İNadina gazeteciLİK, İnadina halkin doğru haber alma hakki, İnadina gerçekler!


- Sabah'ta, seçimin kaybedenleri arasında Doğan da var



Yüklə 0,53 Mb.
səhifə6/7
tarix15.01.2018
ölçüsü0,53 Mb.
növüYazı
1   2   3   4   5   6   7

- Sabah'ta, seçimin kaybedenleri arasında Doğan da var

Sabah Gazetesi, seçimin ardından "seçimin kaybedenleri" başlıklı bir haber yaparak Demirtaş, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu'nun fotoğraflarının yanı sıra Aydın Doğan'ın fotoğrafına da yer verildi. Haberde, "Teröre destek yayınları, paralel ile kol kola algı operasyonları ters tepti" ifadeleri kullanıldı. (2 Kasım 2015)


- Seçim sonrası manşetlerde AKP taraftarlığı sınır tanımadı

1 Kasım seçimleri sonrası havuz medyası, attığı manşetlerle açık AKP taraftarlığında sınır tanımadı.

Sabah - Sandık Devrimi: Millet kazandı, istikrar kazandı, Türkiye kazandı.

Yenişafak - Muhteşem Zafer: Ak Parti tek başına iktidar, kirli ittifaklar çöktü.

Star - Nerede Kalmıştık?:KTürkiye, üzerinde oynanan oyunlara cevabını sandıkta verdi.

Akşam - Kasım Devrimi: Ak Parti yine bir kasım ayında destan yazdı.

Bugün - Türkiye Kazandı: Seçmen, Ak Parti'yi tek başına iktidara getirerek kaos tüccarlarına prim vermedi.

Güneş - Kazanan Türkiye Oldu: Ülkeyi koalisyonlu karanlık günlere döndürmek isteyenlere en güzel cevabı veren millet, bir kez daha sandıkta tarih yazdı.

Takvim - Millet Rengini Belli Etti: Tek parti Ak Parti

Yeni Akit - Ümmetin Gözü Aydın: Türkiye'yi Suriye ve Mısır'a çevirmek isteyen karanlık odakların hevesleri kursaklarında kaldı.

Milat - Şırraaak! Osmanlı Tokadı: Yedirtmedik, seni başkan yaptıracağız. (2 Kasım 2015)
- Türkiye'den Nokta'ya: Küstah

Türkiye Gazetesi, "Küstahlıkta son nokta" başlıklı haberinde, "Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle bir önceki sayısı toplatılan Nokta Dergisi. seçimleri 'Türkiye İç Savaşının Başlangıcı' şeklinde değerlendirdi' denildi. (3 Kasım 2015)


- Star: İhanette son NOKTA

Star Gazetesi'nin, "İhanette son nokta" başlıklı haberinde, "1 Kasım seçimlerinde hezimete uğrayan paralel yapı, Nokta Dergisi ile iç savaş çağrısı yapmaya kalkıştı" ifadeleri kullanıldı. (3 Kasım 2015)


- Akşam'dan Economist'e ders!

Akşam Gazetesi, "Onlar Economist okumuyor ama.." manşetiyle çıktı. Haberde, "İngiliz Economist'in başını çektiği batı medyasının Türkiye'nin istikrarını bozmak için yürüttüğü algı operasyonu, seçimle birlikte yıkıldı. Türk halkı, zekasını ve iradesini küçümseyenlere en iyi cevabı sandıkta verdi" denildi. (3 Kasım 2015)


- Takvim tek tek fotoğraflarını yayımladı

Takvim Gazetesi, "Ne salladınız ama!" Vurur yüze ifadesi kaybettiniz bitanesi :)" manşeti ile çıktı. Haberde, Aydın Doğan, Akın İpek, Ferit Şahenk, Burak Akbay, Nazlı Ilıcak, Ahmet Hakan, Ertuğrul Özkök, Uğur Dündar, Can Dündar, Aslı Aydıntaşbaş, Bekir Coşkun, Kadri Gürsel, Hasan Cemal'in fotoğrafları kullanılırken, bu isimlerin bir algı operasyonu yürüttükleri ancak kaybettikleri ifade edildi. (3 Kasım 2015)


- Küçük: Eyüp Can ve Bülent Mumay'ın sözleşmelerini feshet!

Star Yazarı Cem Küçük, canlı yayında Aydın Doğan’ı tehdit etti ve “O zaman Eyüp Can’ın işine son vereceksin. Yardımcısı var Bülent Mumay. İkisinin birden sözleşmesini feshet. İyi niyetini anlayalım. Nazlı Ilıcak Kanal D’de program yapıyor. Kovacaksın” demişti. (4 Kasım 2015)
- Akit'ten Cumhuriyet'e "İsrail" suçlaması

Yeni Akit Gazetesi, "Cumhuriyet'ten İsrail ağzı" başlıklı haberiyle Cumhuriyet Gazetesi'ni hedef gösterdi. Haberde, "Ak Parti'nin seçim zaferini hazmedemeyen Can Dündar yönetimindeki Cumhuriyet Gazetesi ile katil İsrail'in Yediot Aharonot Gazetesi, seçim sonuçları ile ilgili haberi benzer başlıklarla okuyucuya duyurdu. Böylece Cumhuriyet'in akıl hocalarının kimler olduğu ortaya çıkmış oldu" denildi. (4 Kasım 2015)


- Takvim'den seçim sonrası manşeti

Takvim Gazetesi, "Satış rekoru" manşetiyle çıktı. Sayfayı 4'e bölen gazete, Aydın Doğan, Burak Akbay, Ayşe Arman ve Fethullah Gülen'in fotoğraflarını kullanarak, "Aydın Doğan Ak Parti'ye savaş açtı. Ama 1 Kasım'da tokadı yiyince HDP'yi, Gülen'i, CHP'yi toptan sattı. Twitter kuşunun da kafasını kopardı" dedi. (4 Kasım 2015)


- Kekeç hakaret savurdu

Star Yazarı Ahmet Kekeç, "Hayırdır Aydın Bey?" başlıklı yazısında, "Sandıktan umut ettiğiniz sonuç çıksaydı daha zalim daha kıyıcı, daha gayrı ahlaki bir yayıncılık tutumunu benimseyecektiniz. Şimdi barış çubuğu uzatıyorsunuz. Sağa sola 'müptezel, şerefsiz, alçak' diye çemkiren tetikçilerinizle mi yapacaksınız yeni başlangıcı? Neredeyse soluk alış verişi bile 'manipülasyon' kokan iliştirilmiş ve eklemlenmiş çalışanlarınızla mı yapacaksınız? Eski mahallesine küfrederek kariyer elde eden kifayetsizlerle mi yapacaksınız? Mehmet Yakup Yılmaz gibilerle mi yapacaksınız? Hadi yeni bir başlangıca imza atın da... Gezi’den başlayarak desteklemedik 'çapul hareketi', desteklemedik 'darbe girişimi', desteklemedik 'terör faaliyeti' bırakmadınız... Bir 'imar izni' için olmadık rezillikleri sergilediniz.. Bir 'kırık cam' için dünyayı başımıza yığdınız.. Teröriste 'terörist' dememek için bin dereden su getirdiniz... Hususi yayınlarınızla manipülasyonun ve algı operasyonunun dibini buldunuz" dedi. (5 Kasım 2015)


- Akşam, Hürriyet'i çark etmekle suçladı

Akşam Gazetesi, "Bu da çark Hürriyet'i" sürmanşetiyle çıktı. Haberde, Aydın Doğan'ın fotoğrafı kullanılarak, "7 Haziran sonrası paralel yapı ve terör destekçileriyle kol kola giren Hürriyet, bu kez mektupla günah çıkarttı" denildi. (5 Kasım 2015)
- Güneş de Doğan'ı diline doladı

Güneş Gazetesi, "Sandığın gücü" manşetiyle çıktı. "Doğan anında sattı" alt başlıklı haberde, "Son ana kadar FETÖ, HDP, PKK ve CHP ile iş tutup Ak Parti hükümetini yıkmaya çalışan Aydın Doğan, seçim sonuçları açıklanır, açıklanmaz bütün ortaklarını sattı. Aydın Doğan, yeni bir mektup yazıp, 'geçmişi unutalım' dedi" ifadeleri kullanıldı. (5 Kasım 2015)


- Akit, "karanlık kalem" diyerek hedef gösterdi

Yeni Akit Gazetesi, "Kıvıranlar, kıvrananlar" başlıklı haberinde Aydın Doğan, Ahmet Hakan, Bülent Keneş ve Cüneyt Ülsever'i fotoğraflarıyla hedef gösterdi. Haberde, "Ak Parti'nin seçimden zaferle çıkması karanlık kalemlerin kimyasını bozdu. Kimi kıvırdı kimisi kıvrandı" denildi. (5 Kasım 2015)


- Küçük: Yerli ve milli değilsin Aydın Doğan

Star Yazarı Cem Küçük, "Yerli ve milli bir adam değilsin Aydın Doğan" başlıklı yazısında, "Kendi memleketinin gözünde bile bitmişsin artık sen Aydın Doğan. Sonra nasıl hala utanmadan yerli ve milli olduğundan bahsedersin? Yahu daha iki gün önce tetikçin olan sömürge gazetecisi Ahmet Hakan’ın programında Aydın Engin PKK terör örgütü propagandası yaptı. Milli ve yerli duruş sahibi Kelkit’in has evladı birinin kanalında bu hain propagandalar yapılabilir mi? O yüzden Kelkit ve Anadolu halkı seni sevmiyor Aydın Doğan. Yerli ve milli bir TV kanalında böyle bir rezalete izin verilmez" dedi. (6 Kasım 2015)


- Güneş: Hangi günahının bedeli?

Güneş Gazetesi, "Hangi günahının bedeli" manşetiyle çıktı. Haberde, "FETÖ'nün Aydın Doğan'ın bütün telefonlarını uzun süre dinlediği ve bütün kirli çamaşırlarını önüne koyarak devşirdiği belirlendi. Şimdi savcılık hem Aydın Doğan'ın kirli çamaşırlarının hem de dinleme skandalının üzerine gidiyor" denildi. (6 Kasım 2015)


- Küçük: Samimiysen Eyüp Can ve Bülent Mumay'ı işten kov

Star Yazarı Cem Küçük, katıldığı bir televizyon programında Doğan grubuna yine ağır tehditler yağdırdı. Küçük, Aydın Doğan'ın "samimiyse" Eyüp Can ve Bülent Mumay'ın işine son vermesini istedi. (6 Kasım 2015)


- Takvim bu sefer Doğan'ın kızını manşet yaptı

Takvim Gazetesi, "Vuslat Doğan Yabancı" manşetiyle çıktı. Haberde, "Aydın Doğan, FETÖ'nün prensi Akın İpek için ortalığı ayağa kaldırdı. Ama Gülen'in, kızı Vuslat Doğan Sabancı'yı dinletmesine hiç ses çıkarmadı. Gazetelerinde öz evladına tek satır yer ayırmadı" denildi. (7 Kasım 2015)


- "Kırmızı fularlı kız" yayınından Aydın Doğan suçlaması

Takvim Gazetesi, "Doğan'ın cici kızı" manşetiyle çıktı. Haberde, Gezi eylemleri sırasında "kırmızı fularlı kız" olarak tanınan ve Gezi olaylarıyla ilgili iki davada 103 yıl hapis cezasıyla yargılanırken PKK’ya katılıp dağa çıkan Ayşe Deniz Karacagil'in Cüneyt Özdemir'in CNNTürk'teki programına katıldığı sırada çekilmiş bir fotoğraf paylaşıldı. Haberde, "Masum kız Ayşe, PKK'nın ele başı Karayılan ile görüntülendi. Aydın Doğan'ın maskesi indi. Kandırılan okurları ise küplere bindi" denildi. (8 Kasım 2015)


- "Dut yemiş bülbül"

Güneş Gazetesi, "Dut yemiş bülbül" manşetinde yine Aydın Doğan'ı hedef gösterdi. Haberde, "Kırılan camı için ortalığı ayağa kaldıran Aydın Doğan'ın telefonlarının FETÖ tarafından aylarca dinlendiği ortaya çıktı. 3 kuruşluk camı, memleket meselesi haline getiren Doğan'ın dinlemelerle ilgili ağzını bıçak açmıyor" ifadeleri kullanıldı. (8 Kasım 2015)


- Sabah'tan "fabrika ayarı" haberi

Sabah Gazetesi, "Türk aydınları çok sert savruldu" başlıklı haberde, Nuray Mert, Hasan Cemal ve Ertuğrul Özkök'ün fotoğraflarını kullanarak, "1 Kasım öncesinde halka ne yapması gerektiğini dikte edenlere, seçmen en anlamlı cevabı sandıkta verdi. Kimi mesajı aldı ve fabrika ayarlarına döneceğinin işaretini verdi; kimi anında çark etti, kimileri ise direniyor" denildi. (8 Kasım 2015)


- Küçük: Kendi öz oğlu bile tiksiniyor

Star Yazarı Cem Küçük, "Büyük çelişkiler ve sinsi faaliyetler" başlıklı yazısında, "Binlerce subayımızın hayatını karartan korkunç FETÖ kumpasını hala tüm iğrenç yalanlarıyla savunan Nazlı Ilıcak gerçekten Nedim Şener’in dediği gibi utanmaz bir kadın. Kendi öz oğlu bile bu kadından tiksiniyor. Tüm bunlara rağmen Aydın Doğan’ı nerden gebe bıraktıysa diğer FETÖ militanı ile beraber yüksek rakamları cebe indirmeye devam ediyor. Dediğim gibi bu olay bile Aydın Doğan’ın FETÖ’ye gebeliğini kanıtlıyor. Mesela başka bir çelişki de Ferit Şahenk’in medyasında yaşanıyor. Karaalioğlu ve saz arkadaşları Şahenk’in kanalını kendi grupsal intikam hırslarına çıkarlarına ve şahsi ajandalarına göre şekillendiriyor. Şahenk bu ekibi Recep Tayyip Erdoğan’ı savunan milyonları temsilen kanalında barındırıyor ama bu ekip Cumhurbaşkanımız ve ailesinin altını oymak için sinsice planlar yapıyor" dedi. (9 Kasım 2015)


- Sabah, Takvim ve Güneş'ten ortak "Dumanlı" manşeti

Sabah Gazetesi, "Dumanlı firarda" manşetiyle çıktı. Haberde, "Zaman Gazetesi eski yayın yönetmeni hakkında, 18 Eylül'den beri yakalama kararı olduğu ortaya çıktı. Ekrem Dumanlı polisten köşe bucak kaçıyor" denildi. Aynı haberi Güneş Gazetesi "Her yerde aranıyor"; Takvim Gazetesi de, "Ekrem firarda" manşetiyle verdi. (9 Kasım 2015)


- Takvim, Dumanlı'yı mülteci teknesine bindirdi!

Takvim Gazetesi, "Son mülteci" manşetiyle, Zaman'ın eski genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı'yı photoshop ile bir mülteci teknesinin içinde can yeleği içinde gösterdi. Haberde, "Ekrem Dumanlı'nın yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı. Takvim, mültecilerin arasına karışıp Yunanistan'a geçen FETÖ sözcüsünün sır firarını aydınlattı" denildi. (10 Kasım 2015)


- Akşam: Erdoğan'ı Ekrem Dumanlı dinletmiş

Akşam Gazetesi, "Erdoğan'ı Dumanlı dinletmiş" başlıklı haberde, "Ekrem Dumanlı, Pensilvanya ile görüşüp 14 Kasım 2013'te 'Eğitime Büyük Darbe' manşeti attı, aynı gün dönemin başbakanı Erdoğan dinlemeye alındı" denildi. (10 Kasım 2015)


- Küçük'ten "ihanet hikayesi"

Star Yazarı Cem Küçük, "Bir savruluş ve ihanetin hikâyesi" başlıklı yazısında, "Ferit Şahenk’in NTV’si Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine karşı pusu kurmanın ve sinsi karşıtlığın merkezi haline gelmişti. Erdoğan’ın pasif bir manevi lider pozisyonuna geçmesi gerektiğini açık açık savundu NTV’de Karaalioğlu ve saz arkadaşları. Zaten Erdoğan nefretiyle kafayı yemiş olan Aydın Doğan ve Fethullah Gülen medyası ve beyaz Türk çevreler de bu tezin üstüne atladı. Adeta Cumhurbaşkanımız ve ailesi 7 Haziran’dan sonraki her gün linç edildi. 7 Haziran’da Erdoğan’ın tökezlediğini ve bir daha da ayağa kalkamayacağını düşündüler ve tam anlamıyla Erdoğan’ı arkadan hançerlediler. Bu açıkça bir ihanetti. Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Haziran sonrası en zor günlerinde Erdoğan’ı sattılar Karaalioğlu ve saz arkadaşları... O 5 aylık süreçte defalarca uyardım ve kendilerine gelmeleri yönünde çağrı yaptım. Fakat sinsi faaliyetleri daha da arttırdılar" dedi. (11 Kasım 2015)
- Takvim: Devleti satan Doğan'ı satmaz mı?

Takvim Gazetesi, "Devleti satan Doğan'ı satmaz mı?" başlıklı bir haber yayımladı. Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan'ın hedef gösterildiği haberde, "Ahmet Hakan, seçimden sonra HDP, CHP ve MHP'ye tavır aldı. Selahattin Demirtaş, Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu sattı. 'Anında satarım' sözüyle ise Aydın Doğan'a mesaj yolladı. Takvim bunu yazınca da alındı" denildi. (11 Kasım 2015)


- Takvim: Asgari tehdit

Takvim Gazetesi, "Asgari tehdit" manşetiyle yine Aydın Doğan'ı hedef gösterdi. "Aydın Doğan işçinin 300 lirasına göz dikti" alt başlıklı haberde, "Asgari ücretin bin liradan bin 300'e çıkarılması kararlaştırıldı. Ancak Boğaz sermayesi ayaklandı. Aydın Doğan'ın medyası da 'binlerce kişi işsiz kalacak' diye tehdide başladı" ifadelerini kullandı. (13 Kasım 2015)


- Star: Nefret Hürriyet

Hürriyet'in internet sitesinden sehven yayımlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Da Vinci'nin "Son akşam yemeği" tablosunda tavuk yerken gösteren kurgu görsel, havuz medyasında farklı başlıklarla verildi. Star, haberi, "Nefret Hürriyet" başlığıyla verirken, haberde, "Aydın Doğan'ın gazetesi, bu defa da Cumhurbaşkanını, İsa'nın son akşam yemeğini tasvir eden tabloyu fotomontajladı. Çirkin şekilde Erdoğan'ı tavuk yerken resmeden fotomontajın haber metninde hristiyanlarca uğursuz sayılan 13. cuma vurgusu yapıldı" denildi. Bugün ise, "Hürriyet bunu hep yapıyor: Hürriyet, densizlikte yine sınır tanımadı" diye verdi. Güneş ise, "Büyük kepazelik" başlığı attı. (13 Kasım 2015)


- Takvim: Ekrem Dumanlı

Takvim Gazetesi, "Ekran Dumanlı" manşetiyle çıktı. Haberde, "Operasyonlar paralel medyaya uzandı. Akın İpek ve Ekrem Dumanlı kaçtı. Kanaltürk ve Bugün TV'yi kaybeden paralel örgüt, ünlü ekran yüzlerini CanErzincan TV'ye taşıdı. Oto sanayiden kara propaganda başladı" denildi. (14 Kasım 2015)


- Hürriyet'e Tercüman karşılaştırması

Bugün Gazetesi, "Takiye medyası" başlıklı sürmanşetinde, "Kayyuma devredilen Bugün Gazetesi'nin korsan basımına örtülü destek veren Hürriyet, geçmişte Tercüman Gazetesi'ni mahkemeye başvurarak toplatmıştı" ifadeleri kullanıldı. (14 Kasım 2015)


- Güneş: Gerçekten çok çirkinsiniz

Güneş Gazetesi, "Gerçekten çok çirkinsiniz" manşetiyle çıktı. Aydın Doğan'ın fotoğrafının kullanıldığı haberde, "Türkiye G-20 zirvesini düzenlemenin haklı gururunu yaşarken Aydın Doğan Medyası ve FETÖ'nün tetikçi gazeteleri yine kahpece saldırdı. Tarihi zirveyi gölgelemek için kanlı Paris saldırılarını Türkiye'nin üzerine yıkma derdine düştü" denildi. Haberde, Hürriyet, Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinin 1. sayfalarının görselleri kullanıldı. (17 Kasım 2015)


- Sabah öyle buyurdu

Sabah Gazetesi internet sitesinde "PKK'ya yakın" diye tabir ettiği "IMC TV"nin Türksat uydusundan çıkarılmasını istedi. Haberde Özgür Gündem Gazetesi için de "Yargı kararıyla kapatılması bekleniyor" ifadeleri kullanıldı. (17 Kasım 2015)


- Güneş: Hesap verme zamanı

Güneş Gazetesi'nin "Hesap verme zamanı" başlıklı haberde, "POAŞ vurgunu ve akaryakıt kaçakçılığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Aydın Doğan, terör savcısına saatlerce ifade verdi" denildi. (18 Kasım 2015)


- Küçük'ten emniyete: Dikkat edin Eyüp Can kaçabilir

Star Yazarı Cem Küçük, "Yaptıklarınız yanınıza kâr kalmayacak" başlıklı yazısında, "Güvenlik bürokrasisinin Eyüp Can’a dikkat etmesi lazım. Malum MİT TIR’larını ilk haber yapıp savunan ve milli güvenliği ihlal eden Radikal gazetesi ve Eyüp Can’dı. Devlet bu ihaneti unutmadı. Bu arada Eyüp Can gayrimenkullerini satışa çıkardı. FETÖ militanlarının fırsatını buldu mu kaçtığına hepimiz şahidiz. Eyüp Can’ın kaçma ihtimali var. Mehmet Kamış, Abdülhamit Bilici, Bülent Korucu, Bülent Keneş, Tarık Toros, Erhan Başyurt dahi kaçabilir. Ayrıca sağda solda 'Eyüp Can, Fethullahçı değil' diyen saftirikler var. Kimse kendini kandırmasın ve Eyüp Can’ı korumaya kalkmasın. Yapılan ihanetler asla cezasız kalmayacak.Batılı devletler kendilerine yapılanları nasıl karşılıksız bırakmıyorsa, biz de bırakmayacağız.17-25 Aralık darbe girişiminde bulunanlar ve destek verenler mahkemelerde yaptıklarını anlatacaklar.(18 Kasım 2015)
- Takvim'in yeni bombası: Ivan Watson'lı konuşma balonu

Takvim Gazetesi, "Konuşamam Mevlüt, patron kızar" manşetiyle, yine gazetecilikte! sınır tanımadı. Haberde "Takvim, CNN'in Gezi tahrikçisi savaş muhabiri Ivan Watson'ı bu kez Belçika'da iş üstünde yakaladı. Ancak o, arkasına bakmadan kaçtı" denildi. Manşetin altında yer verilen konuşma balonuna ise Watson'ın ağzından, "Hayır hayır konuştuğumu duyarsa patron kızar" ifadeleri yazıldı. (20 Kasım 2015)


- Hürriyet'in manşet değiştirmesi Akşam'ın derdi oldu

Akşam Gazetesi, "Hürriyet'ten algı kurşunu" başlıklı haberinde, "Hürriyet, Demirtaş'ın aracına isabet eden cisim için gece yarısı manşet değiştirip, tehlikeli bir kışkırtmaya girişti. O cismin taş olduğu ortaya çıktı" denildi. (24 Kasım 2015)


- "Kafayı camla bozdular"

Güneş Gazetesi, "Kafayı camla bozdular" manşetiyle çıktı. Haberde, "Protesto gösterilerinde camı kırıldığı için günlerce yaygara kopartan Hürriyet, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın aracının camındaki taş izini, 'kurşunlanma' diye haber yapıp yine ortalığı karıştırmaya çalıştı" ifadeleri kullanıldı. (24 Kasım 2015)


- Kelkitlioğlu Hürriyet'e sardı

Akşam Yazarı Murat Kelkitlioğlu, "Hürriyet ateşle oynuyor" başlıklı yazısında, "‘Paralel örgüt’le ittifak yaptılar tutmadı, Deniz Baykal’ı by-pass edip Kemal Kılıçdaroğlu’nu parlattılar olmadı, PKK terör örgütünden hiçbir farkı olmayan PYD’yi ‘cici çocuk’, hatta DAEŞ terör örgütünün karşısında mücadele eden meşru güç olarak lanse etmeye çalıştılar yetmedi, Selahattin Demirtaş projesine bel bağladılar ellerinde patladı. Ancak Doğan Grubu ve onun amiral teknesi Hürriyet gazetesini bu hayal kırıklıklarının hiçbiri kesmedi! İlk kez halkın oylarıyla, yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, darağacını adres gösteren, köşe yazarları aracılığıyla bu ülkenin Cumhurbaşkanına ‘Katil’ diyecek kadar ileri giden Hürriyet, bugün etnik kimlik üzerinden ateşle oynamaya başladı. (24 Kasım 2015)
- "Muhalif basınsan ya DHKP-C, ya FETÖ, ya Esad, ya PKK destekçisisin"

Yeni Akit Gazetesi, "Rus uşakları" başlığı ile Cumhuriyet ve Birgün gazetelerini hedef gösterdi. Haberde, "Ak Parti nefreti yüzünden vatan millet düşmanlığına savrularak, Gezi olaylarında DHKP-C, 17-25 Aralık darbe sürecinde FETÖ, MİT TIR'ları olayında Esed, 7 Haziran seçimlerinde PKK destekçisi olan muhalif çevreler, Türkiye'nin, sınır ihlali yapan Rus uçağını düşürmesinin ardından şimdi de attıkları manşetlerle Rus destekçiliğine soyundular" denildi. (26 Kasım 2015)


- "Türkiye'nin karşısında kim varsa ondan yanalar"

Güneş Gazetesi, "Sanki Rus Medyası: Hiç şaşırtmadın Aydın Doğan" başlıklı haberde, "Türkiye'nin karşısında kim varsa ondan yana tavır alan FETÖ ve Aydın Doğan Medyası sanki Rus uçağı Türk sınırını ihlal etmemiş gibi hükümeti savaş çıkarmakla suçladı" ifadelerini kullandı. (26 Kasım 2015)


- Akit yazarının korkulu rüyası komünistler!

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "Meğer, ne de çok Sorospu Çocuğu varmış!" başlıklı yazısında, "Söyler misin Aydın Doğan, bu kadar net, milli bir davada senin elemanların, Ruslar lehine taraf tutuyorsa, sen nasıl bu vatanın milli bir evladı oluyorsun? Sadece Aydın Doğan mı? Sadece Ezgi Başaran ve Şirin Payzın mı? Kürt Alevilerine hitap eden ve çalışanlarının çoğu da Marksist-Leninist  ve de ateist olan Birgün gazetesinin attığı manşete ne demeli? Eskiden, kızdığımızda 'Komünistler Moskova’ya' diye slogan atardık. Şimdi ise, komünistler maalesef içimizde! Cumhuriyet’i, Özgür Gündem’i, Ortadoğu’yu, Evrensel’i, Sözcü’yü ve Aydınlık’ı saymıyorum.. (26 Kasım 2015)


- Karakaya, Dündar'ın evliliğine kafayı taktı

Yeni Akit Yazarı Hasan Karakaya, "Can Dündar olayı... Heyy ABD elçisi, sen bari sus!" başlıklı yazısında, Dündar ve eşinin kaç yıldır evli olduğunu sorguladı. Yazısında, "Can Dündar ile eşi Dilek  Dündar, kaç yıldır evli? Dilek Dündar'a göre; 'Can Dündar'ın tutuklandığı' gün, çiftin 28. evlilik yıldönümü imiş! Merak edip, araştırdım; evliliklerinin üzerinden gerçekten 28 yıl mı geçmiş?.. Haberlerde deniliyor ki 1991 yılında evlendiler. İyi de, o zaman evliliklerinin üzerinden 28 yıl değil, 24 yıl geçmiş olmaz mı? Dilek Dündar, 28 yıldan bahsettiğine göre; çiftin 1987’de evlenmesi gerekir, oysa, kayıtlarda, 1991 yazıyor!.. Aslında, meselemiz onların evlilikleri değil. Bana ne evliliklerinden.  Ama, söylenen tarih ile resmi kayıtlar birbirini tutmuyorsa, ortada bir yalan var demektir! İşte ben, deminden beri, bu yalanı deşifre etmeye uğraşıyorum! Evlilik tarihi yalan ise, Can Dündar'ın 'gazetecilikten tutuklandım' sözleri de yalandır! Senin bu yaptığın gazetecilik filan değil, düpedüz alçaklıktır, ajanlıktır, casusluktur, Türkiye'ye ihanetir! O TIR'larda velev ki, silah da bulunsun! Bunu ifşa etmek, bir gazetecilik faaliyeti midir, yoksa Türkiye'yi ispiyonlamak ve gammazlamak mıdır? Bu ifşaattan dolayı Türkiye Cumhuriyeti Devleti zor durumda kalır ise; Can Dündar, bir yerlerine kına mı yakacaktır? O TIR'larda velev ki silah olsun! Bundan dolayı Türkiye'yi suçlamak mı gerekir, yoksa alkışlamak mı?" ifadelerini kullandı. (28 Kasım 2015)
- Kekeç'ten Dündar'a" temiz gazetecilik" dersi

Star Yazarı Ahmet Kekeç, "Bu gazetecilikte problem görmüyor musunuz?" başlıklı yazısında, "Herkes de biliyor ki, kirli gazeteciliği temellük etmiş Can Dündar’ın amacı gazetecilik yapmak değil, ortaya birtakım kullanışlı malzemeler çıkarmaktı; 'Türkiye DAEŞ’e silah gönderiyor' gibi.. Darbe heveslilerinin iki yıldır üzerinde tepindiği 'Türkiye DAEŞ’e silah gönderiyor' malzemesi üzerinde, şimdi savaş noktasına geldiğimiz Rusya tepiniyor. Bedelsiz mi kalmalıydı bu?" dedi. (28 Kasım 2015)


- Sabah yazarından Dündar ve Gül'e: Boyunuzdan büyük işlere kalkışmayın

Sabah Yazarı Fahrettin Altun, "gazetecilik bu değil" başlıklı yazısında, Can Dündar ve Erdem Gül'ü hedef aldı. Yazıda, "..... O bir gazetecidir. Onun için önemli olan o belgelerin ses getirip, getirmeyeceğidir. Sonuçları umurunda bile değildir. Belgeleri yayınlar. Sonra başı derde girer. Basın özgürlüğü her şeyden önemlidir. İnandınız mı? İnanmayın, çünkü uydurma bir hikâye bu. Ne var ki bu uydurma hikâye bu aralar pek bir popüler. Türkiye düşmanlarının repertuarındaki birinci parça.Bir kez daha 'mahpus gazeteciler' söylemi üzerinden Türkiye'nin köşeye sıkıştırılmaya çalışılacağını göreceğiz.Olayın hakikati şu şekilde: 'Erdoğan'ı devirme' operasyonu tüm hızıyla devam etmektedir.İttifaklar oluşmuş, bütün Erdoğan düşmanları son bir gayret küreklere asılmaktadır. Onlar için bu, her yolun mubah görüldüğü kutlu bir savaştır. Erdoğan'ı toplum nazarında itibarsızlaştırıp zayıflatma operasyonu başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Erdoğan'ı Batı nazarında değersizleştirme operasyonundan da sonuç alınamamıştır. Bu durumda geriye Erdoğan'ı 'savaş suçlusu' olarak gösterip, uluslararası alanda yargılatmak kalmıştır. İşte o gazeteci ve örgüt mensubu bu ortamda bir araya gelmiştir. Sadece bir belge için değil. Çok daha kalıcı bir birliktelik için. Birlikte, ortak hedef için planlar yapılmıştır. Eldeki bazı görüntüler, Erdoğan'ın DAİŞ'e silah gönderdiği izlenimi yaratacak şekilde çarpıtılarak sunulmuştur. ürkiye'nin 'teröre destek veren ülkeler kategorisi'ne yerleştirilmesi istenmiştir. Bütün bunlar halkı bilgilendirmek adına öyle mi? Operasyon gazeteciliği bu. Boyundan büyük işlere kalkışmak bu. Ben savcı değilim, hâkim hiç değilim. Oralarda ne oluyor, bilemem. Ama oralarda ne işiniz var? Gazetecilik bu değil. Basın özgürlüğü hiç değil" ifadelerini kullandı. (28 Kasım 2015)

Yüklə 0,53 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə