14)
Anlamı: Halk adalet ve doğrulukla davranmayı reddettiği ve merhametli davranmadığı için yargıya uğramıştır.
İkinci bildiride Tanrı, ulusun yargılanma nedenini açıklar. O, halkını adil, merhametli ve sevecen davranmaya çağırmıştı. Ama onlar kulak asmadılar. İtaatsizliklerinin sonuçlarına dikkat edelim: Tanrısal gazap; yanıtlanmayan dua; halkın uluslar arasına dağıtılması; ülkenin viraneye dönmesi. Başka bir deyişle,

istedikleri oruç kendi günah ve itaatsizliklerinin bir sonucuydu. William Kelly şu uyarıda bulunur:


Kurulu düzenler, ne etkisi olursa olsun asla pratikteki doğruluğun yerini ala­mazlar ve Tanrı’nın gözünde imandan uzaktırlar.9
Ç. Üçüncü Bildiri (8:1-17)
Anlamı: Rab bereketlerini Yahuda üzerine dökecektir.
8:1-5 Beytel’den gelen kurula, Yahuda’nın gelecekteki bereketleri bildiri­lir. Yahuda’nın düşmanları üzerine büyük gazap inecektir (2. ayet). Yeruşalim yenilenecek ve “Gerçeğin Kenti” olarak anılacak, caddeleri küçük çocuklar için bir oyun yerine, yaşlı erkekler ve kadınlar için toplumsal bir merkeze dönü­şecektir.

8:6-8 Eğer bu, sürgünden dönen az sayıdaki halk için büyük bir harika olarak görülüyorsa, bunu yapmak Tanrı için zor muydu? Sürgünleri geri getire­cek ve onların aralarında Tanrıları olarak yaşayacak olan O’dur.

Bu ayetler Zekeriya’nın yaşadığı dönemdeki insanlara rahatlıkla uygulana­bilirken, tam olarak gerçekleşmeleri Rab’bin ikinci gelişinde sağlanacaktır.



8:9-13 Hagay ve Zekeriya’nın teşviklerini işitmiş olan halk, binayı kurmak için öğüt almıştır. Tapınakta çalışmaya başlamadan önce büyük bir işsizlik hü­küm sürmekte, şiddet sokaklarda çoğalarak devam etmekteydi. Ama Tanrı on­lara esenlik ve refah vaat etmektedir. Uluslara lanet yerine bereket olacaklar­dır.

8:14-17 Tanrı itaatsizlik ettiklerinde halkına nasıl felaket vaat ettiyse, şimdi de aynı şekilde onlara iyilik edeceğini vaat etmektedir. Bu görüşe göre, halk gerçeği söylemeye ve esenlik içinde yaşamaya yönlendirilir. Rab’bin nefret et­tiği şeylerden (komşusu hakkında kötü düşünmek ve yalan yere ant içmek) uzak durmalıdırlar.
D. Dördüncü Bildiri (8:18-23)
Anlamı: İsrail’in oruçları kutlamalara dönüşecek, Yeruşalim dünyanın ta­pınma merkezi olacaktır.
8:18 Beytel’den gelen kurulu teşvik etmek amacıyla Rab, yas içinde tutulan oruçların sevinç ve mutluluk dolu coşkulu şenliklere dönüşeceğini vaat eder. 10’uncu ayda tutulan oruç, Yeruşalim’in kuşatılması nedeniyle tutulan yası belirtirdi (2Kr.25:1). 4’üncü ayda tutulan oruç, tutsaklığın anısınaydı (2Kr.25:3); 5’inci aydaki oruç ise Yeruşalim’in yıkımıyla ilgiliydi (2Kr.25:8-10); 7’nci ay tutulan oruç Gedalya’nın ölümü içindi (2Kr.25:25).

8:19-23 Bölümün son ayetleri, pek çok ulusun ve güçlü ülkenin Her Şeye Egemen Rab’bi aramak üzere dünyanın dört bir yanından Yeruşalim’e akın ettiklerini yazar. O gün, Yahudiler dünyaya bereket kanalı olacaklardır. Şu ifa­denin ne kadar sık (8:2, 3, 4, 6, 7, 9, 14, 19, 20, 23) kullanıldığına dikkat edin: “Böyle diyor Her Şeye Egemen RAB” ya da “Her Şeye Egemen RAB diyor ki...”
V. İLK ÖNBİLDİRİ YA DA YÜK, MESİH’İN İLK GELİŞİNİN VURGULANMASI (9-11. Bölümler)
Son bölümler iki önbildiri ya da yük içerir. Birinci bildiri 9-11’inci bölüm­lerde Mesih’in ilk gelişini vurgularken, 12-14’üncü bölümlerde (ikinci bildiri) Mesih’in görkemli görünüşü özlemle beklenmektedir.
A. Uluslar Yargılanacak (9:1-8)
9:1-7 9’uncu bölümde Tanrı’nın yargısı önce Suriye’ye (Hadrak, Şam, Hama – 1, 2a. ayetler), sonra Sur, Sayda (2b-4. ayetler) ve Filistliler’e (Aşke-lon, Gazze, Ekron, Aştot – 5-7. ayetler) duyurulur. Sur, zenginliğiyle ve ka-leye sahip bir kent olmasıyla gurur duyardı, ama Rab onu denize atacaktı. Filistliler’in kentlerinin gururu, Sur’un düşüşünü gördüklerinde kırılacaktı; onlar kentin ele geçirilemez olduğunu düşünürlerdi. Filistliler ise, putperestlik­ten temizlenecek ve İsrail’de bir oymak olarak yaşayacaklardı. Ekron, Yevus-lular’a benzeyecekti; İsrail halkı arasında sadık ve huzurlu vatandaşlar olarak yaşayacaklardı.

9:8 Yabancı istilacılar artık tapınağı ya da halkı bir daha tehdit edemeye­ceklerdi. Aslında 1-8’inci ayetler, bu uluslar Büyük İskender tarafından fethe­dildiğinde kısmen gerçekleşmiştir (Bk. 13. ayetteki Grek referansı).
B. Mesih’in Siyon’a İlk Gelişi (9:9)
Tanrı halkı, Mesih’in (Kral) geleceği vaadiyle teşvik edilir. 9’uncu ayet, O’nun ilk gelişinde bir eşek üstüne binerek alçakgönüllülükle lütfedeceğini bildirir. İncil’in ilk dört bölümü içinde, Yahudiler için yazılmış olan Matta ve evrensel hedef öngörülerek yazılmış olan Yuhanna, bu ayeti Rabbimiz’in Yeru-şalim’e zaferli girişi olarak belirtip alıntı olarak kullanmışlardır.
C. Silahsızlanma ve Mesih’in İkinci Gelişindeki Evrensel Barış (9:10)
10’uncu ayette, yine de O’nun ikinci gelişi özlemle beklenir. Büyük güç ve görkemle geldiğinde ­savaşlar durdurulacak; Mesih, “Bir denizden bir denize, Fırat’tan yeryüzünün uçlarına dek” egemenlik sürecektir (Zekeriya, Mezmur 72:8’den alıntı yapar). İçinde bulunduğumuz Lütuf Çağı 9 ve 10’uncu ayetler arasında gizlenmiştir.
Ç. Tutsakların Sürgünden Yeruşalim’e Geri Dönüşü (9:11-12)
Antlaşmanın kanı, bir antlaşmayı mühürleyen kana işaret eder. Bu ifade yasa antlaşmasını da belirtiyor olabilir (Çık.24:8): İsrail ülkesine güvence veri­len antlaşma (Yas.30:1-10); Davut’la yapılan antlaşma (2Sa.7:4-17) ya da İs­rail’in Rab’le yaptığı genel antlaşma ilişkisi.

İsrail’in tutsakları susuz çukurdan çıkartılıp özgür kılınacak ve Yeruşa-lim, Filistin ya da Tanrı anlamına gelen kaleye geri döneceklerdir.


D. İsrailliler’in Grekler Karşısındaki Zaferi (9:13)
Yahuda ve İsrail (Efrayim) o gün Grekler’e boyun eğdiren ve fetheden ül­keler olacaklardır. Bu peygamberlik, Makabiler’in savaşı sırasında (İ.Ö. 175-163) kısmen gerçekleşmiştir. Ama aynı zamanda dünyanın dört bir yanına dağı­tılmış olan İsrail’in son yenilenmesini de beklemektedir.
E. Rab’bin, Halkını Korumak İçin Araya Girmesi (9:14-17)
Adı bilinmeyen bir yorumcu kutsal savaşı şöyle yorumlar:
Tanrı’nın zaferli halkı yalnızca yenilmiş düşmanlarının kanını içmekle ve suna­ğın yanlarına ve boynuzlarına serpilmek için kanla doldurulmuş kurbanlık kap­lara benzemekle kalmayacak, aynı zamanda sunağın köşelerine olduğu gibi kanlı zaferin üzerlerine serptiği kanla üstün geleceklerdir.
Merrill Unger İsrail ve düşmanları arasındaki karşıtlığı şöyle resmeder:
Zekeriya, çamurda basılıp çiğnenen sapan taşlarına benzeyen İsrail’in düş­manlarını, belirgin bir antitezle, Siyon’un zaferli oğullarını (az sayıda sağ kalan kişi) Rab’bin ülkesinde parıldayan bir tacın değerli taşlarına benzeterek kıyas­lar. Buradaki örneğin, Mesih’in egemenliğine giren İsrail’in sadık şehitleri ve kutsallarının ödülü olduğu açıktır.10
F. Halka, Yağmuru Putlardan Değil, Rab’den İstemeleri Öğütlenir

(10:1, 2)
Halka, yağmuru Rab’den istemeleri ve değersiz putlara dua etmemeleri öğütlenir. Putperestlik, halkı çobanı olmayan dağılmış koyunlar haline getirir.
G. Tanrı Yahuda Önderlerini Cezalandıracak, Mesih’i Gönderecek ve Halkına Zafer Sağlayacaktır (10:3-5)
10:3 Tanrı’nın öfkesi çobanlara ve önderlere (tekeler) karşı alevlenir, çünkü halkı yanlış yöne götürmektedirler. RAB, Yahuda sürüsünü ziyaret edecek ve onu bir savaş atına dönüştürecektir.

10:4,5 Araştırmacıların çoğu 4’üncü ayeti Mesih’e ilişkin bir vaat olarak yorumlarlar. Mesih Yahuda’dan geldiği için, “Köşe taşı, çadır kazığı, savaş yayı ve egemenlik süren” olacaktır. Diğer yorumcular ise bunun yenilenmiş İs­rail’i simgelediğine inanırlar. Feinberg, son satırın Mesih’in yapacaklarını, yani yabancı zalimleri ülkeden süreceğini açıklar.11 Yahuda halkı her durumda düş­manlarına karşı zafer kazanacaktır.

Ğ. İsrail ve Yahuda Bir Araya Getirilip Yenilenecek (10:6-12)
6-12’nci ayetler hem İsrail’in (Yusuf) hem de Yahuda’nın halklar arasına dağıtıldıktan sonra tekrar bir araya getirileceğini bildirir. İsrail (Efrayim) güçlü bir savaşçı gibi olacaktır.

Rab, ıslık çalıp halkını Gilat ve Lübnan ülkelerinde toplayacaktır. Saçtığı ya da dağıttığı halkı Mısır ve Asur’dan ülkeye geri döndürecektir. Daha önce kendilerini tutsak eden uluslar cezalandırılacak, Yahuda ve İsrail, Rab’bin adında yüceleceklerdir. “Sıkıntı denizinden geçecekler, denizin dalgaları yatı­şacak” ifadeleri, geri dönmelerine engel olan şeyleri temsil eder; Kızıldeniz’in çıkışı engellemesi gibi...


H. Sadakatsiz Önderler Cezalandırılacak (11:1-3)
11’inci bölüm Mesih’in reddedilişi ve Yeruşalim’in Romalılar tarafından yı­kımı hakkındadır. Ayrıca Mesih Karşıtı’nın ortaya çıkacağına da değinir.

İlk üç ayet, İsrail ormanlarındaki (Lübnan) yıkımın birebir tanımı olabilir. Yıkım hem dağlık yerlerde hem de ovalarda gerçekleşecektir. Çobanlar, Şeria boyundaki otlakların mahvolması nedeniyle haykıracak, koyunlarının yiye­cekleri olmayacaktır. Bazıları bu ifadelerin, İ.S. 70’de Romalılar’ın ülkeyi istila edeceğine işaret ettiğini düşünür.


I. Mesih Sürünün Gerçek Çobanı Olacak (11:4-8a)
11:4-6 Rab, Zekeriya’ya sürüsü kesilmeye mahkûm olan bir çoban rolünü üstlenmesini buyurur. Bu göreviyle Zekeriya, Rab İsa’nın bir örneğidir. Ko­yunlar (Yahudiler’den sağ kalanlar) daha önceki çobanlar tarafından (önderler) zulme uğramışlardır. Tanrı, ülkenin kötü halkını, kralları olarak kabul ede­cekleri Roma İmparatoru’nun eline teslim etmeye kararlıdır (Yu.19:15).

11:7,8a Çoban rolünü sürdüren Zekeriya iki değnek alır: Lütuf (güzellik) ve birlik (bağlar). Bu iki değnek, Tanrı’nın, halkına göstermek istediği lütfu ve Yahuda’yla İsrail’in birleşeceğini temsil eder. Zekeriya bir kralın, kâhinin ve peygamberin işini yapmak üzere görevlendirilen üç sahte çobanı başından sav­mak zorunda kalmıştı (Unger, Yahudiler’in yönetimle ilgili sıralamada ilk üç sı­raya koydukları kâhinler, yasa öğreticileri ve sivil memurları üç çoban olarak betimler. Bir ay, İsrail önderlerinin Rabbimiz’i çarmıha germeden bir süre ön­ceki imansızlık dönemi olarak açıklanır).12
İ. Mesih, Halkı Tarafından Reddedilir (11:8-14)
11:8b-11 Halk çobanı reddettiğinde, çoban da onları kendi sonlarına terk eder. O zaman Zekeriya ilk değneği (Güzellik) kırar, böylelikle Tanrı halkına zulmeden ulusları sınırlayan antlaşmayı ortadan kaldırmaktadır. Tanrı’nın neyi, neden yaptığını yalnızca sürünün ezilenleri anlar.

11:12-13 Zekeriya, ücretinin ödenmesini istediğinde, ona otuz gümüş parça verirler; bu rakam bir öküz tarafından yaralanan bir esirin kefaret bedeli­dir. Ücret, çömlekçiye atılır; bu ifade, Yahuda’nın Rab’bi ele verdikten sonra yapacaklarının bir önbildirisidir.

11:14 Zekeriya sonra öteki değneği de (Bağlar) kırar; bununla Yahuda ve İsrail arasındaki kardeşliğin bozulduğunu ima etmektedir. Yahudiler arasında ayrılık ve iç çekişme olacaktır.
J. Tanrı Onları Sahte Çobanın (Mesih Karşıtı) Eline Teslim Eder (11:15-17)
Feinberg, Kilise Çağı’nın 14’le 15’inci ayetler arasında gizlendiğine dikkat çeker.13

İsrail İyi Çoban’ı reddettiğinden, kendilerine sahte bir çoban verilecekti. Zekeriya, bu değersiz çobanın işlerini temsil edecekti. Bütün bunlar, koyunları kayırmayan, onların etlerini yiyip tırnaklarını koparan gelecekteki Mesih Kar­şıtı’na işaret eder. Kolu tamamen kuruyacak, savaşta sağ gözü kör edilecektir.


VI. MESİH’İN İKİNCİ GELİŞİNİ VURGULAYAN İKİNCİ ÖNBİLDİRİ YA DA YÜK (12-14. Bölümler)
A. Yeruşalim Uluslara Sıkıntı Kaynağı Olacak (12:1-3)
Burada ulusların gelecekteki bir günde Yeruşalim’i kuşattıkları görülür. Kente sıkıntı verenlerin hepsi büyük sıkıntıya uğrayacaktır. Çok ağır bir değir­men taşını kaldırmayı deneyerek kendilerini yaralayacaklardır.
B. Rab Yahuda’nın Düşmanlarını Yok Edecek (12:4)
Tanrı o gün her atı dehşete düşürecek, her atlıyı çılgına döndürecektir.
C. Yahudiler Tanrı’yı Güç Kaynakları Olarak Kabul Edecekler (12:5)
Yeruşalim dışındaki Yahuda önderleri, Yeruşalim’in gücünü Rab’den aldığını bileceklerdir.
Ç. Uzakta Bulunan Yahuda, Düşmanlarını Yutacak ve Zaferi İlk Kazanan Olacak (12:6-9)
O gün Yahuda önderleri yakıp yok eden bir ateşe benzeyecektir. Önce ça­dırlarda oturan Yahuda halkı kurtarılacaktır; öyle ki, Yeruşalim halkı, kendi­sini Yahuda halkından üstün göremesin. Yeruşalim’de oturanlar korunacak ve güçlendirilecek, istilacı uluslar ise yok edilecektir.
D. Ulus Mesih’i Reddettiği İçin Yas Tutacak (12:10-14)
Halk, bedenini deştikleri Mesih’e baktığında derin yas tutacaktır. “Bana, yani deştiklerine bakacaklar; biricik oğlu için yas tutan biri gibi yas tuta­cak, ilk oğlu için acı çeken biri gibi acı çekecekler” (10. ayet). Bana sözcü­ğüne dikkat edin. Bedenini deştikleri Rab İsa Mesih, Tanrı’ydı. Biricik oğul için yas tutmak, bir İsrailli’nin yaşayacağı en derin üzüntüydü. “Hadat-Rim-mon’daki yas” ile (11. ayet) ilgili olarak, 2.Tarihler 35:20-24’e bakınız. Yas tu-tanlar arasında kraliyet ailesi, peygamberler (Natan), kâhinler (Levi), öğ­ret-menler (Şimi) ve halk bulunacaktır. Bazıları Şimi’nin, Levi’yle birlikte Şekem halkına zulmeden Şimon14 olduğunu düşünürler (Yar.34:25). Burada “kendi içinde yas tutacak” (12-14. ayetler) sözcüklerinin tekrarlanışına dikkat edin; gerçek tövbe, Tanrı’yla baş başa zaman geçirmemizi gerektirir.
E. Günahtan Arınma Sağlanacak (13:1)
13’üncü bölümün ilk ayeti bir önceki bölümle yakından bağlantılıdır. Ya-huda ve İsrail halkı Mesih’i reddetmeleri nedeniyle tövbe noktasına getiril­dik-lerinde, bütün ulus için büyük bir bağışlanma günü olacaktır. Ruhsal kirli­likten arındırma pınarı Golgota’da açılmıştır, ama İsrail ulus olarak bu pınardan Me-sih’in ikinci gelişinde yararlanacaktır.
F. Putlar ve Sahte Peygamberler Uzaklaştırılacak (13:2-6)
13:2 Ülke putlardan ve sahte peygamberlerden arındırılacak ve kirli ruh­lar uzaklaştırılacaktır.

13:3-5 Bu ayetler İsrail’in yenilenme gününde sahte peygamberlerin karşı­laşacakları gazabı tanımlar. Eğer bir adam sahte bir peygamber konumundaysa, kendi anne babası onu tehdit edecek ve bedenini deşecektir. İnsanlar eğer ger­çekten Tanrı tarafından gönderilmedilerse, peygamber olduklarını kolayca ileri süremeyecekler, kendilerini çiftçi olarak ya da başka mesleklerle tanıtmayı ter­cih edeceklerdir.

13:6 Eğer sahte bir peygamberin bedeni deşilir ya da sahte peygamberlere özgü mezhepsel bir uygulama olarak kişi kendini cezalandırmak için bedeninde yaralar açarsa, bu durum kendisine sorulduğunda gerçek nedenini söylemeye­cektir. Bunun yerine belirsiz yanıtlar verecektir: “Bunlar dostlarımın evinde aldığım yaralar.”

Pek çok vaiz, 6’ncı ayeti Rabbimiz İsa Mesih’e uyarlamıştır; yaraların Golgota’da açılan çivi yaraları olduğunu düşünürler. Ancak yine de böyle bir anlam, sahte bir peygamberden söz edilen bir içerikte ciddiye alınamaz.15 Me­sih’e ilişkin Eski Antlaşma bölümlerini akılcı eleştirmenlerin imansızlığından koruma gayretimiz nedeniyle, bir ayeti bulunduğu ortamın dışına çıkartarak yo­rumlama konusunda çok dikkatli olmamız gerekir.


G. Coleman Luck gibi tutucu bir Kutsal Kitap öğretmeni, bu ayetin Mesih’le ilişkisi olmadığı konusunda hemfikirdir: Sorgulanan adam sahte bir peygamber olduğunu inkâr etmektedir. Kendisine soru soran ise kuşkulanmaktadır ve sor-­

gulamayı sürdürür. Sahte peygamberler için bedenlerinde yaralar açmak alışıl­mış bir davranıştı (1Kr.18:28; Yer.16:6).16


Ayetin diğer ayrıntıları, sahte peygamberle daha iyi uyum sağlamaktadır. İbranice eller sözcüğü, kolun dirsekle bilek arasındaki kısmını belirtmektedir. Eski çeviride geçen kollarının arasındaki yaralar ifadesi, insan vücudundaki herhangi bir yere işaret ediyor olabilir (‘Dostlarım’ ifadesi de sahte peygambe­rin gerçeği söylemesi halinde geçerlidir). Aynı zamanda Rabbimiz dostlarının evinde değil, en zalim düşmanlarının elindeyken yaralanmıştır.
G. Mesih Vurulacak ve İsrail Dağılacak (13:7)
7’nci ayet, iman eden bütün Kutsal Kitap öğrencilerinin, Mesih’e ilişkin ol­duğunu düşündükleri bir kısımla başlar. Tanrı kılıca, Rab İsa’ya karşı uyanma­sını buyurur. Çoban Golgota’da vurulmuş, Yahudi koyunlar bu olaydan sonra darmadağın olmuştur.
Ğ. Ulusun Üçte Biri Rab’be Dönecek (13:8, 9)
Rab İsa’yı reddettikleri için ulusun üçte ikisi büyük sıkıntı döneminde öle­cek, yine de ulusun üçte biri korunacaktır. Sağ kalanlar gümüş ve altın gibi arıtılacaklardır. Onlar Tanrı’yı tanıyacak, Tanrı da onları “halkı” olarak kabul edecektir.
H. Uluslar Yeruşalim’e Karşı Savaşmak İçin Bir Araya Gelecek

(14:1, 2)
Rab’bin günü burada, Yeruşalim’in uluslar tarafından son kez kuşatılmasına işaret etmektedir. İstilacı ordular, şehirden topladıkları ganimeti aralarında bö­lüşecektir. Halkın yarısı sürgüne götürülecek, diğer yarısı ise kentte kalacaktır.
I. Rab’bin Kendisi Araya Girecek (14:3-5)
O zaman Rab’bin kendisi Zeytin Dağı’na gelecektir. Dağ, yarısı kuzeye yarısı da güneye olmak üzere ikiye ayrılacak, aralarında geniş bir vadi oluşa­caktır. “O zaman Tanrım RAB bütün kutsallarla birlikte gelecek!” Unger şu yorumu yapar:
Kâhin, coşkulu sevincini sergilemek için dolaylı hitaptan, doğrudan hitaba geçer; bu tarz, canlı İbrani üslubunda sık sık görülür.17
İ. İklim ve Işık Kaynaklarındaki Kozmik Değişimler (14:6, 7)
Bu bölümün kesin anlamı öylesine belirsizdir ki, pek çok modern İngilizce çeviri (Moffatt, RSV, NEB, NIV gibi), “Bütün ısı aşırılıkları yok olacaktır”18 düşüncesini taşıyan eski çevirilerin birinden ya da daha fazlasından uyarlama yapmışlardır. Baldwin, İbranice metindeki 6’ncı ayetin son cümlesini farklı bir şekilde çevirir: “Işık veren cisimler (yıldızlar) kararacak, yani parlaklıklarını yitirecekler.”19

Metnin genel anlamı açıktır. Kozmik alanda oluşacak değişimler önceden bildirilmiştir. Unger, daha önceki çevirilerin hatalı olduğunu belirterek destek­lemeyi reddeder; Rab’bin gününü bir dönem olarak görmektedir; gün, yirmi dört saatlik bir zaman dilimi değildir. Bu bölümü Yeşaya 30:26’yla bağlar:


Rab, halkının yaralarını sardığı gün, ay güneş gibi parlayacak, güneş yedi kat, yedi günün toplam parlaklığı kadar parlak olacak.20
J. Diri Suların Irmağı (14:8)
Yeruşalim’in içinden diri sular akacak. Yaz kış suların yarısı Lut Gölü’ne (Doğu denizi), diğer yarısı Akdeniz’e (Batı denizi) akacak.
K. Mesih Kral Olarak Egemenlik Sürecek (14:9)
Rab bütün yeryüzü üzerinde kral olacak ve tek Tanrı olarak kabul edile­cek.
L. Ülkedeki Coğrafi Değişimler (14:10)
Bütün ülke ovaya dönüştürülecek, ama Yeruşalim hepsinin üstünde yük­seltilecek.
M. İnsanların Yerleştiği Güvenlik İçindeki Yeruşalim (14:11)
Yeruşalim’e yerleşilip güvenlik içinde yaşanılacak; halk artık düşman istilası ve yıkım tehdidiyle karşılaşmayacak.
N. Rab Düşman Uluslara Bela ve Panikle Sıkıntı Verecek (14:12-15)
Bu ayetler tarih sırasına göre düzenlendiklerinde, Mesih’in İsrail’in düş­manlarını fethetmesini tanımlayan 14:3 ayetiyle ilişkilidirler. Bu düşmanlar korkunç bir belayla vurulacaklar:21 Ayakları üstünde dururken bedenleri eriyecek; gözleri oyuklarında, dilleri ağızlarında eriyecek.” Rab onları bü­yük dehşete düşürecek. Yahuda’nın kırsal kesimi Yeruşalim’in savunmasına yardım edecek ve toplanan ganimet büyük olacak.
O. Uluslardan Sağ Kalanlar Yeruşalim’de Tapınacak ya da Belayla Ce­zalandırılacaklar (14:16-19)
Sağ kalan uluslar her yıl, Her Şeye Egemen RAB olan Kral’a tapınmak için Yeruşalim’e gelerek Çardak Bayramı’nı kutlayacaklar. Unger bunun nedenini şöyle açıklar:
Çardak Bayramı, bu peygamberlikte krallık çağında gözlemlenerek temsil edi­len yedi Yahudi bayramından yalnızca biri olarak bildirilir. Neden? Çünkü bu bay-ram o tarihte belirti aracılığıyla yerine gelmeyecek ve zamanla krallığın kendisi tarafından gerçekleştirilecek olan tek bayramdır.22
Tapınmayı reddedenler kuraklık çekeceklerdir. İtaatsizlik ettikleri taktirde yağmurdan yoksun kalacak ülkelerden biri olarak Mısır’dan özellikle söz edilir.
Ö. Sıradan Kazanlar da Sunağın Önündeki Çanaklar Gibi Olacak, Rab’bin Tapınağında Artık Tüccar Bulunmayacak (14:20-21)
O gün her şey RAB’BE ADANACAKTIR. “Dünyasal” ve “kutsal” ara­sın-da hiçbir fark kalmayacaktır. Atların çıngırakları, Yeruşalim ve Yahuda’daki sıradan çanaklar bile kutsal olacaktır! Kenanlılar –bir seyyar sa­tıcı ya da mur-dar kişi için kullanılan alaylı ifade– Her Şeye Egemen RAB’bin konutu olan tapınaktan uzaklaştırılacaklardır.


DİPNOTLAR


1 (1:18-21) Bazıları dört görümün, yalnızca “sekizinci görümdeki (bütün yön­leri tem-sil edercesine) karşıtlığın bütünlüğünü temsil ettiğini” düşünürler (Joyce G. Bald-win, Haggai, Zechariah, Malachi, s.407). Yine de, uluslar için verilen özel referans, eski bir yorumdur.

2 (1:18-21) G. Coleman Luck, Zechariah, s.26, 27.

3 (3:8, 9) Merrill F. Unger, Zechariah: Prophet of Messiah’s Glory, s.64, 65.

4 (3:8, 9) Arno C. Gaebelein, Studies in Zechariah, s.42.

5 (4:1-6) Unger, Zechariah, s.75.

6 (6:9-13) Joshua ve Jeshua –Yeşu– (İsa’nın adının İbranicesi) adlarının aynı olduğuna dikkat çekmekte yarar vardır.

7 (6:9-13) David Baron, The New Order of Priesthood, s.30 dipnot.

8 (7:1-3) Beytel, İbranice’de Tanrı’nın konutu anlamına gelir, ama tapınak Rab’bin (Yehova) konutu olarak adlandırılır, bu nedenle Beytel büyük olası­lıkla bazı İngi-lizce çeviri geleneklerine göre karşıt anlam taşır. Baldwin’in düşüncesine uygun olarak, “Bu ayetin doğru çevirisi kesin değildir.” (Joyce G. Baldwin, Haggay, Zechariah, Malachi, s.141-143’e bakınız).

9 (7:8-14) William Kelly, Lectures Introductory to the Study of the Minor Prophets, s.467.

10 (9:14-17) Unger, Zechariah, s.170.

11 (10:4, 5) Charles Lee Feinberg, God Remembers, s.188.

12 (11:7,8a) Unger, Zechariah, s.195.

13 (11:15-17) Feinberg, God Remembers, s.211.

14 (12:10-14) Şimon adının İbranicesi Simeon’dur. Özgün metinde sesli harfler yer almıyordu. Sesli harfler eklenmeden önce bu sözcük kolaylıkla Şimey olarak hatalı biçimde yazılabilirdi.

15 (13:6) Önde gelen bir Eski Antlaşma araştırmacısı olan Unger, ayeti Mesih’e uyar-lar, ama çok az sayıda Kutsal Kitap araştırmacısının kendisiyle aynı fi­kirde olduğunu da itiraf eder:

Mesih’e ilişkin bu önbildirinin cesareti ve ani dramatik sunuluşu, yorumcula­rın ço-ğunu korkutarak 2-5’inci ayetlerle ayrılmaz biçimde birleş­tiği varsayımı üstündeki gerçek öneminden uzaklaştırmıştır. Bu nedenle, akla hâlâ sahte peygamber gelmek-tedir; burada Mesih’ten söz etmek, bağ­lamı umursamamaktır.


Dr. Unger, görüşünü savunmak için yorumunda konuya beş sütun yer ayır­mıştır (s.228-230).

16 (13:6) G. Coleman Luck, Zechariah, s.113.

17 (14:3-5) Unger, Zechariah, s.250.

18 (14:6, 7) Baldwin, Haggay, Zechariah, Malachi, s.203.

19 (14:6,7) A.g.e.

20 (14:6,7) Unger, Zechariah, s.252, 253.

21 (14:12-15) Günümüz okuyucularının çoğu, bu bölümün nükleer bir saldırı­nın deh-şetli sonuçlarına ne kadar çok benzediğini fark etmişlerdir.

22 (14:16-19) Unger, Zechariah, s.265.


BİBLİYOGRAFYA

Baldwin, Joyce G. Haggai, Zechariah, Malachi: An Introduction and Commentary. Downers Grove, III: Inter Varsity Press, 1972.

Feinberg, Charles Lee. God Remembers. New York: American Board of Missions to the Jews, Inc., 1965.

Gaebelein, Arno C. Studies in Zechariah, New York: Our Hope Publishers, 1904.

Laney, J. Carl. “Zechariah.” Everyman’s Bible Commentary. Chicago: Moody Press, 1984.

Lindsey, F. Duane. “Zechariah.” The Bible Knowledge Commentary. Wheaton: Victor Books, 1985.

Luck, G. Coleman. Zechariah. Chicago: Moody Press, 1969.

Mills, Montague S. “Zechariah.” The Minor Prophets: A Survey. Distributed by 3E Ministries. Dallas: n.d.

Tatford, Frederick A. The Minor Prophets. 3.Cilt, Yeni baskı (3 cilt). Minneapolis: Klock & Klock Christian Publishers, 1982.

––––. Prophet of the Myrtle Grove. Eastbourne, England: Prophetic Witness Publishing House, 1071.



Unger, Merrill F. Zechariah: Prophet of Messiah’s Glory. Grand Rapids: Zondervan Publishing House, 1962.


Kataloq: turkish -> WilliamMacDonald -> Turkish-Kutsal Kitap Yorumu
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Şİİr niteliĞİndeki Kİtaplara giRİŞ
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> İbraniler’e Mektup İbraniler’e mektup giriş
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Efeslilere mektup
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Şİİr niteliĞİndeki Kİtaplara giRİŞ
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Şİİr niteliĞİndeki Kİtaplara giRİŞ
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Bazıları, fiziksel uzaklık ve savaş koşullarını göz önüne alarak, Yeremya’nın kuşağını gerçekten Perata yakın bir yere gizlediği olasılığını sorgularlar
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Hagay, dar bir alana çok sayıda ruhsal sağduyu sığdırabilmeyi başa­ran ender peygamberlerden biridir
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Malaki, uzun bir günü sona erdiren akşama benzer, ama aynı zamanda görkemli bir güne gebe olan gün ağarmasını da andırır
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> Pavlus'un korintlilere iKİNCİ mektubu
Turkish-Kutsal Kitap Yorumu -> R. K. Harrison

Yüklə 148,27 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə