M.Ö Yy. Bati anadolu ion yapilarinda çati mimariSİ hazirlayan öğül Emre ÖNCÜ


II.II.Arkaik Ion Yapılarının Üstyapı Mimari Elemanlarının Değerlendirilmesi



Yüklə 0,73 Mb.
səhifə2/12
tarix03.01.2019
ölçüsü0,73 Mb.
#89075
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12

II.II.Arkaik Ion Yapılarının Üstyapı Mimari Elemanlarının Değerlendirilmesi


M.Ö.6.yy. Batı Anadolu ve Adalar Ion mimarisi örneklerine ait kronolojik dizin içinde verilen buluntular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, buluntuların yetersizliğiyle çok kesin yargılarda bulunabilmenin güçlüğü ortaya çıkar. Buna karşın özellikle Batı Anadolu, Adalar ve Kıta Yunanistan Ion yapılarını kendi içerisinde gruplayarak, dekoratif unsurları farklı geleneksel çizgiler olarak yorumlayan ve bu yöndeki çalışmaların çıkarımları ile, buluntu olmaksızın yapıların tüm çatı mimarisini ayağa kaldırmaya yönelik deneme çizimleri oluşturan çalışmalar tartışmaların odağını oluşturur. Doğru veriler ortaya koyabilecek bir inceleme ancak buluntular elverdiği ölçüde yapılabilir. Bu nedenle Ion yapılarının çatı mimarisinin etüdü, kronolojik dizi içerisinde ve yapı bloklarının sırayla inceleneceği bir çalışma ile doğru sonuca ulaşabilir.

II.II.1.Architrav

Ion yapılarının çatısı, Dor yapılarında da olduğu gibi, sütunların üzerinde başlar. Bu nedenle üst yapının ilk mimari elemanı, çatının tüm yükünü sütunlara dağıtan architravlar dır. Batı Anadolu Ion yapılarında bilinen en erken mermer architrav, Delos Naksos’lular Oikosu’ndan ele geçmiştir. Blok yaklaşık 94.0 cm uzunluğunda, 54.5 cm yüksekliğinde, 42.4 cm genişliğindedir. İki fascialı olduğu düşünülen parça 37.2 cm yükseklikten sonra; ön, yan ve arka yüzde 17.1 cm yüksekliğinde, yaklaşık 1.2 cm dışa profillidir. Bu profil ikinci fasciayı oluşturur. Delos Naksos’lular Oikosu’na yakın tarihli, Naksos Yria IV. tapınak ve Samos (III) Rhoikos tapınağında architrava ait buluntular yoktur. M.Ö.560-550 tarihlerine verilen167, ancak Adalar ve Batı Anadolu dışında, Kıta Yunanistan’daki bir arkeolojik merkez olan Delphi’de yer alan Knidoslular Hazine Binasına ait 44.7 cm yüksekliğindeki köşe bloğu bir diğer architrav örneği olarak önerilebilir168. Knidoslular Hazine Binasına ait architrav bloğu fasciasızdır169.

Batı Anadolu arkaik Ion mimarisi faaliyetleri içinde en önemli üç yapı; Ephesos Artemis, Didyma Apollon ve Samos (IV) Polykrates tapınakları arasında architrava dair buluntular içeren tek örnek Didymaion dur. İstanbul ve Berlin’de bulunan gorgon kabartmalı iki köşe bloğu, farklı özellikleriyle, iki farklı öneriyle tanımlanmaktadır. Gruben’in önerisine göre; İstanbul’da korunan fasciasız parça arkaik tapınağın güney ve doğu kanatlarında kullanılmıştır170. Blokta Gorgon kabartmasının arkasında pençeleri görülen aslan ise architravın kabartmalı yapılmış olduğunu işaret eder görüşü öne sürülmüştür. Berlin’deki parça ise, İstanbul bloğundan daha geç olarak değerlendirilerek, yapının kuzey ve batı kanatlarında kullanıldığı önerilmiştir171. Berlin bloğu, bu öneri sonucu, yapının kuzey ve batı kanatlarının fascialı olduğunu gösterir.

Didyma Apollon tapınağı Gorgonlu köşe blokları için bir diğer öneri Schattner tarafından sunulmuştur172. Bu öneride Berlin bloğu üç fascialı architrav, İstanbul bloğu ise, Berlin bloğunun üzerine binen hayvan kabartmalı friz olarak önerilmiştir173.

İstanbul bloğunda Gorgon’un tümü korunmuştur ve parçanın yüksekliği 90.9 cm dir. Berlin bloğunda ise Gorgon’un baş ve kanat uçları olmaksızın yükseklik 90.9 cm dir. Gruben Berlin bloğunun üzerine Ion kymalı blokların bindiğini ve bu bloğun Gorgon’un kanatlarının arkasından başladığını önermiştir174. Bu aynı architrav kuşağındaki iki bloğun yükseklik farkını ortadan kaldırabilir, ancak klasik Ion yapılarının üst yapı kurallarına uygun değildir. Aynı zamanda bu derece önemli bir yapının iki kenarının fascialı diğer iki kenarının ise kabartmalı friz şeklinde oluşturulması da Ion yapıları üst yapı tasarım çizgilerine aykırı görünmektedir. Schattner’in önerisi ise, Barletta tarafından, architrav-friz oranları göz önünde bulundurularak reddedilir ve Gruben’in önerisi daha uygun olarak işaret edilir175.

Naksos Sangri Demeter tapınağına ait ele geçen architrav parçaları, bloğun fascialı veya fasciasız olabileceği yönünde yapılabilecek öneriler için yeterli olmasa da; Gruben, Adalar mimarisinde, geleneksel olarak architravın fasciasız yapıldığına dair düşüncesine dayanarak, yapıya ait deneme çiziminde architravın fasciasız olduğunu önermiştir176. Sangri Demeter tapınağıyla çağdaş iki örnek Paros A tapınağı ve Delphi’deki Siphnoslular Hazine Binası (Şekil.18-b) arkaik Ion yapılarında architrav kullanımı konusunda önemli bilgiler verir. Paros A tapınağında architrav üç fascialıdır ve bloğun üst kenarında, architravın üzerine binen frizdeki Ion kymalarının aksına uyan inci dizileri yer alır177. Siphnoslular Hazine Binasında architrav düzdür ve Paros A tapınağıyla benzer şekilde, architravın üzerine binen Ion kyması bloğundaki kamaların aksına uyan inci dizisi vardır178.

Batı Anadolu, Adalar ve Kıta Yunanistan dışından, İtalya Metopontum’da bulunan ve M.Ö.500-480 tarihlerine verilen Ion düzenindeki D tapınağında (Şekil.18-d) architrav iki fascialı dır179. Fascia profilinde inci dizisi vardır ve architrav bloğunun üstünde, bloğa işlenen Ion kyması bulunur. Bloğun tüm yüksekliği 71,0 cm dir.

Arkaik Ion yapılarına ait architrav tartışmaları, buluntular ışığında, M.Ö.560-500 arasındaki dilimde değerlendirildiğinde; fasciasız, iki ve üç fascialı tasarımlardan bahsedilebilir. Architrav tartışmalarında hakim olan genel görüş, düz architravların, prototip kabul edilen Adalar mimarisinde, üç fascialı architrav kullanımının ise Batı Anadolu yapılarında olduğu yönündedir180. Böyle bir genelleme yapabilmenin güçlüğü ise, buluntuların azlığı ve genel dağılımın böyle bir sonuca ulaşamayacağı noktasında ortaya çıkar.

Adalar’da ve Batı Anadolu’da bilinen en erken örnek Delos Naksos’lular Oikosu buluntusu parça iki fascialıdır181. Arkaik Ion yapılarında architrava ait diğer Adalar örnekleri Naksos Sangri Demeter ve Paros A tapınaklarına aittir. Sangri Demeter tapınağı architrav bloğunun fascialı veya fasciasız olabileceğine dair yorum yapılabilecek derecede korunmuş parçası yoktur. Paros A tapınağının architrav bloğu ise üç fascialıdır. Batı Anadolu’da bilinen en erken örnek ise Didyma Apollon tapınağına aittir ve blok üç fascialıdır. Ephesos Artemis tapınağına ait herhangi bir architrav parçasının ele geçmemiş olmasına dayanarak, architravın ahşap olduğunu öneren görüşler mevcuttur182. Ancak ele geçen mermer geison blokları, simalar ve yapının arkaik evresine ait olabileceği düşünülen mermer çatı kiremitleri bu ihtimali zayıflatır183. Kıta Yunanistan ve Batı Anadolu mimari geleneklerini izlediği yönünde farklı tartışmalar içeren Delphi Knidoslular Hazine Binasına ait architrav bloğu fasciasızdır184. Kıta Yunanistan’dan bir diğer örnek Delphi Siphnoslular Hazine Binası architravı da fasciasız yapılmıştır. Adalar, Batı Anadolu ve Kıta Yunanistan dışında yer alan Metopontum D tapınağı architravı ise iki fascialıdır.

Batı Anadolu arkaik Ion mimari geleneği olarak değerlendirilen architravda üç fascia uygulaması, anıtsal taş yapılardan sadece Didyma Apollon tapınağında görülür185. Bu düşünceyi savunanların önerdiği diğer bir örnek ise Larisa buluntusu bir model yapıdır186. Larisa modeli M.Ö.575-525 tarihlerine verilirken, korunmuş proto Ion başlığı ile Batı Anadolu mimari çizgisini yansıttığı açıktır. Ancak bu iki örnek ile üç fascialı architravı Batı Anadolu geleneği olarak sunarak, Ephesos Artemis tapınağı gibi önemli bir yapının öneri çizimine, buluntu olmaksızın üç fascialı architravı eklemek yanıltıcı olabilir. Nitekim Adalar mimari geleneği için önerilen fasciasız architrav, en erken örnek olan Naksos’luların Oikosu’nda iki fascialı olarak ortaya çıkarken, Paros A tapınağında üç fascia ile bu teoriyi zayıflatmaktadır. Benzer şekilde Knidoslular ve Siphnoslular Hazine Binalarındaki düz architravlar da bu tür önerileri zorlaştırır.

Architrav Dor ve Ion yapılarında, çatıyı sütunlar üzerinde taşıyan ana mimari elemanlardan biridir ve ahşap prototipleri izleyen bir geleneğin devamı olabilir187. Ancak architrav üzerine işlenen fascialar dekoratif amaçlı olmalıdır188. Nitekim farklı bölgelerde benzer tasarımlar ancak bu şekilde açıklanabilir. Bu tartışmaya dahil edilebilecek Samos, Ephesos, Chios ve Athina’da bulunduğu düşünülen mimari okulları, etkileşimler sonucu diğer bölgelerin mimari geleneklerini bünyesinde toplayarak, kendi mimari özelliklerine adapte etmiş ve sonuçta ticari, sosyal, kültürel etkileşimin yüksek seviyelere ulaştığı M.Ö.6.yy. ortalarından itibaren, etkileşimin sonuçlarını mimariye yansıtmış olmalıdır189.



Yüklə 0,73 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   12




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə