İNadina gazeteciLİK, İnadina halkin doğru haber alma hakki, İnadina gerçekler!


- Doğan Grubu’nda yayın yöneticileri değişti



Yüklə 0,53 Mb.
səhifə4/7
tarix15.01.2018
ölçüsü0,53 Mb.
növüYazı
1   2   3   4   5   6   7

- Doğan Grubu’nda yayın yöneticileri değişti

Star Gazetesi’nin köşe yazarlarından Cem Küçük’ün, yayınlarında "PKK’ya yakın yakıncılık yapmakla" suçladığı Doğan Grubu’na bağlı Kanal D ve CNN Türk'te genel müdürler değişti. Kanal D Genel Müdürü Pelin Diştaş Yaşaroğlu, görevinden ayrıldı yerine CNN Türk Genel Müdürü Barış Tünay getirildi. Kanal D'nin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan Lale Eren'in de görevinden ayrıldı. Barış Tünay’ın Kanal D Genel Müdürlüğü görevine getirilmesiyle boşalan CNN Türk Genel Müdürlük görevine Erdoğan Aktaş getirildi. Aktaş, iktidara yakın yayın organlarından ATV Haber Genel Yayın Yönetmenliği’nde bulunmuştu. Değişiklikler, iktidarın Doğan Medya’yı dizaynının parçası olarak değerlendirildi. (8 Aralık 2015)
- Nokta iddianamesi kabul edildi

Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Çapan'ın "Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik" suçundan 15'şer yıldan 20'şer yıla kadar hapislerinin istendiği iddianame kabul edildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Cevheri Güven ve Murat Çapan'ın tahliye taleplerini reddetti. (9 Aralık 2015)
- Karaçelik'e "Dündar" sansürü

52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde "Sarmaşık" filminin senaristi ve yönetmeni Tolga Karaçelik'in ödül gecesindeki konuşması, ekranda sansürlendi. Karaçelik, konuşmasının yayımlanmayan bölümünde ödülünü Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara temsilcisi Erdem Gül’e armağan ederken, "Siz içeride olduğunuz sürece biz de içerideyiz" ifadelerini kullandı. (9 Aralık 2015)
- Küçük, Aydın Doğan davasında hakim karşısında

Yeni Şafak Gazetesi'nde 7 Nisan 2015 tarihinde yayımlanan "İhanetin net görüntüsü ve bavullarla taşınan paralar" başlıklı haberiyle Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan gazeteci Cem Küçük, hâkim karşısına çıktı. 3,5 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapis istemiyle yargılanan Küçük, suçlamaları reddetti. (9 Aralık 2015)
- Brezilyalı karikatüriste de engel

Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği, Gezi direnişi ile ilgili çizdiği karikatürlerle Türkiye'de adını duyuran ve BirGün Gazetesi için özel çalışmalar hazırlayan Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff'un bloğuna erişimin engellenmesi kararını verdi. (9 Aralık 2015)
- HSYK'dan Digiturk kararını haksız bulan hakime inceleme

HSYK, Bugün TV ve Samanyolu yayın grubuna ait kanalların Digiturk'ten çıkarılmasını hukuksuz bulan Mersin 1. Tüketici Mahkemesi Hakimi Mustafa Çolaker hakkında inceleme başlattı. İnceleme henüz başlamadan Çolaker Çorum'a sürüldü. (9 Aralık 2015)
- Samanyolu, beraat etti

Samanyolu TV Sorumlu Müdürü Abdullah Bağ hakkında, başbakan olduğu dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Niğde mitingi konuşmalarını montajlayarak anlam bütünlüğünü bozup, konuşmayı kendi amacından ve bağlamından çıkartarak, hukuka aykırı yöntemlerle Başbakan'ın ve mensup olduğu partinin aleyhine kamuoyunda olumsuz bir şekilde toplumsal algı oluşturmaya çalıştığı iddiasıyla açılan davadan beraat etti. (10 Aralık 2015)
- BirGün yöneticilerine 11 ay 20 gün hapis cezası

BirGün yöneticileri Barış İnce, Berkant Gültekin ve Can Uğur, "Katil ve hırsız Erdoğan" manşetinden dolayı "Cumhurbaşkanı’na hakaret" suçlaması ile yargılandıkları davada 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Cezanın ertelenmesine karar verildi. (10 Aralık 2015)
- AYM: "Musa'nın Gül'ü"ne tazminat, ifade özgürlüğü ihlali

Anayasa Mahkemesi, Ergün Poyraz'ın "Musa'nın Gül'ü" adlı kitabı nedeniyle 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin, ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna karar verdi. (10 Aralık 2015)
- Keneş, Sağır ve Akarçeşme'ye Davutoğlu'na hakaretten hapis cezası

Today's Zaman Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş ve editörü Celil Sağır ile Zaman Gazetesi Yazarı Sevgi Akarçeşme'ye sosyal medya üzerinden "Başbakan Ahmet Davutoğlu'na hakaret ettikleri" gerekçesiyle hapis cezası verildi. Keneş ve Sağır, 1 yıl 2 ay; Akarçeşme ise 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Hâkim cezanın ertelenmesine hükmetti. (10 Aralık 2015)
- Keneş yine gözaltına alındı

Today's Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği görevinden ayrılan Bülent Keneş, Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı polis ekiplerince yine gözaltına alındı. Keneş daha sonra Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nce serbest bırakıldı. (11 Aralık 2015)
- Türkiye'den twitter'a 150 bin TL "terör" cezası

Sosyal paylaşım sitesi twitter'a, terörü öven, emniyet güçlerini hedef gösteren, halkı kin, nefret ve şiddete yönlendiren içerikleri, tüm uyarılarına rağmen çıkarmaması nedeniyle 150 bin TL para cezası kesildi. Bu ceza, Türkiye'de Twitter'a verilen ilk para cezası oldu. (11 Aralık 2015)
- Elçi'nin sözleri nedeniyle Ahmet Hakan'a da dava açıldı

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmeden önce CNNTürk’teki "Tarafsız Bölge" programında sarf ettiği "PKK terör örgütü değildir" sözlerinden dolayı sunucu Ahmet Hakan hakkında "terör örgütü propagandası" suçundan soruşturma başlatıldı. Savcılık, Elçi’nin ölümünden bir gün önce Hakan’a gönderdiği tebligatta, yasa gereği 20 bin TL ön ödeme yapıldığı takdirde dava açılmayacağını, ödeme yapılmaması halinde Ahmet Hakan hakkında iddianame düzenleneceği ve mahkumiyete karar verilebileceği bildirildi. (11 Aralık 2015)
- "Kurt siyasetçi" hakaret sayıldı

Bitlishaber.com.tr haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni Sinan Aygül, "Nemrut Jeopark" ve "Jeotermal Enerji Tesis" projelerinin iptal edilip AKP'ye yakın isimlere peşkeş çekileceğine ilişkin haberine açılan "basın yoluyla hakaret" davasında bin 500 TL para cezasına çarptırıldı. Aygül'ün kaleme aldığı köşe yazısında AKP eski Bitlis Milletvekili Vahit Kiler hakkında kullandığı "Kurt siyasetçi" ifadesi mahkemece hakaret sayıldı. (11 Aralık 2015)
- TRT'yi zarara uğrattı ama ihaleyi yeniden kazandı

TRT Televizyon ve Radyoları Reklam Zamanları Satış İhalesi'nin, TRT’yi daha önce 150 milyon lira zarara uğratan Akdeniz Medya’nın reklam pazarlama işini devrettiği Satış Ofisi ve şirketlerinin sahibi Sevin Ergun’a verildiği ortaya çıktı. (11 Aralık 2015)
-Doğan Medya Grubu’nun Ankara’daki binasının camları kırıldı

Doğan Medya Grubu’na bağlı yaygın organlarının Ankara bürolarının bulunduğu Eskişehir Yolu üzerindeki binanın 2, 5 ve 6’ncı katlarındaki 7 ayrı dış cam panelin patladığı görüldü. Bina güvenlik görevlilerinin saldırı yönlü ifadelerine karşın, polisin inceleme tutanağında, herhangi bir balistik bulguya rastlanmadığı yazılmasına karşın olayın tam olarak neden kaynaklandığı sonraki günlerde de netleşmedi. (11 Aralık 2015)
- Basın İlan'dan Evrensel'e 2 gün ilan kesme cezası

Basın İlan Kurumu, "Tek adam çok ölüm" manşeti nedeniyle Evrensel Gazetesi'ne 2 gün ilan kesme cezası verdi. (12 Aralık 2015)
- A Haber'e 43 karartma cezası daha

YSK ve RTÜK, A Haber'e 1 Kasım seçimleri öncesi yaptığı yayınlar nedeniyle 43 karartma cezası daha verdi. (12 Aralık 2015)
- "Savcı Kiraz fotoğraflarını niye yayımladınız" davası düştü

Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın adliyede rehin alınmasına ilişkin fotoğrafları yayımladıkları gerekçesiyle aralarında Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın da bulunduğu 18 gazeteci hakkında açılan dava düştü. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, kararını davanın 4 aylık yasal süreçte açılmamasına dayandırdı. (12 Aralık 2015)
- Aysever'e hapis istemli dava

BirGün yazarı Enver Aysever hakkında Habertürk TV canlı yayında Kabataş iddialarını savunan Star Gazetesi Yazarı Halime Kökçe'ye "yalancı" dediği gerekçesiyle hapis istemiyle dava açıldı. (14 Aralık 2015)
- Cezaevi önünde yazı işleri toplantısı

Cumhuriyet Gazetesi, her sabah yapılan yazı işleri toplantısını, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi önünde yaptı. (15 Aralık 2015)
- YPG'lilerin evinden çıktı diye 3 kitaba toplatma kararı

Gaziantep'te YPG operasyonunda gözaltına alınanların evinden çıktığı gerekçesiyle Hasan Cemal'in "Delila/Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri" ve "Çözüm Sürecinde Kürdistan Günlükleri" ve Tuğçe Tatari'nin "Anneanne, Ben Aslında Diyarbakır'da değildim" kitapları için toplatma kararı verildi. (15 Aralık 2015)
-Tehdit edilen gazetecilerden polis için suç duyurusu

Mersin Üniversitesi’nde haber takibi yaparken polis tarafından “Seni gözaltına alır, kafanı koparırız" şeklinde tehdit edilen DİHA muhabiri Nurhan Kuzu ile yine polis tarafından plastik mermi ve taşlı saldırıya uğrayan Mersin Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi İsa Uğur Erdoğan, polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. (15 Aralık 2015)
- Kanıtı iddianame olan kitaba ceza

Gazeteci Ahmet Şık "Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda" kitabında, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’a ilişkin, İstanbul Cumhuriyet Başsavclığınca yürütülen bir soruşturmaya dayanarak yer verdiği bilgi ve iddialar nedeniyle cezalandırıldı. Yıldırım’ın şikayeti üzerine açılan davada Şık, Yıldırım'a hakaret ettiği gerekçesiyle 4 bin liralık manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. (15 Aralık 2015)
- Gökçe Fırat'a cumhurbaşkanına hakaretten 2 yıl 2 ay hapis cezası

Türk Solu Gazetesi Başyazarı Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Twitter'dan "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ettiği gerekçesiyle 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasına çarptırıldı. (15 Aralık 2015)
- "Puşt" dediği Dündar'a manevi tazminat ödeyecek

AKP İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık, CHP Ankara ve İstanbul milletvekilleri Haluk Koç ve Aykut Erdoğdu ile gazeteci Nedim Şener'in konuk olarak yer aldığı, Uğur Dündar'ın sunduğu Halk TV'deki "Halk Arenası" programının yayını sırasında attığı, "Halk TV adlı kanalda 4 tane puşt Cumhurbaşkanı'na hakaret ediyor" ve "Cumhurbaşkanına rüşvet aldı diyen puşt oğlu puşttur" tweetleri nedeniyle kendisine açılan manevi tazminat davasında Koç ve Dündar'a 5'er bin lira manevi tazminata mahkûm edildi. (15 Aralık 2015)


- Azadiya Welat çalışanı Babir tutuklandı

Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasağının dokuzuncu gününde verilen 17 saatlik ara sırasında haber takibi için ilçeye gidip gözaltına alınan Özgür Halk Dergisi çalışanları Pınar Sağnaç Kalkan ve Savaş Aslan, emniyet işlemlerinin; Azadiya Welat çalışanı Elifcan Alkan ise savcılık sorgusunun ardından "adli kontrol" talebiyle serbest bırakıldı. Azadiya Welat çalışanları Ferit Dere ile Deniz Babir ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Dere'yi de "adli kontrol" şartı ile serbest bırakan mahkeme Babir hakkında "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklama kararı verdi. (16 Aralık 2015)
- Hürriyet saldırganı Boynukalın bakan yardımcısı oldu

Hürriyet'e saldıran grubun içinde bulunan AKP'li Abdurrahim Boynukalın, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığı'na getirildi. (17 Aralık 2015)
- Dündar, 25 Aralık davasından hakim karşısına çıktı

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 25 Aralık soruşturması ile ilgili haberleri nedeniyle hakim karşısına çıktı. "Fezlekeleri okumak hakkımız" ve "Arkadaşın babası" yazılarından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan, Dündar'dan şikâyetçi olmuştu. (17 Aralık 2015)
- Hedef gösteren Star yazarına sonunda dava açıldı

Star Yazarı Cem Küçük'e, gazeteci "Ahmet Hakan'a hakaret ve tehdit" suçlamasıyla dava açıldı.  Küçük’ün ayrıca dört ayrı yazısında daha Ahmet Hakan hakkında "maymun" ve "hırsız" ifadelerini kullandığı anlatıldı. Küçük’e bu beş yazısından ötürü "tehdit" suçundan altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. Ayrıca TCK’nın 125/4. maddesinde düzenlenen, "basın yoluyla alenen hakaret" suçunu da iki kez işlediği belirtildi. Bu nedenle Küçük’e her iki suçtan ötürü toplamda altı aydan beş yıl altı aya kadar ceza talep edildi. (18 Aralık 2015)


- JİNHA muhabiri Canözer tutuklandı

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasağını protesto eylemleri sırasında haber takibi ederken "heyecanlı" olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan ve Emniyet’te 3 gün sorgulanan JİNHA muhabiri Beritan Canözer, Twitter paylaşımları nedeniyle "bilerek ve isteyerek örgüte yardım etmek" suçlamasıyla tutuklandı. (18 Aralık 2015)
- Kayyumdan "Özgür Bugün" için marka hakkına tecavüz davası

Kayyum yönetimindeki Koza İpek Basın ve Basım A.Ş.'nin şikâyeti üzerine "Özgür Bugün Gazetesi"nin yayımlanmasından sorumlu tutulan üç kişi hakkında "Marka hakkına tecavüz" suçundan dava açıldı. İddianamede, "Özgür Bugün Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz, imtiyaz sahibi Nevzat Güner ve Feza Gazetecilik A.Ş. baskı direktörü Sedat Kızıltunç'un 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları istendi. (18 Aralık 2015)


-Gazeteci Kaya’ya 6 farklı soruşturma

Gazeteci Bayram Kaya’ya, Meydan Gazetesi’nde çıkan ‘Sarayın şaibeli müdürleri’ haberinden dolayı 6 ayrı soruşturma açıldı. Kaya, Ankara Adliyesi’ne giderek savcılığa ifade verdi. (18 Aralık 2015)
- Seki'ye izin var; Dündar ile Gül'e yok

Hürriyet Kelebek Yazarı Cengiz Semercioğlu'nun cezaevindeki şarkıcı Deniz Seki'nin bir dizide rol almasını eleştirerek, Silivri Cezaevi'nde olan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül ile bir belgesel çekmek istediğini söylediği yazısına Adalet Bakanlığı, "Tutuklulara değil, hükümlülere izin verildiği" yanıtını verdi. (19 Aralık 2015)
- Saymaz'a "şerefsiz" diyen Vali’nin cezası kesinleşti

Gezi eylemleri sırasında polis ve esnaf işbirliğinde öldürülen üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz ile ilgili haberleri nedeniyle gazeteci İsmail Saymaz’a e-mail göndererek, "adi" ve "şerefsiz" diyen Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna hakkında verilen 2 bin 80 TL’lik manevi tazminat cezası kesinleşti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Vali Tuna’nın itirazını reddederek, tazminatın ödenmesine karar verdi. (20 Aralık 2015)
- "Gazetende ölüm haberini yazdıracağım"

Adana Amatör Futbol Ligi’nde mücadele eden Yüksel Gençlik Spor 2. Başkanı Kemal Yüksel, takımının Kiremithanespor’a 2–1 mağlup olduğu maçı izleyen gazeteci Şehmus Baysal’a saldırdı. Gazeteci Baysal’ın, takımının mağlup olduğu karşılaşmayı görüntülemesinden rahatsız olan Yüksel, "Senin gazetende senin ölüm haberini yazdıracağım. Seni öldüreceğim. Adana’da yaşatmayacağım" şeklinde tehditler savurdu. (21 Aralık 2015)
- Bozdağ: Haber yaptığı için tutuklanan ya da hüküm giyen gazeteci yok

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ankara Adliyesi’nde faaliyet gösteren Medya İletişim Bürosu’nu ziyaretinde gazetecilerin soruları üzerine, "Soruşturmalar aşamasındaki iddialara baktığımda haber yaptığı iddiasıyla soruşturmaya tabi tutulan bir gazeteci yok Türkiye’de. Hüküm giyenlere baktığımız zaman da haber yaptığı için hüküm giyen gazeteci yok" dedi. (23 Aralık 2015)
-İHA muhabiri Kaya’ya gözaltı

İHA Hakkari muhabiri Mimar Kaya, akşam saatlerinde çarşı merkezinde hava kirliliği ile ilgili haber yaparken, oradan geçen zırhlı bir araç tarafından şüpheli görüldü. Polise, kendisinin hava kirliliği ile ilgili haber yaptığını ve basın kimlik kartını gösteren Kaya, zorla zırhlı araca bildirilmek istendi, etrafa toplanan vatandaşlar duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine polis havaya ateş açarak kalabalığa plastik mermi ile müdahale ederek uzaklaştırdı. Kaya, polisler tarafından zırhlı araca bindirilerek emniyete götürüldü. (24 Aralık 2015)
- Aydınlık, savaş planı haberine açılan davadan beraat etti

Dışişleri Bakanlığı'nda Türkiye topraklarının bombalatılıp savaş çıkarma planlarının yapıldığı "Suriye toplantısı"nın internete düşen ses kaydını haberleştirdiği için "casusluk" iddiasıyla yargılanan eski Genel Yayın Yönetmeni İlker Yücel ve Sorumlu Müdür Murat Şimşek beraat etti. (24 Aralık 2015)
- Bozdağ: Birgün ve Cumhuriyet'i hedef gösterdi

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, sarin gazı konusunda yapılan haberler nedeniyle Birgün ve Cumhuriyet'i hedef gösterdi. İki gazeteyi iftirada yarışmakla suçladı. (24 Aralık 2015)
-DİHA muhabiri Aşan gözaltına alındı

Van’ın Çatak İlçesi’nde kepenk kapatma eyleminin haber takibini yapan DİHA muhabiri Niyazi Aşan, Özel Harekat polisleri tarafından gerekçe gösterilmeksizin gözaltına alındı. (24 Aralık 2015)
- Ergin ve Dumanlı’ya "Cumhurbaşkanına hakaret" davası

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Dağlıca baskını sonrasında, ATV–AHaber ortak yayınında sarf ettiği, "Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya bir anayasayı inşa edecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı, durum bugün çok farklı olurdu" sözlerini, "Erdoğan, Dağlıca’daki hain saldırıyı değerlendirdi: 400 vekil verilseydi olmazdı" şeklinde tweet'leyen Zaman Gazetesi ve "Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Dağlıca açıklaması: '400 vekil alınsaydı bunlar olmazdı" şeklinde tweet'leyen Hürriyet Gazetesi hakkında dava açıldı. Hazırlanan iddianamede, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin ile Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın 4 yıla kadar hapsi istendi. (25 Aralık 2015)
- Ilıcak'ın Kanal D'deki programına son verildi

Gazeteci Nazlı Ilıcak'ın Kanal D'de yaptığı "Ev gezmesi" programına son verildi. (25 Aralık 2015)
- Gazeteciler, Sur barikatını aşamadı

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2 Aralık'ta başlayan sokağa çıkma yasağı ve çatışmaları haberleştirmek için bölgeye giden ve toplu olarak güvenlik noktasına yürüyen gazetecilerin ilçeye girişlerine izin verilmedi. (25 Aralık 2015)
- Suriyeli gazeteci Jerf, Gaziantep’te IŞİD tarafından öldürüldü

Ülkesindeki iç karışıklıktan kaçarak Gaziantep’e yerleşen ve Suriye’de yayımladığı Alhita isimli dergiyi burada çıkarmaya başlayan, son olarak da IŞİD’in katliamlarına ilişkin belgesel çeken Suriyeli gazeteci Naji El Jerf, Gaziantep’in Ali Fuat Cebesoy Bulvarı üzerinde yürürken, kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından başından vurularak öldürüldü. Polis, Jerf’in IŞİD’in hedefinde olduğunu bildirdi. (27 Aralık 2015)
- Baransu'ya Emine Erdoğan'a hakaretten 105 gün hapis cezası

Gazeteci Mehmet Baransu'nun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a karşı "internet yayını yoluyla iftira ve hakaret" suçundan yargılandığı davada, Baransu'ya "alenen hakaret" suçundan 105 gün karşılığı 3 bin 150 lira adli para cezası verildi. (27 Aralık 2015)
- Önce sansürlendi sonra ödül parasını alamadı

52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ödülleri toplayan "Sarmaşık" filminin, tutuklu gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’e destek mesajı yolladığı için AHaber tarafından sansürlenen yönetmeni Tolga Karaçelik’e "ödül parası" da verilmediği ortaya çıktı. Antalya Film Festivali’nin ana sponsoru Turkuvaz Medya, 100 bin TL değerindeki iletişim ödülünü son dakikada vermekten vazgeçti. (28 Aralık 2015)


-Olayları ‘devlet gözü’nden takip eden gazeteci!

Gezi Parkı Eylemleri sırasında İstanbul Kabataş İskelesi yakınlarında başörtülü bir kadının eylemciler tarafından saldırıya uğradığına ilişkin ortaya atılan iddiayı, görüntüleri izlediğini ifade ederek “Çok acı bir olay ve maalesef doğru” diye tweet atan; bir süre sonra ortaya çıkan görüntülerde böyle bir olayın yaşanmadığının görülmesi üzerine ‘özür’ dileyen Hürriyet Gazetesi yazarı İsmet Berkan, sokağa çıkma yasağı ilan edilen Diyarbakır’ın Sur ilçesine polis eşliğinde giderek ‘sözde’ haber takip etti. Polislerle poz veren Berkan, zırhlı araca bindi, hatta aracın kamera sistemini kullandı ve bu görüntüler Hürriyet Gazetesi’nde yayınlandı. (29 Aralık 2015)
- JİNHA muhabiri Atmaca tahliye edildi

Van’ın Erciş ilçesinde 13 Kasım’da haber takibi yaparken gözaltına alınan, çıkarıldığı mahkeme tarafından sosyal medya hesabından YPJ’li Arin Mirkan’ın fotoğrafını paylaştığı için "Örgüt propagandası" yaptığı iddiasıyla tutuklanan JINHA Muhabiri Vildan Atmaca, ilk duruşmada tahliye edildi. Atmaca, cezaevinde geçen 46 günde birçok sıkıntı yaşadığını ifade ederek, "Çıplak bir şekilde arama yapmak istediler bu durumu kabul etmedim. Daha sonra sözlü tacizlere maruz bırakıldım. Sık sık koğuşlarımız askerler tarafından basılıp aranıyordu" dedi. (29 Aralık 2015)
-Nokta Dergisi yöneticileri tahliye edildi

2 Kasım 2015 günü "Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik" suçundan tutuklanarak 20'şer yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Nokta Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven ve Yazı İşleri Müdürü Murat Çapan, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde ilk kez hakim karşısına çıktılar. Güven ve Çapan tahliye edildi. (29 Aralık 2015)
- Sızıntı yazarı Şenkal'a “cumhurbaşkanına hakaret”ten 11 ay hapis cezası

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sosyal paylaşım sitesi Twitter aracılığıyla hakarette bulunduğu iddiasıyla yargılanan Sızıntı Dergisi Yazarı Bahri Şenkal'a 11 ay 20 gün hapis cezası verildi. (29 Aralık 2015)
- Öztürk'e "müslümanları aşağılamaktan" takipsizlik

Aydınlık Gazetesi yazarı Yaşar Nuri Öztürk hakkında, Ulusal Kanal’da yayımlanan "Söz ve Işık" programında söylediği "Türkiye’de halkın yüzde 99 buçuğunun güya Müslüman olduğu söylenir. Yahu ne 99’u hatta bunların buçuğu bile müslüman değildir. Ben bunların bulunduğu mabette Kuran’ın emrettiği secdeyi yaparsam şerefsizim. Hükmi domuzlarla aynı safta secdeye gitmekten iğrenirim” sözleri ile "müslümanları aşağıladığı" gerekçesiyle başlatılan soruşturamaya takipsizlik verildi. (29 Aralık 2015)
- Küçük istedi; görevden alındılar

Star Yazarı Cem Küçük'ün daha önce A Haber'e verilen cezalar nedeniyle sert dille eleştirdiği ve "Yakında tasfiye edilecekler" dediği RTÜK çalışanları görevden alındı. (30 Aralık 2015)
-Meclis’te gazetecilere sansür yine gündemde

AKP, yeni dönemde Meclis’i ‘güvenlik’ gerekçesiyle gazetecilere kapatmayı tekrar gündeme getirdi. TBMM Başkanlık Divanı’nda görüşülecek eylem planında, gazetecilere saat 20.00’den sonra kulis yasağı getirilmesi öngörülüyor. (30 Aralık 2015)

2-) BASIN ÜZERİNDEN İKTİDAR KAVGALARI ve MANİPÜLASYONLAR
- Ahlaksız kampanya!

Akşam Gazetesi, "Biz bu insanlara ne yaptık?" manşetiyle Aydın Doğan'ı hedef aldı. Doğan'ın fotoğrafıyla verilen haberde, "Yıllarca Bülent Ecevit'in yakın korumalığını yapan Recai Birgün, Doğan Medyası'nın 57. hükümeti yıkmak için yürüttüğü ahlaksız kampanyayı Akşam'a anlattı" ifadeleri kullanıldı. (1 Ekim 2015)


- Akit yazarı, Özkök ve Gültekin'i hedef aldı

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "Çalıştığın yerden niye kovuldun Levent Gültekin?" başlıklı yazısında, Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök ile Diken yazarı Levent Gültekin'i hedef aldı. Karakaya, yazısında Özkök hakkında, "Yazıları eskisi gibi okunmadığı için son yıllarda gerek dinsel, gerek cinsel arayışlara girerek kendisinden söz ettirmek isteyen kişi" ifadelerini kullanırken, Gültekin için, "Levent Gültekin kim ki? Kaç kıratlık adam ki? Onun ne menem bir yaratık olduğunu bildiğim için ciddiye almam ama söylediklerine inanacak bazı ahmaklar çıkar diye iddialarını cevapsız bırakmak istemem" dedi. (1 Ekim 2015)
- Hasan Cemal hedefte

Star Yazarı Ahmet Kekeç, "Bu küfürbazdan kahraman yaratmayın" başlıklı yazısında, gazeteci Hasan Cemal'i hedef gösterdi. Kekeç, yazısında, "Hasan Cemal, meslek açısından yüz kızartıcı suç sayılan tahkir ve tezyif suçunu işlediği için, yani Cumhurbaşkanı Erdoğana hakaret ettiği için savcılık karşısına çıkarıldı. Bugüne kadar hep 'steril ve güvenli' ortamlarda yazmış. Darbe kışkırtıcılığı yapmış, militarizm güzellemelerinde bulunmuş, 'sakın silah bırakmayın' diye terör örgütlerine akıl vermiş, bir demokratın işlememesi gerekli ne kadar cürüm varsa, hepsini hakkıyla işlemiş ama bir şey olmamış. İlk kez (45 yıl sonra) bir savcı çıkıp, 'Hadi Cumhurbaşkanını eleştiriyorsun. Eleştir tabii... Niye bir de tahkir ve tezyif ediyorsun?' diye soruyor. Hukukun gereğini yerine getiriyor. Mesele bundan ibarettir. Durup dururken kahraman yaratmayın bu küfürbaz ve ağzı bozuk adamdan" ifadelerini kullandı. (1 Ekim 2015)


- "Okuyucuyu kandırıyor"

Akşam Gazetesi, "Ak Parti'ye saldırıp PKK'yı aklıyorlar" başlıklı haber ile Cumhuriyet Gazetesi'ni hedefe koydu. Haberde, "Erzincan'da PKK eyleminin olmadığını yazan Cumhuriyet, okuyucuyu kandırıyor. Oysa daha 2 ay önce PKK'lılar o yolu kesip bir kadını öldürdü" denildi. (1 Ekim 2015)


- "Hergele Ahmet Hakan"

Yeni Akit Gazetesi'nin internet sitesi, Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan'a yönelik saldırıyı duyururken, "CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa, Twitter'dan 'Hergele' lakaplı Ahmet Hakan'ın saldırıya uğradığını yazdı" ifadelerini kullandı. (1 Ekim 2015)
- Star, uluslararası yayıncılığı yanlış anladı!

Star Gazetesi, 1. sayfadan yaptığı haberde, "Milli değil, uluslararası yayıncı" başlıklı haberde, "Aydın Doğan gazetelerinde bir mektup daha yayımladı. 'Uluslararası yayıncılık yapıyoruz' diyen Doğan, uluslararası oyuncuların taşeronluğunu üstlendiğini adeta ilk ağızdan itiraf etti. Zira halen Doğan televizyonlarının yüzde 25 hissesi İsrail destekçisi Alman Axel Springer'in elinde" denildi. (2 Ekim 2015)
- Akşam Özkök'ü hedef gösterdi

Akşam, "Yine Ertuğrul yine rezalet" başlıklı haberinde Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök'ü hedef gösterdi. Haberde, "Özkök, bir dergiye verdiği röportajda vesayetçi yüzünü yine gözler önüne serdi. '28 Şubat ciddi bir dayak operasyonu değildi.Dayak olsaydı Tayyip Erdoğan zor çıkardı' dedi" ifadeleri kullanıldı. (2 Ekim 2015)
- Güneş'ten "Her yol Aydın Doğan'a çıkar" bağlaması

Güneş Gazetesi, manşetten verdiği Devlet Bahçeli haberini, haberle alakası olmadığı halde "Aydın Doğan'ın ucube mektubundan sonra" spotuyla verdi. (2 Ekim 2015)
- Güneş'ten manipülatif haber

Güneş Gazetesi, Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan'a saldırıp kaburgaları ve burnunu kıran 4 saldırganın 3'ünün AKP üyesi olduğu ortaya çıkmasına rağmen, "Ahmet Hakan'a saldıranlar HDP'li çıktı" başlıklı bir haber yayımladı. (2 Ekim 2015)
- Karakaya'nın hedefi yine Aydın Doğan

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "Hükümetler kurdurdun, yıktırdın... Ahmet Hakan'ın burnunu da sen mi kırdırdın?" başlıklı yazısında, Aydın Doğan'ı hedef aldı. Yazısında, Aydın Doğan'ın Hürriyet ve Posta'nın birinci sayfalarından Erdoğan'a yönelik yayımladığı mektupları, "'Mektup ishali' devam ediyor!" diye niteleyen Karakaya, "Canı sıkıldıkça yazacak!.. Hani, kıronun biri; 'Kıroyum ama para bende' demiş ya, Aydın Doğan da, herhalde şöyle diyecektir, 'Yedek parçacıyım ama medya bende!' Zorda kaldığında; Ya kendi saldırıyor, ya da 'tetikçi medya'sını kullanıyor! Aydın Doğan, baktı ki eleştirilerin göbeğindedir... Ne yapsa, ne cevap verse eleştirilerden kurtulamıyor; dikkatleri kendi üzerinden çekmek için, Ahmet Hakan'ın üzerine 4 goril gönderdi ve burnunu kırdırdı! Amaç, kendisi gündemden düşsün, Ahmet Hakan gündeme gelsin!.. Yoksa, verdiği cevaplarla, temelli batağa saplanacak! Mesela şöyle sorsam; 'Hükümetleri kurdurduğun ve yıktırdığın gibi, Ahmet Hakan'ın burnunu da sen mi kırdırdın?" ifadelerini kullandı. (2 Ekim 2015)
- Kraldan çok kralcı

Star, "Yumruklu kumpas" manşetiyle çıktı. Haberde, AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in Ahmet Hakan'a saldıranların AKP'li olduğunu açıklamasına rağmen, "Yazarı Ahmet Hakan'a çirkin saldırıda paralelle ağız birliği yapan Hürriyet, peşinen Ak Parti'yi ve milli medyayı suçladı. Saldırganların profilindeki HDP paylaşımları büyük tezgahı ortaya döktü" ifadeleri kullanıldı. (3 Ekim 2015)
- Güneş'ten Doğan'a "HDP sevicisi"

Güneş Gazetesi'nin "Aydın Doğan devreye girdi" başlıklı haberinde, "7 Haziran seçimlerinde elindeki tüm medya gücünü kullanarak HDP'ye destek veren Doğan Medyası yine HDP seviciliğine başladı" denildi. (3 Ekim 2015)
- Akit'ten "Doğan'ın kirli geçmişi" manşeti

Yeni Akit, "Kirli geçmişi karartma operasyonu" manşetiyle çıktı. Aydın Doğan'ın fotoğrafının kullanıldığı haberde, "Aydın Doğan'ın gazeteleri, paralel ve ulusalcı yayın organları, Hürriyet'in tetikçisi Ahmet Hakan üzerinden yeni bir algı operasyonu başlatarak, Doğan'ın kirli geçmişini karartma operasyonu peşinde" denildi. ( 3 Ekim 2015)
- "Hayatının hatasını yaparsın Aydın Doğan!"

Star Yazarı Cem Küçük, "Ben senin derdini biliyorum Aydın Doğan!" başlıklı yazısında, Aydın Doğan'ı tehdit etti. Yazıda, "Aydın Doğan ve adamları bu saldırının arkasında benim olmadığımı elbette biliyor ama dert başka. Beni her gün hedef gösteriyorlar. Beni sindirdiğin, korkuttuğun diğer adamlara benzetirsen hayatının hatasını yaparsın Aydın Doğan. Gazete ve televizyonların, terör örgütlerinin sesi gibi. Böyle deyince de kızın Vuslat Doğan Sabancı gibi panik yapma'PKK terör örgütü değildir' diyenler senin elemanların. HDP güzellemesi yapanlar senin çalışanların. Dün sabah Cumhurbaşkanımız saat tam 11’de konuşurken bunu yayınlamayan tek haber kanalı CNN Türk’tü. Tam o esnada senin kanalın HDP’nin PR’ını yapmakla meşguldü. Öyle ya, bu ülke için şehit olan asker, polis ve vatandaşlarımızın sizin için kıymet-i harbiyesi yok. Terör örgütlerine yardım ve yataklık ağır suçtur Aydın Bey. Unutma Aydın Bey, herkesin yaptıkları er ya da geç önüne gelir" dedi. (3 Ekim 2015)
- Star, Doğan'dan vazgeçmiyor!

Star, "Aydın Doğan hedef saptırdı" manşetiyle çıktı. Haberde, "Hürriyet'e saldırılarda derin izler bırakan HDP ile paralele toz kondurmayan Aydın Doğan, gerçekleri aramak yerine tuhaf biçimde bombalı ve silahlı saldırıya uğrayan Star'ı hedefe koydu" ifadeleri kullanıldı. (4 Ekim 2015)
- Güneş'ten fantastik manşet

Güneş, "Şeytanca plan" manşetiyle yine Aydın Doğan'ı hedef gösterdi. Haberde Aydın Doğan'ın fotoğrafı kullanılırken, "Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a yönelik çirkin saldırının gerçek amacı yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Kirli plana göre seçim öncesi gazetecilere düzenlenecek saldırılarla Ak Parti yıpratılacak; FETÖ ve PKK bu iş için kullanılacak. Aydın Doğan medyası da algı operasyonlarını üstlenecek" denildi. Aynı haberde Ertuğrul Özkök ve Cüneyt Özdemir de hedef gösterildi; Hürriyet, "sicili bozuk gazete" olarak nitelendi. (4 Ekim 2015)


- Takvim, Erdoğan adına hesap sordu

Takvim Gazetesi, "Hatırla Aydın Bey" başlıklı haberinde, "Hürriyet'in patronu Aydın Doğan, 'Benim medyam Sayın Cumhurbaşkanına karşı en dikkatli yayını yapan kurumdur' açıklamasını yaptı. Ancak bazı manşetlerini hatırlamadı. Takvim de soruyor: 'Yüzde 52 ile seçilen cumhurbaşkanına idam' başlığını kim attı? Erdoğan'ın '400 vekil' sözünü kim çarpıttı?" denildi. (4 Ekim 2015)


- "Özkök'ün sokağa çıkması bile yasaklanmalı"

Star Yazarı Ahmet Kekeç, "Jiletçilerle mücadele eden kahraman gazete" başlıklı yazısında, Hürriyet'i hedef aldı. Kekeç, yazısında, "Jiletçi saldırısına uğrayan o utanmaz herif, bırakın uyduruktan da olsa 'geçmiş olsun' mesajı yollamayı, 'bunlar hep mizansen' demeye getiren yazılar yazdı.  Her sabah elinin kanıyla yazıya kalkışan Ertuğrul Özkök de benzeri şeyler yazdı: Bunlar hep mizansen... 'Benim esasında gazetecilik yapmam yasaklanmalı. Çünkü Ahmet Kaya ve Hrant Dink benim eserim... Sokağa çıkmam bile yasaklanmalı' demesi gereken Ertuğrul Özkök" dedi. (5 Ekim 2015)


- Akit, Doğan'ı hedef aldı

Yeni Akit Gazetesi, 1. sayfadan "Doğan'ın katakullisi" başlıklı haberinde, "Aydın Doğan'ın bir bankaya yaptığı iki katakulli ile 2 milyar 218 milyon doları cebe indirdiği hatırlandığında bu piyasada nasıl ayakta kaldığı daha iyi anlaşılıyor" denildi. (5 Ekim 2015)


- Star'dan Doğan Medya'ya "millilik dersi!"

Star Gazetesi, 1. sayfadan "Aydın Doğan, bu mu milliliğin?" başlıklı haberiyle yine Aydın Doğan'ı hedef gösterdi. Haberde, "Yazarı Ahmet Hakan'a yapılan saldırıyı çarpıtarak Ak Parti ve Star Medya'yı hedef yapma çabasına giren Doğan'ın, Alman ve İsrail bağlantılarını unutup, 'milli' olduğu yönündeki açıklamaları pes dedirtti. Medyasında FETÖ ve PKK'yı öven, HDP propagandası yapan Doğan grubu, attığı manşetlerle hükümet düşürmüş, uluslararası çıkarları uğruna Türkiye'yi zora sokacak haber ve köşe yazılarıyla dikkat çekmişti" denildi. (5 Ekim 2015)
- "Sen ne dediğimi anladın Aydın Doğan!"

Star Yazarı Cem Küçük, "Aydın Doğan’ın akıbeti ve Atıf Bir skandalı" başlıklı yazısında, yine Aydın Doğan'ı ve Doğan Medya'yı hedef alarak, tehditler savurdu. Küçük, yazısında, "Aydın Doğan ve tetikçileri, Ahmet Hakan’a saldırı olayını benim üzerime yıkmak için adeta kuduruyor. Çünkü ben Aydın Doğan’ın aşil topuğunu bilen bir adamım. O aşil topuğu Aydın Doğan’ın en çok korktuğu olaydır. İşte o yüzden organize biçimde beni susturmak için tetikçilerine talimatlar yağdırıyor. Özellikle bizim grubun dikkatini dağıtmak için önce Akif Beki’ye sonra da baş tetikçisi Ertuğrul Özkök’e yazılar yazdırdı. Ahmet Hakan gibi olmak için yanıp tutuşan Akif Beki aslında Doğan’a tetikçilik yaptığı o yazısıyla manevi anlamda intihar etmiş oldu. Bizim son derece dikkatle takip ettiğimiz 22 kurşun suikasti soruşturmasını akamete uğratmak için kendince oyunlar yapmaya kalkıyorlar. O soruşturma sonunda işin nerelere uzanacağını biliyorlar çünkü. Ahmet Hakan’ın dayak yemesiyle aynı olay değil o suikast teşebbüsü. Sen anlıyorsun dediğimi Aydın Doğan... Ne yaparsanız yap benden kurtulamazsın Aydın Doğan" ifadelerini kullandı. (5 Ekim 2015)
- Sabah'ta "Hürriyet haber bile yapmadı" kırgınlığı

Sabah Gazetesi, 1. sayfadan "Hürriyet'in iki yüzlülüğü" başlıklı bir haber yaptı. Haberde, "Şiddet kendilerine yönelince ortalığı ayağa kaldıran Doğan medyasının iki yüzlülüğü bir kez daha tescillendi. Ahmet Hakan'ın hedef gösterdiği Latif Erdoğan'a yönelik saldırıyı haber bile yapmayan Hürriyet, Nevşehir'de dönemin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a yumruk atan şahsın ifadelerini 'pişman değilim' başlığıyla vererek şiddeti meşrulaştırmaya çalıştı. Yumrukçunun salıverilmesine sessiz kaldı" ifadeleri kullanıldı. (6 Ekim 2015)
- "İşin içinde reis var; 100 bin TL teklif ettiler"

Ahmet Hakan'a saldıran 4 kişi, çapraz sorguda saldırı için kendilerine 100 bin TL para teklif edildiğini söyledi. Saldırganlardan Fuat Elmas, özel harekatçı Yahya K. Gezer'in, "Bu işin içinde MİT, Emniyet , reis var. 2-3 günde bitirin" dediğini aktardı. (6 Ekim 2015)
- Star: Doğan&FETÖ kardeşliği

Star Gazetesi, "Aydın Doğan FETÖ kardeşliği" başlıklı 1. sayfa haberinde, "EPDK, Petrol Ofisi üzerinden akaryakıt kaçakçılığı yaptığı belirlenen Aydın Doğan'a 600 milyon TL'lik ceza kesti. Paralel yapıyla temasa geçen Doğan, Danıştay'daki FETÖ'cü hakimler sayesinde 60 milyon lirayla kurtuldu" ifadelerini kullandı. (6 Ekim 2015)
- Takvim: İki yüzlü Doğan

Takvim Gazetesi, "İki yüzlü Doğan" başlıklı haberde, yine Doğan Medya'yı hedef aldı. Haberde, "Aydın Doğan, eski Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Bakan Taner Yıldız ve yazar Latif Erdoğan'a yapılan yumruklu saldırıları görmezden geldi. Ahmet Hakan'ı darp edenlerden bir zanlının tutuklanıp diğerlerinin serbest kalması ise Doğan'ı incitti" denildi. (6 Ekim 2015)
- Akit'ten, "Hürriyet habere gitmedi" manşeti

Yeni Akit, "Kör Medya" başlıklı manşetinde, Hürriyet'i hedef gösterdi. Haberde, "6-8 Ekim Kobani olayları sırasında HDP/PKK'lı caniler tarafından vahşice katledilen şehit Yasin Börü ve arkadaşlarının Ankara'da görülen davasına tüm medya kuruluşları ilgi gösterirken, burnu kırılan yazarı ile ilgili manşetlerle ortalığı velveleye veren Aydın Doğan'ın gazetesi Hürriyet, Yasin Börü davasına tek satır yer vermedi" ifadeleri kullanıldı. Haberde Aydın Doğan için "teröristsever" denildi. (7 Ekim 2015)
- Akit: Yine aynı tezgâh

Yeni Akit, "Doğan sıkışınca tezgâh işliyor" başlıklı manşet haberinde, "Teröre verdiği destekle tepki çeken Doğan Medya'nın patronu Aydın Doğan'ın başı ne zaman sıkışsa, 'medyaya baskı var' yaygarası koparılıyor. 1997'de Tansu Çiller'in Doğan grubuna verilen trilyonluk teşvikleri gündeme getirmesi üzerine Hürriyet Gazetesi'ne şaibeli bir saldırı gerçekleşmişti. POAŞ, vergi üç kağıdı ve terör soruşturması başlayınca yine aynı tezgâh işlemeye başladı" denildi. (8 Ekim 2015)
- Küçük, Türksat'a seslendi!

Star Yazarı Cem Küçük, "Terör ve suç örgütlerinin medyası olamaz" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazıda, Samanyolu ve İpek Medya grubuna ait kanalların Digiturk'ten çıkarılması kararını kutlayan Küçük, Türksat'ın da benzer bir tavır almasını istedi. Küçük, yazısında, "Normalde Türksat FETÖ propagandası yapan kanalları uydudan çıkartmalıydı. Devlete ait uydu, terör örgütünün kanallarını çıkarmıyorsa bu çok garip bir durumdur. Her gün bu kanallardan seçilmiş meşru hükümete, cumhurbaşkanına küfürler ediliyor, tehditler yağıyor. Yetmiyor bu mecralardan Fethullahçı Terör Örgütü’nün propagandası yapılıyor.  Bu arada bakalım Aydın Doğan’ın D-Smart’ı nasıl bir karar alacak? FETÖ’nün propagandasını yapmaya devam edip Türkiye Cumhuriyeti’ne meydan mı okuyacak yoksa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararının gereğini yapacak mı? (9 Ekim 2015)
- Babaoğlu'nun da hedefinde Doğan Medya

Haşmet Babaoğlu, Sabah'taki köşesinde yazdığı "Alçalmanın böylesi" başlıklı yazıda, Doğan Medya grubunu hedef gösterdi. Babaoğlu, yazısında, "Kabul edelim, sandığımızdan da aşağılıklarmış. Suriye'deki Rus uçaklarıyla birlikte coşkuya kapılıp havalara uçmaya başladıklarında her şey daha netleşti. Şaka değil, neredeyse şampanya patlatacaklar! Daha geçen yıl Putin'i yerden yere vuran, diktatörlüğünü, zalimliğini yazıp çizen adamlar bunlar. Şimdiki hallerine bakın... Fırsatını bulsalar gidip Kuzey Suriye'de ÖSO hâkimiyetindeki köyleri vurup çoluk çocuk öldüren MIG-29'ların kanatlarını öpecekler. Alın Radikal'i, Hürriyet'i, açın bu tayfanın internetteki sitelerini yazdıklarını okuyun da görün diyeceğim ama mideniz bulanır.' Radikal'deki malum Esed megafonu yazara gelince, o tabii ki Rusların Suriye'deki operasyonundan sarhoş!" ifadelerini kullandı. (9 Ekim 2015)


- Akit'in yaman takibi!

Yeni Akit, "Kaçamazsın" sürmanşetiyle çıktı. Aydın Doğan'ın hedef gösterildiği haberde, "Akit'in yaman takibi, 28 Şubat soruşturmasının genişlemesini sağladı. İşadamı Hayyam Garipoğlu ifadesini verdi; darbecilerin medya ilişkisine dair soruşturma yeni bir boyut kazandı" ifadeleri kullanıldı. (9 Ekim 2015)


- Takvim, Doğan'ın özgürlük anlayışından dem vurdu!

Takvim Gazetesi, "İşte senin Hürriyetin" başlıklı manşet haberinde, Hürriyet'i hedef aldı. Haberde, "Medya patronu Aydın Doğan, 'basın özgürlüğü yok' diye yaygara yaptı. Ama hiçbir eleştiriye katlanamadı. Karşıt görüşlü gazetecilere yüzlerce ceza davası açtı. Hepsini hapse attırmaya çalıştı. Son 1 yılda Turkuvaz Medya'ya 20, Türk Medya'ya 11, Yeni Akit'e ise 1 ayda 7 dava açıp medyayı sindirmeye niyetlendi. İki yüzlü tavrıyla 'bu nasıl özgürlük anlayışı' dedirtti" denildi. (9 Ekim 2015)


- Havuz medyası tek bir ağızdan

Sabah Gazetesi, "Gazetecilere hapis istiyor" başlıklı manşetinde yine Aydın Doğan'ı hedef gösterdi. Haberde, "'Basın özgürlüğü tehdit altında' yaygarası koparan Aydın Doğan, basına ceza ve tazminat cezaları yağdırıyor" ifadelerini kullandı. (9 Ekim 2015)


- "Öyle bir yaygara kopardılar ki, saldırganları saldırdıklarına pişman ettiler"

Star Yazarı Ahmet Kekeç, "Al sana skandal" başlıklı yazısında, Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan'ı hedef gösterdi. Kekeç, yazısında, "Neymiş? 'Bu kadar abartmayın. Alt tarafı iki yumruk yedi' demişim. Doğrudur. Böyle yazdım.Hatta az bile yazdığımı, kimi hususları eksik bıraktığımı düşünüyorum. Çünkü öyle bir yaygara kopardılar, öyle rezil bir ağlama tutturdular ki, saldırganları bile saldırdıklarına saldıracaklarına pişman ettirdilerEfendim, 'indirin' emrini Reis vermiş. Reis de Erdoğan’ın lakabıymış... O halde, saldırganları özendiren ve 100 bin lirayla ödüllendiren kişi Erdoğan’dır...  Kaç gündür bunları yazıyorsunuz. Hadi yazın da, bir de bu zevzeklikleri 'gazetecilik' diye pazarlıyorsunuz. Skandal değil mi?" ifadelerini kullandı. (9 Ekim 2015)


- Takvim ve Güneş'ten kolektif başlık: Cam baba türbesi

Takvim Gazetesi, "Hürriyet'te cam baba türbesi" başlıklı 1. sayfa haberinde, "Doğan Medyaya bağlı Hürriyet Gazetesi geçen ay saldırıya uğradı. Kapısının camı kırıldı. Takvim dahil herkes ayıpladı, kınadı, saldırıya karşı tavır aldı. Ancak 1 ay geçmesine rağmen camlar takılmadı. Kapı, ziyarete açıldı" denildi. Aydın Doğan'ın Takvim'e açtığı tazminat davasından 7 bin TL kazanmasına atıfta bulunulan haberde, "Aydın Doğan, Takvim'den alacağı 7 bin TL ile camlarını taktırabilir" ifadeleri kullanıldı.

Güneş Gazetesi de "Cam Baba Türbesi" manşetiyle çıktı. "Tam bir rezillik. Bir çaput bağlamadıkları kaldı" alt başlığıyla verilen haberde, "Teröre verdiği destek ve POAŞ vurgunu iddiaları nedeniyle iyice köşeye sıkışan Aydın Doğan, kırılan camını türbeye çevirdi. Gazete binasını ziyaret eden Demirtaş ve Kılıçdaroğlu kırılan camı okşayarak poz verdi. Aydın Doğan da bu pozları kullanıp ortalığa saçılan kirli çamaşırlarını gözlerden kaçırmak için basın özgürlüğü yaygarası kopartarak gündemi meşgul ediyor" denildi. Aynı sayfada Doğan ile ilgili,"Basına düşman medya patronu" ve "İki yüzlü Aydın Doğan" başlıklı 2 habere daha yer verildi. (9 Ekim 2015)
- Akşam'ın da hedefinde Doğan

Akşam Gazetesi'nin "Hep aynı taktik" başlıklı haberinde, "İplikleri pazara çıkınca saldırganlaşan Doğan Medyası, 18 yıl önce de benzer manşetlerle Refahyol'u hedef almıştı" denildi. (9 Ekim 2015)


- "Hoşlanmayacağın gelişmeler yaşanabilir aklında olsun"

Star Yazarı Ahmet Kekeç, "Korkma Aydın bey titre" başlıklı yazısında, Aydın Doğan'ı tehdit etti. Kekeç, yazısında, "'Bavul içinde gelen 2 milyon doların sırrı nedir? POAŞ’ta ne oldu? Dışbank’ı hangi parayla satın aldın, sonra niçin elden çıkardın? Elektrik dağıtım ihalesinde işin neydi? Borsada manipülasyon yaptın mı? Yargıtay, elindeki basın yayın organlarını baskı aracı olarak kullandığına ilişkin bir karar vermişti; durumu düzelttin mi?' Bu sorulardan hoşlanmıyor Aydın Bey... Hemen mahkemeye koşuyor. Fakat hoşlanmayacağı, üzüntüyle karşılayacağı başka gelişmeler de yaşanabilir. Aklında bulunsun. Bir tür susturma yöntemi olarak gazetecilere dava açıp duran basın patronunu da bundan payını alacak" ifadelerini kullandı. (10 Ekim 2015)


- "Coşkun maymunu"

Star Yazarı Cem Küçük, "Hırsızlık ve mafyacılığının hesabını vereceksin" başlıklı yazısında, yine Ahmet Hakan'ı tehdit etti. Küçük, yazısında, "Kirli işleri ve mafyatik ilişkileri ortaya dökülen bir tetikçi maymun benim hakkımda yalanlar uydurarak bu işten sıyrılacağını sanıyor. Bu tetikçi biliyorsunuz Aydın Doğan’ın istediğinde yanına çağırıp başını okşadığı malum coşkun maymunudur. Bu işlerden sıyrılamayacaksın ve hukuk sana hak ettiğin cezayı verene kadar ben de senin peşinden ayrılmayacağım. Ben senin gibi ödlek bir zavallı değilim. Şimdi de köşenden benle alakası olmayan bir konudan ifademi almalarını hatta yetmez tutuklamaları için savcıları tehdit etmeye başladın öyle mi? Savcılar senin gibi bir çakalın tehditlerinden ve şantajlarından etkilenecek mi hep beraber göreceğiz. Senden ancak Fethullahçı savcılar etkilenir. Sen FETÖ mensubu illegal savcılarla kankasın. Bu ülkenin gerçek hukukçu olan savcıları senin nasıl kirli sicile sahip, benimse tertemiz geçmişe sahip bir adam olduğumu çok iyi biliyor. Halim Aydın-Cesim Parlak davası senin sonunu getirecek. Hem kamuoyuna hem de mahkemelere bu soruların cevabını verene kadar da ensendeyim" ifadelerini kullandı. (12 Ekim 2015)


- Star'dan tehlikeli manşet

Star Gazetesi, Ankara Katliamı'ndan 3 gün sonra "kanlı dizayn" manşeti altında, "Demirtaş'a hizmet, millete hakaret" alt başlıklı bir haber yayımladı. Hürriyet'in logosunu kullanan gazete, haberde, "Türkiye, Ankara'daki terör saldırısında ölenlere ağlarken, Hürriyet yeni bir algı operasyonu başlattı. Gazete, patlamadan hemen sonra devleti ve hükümeti hedef göstererek adeta ateşe benzin dökerken, HDP'li Demirtaş'ı Türk toplumunun aklıyla alay edercesine 'en sağduyulu açıklama yapan 2. lider' olarak gösterdi" denildi. (13 Ekim 2015)
- "Çektiği fotoğrafı kullanmadı" haberi

Takvim Gazetesi, "Görmeme Hürriyeti" başlıklı 1. sayfa haberinde, Hürriyet'i çektiği fotoğrafı kullanmadığı gerekçesiyle topa tuttu. Haberde, "HDP Eşbaşkanı Demirtaş, Ankara'daki saldırıda ölen Fatma Esen için taziyeye gitti. Propaganda yapıp oy istedi. Destekçisi Hürriyet de sözlerine geniş yer verdi. Fakat muhabirlerinin çektiği fotoğrafı sansürledi. Arşiv resmini tercih etti. Çünkü Demirtaş'ın cici çocuk imajını bozmak istemedi" ifadeleri kullanıldı. (14 Ekim 2015)
- Akit yazarı, "Türkiye düşmanı" gazeteleri sıraladı; "bunları unutmayın" dedi

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "Bu kadar 'yerli düşman' varken, 'ithal gâvur'a hiç gerek yok!" başlıklı yazısında, yine muhalif medyayı isim vererek hedef gösterdi. Karakaya, yazısında, "Hürriyet'inden Zaman'ına, Cumhuriyet'inden Taraf'ına, Evrensel'inden Yurt ve Özgür Gündem'ine kadar; devleti, hükümeti ve Türkiye'nin geleceğini hedef alan bu gazeteler, herhangi bir 'düşman ülkesinde' değil maalesef  Türkiye'de yayınlanıyor!.. 'Özgür medyaya baskı'dan dem vurulan Türkiye'de!.. Şu kritik günlerde, Türkiye düşmanlığı yaparak düşmanın ekmeğine yağ süren bu gazeteleri, sakın ola unutmayın!.. Yazın, hafızanızın bir kenarına!" ifadelerini kullandı. (14 Ekim 2015)
- Küçük, Hakan'a yine "merhamet" gösterdi

Star Yazarı Cem Küçük, "Aydın Doğan’ın maymununun organize suçları" başlıklı yazısında, yine Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan'ı tehdit etti. Küçük, yazısında, "Aydın Doğan’ın mücrim maymunu çaresizlikten ötürü hayasızca bana saldırmaya devam ediyor. Fethullahçı terörist kimliğe sahip savcıları bana azmettirmeye çalışıyor minik aklıyla. FETÖ ile işbirliğini açık ediyor böylece. Bu arada bu ülkenin gazeteci olduğunu iddia edenleri de mücrim maymunun tek tek belgeleriyle ortaya koyduğum suçlarıyla ilgili tek bir araştırma bile yapmayarak sahte gazeteci olduklarını ispat ediyorlar. Medeni bir ülkede kendi gazetesi tarafından çete reisi diye manşet atılan biriyle kanka olan gazeteci anında işten atılır ve medya hayatı tamamen biter. Ama sizlerin ar damarı çatlamış olduğu için senin bu kirli ilişkilerini sorgulayan bir kişi bile yok. İkiyüzlü ve omurgasızsınız. Türkiye’deki solcu ve Fethullahçı tüm gazeteci kılıklı tiplerin karaktersiz olduğu sadece bu olayla bile ispat ediliyor. Her gün bu köşeden sana illegal bağlantılarını ve çete ilişkilerini soracağım. Her gün savcılara çağrı yapacağım. Eğer benim sende onlarcası bulunan gibi tek bir pis işim olsaydı şimdiye Hürriyet beni idam ederdi. Ama merak etme ben merhametli bir insanım. Senin bu yaptığın yasadışı işlerden ötürü yargı önünde hesap vereceksin..." dedi. (14 Ekim 2015)
- Akit, Hürriyet muhabirini hedef gösterdi

Yeni Akit, "Saldırı DAEŞ-PKK ortak yapımı" manşet haberi ve "Örtbasta Hürriyet-Paralel işbirliği" altbaşlığıyla Hürriyet muhabiri Arda Akın'ı fotoğrafıyla hedef gösterdi. Haberde, "Ankara'daki saldırıyla ilgili paralel örgütün emniyet içindeki polisleri Hürriyet Muhabiri Arda Akın'a sadece DAEŞ mensubu isimleri servis etti. Böylece PKK'lı işbirlikçiler, paralel-Hürriyet işbirliğiyle gizlendi" denildi. (15 Ekim 2015)
- Akşam, Erdoğan'a soru soran Finli gazeteciyi terörist ilan etti

Akşam Gazetesi, 1. sayfasında "Gazeteci misin, terörist misin?" başlıklı bir haber yayımlayarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Siz diktatör müsünüz?" sorusunu yönelten Finlandiyalı gazeteci Tom Kankkonen'i hedef gösterdi. Haberde, "Tom Kankkonen azılı PKK dostu çıktı. Kankkonen dağda teröristlerle poz verip twitter'ına koymuş" denildi. (15 Ekim 2015)
- Sabah: Sorumlusu Hürriyet

Sabah, 1. sayfasından yayımladığı "Hürriyet'e bir de canlı bomba soruşturması" başlıklı haberi ile Ankara Katliamı'nı gerçekleştiren canlı bombalarla ilişkili isimlerin yakalanamaması ile ilgili Hürriyet'i suçladı. Haberde, "Hürriyet'in haberinde canlı bombalara yardım edenlerin adları, bulundukları yerler ve kullandıkları araçlara ilişkin bilgiler yer aldı. Hürriyet'in internet sitesinde yayımlanan haber, şüphelilerin kaçmasını sağladı ve operasyonu geciktirdi" ifadeleri kullanıldı. (16 Ekim 2015)
- Aydın Doğan'a "terör destekçisi" suçlaması

Akşam Yazarı Murat Kelkitlioğlu, "Aydın Doğan bir mektup daha yazsana" başlıklı yazısında, Aydın Doğan'ı hedef aldı. Kelkitlioğlu, yazısında, "PKK terör örgütü ve bileşenlerini ‘cici çocuk’ maskesine sokmaya çalışan Doğan Grubu’nun patronu Aydın Doğan’a bir çağrım var! Sahip olduğun televizyon ekranlarında terör örgütünün propagandası yapılırken, mektuplarında iddia ettiğin gibi milliyetçilik damarların rahatsız olmadı mı? Neden, programa müdahil olup, böyle bir propagandanın yapılmasına rıza göstermeyeceğini söylemedin? 140’tan fazla şehidin kanı elinde olan bir örgütün meşrulaştırılma çabası Kelkitli bir insana yakışır mı?" dedi. (16 Ekim 2015)
- Sabah'tan kışkırtıcı başlık

Sabah Gazetesi, Diyarbakır Baro Başkanı Tapir Elçi'nin "PKK terör örgütü değildir" açıklamasını yaptığı gazeteci Ahmet Hakan'ın CNNTürk'teki Tarafsız Bölge programı için, "Doğan'ın CNN'inden PKK propagandası" başlıklı bir haber yayımladı. (16 Ekim 2015)


- Akşam Hakan'ı açık hedef yaptı

Akşam Gazetesi, "Kanlı teröre elçilik yaptı" başlıklı haberinde CNNTürk'ün logosunu kullanarak, kanalı ve çalışanlarını hedef gösterdi. Haberde, "Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Ahmet Hakan'ın CNNTürk'teki programında PKK için 'terör örgütü değildir' deme gafletinde bulundu. Hem Elçi'nin bu sözlerine, hem de ona ses çıkarmayarak açıkça terör örgütü propagandasına hizmet eden Ahmet Hakan'a büyük tepki yağdı" ifadeleri kullanıldı. (16 Ekim 2015)


- Güneş yine Aydın Doğan'ı hedef aldı

Güneş Gazetesi, "Şimdi de PKK'yı cilalıyor" manşetiyle Aydın Doğan'ı hedef gösterdi. Haberde, "7 Haziran seçimleri öncesinde Demirtaş'ı allayıp, pullayıp cici çocuk diye tanıtan Doğan Medyası, HDP'nin PKK ile işbirliği ayyuka çıkınca panikledi. HDP'yi kurtarmak için bu sefer de terör örgütü PKK'yı cilalamaya başladı" denildi. Haberde Tahir Elçi'nin CNNTürk'te katıldığı programın fotoğrafları da paylaşıldı. (16 Ekim 2015)


- Akit'ten "ortaya karışık" hedef

Yeni Akit Gazetesi, "Küstah ve ahlaksız" sürmanşetiyle birbiriyle bağlantısız olayları birleştirerek, Aydın Doğan, Hürriyet ve Ertuğrul Özkök'ü hedef gösterdi. Haberde, "Teröristsever Aydın Doğan'ın Hürriyet'i patlayan bombaları milliyetine göre ayırıyor. Hürriyet, bomba İspanya'da patlarsa farklı, Türkiye'de patlarsa farklı manşetlerde verirken, şarap uzmanı yazarı Ertuğrul Özkök ise paralelci üniversitedeki söyleşisinde 'Başörtülülerden özür dilemem' diyerek 28 Şubatçı zihniyetini devam ettirdiğini gösterdi" ifadeleri kullanıldı. (16 Ekim 2015)


- Takvim'in manşeti yine Aydın Doğan

Takvim Gazetesi, "Gelgitli Aydın Bey!" başlıklı manşet haberinde, "Aydın Doğan, 'Ben Kelkitliyim, katıksız milliyetçiyim' diye çıkıştı. Ancak televizyon kanalı PKK propagandası yaptı. Gazetesi, hainlerin kaçmasını sağladı" denildi. Haberde, "militan yayın" alt başlığı ile Ahmet Hakan ve Tahir Elçi'nin de fotoğrafları kullanıldı. (16 Ekim 2015)


- "PKK, HDP, DAEŞ, Aydın Doğan bir bütünün parçaları"

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "HDP'den PKK'ya, PKK'dan Aydın Doğan'a bir yol gider!" başlıklı yazısında, Aydın Doğan'ı teröre destek vermekle suçladı. Karakaya, yazısında, "Günlerdir Ankara diyoruz, patlama diyoruz, PKK diyoruz, DAEŞ diyoruz, Demirtaş diyoruz, Aydın Doğan diyoruz, HDP diyoruz, CHP diyoruz...Bütün bunlar; 'Bir bütünün parçaları!' Yani, ortada bir büyük fotoğraf var... Ama biz, büyük fotoğrafa değil de, fotoğrafın parçalarına bakıyoruz... Dolayısıyla, ne dolaplar döndüğünü fark edemiyoruz... Oysa, fotoğrafın parçalarını birleştirirsek, büyük fotoğrafa ulaşır ve neyin ne olduğunu, kimin ne halt işlediğini rahatlıkla görürüz!" ifadelerini kullandı. (17 Ekim 2015)


- Kekeç'ten Aydın Doğan'a tehdit

Star Yazarı Ahmet Kekeç, "Terörün kanalı" başlıklı yazısında, yine Aydın Doğan ve CNN Türk'ü hedef aldı; Doğan'ı tehdit etti. Kekeç, yazısında, "Bu kanal, Aydın Doğan’ın kanalı CNN Türk. İddialı ve aynı zamanda ağır itham içeren bir söz bu. Önceki gün CNN Türk adlı kanalınızda, tarafgirliği şiar edinmiş Tarafsız Bölge programında, tetikçiliğinize soyunmuş bir elemanınız, 'PKK, terör örgütü değildir' diyen bir PKK sempatizanına propaganda imkânı verdi. Müdahale etme gereği bile duymadı. Başka fikirler karşısında cabbar ve militan tavırlar sergileyen bu şahıs, töhmetten kurtulmak için, işi ispiyonculuğa döktü: 'Ben demedim... Emre Aköz dedi...' Malum yayın ilkelerinizde, 'Terör olgusunu konu alan yayınlarımızda, halkın haber alma hakkı ile terörün propagandasını yapmama ilkesini birlikte gözetiyoruz' deniyor ama aylardır bu ilkeyi çiğneyip duruyorsunuz... Açın bakın kanallarınıza; terörü himaye eden, teröre gerekçe üreten, terörü 'terör' olarak görmeyen ne kadar siyasetçi, gazeteci, sivil toplumcu, sendikacı, eğitmen varsa, stüdyoda bir araya getirip terör örgütü propagandası yaptırıyorsunuz... Açıkça, suç işliyorsunuz. 'Terörle Mücadele Yasası'nın ilgili maddesi şiddetle tecziye edilmeniz gerektiğini söylüyor ama bunları hatırlattık diye mahkemeye koşacaksınız. Koşun. Elbet halka karşı işlediğiniz suçların bedelini ödeyeceksiniz" dedi. (17 Ekim 2015)


- Star, Sancak saldırısı için de Doğan'ı hedef gösterdi

Star Gazetesi, "Fail FETÖ" başlıklı manşet haberinde, "56 gün bunun için bekledik. Şimdi, açığa çıkan gerçekleri yazıyoruz.Doğan Medya ittifakın içinde" denildi. (17 Ekim 2015)
- "Hem Erdoğancı hem Doğancı olunmaz"

Star Yazarı Cem Küçük, "Ne işler çevirdiğinizi biliyoruz" başlıklı yazısında, Doğan Medya'yı hedef aldı. Yazıda, "Cumhurbaşkanımıza her türlü hakareti yapan bir Doğan medyası gerçeği önümüzde duruyor. CNN Türk ekranlarında Suruç ve Ankara katliamlarını Erdoğan yaptı diyenler her akşam baş tacı ediliyor. 'PKK terör örgütü değildir', Doğan Medyası’nda rutin kullanılan bir laf artık. Buna rağmen Aydın Doğan’a tek laf etmeyip Ethem Sancak’ı eleştirenleri anlamak mümkün değil. Cumhurbaşkanımız aleyhine çevrilen her dolabın farkındayız. Ne işler çevirdiğinizi biliyoruz.Hem Erdoğancı hem Doğancı olunmaz. Bu böyle biline" ifadeleri kullanıldı. (17 Ekim 2013)
- Karakaya'dan "halk düşmanları" listesi

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "21 Mayıs 1961’den, 13 Ekim 2015’e 'yerli' ihanetler!" başlıklı yazısında, Doğan Medya'yı halk düşmanı ilan etti. Yazıda, "Bu yazıyı yazdım ki; yerli sevdalıları ve yerli düşmanlarını çok iyi tanıyın!.. Halk düşmanları aramızda!.. Terör örgütüyle!.. Muhalefet partisiyle!.. Ve medyasıyla!.. 'Koç'larıyla, 'Öküz'leriyle, 'Doğan'larıyla, 'Serçe'leriyle!.. Ama, ne dedi Bakan Işık; 'Devrim otomobili sabotajına bu defa izin vermeyeceğiz... Kararlıyız' dedi" ifadelerini kullandı. (18 Ekim 2015)


- Takvim'den Hakan'a tekzip hatırlatmalı tehdit

Takvim Gazetesi, "Dikkat et Ahmet" başlıklı haberde, Hakan'ı köşesinden yayımladığı tekzipleri hatırlatarak tehdit etti. Haberde, "Patronun emriyle hakaret yağdırdın Ama Aydın Doğan paraya kıyamayınca sen harcandın" denildi. (18 Ekim 2015)
- Doğan Medya'yı hedef gösterdi

Akşam Gazetesi, "Hürriyet Yazarı FETÖ imamı çıktı" sürmanşetiyle yine Hürriyet'i hedef gösterdi. Haberde, herhangi bir isme yer verilmezken, "Stratfor belgelerine göre Doğan Medya'nın etkili isimlerinden biri paralel yapının medya imamı olarak görev yapıyor" ifadeleri kullanıldı. (19 Ekim 2015)
- "Bak Ahmet Hakan!"

Star Yazarı Cem Küçük, "Ahmet Hakan'a sorular" başlıklı yazısında, yine Ahmet Hakan'a saldırdı. "Bak Ahmet Hakan" diyerek başladığı yazısında, "Benim gibi hayatında zerre hukuksuzluk, zerre gayrimeşru iş olmamış bir adamı kıytırık argümanlarla kriminalize etmeye çalıştıkça batıyorsun. Mahkemelerden de her seferinde hukuksal tokatı yiyorsun. Sonra mahkemelere ve hakimlerimize küfrediyorsun. İngilizce bilmeyen, daha doğrusu Türkçe dışında bir lisan bilmeyen ve çabaladığı halde öğrenemeyen bir adamsın. Dolayısıyla Batı kültürünü ve medeniyetini kavrayacak bir altyapın maalesef yok. Fakat ben Batı kültürünü ve özellikle Batı’nın merkezi olan ABD’nin kültürünü ve tarihini iyi bilen bir yazar olarak sana öğretmenlik yapayım ki, bu iş böyledir" dedi. (19 Ekim 2015)
- Akit yazarı "ikna olmak" istedi

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "Ahmet Hakan’ın burnu gerçekten kırıldı mı?" başlıklı yazısında, ilginç bir misilleme denemesi yaptı. Yazıda, “Ahmet Hakan gerçekten saldırıya uğradı mı?.. 4 kişi, burnunu gerçekten kırdı mı? Biliyorum, soracaksınız; Bu ne biçim soru? Haklı olmasına haklısınız da, ben de size sorarım; Ahmet Hakan’ın dayak yeme görüntüleri nerede?.. CNN Türk, bu görüntüleri niye  yayınlamadı? Ahmet Hakan zihniyetindekiler değil miydi; Hani Kabataş’ın görüntüleri?.. 'Genç hanımın saldırıya uğradığı görüntüler nerede?' diye soran?.. Ben de soruyorum işte; 'Ortada, trafikte seyreden bir otomobilden başka bir görüntü yok!.. Ahmet Hakan, madem ki 4 kişinin saldırısına uğradı, madem ki burnu kırılıncaya kadar dövüldü, o halde hani bunun görüntüsü?' Durun, dahası var: Ahmet Hakan madem saldırıya uğradı, madem burnu kırıldı, o halde burnunda tampon olması gerekmez mi?.. Hani tampon? Kırık varsa, tampon niye yok?.. Tampon yoksa; kırık, bir düzmece mi? Ya Ahmet Hakan fizikî bir saldırıya uğramadı, ya da burnu kırılmadı. Burunda tampon yoksa,  demek ki, kırık da yok! Hadi Ahmet! Çık da, beni ikna et!" dedi. (19 Ekim 2015)


Yüklə 0,53 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə