İstanbul tekniK ÜNİversitesi


BÖLÜM 3. YÖNTEM VE GEREÇLER



Yüklə 226,68 Kb.
səhifə4/5
tarix23.01.2018
ölçüsü226,68 Kb.
1   2   3   4   5


BÖLÜM 3. YÖNTEM VE GEREÇLER

Proje tarama yöntemiyle hazırlanmıştır. Öncelikle konu hakkında geniş tabanlı literatür taraması yapılmıştır. Literatür taraması kaynakları; yapılmış tezler, yayınlanmış makaleler, dergilerden, kitaplardan ve web sitelerinden oluşmaktadır. Elde edilen veriler mantıki tutarlılık kapsamında düzenlenmiştir.


Konuyla alakalı olarak resmi istatistikler TÜİK verilerinden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerinden, İLO verilerinden, SGK verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın bulgu bölümünde ABD ile ilişkilendirme yapılmıştır.



BÖLÜM 4. BULGULAR




4.1. Türkiye’de İnşaat Sektöründe İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği

Türkiye‟de yapı üretim sektörü, ülke ekonomisinin başını çeken sektörlerden biridir. Ülke genelinde istihdam yaratma açısından da birinci sırada yer almaktadır. Zira günümüzde 'inşaat', yalnızca çevrenin inşa edilmesini değil, bakım, onarım ve işletilmesine katkıda bulunan faaliyetlerin tümünü içerecek şekilde değerlendirilmektedir. İnşaat üretimi artık yalnızca yapının üretimi olarak algılanmamakta; çevreyle dost, sosyal sorumluluk taşıyan, sosyal yaşama, toplumsal yapıya doğrudan etki eden, saydam ve sürdürülebilir üretim anlamına da gelmektedir İnşaat Sektörü'nün GSYH içindeki payının son 5 yıllık gelişimi incelendiğinde %5,8 6,5 arasında değiştiği görülmektedir. 2006 yılında %18,5 gibi yüksek bir büyüme oranı yakalayan sektörün aynı yıl GSYH'den aldığı pay %6,4 olurken, 2007 yılında %5,7 büyümesine karşın katkısı %6,5 olarak gerçekleşmiştir. 2008 yılında ise %7,6 küçülen İnşaat Sektörü'nün aynı yıl GSYH'den aldığı pay %5,9, 2009'da ise % 5.2 olmuştur. 2010 yılının ilk 3 çeyreğinde ise bu katkı sabit oranlarla %5.6'ya yükselmiştir(Dünya Gazetesi, 16.06.2011). Bu derece büyük çaptaki bir sektörde sorunlar da büyük olmaktadır. Söz konusu bu sorunlardan biri çalışan sağlığı ve iş güvenliği sorunudur. Ülkemizde yapı üretim sektöründeki çalışan sağlığı ve iş güvenliği sorunu oldukça önemli boyutlardadır.


Yapı işleri, çalışma şartları bakımından, en riskli sektör olup, iş kazası sayısı ve kaza sonucu meydana gelen ölüm sayısı bakımından, tüm sektörler arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Yapı işkolunda meydana gelen kazaların yaklaşık % 4’ü ölümle sonuçlanmaktadır. İş kazası sonucu meydana gelen ölümlerin % 34’ü yapı iş kolunda meydana gelmektedir. Bu durum, yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliği bilincinin yeterince oluşmamasının yanı sıra bu sektörün en riskli sektörlerden biri olmasından kaynaklanmaktadır. Yapı sektörünü çalışma şartları bakımından diğer sektörlerden farklı kılan bir çok neden vardır. Bu nedenlerden bazıları şunlardır:


  • Kendi kendini üreten bir sektördür, yapılan çalışmalar sürekli değişim gösterir. Buna bağlı olarak alınması gerekli önlemler de sürekli değişim gösterir.

  • Geçici işlerdir, çalışmalar belirli sürelidir. Termal konfor şartları bakımından her türlü olumsuzluğa açıktır. Genelde günlük çalışma süreleri uzun veya çalışma saatleri düzensizdir. Bu durum çalışanların moral motivasyonunu olumsuz etkileyebilir.

  • Çalışanlar sık değişir, çalışan sirkülasyonu fazladır. Organizasyon ve eğitimde aksamalar olabilir.

  • Çalışma alanı genellikle geniş ve dağınıktır. Toplu korunma önlemlerinin yeterince sağlanması kolay değildir.

  • Eğitimsiz ve vasıfsız çalışanların çok çalıştığı bir sektördür.

Türkiye’nin ilk olarak kurumsallaşma açısından gelişmiş ülkelerle karşılaştırılmasında doğru yolda olduğunu söyleyebiliriz. Bir çok ülkede iş güvenliğinin kanun ve sahada uygulama açısından bekçiliği yapan kurumlar mevcuttur (ABD’de OSHA, İngiltere’de Health and Safety Executive gibi). Türkiye’de de Çalışma ve Sosyal Bakanlığının altında İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğü bu görevi üstlenmektedir. Ancak henüz bu kurum yeteri kadar önemsenen bir kurum haline gelmemiştir. Örneğin ABD’de OSHA işverenlerin en çok çekindiği kurumların başında gelmektedir. Bunun en büyük sebebi OSHA’nın sıkı denetim yetkileri ve bir kaza olduğunda ağır para cezaları kesmesidir. İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğü’nün böyle bir konuma gelmesi için yetkisinin mutlaka arttırılması lazımdır.


Teftişten sorumlu müfettişlerin yetersiz sayıda olması ise bir başka sorundur. Ayrıca denetim sonunda verilecek cezaların şiddeti mutlaka arttırılmalı ve büyük cezalarla sonuçlanan hadiseler önemli bir deprem kuşağında yer alan ülkemizde güvensiz inşaat yapan işverenlere ibret olsun diye etkin bir şekilde topluma duyurulmalıdır (Baradan, 2006).

Türkiye’nin inşaat sektöründe meydana gelen kazalar açısından dünya sıralamasında üst sıralarda yer alması, sektördeki eğitim düzeyinin düşüklüğü ile yakından ilgilidir. Genelde insanlarda var olan aşırı cesaret, deneyimlerine fazlasıyla güvenme, daha önce hiç iş kazası geçirmemiş olması ve bunun verdiği rahatlıkla hiç geçirmeyeceğini düşünmesi, işinin ehli olduğu duygusu gibi zihniyetler iş güvenliği konusunda yeterince bilinçli olmadığının göstergeleridir. Bunların yanı sıra, iş yerlerinde güvenlik önlemlerinin alınmaması, işverenin bu tür önlemleri maliyet olarak görmesi gibi nedenler de vardır. Ayrıca kaza sonrasında, kaza nedenlerinin şanssızlık, kaçınılmazlık, dikkatsizlik ve kader gibi kavramlara dayandırılması, kazaların gerçek nedenlerinin araştırılmasına engel olmaktadır.24


Sektörel olarak değerlendirildiğinde en fazla ölümlü iş kazasının görüldüğü sektör inşaat sektörüdür. Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de inşaat sektörü en tehlikeli sektörlerden biridir. Gelişmiş ülkelerde inşaat çalışanları, diğer sektörlerde çalışan çalışanlara oranla 3-4 kat daha fazla kazaya uğrama riski taşımaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre bu fark 6 kata kadar çıkmaktadır. İnşaat sektörü, Türkiye’de de çok sayıda insanın hayatın kaybettiği ve çok daha fazla insanın çeşitli meslek hastalıklarının yanı sıra sakatlanma veya yaralanma gibi rahatsızlıklar geçirdiği bir sektördür.25
İnşaat sektöründe meydana gelen kazaların ilk sırasında “insan düşmesi” bulunmaktadır. “Malzeme düşmesi” ve “malzeme sıçraması” en çok görülen diğer kaza tipleridir. Bu kaza çeşitlerinin sık görülmesinin temel sebepleri, işyerlerinde güvenlik önlemlerinin alınmaması, işverenin bu tür önlemleri maliyet olarak görmesi gibi nedenler sıralanabilir. Bu nedenlerin yanında, sektördeki eğitim düzeyi düşüklüğü de iş kazalarının artmasına neden olan bir başka faktördür. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin meslek içine yayılması ve bu konudaki bilinç düzeyinin, sektörde yer alan herkesi kapsayacak biçimde yükseltilmesi gerekmektedir. Kayıt dışı istihdam, güvencesiz çalıştırma ve düşük ücretlerin çok yoğun olarak görüldüğü inşaat sektöründe iş kazalarına bağlı yaralanma ve ölümler ile meslek hastalıklarının en aza indirilmesi için gerekli yasal ve fiili tedbirler alınmalıdır.26
ABD Çalışma Hayatı istatistiklerini tutan Bureau of Labor Statistics (BLS) kurumunun 2009 yılı istatistiklerine göre toplam iş kazası sayısı (251 000) ve oranında (4.3) ABD’de 5. sırada yer alan inşaat sektöründe Şekil 4.1’den de görüldüğü gibi şüphesiz son 20 yılda iş kazaları oranında sürekli düşüş yaşanarak önemli azalmalar gerçekleşmiştir. Ancak iyileştirme yapmak için halen kat edilecek yol bulunmaktadır.27


Şekil 4. 1: ABD İnşaat Sektöründe Yıllık İş Kazası Oranlarının Son 20 yıldaki Değişimi
Ölümle sonuçlanan iş kazalarıyla ilgili istatistikler Şekil 4.2’de verilmiştir28. Burada ölüm sayısında biraz azalma sağlanmış olsa da oranların hemen hemen sabit kaldığı görülmektedir. İnşaat çalışmalarının yıllar ilerledikçe giderek daha kompleks ve zorlaştığı gerçeği dikkate alınacak olursa, aslında ölüm sayılarının artmayıp sabit kalmasının belki de bir ilerleme olduğu varsayılabilir. Ancak, ölümlerin halen düşük sayıda olmaması ve 2010 yılı BLS istatistiklerine göre inşaat sektörünün 751 ölümlü iş kazası ile ABD’de başı çekmesi kabul edilemez bir acı gerçektir. Bu da iyileştirme için ek atılımların yapılması gerektiğini ispatlamaktadır. Aynı zamanda sunulan istatistiklerin ekonominin etkisinde kaldığını unutmamak gerekir. Örneğin, ekonominin iyi durumda olduğu periyotlarda daha fazla inşaat işi gerçekleşmekte ve iş kazalarında artış olabilmektedir.29


Şekil 4. 2: ABD İnşaat Sektöründe Ölümlü İş Kazalarının Yıllara Göre Değişimi
Türkiye’de iş kazası sonucu ölümler şekilde verilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre 2009’a göre 2010 yılında iş kazası sayısında düşüş olmakla birlikte; iş kazası sonucu ölen, meslek hastalığı ve iş kazası sonucu malul kalan çalışan sayılarının arttığı görülmektedir. 2011 yılında ise, 2010 yılına göre iş kazası, meslek hastalığı, iş kazası sonucu ölüm, iş kazası sonucu malullük, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu geçici iş göremezlik sürelerine ilişkin verilerin tümünde artış olduğu görülmektedir30.



Şekil 4. 3: İş Kazası Sayıları

2012 yılı itibariyle sektörel olarak incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe iş kazası geçirenlerin oranı %10,4, elektrik, gaz, buhar, su ve kanalizasyon sektöründe iş kazası geçirenlerin oranı %5,2 iken, inşaat sektöründe iş kazası geçirenlerin oranı %4,3 oldu. Sektör bazındaki sonuçlar, 2007 yılı sonuçları ile karşılaştırıldığında iş kazası geçirenlerin payı madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe 0,1 puan artarken, inşaat sektöründe 0,2 puan azaldı. Elektrik, gaz, buhar, su ve kanalizasyon sektöründe iş kazası geçirenlerin oranı ise değişmedi. İş kazası geçiren sayısında en büyük payı alan imalat sanayi sektöründe ise iş kazası geçirenlerin oranı 1,8 puan azalarak %3,3 olarak gerçekleşti.





Şekil 4. 4: İş Kazaları ve İşe Bağlı Sağlık Problemleri Araştırma Sonuçları, 2013
Son 12 ay içinde istihdam edilen 15-24 yaş grubundaki fertlerde iş kazası geçirenlerin oranı %1,9 iken, 25-34 yaş grubunda bu oran %2,3, 35-54 yaş grubunda %2,6 ve 55 ve daha yukarı yaştakilerde ise %2 olarak gerçekleşti.31

İnşaat sektörü, dünyanın hemen her yerinde en çok ölümlü iş kazasının görüldüğü sektörlerden biridir. ABD’de işgücünün %5’i inşaat sektöründe çalışırken, görülen iş kazası sonucu ölümlerin %15’i inşaat sektörüne aittir. Japonya’da ise işgücünün %10’u inşaat sektöründe çalışmakta, oysa görülen ölümlerin %42’si inşaat sektöründe görülmektedir. İstatistiklerin de gösterdiği gibi, en yüksek ölüm oranları, inşaat sektörüne aittir.



İnşaat sektöründe görülen iş kazası sonucu ölümlerin %30’u düşmelerden, %26’sı taşıma(yüksekten düşen nesneler) sırasındaki kazalardan, %19’u ise makinaların arasına sıkışmaktan ve çarpmalardan ve %18’ise elektrik çarpması gibi tehlikelere suskun kalmaktan kaynaklanmaktadır.32

Tablo 4. 1: İş Kazaları Sonucu Ölenlerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı

FAALİYET GURUBU

İŞ KAZASI SONUCU ÖLÜM SAYISI

Bina İnşaatı

264

Kara Taşıma Ve Boru Hattı Taşıma

133

Bina Dışı Yapıların İnşaatı

107

Özel İnşaat Faaliyetleri

104

Yaratıcı Sanatlar, Eğlence Faaliyetleri

99

Kömür Ve Linyit Çıkartılması

86

Fabrik. Metal. Ürün (Mak Ve Tec. Hariç)

43

Toptan Tic.(Mot. Taş, Onar. Hariç)

39

Metalij Olmayan Ürünler İmalatı

37

Perakende Tic. (Mot. Taş, Onar. Hariç)

33

Diğer Nakliyecilik Ve Taş Ocakları

24

Ana Metal Sanayi

24

Taşıma İçin Depolama Ve Destek Faaliyetleri

24

Gıda Ürünleri İmalatı

23

Mimarlık Ve Mühendislik Faliyeti

21

Makine Ve Ekipman Kurulumu Ve Onar.

17

Elek. Gaz Buhar Ve Hava Sis. Ür. Da.

16

Tekstil Ürünleri İmalatı

16

Giyim Eşyaları İmalatı

16

Bitkisel Ve Hayvansal Üretim

15

Metal Cevheri Madenciliği

14

Bilinmeyen

50

Diğer Faaliyet Grupları

216

Toplam

1444

En fazla ölüm yaşanan faaliyet grupları arasında ise toplam 475 kişi (% 32) ile inşaat faaliyetleri birinci sırada, 133 (% 9,21) kişi ile kara ve boru hattı taşımacılığı ikinci sırada ve 124 kişi (% 8,58) ile madencilik faaliyetleri üçüncü sırada gelmektedir. Ölümlerle ilgili en ilginç veri ise “Yaratıcı Sanatlar, Eğlence Faaliyetleri” ile ilgili olanıdır.



Zira bu faaliyet grubunda 5 iş kazası ve bu kazalar sonucu 151 sürekli iş göremezlikle 99 ölüm olayı görülmektedir. Bu durum, SGK istatistiklerinde sürekli olarak bir Şekilde rastlanabilen sorunların yeni bir örneği olmaktadır. İstatistikler inşaat, nakliyat, madencilik ve metal başta olmak üzere bazı sektörlerde ölümlü iş kazası oranlarının diğer sektörlerden yüksek olduğunu ve bu sektörlerde özel önlemler alınması gerekliliğini ortaya koymaktadır.





Yüklə 226,68 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə