Lozan'da azinlik ve insan haklari baskın Oran



Yüklə 15,57 Kb.
tarix28.10.2017
ölçüsü15,57 Kb.

LOZAN'DA AZINLIK VE İNSAN HAKLARI
Baskın Oran
Lozan Antlaşması'nın şugünkü durumda Türkiye açısından en önemli olmaya devam eden öğelerinin başında, "Kesim Üç: Azınlıkların Korunması" başlıklı bölüm gelir.

Neden söz ettiğimizi bilmemiz için, bu konuda ister istemez biraz teknik bilgi verip kafanızı şişirmek zorundayım, kusura bakmayın.

Dokuz maddeden oluşan bu kesim, 1. Dünya Savaşı'nın sonunda yapılmış antlaşmaların neredeyse tümünde bulunan bir bölümdür. Bütün benzerleri gibi, ilk maddesi (Md.37), sonuncu hariç tüm maddelerin (38 ilâ 44) ilgili devlet (Türkiye) tarafından temel yasa olarak tanınmasını ve bunlarla çelişir hiçbir yasa, resmi işlem vb. yapılmamasını öngörür. Yani Türkiye, Lozan'ın 38 ilâ 44 arasındaki sekiz maddesine aykırı yasa yapamaz. (Son madde, Md.45, Yunanistan'la karşılıklılık maddesidir.)

Bu kesimin, diğer antlaşmalardaki benzerlerinden başlıca farkı şudur: Diğerleri azınlık kavramını "soy, dil ve din azınlıkları" olarak tanımlarken, Lozan'ın bu kesimi yalnızca "din" ile tanımlar. Yani, Lozan'a göre, yalnızca gayrı müslimler "uluslararası nitelikte yükümler meydana getiren" haklara sahiptirler.

Bununla birlikte, kesim dikkatle okunursa, Md.44'de sözü edilen "uluslararası nitelikte" güvencelere sahip olmamakla birlikte, Türkiye'nin imzasıyla kendilerine haklar verilmiş bulunan ve bu hakları "hiçbir yasa, yönetmelik ve resmi işlem"le ortadan kaldırılamayacak üç gruptan daha söz edildiği görülür. Böylece, Lozan'ın "Azınlıkların Korunması" başlıklı kesimi şu dört gruba farklı farklı, ama hiçbir işlemle geri alınamayacak haklar tanımaktadır:

a) "Müslüman olmayan Türk uyrukları" (Md.38 fıkra 3, Md.39 fıkra1, Md.40, 41, 42, 43 ve 44'ün tümü),

b) "Tüm Türk uyrukları" (Md.39 fıkra 3 ve 4)

c) "Türkiye'de oturan herkes" ( (Md.38 fıkra1 ve 2, Md.39 fıkra 2)

d) "Türkçeden başka bir dil konuşan Türk uyrukları" (Md.39 fıkra 5) Görüldüğü gibi Lozan Antlaşması, bu kesimde sıraladığı ve 37. maddeyle de "geri alınamaz" ilan ettiği hakları, "din" ölçütüyle tanımladığı (ve sınırladığı) azınlıklarla sınırlı tutmamıştır. Buradan da şu iki sonuç çıkar:

1) "Tüm Türk uyrukları"ndan ve hatta "Türkiye'de oturan herkes"ten söz ettiğine göre, başlığına bakıp da Lozan'ın bu kesiminin yalnızca azınlık (gayrı müslim) haklarıyla ilgili olduğu söylenemez. Kesim, aynı zamanda İnsan Haklarıyla da ilgili bir bölümdür. Bunun nedeni, "insan hakları" kavramının uluslararası belgelere ancak 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yerleşecek olmasıdır.

2) 39. maddenin 4. fıkrası şöyledir: "Herhangi bir Türk uyruğunun, gerek özel gerekse ticaret ilişkilerinde, din basın ya da her çeşit yayın konularıyla açık toplantılarında, dilediği dili kullanmasına karşı hiçbir kısıtlama konulmayacaktır."

Aynı maddenin 5. fıkrası da şöyledir: "Devletin resmi dili bulunmasına rağmen, Türkçeden başka bir dil konuşan Türk uyruklarına, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakımından uygun düşen kolaylıklar sağlanacaktır."

Yani, Lozan, dil konusunda gayrı müslim olmayanlara da ayrıcalık sağlamış, onlara getirdiği başka insan haklarının yanı sıra, sırf bu konuyla (ana dilin kullanımı) sınırlı kalmak üzere azınlık hakları da vermiştir.

Çok mu sıktı? Dediğim gibi, kusura bakmayın, neden söz ettiğimizi bilmek için bu teknik bilgileri vermek zorundaydım. İsterseniz, sözünü ettiğim çeşitli haklara örnekler vererek bugünlük bitirelim.

a) "Gayrı müslim azınlıklara mensup Türk uyrukları"na verilen haklar: Dolaşım özgürlüğü; medeni haklardan yararlanma; giderlerini ödeyerek her türlü kurum (vakıf vb.) kurmak, yönetmek ve denetlemek, buralarda dilini kullanmak; dinsel özgürlük; ana dilde öğretim; resmi bütçeden yardım alma; gelenek ve göreneklerine saygı görme; inanç ya da dinsel ayine aykırı davranışta bulunulmaması. Bu grubun hakları, doğal olarak, diğer üç grubunkini de içermektedir.

b) "Tüm Türk uyrukları"na verilen haklar: Din, inanç ya da mezhep ayrımı yapılmaması; yukarıda metni verilen Md.39 fıkra 4'deki dil özgürlüğü. Bu grubun hakları, doğal olarak, c ve d gruplarınınkini de içermektedir.

c)"Türkiye'de oturan herkese" verilen haklar: Milliyet, dil, soy, din ayrımı yapılmaması; yaşam ve özgürlük güvencesi; yasa önünde eşitlik.

d) "Türkçeden başka bir dil konuşan Türk uyrukları"na verilen haklar: Yukarıda metni verilen Md.39 fıkra 5'deki dil özgürlüğü. Bu grubun hakları, doğal olarak, b ve c gruplarınınkini de içermektedir.



Yarın: Türkiye Lozan'ı Çiğniyor Mu?


Каталог: pre2000
pre2000 -> Bu hafta da mayıs'ı konuşmak istiyorum. Mayıs rezaletini. Çünkü gerçekten rezaletti
pre2000 -> Türkiye'de İnsan Hakları Uygulamaları ve Türkiye'nin Diplomatik İlişkileri 1980-1994
pre2000 -> Televizyonda "tefriT" İle "İfrat" Baskın Oran
pre2000 -> Birisini ilk defa görmeye gidiyorum ve şu 54
pre2000 -> 'ınız hayırlı olsun. Hayırlı olacağı muhakkak, çünkü dergimiz gerçekten
pre2000 -> Üzerinde en fazla tartışma olan sultan
pre2000 -> Tanker uçaklarımız geliyor
pre2000 -> “Iğdır’da 1915-1920 yılları arasında yaşanan Ermeni mezaliminde ölen Türkler anısına 42 metre boyunda dev bir ‘Soykırım Anıtı’ inşa ediliyor. Anıtın yanında bir de ‘Soykırım Müzesi’ yer alıyor
pre2000 -> "Hıyar" derken, aklıma geldi
pre2000 -> İngiliz kızlarını da başka bir yazıda dinlersiniz Şu anda İngiliz kızlarından daha ateşli bir konu var. Olayı, matrak

Yüklə 15,57 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə