Medya raporu 2016 Nİsan-haziran dönemi



Yüklə 336,46 Kb.
səhifə5/5
tarix22.01.2018
ölçüsü336,46 Kb.
1   2   3   4   5

Akşam Yazarı Murat Kelkitlioğlu, "Can'a Gezi öncesi faizsiz kredi!" başlıklı yazısında, Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın adliye önünde uğradığı silahlı saldırı ile ilgili, "Silahlı bir saldırı düzenleniyor, olayın kahramanının eşi elinde telefon, üst üste fotoğraflar çekiyor. Saldırıyı düzenleyen adamın hali hal değil. Can Dündar’ın hareketleri ise değme aktörlere taş çıkartır cinsten. Neyse, böyle bir olay yaşandı diye, biz gerçekleri yazmaktan geri durmayacağız! Hatırlarsınız, Can Dündar’ın Çengelköy’de 6 milyon liraya bir arazi satın aldığı ortaya çıkmıştı. Savcılığın yaptığı incelemede, bu arsa için bir bankanın faizsiz 4 milyon lira kredi verdiği belirlenmişti. Gazeteden 18 bin TL maaş alan Dündar’ın, bankaya aylık 110 bin TL’lik ödemeyi nasıl yaptığı ise önümüzde kocaman bir soru olarak halen duruyor. Bütün bu sorulara cevap arayan savcılık çok önemli bir detayın peşinde. Söz konusu banka, Can Dündar’a 4 milyon liralık krediyi 17 Mayıs 2013 günü veriyor. 31 Mayıs günü de Gezi darbe girişimi başlıyor. Dündar, Gezi kalkışmasında ön saflarda. ......... Dündar, bu provokatif açıklamalarıyla halkı galeyana getirmeye çalışıyor.  Peki, şimdi soruyorum! CHP destekli bu banka krediyi, Dündar’a Gezi olaylarında aktif rol alması için mi verdi?" ifadelerini kullandı. (10 Mayıs 2016)



-Güneş, Almanya'nın "soykırım" kararını da Özkök ve Türenç'e bağladı

Güneş Gazetesi, Almanya'nın "Ermeni Soykırımı" kararının ardından, "İşte Alman ekolü" manşetiyle çıktı. Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök ile "soykırım" kararının altında imzası olan Türk kökenli vekil Cem Özdemir'in fotoğraflarını kullanan gazete, haberde, "Hürriyet'in devrik genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, Cem Özdemir'i Türkiye kamuoyuna süsleyerek sunan ilk isim oldu. Özdemir'den 'dostum' diye bahseden Özkök'ü, skandal açıklamalarıyla tanınan Tufan Türenç takip etti. O da Özdemir için, 'Almanya'daki kalemiz' dedi, methiyeler dizdi" ifadeleri kullanıldı. (6 Haziran 2016)
-Güneş, "Vezneciler"de Aydın Doğan'ı suçladı

Güneş Gazetesi, İstanbul Vezneciler'de yaşanan PKK saldırısının ardından, "Alman işi" manşetiyle çıktı. "Doğan Medya'dan yine teröre destek" alt başlığıyla verilen haberde, "Almanya ile derin bağlantılar içinde olan Aydın Doğan Medyası teröre verdiği desteği yeniden artırdı. Tunceli'deki bir çatışmada öldürülen teröristi masum göstermeye çalışan CNNTürk, cenaze töreninde terör propagandası yapan terörist babasını savunmaya kalktı" denildi. (8 Haziran 2016)
-Güneş, Ergin'in ödülünü çekemedi

Güneş Gazetesi, "Kelkitli, seninki bak ne diyor?" manşetiyle çıktı. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'in aldığı "ifade özgürlüğü ödülü"nü, "Türkiye karşıtı birçok habere imza atan Alman medya kuruluşu Deutsche Welle, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'e, 'ifade özgürlüğü ödülü' verdi. Ödül töreninde konuşan Ergin'in, Türkiye'ye yönelik düşmanca sözleri şaşkına çevirdi" şeklinde haberleştirdi. (14 Haziran 2016)
-Akit, bu kez de LGBT yürüyüşüne katılacakları hedef gösterdi

Yeni Akit Gazetesi, LGBT'nin taksim'de gerçekleştireceği "Onur Yürüyüşü" ile ilgili sürmanşetten verdiği haberde, yürüyüşe katılacakları hedef gösterdi. "Eşcinsel sapkınlık insanlık için bir tehdit" başlığının kullanıldığı haberde, "Mübarek Ramazan ayında yapılması planlanan Onur Haftası adı altında sapkın hastalıklı kişilerin oluşturduğu LGBT üyelerinin Taksim'de gerçekleştireceği Onur Yürüyüşü'ne tepkiler çığ gibi büyüyor" ifadeleri kullanıldı. Haberde "Artık dur denmeli" ara başlığı da kullanıldı. (16 Haziran 2016)
-Güneş yine Doğan'ı hedef aldı

Güneş Gazetesi, "Bunun neresi komik" manşeti ve tam sayfa Aydın Doğan fotoğrafıyla çıktı. Haberde, "Teröre destek verdiği belge niteliğindeki haberlerle yüzüne vurulmasına rağmen, utanmadan bu haberleri 'gülünç buluyorum' diyen Aydın Doğan, algı operasyonlarıyla liselileri kaşımaya devam ediyor" ifadeleri kullanıldı. (19 Haziran 2016)
-Plakçıya "Ramazan'da içki içiliyor" saldırısında, 2. Kabataş iftirası

İstanbul Cihangir’de dünyaca ünlü müzik grubu Radiohead için ‘Velvet Indieground Records’ isimli mekanda düzenlenen etkinlikteki katılımcılara, “Ramazan ayında alkol tüketiliyor”gerekçesiyle düzenlenen saldırıyı bazı gazeteler yine manipülatif haberlerle verdi. Star Gazetesi, "Gezi denemesi tacize takıldı" manşetiyle kullandığı haberde, "Şer cephesinin irticacı saldırı diyerek dünyaya duyurduğu olayın yeni bir Gezi denemesi olduğu ortaya çıktı. Kavganın kaldırımdaki masaların arasından geçmeye çalışan bir kadına küfredilmesinden kaynaklandığı belirlendi" ifadelerini kullandı. Akşam ise aynı haberi, "İçki baskını değil, mahalle kavgası", Güneş Gazetesi "Olayın aslı taciz", Takvim "Kolpaçino" başlığıyla verdi. (20 Haziran 2016)
-Kelkitlioğlu: Cumhuriyet, Birgün marjinalleşen gazeteler

Akşam Yazarı Murat Kelkitlioğlu, "Gezi’den Firuzağa’ya provokasyon ateşi" başlıklı yazısında, "Türkiye’deki her olayı toplumsal bir provokasyona dönüştürmeye hazır önemli bir kesimin varlığı yadsınamaz! Cumhuriyet, Birgün gibi marjinalleşen gazeteler, her fırsatta onlara dahil olmaktan çekinmeyen Doğan medyası ve elbette FETÖ’cü kalemşörlerin rolü gözardı edilemez!  Demem o ki, Firuzağa’daki bir taciz olayından rejim sorunu çıkaran bu ‘Gezici damar’ asla boş durmayacak. Önemli olan bu oyunları görüp net ve milli bir tutum almakta" ifadelerini kullandı. (21 Haziran 2016)
-Akit, Dündar'ı hedef gösterdi

Yeni Akit Gazetesi, Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı hedef gösterdiği "Tescilli hain PKK ile kol kola" başlıklı bir haber yayımladı. Dündar'ın Özgür Gündem Gazetesi'ni okurken çekilmiş bir fotoğrafının kullanıldığı haberde, "MİT tırlarına yönelik attığı ihanet manşeti sonrası vatan hainliğinden yargılanan Can Dündar, PKK'nın gazetesine eş genel yayın yönetmeni oldu. Terör örgütü PKK'ya yakınlığı ile bilinen Özgür Gündem Gazetesi'nin yeni nöbetçi şovmeni olan Dündar, gazetenin yayın kurulu toplantısında PKK elebaşı Apo'nun portresi önünde poz venmeyi de ihmal etmedi" denildi. (22 Haziran 2016)
-Güneş de Dündar'ın fotoğrafını kullandı

Güneş Gazetesi, "Nöbet farkı" manşetiyle Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı hedefe koydu. PKK saldırılarında hayatını kaybeden 6 güvenlik görevlisini ile Özgür Gündem Gazetesi'nde fonda Abdullah Öcalan'ın posterinin bulunduğu Can Dündarlı gündem toplantısı fotoğrafını kullanan gazete, haberde "MİT tırlarıyla ilgili ihanet manşetine imza atan Can Dündar, şehit babalarının cenaze törenlerinde nöbet tutan çocuklardan utanmadı. PKK'nın gazetesi Özgür Gündem'e destek vermek için 'nöbetçi genel yayın yönetmeni' oldu. Üstüne bir de terör örgütünün elebaşı Öcalan'ın posteri önünde poz verdi. Haberde "Can Dündar PKK propagandası nöbetini devraldı" alt başlığı da kullanıldı. (22 Haziran 2016)
-Sabah: Terörü savundular

Sabah Gazetesi, "Savcı karşısında terörü savundular" manşetiyle çıktı. Haberde, "Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin'in savcılık sorgusunda silahlı terör örgütünü övüp, yücelten yayınlara sahip çıktıkları ortaya çıktı. Haberin devamında Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın Özgür Gündem Gazetesi'nde yaptığı gündem toplantısının fotoğrafı kullanılarak, "Apo posteri altında gazetecilik" başlığı atıldı. (22 Haziran 2016)
-Star'ın "Can Dündar" kini

Star Gazetesi, "PKK'ya nöbetçi desteğine 14,5 yıl" manşetinde, Özgür Gündem Gazetesi'nde nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapan Erol Önderoğlu, Şebnem Korur Fincancı ve Ahmet Nesin için istenen 14,5 yıl hapis cezasını haberleştirirken, Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın da aynı cezayı alabileceğine vurgu yaptı. Haberde, "PKK'nın sesi Özgür Gündem'e nöbetçi genel yayın yönetmeni olan 3 isme 14,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Önceki gün Öcalan posteri altında gündem toplantısı düzenleyen Can Dündar'a da benzer bir dava açılabilecek" ifadeleri kullanıldı. (23 Haziran 2016)
-Pazarcı'dan Dündar'a: Gazeteci terörist

Akşam Yazarı Emin Pazarcı, "Gazeteci teröristler" başlıklı yazısında, "Bir 'ifade özgürlüğüdür' tutturmuş gidiyorlar. Terörü destekleyip, teröriste selam durmanın 'özgürlük' olduğunu savunuyorlar. Hepimizin hayatına kasteden canlı bombalarla aynı fotoğraf karesine girmelerine rağmen, kendilerine anlayış gösterilmesini ve yol verilmesini istiyorlar. Yok böyle bir şey!.. Örnek mi istiyorsunuz? Cumhuriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar. Kendi gazetesini PKK ve HDP’yi koruyup kollayan haberlerle doldurduğu yetmezmiş gibi, PKK’nın yayın organı olan Özgür Gündem’e de kol kanat gerdi. Gidip “nöbetçi yayın yönetmenliği” yaptı. Haber toplantısına katılıp, Abdullah Öcalan’ın portesi önünde kameralara poz verdi. Böylece safını herkese ilan etti. Bunun ne “gazetecilikle”, ne “ifade özgürlüğü” ile ne de “demokrasi” gibi bir takım maskelerle izah edilir tarafı yok. Bir tarafta teröre ve teröriste destek veren bir yayın organı, diğer tarafta da onu koruyup kollayan Can Dündar gibi isimler var! 'İfade özgürlüğü' gibi bir takım kavramların arkasına sığınılarak, canilere destek veriliyor. Kabul edilir bir tarafı yok bunun. Teröre destek veren, teröristle kol kola gezen de teröristtir. Caniyi kutsayıp, haklı çıkartmaya çalışan da canidir. Yok aralarında hiçbir fark. Devam ediyorum, hiçbir riske girmeden bir takım maskeler takarak terör destekçiliği yapanlar, bana göre teröristten de daha alçak ve zararlıdır. Bunlarla mücadele ederek ipliklerini pazara çıkarmak ise, hepimize düşen toplumsal bir görevdir" ifadelerini kullandı. (23 Haziran 2016)
-Kelkitlioğlu: Terör seviciler, utanmıyorlar

Akşam Yazarı Murat Kelkitlioğlu, "Öcalan ile poz için sıraya girdiler" başlıklı yazısında, "PKK terör örgütünün yayın organı olan Özgür Gündem’e bir günlük genel yayın yönetmeni olmak isteyen ‘terör seviciler’ sıraya girmiş durumda. Terörle mücadelede bunca kahraman toprağa düşerken, Öcalan posteri altında poz vermekten hiç ama hiç sıkılmıyor, utanmıyorlar. Önce FETÖ güdümlü Can Dündar koşa koşa gitti Özgür Gündem’e. Ardından Öcalan’lı fotoğraf vermeye giden isim Said Sefa oldu.  ‘Fuatavni’ hesabını ilk açan kişi. Başında olduğu site paralel yazarların sığınma noktası. Dedim ya paralel gazeteciler koşarak gidecekler Özgür Gündem’e. Bakın dün giden isim de hiç yabancı değil; Ergun Babahan. O da FETÖ’nün yılmaz savunucularından. Bakalım yarın kimler gidecek Öcalan’la poz vermeye? Niye mi gidiyorlar; Çünkü; ‘paralel çete’ medyadaki kalemşörlerine talimat verdi. “Gidin destek olun Özgür Gündem”e denildi. Bu, Türkiye’ye karşı bir terör dayanışmasıdır" dedi. (24 Haziran 2016)


-Sabah haber kuşağında ‘mafyacı’ya yaş günü kutlaması

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek’in sahibi ve genel yayın koordinatörü olduğu Beyaz TV’de, sabah haberlerini sunan Tahir Sarıkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla sık sık gündem gelen mafya lideri ve birçok suçtan cezaevinde yatmış olan Sedat Peker’in doğum gününü kutlayarak, “Ben kendisiyle görüştüm; çok düzgün bir insan; nice yıllar diliyoruz Sedat Peker abimize…” dedi. (26 Haziran 2016)


-Akit, Zerrab'ın savunuculuğuna girişti

Yeni Akit, "Zerrab'a şahin, FETÖ'ye körler" başlıklı haberinde yine Doğan Medya Grubu'nun sahibi Aydın Doğan'ı hedef aldı. Haberde, "FETÖ'nün bir numaralı sanığı olan Pensilvanya mukimi Fethullah Gülen'in dümen suyuna giren okyanus medyası yine vazife başında. Reza Zerrab'ın Kanlıca'daki bir yalıda kaçak yapılaşmaya gittiği iddiasıyla aylardır kara propaganda yapan Aydın Doğan, FETÖ ve ETÖ medyası, Gülen'in Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın Kuzguncuk'ta ele geçirdiği lüks yalıdaki kaçak bölümleri görmezden geliyor" denildi. (27 Haziran 2016)
-Güneş'ten gazetecilik dersi!

Güneş Gazetesi, IŞİD'in Atatürk Havalimanı saldırısı sonrası "Terör ve destekçileri" manşetiyle çıktı. Hürriyet, Posta, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinin görsellerini kullanan gazete, "Tam sayfa terör propagandası" alt başlıklı haberinde "Avrupa'daki saldırılarla ilgili kanlı görüntüler kullanmamayı tercih eden FETÖ ve Aydın Doğan medyası, İstanbul'daki saldırı sonrası çarşaf çarşaf ceset fotoğrafı yayımladı. Saldırının ardından çekilmiş en kanlı fotoğrafları manşetine taşımaktan kaçınmadı" denildi. (30 Haziran 2016)
-Akşam IŞİD yerine Aydın Doğan'a saldırdı

Akşam Gazetesi, IŞİD'in Atatürk Havalimanı katliamının ardından manşetten Aydın Doğan'a "Kararını ver artık Doğan" haberiyle saldırdı. Posta Gazetesi'nin saldırının ertesi günü attığı "Canınız cehenneme" manşetini sayfasına taşıyan Akşam, yaptığı haberde, "Bu milletten mi yanasın? Terör örgütleri ve onları maşa olarak kullanan güçlerden mi? Artık karar verme zamanın geldi de geçiyor! Amiral kayığın Hürriyet'te Savcı Selim Kiraz'ın fotoğrafları daha hafızalardayken bu kez terör propagandası için Posta'nı sahneye sürdün. Paris'te, Brüksel'de gösterdiği hassasiyeti Türk halkından esirgeyen gazeten dün yaralıların, ölenlerin kanlı görüntüleriyle çıktı. Adına, 'gazetecilik' dediği bu sorumsuzlukla terörün ekmeğine yağ sürdü" ifadelerini kullandı. Aynı gazete, "Siz kimin gazetesisiniz?" alt başlıklı haberde de Cumhuriyet ve Sözcü'yü diline doladı. Haberde, "Paris saldırısı sonrası 'Fransa çocuklarına ağlıyor' başlığı atan Cumhuriyet'ten dün yine kan damlıyordu. Sözcü de onu yalnız bırakmadı. (30 Haziran 2016)
-Sabah doğrudan hedef gösterdi

Sabah Gazetesi, birinci sayfasından verdiği haberde, IŞİD'in Atatürk Havalimanı saldırısı sonrası 3 gazeteyi doğrudan hedef gösterdi. "Terör reklamı yapan gazeteler" başlığını kullanan gazete, Cumhuriyet, Sözcü ve Posta gazetelerinin görsellerini kullandı. (30 Haziran 2016)

3-) İŞTEN ÇIKARMALAR, İSTİFALAR, VERİLMEYEN HAKLAR ve KAPANAN BASIN ORGANLARI
-Habertürk’te işten çıkarmalar

Ciner Grubu’nun sahibi olduğu Habertürk’te geçen üç ayda işten çıkarmalar yaşandı; Habertürk Tv Haber Koordinatörü Suat Toktaş, editörler Bengü Şap ve Pınar Hortoğlu ile Yurt Haberler Müdürü Muharrem Yıldız; Habertürk gazetesinin Ankara Bürosu’ndan adliye muhabiri Cemal Doğan, spor muhabiri Ali Öcal ve foto muhabiri Ümit Turpçu ile telifli olarak çalışan 3 kişi işten çıkarıldı. (Nisan-Haziran)


-Zaman ve CİHAN’da 600 kişi işsiz kaldı

AKP ile Fethullah Gülen Cemaati arasındaki iktidar savaşının sonucu Gülen Cemaati’ne yakın yayın organlarına yönelik operasyonlar kapsamında 4 Mart 2016 tarihinde kayyum atanan Zaman gazetesi ile 7 Mart 2016 tarihinde kayyum atanan CİHAN Haber Ajansı’ndan, geçen aylarda 300’e yakını muhabir olmak üzere 600 basın emekçisi işten çıkartıldı. İşten çıkartılan muhabirlerin bazılarına tazminat dahi verilmedi. (Nisan-Haziran)


-Yeni Yüzyıl kapandı 60 gazeteci işsiz kaldı

5 Mayıs 2015 tarihinde yayın hayatına başlayan, Ahmet Davutoğlu’na yakınlığıyla bilinen Yeni Yüzyıl gazetesi, baskıdan çıkıp internet üzerinden yayınına devam etme kararı aldı. Gazetenin İstanbul ve Ankara bürosunda muhabir ve editörlerden oluşan 50’ye yakın gazeteci işsiz kaldı. (Mayıs 2016)


-CNN Türk’te işten çıkarmalar

Doğan Medya Grubu kanallarından CNN Türk’ten 6 kişi işten çıkarıldı. Dış politika yorumcusu Yalım Eralp, Tarafsız Bölge programı editörü Mine Özbek, editör Deniz Demir, muhabir Safiye Işıklı, konuk koordinatör Ayda Yavuz ve görsel yönetmen Hakan Durmuş işten çıkartılan isimler oldu. (16 Haziran 2016)



4-) DİĞER GELİŞMELER VE ULUSLARARASI TESPİTLER
-RSF'den Brookings açıklaması: İlk olay değil

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Türk güvenlik görevlilerinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Brookings Enstitüsü'ndeki konuşmasını dinlemek isteyen basın mensuplarına yönelik tavrını açıklamayla kınadı. (2 Nisan 2016)


-Türkiye’deki basın özgürlüğü ihlalleri AP raporunda

Avrupa Parlamentosu’nda (AP) raportör Kati Piri’nin hazırladığı ‘Türkiye İlerleme Raporu’nda, Türkiye’de basın özgürlüğü ihlallerine ilişkin tespitler yer aldı. Raporda, “Türkiye, gazetecilere yönelik sindirmenin her türlüne karşı eyleme geçmeli, gazetecilere yönelik her türlü saldırı ve tehdit soruşturulmalı. Medya organlarına saldırılar aktif şekilde önlenmeli. Medya ve internette özgür konuşmayı perdeleyen, gergin siyasi hava dağıtılmalı. AP, çok sayıda gazeteye sert ve yasadışı şekilde el konulmasını kınar” denildi. (14 Nisan 2016)


-ABD’nin İnsan Hakları Raporu’ndaki tespitler

ABD Dışişleri Bakanlığı’nca bütün ülkeler hakkında hazırlanan ‘İnsan Hakları Raporu’nda da Türkiye’de basına yönelik baskılara ilişkin değerlendirmeler yer aldı. Raporda “Yasalarda birden çok fıkrayla hükümete, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve internet özgürlüğünü sınırlama imkânı tanınıyor. Hükümetin medya üzerindeki baskısı sürdü. Kasım ayı itibariyle yetkili kurumlar, 30 civarında gazeteciyi tutukladı” denildi. (14 Nisan 2016)


-Londra Belediye Başkanı Johnson: Türk gazeteciler korkmakta haklı

Londra Belediye Başkanı Boris Johnson, Daily Telegrahp gazetesi için kaleme aldığı makalede, “Türkiye’de ifade özgürlüğüne karşı kan dondurucu bir kampanya yürüten” diye tanımladığı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ilişkin ‘küfür şiiri’ okuyan Alman komedyen Jan Böhmermann hakkında soruşturma açılmasına dikkat çekerek, Almanya Başbakanı Angela Merkel’i, Erdoğan’ın “kaprislerine boyun eğmekle” suçladı. Johnson makalesinde, “Bir Türk gazeteci olsaydınız nasıl hissedersiniz, düşünün. Zaten söylediklerinden endişe ederken bir de Avrupa Birliği’nin en kalabalık ve en zengin ülkesinin lideri korkakça gidip bir otokratın kaprislerine boğun eğiyor. Almanya’nın bile yanınızda olmaması nedeniyle korkardınız” dedi. (18 Nisan 2016)


-Türkiye ‘basın özgürlüğü’ sıralamasında 2 basamak daha geriledi

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün, 180 ülkedeki basın özgürlüğü durumunu değerlendirdiği “2016 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu”nda, Türkiye iki basamak daha gerileyerek 151’nci sırada yer aldı. Raporda, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gittikçe büyüyen otoriter yönetimi ve yöneticilerin gösterdiği paranoya, hali hazırda kutuplaşmış bir toplumdaki çatlağı daha da derinleştirdi” denildi. Rapora göre, Türkiye, 34 sıra düşen Tacikistan ile birlikte gerileme kaydeden iki ülkeden biri. (20 Nisan 2016)


-AP Başkanı Schulz’den, yabancı gazetecilere yönelik uygulamalara tepki

Son aylarda yabancı gazetecilerin, “Listede isminiz var” denilerek Türkiye’ye girişlerine izin verilmemesi ve Türkiye’den sınır dışı edilmelerine ilişkin olaylar nedeniyle açıklama yapan Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, “Demokrasilerde gazeteci isimlerinin yer aldığı listeler olmaz. Türkiye otoriter bir devlete dönüştü” dedi. (26 Nisan 2016)


-Freedom House’un “2016 Yılı Basın Özgürlüğü Raporu”

Basın özgürlüğü alanında uluslararası çalışmalar yapan Freedom House’nun, “2016 Yılı Basın Özgürlüğü Raporu”nu açıkladı. Dünya çapında 2015, son 12 yılda basın özgürlüğü bağlamında en büyük geri gidişin yaşandığı yıl olarak kayıtlara geçti. Raporda, siyasi iktidarların, teröristlerin ve suçluların, kendi iktidarlarını artırabilmek için, özgür medyayı susturmaya çalıştıkları belirtildi. Türkiye, 'basını özgür olmayan ülkeler' arasında yer alırken, aynı zamanda bu konuda en büyük geriye gidişin yaşandığı devletlerden biri oldu. Türkiye; Angola, Orta Afrika Cumhuriyeti, Irak ve Umman ile birlikte 199 ülke arasında 156'ncı sırada yer aldı. (27 Nisan 2016)


-CPJ’den, Türkiye’de sınır dışı edilen yabancı gazeteciler için tepki

New York merkezli Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Türkiye’de yabancı gazetecilere yönelik ‘sınır dışı etme’ uygulamalarına ilişkin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na bir mektup yazarak, “Türkiye’nin egemen bir devlet olarak kendi sınırlarını kontrol etme hakkı bulunuyor. Ancak hükümetinizin uluslararası basının girişini engellemesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin ‘herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğünü sınır gözetmeksizin’ koruyan 19. maddesini ihlal ediyor” dedi. (4 Mayıs 2016)


-Dündar ve Gül’ün mahkûmiyetine tepki

Gazeteciler Can Dündar ile Erdem Gül’ün, ‘MİT TIRLARI’ davasından hapse mahkûm edilmelerine uluslararası düzeyde tepkiler geldi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), kararı, ‘skandal’ olarak nitelerken, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ise “Davada asıl yargılanan Türk ceza sistemiydi, görevi suiistimalden suçlu bulundu” dedi. Avrupa Birliği yetkilileri de yaptıkları açıklamalarda, karar ‘kınanarak’, gazeteciler Dündar ve Gül’le ‘dayanışma içinde’ olunduğu kaydedildi. (7 Mayıs 2016)


-Türkiye’de “basına yönelik baskıları” gerekçe gösterip ödülü reddetti

Hollandalı dünyaca ünlü şef koreograf Hans van Manen, 7. Uluslararası Opera ve Bale Festivali kapsamında Türkiye tarafından kendisine verilecek olan "Yüzyılın Koreografı" ödülünü reddetti. 83 yaşındaki Hans van Manen, kararına gerekçe olarak, Türkiye'de basın özgürlüğü ve insan hakları alanlarındaki olumsuz gelişmeleri gösterdi. (8 Haziran 2016)


-Türkiye, internette yaptığı sansürün bilgisini bile vermedi

Türkiye’deki internet yasaklarını inceleyen Venedik Komisyonu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi için hazırladığı raporda, internet yasasının temel hak ve ihlallere neden olduğuna hükmetti. Türkiye’nin erişim yasağı konan internet sayfası sayısını vermediği de raporda yer aldı. Ankara’dan resmi bilgi alamayan Komisyon, gayrı resmi bilgilere göre erişim yasağı konan internet sayfası sayısının 80 bin olduğuna işaret etti. (14 Haziran 2016)

Yüklə 336,46 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə