“Iğdır’da 1915-1920 yılları arasında yaşanan Ermeni mezaliminde ölen Türkler anısına 42 metre boyunda dev bir ‘Soykırım Anıtı’ inşa ediliyor. Anıtın yanında bir de ‘Soykırım Müzesi’ yer alıyor



Yüklə 22,21 Kb.
tarix30.10.2017
ölçüsü22,21 Kb.

Yeni Ermeni komplosu / Kosova düğüm etti
Baskın Oran
Fotoğraflı haber, Kadir Sabuncuoğlu/Iğdır (hha) imzasıyla, 5 Nisan 99 tarihli Hürriyet’in arka sayfasında çıktı:

“Iğdır’da 1915-1920 yılları arasında yaşanan Ermeni mezaliminde ölen Türkler anısına 42 metre boyunda dev bir ‘Soykırım Anıtı’ inşa ediliyor. Anıtın yanında bir de ‘Soykırım Müzesi’ yer alıyor. 27 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Demirel tarafından açılacak anıt, Ermenistan’ın başkenti Erivan’dan da görülebilecek. Dev anıtın mimarlığını Bakü Üniversitesinden Prof. Cafer Gıyasi yapıyor.”

Fotoğraf çok net değil ve anıt çok yüksek olduğu için epey uzaktan çekilmiş. Acaba nasıl bir simge düşünülmüş? Barış güvercini mi, zeytin dalları mı, birbirine sarılmış insanlar mı...

Yukarıdaki haberin bir tek cümlesini vermemiştim. O cümle simgeyi açıklıyordu. Şimdi okuyalım:

“250 milyar liraya malolacak anıt 5 kılıçtan oluşuyor”.

Nasıl buldunuz?


* * * * * *

Dünya kamuoyu Türklerin Ermenileri çıtır çıtır kestiğinden eminken ve tüm parlamentolar Türkiye’yi bu konuda karalamak için “yasa” çıkartırken...

İstanbul’daki Bomonti Ermeni ilkokulunun kış ortasında sokağa atılmasının anıları taptazeyken...

8 komşumuzdan 6’sıyla aramız bozukken...

Apo duruşması gibi iki yanı tehlikeli bir çomak tam da elimizdeyken...

Yunanistan’a karşı diplomatik savaş ilan etmişken...

Yetkililerimiz, Yunan-Kürt-Ermeni üçgeninin Türkiye’ye sürekli ortak komplo düzenlediklerinden şikayet ederlerken...

Kalkıyoruz, bir Azeri mimar çağırıyoruz, Erivan’dan görünecek şekilde 5 tane kılıç’tan oluşan devasa bir anıt dikiyoruz. Cumhurbaşkanımız da açıyor



Ne anlama geliyor şimdi bu?

Bunun, en iyi niyetli insanlar tarafından bile “Yine keseriz, karışmam!”dan başka bir biçimde yorumlanması mümkün mü? Kılıç başka ne yapmak içindir, diş karıştırmak için mi?

Bunu bir Türk düşünmüş olamaz.

Bu, olsa olsa, Türkiye’ye yeni bir Ermeni komplosudur!

Araştırılsın, bakın nasıl çıkacak ortaya!

* * * * * *

HERKES DÜĞÜM OLDU


Şimdiye kadar hiç bu Kosova olayı kadar herkesi düğüm eden bir uluslararası durumla karşılaşmadım.

1) Türkiye: Bir yandan çeşitli nedenlerle (insancıllık, din kardeşliği, Yunanistan’ı arkadan kuşatmak, dünyaya olumlu imaj vermek, iç kamuoyunu tatmin etmek, vs.) Arnavutlara yardım ediyor.

Diğer yandan, Güneydoğu’yla otomatik paralellikler kurulmasından fevkalade rahatsız.

Bir de, burada K. Irak benzeri bir “Güvenli Bölge” kurulursa, hele hele Clinton’un istediği gibi Kosova bağımsız olursa, al başına belayı. Savunduğu “toprak bütünlüğü” ilkesi hâk ile yeksân olacak...

Ayrıca, Türkiye’de pek bilinmiyor ama, Arnavutlar Kosova’da Türkleri bazen zor da kullanarak asimile ediyorlardı. Bağımsız bir Kosova’da Türk diye bişey kalmaz!

Türkiye, eğer bir kara harekâtı olursa asla asker göndermemeli, yoksa ileride Balkanlarda çok zor duruma düşer.

2) Yunanistan: Bir yandan kendini çok çeşitli nedenlerle (din kardeşliği, “Yeşil Yılan” tarafından kuşatılmayı önlemek, tarihsel Ortodoks dayanışması, iç kamuoyu, vs.) Sırplara yardım ediyor.

Diğer yandan, Türkiye’nin durmadan prim yaptığı bir alanda (ABD ve NATO) sürekli puan kaybediyor.



3) Rusya: Bir yandan geleneksel müttefiklerine yardım ediyor.

Diğer yandan, ertesi günkü yiyeceği için ABD’ye muhtaç.



4) Hukukçular: Bir yandan, BM Güvenlik Konseyinin izni olmadan saldırı yapılamayacağı ortada.

Diğer yandan, müdahale etmemek yüzünden Bosna’da 200.000 insan öldü. Bu zavallıları kim koruyacak? Hukuk bir anlamda ahlak’ın yazıya dökülmesi değil mi?

5) ABD: Karışmasa, “Irak’a vurdu çünkü Müslümandı, Sırplara vurmuyor çünkü Hıristiyan” denecekti.

Karıştı, şimdi işin içinden nasıl çıkacağını düşünecek. Bir de Vietnam’a benzerse, “Yeni Dünya Düzeni” için Dünya Jandarmalığı korkunç darbe yiyecek.

6) Arnavutlar ve Arnavutluk: Bir yandan, “NATO Gel!” dediler.

Diğer yandan kendileri gidiyorlar. Ölmemek için Kosova’yı boşaltıyorlar.

Arnavutluk kendi soydaşlarına kapılarını açtı. Ama hem Kosova’nın boşalmasından nefret ediyor, hem de kendini besleyemezken şu anda sayıları 220.000’e ulaşan insanı ne yapacak?

Unutmayalım, bizim Kenan EvrenHepsi gelsin, Jivkov da gelsin” diye demeç patlatırken, 300.000’inci Türk’te sınırları kapatıvermişti!



7) Solcular: Bir yandan Emperyalist NATO’yu kınıyorlar, aynı anda Faşist Miloşeviç’i desteklemiş duruma düşüyorlar.

8) İslamcılar: Bir yandan din kardeşlerine yardım istiyorlar, diğer yandan bunu ancak Gavûr Amerika yapıyor.

Say sayabildiğine. Kimbilir sizlerin aklına daha neler gelmiştir.


Bana Gelen Kitaplar: Taylan Doğan, Savaş Ekonomisi; Rohat Alakom, Hoybun Örgütü ve Ağrı Ayaklanması; Emir Hasanpur, Kürt Diliyle İlgili Devlet Politikaları ve Dil Hakları; Mehmet Aktaş, Sesime Gel; Celadet Alî Bedirxan, De La Question Kurde; Helim Yûsiv, Ölüler Uyumaz. Avesta yayınlara teşekkür ederim.

Yüklə 22,21 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə