İÇİndekiler giRİŞ I. Haccin dindeki yeri ve önemi II hac kelimesiNİn anlami III haccin farz oluşU 7



Yüklə 0,99 Mb.
səhifə5/34
tarix31.10.2017
ölçüsü0,99 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   34

7. Yol Güvenliği Bulunması

Haccın bir müslümana farz olabilmesi için yol güvenliğinin bulunması, savaş, terör ve düşman korkusu gibi bir sıkıntının bulunmaması gerekir. Bu şart, "binit ve azık" şartı konumundadır. Ebû Hanîfe'nin bir görüşü de bu istikametindedir.

"Sağlıklı olma" ve "yol güvenliği bulunma" konusunda Ebû Hanîfe'den "haccın farz olmasının şartı" ve "haccın edasının şartı" şeklinde iki farklı rivayet vardır. Hanefî fıkıh kaynaklarında44 sağlık ve yol güvenliği, haccın farz olmasının şartları arasında sayılmıştır. İsabetli olan görüş de budur. Çünkü sağlık ve yol güvenliği olmayınca diğer şartlar bulunsa bile hac yapmak mümkün olmaz. Bu şartlar, "hacca gücü yetme" şartının zarûrî sonucudur. Bir müslümanın hac yapmaya ancak ekonomik gücü, sağlığı ve yol güvenliği bulunduğu takdirde gücü yeter.

Sağlıklı olma" ve "yol güvenliğinin bulunması"; haccın farz olmasının şartı olduğu takdirde ekonomik yönden hacca gitme imkanı bulunsa bile hac farz olmaz; bu durumdaki kimsenin bedel göndermesi veya vasiyet etmesi de gerekmez.

"Sağlıklı olma" ve "yol güvenliğinin bulunması"; haccın edasının şartı olarak kabul edildiği takdirde hacca gitmesi söz konusu olan kimse hacca bizzat gidemediği takdirde bedel göndermesi veya bu konuda vasiyet etmesi gerekir.45

8. Haccın farz olduğunu bilmek

Müslüman olmayan bir toplumda yaşayan ancak haccın farz olduğunu henüz öğrenmemiş bir müslümanın diğer şartları taşısa bile öğreninceye kadar kendisine hac farz olmaz.. Haccın farz olduğunu öğrendiği yıl, diğer şartları da taşıyorsa hac kendisine farz olur. İslam ülkesinde yaşayan kimsenin haccın farz olduğunu bilmemesi mazeret sayılmaz.



9. Haccın Eda Edildiği Vakte Yetişmek

Yukarıda sayılan şartları taşıyan bir kimse hac ibadetinin farz olabilmesi için haccın eda edileceği vakte erişmiş olması gerekir. Sözgelimi birisi hac mevsiminden önce hacca gidebilecek imkana sahip olsa sonra hac vakti girmeden bu imkanı kaybetse, mesela fakir düşse veya sağlığını yitirse bu kimseye hac farz olmaz. Bu kimse haccın eda edileceği zamana yetişemeden önce ölürse, sorumlu olmaz, çünkü zaten hac kendisine farz olmamıştır. Bir kimse hac mevsimi girdiğinde hacca gidebilecek şartları taşıyorsa kendisine hac farz olur. Bu şartları taşıdığı halde hacca gitmez de daha sonra hacca gitme imkanını kaybederse üzerinde hac borcu baki kalır. 46



10. Kadınların can, mal ve namus güvenliğinin sağlanmış olması.

Yakarıda zikredilen şartları taşıyan bir kadına haccın farz olabilmesi için kendisine refakat edecek eşi veya bir mahremi47 bulunması gerekir. Kadın, yanında eşi ya da mahremi olmadan hacca gidemez.48



Hanbelî mezhebinin görüşü de böyledir.49

Şâfiî mezhebinde tercih edilen görüşe göre kadına haccın farz olabilmesi için, yanında eşinin ya da bir mahreminin bulunması şart değildir. Kadın güvenilir bir gurup kadınla hacca gidebilir.

Malikî mezhebinin görüşü de bu yöndedir.50

Bu görüş sahipleri, Peygamberimizin hacca güç yetirmeği "binit ve azık" olarak açıkladığını, bu açıklamada eş ya da mahrem şartının bulunmayışını ve aşağıdaki zikredeceğimiz hadisi delil olarak göstermişlerdir.51

Hanefîler ise; kadının hacca gidebilmesi için yanında eşi veya mahremin bulunması şartını; seferîlik için esas aldıkları; bir kadının beraberinde bir mahremi bulunmadan “üç gün”52 ve “üç gece” 53 süren bir mesafeye yolculuk yapmasını yasaklayan hadisleri esas almışlardır. Üç gün üç gece süren bir mesafede ikamet eden bir kadının hacca gidebilmesi için yanında eşinin veya bir mahreminin bulunması gerekir. Bu süreden az olan bir mesafede ikamet eden bir kadına haccın farz olması için yanında eşi veya mahremi bulunması şart değildir.54

Hadis kaynaklarına bakıldığında bir kadının; beraberinde mahremi bulunmadan “bir gündüz”,55 “bir gece”,56 “bir gündüz ve bir gece”,57 “iki gündüz” ve "iki gece",58 “üç gece59 ve üç gündüzden fazla”60 süren bir yolculuk yapmasının yasaklandığı görülmektedir.



Beyhakî (ö.458/1066), bu konudaki rivayetlerin hepsinin sahih olduğunu, bu hadislerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu rivayetlerin, yol güvenliği bulunmadığı takdirde kadının tek başına yolculuk yapamayacağını ifadeye yönelik olduğunun anlaşılacağını söylemektedir.61 Kurtubî (ö.671/1272) de aynı görüşü paylaşmaktadır.62 Günümüz şartlarına uygun olan da budur. Nitekim bu hususa işaret eden bir hadiste Peygamberimiz (a.s.) لتوشكن الظعينة ان تخرج منها بغير جوارحتى تطوف بالكعبة "Çok yakın bir gelecekte bir kadın tek başına Hîre'den çıkacak (hiçbir zarar görmeksizin) gidip Ka'be'yi tavaf edecektir" buyurmuştur.63

Kadının yanında mahremi veya eşinin bulunmasının şart koşulması da kadının güvenliğinin sağlanması amacına yöneliktir.64 Bu itibarla diğer şartları taşıyan müslüman bir kadına; can, mal ve namus güvenliği sağlandığı takdirde yanında eşi veya mahremi bulunma şartı aranmadan hacca gidebilir.



11. Eşi ölmüş veya boşanmış kadınların iddet süresini doldurmuş olmaları.



Âdet gören kadınların iddet süresi 3 kur’ (üç temizlik veya üç adet görme süresi),65 âdetten kesilmiş veya âdet görmeyen kadınların iddeti üç ay,66 eşi ölen kadınların iddet süresi dört ay on gündür.67

Boşanan kadınlar, iddet süresince eşlerinin evlerinde dururlar. Bu husus Kur'ân'da,



لا تخرجوهن من بيوتهن و لا يخرجن الا ان ياتين بفاحشة مبينة

"Apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar" (Talak, 66/1) şeklinde ifade edilmektedir.

Fakihler, "evlerinden çıkarmayın", "kendileri de çıkmasınlar" şeklindeki emre istinaden iddet bekleyen kadınların bu süre içersinde hacca gidemeyecekleri içtihadında bulunmuşlardır. İddet bekledikleri halde hacca gitmek isteyen kadınları sahabeden Abdullah ibn Ömer Zülhuleyfe'den, Abdullah ibn Mes'ûd ise Cuhfe'den geri çevirmiştir.68

Hanbelî mezhebine göre ric'î69 talak ile boşanmış ve eşi ölmüş kadının iddet içerisinde hacca gitmesi caiz değil ise de bâin talak70 ile boşanmış kadının iddet içerisinde hacca gitmesi caizdir. Çünkü bâin talak ile boşanmış kadın, özgürdür, kendisi istemedikçe, erkeğin boşamadan vazgeçip evliliği istemesiyle evliliğe dönüş olmaz.

Eşi ölen kadının evinde beklemesi farzdır. Bu farz, hac görevine tercih edilir. Çünkü hacca gittiğinde bu farz yerine getirilmemiş olur. Hacca daha sonra da gidebilir.

Ric'î boşamada ise, kadın bütünüyle boşanmış sayılmaz. Aralarındaki nikah bağı bir bakıma devam etmektedir. Erkek her zaman bu boşamadan vazgeçebilir. Kadının evinde beklemesi gerekir. Konu ile ilgili âyetin sonundaki,



لا تدري لعل الله يحدث بعد ذلك امرا
"Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır"71 şeklindeki ifade, erkeğin eşine iddet içerisinde her zaman dönebileceğine, bu sebeple kadının evinde beklemesi gerektiğine işaret etmektedir.72

Bir kimseye haccın farz olması için bu sayılan şartların birlikte bulunması gerekir. Bunlardan biri eksik olsa bizzat kendisinin hac yapması farz olmadığı gibi vekil göndermesi veya vasiyette bulunması da gerekmez. Ancak bu şartları taşıdığı halde hacca gitmez de daha sonra hacca gitme imkanı bulamazsa sorumlu olur, hac borcu üzerinden düşmez. Hastalık, tutukluluk gibi bir sebeple bizzat kendisi gidemezse yerine vekil göndermesi veya vekil gönderilmesini vasiyet etmesi gerekir.





Yüklə 0,99 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   34




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə